close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 87. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velekad âteynâ mûsâ-lkitâbe vekaffeynâ min ba’dihi bi-rrusul(i)(c) veâteynâ ‘îsâ-bne meryeme-lbeyyinâti veeyyednâhu birûhi-lkudus(i)(k) efekullemâ câekum rasûlun bimâ lâ tehvâ enfusukumu-stekbertum feferîkan keżżebtum veferîkan taktulûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Şüphe yok ki Musa'ya Tevrat'ı verdik, ardından birtakım peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya apaçık deliller verip onu RuhülKudüs'le kuvvetlendirdik. Nefsinizin hoşlanmadığı bir emirle peygamber geldi mi demek ululanmak isteyeceksiniz, kiminiz onları yalanlayacak, kiminiz öldürecek ha.
Rûh-ül-Kudüs, bu âyette ve gene bu sûrenin 253., 5. sûrenin 110. âyetlerinde geçer ve bütün bu âyetlerde İsa'nın Ruh-ül-Kudüs'le teyit edildiği bildirilir. 16. sûrenin 2. âyetinde "Ruh" diye adı geçer ve meleklerin, Tanrı kullarından dilediğine ve emriyle, Ruh'la melekleri indirdiğini bildirir. Aynı sûrenin 102. âyetinde Ruh-ül-Kudüs''ün, gerçek olarak, inananları, inançlarında tespit için Rab tarafından indirildiği söylenir. 26. sûrenin 193. âyetinde, Ruh-ül-Emin diye anılır ve Hz. Peygamberin kalbine, Kur’ân'la indiği söylenir. 40. sûrenin 15. âyetinde Ruh'un, kullarından dilediğine, emriyle ilga edildiği, 58. sûrenin 22. âyetinde inananların Ruh'la teyit edildiği, 70. sûrenin 4. âyetinde meleklerle Ruh'un, uzunluğu elli bin yıl olan bir günde, göğe ağacağı, 78. sûrenin 38. âyetinde Ruh'la meleklerin, kıyamette ayrı birer saf teşkil edeceği, 77. sûrenin 4. âyetinde Rablerinin izniyle meleklerle Ruh'un kadir gecesi yere ineceği, 19. sûrenin 17. âyetinde Ruh'un, Meryem'e bir insan sûretinde temessül ettiği bildirilir. Matyus İncil’inin son babı olan 28. babının 19. ayetinde Baba, Oğul, Ruh-ül-Kudüs teslisine rastlarız. Yuhanna İncil’inde, İsa'nın müjdelediği teselli edici gerçeklik ruhu da Hıristiyanlarca Ruh-ül-Kudüs'tür (14, 16-17). Hıristiyanlarca Ruh-ül-Kudüs, Tanrı kudretidir ve Baba'yla Oğul'dan, yani hayatla kelamdan ayrılmaz. Peygamberler ve erenler, olağanüstü şeyleri bu kudretle yaparlar. Müslümanlarsa İncil'de geçen teselli ediciyi, Paraklet (Arapça’da Firaklit) tarzında kabul edip Hz. Muhammed (s.a.a)'in İsa tarafından müjdelendiğini iddia ederler (Mesela bakınız; Seyyid Hibetüddin-i Şehristani: Rah-nüma-yı Yahûd ü Nasara ya Beybilha, Encümen-i Tebligat-i İslami yayınlarından, Tehran - Şemşi-hicri 1323, bilhassa s. 107-117).  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Andolsun, Biz Musa’ya kitabı verdik ve ardından peş peşe elçiler gönderdik. Meryem oğlu İsa’ya da apaçık belgeler verdik ve onu Ruhu’l-Kudüs’le teyid ettik (Cebrail’le destekledik). Demek size ne zaman bir elçi; nefsinizin hoşlanmayacağı bir şeyle gelse, büyüklük taslayarak; bir kısmınız onu yalanlayacak, bir kısmınız da onu öldüreceksiniz, öyle mi?
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Biz Musa'ya, ilâhî kelamı verdik ve birbiri ardınca O'nu izleyen elçiler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya da apaçık belgeler, mucizeler verdik ve O'nu Cebrail veya kutsal ilham ile güçlendirdik. Ama siz, ey israiloğulları! Ne zaman gönlünüzün arzulamadığı şeyleri söyleyen bir elçi gelmişse, ona karşı büyüklük taslayıp bir kısmını öldürüyor, bir kısmını da yalanlıyordunuz.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Andolsun ki, Mûsâ'ya kutsal kitabı verdik. Ondan sonra, ardarda rasuller, peygamberler görevlendirerek gönderdik. Meryem oğlu Îsâ'ya da apaçık mûcizeler verdik. Onu, kâinattaki tabiî, dinî, sosyal, siyasî ve ekonomik düzeni içeren, ihya eden, insanları ve toplumları pislikten arındıran kitabı getiren elçi Cebrâil ile destekledik. Size, hoşunuza gitmeyen emirleri, hükümleri getiren Rasuller geldikçe, davetlerini kabullenmeyip büyüklük taslayarak zorbalığa mı başvurdunuz? Bir kısmını yalanladınız, bir kısmını da öldürüyordunuz.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 2/117; 3/47, 59; 5/44; 19/35; et-Tefsîru’l-Kebîr, 3/175-178.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Şüphesiz biz Musa'ya Kitab'ı verdik ve onun ardından peşpeşe peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya da açık deliller verdik ve kendisini Ruhu'l-Kudüs ile destekledik. Size her ne zaman bir peygamber nefislerinizin hoşlanmayacağı bir şey (ilahi hüküm) getirse siz büyüklük taslayacak; (gelen peygamberlerin) bir kısmını yalanlayacak bir kısmını da öldürecek misiniz?
