close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 96. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veletecidennehum ehrasa-nnâsi ‘alâ hayâtin vemine-lleżîne eşrakû(c) yeveddu ehaduhum lev yu’ammeru elfe senetin vemâ huve bimuzehzihihi mine-l’ażâbi en yu’ammer(a)(c) va(A)llâhu basîrun bimâ ya’melûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Andolsun ki onları, insanların hayata en düşkünü olarak bulursun. Onlar, müşriklerden de düşkündür hayata. Her biri bin yıl yaşamayı arzular. Fakat yaşasa ne olacak? Onu azaptan kurtaramaz ki. Allah, ne yapıyorlarsa görmede.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Andolsun, onları (Yahudileri ve Yahudileşmiş kimseleri) hayata (dünya rahatına ve çıkarına) karşı (diğer) insanlardan ve (hatta) şirk koşanlardan (bile) daha ihtiraslı bulacaksın. (Onlardan) Her biri, bin yıl yaşatılsın arzusundadır; oysa bunca yaşaması (bile) onu azaptan kurtarmayacaktır. Allah, onların yapmakta olduklarını her halde Görendir (ve kayıt altına almaktadır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve sen o Yahudileri tüm insanlardan, hatta Allah'la birlikte başka şeylerin de ilahlığını tanıyanlardan daha çok, hayata düşkün bulacaksın. Onlardan herbiri bin yıl yaşamak ister. Halbuki çok uzun yaşaması kendisini azaptan uzaklaştıracak değildir. Allah onların bütün yapıpettiklerini görmektedir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Andolsun ki, onları, insanların hayata en düşkünü olarak bulacaksın. İlâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah'a ortak koşan, âhiret hayatını, hesap ve cezayı inkâr eden müşriklerden bile dünya hayatına daha düşkündürler. Onların her biri bin sene ömür sürmeyi arzular. Halbuki uzun yaşamak, onları cezadan kurtarıp uzaklaştıracak değildir. Allah onların işlediği amelleri biliyor, görüyor.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onları insanların hayata en düşkünü göreceksin. Allah'a ortak koşanlardan bile daha tutkundurlar. Her biri bin yıl yaşatılmayı arzular. Oysa uzun süre yaşatılması onu azaptan uzaklaştırmayacaktır. Allah onların yaptıklarını görmektedir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Andolsun, onları hayata karşı (diğer) insanlardan ve şirk koşanlardan (bile) daha ihtiraslı bulursun. (Onlardan) Her biri, bin yıl yaşatılsın ister; oysa bunca yaşaması onu azabtan kurtarmaz. Allah, onların yapmakta olduklarını görendir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Sen, Yahûdi ve müşrikleri, dünya hayatı üzerine, insanların en hârisi bulursun. Bu müşriklerden bazısı, bin sene yaşamağı arzu eder. Halbuki yaşamak, onu azabdan uzaklaştıracak değildir. Allah onların ne yaptığını görmektedir ve görücüdür.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Yaşamak konusunda insanların ve hatta müşriklerin de en ihtiraslısı olarak onları göreceksin. (Demek ahirete imanları yoktur.) Nitekim (ahirete inanmayan) müşrik kişi bin yıl yaşamayı severek ister. Fakat uzun ömür yaşaması, o müşrik kişiyi azaptan kurtaracak değildir. Allah onların yaptıklarını çok iyi görendir.
[Ahirete inanmayan insanlar, ruhanilere ve meleklere de inanmadıklarından, dar bir dünya içinde boğulup azap çekiyorlar. Böyleleri, inanmadıkları Allah ve melekler gibi gerçeklere de düşman olurlar.]  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onları, insanlar içinde dünya hayatına en çok düşkün olanlar olarak bulacaksın. İçlerinden şirk koşanlar bin sene yaşamak ister. Fakat bu kadar yaşasa da, bu uzun ömür onları azaptan uzaklaştıramaz. Allah onların yaptıklarını eksiksiz görür.
