close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 86. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ulâ-ike-lleżîne-şteravu-lhayâte-ddunyâ bil-âḣirat(i)(s) felâ yuḣaffefu ‘anhumu-l’ażâbu velâ hum yunsarûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlar, ahireti dünya yaşayışına satmış kimselerdir. Onların azabı da hafifletilmez, onlara yardım da edilmez.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
İşte bunlar (dinlerini eğip bükenler, ebedi) ahireti verip (geçici) dünya hayatını satın alanlardır; bundan dolayı azapları hafifletilmeyecek ve kendilerine yardım edilmeyecektir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ahiret hayatı karşılığında bu dünya hayatını satın alanlar var ya, işte böylelerinin azabı hafifletilmeyecek ve onlara yardım da edilmeyecektir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlar âhiret karşılığında, dünya hayatının süflî zevklerini, debdebesini satın alanlardır. Onların cezaları hafifletilmeyecek, onlara yardım da edilmeyecek.
Ahmet Varol
swap_vert close
Bunlar ahirete karşılık dünya hayatını satın alanlardır. Bunların üzerindeki azap hafifletilmeyeceği gibi kendilerine yardım da edilmeyecektir.
Ali Bulaç
swap_vert close
İşte bunlar, ahireti verip dünya hayatını satın alanlardır; bundan dolayı azabları hafifletilmez ve kendilerine yardım edilmez.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Bunlar ahireti dünya hayatına satmış kimselerdir. Onun için bunlardan azâb hafifletilmez ve kendilerine yardım da edilmez.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İşte bunlar, ahiret hayatına bedel dünya hayatını satın aldılar. Onun için onlardan ne azap hafifler ne de kendilerine yardım edilir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Âhirete karşılık dünya hayatını tercih eden bu kişilerin azapları hafifletilmeyecek ve kendilerine yardım da edilmeyecektir.
Besim Atalay
swap_vert close
işte bunlar son dirliği, ön dirliğe değişirler, azapları yeğniltilmez, yardım da olunmazlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlar, âhiret karşılığında dünya hayatını satın alan kimselerdir. Bu yüzden onların ne azabı hafifletilecek ne de kendilerine yardım edilecektir.
Dünya hayatının geçici menfaatleri için ahiretin bitip tükenmeyecek nimetlerini elinin tersiyle itmenin çok ağır bedelleri olacağı vurgulanıyor.  
Cemil Said
swap_vert close
Bu dünyâdaki hayâtı âhiret hayâtıyla iştirâ idenlerin cezâları hafif olmayacakdır ve hiç bir mu’âvenete mazhar idilmeyeceklerdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlar ahiret karşılığında dünya hayatını satın alan kimselerdir, bu yüzden azabları hafifletilmez, onlar yardım da görmezler.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlar, ahireti verip dünya hayatını satın alan kimselerdir. Artık bunlardan azap hiç hafifletilmez. Onlara yardım da edilmez.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İşte onlar, âhiret karşılığında dünya hayatını satın alan kimselerdir. Bu yüzden ne azapları hafifletilecek ne de kendilerine yardım edilecektir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İşte onlar, ahirete karşılık dünya hayatını satın alan kimselerdir. Bu yüzden ne azapları hafifletilecek ne de kendilerine yardım edilecektir.