Ali Bulaç
swap_vert close
Andolsun, biz Musa'ya kitabı verdik ve ardından peşpeşe elçiler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya da apaçık belgeler verdik ve onu Ruhu'l-Kudüs'le teyid ettik. Demek, size ne zaman bir elçi nefsinizin hoşlanmayacağı bir şeyle gelse, büyüklük taslayarak bir kısmınız onu yalanlayacak, bir kısmınız da onu öldüreceksiniz, öyle mi?
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Celâlim hakkı için: Biz Mûsâ'ya Tevrat'ı verdik ve Mûsâ'dan sonra birbiri ardınca peygamberler gönderdik. Meryem'in oğlu Îsa'ya ölüleri diriltmek gibi, açık mûcizeler verdik ve onu Cebraîl Aleyhisselâm ile kuvvetlendirdik. Artık size nefislerinizin hoşlanmayacağı bir emirle bir peygamber geldikçe kibirlendiniz ve inad ettiniz. Peygamberlerden bir kısmını yalanladınız ve bir kısmını da öldürdünüz (Zekeriyyâ ve Yahyâ gibi).
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Hâlbuki biz Musa’ya, kitap (yasa, hidayet, bilgi) verdik. Peşinden nice peygamberler gönderdik. Meryemoğlu İsa’ya da mucizeler verdik. Onu Ruhul-Kudüs ile teyid ettik. Hoşunuza gitmeyen mesajlarla yüklü her bir elçi size geldikçe kibirlendiniz. Bir kısmını yalanladınız, bir kısmını da öldürüyorsunuz.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Yemin olsun biz Mûsâ'ya Kitab'ı verdik. Ondan sonra peş peşe peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsâ'ya da mucizeler verdik ve onu Rûhulkudüs/Cebrail ile destekledik. Nefsinizin arzulamadığı şeyleri söyleyen bir peygamber geldikçe ona karşı kibirlendiniz, bir kısmını yalanladınız, bir kısmını da öldürdünüz.
Besim Atalay
swap_vert close
Biz Musa'ya kitap verdik, ardınca da, peygamberler gönderdik, Meryem oğlu İsa'ya nice belgeler verdik, İsa'yı pekittik kutsal ruh ile, her ne zaman size, bir peygamber gelip de, hoşunuza gitmiyen bir şey getirmiş ise, büyüklük tasladınız, onlardan bir nicesin, yalanladınız, bir nicesin öldürdünüz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Andolsun ki Musa'ya Kitap'ı (Tevrat'ı) verdik, arkasından birtakım resuller de gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya açık deliller (mucizeler) verdik ve onu Cebrail ile de destekledik. Size her ne zaman bir resul nefislerinizin hoşlanmayacağı ilahi bir getirse siz büyüklük taslayacak; (gelen resullerin) bir kısmını yalanlayacak bir kısmını da öldürecek misiniz?
Bkz. 3/48-49  
Cemil Said
swap_vert close
Mûsâ’ya kitâb virdik ve ândan sonra diğer rasûller gönderdik, Meryem’in oğlı İsa’ya peygamberliğini mübeyyen ’alâmât virdik, Rûhu’l Kudüs ile ânı takviye iyledik, sizin hevesât-ı nefsiyenize mugâyir bir kânûn getürdikleri vakit istikbâr idüb peygamberlere mukâvemet itdiniz. Bir kısmını yalancılıkla ithâm idüb diğer bir kısmını öldürmediniz mi?
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
And olsun ki, Musa'ya kitap verdik, ondan sonra ardarda peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya belgeler verdik, onu Ruhul Kudüs ile destekledik. Size bir peygamber nefsinizin hoşlanmadığı bir şey getirdikçe, büyüklük taslayarak, bir kısmını yalancı sayıp, bir kısmını öldürür müsünüz?
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Andolsun, Mûsâ’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) verdik. Ondan sonra ard arda peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa’ya mucizeler verdik. Onu Ruhu’l-Kudüs (Cebrail) ile destekledik. Size herhangi bir peygamber, hoşunuza gitmeyen bir şey getirdikçe, kibirlenip (onların) bir kısmını yalanlayıp bir kısmını da öldürmediniz mi?
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Andolsun biz Mûsâ’ya kitabı verdik. Ondan sonra da ardarda peygamberler gönderdik. Meryem Oğlu Îsâ’ya da açık kanıtlar verdik ve onu Rûhulkudüs ile destekledik. Ama ne zaman size bir peygamber nefislerinizin hoşlanmadığı bir şey getirdiyse büyüklendiniz, kimini yalanladınız, kimini de öldürdünüz, doğru değil mi?
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Andolsun biz Musa'ya Kitab'ı verdik. Ondan sonra ardarda peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya da deliller verdik. Ve onu, Rûhu'l-Kudüs (Cebrail) ile destekledik. Ama ne zaman size bir peygamber nefislerinizin hoşlanmadığı bir şey getirdiyse büyüklük taslayarak kimini yalanladığınız kimini de öldürdüğünüz doğru değil mi!
 Burada Allah Teâlâ İsrailoğullarına şu anlamda olmak üzere ikazda bulunuyor: Andolsun ki Musa’ya kitabı biz verdik, ondan sonra gelen peygamberleri biz gönderdik. Hz. İsa’yı da biz gönderdik ve onu Rûhu’l-Kudüs ile takviye ettik. Siz onu öldürmeye teşebbüs ettiniz, fakat bunu yapamadınız. Hz. Muhammed’i de öldürmeye teşebbüs ediyorsunuz. Onu da yapamazsınız, biz onu koruruz. İnkâr ve isyanınız sebebiyle Allah’ın lânetini hakettiniz. Bundan sonra iman etmeniz beklenmez. Ortaya koyduğunuz mazeretler de geçersizdir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Musa'ya kitabı verdik ve ondan sonra ard arda elçiler gönderdik. Meryemoğlu İsa'ya da apaçık deliller verdik ve onu Kutsal Ruh ile destekledik. Hoşunuza gitmeyen bir şeyle ne zaman size bir elçi geldiyse büyüklük taslayarak onu yalanlamadınız mı veya öldürmediniz mi?