Besim Atalay
swap_vert close
Sen, onları —Allaha eş koşanlardan daha da çok— yaşamak için insanların isteklisi bulursun, birtakımı onların bin yıl dirlik isterler, bin yıl yaşasalar da Tanrının azabından uzaklaşmış olmazlar, Allah görür yaptıkların
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onları, insanların hayata en düşkünü, puta tapanlardan bile daha tutkunu olarak bulacaksın. Her biri ister ki bin yıl yaşatılsın. Oysa uzun yaşamak kendilerini azaptan kurtaracak değildir. Hiç şüphesiz Allah, yaptıklarını çok iyi görmektedir.
Buradaki soru; madem onlar Allah tarafından seçilmiş bir millet ve cenneti sadece kendileri hak ediyor, o halde ne diye her biri bin yıl yaşamak istiyor ya da bin yıl yaşayacakmış gibi planlar yapıyor? 94. âyette de ifade edildiği gibi; ölümü isteseler ya! İsteyemezler, çünkü yaptıkları yüzünden azaba uğratılacaklarını bilirler. İnsan; dünya ve ahirette bir bütün olarak bakmayınca ve dünyayı da bu bütünün küçük bir parçası olarak görmeyince, dünya hayatına/dünyalıklara düşkünlüğü onu ahiret bilincinden koparır ve böylece kendini azaba yaklaştıracak eylemlerde bulunur. Oysa ahiret hayatı; Allah’ın insanlara bağışlamış olduğu bir nimettir. İnsanın ahirete inanması ve orada dünyada yaptıklarının karşılığına göre yaşayacağını bilmesi; canlı, adil, doğru, tarafsız, ilkeli, tutarlı ve ideal bir hayatın oluşmasını sağlar. Ahiret inancı insana sorumluluk duygusu kazandırır, onu kötülük yapmaktan ve kötü yaşamaktan sakındırır, iyiliğe ve doğruluğa yönelterek ahlak ve fazilet sahibi yapar.   
Cemil Said
swap_vert close
Yaşamak içün sâir insânlardan hattâ müşriklerden bile daha harîsdirler, içinde ba’zıları bin sene yaşamak ister lâkin tûl-ü ömr ânları azâbdan kurtaramıyacakdır, Allâh a’mâllerini görüyor.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
And olsun ki, onların hayata diğer insanlardan ve hatta Allah'a eş koşanlardan da daha düşkün olduklarını görürsün. Her biri ömrünün bin yıl olmasını ister. Oysa uzun ömürlü olması onu azabdan uzaklaştırmaz. Allah onların yaptıklarını görür.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Andolsun, sen onların, yaşamaya, bütün insanlardan; hatta Allah’a ortak koşanlardan bile daha düşkün olduklarını görürsün. Onların her biri bin yıl yaşamak ister. Hâlbuki uzun yaşamak, onları azaptan kurtaracak değildir. Allah, onların bütün işlediklerini görür.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Yemin olsun ki, onları insanların yaşamaya en düşkünü olarak bulursun; müşriklerden de çok; her biri ister ki bin sene yaşasın. Oysa çok yaşatılması hiç kimseyi azaptan kurtaramaz. Allah onların yapmakta olduklarını eksiksiz görür.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Yemin olsun ki, sen onları yaşamaya karşı insanların en düşkünü olarak bulursun. Putperestlerden her biri de arzular ki, bin sene yaşasın. Oysa yaşatılması onu azaptan uzaklaştırmaz. Allah onların yapmakta olduklarını eksiksiz görür.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onları, yaşamaya en düşkün insanlar olarak bulacaksın; putperestlerden bile fazla... Onlardan herbiri bin sene yaşamak ister. Oysa, uzun yaşaması onu azaptan uzaklaştırmaz. ALLAH yaptıklarını görendir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Elbette onları insanların hayata en hırslı, en düşkün olanları olarak bulacak, hatta müşriklerden bile daha düşkün bulacaksın. Onların her biri bin sene ömür sürmeyi arzular, oysa uzun yaşamak kendisini azaptan kurtarıp uzaklaştıracak değildir. Allah, onların neler yaptığını görüp duruyor.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
her halde onları insanların hayata en harisı, müşriklerden de haris bulacaksın, her biri arzu eder ki bin sene mu'ammer olsa, halbuki mu'ammer olmak kendisini azabdan uzaklaştıracak değil Allah görüyor onlar neler yapıyorlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