 İslâm’dan önce Medine’de bulunan yahudiler iki fırka idiler. Onlardan birisi Evs, diğeri de Hazrec kabilesi ile beraber idi. Evs ile Hazrec kavga edip harbe tutuşunca onlar da beraber savaşırlardı. Bu arada yahudiler birbirlerini öldürürler ve yurtlarından kovarlardı. Esir olarak geri geldiklerinde bu sefer onları fidye verip geri alırlardı. Bu durum sorulduğu zaman da «Ne yapalım, Allah’ın emri böyle» derlerdi. Bunun gibi türlü mel’anetler yaparlardı.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlar, ahiret karşılığında dünya hayatını satın alan kimselerdir. Bu yüzden azapları hafifletilmez ve kendilerine yardım edilmez.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Bunlar ahireti, dünya hayatına satmış kimselerdir. Onun için bunlardan azap hafifletilmez ve kendilerine bir yerden yardım da gelmez.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bunlar Ahıreti dünya hayata satmış kimselerdir, onun için bunlardan azab hafiflendirilmez ve kendilerine bir yardım da olunmaz
Emrah Demiryent
swap_vert close
İşte onlar (yahûdîler), âhiret hayatına karşılık dünya hayatını satın alan (cüzî irâdeleriyle sapkınlığı tercih eden) kimselerdir. Bu yüzden onların azabı hafifletilmez, onlara yardım da edilmez.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlar, dünya hayatına karşılık ahiret hayatını satan kimselerdir. Bundan dolayı onlardan azap hafifletilmeyecek ve onlara yardım da edilmeyecektir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlar âhirete bedel dünyâ hayatını satın almış kimselerdir. Bundan dolayı kendilerinden azâb kaldırılıb hafifletilmeyecek, onlara yardım da edilmeyecekdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
İşte onlar, âhiret karşılığında dünya hayâtını satın alanlardır.(2) Bu yüzden onlardan azab hafifletilmez ve onlar (o gün) yardım olunmazlar.
(2)“Dünya mâdem fânîdir! Hem mâdem ömür kısadır! Hem mâdem gāyet lüzumlu vazîfeler çoktur! Hem mâdem hayât-ı ebediye burada kazanılacaktır! Hem mâdem dünya sâhibsiz değil! Hem mâdem şu misâfirhâne-i dünyanın gāyet Hakîm ve Kerîm bir Müdebbiri (idârecisi) var! Hem mâdem ne iyilik ne fenâlık, cezâsız(karşılıksız) kalmayacaktır! Hem mâdem لَايُكَلِّفُ اللّٰهُ نَفْساً اِلَّا وُسْعَهاَ [Allah, kimseyi gücünün yetmeyeceği bir şeyle mükellef tutmaz] sırrınca teklîf-i mâlâyutâk (gücün yetmediği teklif) yoktur! Hem mâdem zararsız yol, zararlı yola müreccahtır (tercîh edilir)! Hem mâdem dünyevî dostlar ve rütbeler, kabir kapısına kadardır!Elbette en bahtiyâr odur ki; dünya için âhiretini unutmasın, âhiretini dünyaya fedâ etmesin, hayât-ı ebediyesini hayât-ı dünyeviye için bozmasın, mâlâyâni (faydasız) şeylerle ömrünü telef etmesin; kendini misâfir telakkī edip(kabûl edip) misâfirhâne sâhibinin emirlerine göre hareket etsin; selâmetle kabir kapısını açsın saâdet-i ebediyeye (Cennete) girsin!” (Mektûbât, 16. Mektûb)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
İşte onlar, ahireti dünya hayatıyla değiştiren kimselerdir. Onların azabı (azap gördükleri sürece) hiç hafiflemez ve kendilerine yardım da edilmez.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İşte bunlar var ya! Dünya hayatını, ahiret hayatına karşılık satın alanlardır. Asla onlardan azap hafifletilmeyecek ve onlara yardım da edilmeyecek.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İşte onlar o kimselerdir ki bu dünya yaşayışını öbür dünyaya değiştiler, artık onların azapları yeyniltilmez, onlara yardım da edilmez.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
İşte onlar dünya diriliğini ahirete bedel satın alan kimselerdir, onların üzerlerinden azap tahfif olunmaz, onlara yardım da olunmaz.
İsmail Yakıt
swap_vert close
İşte onlar ahirete karşılık dünya hayatını satın alanlardır. Onların azabı hiç hafifletilmez ve onlara yardım da edilmez.
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlar ahiret karşılığında dünya hayatını satın alan kimselerdir; bu yüzden azapları hafifletilmez ve onlar yardım da edilmezler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İşte onlar, âhiret karşılığında dünya hayatını satın alan ve basit çıkarları uğruna, âhiret hayatını fedâ eden kimselerdir. Bu yüzden, onların cehennemdeki azapları hafifletilmeyecek ve kendilerine asla yardım edilmeyecektir!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İşte onlar Âhiret’e karşılık Dünya Hayatı’nı satın almış olanlardır. Onlardan Azap hafifletilmez. Onlar yardım edilir de değildir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Yukarıdaki suçları işleyenler, dünya hayatını ahirete tercih etmiş demektir. Cezalarında indirim yapılmayacak, kendilerine asla yardım da edilmeyecektir...