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Celâlim hakkı için Musa'ya o kitabı verdik, arkasından birtakım peygamberler de gönderdik, hele Meryem oğlu İsa'ya apaçık mucizeler verdik, onu Rûhu'lKudüs ile de destekledik. Size nefislerinizin hoşlanmayacağı bir emirle gelen her peygambere kafa mı tutacaksınız? Kibrinize dokunduğu için onların bir kısmına yalan diyecek, bir kısmını da öldürecek misiniz?
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Celâlim hakkı için: Musaya o kitabı verdik arkasından bir takım Peygamberlerle de takib ettik, hele Meryemin oğlu İsaya beyyineler verdik ve onu ruhülkudüs ile te'yit eyledik, ya artık size nefislerinizin hoşlanmayacağı bir emr ile bir Peygamber geldikçe her def'asında kafa tutarsınız kibrinize dokunduğu için kimine yalan der kimini öldürür müsünüz?
Emrah Demiryent
swap_vert close
Kasem olsun ki, Mûsâ’ya Kitâb’ı (Tevrât’ı) verdik. Ondan sonra art arda peygamberler gönderdik. Meryem oğlu Îsâ’ya mu‘cizeler verdik. Onu Rûhu’l-Kudüs (Cebrâîl) ile destekledik. Demek size her ne zaman bir peygamber, nefsinizin hoşlanmayacağı bir şeyle (ilâhî hükümle) gelse, büyüklük taslayarak, bir kısmınız onu yalanlayacak, bir kısmınız da onu öldüreceksiniz, öyle mi?
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ant olsun ki Musa'ya Kitap'ı verdik. Ardı sıra resuller gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya da Beyyinât'ı¹ verdik ve O'nu Kudus'un Ruhu² ile destekledik. Ne zaman bir elçi hoşunuza gitmeyen bir şey getirdiyse, büyüklük taslayarak kimini yalanlayıp, kimini de öldürmediniz mi?
1- Kanıt içeren, açıklayıcı, açığa çıkarıcı olan. 2- Ruhu'l Kudus, “Ruh” ve “Kudus” sözcüklerinden bir araya gelmiş belirtili isim tamlamasıdır; “Kudusun Ruhu” demektir. Sıfat tamlaması olarak, “Kutsal Ruh” diye anlam verilmesi doğru değildir. Kur'an'da dört yerde geçmektedir. Ruhu'l Kudus” tamlaması, “Allah'ın ruhu, Allah'ın vahyi, Allah'tan gelen bilgi anlamına gelmektedir. Ruh sözcüğü; Kur'an'da, daha çok sözcük anlamı olan, “can”, “vücuda hayat veren cevher” anlamında değil, “insanı ve toplumları yaşamlarında diri, sağlıklı kılan vahiy” anlamında kullanılmaktadır. Kur'an'da geçen Ruhu'l-Kudus ifadeleri, “Vahiy, Allah'tan gelen temiz, sağlam bilgiler” demektir.” Ruhu'l Kudus ifadelerinin geçtiği ayetler: Bakara, 87, 253; Maide, 110; Haşr, 23.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Andolsun, Musâya o Kitabı verdik, ondan (Musâdan) sonra da birbiri ardınca (ayni şerîatle memur) peygamberler gönderdik. Meryemin oğlu İsâ'ye de beyyineler (gaayet açık burhanlar, mu'cizeler) verdik ve onu Ruuh-ül kuds ile destekledik. Demek, size ne vakit bir peygamber gönüllerinizin hoşlanmadığı bir şey'i getirirse kibirlenmek isteyeceksiniz de kiminiz yalanlayacak, kiminiz de öldüreceksiniz, öyle mi.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
And olsun ki, Mûsâ'ya Kitâb'ı (Tevrât'ı) verdik ve ondan sonra ard arda peygamberler gönderdik. Meryemoğlu Îsâ'ya da mu'cizeler verdik ve Rûhü'l-Kudüs(Cebrâîl) ile ona kuvvet verdik. Buna rağmen, ne zaman bir peygamber nefislerinizin hoşlanmadığı bir şeyi size getirdi ise, büyüklük taslamadınız mı? Bu yüzden bir kısmını yalanladınız, (Zekeriyyâ ve Yahyâ'ya yaptığınız gibi) bir kısmını da öldürüyordunuz.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve muhakkak biz Musa’ya kitabı (mesajlarımızı) bahşettik ve birbiri ardınca O’nu izleyen elçiler gönderdik: Meryem oğlu İsa’ya da hakikatin tüm kanıtlarını vahyettik ve onu Ruhu’l-Kudüs (emrimizle vahiy getiren melek) ile güçlendirdik. Ama, her ne zaman size (göndermiş olduğumuz) bir elçi hoşunuza gitmeyen bir şeyle gelmişse, ona karşı büyüklük taslayıp bir kısmını öldürüyor, bir kısmını da yalanlıyordunuz.*
