close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 53. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-iż âteynâ mûsâ-lkitâbe velfurkâne le’allekum tehtedûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Doğru yolu bulasınız diye bir vakit Musa'ya kitap ve doğruyla eğriyi ayırt eden hükümler verdik.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ve hidayeti (Hakkı ve doğruyu) bulasınız diye, (Hz.) Musa’ya kitabı (Tevrat’ı) ve (Hakk ile Bâtıl’ı ayıran ve adalet esaslarını ortaya koyan) Furkan’ı vermiştik.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve hatırlayın, Musa'ya Tevrat'ı ve doğruyu yanlıştan fark ettiren ölçüyü vermiştik ki, böylece doğruya yönelesiniz.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Mûsâ'ya kutsal kitabı vermiştik. Hakkı bâtıldan, helâli haramdan, imanı küfürden ayıran bilgileri içeren şeriat ve mûcizeler vermiş, düşmanına karşı zafer ihsan etmiştik. Doğru yolu bulup tercih edersiniz diye sizi uyarmıştık.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 3/4; 8/29; 21/48; 25/1; 28/52-53; et-Tefsîru’l-Kebîr, 3/78.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Doğru yola girersiniz diye Musa'ya kitabı ve furkanı verdik. [8]
8.Kitap ile kastedilen Tevrat`tır. Furkan ise hak ile batılı, doğru ile yanlışı birbirinden ayırmaya yarayan ölçü demektir. Burada kastedilen ise, hak ile batılı ayıran ilahi hükümler veya kişinin hak ile batılı birbirinden ayırmasına yarayan kavrayış ve ilimdir.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Ve hidayete erersiniz diye Musa'ya Kitab'ı ve Furkan'ı verdik.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ve hatırlayın ki, biz Musâ'yı Tevrât'ı ve hak ile bâtıl arasını ayıran Furkan'ı vermiştik ki, (sapıklıktan kurtulup) doğru yolu bulasınız.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Yine hatırlayın ki; doğru yolu bulmanız için Musa’ya kitap ve Furkan’ı (yasa ve doğru yola ileten mesajlarla dolu Tevrat’ı) verdik.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Hani biz, doğru yolu bulasınız diye Mûsâ'ya kitâbı ve furkânı vermiştik.[20]
[20] Furkân kelimesi hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, I, 454-459.  
Besim Atalay
swap_vert close
Hani, Musaya kitap vermiştik, hakla bâtılı ayırdeden hükmü vermiştik, gerektir ki doğru yola gidesiz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Hani! Musa'ya; doğru yolu bulmanız ve hak ile batılı ayırt etmeniz için deliller vermiştik.
Cemil Said
swap_vert close
Sizin doğru yola sevk idilmeniz içün Mûsâ’ya kitâb ve furkân (Tevrât) virdik.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Doğru yola gidesiniz diye Musa'ya hakkı batıldan ayıran Kitabı vermiştik.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Hani, doğru yolu tutasınız diye Mûsâ’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) ve Furkan’ı[16] vermiştik.
Furkan, “Hak ile batılı ayıran” anlamınadır. Burada Mûsâ’ya verilen emirler ve hükümler kastedilmektedir.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Doğru yolu bulasınız diye Mûsâ’ya kitabı ve hak ile bâtılı ayıran hükümleri ¬vermiştik.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Doğru yolu bulasınız diye Musa'ya Kitab'ı ve hak ile bâtılı ayıran hükümleri verdik.
Edip Yüksel
swap_vert close
Yola gelmeniz için de Musa'ya kitabı ve yasayı verdik.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ve hani bir zamanlar Musa'ya o kitabı ve furkanı verdik, gerekirdi ki, doğru yolda gidesiniz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve bir vakit Musaya o kitabı ve fürkanı verdik, gerekti ki doğru gidecektiniz
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ve hidâyet üzere olasınız diye Mûsâ’ya kitabı (Tevrât’ı) ve Furkan’ı (hak ile bâtılı ayırt eden hükümleri) vermiştik.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Doğru yolu bulasınız diye, Musa'ya Kitap'ı ve Furkan'ı¹ verdik.
