close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 8. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vemine-nnâsi men yekûlu âmennâ bi(A)llâhi ve bilyevmi-l-âḣiri vemâ hum bimu/minîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
İnsanlardan Allah'a ve son güne inandık diyenler de var, inanmamışlardır.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Dışlanmaktan ve aşağılanmaktan kurtulmak ve Müslümanların elde edeceği nimet ve faziletlerden yararlanmak için) İnsanlardan (öyle) kimseler vardır ki, "biz Allah’a ve ahiret gününe inandık" derler. (Ve öyle gözükürler.) Halbuki onlar inanmış değillerdir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
İnsanlardan öyle kimseler vardır ki gerçekte inanmadıkları halde “Biz Allah'a ve ahiret gününe inandık” derler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Sözde, “Allah'a, Allah'a imanın gerektirdiği esaslara ve âhiret gününe iman ettik" diyen bazı insanlar var ki, bunlar gerçekte mü'min değildirler.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 63/1.  
Ahmet Varol
swap_vert close
İnsanların içinde: "Biz Allah'a ve ahiret gününe iman ettik" diyen ama gerçekte iman etmiş olmayan birtakım kimseler bulunmaktadır.
Ali Bulaç
swap_vert close
İnsanlardan öyleleri vardır ki: 'Allah'a ve ahiret gününe inandık' derler; oysa inanmış değildirler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
İnsanlardan bir kısmı vardır ki, biz Allah'a ve kıyamet gününe inandık, derler. Halbuki onlar, iman edenler değillerdir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve insanlardan bir kısmı da var ki; Allah’a ve ahiret gününe inandık derler, fakat onlar inanacak yapıda değiller. (Bunlar ikiyüzlülükle fıtratlarını tamamen bozmuş olanlardır.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İnsanlardan bazıları inanmadıkları halde, “Allah'a ve âhiret gününe inandık” derler.[10]
[10] Münâfıklıkla ilgili geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, I, 208-235; IV, 470-473; VIII, 251-262; XIX, 37-43; XIX, 299-314.  
Besim Atalay
swap_vert close
Bir takım kimseler gelip derler: «inandık son güne, inandık Tanrıya», onlarsa inanmış değillerdir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ve insanlardan öyle kimseler vardır ki, gerçekte inanmadıkları halde, “Biz Allah'a ve âhiret gününe inanıyoruz.” derler. 
Bkz. 2/165  
Cemil Said
swap_vert close
İnsânlar içinde ba’zıları Allâh ve âhiret gününe inandık, biz de mü’miniz dirler,
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İnsanlardan, inanmadıkları halde, "Allah'a ve ahiret gününe inandık" diyenler vardır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İnsanlardan, inanmadıkları hâlde, “Allah’a ve ahiret gününe inandık” diyenler de vardır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İnsanlardan bazıları da vardır ki inanmadıkları halde “Allah’a ve âhiret gününe inandık” derler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İnsanlardan bazıları da vardır ki, inanmadıkları halde «Allah'a ve ahiret gününe inandık» derler.
Edip Yüksel
swap_vert close
Halktan öyle kimseler var ki aslında inanmadıkları halde "ALLAH'a ve ahiret gününe inandık," derler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İnsanlardan öyleleri de vardır ki, inanmadıkları halde, "Allah'a ve ahiret gününe inandık." derler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
İnsanlar içinden kimisi de vardır ki Allaha ve son güne iyman ettik derler de mü'min değillerdir
Emrah Demiryent
swap_vert close
İnsanlardan bir kısmı da vardır ki (kalben) îmân etmedikleri hâlde (sadece dilleriyle), “Biz Allah’a ve âhiret gününe îmân ettik” derler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kimi insanlar, inanmadıkları halde, Allah'a ve Ahiret Günü'ne inandıklarını söylerler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
İnsanlardan öyle kimseler vardır ki kendileri îman etmiş olmadıkları halde, «Allaha ve âhiret gününe inandık» derler. Halbuki onlar inanıcı (insan) lar değildir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
İnsanlardan öyleleri de vardır ki, kendileri inanan kimseler olmadıkları hâlde: “Allah'a ve âhiret gününe îmân ettik” derler.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Ayrıca) İnsanlardan öyleleri vardır ki, ’’Allah’a ve ahiret gününe iman ettik’’ derler. Hâlbuki onlar, iman eden kimseler değiller.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İnsanlardan, inanmadıkları halde “Allah’a ve ahiret gününe inandık” diyenler var.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İnsanlar arasında öyleleri vardır ki: «Biz Allah’a da, son güne de inandık» derler de yine inanmazlar.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Nâs/ın bir takımı «biz Allah/a ve âhiret gününe inandık» derler, halbuki onlar inanmamışlardır. [³]
[3] Allah'a, âhiret gününe.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
İnsanlardan öyleleri vardır ki inanmadıkları hâlde “Allah’a ve ahiret gününe inandık” derler.
Kadri Çelik
swap_vert close
İnsanlardan, müminlerden olmadıkları halde, “Allah'a ve ahiret gününe iman ettik” diyenler vardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İnsanlar arasında öyle kimseler de var ki, gerçekte inanmadıkları hâlde, “Biz de Allah’a ve âhiret gününe inanıyoruz!” derler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İnsanlar’dan kimileri de vardır ki, “Allah’a ve Âhir Gün’e inandık!” diyorlar; oysa onlar inanmış değildir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
İçlerinde: “ Biz, hem Allah’a hem ahırete inanıyoruz “ diyenler var ama, inandıklarının aslı yok.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnsanlardan bazıları inanmadıkları halde, "Allah’a ve ahiret gününe inandık" derler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
İnsanlardan öylesi vardır ki asla inanmadıkları hâlde “Allah’a ve ahiret gününe inandık.” derler.