(*) “Temiz ruh” veya “kutsal ruh” anlamına gelen Rûhul Kudüs çoğunlukla vahiy meleği olarak açıklanmıştır. Her ne kadar bunu Hz. Îsâ’nın ruhu, Allah’ın ism-i a‘zamı veya İncil diye açıklayanlar olmuşsa da, Nahl sûresinin 102. âyetinde Rûhulkudüs’ün vahiy meleği yani Cebrâil olduğu açıkça bildirilmektedir (ruh kelimesinin anlamı hakkında geniş bilgi için bkz. İsrâ 17/85). Âyette Hz. Îsâ’nın Rûhulkudüs’le desteklendiği belirtilmektedir. Esasen bütün peygamberler için böyle bir destek söz konusu olmakla birlikte, Meryem sûresinin 16-22. âyetlerinde ifade buyurulduğu üzere, Îsâ’nın doğumu, Hz. Meryem’e “tertemiz bir erkek çocuğu bağışlaması için” Allah tarafından beşer suretinde bir elçi olarak gönderilmiş Ruh (Cebrâil) vasıtasıyla vuku bulduğundan, Hz. Îsâ açısından Cebrâil’in, vahiy meleği olmanın da ötesinde bir anlamı vardır (Hz. Îsâ hakkında geniş bilgi için bk. Âl-i İmrân 3/42-60). Kaynak: Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 1 Sayfa: 154-155  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Elbetteki Musa’ya kitabı biz verdik ve ondan sonra da elçiler gönderdik. Meryem’in oğlu İsa’ya güçlü deliller verdik ve Kutsal Ruh (Cebrail) ile destekledik. Ne zaman ki elçiler, nefislerinizin onaylamadığı şeyleri getirdiklerinde, hemen kibirlendiniz, (elçilerden) bir kısmını yalanladınız ve bir kısmını da öldürdünüz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Doğrusu Biz Musa’ya Kitap’ı verdik, kendinden sonra da birbiri ardından elçiler gönderdik. Hem de Meryem oğlu İsa’ya açıklayıcı belgeler verdik. Onu Cebrail’le pekittik. Ancak ne vakit bir peygamber size benliğinizi okşamıyan bir nesne getirmişse siz ona karşı büyüklük tasladınız, o elçilerin bir takımını yalancı saydınız, bir takımını da öldürdünüz öyle değil mi?
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Biz Musa/ya Tevrat vermişizdir, kendisinden sonra birbiri ardınca peygamberler gönderdik, Meryem oğlu İsa/ya açık mucizat verdik, onu Ruhülkudüs ile [³] teyit ettik. Ne vakit ki bir peygamber size nefsinizin sevmediği bir şeyi getirmişse büyüklük göstermediniz mi? Çünkü bir kısmını tekzip, bir kısmını da katlettiniz. [⁴]
[3] Cebrail Aleyhisselâm, yahut ism-i azam-ı Bâri, yahut İncil, yahut, ruh-u menfuh.[4] Nazm-ı Celildeki fa, fa-i sebebiyedir, maaamafih fa-i tafsiliye de olabilir. Büyüklük göstermelerini tafsil etmiş olur. İsa Aleyhisselâm gibi bir kısmını tekzip, Zekeriya ve Yahya Aleyhimüsselâm gibi bir kısmını da katletmediniz mi? manasını da müfit olabilir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Musa’ya Kitab’ı/Tevrat’ı verdik ve arkasından onu izleyen birbiri ardınca elçiler gönderdik. Meryem oğlu İsa’ya da apaçık deliller verdik. Onu Kutsal Ruh’la [Rûhu’l-kuds]⁶¹ destekledik. Her ne zaman bir elçi [rasul] size canınızın istemediği/hoşunuza gitmeyen bir şey getirdiğinde, büyüklük taslayarak, kimini yalanlayıp ve kimini de öldürüyordunuz.
61 Ruhu’l-kuds, Cebrail olarak tefsir edilmiştir. Rûh sözcüğü Kur’an’da akıl ve idrak anlamında kullanılmıştır. O zaman Kutsal Ruh diye tercüme edilen “Ruhu’l-kuds” ise yüce ve kutsal idrak, yüce anlayış anlamındadır. Bu anlamı Hz. Peygamber’in sevdiği şairlerden olan Hassan bin Sâbit’e, İslam ve Peygamber aleyhine şiir söyleyenleri hicvetmesi için: “Allah seni Ruhu’l-kuds ile desteklesin” (Buharî, İlim, 68, Müslim, Fedâilu’s-Sahâbe, 151, 152) ifadesinde görüyoruz. Burada Allah senin idrak ve iradeni yüceltsin diye anlamak daha doğrudur.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Şüphesiz Musa'ya Kitab verdik, ondan sonra da ardı ardına peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya apaçık deliller verdik, onu Ruh'ul Kudüs (Cebrail) ile güçlendirdik. O halde neden size bir peygamber nefsinizin hoşlanmadığı bir şey getirdiğinde, büyüklük taslayarak bir kısmını yalancı sayıp bir kısmını da öldürdünüz?
Mahmut Kısa
swap_vert close
Gerçekten Biz, Mûsâ’ya sonradan Tevrat adıyla anılan Kitabı verdik ve ondan sonra da, insanlığı doğru yola iletmek için birbiri ardınca Peygamberler gönderdik.Meryem oğlu İsa’ya da apaçık mûcizeler verdik ve onu, Kutsal Ruh Cebrail’in vahiy ve ilham gücü ile destekledik.Ama ne zaman bir Peygamber, size hoşunuza gitmeyecek bir emir getirdiyse, her defasında büyüklük taslayıp kafa tutmadınız mı? Sonra da kimilerini yalanlayıp, kimilerini öldürmediniz mi?
