close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 52. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Śumme ‘afevnâ ‘ankum min ba’di żâlike le’allekum teşkurûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Bundan sonra gene sizi affettik, şükretmeniz gerekti.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Bundan (o kötülük ve nankörlük tavırlarınızdan) sonra, (belki artık) şükredersiniz diye sizi (yine) bağışlamıştık.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
dahası bütün bunlardan sonra belki şükredenlerden olursunuz diye, günahlarınızı affettiğimizi hatırlayın.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Bu davranışlarınızdan sonra da, yine sizi sorgusuz sualsiz affettik. Hiç olmazsa, bu sebeple olsun şükretmelisiniz.
Ahmet Varol
swap_vert close
Daha sonra bunun ardından belki şükredersiniz diye sizi bağışlamıştık.
Ali Bulaç
swap_vert close
Bundan sonra, (artık) şükredersiniz diye sizi bağışladık.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(yaptığınız fena işten tevbe ettikten) sonra sizi afvetmiştik; (size olan nimetimize) şükredesiniz diye.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ondan sonra şükretmeniz için sizi bağışladık.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Bu davranışınızdan sonra şükredersiniz diye sizi affetmiştik.[19]
[19] Af ve şükür kavramları hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, I, 446-453; II, 309-313.  
Besim Atalay
swap_vert close
Sonra sizi bağışladık, ola ki şükredersiniz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Bütün bunlara rağmen, (tövbe edince) şükredersiniz diye biz de sizi affetmiştik.
Cemil Said
swap_vert close
Ândan sonra siz müteşekkir olasınız diyu sizi ’afv itdik.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Sonra bunun ardından, şükredersiniz diye, sizi bağışlamıştık.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Sonra bunun ardından şükredesiniz diye sizi affetmiştik.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bundan sonra da (akıllanıp) şükredersiniz diye sizi affettik.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
O davranışlarınızdan sonra (akıllanıp) şükredersiniz diye sizi affettik.
Edip Yüksel
swap_vert close
Bunlara rağmen, şükredersiniz diye sizi affettik.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Sonra yine de sizi affettik, artık şükretmeniz gerekiyordu.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
sonra bunun arkasından da sizden afvettik, gerekti ki şükredecektiniz
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Yapmış olduğunuz bu küfür fiiline, pişman olup, tövbe etmenizden) sonra (size olan lütfumuza) şükredesiniz diye sizi affetmiştik.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sonra, bunun ardından, belki şükredersiniz diye sizi affettik.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Bil'âhare sizi bundan sonra da afvetmişdik. Gerekdi ki şukredesiniz.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Sonra bunun arkasından sizi affettik, tâ ki şükredesiniz.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve bunun ardından (aklınızı kullanıp) şükredersiniz diye sizi affettik.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Belki şükredersiniz diye, bu olaydan sonra sizi affetmiştik.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Sonra bunun ardından Biz sizi yine de bağışladık, şükredesiniz diye.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Bundan sonra şükredesiniz diye sizi affeylemiştik.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Dahası, bütün bunlardan sonra, belki şükredenlerden olursunuz diyerek sizi affetmiştik.
Kadri Çelik
swap_vert close
Sonra şükredersiniz diye bunun ardından sizi affetmiştik.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Fakat tüm bunlara rağmen, şükredesiniz diye sizi yine de bağışlamıştık.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Sonra onun ardından sizi affettik (sizden sildik / vazgeçtik). Umulur ki şükredersiniz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Buna rağmen teşekkür edersiniz ümidiyle sizi bağışladık.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Bu olayın ardından Rabbinize şükretmeniz için sizi affetmiştik.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Sonra onun ardından şükredersiniz diye sizi affetmiştik.
Mehmet Türk
swap_vert close
Sonra da Biz, belki şükredersiniz diye sizi bağışlamıştık.
Muhammed Esed
swap_vert close
dahası, (bütün) bunlardan sonra, belki şükredenlerden olursunuz diye bu günahınızı affettiğimiz günleri (hatırlayın). ³⁷
37 Altın Buzağı Kıssası, 7:148 vd. ve 20:85 vd.’da daha geniş olarak ele alınmıştır. Yukarıda 50. ayetin atıfta bulunduğu Kızıl Deniz’in geçilmesi olayı konusunda ise bkz. 20:77-78 ile 26:63-66 ve ilgili dipnotları. Hz. Musa’nın Sina Dağı’nda geçirdiği kırk gece (ve gündüz), 7:142’de yeniden zikredilmektedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bundan sonra da belki şükredersiniz diye sizi affetmiştik. 4/153, 43/46...52
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve sizi bunun ardından bir kez daha affettik, belki şükredersiniz diye…
Orhan Kuntman
swap_vert close
Sonra da (Musa geri döndüğünde pişman olduğunuz için) şükredesiniz diye sizi atfettik.
Osman Fırat
swap_vert close
Bundan sonra da yine belki şükredersiniz diye sizi affetmiştik.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Sonra bunu müteakip sizi affettik, gerekti ki, şükredesiniz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bundan sonra şükredesiniz diye Biz sizi affettik.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Bundan sonra da yine belki şükredersiniz diye sizi affetmiştik.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Sonra (bu cürüm ve kabahatinizi) 'afv itdik tâ ki bu lütfumuza şükür idesiniz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ondan sonra da görevinizi yerine getirmeniz için sizi bağışlamıştık. [*]
[*] Şükür, yapılan iyiliğin değerini bilmek, yapanı övmek ve hak ettiği karşılığı vermektir (Müfredât).  
Şaban Piriş
swap_vert close
Bundan sonra da yine belki şükredersiniz diye sizi affetmiştik.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ondan sonra, olur da şükredersiniz diye, Biz sizi yine bağışlamıştık.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Belki şükredersiniz diye bunun ardından da sizi affetmiştik..
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
andan 'afv eyledük sizden, şundan śoñra; anuñ-içün kim siz şükr eyleyesiz.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Sizden ṣudūr iden çirkin ‘ameliñize tevbe itdikden ṣoñra ‘afv itdik tā ki ni‘met [...]şükr idesiñiz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Sonra da (tövbə etdiyinizə görə) sizi əfv etdik ki, bəlkə, şükür edəsiniz.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Then, even after that, We pardoned you in order that ye might give thanks.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Even then We did forgive you(67); there was a chance for you to be grateful.
67 Moses prayed for his people, and Allah forgave them. This is the language of the Qur'an. The Old Testament version is rougher: "The Lord repented of the evil which He thought to do unto His people": Exod. 32:14. The Muslim position has always been that the Jewish (and Christian) scriptures as they stand cannot be traced direct to Moses or Jesus, but are later compilations. Modern scholarship and Higher Criticism has left no doubt on the subject. But the stories in these traditional books may be used in an appeal to those who use them: only they should be spiritualized, as they are here, and especially in 2:54 below.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
ثُمَّ
sonra
عَفَوْنَا
affettik
عَنْكُمْ
sizi
مِنْ بَعْدِ
ardından
ذٰلِكَ
bunun
لَعَلَّكُمْ
belki siz
تَشْكُرُونَ
şükredersiniz
Sonra bunun ardından belki şükredersiniz diye sizi affetmiştik.
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
عَفَا
Fiil-I
ع ف و
Affetti, bağışladı, çoğaldı
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
بَعْد
İsim
ب ع د
Sonra, ard, öte
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
لَعَلّ
Zamir
لَعَلّ
Belki, umulur ki
شَكَرَ
Fiil-I
ش ك ر
Şükretti