(Bütün bunlardan) sonra, siz öyle kimselersiniz ki, birbirinizi öldürüyor ve içinizden bir kısmını yurtlarından çıkarıyor, onlara karşı kötülükte ve düşmanlıkta yardımlaşıyorsunuz. Eğer size esir olarak gelirlerse fidyelerini veri(p onları kurtarı)yorsunuz; hâlbuki o, (onların, yurtlarından) çıkarılmaları size haram kılınmıştı.Yoksa Kitâb'ın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Artık içinizden böyle yapanın cezâsı, dünya hayâtında rezîl olmaktan başka bir şey değildir! Kıyâmet gününde ise(onlar) azâbın en şiddetlisine uğratılırlar! Ve Allah, yapmakta olduklarınızdan gafil değildir.(1)
(1)Bu sûredeki 83. ve 84. âyetler, Benî İsrâîl şeriatindeki meşhur evâmir-i aşere (on emir) hakkındadır. Allah’ın onlardan aldığı dört ahid; birbirlerini öldürmeme, yurtlarından çıkarmama, birbirlerine karşı düşmanlıkta yardımlaşmama ve içlerinden esir düşenleri kurtarmadır. Hâlbuki yahudiler, bu emirlerden sâdece sonuncusunu yapar, omuz omuza harb ettikleri kendi müttefiklerinin elinde bile olsa, esir düşen yahudileri kurtarmak için fidye verirlerdi. Kendilerine neden böyle yaptıkları sorulduğunda da bu ahdi i‘tirâf ederlerdi. (Elmalılı, c. 1, 397; Kurtubî, c. 2, 22)