Ve onlara: "Allah’ın indirdiği (mesajların tümü)ne (bu Kur’ân’a da) iman edin!" denildiği vakit: “Biz sadece bize indirilene inanırız! derler. Hâlbuki o (indirilen Kur’an), yanlarındakini (Tevrat’ın aslını ve onda bulanan hakikatleri) tasdik eden hak kitap olmasına rağmen, kendi kitaplarından başkasını inkâr ederler. Onlara de ki: (Daha önce size indirilen kitaba inanma iddianızda samimiyseniz,) peki niçin daha önce, Allah’ın peygamberlerini öldürüyordunuz?*
(*) Vahyin kime indirildiği değil kimin tarafından indirildiği önemlidir. Nitekim âyette “Muhammed’e indirilene inanın” yerine “Allah’ın indirdiğine (bütün ilahî mesajlarına) inanın” buyurularak bu gerçeğe işaret buyurulmuştur. Oysa yahudiler “Biz sadece bize indirilene inanırız” demekle, gerçeğin peşinde olmadıklarını, İsrâil ırkçılığını ilâhî vahyin de üstünde tuttuklarını ortaya koymuşlar; Tevrat’tan sonra indirilen Kur’an da hak kitap olduğu ve esasen asıl Tevrat’taki ezelî ebedî değişmez gerçekleri de onayladığı halde, sözde kendi dinlerinde kararlı olduklarını ileri sürerek onu inkâr etmişlerdir. Gerçekte daha önce atalarının kendi içlerinden gönderilmiş bazı peygamberleri öldürmeleri, bu toplumun kendi dinlerine bağlılıklarında da samimi olmadıklarını göstermektedir. Kaynak: (Kur’an Yolu Tefsiri)