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnkâr edenler ahireti verip dünya hayatını satın alan kimselerdir. Artık bunlardan azap hafifletilmez. Onlara yardım da edilmez.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
İşte onlar, ahirete karşılık dünya hayatını satın alanlardır. (Bu yüzden) azapları hafifletilmeyecek [*] ve kendilerine yardım edilmeyecektir.
Benzer mesajlar: Bakara 2:162; Âl-i İmrân 3:88; Nahl 16:85; Fâtır 35:36; Mü’min 40:49; Zuhruf 43:75.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Âhiret’e karşılık, dünya hayatını¹ satın alanlar işte bunlardır. Onların (âhiretteki) azapları hafifletilmediği gibi kimseden de yardım göremeyeceklerdir.
1 Dünya: Dünya kelimesi, “yakın olmak” mâna¬sına gelen “dünüv” kökünden türemiş “en yakın” anlamındaki أَدْنَى “ism-i tafdili”nin müennesi olup “en yakın” yahut “pek alçak” mânâsına bir sıfattır. “Dünya hayatı, dünya seması” gibi isimlere sıfat olarak veya “ahiret” kelimesi gibi ve onun karşıtı bir isim olarak da kullanılır. Bununla beraber, dünya kelimesi Kur’ân’da hep sıfat tamlaması olarak yer almıştır. Şu halde (الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا) hayat-ı dünya; “Dünya’nın hayatı” değil, “dünya denilen hayat”, yani aşağılık ve alçak hayat anlamınadır. Veyahut bugün fiilen içinde bulunulmak itibariyle “en yakın bulunan hayat” demektir. Dünya kelimesinin “al¬çaklık, kötülük” mânasındaki denâet kö¬künden geldiği de ileri sürülmüştür Kur’an’da yer ve yeryüzü için “arz” kelimesi kullanılmış, şu anda yaşa¬nılan hayata “el-hayât’üd-dünyâ, sonraki hayata da “ukbâ veya dâr’ü’l-karâr” gibi isimler veril-miştir. Böylece Kur’ân-ı Kerîm’de arz coğrafî, dünya ise dinî ve ahlâkî bir te¬rim olarak yer almış; dünya kötülenip, hafife alınırken kozmik varlığı değil burada sürdürülen ve âhiret kaygısını geri planda bırakan “hayat tarzı” kastedil¬miştir. Dünya sahih hadislerde de bu an¬lamda kullanılmıştır. Yeryüzü ile burada yaşanan hayat arasında yakın bir ilişki bulunduğundan zamanla dünya kelime¬si sıfat olma özelliğini kaybederek yer¬kürenin ismi haline gelmiş ve “ay altı varlık alanı, bu âlem, güneş sisteminde¬ki gezegenlerden biri, yer küresi” şek¬linde tarif edilmiştir. Bu anlam¬da dünya denilince “yer küre” akla gelir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ahiret hayatı karşılığında bu dünya hayatını satın alanlar var ya, işte böylelerinin azabı hafifletilmeyecek ve onlara yardım edilmeyecektir.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İşte onlar, ahirete karşı, dünya hayatını satın alan kimselerdir. Onlardan azap hiç hafifletilmeyecek ve onlar, hiçbir yardım da göremeyecekler. 40/49, 28/41
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İşte bunlardır âhireti feda edip karşılığında dünya hayatını satın alanlar. Böyle kimselerin azabı hafifletilmeyecek ve onlara yardım da edilmeyecektir.
Orhan Kuntman
swap_vert close
İşte onlar, ahirete karşılık dünyayı satın almış kimselerdir, bu yüzden ne azapları hafifletilecek, ne de kendilerine yardım edilecektir.