Mahmut Özdemir
swap_vert close
And olsun Kitab’ı Musa’ya verdik! Onun ardından Rasûller ile takip ettik. Meryem’in oğlu İsa’ya da Beyyineler / Açık Belgeler verdik. Onu Rûh ül-Kudüs ile destekledik. Her bir rasûl, nefislerinizin hoşlanmayacağı şeyler ile geldikçe kibirlendiniz, öyle mi? Bir kısımı yalanladınız; bir kısımı da öldürüyorsunuz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Biz Musa'ya Tevrat'ı vermiş, onun ölümünden sonra elçileri ardarda sıralamıştık: Meselâ Meryem oğlu İsa'ya mucizeler verdik. Kendisini Cebrail ile destekledik. Ama siz, işinize gelmeyen bir elçi gelince, hemen ayaklandınız. kimini yalanladınız, kimini öldürdünüz…
Mehmet Çoban
swap_vert close
Andolsun! Musa’ya Kitabı verdik. Ondan sonra art arda Resuller gönderdik. Meryem oğlu İsa’yı açık deliller ile destekledik. O’nu kutsanmış emrimizle destekledik. Sizler ne yaptınız? Resullerimizin size getirdikleri hoşunuza gitmezse hemen kibirlenmediniz mi? Resullerimizi yalanlamadınız mı? Zulme sapıp Resullerimizin bir kısmını öldürmediniz mi?
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yemin olsun ki biz Musa’ya Kitabı vermiştik. Ondan sonra birbiri ardınca elçiler göndermiştik. Meryem oğlu İsa’ya da apaçık deliller vermiş, onu Kutsal Ruh (Cebrail) ile desteklemiştik. [*] [Nefis]lerinizin arzulamadığı şeyleri söyleyen bir elçi size her geldiğinde ona karşı kibirlenmiştiniz. (Elçilerden) bir kısmını yalanlıyor; bir kısmını öldürüyordunuz. [*]
Benzer mesaj: Bakara 2:253.,Benzer mesaj: Mâide 5:70.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Yemin olsun ki Mûsa’ya Kitabı Biz, verdik ve onun izinden giden¹ çok sayıda Peygamber, gönderdik. Meryem’in oğlu İsa’ya da apaçık hükümler² verdik ve kendisini Rûh’ül³-Kudüs⁴ (olan Cebrâîl) ile destekledik. (Ey İsrâil oğulları!) Size ne zaman bir Peygamber, canınızın istemediği bir şey getirse hep büyüklük taslayarak, onlardan kimini yalanlayıp, kimini de öldürecek misiniz?⁵
1 Yani Mûsa’nın ve gerçek Tevrât’ın izinde ve aynı şeriatla görevli nice Peygamberler gönderdik. Bunlar, Dâvut, Süleyman, İlyas, El’yesa, Zekeriya, Yûnus, Yahya ve Îsâ (a.s)’dır.2 Beyyine: Gâyet açık olan ve bir davayı net bir şekilde ispat eden açık delil ve hüküm demektir. Bunlar, Peygamberlerin mûcizeleri ve getirdikleri kitaplardır.3 Ruh için Bk. (İsrâ: 85)4 Rûh’ül Kudüs: Hiç bir şaibesi olmayan, pâk, mukaddes, tertemiz rûh, bereket rûhu yahut kutsal rûh demektir ki, bu da Cebrâîl’dir. Rûh’ul-Kudüs: Terim olarak: 1- Rûhullah (Allah’ın Rûhu), 2- İncil, 3- Cebrâîl, yani Cebrâîl’in, Rûh’ül Emin gibi diğer bir ismi anlamlarına gelmektedir. Ancak müfessirlerin büyük çoğunluğu, üçüncü anlamı tercih etmişlerdir. Özellikle Hz. İsa (a.s.)’nın “Ruh’ul-Kudüs’le desteklenmesi” ifâdesi ise, Hz. Meryem’e onu müjdeleyenin ve onu terbiye edenin, Cebrâîl olmasına bir işaret olabilir. Bk. (Bakara: 253, Mâide: 110, Nahl: 102)5 Artık o meydanı bulamayacaksınız. Yani diğer Peygamberleri öldürdüğünüz gibi Muhammed (a.s)’ı öldüremeyeceksiniz.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Biz Musa’ya ilahî kelâmı bahşettik ve birbiri ardınca o’nu izleyen elçiler gönderdik: ⁷⁰ Meryem oğlu İsa’ya da hakikatin tüm kanıtlarını vahyettik ve o’nu kutsal ilham ⁷¹ ile güçlendirdik. [Ama] ne zaman bir elçi hoşunuza gitmeyen bir şey getirdiyse küstahlıkta haddi aşarak bir kısmını öldürdüğünüz ⁷² ve diğerlerini yalanladığınız doğru değil mi?
