close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 59. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Febeddele-lleżîne zalemû kavlen ġayra-lleżî kîle lehum feenzelnâ ‘ale-lleżîne zalemû riczen mine-ssemâ-i bimâ kânû yefsukûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Fakat zulmedenler, sözü, kendilerine söylenen şekilden başka bir şekle sokmuşlar, değiştirmişlerdi. Biz de zulmedenlere, kötülükte bulunduklarından dolayı gökten bir azap indirivermiştik.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Derken (dinlerine hıyanet ederek) zulmedenler, kendilerine (öğütlenip) söylenen sözü bir başkasıyla değiştirdiler. (İbadet ve itaati eğip bükerek nefislerine uyduruverdiler.) Biz de o zalimlerin yaptıkları bozgunculuğa karşılık, üzerlerine gökten iğrenç bir azap indirdik.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ama varlık sebebine aykırı davrananlar, bu sözü kendilerine söylenen şekilden başka bir şekle soktular. Bunun üzerine biz de yoldan çıkmalarından dolayı gökten bir azap indirdik.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Fakat zulmü, haksızlığı alışkanlık haline getirenler, kendilerine söylenilen sözü farklı manaya gelecek şekilde değiştirdiler. Biz de,doğru ve mantıklı düşünmeyi terkedip hak dinin dışına çıkmaları, işlemekte oldukları günahları, isyanları, inkârda ısrar etmeleri sebebiyle, zâlimlerin üzerine gökten acı bir azap indirdik.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ancak zalimler kendilerine söylenilen sözü başka bir sözle değiştirdiler. Biz de zalimlerin üzerine, fenalık etmelerinden dolayı gökten azap indirdik.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ama zulmedenler, kendilerine söylenen sözü bir başkasıyla değiştirdiler. Biz de o zalimlerin yaptıkları bozgunculuğa karşılık, üzerlerine gökten iğrenç bir azab indirdik.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O (nefislerine) zulmedenler, emrolundukları sözü değiştirdiler. (Tevbe ettik, mânasına gelen Hıtta kelimesini alaya alarak buğday mânasında olan Hınta'ya çevirdiler.) Biz de, o zâlimlere, yaptıkları fıskın karşılığı olmak üzere, gökten bir azâb indirdik.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Fakat zulmedenler, kendilerine söyleneni, tersine çevirdiler. (İstiğfar dileyeceklerine, gurura girdiler.) Biz de fasıklıklarından dolayı o zalimlerin başına gökten kötü bir azap indirdik.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Fakat zâlimler, kendilerine söylenenleri başka sözlerle değiştirdiler. Bunun üzerine biz, yapmakta oldukları kötülükler sebebiyle zâlimlerin üzerine gökten acı bir azap indirdik.
Besim Atalay
swap_vert close
Hemen zalim kimseler, kendilerine denen sözleri değiştirdiler, imdi biz de, buyruğu tutmadıkları için, zalimlere yukardan azap gönderdik
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Derken, onların içindeki zalimler, kendilerine verilmiş olan sözü başka bir sözle değiştirdiler (Tövbe manasına gelen “Hıtta” kelimesini alaya alarak, onu buğday manasında olan “hınta”ya çevirdiler). Bunun üzerine biz de o zalimlere gökten bir bela/azap indirdik.
Cemil Said
swap_vert close
Fakat ânlar meyânındaki zâlimler kendilerine bildirilen kelimelerin yerine başka kelimeler koydular ve bu fısk ve fücûrlarının cezâ-yı sezâsını semâdan kendilerine indirdik.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ama zulmedenler, kendilerine söylenmiş olan sözü başka sözle değiştirdiler. Biz de, zalimlere, yoldan çıkmalarından dolayı gökten azab indirdik.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Derken, onların içindeki zalimler, sözü kendilerine söylenenden başka şekle soktular. Biz de haktan ayrılmaları sebebiyle, o zalimlere gökten bir azap indirdik.[19]
Âyette ifade edilen bu azabın veba gibi korkunç bir bulaşıcı hastalık olduğu tefsir bilginlerince ifade edilmiştir.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Fakat zalimler kendilerine söylenenleri başka sözlerle değiştirdiler. Bunun üzerine, yapmakta oldukları kötülükler sebebiyle zalimlerin üzerine gökten acı bir azap indirdik.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Fakat zalimler, kendilerine söylenenleri başka sözlerle değiştirdiler. Bunun üzerine biz, yapmakta oldukları kötülükler sebebiyle zalimlerin üzerine gökten acı bir azap indirdik.