Osman Fırat
swap_vert close
İşte onlar, âhiret karşılığında dünyâ hayâtını satın alan kimselerdir. Onlardan azâb hiç hafifletilmez ve onlara hiç yardım edilmez.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
İşte onlar öyle bir gürûhtur ki, ahiret mukabilinde dünya hayatını satın almışlardır. Bina-enaleyh onlardan azap hafiflendirilmeyecektir. Ve onlara yardım da olunmayacaktır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
İşte onlar âhiretlerini verip, karşılığında dünya hayatını satın almışlardır. Onun için, bunların cezası asla hafifletilmez, kendilerine yardım da edilmez.
Dünya, ednâ ism-i tafdilinin müennesi olup “en yakın” veya “pek alçak” mânasına bir sıfattır. Kur’ân’da geçen el-hayatu’d-dünya aslında “dünya hayatı” değil, dünya hayat, yani aşağılık ve alçak hayat anlamındadır. Veyahut bugün fiilen içinde bulunulmak itibariyle “en yakın bulunan hayat” demek olur.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
İşte onlar, ahireti verip dünya hayatını satın alan kimselerdir. Onlardan azab hiç hafifletilmez ve onlara hiç yardım edilmez.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Âhiretlerini virüb dünyâ hayâtını satın alanlar onlardır, onlardan 'azâb hafifledilmez. Ve onlara yardım ve nusret dahî idilmez.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
İşte ahireti verip dünyayı alanlar o kimselerdir. Onların azapları hafifletilmez, yardım da görmezler.
Şaban Piriş
swap_vert close
İşte onlar, ahireti satıp, dünya hayatını satın alan kimselerdir. Onlardan azap hiç hafifletilmeyecektir. Ve onlar, hiç bir yardım da göremeyeceklerdir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Öyleleri, âhireti dünya hayatıyla değiştiren kimselerdir. Onların azabı hiç hafiflemez; kimseden yardım da görmezler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İşte bunlar, âhiret karşılığında dünyayı satın alan kişilerdir. Azap, hafifletilmeyecektir onlardan. Hiçbir şekilde yardım da edilmeyecektir onlara.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
şunlar anlardurlar kim śatun aldılar yaķın dirliġi, āħiret-ile. pes yiyni olınmaya anlardan 'aźāb daħı anlar arķa virinilmeyeler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Şunlar anlardur kim ṣatun aldılar [d]ünyā dirligini āḫiret‐ile. Ya‘nī dünyā‐y‐içün āḫireti ṣatdılar. Pes yeyni olmaz anlar üstinden ‘aẕāb. Daḫı anlarakimse yardım eylemez.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar (yəhudilər) axirəti dünya həyatına satan kimsələrdir. Buna görə də onların nə əzabı yüngülləşər, nə də onlara kömək olunar.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Such are those who buy the life of the world at the price of the Hereafter: Their punishment will not be lightened, neither will they have support.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
These are the people who buy the life of this world at the price of the Hereafter: their penalty shall not be lightened nor shall they be helped.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اُو۬لٰٓئِكَ
işte onlar
الَّذ۪ينَ
o kimse- lerdir ki
اشْتَرَوُا
satın aldılar
الْحَيٰوةَ
hayatını
الدُّنْيَا
dünya
بِالْاٰخِرَةِۘ
âhirete karşılık
فَلَا يُخَفَّفُ
bu yüzden hafifletilmez
عَنْهُمُ
onlardan
الْعَذَابُ
azap
وَلَا هُمْ
ve onlar değildir
يُنْصَرُونَ۟
yardım olu- nuyorlar
İşte onlar, âhiret karşılığında dünya hayatını satın alan kimselerdir. Bu yüzden (kıyamet günü) onlardan azapları hafifletilmez ve onlara (o gün) yardım da edilmez.
اُولٰٓئِك
İşaret zamiri
اُولٰٓئِك
İşte onlar, işte, böylece
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اِشْتَرٰى
Fiil-VIII
ش ر ي
Satın aldı, sattı
حَيَاة
İsim
ح ي ي
Hayat
دُنْيَا
İsim
د ن و
Dünya, yakın
اٰخِر
İsim
ا خ ر
Âhiret, son, ard (ardından gelenler vb.)
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
خَفَّفَ
Fiil-II
خ ف ف
Hafifletti
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
نَصَرَ
Fiil-I
ن ص ر
Yardım etti