1- Hâk ile batılı, doğru ile yanlışı ayırt eden kılavuz, ölçü.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Hani Musâya, (sapıklıkdan ayrılıb) doğru yola gelesiniz diye, («Tur» da) o kitabı (Tevrâtı) ve Furkaanı (Hak ile batılı ayırd eden hükümleri) vermişdik.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hani Mûsâ'ya Kitâb'ı ve (hak ile bâtılı ayıran) Furkan'ı vermiştik, tâ ki hidâyete eresiniz.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Yine bir vakit doğru yolu bulasınız diye Musa’ya kitabı ve hak ile batılı ayıran hükümleri verdik.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Musa’ya doğru ile yanlışın ayırt edilmesini sağlayan kitabı verdik ki, bununla doğru yolu bulabilesiniz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O gün biz Musa’ya Kitap’ı, doğru ile iğriyi ayırıcı olan Tevrat’ı vermiştik, doğru yolu tutasınız diye.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Hani biz Musa/ya hidayet bulasınız diye Kitap ve Furkan [²] vermiş, idik.
[2] Hak ile batıl ayrılan hükümler, faslolunan hükümler.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Hani Biz Musa’ya doğru yolu bulmanız için Kitabı ve furkânı⁴⁴ vermiştik.
44 Furkân: Hakkı batıldan ayırmak anlamındadır.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Hani hidayet bulursunuz diye Musa'ya da kitabı ve furkanı vermiştik.
(“Furkan”, hak ve bâtılı birbirinden ayırmaya yarayan bir ölçü anlamına gelir. Burada ise kişinin yanlış ile doğruyu, hak ile bâtılı birbirinden ayırmasına yarayan kavrayış ve ilim kastedilmiştir.)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve hani, dosdoğru yolda yürümeniz için Mûsâ’ya, Tevrât denilen Kitabı ve doğru ve eğrinin, güzelin ve çirkinin, iyi ve kötünün mutlak ve şaşmaz ölçüsü olan vahiy bilgisiyle beslenen anlayış ve idrâk kabiliyetini, yani Hak ve batılın ne olduğunu farkettiren özelliği, furkânı bahşetmiştik.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Hani, Kitab’ı ve Fürkân’ı Musa’ya verdik. Umulur ki hidayete erersiniz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Musa’ya, Tevrat yanı sıra, kılı kırk yaran bir görüş yeteneği verdik, düze çıkmanızı umduk.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hani! Doğruyu yanlıştan, haklıyı haksızdan, adaleti zulümden ayırasınız diye; Musa’ya Kitabı vermiştik. Ne çabuk unuttunuz?
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Hani doğru yolu bulasınız diye Musa’ya Kitabı ve [furkân]ı [*] (doğruyu yanlıştan ayırma yeteneği) vermiştik.
Buradaki [el-kitab] kelimesiyle kastedilen Hz. Musa’ya verilen “vahiy”dir; [el-furkân] ise o vahyin doğruyu yanlıştan ayırt ediciliği ve peygamberlerin bu özellikte oluşlarıdır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ve dosdoğru yola gelesiniz diye de Mûsa’ya Kitab’ı ve (hakkı bâtıldan) ayırma feraseti¹ vermiştik.