 58. âyette kendilerine söylenenleri dinlemeyip kötülük eden yahudilere Allah Teâlâ veba gibi bir takım kötü illet ve hastalıklar vermiştir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Ancak içinizdeki zalimler, kendilerine verilen kelimeleri başka kelimelerle değiştirdiler. Nitekim, yoldan çıktıkları için zulmedenlerin üzerine gökten bir azap indirdik.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Bunun üzerine o zulme devam edenler sözü değiştirdiler, onu kendilerine söylenildiğinden başka bir şekle soktular. Biz de kötülük yaptıkları için o zalimlere murdar bir azap indirdik.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
derken o zulmedenler sözü değiştirdiler, kendilerine söylenildiğinden başka bir şekle koydular, biz de o zalimlere fısk işledikleri için gökten bir murdar azap indirdik
Emrah Demiryent
swap_vert close
Derken zâlimler, sözü (tövbe manasına gelen “hıtta” kelimesini) kendilerine söylenenden başka bir söze (buğday manasına gelen “hınta”ya) çevirdiler. Biz de yapmakta oldukları kötülükler sebebiyle o zâlimlere (kâfirlere) gökten bir azap gönderdik.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Fakat zalimler, sözü, söylenenden başka bir şekle soktular. O zalimlere, doğru yoldan sapmalarına karşılık gökten bir azap indirdik.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Evet, öyle demişdik de içlerinden nefislerine) zulmedenler sözü kendilerine söylenenden başkasına çevirmişlerdi, biz de o zaalimlerin üstüne gökden etdikleri fıskın karşılığı olmak üzere murdar bir azâb indirmişdik.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Fakat o zulmedenler, (alay ederek o sözü) kendilerine söylenenden başka bir sözle(buğday ma'nâsındaki 'hınta' ile) değiştirdiler (biz) de isyân etmekte olduklarından dolayı zulmedenlerin üzerine gökten kötü bir azab indirdik.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Buna rağmen, (emirlerimize itaatsizlikte ısrar ederek) zulüm (kötülük) yapmış olanlara, söylenen (dua, tevazu, itaat ve sadakat) sözünü değiştirip bir başka şekle koydular (ve denilenin tersini yaptılar). Bunun üzerine biz, yapmakta oldukları kötülükler sebebiyle zulmetmiş olanların üzerine semadan (yukarıdan) bir azap indirdik.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Zalimler, kendilerine söylenenleri, söylenmemiş başka sözlerle değiştirdiler. Bizde bu şekilde zulmedenlere Allah’ın söylediklerinin dışına çıkmalarının karşılığında, üzerlerine gökten onları aşağılayan bir azap indirdik.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bunun üzerine kıyıcılık edenler, kendilerine buyrulmuş olan bu « bağışla bizi» sözünü başka bir söze çevirdiler. Biz de onları, böyle karıştırıcılık ettikleri için, azaba uğrattık.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Fakat nefislerine zulüm edenler kendilerine söylenen sözü başka bir sözle değiştirdiler [⁴] biz de zulüm edenlerin üzerine fısklarından dolayı gökten azap indirdik.
[4] «hıtta» yı «hınta»ya çevirdiler. Hınta, buğday demektir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Derken, o zulmetmekte olanlar kendilerine tembih edilen sözü bir başka sözle değiştirdiler. Bunun üzerine Biz de yoldan çıkmış [yefsukûn] olmalarından dolayı, zulmetmekte olanlar üzerine, gökten bir belâ [ricz] indirdik⁴⁹.