70 Lafzen, “ve ondan sonra öteki [bütün] peygamberlerin onu takib etmesini sağladık”: Yahudilere ardarda sürekli olarak peygamber gönderildiği gerçeğine (bkz. Taberî, Zemahşerî, Râzî, İbni Kesîr) bir gönderme ki, bu gerçek onların elinden bilgisizlik mazeretini de almaktadır.71 Rûhu’l-Kudüs’ün (kelime anlamıyla, “kutsallık ruhu”) bu karşılığı, rûh teriminin Kur’an’da sık sık “ilahî ilham” anlamında kullanılmasına dayanmaktadır. Aynı zamanda Hz. Peygamber’in, ashâbdan şair Hassân b. Sâbit’e Rûhu’l-Kudüs nimeti bahşedilmesi için duada bulunduğu rivayet edilmiştir (Buhârî, Müslim, Ebû Dâvûd ve Tirmizî). Aynı şekilde Kur’an da, bütün müminlerin O’ndan (gelen) bir “ilham (rûh) ile güçlendirildikleri”nden söz eder (58:22).72 Lafzen, “Ve bir kısmını öldürüyorsunuz”. Bu ayet boyunca gözlenen geçmiş zaman kipinin taktulûn (“siz öldürüyorsunuz”) fiili ile şimdiki zaman kipine dönüşmesiyle bu konudaki bilinçli bir niyetin ve böylece, Ahd-i Cedîd’in de (Matta xxiii, 34-35, 37 ve I Selaniklilere Mektup ii, 15) işaret ettiği Yahudi tarihinin sürekli tekrarlanan bir özelliğinin vurgulanması amaçlanmaktadır (Menâr I, 377).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Andolsun Musa’ya kitap verdik. Ondan sonra da birbiri ardınca elçiler gönderdik. Meryem oğlu İsa’ya da belgeler verdik ve onu kutsal ruhla destekledik. Size ne zaman bir elçi, hoşunuza gitmeyen bir şeyle gelse, büyüklük taslayarak bir kısmını yalanladınız, bir kısmını da öldürdünüz. 2/91, 5/110
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Musa’ya ilâhî kelâmı vermiş ve birbiri ardınca onu izleyen rasuller göndermiştik. Meryem oğlu İsa’ya da gerçeğin açık belgelerini vermiş ve onu kutsal ruh[¹⁵⁸] ile güçlendirmiştik. Fakat her ne zaman bir elçi hoşunuza gitmeyen bir mesaj getirmişse, küstahça ona başkaldırdınız: kimini yalanladınız, kimini de öldürüyorsunuz.[¹⁵⁹]
[158] Kutsal ruhu Şûrâ 52 ışığında “Allah’ın rasullerinin akıl ve marifetlerini kendisiyle desteklediği vahyin ruhu” olarak açıklayanlar olmuştur (Menâr). “Kutsallık” ise, onunla insanı terbiye etmenin kutsallığıyla, ya da vahyin terbiyesiyle insan benliğinin kutsal olanın etkisi altında kalmasıyla açıklanmıştır. Aynı kaynak Kur’an’da geçen er-Rûhu’l-Emîn (güvenilir ruh) ifadesini de aynı anlam alanı içerisinde değerlendirir (26:193). Buna göre kendisine vahyedilen rasul, içerisine hakikat dışı şeylerin karışmayacağından kesinlikle emin olduğu Rabbinden gelen açık ve kesin bir bilgi ve belgeye kavuşmuştur. Kur’an’da, “katından bir ruh ile destekleme” ifadesinin, tüm gerçek mü’minleri kapsayan bir biçimde kullanıldığını görüyoruz (58:22). Bu cümleden olarak Allah Rasûlü İslâm şairi Hassan b. Sabit’e “Allah seni Kutsal Ruh ile desteklesin!” duasında bulunmuştur (Buhârî ve Müslim). [159] Yahudi muhataplara, Hz. Muhammed’e karşı davranışlarının hiç de sürpriz olmadığı, buna benzer davranışları yalnızca kendi ırkları dışındaki nebilere değil, bizzat kendi ırklarından gönderilenlere de reva gördükleri, hatta onların kimilerini katletmeye kadar işi vardırdıkları yüzlerine vuruluyor (Bkz: 2:61, not 112). Yahudilerin nebileri yalanlamaları mazi fiille kezzebtum, öldürmeleri ise ondan farklı olarak muzari fiille taktulûn şeklinde gelmiştir. Bununla, onların nebileri katletmeleri muhatabın gözünde daha yeni işlenmiş bir cinayet gibi canlandırılmakla kalmıyor, aynı zamanda son nebiye karşı tutumlarının da bir cinayet olduğu zımnen ifade edilmiş oluyor.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey İsrailoğulları) Andolsun ki Musa'ya o kitabı verdik, ondan sonra birbiri ardınca da, peygamberler gönderdik. Meryemoğlu İsa'ya da mucizeler verdik ve onu Ruhu'l Kudüs ile destekledik. (Fakat sizler gönderdiğimiz peygamberlere karşı çıktınız) Demek, bir peygamber, hoşunuza gitmeyen bir hüküm getirdi diye -büyüklük taslayarak- onu yalan sayacak veya öldürecek misiniz?
Osman Fırat
swap_vert close
Ve Musa’ya Kitabı verdik, arkasından Resuller gönderdik. Meryem oğlu Îsâ’ya da açık deliller verdik ve onu Ruh’ülKudüs (Cebrâil) ile destekledik. Ne zaman ki, bir Resul, size canınızın istemediği bir şey getirdiyse büyüklük taslamadınız mı? Kimini yalanladınız, kimini de öldürüyordunuz?
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Zât-ı Akdesime yemin olsun ki muhakkak Biz Mûsa'ya kitap verdik. Ondan sonra da birbiri ardınca peygamberler gönderdik. Meryem'in oğlu İsâ'ya da beyyineler verdik. Ve onu Rûhu'lKudüs ile teyid ettik. Sizler ise her ne vakit nefislerinizin hoşlanmadığı bir emir ile peygamber gelince tekehhürde bulunarak bir kısmını tekzîp etmiş olacak, bir kısmını da öldürecek misiniz?
