Onların içerisinde bir de; Kitab’ı¹ anlamayan ve bütün bildikleri birtakım asılsız kuruntulardan² ibaret olan ümmiler³ vardır. Onlar da sadece kanaatlerine göre, hüküm veriler.
1 Bu kitap, Mûsa (a.s)’a inen Tevrât’tır. (Celâleyn) 2 Ümniye: Çoğulu "Emânî"dir. “İnsanın kendi içinde ve hayalinde tasarlayıp varlığını kabul ettiği ve olmasını temenni edip durduğu veyahut diline dolayıp durduğu şeyler” anlamına gelir ki, Fransızcası “ideal”dir. Emaniy; “insanın kendi gönlünden geçirdiği, saplanıp kaldığı ve durmadan arkasından koştuğu bir düşünce, bir hayal, bir kuruntu, hiçbir delile dayanmayan kuru ve şahsi temenniler” demektir. Bunu esas alan felsefî görüşe "idealizm" denir. İşte Yahudilerin avam takımı da ilimden, kitaptan nasibi olmayıp sadece kuruntu arkasında koşar, zan içinde yaşar ve kuru bir zan ve taklitten başka bir şey bilmezler. Hak ile batılı ayırt edip seçemezler.3 Ümmî: kelimesi, anadan doğduğu hal üzere bulunan yani, okuması yazması, tahsili olmayan demektir. Konuyla ilgili olarak Bk. (Âlu İmrân: 20, A’raf: 157-158, Cuma: 2)