Kasem olsun ki, sen onların (yahûdîlerin) yaşamaya bütün insanlardan hatta Allah’a ortak koşanlardan bile daha hevesli olduklarını görürsün. Onların her biri, bin yıl yaşamak ister. (Hâlbuki) uzun yaşamak onları azaptan uzaklaştıracak (kurtaracak) değildir. Allah, onların yapmakta oldukları her şeyi, hakkıyla görmektedir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ve sen, onları, yaşamaya karşı insanların ihtiraslısı, hatta Allah'a ortak koşanlardan bile daha çok ihtiraslı bulacaksın. Her biri bin yıl yaşamak ister. Oysaki uzun ömürlü olmak, böyle birini azaptan kurtarmaz. Zira Allah, yaptıkları her şeyi görmektedir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Andolsun, sen onları (Yahudileri) insanlardan, (hattâ) müşrik olanlardan ziyâde hayaata düşkün bulacaksın. Onlardan her biri arzuu eder ki (kendisine) bin yıl ömür verilsin. Halbuki onun çok yaşatılması kendisini azâbdan uzaklaşdırıcı değildir. Allah, onlar ne işlerlerse, hakkıyle görücüdür.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
And olsun ki, onları hayâta karşı insanların, hattâ şirk koşanların en hırslısı bulursun! Her biri bin sene yaşatılmayı arzu eder. Hâlbuki (çok) yaşatılması, onu azabdan uzaklaştırıcı değildir. Allah, ne yaparlarsa hakkıyla görendir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve hiç şüphesiz onları, (o yahudileri) insanların hayata en düşkünü, puta tapanlardan bile daha tutkunu olarak bulacaksın. Her biri ister ki, bin yıl (uzun bir süre) yaşatılsın. Oysa (zulüm ve fenalıklarda bulundukları için) uzun yaşamak (bile) kendilerini azaptan kurtaracak değildir. Allah ise onların bütün yapıp ettiklerini görmektedir.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onların insanlar arasında hayata daha çok bağlı olduğunu, hatta Allah’a ortak koşanlardan bile daha çok bağlı olduğunu göreceksin. İsterler ki binlerce yıl yaşasınlar. Şunu bilmeliler ki, uzun yaşamaları onları azaptan uzaklaştıracak değildir. Çünkü Allah yaptıklarının hepsini görmektedir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ne de olsa görürsün, onlar yaşamıya bütün insanlardan, Allah’a ortak koşanlardan bile daha çok düşkündürler. Her biri bin yıl yaşamak ister. Oysaki bu kadar uzun yaşamaları onları azaptan kurtaracak değildir. Allah onların bütün işlediklerini görücüdür.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
“ Sen her halde Yahudileri insanlardan, müşriklerden [¹] ziyade hayata haris bulursun [²] onlardan bazıları [³] bin sene [⁴] yaşamak ister; halbuki bu kadar yaşaması kendisini azaptan uzaklaştıracak değildir. Allah onların işlediklerini görür ” [⁵]
[1] Müşrikler hakkında üç kavil vardır: Mecusi, Arap müşrikleri, alelıtlak müşrikler.[2] “Ve Minelleziyne Eşruku» Nazmı Celilindeki vav, vav-ı atıfadır. İnsanlar da zamanındaki insanlar demektir. Ayrıca müşrikleri zikr mübalâgaya mahmuldür. Çünkü onların hırsı şiddetlidir. Bu Nazm-ı Celilde onlara pek büyük tevbih vardır. Hayatın nekre olarak iradı da hakir bir hayat kast olunması içindir. Yani Yahudiler dünyada azıcık yaşamağa zamanlarındaki insanların hepsinden, hususa müşriklerden ziyade haristirler. Maamafih hayatın nekre olarak iradı hayat-ı mahsusaya uzun boylu hayata da hami olunabildiği gibi (vav)ın vav-ı müste'nife olması caizdir. Artık mâna «Yahudileri herkesten ziyade hayata haris bulursun» bunlardaki hırs müşriklerde yoktur, demek olur.[3] Yahudilerden veya müşriklerden.[4] Bin sene kesretten kinayedir.[5] Amellerinin her birinin cezasını verir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Sen onları, insanların hayata en düşkünü [ahres], hatta müşriklerden bile daha düşkün olarak görürsün; öyle ki onlardan her biri bin sene yaşamayı arzular. Uzun yaşamaları onları azaptan uzaklaştıracak değildir. Allah ne yaptıklarını hakkıyla görendir [Basîr].