1 Hz. Mûsa’ya verilen kitabın Tevrât olduğunda, ihtilâf yoktur. Fakat Furkan; Tevrât’ın bir sıfatı, Tevrât’taki şer’î hükümler, Hz. Mûsa’ya verilen mûcizeler ve Hz. Mûsa’ya kitap ile beraber verilen, hakkı bâtıldan ayırma feraseti olabilir. Hattâ bunların tamamını birden anlamada da bir sakınca yoktur. Bk: (Furkân: 1, Âlu İmrân: 4)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve [hatırlayın,] Musa’ya ilahî kelâmı -[böylece] doğruyu yanlıştan ayırd etmek için [kullanacağı] ölçüyü ³⁸- vermiştik ki doğruya yönelesiniz;
38 Muhammed Abduh, el-furkân’ın, aynı zamanda, “doğruyu yanlıştan ayırd etmemizi sağlayan insan aklı” için de kullanıldığını (Menâr III, 160) söyleyerek ve bu kapsamı geniş yorumunu Bedir Savaşı’nın yevmu’l-furkân (“doğrunun yanlıştan ayrıldığı gün”) olarak tanımlandığı 8:41. ayete dayandırarak el-furkân’ın yukarıdaki anlamını (Taberî, Zemahşerî ve diğer büyük müfessirlerce kabul edilen anlam) desteklemiştir. Furkân terimi, Kur’an’da, çoğunlukla vahyedilmiş metinlerden herhangi birini ve özellikle de Kur’an’ı tanımlamak için kullanıldığından, Abduh tarafından işaret edilen muhtevayı taşıdığı da kuşkusuzdur: mesela, 8:29’da bu terim, Allah’a karşı sorumluluklarının tam olarak bilincinde olan insanları (ötekilerden) ayıran ahlakî değerlendirme melekesine işaret etmektedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Doğru yola gelesiniz diye Musa’ya kitabı ve Furkan’ı (doğru ile yanlışı ayıranı) vermiştik. 3/3-4, 21/48
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Yine doğru yolu bulmakta kılavuz edinmeniz için Musa’ya hakkı bâtıldan ayıran[¹⁰³] Kitabı vermiştik.[¹⁰⁴]
[103] Furkan, “hakkı bâtıldan ayıran” anlamına gelen bir sıfattır. Kur’an’da Kur’an, Tevrat ve İncil için kullanılır (2:185; 3:4; 8:41; 21:48; 25:1). Aslında bu herhangi bir kitabın ismi değil, tüm vahiylerin ortak sıfatıdır. Bu sıfat vahyin lafzıyla değil, mânasıyla ilgilidir. [104] Kitap’tan kasıt Hıristiyanların Eski Ahid adını verdikleri birçok İsrâiloğlu nebilerine ait 39 ayrı kitaptan oluşan derlemenin ilk beş bölümü (pentatok)’dür. Tevrat (Torah: şeriat), 39 kitabın tümüne değil işte bu beş kitaba verilen isimdir. Daha sonra, tüm Eski Ahid “Tevrat” adıyla anılır olmuştur. Arabistan Yahudileri de Tevrat deyince 39 kitaptan müteşekkil söz konusu derlemeyi kastediyorlardı. Kur’an’ın hiç bir yerinde “Tevrat” Hz. Musa’nın adına isnat edilmez. Aksine Hz. Musa’nın adına “kitab”, “âyât”, “suhuf” (sayfalar) ve “elvâh” (levhalar) isnat edilir. Buradan çıkan sonuç şudur: Kur’an hem vakıayı görerek Medine Yahudilerinin itirazına mahal vermemiş; hem de 7. yüzyıl Yahudilerinin galat-ı meşhur hâlinde kullandıkları “Tevrat” ismini hiçbir yerde Hz. Musa’ya isnat etmeyerek, 13 asırlık bir süreçte teşekkül eden 39 kitaplık Eski Ahid’e atıfta bulunmuştur.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Doğru yolu bulasınız diye Musa'ya Kitabı ve furkan’ı (hak ile batılı birbirinden ayırt eden hükümleri) verdik.
Osman Fırat
swap_vert close
Hani, doğru yolu tutasınız diye Mûsâ’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) ve Furkan’ı vermiştik.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve bir vakitte Mûsa'ya kitap ve furkan vemiştik. Tâ ki hidâyete eresiniz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Mûsâ'ya Kitap ve Furkan'ı verdik, ta ki doğru yolda yürüyebilesiniz. [28, 52-53; 21, 48; 3, 4; 25, 1; 8, 29]
Furkan: Tevrat’ın bir sıfatı veya Tevrat’taki şer’i hükümler veya Tevrat’tan ayrı olarak yed-i beyza ve asâ gibi mûcizeler yahut bir zafer ve ferah olabilir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Yola gelesiniz diye Musa'ya Kitap ve furkan (gerçekle batılı birbirinden ayıran ölçü) vermiştik.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve bizim Mûsâ'ya, doğrı yolı bulmanız içün hak ile bâtıl beynini tefrîk iden kitâbı virdiğimizi de hatırlayınız.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Belki doğru yola gelirsiniz diye Musa’ya o kitabı, o furkanı [*] vermiştik.
