close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 9. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Yuḣâdi’ûna(A)llâhe velleżîne âmenû vemâ yaḣde’ûne illâ enfusehum vemâ yeş’urûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Allah'ı ve inanları kandırırlar sanki Halbuki haberleri yok, ancak kendilerini kandırırlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Onlar (münafıklar, sözde) Allah’ı ve iman edenleri aldattıklarını (zannetmektedirler); oysa onlar, sadece kendilerini aldatmaktadırlar ve (ama bunun) şuurunda değillerdir. (Çünkü Allah’ı ve mü’minleri aldatmaya çalışanlar, ancak kendilerini kandıran kimselerdir.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Aslında onlar, böylece Allah'ı ve iman etmiş olanları aldatmak isterler. Halbuki onlar kendilerinden başka kimseyi aldatamazlar, bunun da farkına varamazlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah'ı ve iman edenleri aldatmaya çalışıyorlar. Halbuki yalnızca kendilerini ve birbirlerini aldatıyorlar. Bunun farkında değiller.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 58/18.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Bunlar Allah'ı ve iman etmiş olanları aldatmaya çalışıyorlar. Oysa gerçekte yalnız kendilerini aldatıyorlar ama bunun bilincinde değillerdir.
Ali Bulaç
swap_vert close
(Sözde) Allah'ı ve iman edenleri aldatırlar. Oysa onlar, yalnızca kendilerini aldatıyorlarlar da şuurunda değildirler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Kanaatlarınca, kalblerinde olan küfrü örtmekle) Cenâb'ı Allah'ı ve müminleri (sahabeyi) aldatırlar. Bilmezler ki, ancak kendi nefislerini aldatırlar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Allah’ı ve inananları aldatmaya çalışıyorlar. Gerçekte ise ancak kendilerini aldatıyorlar. Fakat bunun bilincinde değiller.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah'ı ve iman edenleri aldatmaya çalışıyorlar. Halbuki onlar kendilerini aldatıyorlar da bunun farkında değillerdir.
Besim Atalay
swap_vert close
Bunlar Allahı da, inanmış bulunan kimseleri de aldatmak isterler, onlar ancak, bilmeden kendilerin aldatırlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlar, (böylece) Allah'ı ve iman edenleri kandırmaya çalışırlar. Hâlbuki onlar yalnızca kendilerini kandırırlar ve bunun (aldandıklarının) farkında bile olmazlar.
Cemil Said
swap_vert close
Allâh’ı ve îmân idenleri aldatmak isterler, lâkin yalnız kendi kendilerini aldatırlar ve bunı da anlamazlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Bunlar Allah'ı ve inananları aldatmaya çalışırlar, oysa sadece kendilerini aldatırlar da farkında değildirler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Bunlar Allah’ı ve mü’minleri aldatmaya çalışırlar. Oysa sadece kendilerini aldatırlar da farkında değillerdir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Akıllarınca Allah’ı ve iman edenleri aldatmaya kalkışıyorlar; hâlbuki onlar farkında olmadan yalnızca kendilerini aldatmış oluyorlar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onlar (kendi akıllarınca) güya Allah'ı ve müminleri aldatırlar. Halbuki onlar ancak kendilerini aldatırlar ve bunun farkında değillerdir.
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH'ı ve müminleri aldatmak isterler. Halbuki kendi kendilerini aldatıyorlar. Farkında bile değiller.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Allah'ı ve müminleri aldatmaya çalışırlar. Halbuki sırf kendilerini aldatırlar da farkına varmazlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Allahı ve mü'minleri aldatmağa çalışırlar, halbuki sırf kendilerini aldatırlar da farkına varamazlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Munâfıklar, kendi akıllarınca) Allah’ı ve mü’minleri aldattıklarını zannetmektedirler. Hâlbuki (onlar,) sadece kendilerini aldatmaktadırlar (ama içinde bulundukları nifak hâlinden dolayı, yapmış oldukları şuursuzluğun) farkında (bile) değillerdir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlar, Allah'ı ve inananları aldatmaya çalışıyorlar. Oysa sadece kendilerini aldatıyorlar da bunun bilincinde değiller.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Allâhı da, îmân edenleri de (gûyâ) aldatırlar. Halbuki onlar kendilerinden başkasını aldatmazlar da yine farkına varmazlar.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Allah'ı ve îmân edenleri aldatmaya çalışırlar. Hâlbuki sâdece kendilerini aldatırlar da farkına varmazlar.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onlar (kendi akıllarınca sanıyorlar ki) Allah’ı ve o iman etmiş olanları aldatırlar. Hâlbuki onlar bunun farkına varmadan ancak kendilerini aldatırlar.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
(Güya) Allah’ı ve iman edenleri aldatıyorlar. Bilmiyorlar ki, ancak kendilerini aldatıyorlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlar Allah’ı da, Allah’a inananları da sanki aldatırlar. Oysa ki onlar yalnız kendilerini aldatmış olurlar. Ancak, onlar bunu bilmezler.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar Allah/ı da, iman edenleri de gûya aldatıyorlar, halbuki ancak kendilerini aldatırlar da farkında olmazlar.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Böylece Allah’ı ve inananları kandırmaya çalışırlar. Hâlbuki yalnızca kendilerini kandırmaktadırlar ama farkında değildirler.