Kadri Çelik
swap_vert close
Hiç şüphesiz onların diğer insanlardan ve hatta şirk koşanlardan hayata daha tutkun olduklarını bulursun. Her biri ömrünün bin yıl olmasını ister. Oysa uzun ömürlü olması onu azaptan uzaklaştırıcı değildir. Allah onların ne yaptığını hakkıyla görendir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Sen onların, ölümü arzu etmek şöyle dursun, insanlar içerisinde yaşamaya en düşkün kimseler, hattâ âhirete inanmayan şu müşriklerden bile daha tutkun olduklarını göreceksin. Hepsi de ister ki, bin yıl ömür sürsünler. Oysa uzun süre yaşamaları, kendilerini azaptan kurtaracak değildir. Hiç kuşkusuz Allah, yaptıkları her şeyi görmektedir ve cezasını da kesinlikle verecektir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
And olsun onları hayata karşı İnsanlar’ın en hırslısı bulursun. Şirk koşmuş olanlardan bir kısmı arzu eder ki onların birisi keşke bin sene yaşatılsa! Oysa uzun ömürlü yaşatılması, onu Azap’tan uzaklaştıracak değildir. Ne işliyorlarsa Allah görmektedir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Dikkat edersen, Yahudileri, herkesten, hattâ çok tanrıcılardan daha çok yaşama düşkün göreceksin. Hattâ içlerinde bin yıl ömür sürmek isteyenler bile var. Aslında çok yaşaması, kendisini cezadan kurtaracak değil. Çünkü Allah, nasıl olsa tüm yaptıklarını biliyor
Mehmet Çoban
swap_vert close
Andolsun! Sen onların dünyaya sarılma konusunda, Allah’ın yasalarına uymama konusunda putlara tapan müşriklerden daha beter olduklarını görürsün. Onların her biri bin yıl yaşamak ister. Hâlbuki uzun yaşamak onları azaptan kurtaracak değildir. Aksine yaşadıkları her an cezalarını artırır. Allah onların bütün yaptıklarını görür.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki sen onları insanların (dünya) hayatına en düşkünü olarak bulursun; hatta şirk koşanlardan bile. Her biri bin sene [*] yaşatılmak ister. Oysa (o kadar) yaşatılması (kimseyi) azaptan asla uzaklaştırmaz. Allah yapmakta olduklarını görendir.
Burada sözü edilen “bin sene” ifadesi “çokluk” manası içermekte, onların boş beklentileri ortaya konulmaktadır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Sen o (Yahûdîleri) insanlar içerisinde yaşamaya karşı, müşriklerden bile çok daha düşkün olarak bulacaksın. Bunlardan her biri, bin yıl yaşatılmalarını ister.¹ Oysa (uzun yaşatılmaları) kendilerini azaptan asla kurtaracak değildir. Ve Allah, onların yaptıklarını görüp durmaktadır.