49 Krş. A’râf, 7/162  
Kadri Çelik
swap_vert close
Derken zulmedenler, kendilerine söylenmiş olan sözü başka sözle değiştirdiler. Biz de böylece zulmedenlere, yoldan çıkmalarından dolayı gökten azap indirdik.
(Yahudiler kırk yıl çölde perişan bir halde dolaştıktan sonra Nuh oğlu Yuşa adlı peygamberin liderliği altında bu ülkeyi fethederek içeri girmişlerdi. Fakat Allah karşısında saygı ve alçakgönüllülüğün belirtisi olsun diye secdeye kapanarak ve “günahlarımızı bağışla, affet bizi” anlamına gelen “hittetun” diyerek ülke kapısından içeri girmeleri gerekirken, bir kez daha karakterlerini açığa vurmuş, kendilerine emredilenden başka bir tarzda kapıdan girmiş ve girerken yüce Allah’ın kendilerine emrettiğinin dışında bir söz söylemişlerdi.)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ama içlerindeki zâlimler, kendilerine söylenenleri başka sözlerle değiştirdiler.İşlerine gelmediği durumlarda, Allah’ın ayetlerini ya değiştirdiler, ya da içlerini boşaltıp keyiflerince yorumlayarak kendi arzu ve heveslerine uydurdular. Biz de isyankârlıklarından dolayı, o zâlimlerin üzerine gökten korkunç bir azap indirdik.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Derken zulmetmiş olanlar kendilerine söylenmiş olanın dışında söz değiştirdi. Yoldan çıkıp sapıyor oldukları sebebiyle, zulmetmiş olanlara Gök’ten tiksindirici bir pislik indirdik.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Fakat, bu saygısızlar, söylenenin tam aksini yaptılar. Biz de saygısızlıkta inat edip giderek çamurlaşan bu adamlar üzerine gökten pislik yağdırdık...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yine de uslanmadınız. İçinizdeki zalimler ayetlerimizi kendilerine göre değiştirdiler. Ayetlerimizin anlamları üzerine oynamalar yaptılar. Biz de haktan ayrılmaları sebebiyle o zalimlere gökten bir azap indirdik.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(İçlerinden bazı) zalimler, kendilerinden (söylemeleri) istenen sözü başka bir sözle değiştirmişlerdi. Biz de yoldan çıkmaları nedeniyle üzerlerine gökten bir azap göndermiştik. [*]
Burada yoldan çıkmak “sebep”, azap göndermek ise “sonuç”tur. Yaşananlar hak edişin sonucudur; yoksa hiç kimseye haksızlık edilmemektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ama bir kısım zalimler, o sözü kendilerine söylenenin dışında başka bir sözle değiştirdiler.¹ Biz de o zalimlerin yaptıkları bozgunculuğa karşılık, hemen üzerlerine gökten iğrenç bir azap indirdik.
1 Bu zâlimler, Allah’ın kendilerini affetmesi için söylemeleri gereken (حِطَّةٌ) “günâhlarımızı bağışla!” sözünü, alay ederek,“bize kırmızı buğday ver!” anlamına gelen (حِنْطَةٌ) sözüyle değiştirdiler ve şehre secde ederek girmeleri gerekirken de sırf Allah’a muhalefet olsun diye arka üstü sürünerek girdiler. (İbnü Kesir) Bk. (A’raf: 162)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ama o zulmetmeye şartlanmış olanlar kendilerine tevdî edilmiş olan (söz)ü başka bir sözle değiştirdiler ⁴⁴: Bunun üzerine Biz de yoldan çıkmalarından ötürü o zalimlerin üzerine gökten bir bela indirdik.