[*] Furkân, doğruyu yanlıştan ayırmak yani hikmete ulaşmaktır. Furkan ve Hikmet, ilahi kitapların özelliğidir. (Al-i İmrân 3/4 ve Nisa 4/113) Gereğini yapan insanlara da böyle bir yetenek verilir. (bkz. Bakara 2/269 ve Enfal 8/29)  
Şaban Piriş
swap_vert close
Doğru yola gelesiniz diye Musa'ya kitabı ve furkanı vermiştik.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Doğru yolu bulmanız için de Musa'ya kitabı ve hak ile bâtılı ayırt eden delilleri vermiştik.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İyiye ve güzele yol bulursunuz ümidiyle Mûsa'ya Kitap'ı ve furkanı/hakla bâtılı ayıran mesajı vermiştik.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ol vaķt kim virdük mūsā’ya tevrįt’i daħı ayırıcı ya'nį tevrįt kim ḥaķķı bāŧıldan ayırur; yāħūd mūsā mu'cizeleri anuñ-içün kim siz ŧoġru yol dutasız.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Şunı da biliñ ki biz Mūsāya ḥaḳḳ‐ıla bāṭılı farḳ idici ḥüccet virdik. Umulur ki olkitābla doġrı yolı bulasıñız.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Yadınıza salın!) Biz Musaya kitab (Tövrat) və (haqq ilə batili bir-birindən fərqləndirən) Furqan verdik ki, bəlkə, siz doğru yola yönələsiniz.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And when We gave unto Moses the Scripture and the Criterion (of right and wrong), that ye might be led aright.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And remember We gave Moses the Scripture and the Criterion (68)(Between right and wrong): There was a chance for you to be guided aright.
68 (Cf. 8:29) Allah's revelation, the expression of Allah's Will, is the true standard of right and wrong. It may be in a Book or in Allah's dealings in history. All these may be called His Signs or Miracles. In this passage some commentators take the Scripture and the Criterion (Furqan) to be identical. Others take them to be two distinct things: Scripture being the written Book and the Criterion being other Signs. I agree with the latter view. The word Furqan also occurs in 21:48 in connection with Moses and Aaron and in the first verse of Sura 25, as well as in its title, in connection with Muhammad. As Aaron received no Book, Furqan must mean the other Signs. Al Mustafa had both the Book and the other Signs: perhaps here too we take the other Signs as supplementing the Book. Cf. Wordsworth's "Arbiter undisturbed of right and wrong." (Prelude. Book 4).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِذْ
ve bir zaman
اٰتَيْنَا
vermiştik
مُوسَى
Mûsâ'ya
الْكِتَابَ
kitabı
وَالْفُرْقَانَ
ve furkânı
لَعَلَّكُمْ
belki siz
تَهْتَدُونَ
hidâyete erersiniz
Hani Biz belki hidâyete erersiniz diye Mûsâ'ya kitabı ve (hak ile bâtılı birbirinden ayıran) Furkân'ı vermiştik.
اِذ
Zaman zarfı
اِذ
Bir vakit, o vakti ki, bir zaman, o zaman
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
مُوسٰى
Özel isim
مُوسٰى
Hz. Musa (a.s.)
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
فُرْقَان
İsim
ف ر ق
Furkân (hak ile bâtılı birbirinden ayıran)
لَعَلّ
Zamir
لَعَلّ
Belki, umulur ki
اِهْتَدٰى
Fiil-VIII
ه د ي
Hidâyete erdi, doğru yolu buldu, maksadına ulaştı, muvaffak oldu