1 Âyetin buraya kadar olan bölümü, “(Ey Muhammed!) sen o (Yahûdîleri), yaşamaya karşı insanların en düşkünü olarak bulacaksın. Müşriklerden her biri de bin yıl yaşatılmalarını ister.” şeklinde de tercüme edilebilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve sen onları başkalarından daha ihtirasla hayata sarılmış göreceksin, hatta Allah’tan başkasına ilahlık yakıştırmaya şartlanmış olanlardan bile daha çok: onların her biri binlerce yıl yaşamak ister; halbuki uzun yaşaması, böyle birini [ahirette] azaptan kurtarmaz: zira Allah onun bütün yapıp-ettiklerini görmektedir.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Sen onları insanların yaşamaya en düşkünleri olarak bulursun, hatta müşriklerden bile fazla! İçlerinden kimileri bin yıl yaşamak ister; oysa bu bile onları azaptan kurtaracak değildir. Zira Allah, onların yaptıklarını görmektedir. 5/18, 62/6, 57/4
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İnsanlar arasında, hayatın sadece bir türüne[¹⁷⁶] karşı en çok ihtiras taşıyanlar olarak, onları bulursun; hatta, Allah’tan başkasına ilâhlık yakıştıranlardan da daha fazla.[¹⁷⁷] Onlardan her biri ister ki bin yıl yaşasın. Tut ki bunca ömre sahip olsun; bu dahi onu azaptan uzak tutamaz: Zira Allah onların tüm yapıp ettiklerini görmektedir.[¹⁷⁸]
[176] Yani: “yalnızca dünya hayatına..” Hayâtindeki belirsizlik çeviriye “bir türü” şeklinde yansımıştır [177] Şirk Allah’tan rol çalmaya kalkışmaktan öte insanın kendisine tanrı atamasıdır. Bu durumda, atayan âmir atanan memur olmuştur. [178] İlâhî esmadan olan Basîr, â’mânın karşıtıdır. Kip olarak ism-i faildir. Mübalağa ifade eder. Tam açılımı şöyledir: Görmenin bütün anlamlarıyla, görülenin özüne nüfuz ederek, nitelik olarak derinliğine, nicelik olarak tüm ayrıntı ve cüzlerine varana dek gören ve bu iş için zaman, mekân ve alete muhtaç olmayan Zât.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) Andolsun ki sen onları müşriklerden bile daha çok hayata düşkün ve hırslı bulacaksın, onların her biri kendisine bin yıl ömür verilmesini ister, oysa uzun ömür onu azaptan kurtaracak değildir. (çünkü bu uzun süre, onların günahlarını arttırmaktan başka bir işe yaramayacaktır) Allah onların neler yapmakta olduklarını elbette görmektedir. (Yahudilerden "Allah, Cebrail'e; peygamberliği bize getirmesini emrettiği halde, o başkasına götürdü, bundan dolayı ona düşmanız," diyenler de oldu)
Osman Fırat
swap_vert close
Onları, insanların hayâta en düşkünü, ortak koşanlardan daha tutkunu bulursun; her biri, bin yıl yaşatılmasını ister. Oysa yaşatılması, onu azâbdan uzaklaştıracak değildir. Allâh ne yaptıklarını görüyor.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve andolsun ki onları insanların ve müşrik olanların hayata en hârisi bulacaksınız. Her biri arzu eder ki bin sene muammer olsun. Halbuki bu muammer olması onu azaptan uzaklaştırıcı değildir. Allah Teâlâ ise onların neler yaptıklarını hakkıyla görücüdür.
Suat Yıldırım
swap_vert close
İnsanlar içinde dünya hayatına en hırslı olanların onlar olduğunu görürsün. Hatta bu hırsta müşriklerden bile daha ileridirler. Onlardan her biri bin yıl yaşamak ister. Fakat uzun ömür onu cezadan uzaklaştıracak değildir. Allah, onların bütün yaptıklarını görür.