44 Çoğunlukla İbni Kesîr tarafından nakledilen bazı Hadislere göre, onlar (İsrailoğulları), aşağılama amacıyla, karşılığında ilgisiz ve anlamsız şeyler uydurarak hitta kelimesi ile oynadılar. Ancak Muhammed Abduh, 58. ayette geçen “deyin” emrinin, sadece onlardan beklenen zihinsel bir tavrın mecazı olduğu ve bu sebeple, buradaki “değiştirme”nin, Allah’ın emrini gözardı etmek suretiyle yapılan bilinçli bir kibir gösterisine işaret ettiği kanaatindedir (bkz. Menâr I, 324 vd.).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Fakat zulmederek yanlış yapanlar kendilerine söylenmiş olan sözü başka bir sözle değiştirdiler. Biz de bizim sözümüzü değiştirenlerin üzerine, günaha dalıp yoldan çıktıkları için gökten bela yağdırmıştık. 9/24, 32/18...20, 48/15
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Zulme gömülenler, kendilerine tembih edilen sözü bir başka sözle değiştirdiler.[¹¹³] Biz de yoldan saptıkları için zulmedenlerin üzerine yukarıdan belâ[¹¹⁴] yağdırdık.
[113] Veya: “emri yerine getirmediler”. Bu, “fiilen muhalefet ettiler” vurgusunu içinde taşır (Krş. 48:15). [114] Lafzen: “pislik”. Rics’in bir anlamı da “azap ve belâ”dır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Bu uyarılanınıza rağmen, içlerinden) Kendilerine yazık edenler sözü başka bir söze "Hınta"ya (buğdaya) çevirdiler; biz de o zalimlerin üzerine gökten murdar bir azap indirdik!
(İsrailoğullarına; Arz-Mukaddes'e girmeleri, orada oturan Amalika kavmiyle savaşmaları emredildi. Yılgınlık gösterdiler, savaşmadılar; ceza olarak çöle sürüldüler)  
Osman Fırat
swap_vert close
Derken o zâlimler, onu, kendilerine söylenenden başka bir sözle değiştirdiler. Biz de yaptıkları kötülüklerden dolayı o zulmedenlerin üzerine gökten bir azâb indirdik.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Fakat nefislerine zulmedenler, sözü kendilerine söylenilenden başkasına tebdîl ettiler. Biz de zulmeden kimseler üzerine yaptıkları fısklar sebebiyle gökten korkunç bir azap indirdik.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ne var ki o zalimler sözü değiştirip başka şekle koydular. Biz de o zalimlere, itaat dışına çıktıkları için, gökten acı bir azap indirdik.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Derken o zalimler, onu, kendilerine söylenenden başka bir sözle değiştirdiler. Biz de yaptıkları kötülüklerden dolayı o zulmedenlerin üzerine gökten bir azab indirdik.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
O nefislerine zulüm idenler kendilerine söylenen sözi diğer bir söze tebdîl itdiler, bunun içün ve irtikâb iyledikleri fısk sebebiyle onlar üzerine gökden şiddetli 'azâb indirdik.[²]
[2] Benî İsrâîl Filistin'e vâsıl oldukları zamân (Eriha) şehrine girmeleri ve kapudan secde ider gibi eğilerek dâhil olmaları ve tevbe itmeleri emr olundı. Şehir halkından korkdukları cihetle bu emre itâ'atden imtinâ' iylediler. Söylemeleri emr idilen lafz-ı tevbeyi de tebdîl ile başka şeyler söylediler. Onların bu fi'illerine cezâ olarak üzerlerine tâ'ûn gönderildi. Bir çok kişi telef oldılar.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Yanlış yapanlar, sözü kendilerine söylenenden başkasıyla değiştirdiler. Biz de yanlış yapanlara, yoldan çıkmalarına karşılık, gökten bir azap indirdik.
Şaban Piriş
swap_vert close
Fakat, zulmedenler kendilerine söylenmiş olan sözü başka bir sözle değiştirdiler. Biz de, zalimlere, günah işleyerek yoldan çıktıkları için gökten kahredici bir azap indirmiştik.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Zulmedenler, kendilerine söylenen sözü başka bir sözle değiştirdiler.(33) Biz de, yoldan çıkıp durmaları yüzünden, o zalimlerin üzerine, gökten pek fena bir azap indirdik.