Kadri Çelik
swap_vert close
Bunlar Allah'ı ve iman edenleri aldatmaya çalışırlar, oysa sadece kendilerini aldatırlar da farkında değillerdir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Böylece,Allah’ı ve inananları güya kandırmaya çalışırlar. Oysa yalnızca kendilerini kandırırlar, fakat farkında değiller.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Allah’ı ve inanmış kimseleri aldatmaya kalkışıyorlar. Sadece kendilerini aldatıyorlar da bilincinde olmuyorlar.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Akılları sıra, Allah’ı ve müminleri kandıracaklar. Aslında, kendilerini kandırıyorlar ama, farkında değiller:
Mehmet Çoban
swap_vert close
Bunlar Allah’ı ve Müminleri aldatmaya çalışır. Oysa sadece kendilerini aldatırlar ama farkında değillerdir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlar Allah’ı ve müminleri (güya) aldatırlar. [*] (Oysa) onlar kendilerinden başkasını aldatamazlar ve (bunun) farkına da varmazlar.
Bu ayet Nisâ 4:142 ile birlikte okunmalıdır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Akıllarınca) onlar, (böyle yaparak) Allah’ı ve îman edenleri aldatmaya çalışırlar. Oysa onlar, farkına varmadan sadece kendilerini aldatmaktadırlar.
Muhammed Esed
swap_vert close
(Aslında) onlar, (böylece) Allah’ı ve imana ermiş olanları kandırmak isterler. Halbuki kendilerinden başka kimseyi kandıramazlar; ve bunu da fark etmezler.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bununla Allah’ı ve inananları aldatmaya uğraşırlar, ama kendilerinden başkasını aldatamazlar da farkında olmazlar. 4/138...143, 5/105, 63/2
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Allah’ı ve iman etmiş kimseleri aldatmak isterler; hâlbuki onlar yalnızca kendilerini aldatıyorlar; ama bunun (Allah tarafından ifşa edileceğinin) farkında bile değiller.[²⁵]
[25] “Aldatmak isterler/aldatırlar” dedikten sonra “farkında değiller” demek, “farkında olmadan aldatırlar” demektir ki, âyette söylenen asla bu değildir. Şu hâlde onların farkında olmadıkları masumane söyledikleri yalanlar değil, bu yalanların Allah tarafından açığa çıkarılıp yüzlerine çarpılacağı gerçeğidir. Parantez içi açıklamamızın gerekçesi budur. İbareden, “kendilerini aldattıklarının farkında değiller” vurgusu da çıkarılabilir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Akıllarınca) Allah'ı ve müminleri aldatmaya çalışırlar; oysa onlar ancak kendilerini aldatırlar da, bunun farkına varamazlar.
Osman Fırat
swap_vert close
Allâh’ı ve mü’minleri aldatmağa çalışırlar, hâlbuki yalnız kendilerini aldatırlar da farkında olmazlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Onlar Allah'ı ve imân etmiş zâtları aldatmak isterler. Halbuki onlar kendi nefislerinden başkasını aldatamazlar da bunun farkında olamazlar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Akılları sıra Allah'ı ve iman edenleri aldatmayı kurarlar. Kendilerinden başkasını aldatamazlar da farkında değiller. [58, 18]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Allah'ı ve mü'minleri aldatmağa çalışırlar, halbuki yalnız kendilerini aldatırlar da farkında olmazlar.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlar (îmân itdik dimeleriyle) güyâ Allâh'ı ve îmân idenleri aldadırlar. Halbuki onlar ancak kendi nefislerini aldatmakdadırlar ve lâkin bunı idrâk idüb anlamazlar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah’a ve müminlere karşı oyun kurarlar,[*] fakat farkında olmadan oyunu kendilerine karşı kurarlar.
[*] Âyette geçen hıda' (الخداع); planlı bir şekilde yanıltma ve aldatma demektir (Müfredat).  
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah'ı ve inananları aldatmaya uğraşırlar, ama kendilerinden başkasını aldatamazlar da farkında olmazlar.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Güya Allah'ı ve inananları aldatmaktadırlar. Oysa kendilerini aldatırlar da farkına bile varmazlar.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah'ı ve inanmış olanları aldatma yoluna giderler. Gerçekte ise onlar öz benliklerinden başkasını aldatmıyorlar. Ne var ki, bunun farkında olamıyorlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
aldarlar Tañrı’yı, daħı anlar kim inandılar. dahı aldamazlar ilā gendüzilerine daħı bilmezler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ḳalblerinde olan küfri setr ile gūyā Bārī Ta‘ālāyı aldadırlar. Bilmezler ki ancaḳkendi nefslerini aldadup vebāli kendilerine aiddir. Ḫilāf söyledükleri sebebi‐y‐le on‐lar içün ‘aẕāb‐ı elīm vardır.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar elə güman edirlər ki, (qəlblərində olan küfrü gizlətməklə) Allahı və mö’minləri aldadırlar. Bilmirlər ki, əslində ancaq özlərini aldadırlar.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
They think to beguile Allah and those who believe, and they beguile none save themselves; but they perceive not.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Fain would they deceive Allah and those who believe, but they only deceive themselves, and realise (it) not!
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
يُخَادِعُونَ
aldatmaya çalışırlar
اللّٰهَ
Allah'ı
وَالَّذ۪ينَ
ve o kim- seleri ki
اٰمَنُواۚ
iman ettiler
وَمَا يَخْدَعُونَ
hâlbuki aldatamazlar
اِلَّٓا
ancak
اَنْفُسَهُمْ
kendilerini
وَمَا يَشْعُرُونَۜ
ve farkında değildirler
Onlar (kendi akıllarınca) Allah'ı ve iman edenleri aldatmaya çalışırlar. Hâlbuki onlar ancak kendilerini aldatırlar da (bunun) farkında değildirler.
خَادَعَ
Fiil-III
خ د ع
Aldatmaya çalıştı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
خَدَعَ
Fiil-I
خ د ع
Aldattı
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
شَعَرَ
Fiil-I
ش ع ر
Farkında oldu, anladı, umdu, düşündü, şuurunda oldu