“Âhiret sırf bizimdir.” demek, öldükten sonra herkes ya mahvolup yok olacak, sadece biz kalacağız; ya da herkes cehenneme gidecek, yalnızca biz cennete gideceğiz ve orada biz mutlu olacağız.” demek olur. Ölümden sonra böyle ebedi bir mutluluğun yalnız kendilerine ait olduğuna cidden inanmış olanların, zahmetler, elemler ve kederlerle dolu olan şu üç - beş günlük dünya hayatına sımsıkı sarılmalarının hiçbir anlamı yoktur. Bu düşüncede olanların bir an önce ölümü temenni etmeleri gerekirken, onlar asla istemezler. Zira âhiret için hazırladıkları şeyler; zulümler, cürümler, cinayetlerdir. Yani bunlar zaten sabıkalı kimselerdir. O kirli ellerin neler yaptığını, âhirete ne yüzle varacaklarını vicdanları duyar da dünya cennetinden vazgeçmezler, ölümü isteyemezler. Allah o zalimleri bilmez mi sanıyorlar ki, âhiret yurdu bizimdir, diyorlar. Oysa Allah bütün zalimleri bilir. Bu ruh hali, kaçınılmaz olarak iki sebebin birinden ayrı değildir. Ya bunlar: “Âhiret sırf bizimdir.” derken, bunun yalan olduğunu bilerek söylüyorlar. Böylece âhirete asla inanmıyorlar demektir. Ya da bunların maksadı gerçek âhiret olmayıp bekledikleri dünyevî bir gelecektir. Gerçekten Yahudiler son devirlerde âhiret kavramını tahrif ve tevil ederek şu ideale sahip olmuşlardır: Kendilerine vaad edildiğini ileri sürdükleri kutsal topraklarda devlet kurduktan sonra, bütün dünyayı istila edecekler, dünyanın tek devleti olacaklardır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onları, insanların hayata en düşkünü, ortak koşanlardan daha tutkunu bulursun; her biri, bin yıl yaşatılmasını ister. Oysa yaşatılması, onu azabdan uzaklaştıracak değildir. Allah ne yaptıklarını görüyor.
Başka bir ihtimâle göre âyetin anlamı şöyledir: Onları, insanların, hayâta en düşkünü bulursun. Müşrikler içinde de bin yıl yaşatılmasını isteyenler vardır.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onları insânların, hattâ müşriklerden ziyâde yaşamağa en harîs olanı bulursun. (Onlar hayâta çok harîsdirler) Her biri bin sene daha ziyâde yaşamağı sever. Halbuki bu uzun 'ömür onları Allâh'ın 'azâbından kurtaramaz. Cenâb-ı Hak işlediklerini göricidir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Kesin olarak göreceksin ki insanların içinde, yaşamaya en düşkün olanlar onlardır; müşriklerden bile! İsterler ki ömürleri bin sene olsun! O kadar ömür verilse bile bu, onları azaptan uzaklaştıracak değildir. Yaptıkları her şeyi gören Allah’tır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Sen onları öteki insanların hayata en düşkünlerinden; hatta, Allah'a ortak koşanlardan bile yaşamaya daha düşkün bulursun. İçlerinden bazıları bin yıl yaşamak ister; oysa bu onları azaptan kurtaracak değildir. Zira Allah, onların yaptıklarını görendir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onları, hayata karşı insanların en hırslısı olarak bulursun; hattâ müşriklerden bile daha hırslıdırlar. Onların herbiri bin sene yaşamak ister. Oysa, yaşayacak olsa bile, bu uzun ömür onu azaptan uzaklaştıracak değildir. Çünkü Allah onların bütün yaptıklarını görmektedir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Sen onları, insanların yaşamaya en düşkünü olarak bulursun. Şirke batanlardan bile... Her biri bin yıl ömür sürsün ister. Oysaki, uzun yaşaması onu azaptan uzaklaştıracak