(33) Onlara söylemeleri emredilen hıtta sözcüğü, bağışlanma dileğini ifade eden bir sözdü. Ancak onlar, secde ederek değil, makatları üzerine sürünerek beldeye girdiler ve hıtta yerine, “kılın içinde bir tane” anlamında, “habbetün fi’ş-şa’re” şeklinde, saçma bir söz söyleyerek, Allah’ın emrini alaya aldılar. (Bk. Buhârî, Tefsir 2:5; Tirmizî, Tefsir 2:1.)  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ne var ki zulme sapanlar, bir sözü kendilerine söylenmiş olandan başkasıyla değiştirdiler. Bunun üzerine biz, bu zalimler üstüne, ürettikleri kötülüklere karşılık olarak gökten bir pislik indirdik.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes degşurdi anlar kim žulm eylediler bir sözi, andan ayruķ kim eyidildi anlara. pes indürdük anlaruñ üzere kim žulm eylediler 'aźābı ya'nį munācā ölüm gökden andan ötürü kim oldılar ŧa'atdan çıķarlar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes tebdīl eyledi anlar kim ẓulm eylediler ol ḳavli ki buyruldı anlara özgeḳavller. Pes indürdük ol ẓālimler üstine helāklik gökden fısḳları sebebi‐y‐ile.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Özlərinə) zülm edənlər onlara deyilən (əmr olunan) sözü başqası ilə dəyişdirdilər (“bizi bağışla” mə’nasında işlədilən “hittə” sözünə gülərək onu “buğda” mə’nasında olan “hintə” sözü ilə əvəz etdilər). Biz də o zalımlara etdikləri haqsızlığa görə göydən şiddətli əzab göndərdik.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
But those who did wrong changed the word which had been told them for another saying, and We sent down upon the evil-doers wrath from Heaven for their evil doing.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
But the transgressors changed the word from that which had been given them; so We sent on the transgressors a plague from heaven, for that they infringed (Our command) repeatedly.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَبَدَّلَ
fakat değiş-tirdiler
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
ظَلَمُوا
zulmettiler
قَوْلاً
bir sözle
غَيْرَ
başka
الَّذ۪ي
o şey- den ki
ق۪يلَ
söy- lendi
لَهُمْ
kendi- lerine
فَاَنْزَلْنَا
Biz de indirdik
عَلَى
üzerine
الَّذ۪ينَ
o kimse- lerin ki
ظَلَمُوا
zulmettiler
رِجْزاً
bir azap
مِنَ السَّمَٓاءِ
gökten
بِمَا
o şeyden dolayı ki
كَانُوا
idiler
يَفْسُقُونَ۟
fâsıklık ediyorlar
Fakat onlardan zalim olanlar, sözü kendilerine söylenenden başkasıyla değiştirdiler (hıtta sözünü, hınta "buğday" sözüyle değiştirdiler). Bunun üzerine Biz de fâsıklık ettiklerinden dolayı (o) zulmedenlerin üzerine gökten (feci) bir azap indirdik.
بَدَّلَ
Fiil-II
ب د ل
Değiştirdi, çevirdi, tahrif etti
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ظَلَمَ
Fiil-I
ظ ل م
Zulmetti, haksızlık etti
قَوْل
İsim fiil
ق و ل
Söz, laf, hitâp
غَيْر
İsim
غ ي ر
Değil, (ondan) başka, dışında, gayrı, hariç
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
اَنْزَلَ
Fiil-IV
ن ز ل
İndirdi
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ظَلَمَ
Fiil-I
ظ ل م
Zulmetti, haksızlık etti
رِجْز
İsim
ر ج ز
Azap, pislik, en kötüsü
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
سَمَٓاء
İsim
س م و
Gök, sema
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
فَسَقَ
Fiil-I
ف س ق
Fâsıklık etti, fâsıklık yaptı