Yemin olsun ki Musa, size apaçık deliller [*] getirmişti. Sonra onun ardından, zalimler olarak buzağıyı (ilah) edinmiştiniz. [*]
Hz. Musa’ya verilen ayetler, yani deliller, belgeler, mucizeler Kehf 18:101’de ifade edilen “dokuz beyan/dokuz mucize” olarak anlaşılabilir. Bu doğrultuda söz konusu ayetler yani deliller “tufan”, “[‘asâ]”, “[yed-i beydâ’]”, “denizin yarılması”, “kendisinden on iki pınar fışkıran kaya”, “çekirge sürüsü ve kımıl (yaban sineği)”, “kurbağa istilası”, “suyun kana dönüşmesi” ve “dağın onların üzerine kaldırılması” olabilir (Bu konunun ele alındığı ayetlerle ilgili bkz. Bakara 2:60; Nisâ 4:154; A‘râf 7:107, 133, 160; Tâhâ 20:18, 22, 77; Şu‘arâ 26:32, 33, 63; Neml 27:10; Kasas 28:31)
Benzer mesajlar: Bakara 2:51; Nisâ 4:153. Yüce Allah Hz. Musa’nın Sînâ Dağı’na çıkışının ardından İsrailoğulları’nın bir buzağıyı ilah edinerek zalim olduklarını ifade etmektedir. A‘râf 7:142’de de ifade edildiği gibi, Hz. Musa, Sînâ Dağı’na çıkınca kardeşi Hz. Harun’a şöyle demişti: “Kavmimin arasında benim yerime geç; onları ıslaha (çalışmaya) devam et; (sakın) bozguncuların yoluna uyma!” Hz. Musa, Sînâ Dağı’na doğru yola çıkmadan önce kardeşi Hz. Harun’a tembihte bulunarak, kavmini kendi haline bırakmamıştır.