Mehmet Türk
swap_vert close
İnsanlardan kimileri de gerçekten îman etmedikleri halde: “Biz Allah’a ve âhiret gününe îman ettik.” derler.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve öyle kimseler var ki gerçekte inanmadıkları halde “Biz Allah’a ve Ahiret Günü’ne inanıyoruz” derler.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İnsanlardan bir kısmı da Allah’a ve ahiret gününe inanmadıkları halde inandık derler, hâlbuki onlar mümin değillerdir. 2/75-76, 3/119, 24/47
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İNSANLARDAN öyleleri de var ki, “Allah’a ve âhiret gününe inandık” der(ler); ama onlar mü’min değiller.[²⁴]
[24] Veya ba’nın maiyyet vurgusuyla: “mü’minlerle beraber değiller”. Bir özneden bir eylemi fiille değil de ism-i faille nefyetmek, onun sıfatından değil zâtından ve cevherinden dışlamaktır. Buna nefyin haberinin bâ ile gelişi de ilave edilirse şu anlama ulaşılır: “Onlar, özden inanma imkânlarını tercihleriyle tüketmişler, bunun üzerine Allah da onların inanma ihtimallerini ortadan kaldırmıştır”. Zımnen: Sizin kendi inancınız için ne dediğiniz değil, Allah’ın sizin inancınız için ne dediği önemlidir. Yine zımnen: İnancında eğrilik olan ve bunu bilen bir gün düzelebilir, fakat inancında eğrilik olan ve doğru inandığını sanan asla düzelemez. Mealde “der(ler)” olarak geçen yekûlunun öznesi tekildir. Fakat aynı cümledeki âmennâ fiilinin öznesi çoğuldur. Oysa ki ikisinin öznesi aynı kipte olmalıdır. Buradaki nükte şudur: Pasajda bahsi geçen münafıklar görünürde birden çok kişidirler. Fakat hakikatte onlar tek kafayla düşünmektedirler. Zira onlar sürü güdüsüyle hareket etmektedirler. Cümlede bâ’nın tekrarı âhirete iman etmemenin Allah’a imanı da boşa çıkaracağına delâlet eder.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
İnsanlardan öyleleri de vardır ki, inanmadıkları halde "Allah'a ve ahiret gününe inandık" derler.
Osman Fırat
swap_vert close
İnsanlardan öyleleri de vardır ki, iman etmedikleri halde "Allah’a ve âhiret gününe imanettik " derler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
İnsanlardan birtakımı da, «Biz Allah'a ve ahiret gününe inandık,» derler. Halbuki onlar inanmış değillerdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Öyle insanlar da vardır ki “Allah'a ve âhiret gününe inandık. ” derler; Oysa iman etmemişlerdir. [63, 1]
Süleyman Ateş
swap_vert close
İnsanlardan öyleleri de vardır ki, inanmadıkları halde "Allah'a ve ahiret gününe inandık" derler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
İnsânlardan bir takımları vardır ki Allâh'a ve âhiret gününe îmân iyledik dirler. Halbuki onlar îmân itmiş değillerdir. [²]
[2] Bu âyet-i kerîmeden i'tibâren yigirminci âyete kadar onüç âyet münâfıklar hakkında olub hallerini ve nifâklarını Cenâb-ı Hak yüzlerine urmuşdur.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Kimi insanlar da ‘Allah’a ve ahiret gününe inanırız.” derler ama inanıp güvenmezler.
Şaban Piriş
swap_vert close
İnsanlardan bir kısmı da inanmadığı halde:-Allah'a ve ahiret gününe inandık, diyen kimselerdir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Bir de insanlardan, inanmadıkları halde, “Allah'a ve âhiret gününe iman ettik” diyenler vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İnsanlar içinden bazıları vardır, "Allah'a ve âhiret gününe inandık!" derler ama onlar inanmış değillerdir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ādemįlerden oldur kim eydür “inanduķ Tañrı’ya daħı śoñraġı güne.” daħı degüldür anlar inanmışlar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Nāsdan ba‘żıları, biz Allāha ḳıyāmet günine inandıḳ, dirler. Ḥālbuki onlar īmānidicilerden degildir.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
İnsanlar içərisində elələri də vardır ki, iman gətirmədikləri halda: “Biz Allaha və qiyamət gününə iman gətirdik“, -deyirlər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And of mankind are some who say: We believe in Allah and the Last Day, when they believe not.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Of the people there are some who say(33): "We believe in Allah and the Last Day;" but they do not (really) believe.
33 We now come to a third class of people, the hypocrites. They are untrue to themselves, and therefore their hearts are diseased ( 2:10 ). The disease tends to spread, like all evil. They are curable but if they harden their hearts, they soon pass into the category of those who deliberately reject light.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَمِنَ النَّاسِ
ve insanlardan vardır
مَنْ
o kim- seler ki
يَقُولُ
der
اٰمَنَّا
iman ettik
بِاللّٰهِ
Allah'a
وَبِالْيَوْمِ
ve gününe
الْاٰخِرِ
âhiret
وَمَا
değil iken
هُمْ
kendileri
بِمُؤْمِن۪ينَۢ
iman edenler
İnsanlardan öyleleri de vardır ki iman etmedikleri hâlde, "biz Allah'a ve âhiret gününe iman ettik" derler.
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
نَاس
İsim
ن و س
İnsanlar
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
اٰخِر
İsim
ا خ ر
Âhiret, son, ard (ardından gelenler vb.)
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan