close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 60. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-iżi-steskâ mûsâ likavmihi fekulna-drib bi’asâke-lhacer(a)(s) fenfecerat minhu iśnetâ ‘aşrate ‘aynâ(en)(s) kad ‘alime kullu unâsin meşrabehum(s) kulû veşrabû min rizki(A)llâhi velâ ta’śev fi-l-ardi mufsidîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Gene bir zaman oldu ki Musa, kavmi için su diledi de ona, sopanla vur taşa demiştik. Vurunca taştan on iki pınar fışkırmıştı. Halkın her bölüğü, su içeceği kaynağı bilmiş, anlamıştı. Allah'ın rızkından yiyin, için de haddinizi aşıp yeryüzünü fesada vermeyin.
Ahd-i Atıyk, Huruc, 17, 5-6.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Yine) Hatırlayın; Musa kavmi için (içecek) su aramıştı, o zaman Biz ona: "Asanı taşa vur!" demiştik de ondan on iki pınar fışkırmıştı; böylece (on iki aşiretten) her insan topluluğu içeceği yeri bilmiş (ve rahatlamıştı. Onlara) Allah’ın verdiği rızıktan yiyin, için ve yeryüzünde bozgunculuk (fesat) yaparak karışıklık çıkarmayın (demiştik).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve yine bir keresinde Musa, Tîh çölünde kavminin su ihtiyacı için bizden su istemişti de, biz de kendisine “Asan ile taşa vur” demiştik. Bunun üzerine o taşdan oniki kaynak fışkırmıştı ki, böylece halkın her bölüğü su alacağı pınarı bilmişti. Onlara, Allah'ın rızkından yiyin, için ama yeryüzünde bozgunculuk yaparak, karışıklık çıkarmayın demiştik.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Mûsâ'nın, çölde susuz kalan kavmi için Rabbinden su istediği zaman, hemen: “Asanla taşa vur" dedik. Vurunca, o taştan on iki pınar kaynamıştı. Her grup kendi su içeceği, alacağı yeri biliyordu. “Allah'ın verdiği rızıktan yeyin, için; yeryüzünde, ülkede kurulu nizamı bozmaya soyunarak, bozgunculara katılarak bozgunculuğu, kargaşayı, nankörlüğü, küfrü devam ettirmeyin.” dedik.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 7/160; 20/20; 26/45.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Hani Musa kavmi için su aramıştı da, "bastonunla taşa vur" demiştik. Bunun üzerine ondan on iki pınar fışkırdı. Her topluluk hangi pınardan içeceğini bildi. "Allah'ın verdiği rızıklardan yiyin, için ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya uğraşmayın."
Ali Bulaç
swap_vert close
(Yine) Hatırlayın; Musa kavmi için su aramıştı, o zaman biz ona: 'Asanı taşa vur' demiştik de ondan oniki pınar fışkırmıştı, böylece her bir topluluk içeceği yeri bilmişti. Allah'ın verdiği rızıktan yiyin, için ve yeryüzünde bozgunculuk (fesad) yaparak karışıklık çıkarmayın.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ve bir vakıt Mûsâ (susuz kalan) kavmi için su dilemişti, biz de: “- asân (değneğin) ile taşa vur.” demiştik. Onun üzerine, o taştan on iki göze kaynadı çıktı; her soy, su alacağı kaynağını bildi. Allah'ın size olan rızkından yeyin, için! fakat kötülük ederek yeryüzünü fesada vermeyin.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve bir vakit Musa kendi kavmi için (Bizden) su istedi. Biz: “Asanla taşa vur” dedik. (Taşa vurunca) ondan on iki çeşme fışkırdı. Her bir toplum kendi kaynaklarını öğrendi. “Allah’ın rızkından yiyin, için. Fakat yeryüzünde bozgunculuk yaparak saldırmayın.” dedik.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Mûsâ, kavmi için su istemişti de biz ona, “Değneğinle taşa vur” demiştik. Taştan hemen on iki kaynak fışkırdı. Her grup, içeceği kaynağı bildi. Onlara: “Allah'ın nimetlerinden yiyiniz, içiniz, sakın yeryüzünde bozgunculuk etmeyiniz” dedik.
Besim Atalay
swap_vert close
Ne zaman ki, Musa ulusuna su bulmak isteyince, ona dedik ki: «Âsanı vur bu taşa!», hemen taştan on iki pınar fışkırıp aktı, herkes içeceği yeri tanıdı, «Yeyin, için azığından Allahın, yeryüzünde azmayın, taşkınlık eylemeyin»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Yine) Hatırlayın; Musa kavmi için su aramıştı. O zaman biz ona: “Asanı (bastonunu) kayaya vur.” demiştik (o da vurmuştu ve) ondan on iki pınar fışkırmıştı, böylece her soy (kabile), su alacağı kaynağı bilmişti. Ve (onlara): “Allah'ın verdiği rızıktan yiyin, için ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.” (demiştik).
Kavmi için Allah’tan su isteyen Hz. Musa’ya, asasını belirli bir kayaya vurması emredildi. Asasını kayaya vurunca, oradan on iki farklı pınar fışkırdı. Hz. Yakup’un on iki oğlu vardır ve onların soyundan gelenlerin tümüne İsrailoğulları denmektedir. Kur’an’da “İsrail” ismi de Yakup yerine kullanılmıştır. Yakup Peygamber, Hz. İbrahim’in torunudur.  Hz. Yakup’a nispetle, İsrailoğulları diye anılan Yahudiler de Hz. Yakup’un on iki oğlu olduğundan, on iki kola ayrıldılar. Böylece her kabileye birer pınar tahsis edildi. Allah, Yahudileri dışlanmışlık ve horlanmışlıktan kurtararak kutsal toprakların mirasçısı yapmak için Hz. Musa’nın kontrolünde Mısır’dan çıkarmıştı. İsrailoğullarının da Allah’ın verdiği bu nimetlere karşı emrolundukları gibi yaşamaları gerekiyordu. Fakat onlar, Allah’ın istediği şekilde yaşamak yerine kargaşa, fitne ve bozgunculuğu tercih ettiler. Bu ayette Allah; İsrailoğulları’na çeşitli nimetler bağışladığını, buna karşılık onların bu nimetlerle azmamaları ve yeryüzünde kargaşa ve bozgunculuk çıkarmamaları gerektiğini hatırlatıyor.  
Cemil Said
swap_vert close
Mûsâ Allâh’dan ahâlisi içün (Sahra-yı Tîh’de) su istedi, kayaya değneğin ile ur didik, birden bire oniki su menba’ı zuhûr iyledi ve her kâfile su bulacağı menba’ı derhâl gördü. Biz Benî İsrail’e didik ki: "Allâh’ın lütuflarından istifâde idiniz, yiyüb içiniz ve yeryüzünde fesâd îkâ’ıyla günahkar olmayınız."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Musa, milleti için su aramıştı; "Asanla taşa vur" dedik; ondan on iki pınar fışkırdı, herkes içeceği yeri bildi. Allah'ın rızkından yiyin, için, yalnız yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Hani, Mûsâ kavmi için su dilemişti. Biz de, “Asanı kayaya vur” demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı bilmişti. “Allah’ın rızkından yiyin, için. Yalnız, yeryüzünde bozgunculuk yaparak fesat çıkarmayın” demiştik.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bir zamanlar Mûsâ kavmi için su istemiş, biz de ona, “Asânı taşa vur!” demiştik. Bunun üzerine taştan on iki göze fışkırdı. Her topluluk kendi içeceği yeri bildi. “Allah’ın rızkından yiyin için; yeryüzünde fitne fesat çıkarmayın” (dedik).
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Musa (çölde) kavmi için su istemişti de biz ona: Değneğinle taşa vur! demiştik. Derhal (taştan) oniki kaynak fışkırdı. Her bölük, içeceği kaynağı bildi. (Onlara:) Allah'ın rızkından yeyin, için, sakın yeryüzünde bozgunculuk etmeyin, dedik.
Edip Yüksel
swap_vert close
Musa, bir zamanlar halkı için su aramıştı. "Değneğinle taşa vur," demiştik. Bunun üzerine taştan on iki pınar fışkırmıştı. Her kabile, içmesi için ayrılan pınarı bilmişti: "ALLAH'ın rızkından yiyin için, yeryüzünde bozgunculuk yaparak dolaşmayın."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Hani bir zamanlar Musa, kavmi için su istemişti, biz de "asanla taşa vur!" demiştik, bunun üzerine o taştan on iki pınar fışkırmıştı. Her kısım insan kendi su alacağı yeri bildi. Allah'ın rızkından yiyin ve için de bozgunculuk ve saldırganlık yaparak yeryüzünü fesada vermeyin.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve bir vakit Musa, kavmi için su dilemişti, biz de asan ile taşa vur demiştik, onun üzerine ondan on iki pınar fışkırdı, her kısım insanlar kendi su alacağı menbaı bildi, Allahın rızkından yeyin, için de müfsitlik ederek yer yüzünü fesada vermeyin
Emrah Demiryent
swap_vert close
Hani, vaktiyle Mûsâ (çölde susuz kalan) kavmi için su istemişti. Biz de, “(Ey Mûsâ!) Asânı taşa vur!” buyurmuştuk. (Asâsını taşa vurunca) oradan on iki pınar fışkırmıştı. Böylece her bir kabile kendi su alacağı pınarı bilmişti. (Ve ayrıca şöyle buyurmuştuk: Ey İsrâiloğulları!) “Allah’ın verdiği rızıktan yiyin için ve sakın yeryüzünde bozgunculuk yaparak fesat çıkarmayın! buyurmuştuk.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Hani! Musa, kavmi için su istemişti. Biz de demiştik ki: “Asanla kayaya vur.” Bunun üzerine kayadan on iki göz su fışkırmıştı. Her grup hangi kaynaktan içeceğini bilmişti. Allah'ın verdiği rızıktan yiyin, için fakat asilik yaparak yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayın.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Bir de hani Musa, («Tîh» de susayan) kavmi için su arayınca: «Asaanı taşa vur demişdik de ondan (on iki sıbt adedince) on iki pınar kaynamış ve her sınıf, su alacağı yeri öğrenmişdi. (Demişdik ki) «Allah'ın rızkından yeyin, için. (Fakat) yer yüzünde fesadcılar olarak taşkınlık yapmayın».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve bir zaman Mûsâ (Tih çölünde) kavmi için su istemişti de (ona): “Asânla taşa vur!” dedik. Bunun üzerine (taşa vurunca) ondan on iki pınar fışkırdı.(1) Doğrusu her kabîle (su)içeceği yeri bildi. (Onlara şöyle dedik:) “Allah'ın (size lûtfettiği) rızkından yiyin, için; fakat fesad çıkarıcılar olarak yeryüzünde bozgun culuk yapmayın!”
(1)“Cenâb-ı Hakk, şu âyetin lisân-ı remziyle (işâretiyle) ma‘nen diyor ki: ‘Ey insan! Mâdem bana i‘timâd eden bir abdimin (kulumun) eline öyle bir asâ veriyorum ki, her istediği yerde âb-ı hayâtı (suyu) onunla çeker. Sen de benim kavânîn-i rahmetime istinâd etsen (rahmetimin kānunlarına dayansan), şöyle ona benzer veyâhut ona yakın bir âleti elde edebilirsin. Haydi et!’ İşte beşer terakkıyâtının (insanlığın ilerlemelerinin)mühimlerinden birisi, bir âletin îcâdıdır ki, ekser yerlerde vurulduğu vakit suyu fışkırtıyor. Şu âyet ondan daha ileri, nihâyât ve gāyât-ı hudûdunu (en son ve en yüksek sınırlarını) çizmiştir.” (Zülfikār, 25. Söz, 80)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve bir zaman Musa kavmine (Tih çölünde) su içirmek istemişti. Biz de ona (suyun çıkması için) değneğini (altında su bulunan) şu kayaya vur demiştik. Sonra ondan iki ayrı gözeden (kaynak) su fışkırmış, her insan kümesi (Musa’nın izdiham olmasın diye belirlemesiyle) hangi gözeden su alacağını muhakkak öğrenmişti. (Onlara) ‘’Allah’ın verdiği rızıklardan yiyin, için, yeryüzünde taşkınlık yaparak bozgunculuk çıkarmayın.’’(dendi) *
(*)“Asanın taşa vurulması” ifadesi, esasında herhangi bir iş için fedakârlıkta bulunmayı sembolize eder. Demek ki su içmek veya suya kavuşmak için her zaman yağmur duası yeterli olmaz. Taşları kırıp pınarlar, kaynaklar bulup çıkarmak gerekir. Asıl su içilecek yerler bu tür kaynaklar ve pınarlardır. Yüce Allah kuru kaya parçalarından bile su kaynaklarının çıkmasını sağlar; yeter ki insanlar üzerlerine düşen görevi yapsınlar. Yöneticiler iyi ve çalışkan insanlar olsunlar ve başlarında Hz. Musa gibi bir başkan olsun. Böyle olursa insanlar çalışırlar ve tabir caizse ekmeğini taştan bile çıkartırlar. (M. Okuyan Meal Açıklaması) Ayrıca metni aşağıya alınan (تيسير التفسير - القطان) adlı tefsirde ise şöyle deniliyor. Müfessirler, burada Hz. Musa’ya âsasıyla sadece taşa (kayaya) vurma emri değil, aynı zamanda suyun çıkması için toprağı kazıp çukur açmakla ilgili ilahi emre dair bir işaret de verdır. Böylece söz konusu çukurdan 12 gözede su fışkırmaya başlamıştır. ((الله اعلم Tevrat’ta da bunun Tur Sina mevkiinde olan Horeb’de bir kaya olduğu belirtilmektedir. Ayrıca suyun kayalardan fışkırmasıı olayı doğaldır ancak buradaki olay açıkça mucizevidir. Bkz: (الأمثل في تفسير كتاب الله المنزل) Yine bazı araştırmacılar bunun olağanüstü bir mucize değil, doğanın ve maddenin kanunlarına uygun bir olay olduğunu, Musa kuyu açma aletine sahip olduğunu söylüyorlar. Burada Cenâb-ı Hak buyuruyor ki: "Asanla taşa/kayaya/ vur" {Bakara: 60}, yani aletinle toprağı kaz. Sopa, kazma, taş ise toprağa bir mecazdır. Yaptığı şey kuyu kazma işleminden başka bir şey değildir demektedirler. (الله اعلم) ‘’Ama en doğrusunu yüce Allah bilir’’ Yine Kayadan su çıkarma olayı, aynı zamanda Ahd-i Atıyk’te de vardır (A’dâd, 20, 2-11). Ayrıca Tevrat’ın Çıkış Bölümü’nde yer alan ve Musa’nın su mucizesi ile ilgili bir fikir veren iki bap yer almaktadır. Bu su mucizelerini anlatan iki babın konuları birbirinden farklıdır. 15 ve 17. baplar içerisinde Musa’nın kayayı delerek su çıkarması olayı 17. bap içerisinde yer almaktadır. 17. baptaki kayayı delme hadisesi, Sayılar 20. bapta da yer almaktadır… Yine Bakara 60 ve A’râf 160. ayetlerde, Musa ve 12 kabile üyesi, Dura Europos’ta yer alan “Musa’nın Kayayı Delerek Su Çıkarması” kompozisyonlarında görüldüğü gibi bire bir örtüşmektedir. Her iki sûrede de Musa’nın bizzat kayayı delerek 12 kabile için 12 pınar ortaya çıkardığı gayet nettir...Bkz: (HZ. MUSA’NIN KAYAYI DELEREK SU ÇIKARMASI) فقلنا له اضرب بعصاك حجراً من أحجار الأرض. ويرى المفسرون أن في ذلك اشارة الى حفر الأرض لا مجرد الضرب بالعصا. فضربه، فنبع الماء منفجرا في اثني عشر سرباً، على عدد أسباط بني اسرائيل، وتعين لكل سبط منهم مشربٌ خاص حتى لا يقع بينهم نزاع وخصام. وقال لهم الله تعالى على لسان نبيه: الآن كلوا من المنّ والسلوى واشربوا من هذا الماء العذب وأنتم في هذه الصحراء المجدبة، ولا تنشروا الفساد في الارض (تيسير التفسير- القطان) جاء في التوراة بأنه صخرة في حوريب، وهي بقعة بطور سيناء (جواهر لتفسير) قال بعض المفسرين: إن هذا الحجر كان في ثنايا الجبال المطلة على الصحراء - ظاهرة انفجار المياه من الصخور طبيعية، لكن الحادثة هنا مقرونة بالإعجاز كما هو واضح. (الأمثل في تفسير كتاب الله المنزل) قوله تعالى : وَإِذِ اسْتَسْقَى مُوسَى لِقَوْمِهِ فَقُلْنَا اضْرِب بِّعَصَاكَ الْحَجَرَ فَانفَجَرَتْ مِنْهُ اثْنَتَا عَشْرَةَ عَيْناً قَدْ عَلِمَ كُلُّ أُنَاسٍ مَّشْرَبَهُمْ {البقرة/60} قال بعض الباحثين أنه ليس في هذا معجزة خارقة للعادة ، وإنما هو أمر جار على قوانين الطبيعة والمادة، وأن موسى عليه السلام كان يملك آلة حفر الآبار، وأن قوله تعالى : اضْرِب بِّعَصَاكَ الحجر {البقرة/60} أي احفر بآلتك الأرض، فالعصا كناية عن آلة الحفر، والحجر كناية عن الأرض فما عمله موسى لم يكن سوى عملية حفر لبئر  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Musa kavmine su içirmek istemişti. Bizde ona değneğini şu taşa vur demiştik. Sonra taştan oniki ayrı gözeden (kaynak) su fışkırmış, her insan topluluğu hangi gözeden su alacağını öğrenmişti. “Allah’ın verdiği rızıklardan yiyin, için, yeryüzünde taşkınlık yaparak bozgunculuk çıkarmayın.” demiştik.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O gün Musa, ulusu için su arıyordu. Biz de ona: « Değneğini kayaya vur» demiştik. Derken o kayadan tam on iki göz kaynamıştı. Böylelikle her oymak içeceği suyun yerini bilmişti. « Allah’ın size verdiği azıktan yiyin için, yalnız ortalığı karıştırıp taşkınlık etmeyin.»
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Hani Musa kavmi için su istemiş, biz de ona «— asânı taşa vur» demiştik. O da vurdu, ondan on iki göz kaynamıştı, herkes [⁵] içeceği gözü bilmişti. Allah/ın rızkından yiyin, için de yeryüzünde fesat ederek haddinizi tecavüz etmeyin demiştik.
[5] Benî İsrail'den her biri.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Bir zamanlar Musa kavmi için su aramıştı. Biz de “Asanla kayaya vur” demiştik. Bunun üzerine oradan on iki pınar fışkırmıştı ki her bir halk [unâs] nereden içeceğini bilsin. Allah’ın rızkından yiyiniz, içiniz. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak sakın kargaşa çıkarmayın [lâ ta’sev].
Kadri Çelik
swap_vert close
Hani Musa, kavmi için su aramıştı da, “Asanla taşa vur” demiştik de böylece ondan on iki pınar fışkırmış, herkes içeceği kesinlikle yeri bilmişti. “Allah'ın rızkından yiyin, için, yalnız yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın (demiştik).”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hani Mûsâ çöldeyken, halkı için Allah’a yalvarıp su istemişti de, ona:“Âsanla şu taşa vur!” demiştik. Mûsâ, âsasıyla o taşa vurur vurmaz, derhâl oradan on iki pınar fışkırmış ve on iki boydan her biri, diğerinin hakkına saldırmaksızın, kendi su içeceği yeri kolayca öğrenmişti. O zaman buyurmuştuk ki: “Allah’ın nîmetlerinden yiyin, için; sakın yeryüzünde bozgunculuk yaparak fitne ve kargaşa çıkarmayın!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Hani, Musa kavmine su vermek istedi. Asân ile Taş’a vur!” dedik. Ondan, on iki pınar fışkırdı. Her bir insan grubu kendi içme yerini bildi. Allah’ın rızkından yiyin, için! Bozgunculuk yapanlar olarak Yeryüzü’nde kargaşa çıkarmayın!”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Bir gün Musa, halkı için Allah'tan su talebinde bulunmuştu. Kendisine: " deyneğini taşa vur " dedik, on iki göz patladı. Biz de ardından artık suya kavuştuğunuza göre Allah’ın verdiklerinden yiyip içebilirsiniz, yeter ki, dünya dengelerini bozarak doğaya zarar vermeyin tavsiyesinde bulunduk.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hani! Mûsâ kavmi için su dilemişti. Biz de O’na “Sana verdiğimiz akılla, ilimle kayalıklarda araştırma yap, aradığını bulursun!” demiştik. Böylece Musa yaptığı araştırmalar sonucunda kayalar içinden on iki su kaynağı buldu. Hepsi bol su fışkırtan pınarlara dönüştü. Musa kavmini on iki kısma ayırarak pınarları taksim etti. Böylece herkes kendi pınarına sahip çıkarak, diğer pınarlara karışmayarak suyu idareli kullanmayı bildiler. Biz de onların arasında fesat çıkmaması, barış, huzur, esenlik içinde yaşamaları için; "Allah’ın rızkından yiyin için! Yeryüzünde fitne fesat çıkararak bozgunculuk yapmayın!" demiştik.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Hani Musa, kavmi için su isteyince (ona) “Asanla taşa vur!” [*] demiştik. Hemen ondan on iki pınar fışkırmıştı. Her kabile de elbette içeceği yeri bilmişti. (Onlara şöyle demiştik:) “Allah’ın (yarattığı) rızkından yiyin, için! Yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın!” [*]
“Asanın taşa vurulması” ifadesi, esasında herhangi bir iş için fedakârlıkta bulunmayı sembolize eder. Demek ki su içmek veya suya kavuşmak için her zaman yağmur duası yeterli olmaz. Taşları kırıp pınarlar, kaynaklar bulup çıkarmak gerekir. Asıl su içilecek yerler bu tür kaynaklar ve pınarlardır. Yüce Allah kuru kaya parçalarından bile su kaynaklarının çıkmasını sağlar; yeter ki insanlar üzerlerine düşen görevi yapsınlar. Yöneticiler iyi ve çalışkan insanlar olsunlar ve başlarında Hz. Musa gibi bir başkan olsun. Böyle olursa insanlar çalışırlar ve tabir caizse ekmeğini taştan bile çıkartırlar Bu ayetler (Bakara 2:58-60) A‘râf 7:160-162. ayetleriyle birlikte okunmalıdır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Mûsa, kavmi için su bulmak isteyince,¹ Biz de ona: “Âsâ’nı taşa vur!” dedik. Derhâl o (taştan) on iki pınar fışkırmaya başladı. Her kabîlenin hangi pınardan su içeceği de belirlenmişti. Biz onlara: “Allah’ın size verdiği rızıktan yiyin, için ve yeryüzünde bozguncular olarak sakın fesat çıkartmayın.” (dedik.)²
1 Yani Mûsa susuz kalan kavminin su içmeleri için bir su veya yağmur istemiş, su araştırmış veya yağmur duâsına çıkmış idi. (Elmalılı)2 Konu ile ilgili olarak Bk. (A’raf: 160)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve yine bir keresinde Musa, kavminin su ihtiyacı için (Bize) yalvarmıştı ve Biz de kendisine: “Asânla kayaya vur” demiştik. Bunun üzerine oradan oniki kaynak (birden) fışkırmıştı ki halkın tümü nereden (hangi kaynaktan) içeceğini bilsin. ⁴⁵ [Ve Musa demişti:] “Allah tarafından verilen rızıktan yiyip için, ama yeryüzünün yozlaşmasına ve çürümesine yol açarak bozgunculuk yapmayın.”
45 Yani, kabilevî gruplara göre.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Musa halkı için su aradığında “Asan ile şu taşa vur.” dedik. Ondan on iki pınar fışkırdı ve her grup su içeceği pınarı öğrenmişti. Allah’ın rızkından yiyin, için; fakat yeryüzünde bozguncular olarak, taşkınlık yapmayın! 5/12, 7/160
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Musa kavmi için su istediği zaman da dedik ki: “Değneğini kayaya vur!” Bunun ardından ondan on iki kaynak fışkırmıştı. Bu sayede herkes içeceği yeri bilmişti.[¹¹⁵] Haydi, Allah’ın rızkından yiyin, için; fakat kötülüğü yaygınlaştırarak yeryüzünde ahlaki çürümeye meydan vermeyin.[¹¹⁶]
[115] İstiskânın sekadan farkına dair bir not için bkz: 77:27. (Krş: Eski Ahid, Çıkış 17:6-7). [116] A-s-y ve a-y-s kök fiilleri Türkçe’deki “çömlek-çölmek”, “kirpi-kipri” gibi sessizlerin yer değişimine maruz kalmıştır. Birincisi fizikî olarak fark edilmeyen bozgunculuk, ikincisi fizikî olarak fark edilen bozgunculuk vurgusunu taşır. Âyetteki kullanım birincisidir ve biz bunu “kötülüğü yaygınlaştırma” ile karşıladık.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Atalarınız Rablerinin diğer bir nimetine de nankörlük ettiler ki) Musa (çölde) kavmi için su istedi!., (susuz kalan kavminin suvarılması için su aramaya ve yağmur duasına çıktı) Biz de; "Asanla taşa vur!'’ dedik, (o taşa vurur vurmaz) Oniki kaynak fışkırdı da, (oniki soydan) herbiri su alacağı kaynağı bildi!., (onlara) "Allah'ın rızkından yeyin için ancak sakın yeryüzünde bozgunculuk yapmayın!" dedik (böylece onları uyardık; bu uyarımız da hiçbir yarar sağlamadı.)
Osman Fırat
swap_vert close
Bir zaman da Mûsâ, kavmi için su istemişti; "Asanla taşa vur, " demiştik. Bunun üzerine taştan on iki göze fışkırmıştı. Her bölük, kendi içecekleri ğözeyi bilmişti: ’Allâh’ın rızkından yeyin, için ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak (başkalarına) saldırmayın. " (demiştik. )
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve hani bir vakitte Mûsa, kavmi için istiskâda bulunmuştu. Biz de, «Asan ile taşa vur,» demiştik (O da vurunca) taştan oniki çeşme fışkırdı. Her zümre kendisinin su alacağı çeşmeyi bildi. (Biz de onlara dedik ki). «Allah Teâlâ'nın rızkından yiyiniz ve içiniz ve yeryüzünde müfsitlerden olarak haddi tecavüz etmeyiniz.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bir zaman da Mûsa, kavmi için su arayıp Allah'a yalvarmıştı. Biz de: “Asanı taşa vur! ” demiştik. Bunun üzerine o taştan on iki pınar fışkırmış, her bölük kendine mahsus pınarı bilmişti. “Allah'ın rızkından yiyin için, fakat sakın yeryüzünde fesat çıkararak taşkınlık yapmayın! ” demiştik. [7, 160; 20, 20; 26, 45] {KM, Çıkış 17, 6; 15, 27}
Süleyman Ateş
swap_vert close
Bir zaman da Musa, kavmi için su istemişti; "Asanla taşa vur," demiştik. Bunun üzerine taştan on iki göze fışkırmıştı. Her bölük, kendi içecekleri pınarı bilmişti: "Allah'ın rızkından yeyin, için ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak (başkalarına) saldırmayın." (demiştik.)
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Mûsâ, kavmi içün (Tîh'de) su istedikde 'asân ile ur didik. ('Asâyı taşa urunca) ondan oniki punar akdı ve herkes su içeceği menba'ı bildi. Allâh'ın rızkından yiyüb içiniz ve yeryüzinde fesâd idicilerden olarak haddinizi aşmayınız didik.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bir gün Musa, halkı için su istedi. ”Değneğini şu taşa vur!” dedik, oradan on iki pınar kaynadı. Her bölük, su içeceği yeri öğrendi. (Onlara:) “Allah’ın verdiği rızıktan yiyin, için ama ortalığı birbirine katıp tabii düzeni bozmayın.” (dendi.)
Şaban Piriş
swap_vert close
Musa halkı için su aradığında :-Değneğinle taşa vur, dedik. Ondan on iki pınar fışkırdı ve her grup su içeceği pınarı öğrenmişti. Allah'ın rızkından yiyin, için; fakat yeryüzünde bozguncular olarak, taşkınlık yapmayın!
Ümit Şimşek
swap_vert close
Musa'nın, kavmi için su aradığı zamanı da hatırlayın ki, Biz “Asânı taşa vur” demiştik de taştan on iki pınar kaynamıştı. Böylece, her kabile kendi su içeceği yeri öğrendi. “Allah'ın rızkından yiyin, için; fakat fesatçılık edip de yeryüzünü bozguna vermeyin” dedik.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Bir zamanlar Mûsa, toplumu için su istemişti de biz, "Değneğinle şu taşa vur!" demiştik. Taştan hemen oniki göze fışkırmıştı. Her bölük insan kendilerine özgü su kaynağını bilmişti. "Allah'ın rızkından yiyin, için; yeryüzünde bozgunculuk yaparak şuna buna saldırmayın." demiştik.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ol vaķt kim śu diledi mūsā, ķavmı içün; pes eyittük: “ur aśāñ-ıla ŧaşı” pes oķudı andan on iki çeşme bayıķ bildi her ādem içecek yırini. “yiñ daħı içün Tañrı rūzįsinden. daħı ķatı fesād eylemeñ yirde fesād eyleyicilerken.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ol vaḳt kim ṣu istedi Mūsā ḳavmi‐çün. Pes eyitdük: Ur ‘aṣāñ‐ıla ṭaşı.Pes aḳdı ol ṭaşdan on iki bıñar. Taḥḳīḳ bildi her kişiler ṣu içecek yirleri‐ni. Yiñüz ve içüñüz Tañrı Ta‘ālā rızḳından. Daḫı olmañuz yir yüzinde müf‐sidlerden.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Yadınıza salın ki, Musa öz qövmü üçün su istədikdə, Biz ona: “Əsanı daşa vur!” –dedik. (O, əsanı daşa vuran kimi) ondan (daşdan) on iki çeşmə fışqırdı, hər kəs öz çeşməsini tanıdı. (Sonra onlara: ) “Allahın verdiyi ruzidən yeyin-için, fəqət yer üzündə öz həddinizi aşaraq fəsad törətməyin!” (söylədik).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And when Moses asked for water for his people, We said: Smite with thy staff the rock. And there gushed out therefrom twelve springs (so that) each tribe knew their drinking place. Eat and drink of that which Allah hath provided, and do not act corruptly, making mischief in the earth.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And remember Moses prayed for water for his people; We said: "Strike the rock with thy staff." Then gushed forth therefrom twelve springs. Each group(73) knew its own place for water. So eat and drink of the sustenance provided by Allah, and do no evil nor mischief on the (face of the) earth.
73 Here we have a reference to the tribal organization of the Jews, which played a great part in their forty-years' march through the Arabian deserts (Num. 1 and 2) and their subsequent settlement in the land of Canaan (Josh. 13 and 14). The twelve tribes were derived from the sons of Jacob, whose name was changed to Israel (soldier of Allah) after he had wrestled, says Jewish tradition, with Allah (Genesis 32:28). Israel had twelve sons (Gen. 35:22-26), including Levi and Joseph. The descendants of these twelve sons were the "Children of Israel." Levi's family got the priesthood and the care of the Tabernacle; they were exempted from military duties, for which the census was taken (Num. 1:47-53), and therefore from the distribution of Land in Canaan (Josh. 14:3); they were distributed among all the Tribes, and were really a privileged caste and not numbered among the Tribes; Moses and Aaron belonged to the house of Levi. On the other hand Joseph, on account of the high position to which he rose in Egypt as the Pharaoh's minister, was the progenitor of two tribes, one in the name of each of his two sons Ephraim and Manasseh. Thus there were twelve Tribes in all, as Levi was cut out and Joseph represented two tribes. Their having fixed stations and watering places in camp and fixed territorial areas later in the Promised Land prevented confusion and mutual jealousies and is pointed to as an evidence of the Providence of Allah acting through His Prophet Moses. Cf. also 7:160. The gushing of twelve springs from a rock evidently refers to a local tradition well known to Jews and Arabs in Al Mustafa's time. Near Horeb close to Mount Sinai, where the Law was given to Moses, is a huge mass of red granite, twelve feet high and about fifty feet in circumference, where European travellers (e.g., Breydenbach in the 15th Century after Christ saw abundant springs of water twelve in number (see Sale's notes on this passage). It existed in Al Mustafa's time and may still exist to the present day, for anything we know to the contrary. The Jewish tradition would be based on Exod. 17:6: "Thou shalt smite the rock, and there shall come water out of it that the people may drink." The story is used as a parable, as is clear from the latter part of the verse. In the desolation and among the rocks of this life people grumble. But they will not be left starving or thirsty of spiritual life. Allah's Messenger can provide abundant spiritual sustenance even from such unpromising things as the hard rocks of life. And all the nations can be grouped round it, each different, yet each in perfect order and discipline. We are to use with gratitude all spiritual food and drink provided by Allah, and He sometimes provides from unexpected places. We must restrain ourselves from mischief, pride, and every kind of evil, for our higher life is based on our probation on this very earth.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِذِ
ve bir zaman
اسْتَسْقٰى
su istemişti
مُوسٰى
Mûsâ
لِقَوْمِه۪
kavmi için
فَقُلْنَا
Biz de dedik
اضْرِبْ
vur
بِعَصَاكَ
asanla
الْحَجَرَۜ
taşa
فَانْفَجَرَتْ
böylece fışkırdı
مِنْهُ
ondan
اثْنَتَا
iki
عَشْرَةَ
on
عَيْناًۜ
pınar
قَدْ
gerçek- ten
عَلِمَ
bildi
كُلُّ
her
اُنَاسٍ
grup insanlar
مَشْرَبَهُمْۜ
içeceği yeri
كُلُوا
yiyin
وَاشْرَبُوا
ve için
مِنْ رِزْقِ
rızkından
اللّٰهِ
Allah'ın
وَلَا تَعْثَوْا
ve asi olmayın
فِي الْاَرْضِ
yeryüzünde
مُفْسِد۪ينَ
bozguncular olarak
Hani bir zaman da Mûsâ, (Tîh Çölü'nde) kavmi için su istemişti de Biz (ona), "asanı taşa vur!" demiştik. Böylece ondan on iki pınar fışkırmıştı. Her kabile (su) içeceği yeri bilmişti. (Onlara) "Allah'ın rızkından yiyin, için ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak (Allah'a) asi olmayın" (buyurmuştuk)!
اِذ
Zaman zarfı
اِذ
Bir vakit, o vakti ki, bir zaman, o zaman
اِسْتَسْقَى
Fiil-X
س ق ي
Su istedi
مُوسٰى
Özel isim
مُوسٰى
Hz. Musa (a.s.)
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
ضَرَبَ
Fiil-I
ض ر ب
Misal getirdi, vurdu, sefere çıktı, dövdü, vazgeçti, dolaştı
عَصَا
İsim
ع ص و
Asa
حَجَر
İsim
ح ج ر
Taş
اِنْفَجَرَ
Fiil-VII
ف ج ر
Fışkırdı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اِثْنَتَيْن
İsim
ث ن ي
İki
عَشْرَة
İsim
ع ش ر
On (müennes)
عَيْن
İsim
ع ي ن
Pınar, göz, nezaret, içecek kaynağı
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
اِنْسَان
İsim
ا ن س
İnsanlar, insanlardan olan, kabile
مَشْرَب
İsim
ش ر ب
İçme yeri, içiş
اَكَلَ
Fiil-I
ا ك ل
(Yemek) Yedi
شَرِبَ
Fiil-I
ش ر ب
İçti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
رِزْق
İsim
ر ز ق
Rızık, yiyecek
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
عَثِىَ
Fiil-I
ع ث و
Asi oldu
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
مُفْسِد
Etken fiil-IV
ف س د
Bozguncu, fesad çıkaran, fesatçı