Suat Yıldırım
swap_vert close
Biz Mûsâ'ya kitap verdik. Ondan sonra peş peşe peygamberler gönderdik. Meryem'in oğlu Îsâ'ya da mûcizeler, açık deliller verdik ve onu Ruhu'l-Kudüs (Cebrâil) ile destekledik. Demek size her ne zaman bir peygamber gelip de nefislerinizin hoşlanmadığı bir şey getirirse kafa tutacak, onların kimine yalancı deyip kimini öldüreceksiniz ha! [5, 44; 2, 117; 3, 47. 59; 19, 35]
Hz. Meryem, Kur’ân’da adı geçen tek hanımdır. Ruh’ul-Kudüs hakkında: 2,253; 5,115; 16, 102. {KM, Mezmurlar 51,13; İşaya 63,10-11} Îsâ: Süryanîce İşû’dur. Nitekim bazı Hıristiyanlar Yesû, Frenkler Jesus derler. Bunun ism-i mensubu (sıfatı) olan Jezvit (Jesuite) İsevî, diğer bir tabirle Yesûî demek ise de, Katolik papazların özel olarak kurdukları cemiyete has bir isim olmuştur. Meryem: Süryanî dilinde “hizmetkâr” demektir. Ruhu’l-kudüs: Kelime olarak, fevkalâde temizlik, nezahet yahut bereket ruhu veya mukaddes ruh mânasına gelir. Ekseri müfessirlerce Cebrâil (a.s.) olarak tefsir edilmektedir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Andolsun, Musa'ya Kitabı verdik, arkasından peygamberler gönderdik. Meryem oğlu Îsa'ya da açık deliller verdik ve onu Ruh'ül-Kudüs (Cebrail) ile destekledik. Ne zaman ki, bir peygamber, size canınızın istemediği bir şey getirdiyse büyüklük taslamadınız mı? Kimini yalanladınız, kimini de öldürüyordunuz?
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Biz Mûsâ'ya kitâbı (Tevrat'ı) virdik ve arkasından birbirini müte'âkib rasûller gönderdik (Yûşa'a, Dâvûd, Süleymân, Zekeriyyâ ve Yahyâ 'aleyhisselâm gibi) ve Meryem'in oğlı 'Îsâ'ya mu'cizât virerek onı Rûhu'l Kudüs [²] ile te'yîd iyledik (kuvvetlendirdik). Her ne zamân nefsinizin hevâsına uymayan şeyle size bir rasûl gelse ona karşı kibir gösterdiniz. Ve onlardan ba'zılarını inkâr ba'zılarını katl iylediniz.
[2] "Rûhu'l Kudüs"de muhtelif rivâyetler vardır: 1- Cebrâîl 'aleyhisselâmdır. 2- Cenâb-ı Meryem'e nefh olunan rûhdur. 3- İsm-i a'zamdır. 4- Hazret-i İsa'ya indirilen İncil'dir. Bu rivâyetlerin en kuvvetlisi Cebrâîl 'aleyhisselâm olmasıdır çünki Cibrîl dâimâ mesîh ile berâber bulunur, her bir husûsda ona mu'âvenet ve müzâheret iderdi. Nihâyet Yehûd'un sû-ikasdı sırasında Cenâb-ı 'Îsâ'yı alub semâya 'urûc itdi. İşte te'yîd ve takviye ile murâd buyurulan bu mürâfakat ve müzâheret-i dâimidir.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Musa’ya o kitabı vermiş, ardından da onun izinden giden elçiler göndermiştik. Meryem oğlu İsa’ya da açık belgeler (mucizeler) vermiş, onu Kutsal Ruh (Cebrail) ile güçlendirmiştik. Hoşunuza gitmeyen bir şeyle gelen her elçiye kafa mı tutmalıydınız? Kimini yalancı sayıp, kimini de öldürmeli miydiniz?
Şaban Piriş
swap_vert close
Andolsun Musa'ya kitap verdik. O'ndan sonra da birbiri ardınca peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya da belgeler verdik ve O'nu Ruhul Kudüs'le destekledik size ne zaman bir peygamber, hoşunuza gitmeyen bir şey getirse, büyüklük taslayarak, bir kısmını yalancı sayıp bir kısmını da öldüreceksiniz, öyle mi?!
Ümit Şimşek
swap_vert close
And olsun ki, biz Musa'ya kitap verdik; ondan sonra da peş peşe peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya da apaçık deliller verdik ve onu Ruhu'l-Kudüs(45) ile güçlendirdik. Yoksa siz, canınızın istemediği bir peygamber size geldiğinde büyüklük taslayacak ve kimini yalanlayıp kimini de öldürecek misiniz?
(45) Cebrail. Bütün peygamberlere vahiy getiren Cebrail olduğu halde Hz. İsa’nın ayrıca Cebrail ile desteklenmiş olması, onun Hz. Meryem’e müjdelenmesinde, doğumunda ve yetişmesindeki rolü sebebiyledir. 19:16-34’e bakınız.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yemin olsun ki, Mûsa'ya Kitap'ı verdik. Ve arkasından da resuller gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya da açık-seçik deliller verdik ve kendisini Ruhul-kudüs'le güçlendirdik. Bir resulün size, nefislerinizin hoşlanmadığı bir şey getirdiği her seferinde büyüklük taslamadınız mı? Bir kısmını yalanladınız, bir kısmını da öldürüyorsunuz.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“daħı bayıķ virdük mūsā’ya tevrįt’i. daħı ardınca viribidük andan śoñra, yalavaçları. daħı virdük 'įsā’ya meryem oġlına ḥüccetler, daħı ķavį eyledük anı cebreyil- ile pes niçe kim gelür-ise size yalavaç biriniyle kim sevmez nefslerüñüz boyun virmedüñüz mi? pes bir bölügin yalan ŧuttuñuz daħı bir bölügin depelersiz
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ biz virdük Mūsāya Tevrātı, daḫı ardınca gönderdük peyġamberleri,daḫı virdük Meryem oġlı ‘Īsāya mu‘cizātları, ölü diriltmek gibi, özgesi gibi.Daḫı ḳuvvetlendürdük anı Cebrā’īl bile. Pes nice kim gelse size bir peyġam‐ber, yüregüñüz istemegen nesneler‐i[le]. Büyüklendüñüz, pes bir bölüginpeyġamberlerüñ yalanladuñuz ve bir bölügin öldürdüñüz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ey İsrail övladı!) Biz Musaya kitab (Tövrat) verdik, ondan sonra da bir-birinin ardınca peyğəmbərlər göndərdik. Məryəm oğlu İsaya aşkar mö’cüzələr (dəlillər) bəxş etdik və onu müqəddəs ruhla (Cəbraillə və ya ismi-ə’zəmlə) qüvvətləndirdik. Hər dəfə sizə ürəyinizə yatmayan bir şey (əmr, buyuruq) gətirən peyğəmbərə təkəbbür göstərmirdinizmi? Məhz buna görə də onların bir qismini təkzib etdiniz, bir qismini isə öldürdünüz (Zəkəriyya və ya Yəhya kimi).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And verily We gave unto Moses the Scripture and We caused a train of messengers to follow after him, and We gave unto Jesus, son of Mary, clear proofs (of Allah's sovereignty), and We supported him with the holy Spirit is it ever so, that, when there cometh unto you a messenger (from Allah) with that which ye yourselves desire not, ye grow arrogant, and some ye disbelieve and some ye slay?
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
We gave Moses the Book and followed him up with a succession of messengers; We gave Jesus the son of Mary(90) Clear (Signs) and strengthened him with the holy spirit. Is it that whenever there comes to you a messenger with what ye yourselves desire not, ye are puffed up with pride?- Some ye called impostors, and others ye slay(91)!
90 As to the birth of Jesus, Cf. 19:16-34. Why is he called the "Son of Mary"? What are his clear signs"? What is the "holy spirit" by which he was strengthened? We reserve to a later stage a discussion of the Qur'anic teaching on these questions. See 3:62 n. 401. (Cf. 2:253). 91 Notice the sudden transition from the past tense in "some ye called imposters" to the present tense in "others ye slay." There is a double significance. First, reviewing the long course of Jewish history, we have come to the time of Jesus: they have often given the lie to Allah's Prophets, and even now they are trying to slay Jesus. Secondly, extending the review of that history to the time of Muhammad, they are even now trying to take the life of that Prophet. This would be literally true at the time the words were promulgated to the people. And this transition leads on naturally to the next verse, which refer to the actual conditions before Muhammad in Mad i nah in the second war of the Hijrah. (Cf. 5:70). Sections 11-13 (2:87-121) refer to the People of the Book generally, Jews and Christians. Even when Moses and the Law of Sinai are referred to, those traditions are common to both Jews and Christians. The argument is about the people who ought to have learnt from previous Revelations and welcomed Muhammad's teaching, and yet they both took up an attitude of arrogant rejection.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَقَدْ
andol- sun ki
اٰتَيْنَا
verdik
مُوسَى
Mûsâ'ya
الْكِتَابَ
kitabı
وَقَفَّيْنَا
ve ard arda gönderdik
مِنْ بَعْدِه۪
ondan sonra
بِالرُّسُلِ
resulleri
وَاٰتَيْنَا
ve verdik
ع۪يسَى
Îsâ'ya
ابْنَ
oğlu
مَرْيَمَ
Meryem
الْبَيِّنَاتِ
apaçık deliller
وَاَيَّدْنَاهُ
ve onu destekledik
بِرُوحِ الْقُدُسِۜ
Rûhu'l Kudüs ile
اَفَكُلَّمَا
fakat her ne zaman
جَٓاءَكُمْ
size geldi
رَسُولٌ
bir resul
بِمَا
o şey ile ki
لَا تَهْوٰٓى
hoşlanmaz
اَنْفُسُكُمُ
nefisleriniz
اسْتَكْبَرْتُمْۚ
kibirlendiniz
فَفَر۪يقاً
bu yüzden bir kısmını
كَذَّبْتُمْۘ
yalanladınız
وَفَر۪يقاً
ve bir kısmını
تَقْتُلُونَ
öldürüyor- dunuz
Andolsun ki Biz, Mûsâ'ya kitabı (Tevrât'ı) verdik. Ondan sonra ard arda resuller gönderdik. Meryem oğlu Îsâ'ya da apaçık deliller (mucizeler) verdik ve onu Rûhu'l-Kudüs ile destekledik. Fakat her ne zaman size bir resul, nefislerinizin hoşlanmadığı bir şey getirdiyse kibirlen(ip büyüklük tasla)madınız mı? Bu yüzden bir kısmını yalanladınız, bir kısmını da öldürdünüz.
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
مُوسٰى
Özel isim
مُوسٰى
Hz. Musa (a.s.)
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
قَفَّي
Fiil-II
ق ف و
Ard arda gönderdi, takip ettirdi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
بَعْد
İsim
ب ع د
Sonra, ard, öte
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
ع۪يسَى
Özel isim
ع۪يسَى
Hz. Îsa (a.s.)
اِبْن
İsim
ب ن ي
Oğlu, (Çoğulu اَبْنَٓاءَ: oğulları, çocukları)
مَرْيَم
Özel isim
مَرْيَم
Hz. Meryem (r.a.)
بَيِّنَة
İsim
ب ي ن
Apaçık delil, apaçık mucize
اَيَّدَ
Fiil-II
ا ي د
Destekledi, kuvvetlendirdi
رُوح
İsim
ر و ح
Rûh
قُدُس
İsim
ق د س
Kudüs
كُلَّمَا
Zaman zarfı
ك ل ل
Her ne zaman, ne zaman ki
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
هَوٰى
Fiil-I
ه و ي
Hoşlandı, meyletti, sürükledi, arzu etti, yerin dibine geçirdi
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
اِسْتَكْبَرَ
Fiil-X
ك ب ر
Kibirlendi, büyüklük tasladı
فَرِيق
İsim
ف ر ق
Zümre, kısım, grup, taraf, topluluk
كَذَّبَ
Fiil-II
ك ذ ب
Yalanladı, yalan saydı
فَرِيق
İsim
ف ر ق
Zümre, kısım, grup, taraf, topluluk
قَتَلَ
Fiil-I
ق ت ل
Öldürdü, kahrolsun, kahrolası