değildir. Allah, yapmakta olduklarını çok iyi görmektedir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı bulasañ anları ādemįlerüñ ḥarıśıraġı, dirlik üzere; daħı anlardan kim müşriķ oldılar. sever birisi anlaruñ kim 'umr virinile biñ; yıl daħı degül ol, ıraķ eyleyicisi 'aźābdan kim 'umr virinile. daħı Tañrı göricidür anı kim işlerler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ṭaparsız Yehūdileri ġāyetde ḥarīṣler, barça kişilerdür dirlik üstine, anlar‐dan daḫı ki şirk getürdiler Tañrı Ta‘ālāya. Diler her birisi ki biñ yıl ‘ömri ola,daḫı anı ‘aẕābdan ḳurtarmaz biñ yıl yaşamaḳ, daḫı Tañrı Ta‘ālā görüranlar işlegen işleri.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Sən onları (yəhudiləri) bütün insanlardan, hətta müşriklərdən də daha artıq yaşamağa həris görərsən. Onlardan hər biri istər ki, min il yaşasın, halbuki (uzun ömür etmək) onların heç birini axirət əzabından uzaqlaşdırmaz. Allah onların nə etdiklərini görəndir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And thou wilt find them greediest of mankind for life and (greedier) than the idolaters. (Each) one of them would like to be allowed to live a thousand years. And to live (a thousand years) would by no means remove him from the doom. Allah is Seer of what they do.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Thou wilt indeed find them, of all people, most greedy of life,-even more than the idolaters: Each one of them wishes He could be given a life of a thousand years: But the grant of such life will not save him from (due) punishment. For Allah sees well all that they do.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَتَجِدَنَّهُمْ
andolsun ki onları bulursun
اَحْرَصَ
en hırslısı
النَّاسِ
insanların
عَلٰى حَيٰوةٍۚ
hayata karşı
وَمِنَ الَّذ۪ينَ
hatta o kimse- lerden ki
اَشْرَكُوا
şirk koştular
يَوَدُّ
arzu eder
اَحَدُهُمْ
onların her biri
لَوْ
keş- ke
يُعَمَّرُ
ömür sürse
اَلْفَ
bin
سَنَةٍۚ
sene
وَمَا هُوَ
hâlbuki o değildir
بِمُزَحْزِحِه۪
onu uzaklaştırıcı
مِنَ الْعَذَابِ
azaptan
اَنْ يُعَمَّرَۜ
ömür sürmesi
وَاللّٰهُ
ve Allah
بَص۪يرٌ
hakkıyla görendir
بِمَا
o şe- yi ki
يَعْمَلُونَ۟
yapıyorlar
Andolsun ki sen, onları yaşamaya karşı insanların en hırslısı olarak bulursun. Hatta müşriklerden bile, ki (o müşriklerin) her biri bin yıl ömür sürmeyi arzular. Hâlbuki (çok) ömür sürmesi onu azaptan kurtaracak değildir. Allah onların yaptıklarını hakkıyla görendir.
وَجَدَ
Fiil-I
و ج د
Buldu
اَحْرَص
İsim
ح ر ص
En hırslı
نَاس
İsim
ن و س
İnsanlar
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
حَيَاة
İsim
ح ي ي
Hayat
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اَشْرَكَ
Fiil-IV
ش ر ك
Şirk koştu, ortak koştu
وَدَّ
Fiil-I
و د د
Arzu etti, istedi, sevgi besledi
اَحَد
İsim
ا ح د
Bir tek, bir
لَو
Masdar harfi
لَو
Olsa, şayet, keşke
عَمَّرَ
Fiil-II
ع م ر
Ömür verdi
اَلْف
İsim
ا ل ف
Bin (sayı, rakam olarak)
سَنَة
İsim
س ن و
Sene, yıl
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
مُزَحْزِح
Etken fiil-II
ز ح ز ح
Uzaklaştırıcı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
عَمَّرَ
Fiil-II
ع م ر
Ömür verdi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
بَصِير
İsim
ب ص ر
Basîr (Allah'ın esması, ismidir. Gizli ve açık her şeyi gören demektir), gören, görücü
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı