close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 50. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-iż feraknâ bikumu-lbahra feenceynâkum veaġraknâ âle fir’avne veentum tenzurûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Bir vakit sizin için denizi yardık da kurtardık sizi; Firavun'un soyunu sopunu sulara boğduk; siz de buna bakıp duruyordunuz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ve yine) Bir zamanlar sizin için (Kızıl)denizi ikiye ayırıp sizi kurtardığımızı, ve Firavun’un avanesini ise gözlerinizin önünde boğup batırdığımızı hatırlayın!
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve önünüzdeki denizi yarıp, sizi nasıl kurtardığımızı gözlerinizin önünde Firavun'un adamlarını nasıl boğduğumuzu,
Ahmet Tekin
swap_vert close
Size, denizi yardığımız günleri hatırlayın. Sizi kurtarmış, Firavun'u, kavmini, ordusunu boğmuştuk. Bunun sebeplerini düşünmeli, tahlil etmelisiniz.
Ahmet Varol
swap_vert close
Hani, sizin için denizi yarmıştık da, sizi kurtarıp gözlerinizin önünde Firavun ailesini boğmuştuk.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ve sizin için denizi ikiye yarıp sizi kurtardığımızı ve Firavun'un adamlarını -gözünüz önünde boğduğumuzu hatırlayın.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ve yine hatırlayın ki, bir vakit sizden ötürü denizi yardık da hepinizi kurtardık, Fir'avun avânesini ise, sizler bakıb dururken, suda boğduk.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Yine hatırlayın ki; sizin için denizi yardık, gözünüz önünde Firavun ordusunu boğduk.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış ve Firavun taraftarlarını boğmuştuk; siz de bunu görüyordunuz.
Besim Atalay
swap_vert close
Hani, sizin için yarmıştık denizi, kurtarmıştık da sizi, Firavunu da, ulusunu da boğmuştuk, sizler bakıyordunuz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Hani, sizin için denizi yarıp sizi kurtarmış, Firavun (ve) soyunu/adamlarını siz bakıp dururken boğmuştuk. 
Bkz. 10/90-92, 43/55-56  
Cemil Said
swap_vert close
Yine derhâtır idiniz ki sizin içün denizden yollar açarak sizi kurtardık ve gözlerinizin önünde Fir’avn’ı gark iyledik.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Denizi yarıp sizi kurtarmış ve gözlerinizin önünde Firavun ailesini batırmıştık.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bir zamanlar biz sizin için denizi yardık, sizi kurtardık; Firavun’un adamlarını da gözünüzün önünde denizde boğduk.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Bir zamanlar biz sizin için denizi yardık, sizi kurtardık, Firavun'un taraftarlarını da, siz bakıp dururken denizde boğduk.
 Rivayetlerden, bu mucizenin Kızıldeniz’de geçtiği anlaşılmaktadır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Denizi yararak sizi kurtarmış, Firavun'un adamlarını da gözlerinizin önünde boğmuştuk.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Hani bir zamanlar sizin için denizi yarıp, sizi kurtardık da Firavun'un adamlarını suda boğduk, siz de bakıp duruyordunuz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve bir vakit sizin sebebinize denizi yardık, sizi necata çıkardık da Âli Fir'avni garkettik sizler bakıp duruyordunuz
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Yine hatırlayınız ki,) hani, sizin için denizi yarmış, (Firavun’un zulmünden) kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ile birlikte adamlarını da suda boğmuştuk.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Hatırlayın! Denizi yararak sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun taraftarlarını da denizde boğmuştuk.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Hem hatırlayın o demleri ki sizin sebebinize denizi yarıb da hepinizi kurtarmış, Fir'avun haanedânını ise, kendiniz de gözlerinizle bakıb dururken, (suda) boğmuşduk.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hani sizin için denizi yarıp da sizi kurtarmış ve siz (hayretle) bakıp dururken Fir'avun ehlini suda boğmuştuk.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Yine bir zaman sizin için bahrı (o su kütlesini) yardık, böylece sizi (ulûhiyyet iddiasında bulunan, zalim, despot ve gaddar olan Firavun ve ordusundan) kurtardık. Siz bakıp dururken Firavun hanedanını (suda) boğduk. *
(*) Not: Suyun yarılmasıyla ilgili birkaç görüş ve teori vardır. 1.Haritaya bakıldığında Kızıldenizin, Akdenize yakın olan yerin çok dar olduğu görülür. Yani suyun yarıldığı yer hem dar olup hem de o zaman sığ olan ve gel-git olayından çok etkilenen bir yer olabilir. Bu nedenle Hz. Musa ve topluluk (genişliği 2 km ile ifade edilen), bu sığ ve dar olan yerden geçmiş olabilirler. Diğer yerlerden yani 40 km genişlik veya 200 km genişlik olan yerlerden yürüyerek geçmeleri zaten imkânsız. Peki, Hz. Musa ve topluluk Mısır’dan diğer karşıya nasıl geçtiler dersek, yüce Allah’ın müşahede edilen bir mucizesi ve kanunu olan gel-git sayesinde geçmiş olabilirler. Zira bütün doğa olayları yüce yaratıcının birer mucizesi ve kanundur. Gelgit olayı da bunlardan biridir. Hz. Musa ise, gelgiti bilen birisidir. Gelgit olduğunda da sular çekiliyor ve Hz. Musa ve topluluk karşıya geçiyorlar. Firavun da bunu bildiği için hiç çekinmeden peşlerine düşüyor, ama ortasına gelince sular yeniden gelmeye başlıyor ve firavun sudan karşıya geçemiyor. İşte olayın özü bu olabilir. Yani büyük ihtimalle Hz. Musa ve onunla birlikte olanlar gelgit olayı anında o zaman sığ olan bu dar yerden geçiş yapmış olabilirler. (alıntı) ((الله اعلم Peki, eğer Musa gelgit olayından faydalandıysa mucize nerede diye sorulduğunda? Bunun cevabı şöyle olabilir. 1- Mucize şu ki, Cenab-ı Hak, gelgitlerin başladığı sırada Hz. Musa ve ona inananları deniz kıyısına ulaştırmıştı. Yani yüce Allah gelgit olayının meydana gelecek zamanı Hz. Musa’ya bildirmiş ve ona göre yola çıkmasını emretmiş olabilir. 2- Ayın çekimi nedeniyle meydana gelen gelgit olayı da bizzat bir ayet/mucizedir. Ama bu mucizeyi sık gördüğümüz ve ona alıştığımız için mucize gözüyle bakmıyor olabiliriz. Örneğin güneşin varlığı, ayın uzayda dünyamız çevresinide hareket etmesi ve kütleçekim kuvveti nedeniyle yörüngesinden çıkmaması ve dünyamızla çarpışmaması vs. bütün bunlar birer ayet/mucize değil midir? Yani evrendeki sünnetullah/ bütün doğa kanunları birer ayet/kanıt, delil ve mucize/değil midir? İşte gelgit olayı da aslında bir ayettir /mucizedir. (الله اعلم) ’’Yine en doğrusunu yüce Allah bilir’’ Özetle, gelgit olayı her ne kadar yüce Allah’ın oluşturduğu bir doğa kanunu ise de, yine görenler için alışılmış bir mucizedir. Çünkü ayı yaratan ve onda bu çekim gücünü oluşturan yüce yaratıcının evren için koyduğu bütün fizik ve doğa kanunları aslında birer mucizedir. Ayrıca Hz. Musa’nın asasıyla suyu yarıp ortasında bir yol açtığı hadisenin bir benzeri Güney Kore’de yaşanıyor. 2- ABD’li bilişim uzmanlarıyla bilimcilerin geliştirdiği, fizik kanunlarıyla coğrafi özellikleri veri olarak kullanan simülâsyonda (benzetim), karadan deniz yönüne uzun süre esen çok şiddetli rüzgârların suyu denize doğru bir miktar itebileceği ve denizin altındaki kara yükseltilerinin böylece ortaya çıkabileceği gösteriliyor. 3- O zaman Nil nehri üzerinde bulunan barajın patlayıp yıkılmasıyla Firavun ve askerlerinin boğulduğuna dair tezler de vardır. (الله اعلم) Ayrıca Eski Mısır uzmanlarına göre bu Firavun MÖ. 12. yüzyılda yaşamış olan II. Ramses’tir. Onun selefi Tutankhamon ya da çok önce yaşamış olan III. Tutmosis olduğu da söylenir... (الله اعلم) Peki, 2. Ramses kimdir? Eski Mısır’da 19. Hanedan Firavunlarından biridir. MÖ 1279 yılından, MÖ 1213 yılına kadar hüküm sürmüştür. Ayrıca 2. Ramses birçok tarihçiye göre, İsrailoğullarına eziyet eden ve Hz. Musa ile mücadele eden Firavun. Musa, asasıyla denizi ikiye bölüp açılan yoldan halkı ile geçerken, onları kovalayan Ramses ve adamları suyun kapanmasıyla boğulmuştur… Kaynak: II. Ramses kimdir? - Biyografiinfo //. Firavun, Eski Mısır inanışına göre Güneş tanrısı Ra’nın oğlu ve tanrının kendisi olarak kabul görmektedir... (Antik Mısır krallarına neden Firavun denir? Firavun kimdir?)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Size denizi yardık, sonra sizi kurtardık ve sizin gözünüzün önünde Firavun ailesini denizde boğduk.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O gün Biz sizin için denizi yardık da sizi kurtardık. Firavungilleri de gözlerinizin önünde suda boğduk.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Hani sizin için denizi yarıp sizi kurtarmış, fir/avuncuları gözlerinizin önünde suda boğmuştuk.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Hani sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış ve Firavun halkını da gözlerinizin önünde suda boğmuştuk.
Kadri Çelik
swap_vert close
Hani denizi yararak sizi (boğulmaktan) kurtarmış ve siz bakıp dururken (gözleriniz önünde) Firavun ailesini boğmuştuk.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hani sizin için Kızıldeniz’i yarıp sizi kurtarmış, Firavun ve adamlarını da gözlerinizin önünde boğmuştuk.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Hani, sizinle Deniz’i yardık, sizi kurtardık. Siz bakıyorken, Firavun’un ailesini suda boğduk.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Denizi yarıp sizi kurtardığımızı, Fıravun'u hepinizin gözleri önünde sulara gömdüğümüzü unutmayın.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hani! Denizi yarıp Firavuna tuzak kurma aklını vererek sizi kurtarmıştık. Gözlerinizin önünde Firavun ailesi suda boğulmuştu.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Hani biz sizin için denizi yarmıştık; sizi kurtarmış, Firavun’un ailesini (destekçilerini) de siz bakıyorken (denizde) boğmuştuk.
Mehmet Türk
swap_vert close
Ve bir zamanlar Bizim, sizin için o denizi¹ yarıp, sizi kurtardığımızı ve gözlerinizin önünde Firavun’un ailesini suda boğduğumuzu da (unutmayın.)²
1 Bu deniz; bugün ’Kızıldeniz" adıyla anılmakta olan "Şab Denizi", asıl adıyla "İsaf" denizidir. Bu deniz, Mısır’ın civarındaki denizlerden birisi ki, bugün ona "Bahr-i Kulzüm" (yutan deniz) denilmektedir. Ona "Kulzüm Denizi" denilmesi, Firavun’un adamlarıyla birlikte orada suda yutulmuş olmasından dolayıdır. 2 Konu ile ilgili olarak Bk: (Enfâl: 54, Yûnus: 90-92, Tâ Hâ: 78, Şuara: 66, Zuhruf: 55)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve önünüzdeki denizi yarıp sizi (nasıl) kurtardığımız, gözlerinizin önünde Firavun’un adamlarını (nasıl) boğduğumuz,
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Hani sizin için denizi yarıp sizi kurtarmış ve gözünüzün önünde Firavun ve hanedanını suda boğmuştuk. 10/90, 26/63
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Bir zaman da suyu[¹⁰¹] sizin için açmış ve sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun yandaşlarını boğmuştuk.
[101] Kur’an’da İsrâiloğullarının geçip Firavun’un boğulduğu bu su bahr (7:138; 10:90; 26:63) ve yemm (7:136; 20:78, 97; 28:40; 51:40) olarak anılır. Bahr Arapça, yemm ise Arapça değildir. Bahr başta “deniz” her tür su için kullanılır. “Irmak” için de nehr (ç. enhâr) kullanılır. Eski Ahid’in İbranice metninde bu su “Yem Suf” olarak geçer. “Saz Gölü” anlamına gelen bu ibareyi, Kutsal Kitap yorumcuları Kızıldeniz olarak yorumlar. Fakat “saz” bitkisi yalnız tatlı su bataklıklarında yetişir. Sonraki yorumculara göre bu yerin Mısır’ın kuzeydoğusunda sığ bir göl ya da Kızıldeniz’in hemen kuzey ucu ile daha kuzeydeki göller arasında o dönemde var olan su yolu üzerinde bir saz bataklığı olduğu sanılır (A.Br. Çıkış md). Olay Eski Ahid’de anlatılırken Musa’nın elini denizin üzerine uzatması üzerine bütün gece çok güçlü bir biçimde esen batı rüzgârının denizi kara hâline getirdiği ifade edilir (Çıkış 14: 21). Boğulma olayının “Saz Gölü” adı verilen tatlı su bataklığında gerçekleştiğini Tâhâ 78 zımnen teyit eder.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Evet) Bir zamanlar sizin için denizi yardık (kupkuru bir yol yaptık) da sizi kurtardık; Firavun hanedanını ise, gözünüzün önünde (o kuru yoldan geçmek isterlerken) suda boğduk.
Osman Fırat
swap_vert close
Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ahalisini suda boğmuştuk.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve hatırlayınız o zamanı ki sizin için denizi yardık da hepinizi kurtardık. Firavun'-un âlini de gark ettik, bir halde ki sizler bakıp duruyordunuz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Yine hatırlayın ki, sizin geçmeniz için denizi yarmış, sizi kurtarıp, siz bakıp dururken gözlerinizin önünde Firavun hanedanını boğmuştuk. {KM, Çıkış 14, 16; 21-30; Mezmurlar 78, 13; 106, 9-11}
Bu âyet-i kerime, hürriyetin, başta gelen nimetlerden olduğunu hatırlatıyor. İnsanın başka birinin eli altında ve istediği tarzda çalıştırabileceği bir halde bulunması, üstelik bir de ağır, zor, pis işlerde kullanılması, azap şekillerinin en şiddetlilerinden olduğunda şüphe yoktur. Hatta buna mâruz kalanlar ekseriya ölümü temenni ederler. İşte Cenab-ı Allah’ın burada açıkladığı birinci nimet, bu kötü azaptan kurtulma nimetidir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Sizin için denizi yarmıştık, sizi kurtarmış ve Fir'avn ailesini boğmuştuk; siz de bunu görüyordunuz.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve sizinle (içine girmenizle) denizi ikiye yararak sizi kurtarub Fir'avn ve ittibâ'ını gözlerinizin önünde helâk iylediğimizi de tahattur idiniz. [¹]
[1] Fir'avn'ın helâki zamânı geldikde Mûsâ 'aleyhisselâma Benî İsrâîl'i alarak Mısır'dan çıkması vahy buyuruldı. Gice, herkes derin uykuda iken önlerinde Hârûn ve arkalarında Mûsâ oldığı halde Benî İsrâîl yola çıkdılar. Deniz kenarına yetişdikleri zamân Mûsâ arkasına bakdı ve Fir'avn cemâ'atinin kendilerini ta'kîb iylediklerini gördi. Allâh'ın emriyle elindeki değnekle denize urdı. Sular iki tarafa açılarak arasından yol oldı. Benî İsrâîl bu yoldan denizi geçdiler. Arkalarından Fir'avn ve ordusı denize girdiler. Ve sular üzerlerine kapanarak gark ve helâk oldılar.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bir gün denizi ikiye ayırıp sizi kurtardık, Firavun hanedanını da gözünüzün önünde boğduk.
Şaban Piriş
swap_vert close
Ve sizin için denizi yardık, sizi kurtarıp; gözünüzün önünde, Firavun Hanedanını suda boğmuştuk.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Yine hatırlayın ki, denizi sizinle yarıp(31) sizi kurtarmış, Firavun Hanedanını da gözlerinizin önünde boğmuştuk.
(31) Zulme uğrayan bir topluluğa Allah’ın yardımı olağanüstü bir şekilde erişmiş ve onları kurtarmış; ancak bu, o topluluk kendi üzerine düşeni yaptıktan ve ellerinden gelen çabayı ortaya koyduktan sonra cereyan etmiştir. Onun için, denizin yarılmasında İsrailoğullarının oynadığı sebebiyet rolüne de işaret edilmiştir.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Hani, önünüzde denizi yarmıştık da sizi kurtarmış, Firavun hanedanını boğmuştuk. Siz de bunu bakıp görüyordunuz.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ol vaķt kim ayırduķ, sizden ötürü, deñizi. pes ķurtarduķ sizi, daħı ġarķ eyledük fir'avn ķavımını, ol ḥalde kim siz baķarduñuz.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Şunı da ḫatırlayıñız ki siz Fir‘avndan firār ile şübhe deñizine geldigiñizde düşmanarḳañızda iken biz siziñ içün deñizi iki şaḳḳ idüp sizi ḫalāṣ ve Fir‘avnı ġark itmedikmi?
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Yadınıza salın ki) Biz sizdən ötrü dənizi yarıb sizə nicat verdik və Fir’onun adamlarını siz baxa-baxa suda qərq etdik.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And when We brought you through the sea and rescued you, and drowned the folk of Pharaoh in your sight.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And remember We divided the sea for you and saved you and drowned Pharaoh´s people within your very sight(65).
65 When the Israelites at last escaped from Egypt , they were pursued by Pharaoh and his host. By a miracle the Israelites crossed the Red Sea , but the host of Pharaoh was drowned: Exod. 14:5-31. (Cf. n. 1094).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِذْ
ve bir zaman
فَرَقْنَا
yarmıştık
بِكُمُ
sizin için
الْبَحْرَ
denizi
فَاَنْجَيْنَاكُمْ
ve sizi kurtarmıştık
وَاَغْرَقْـنَٓا
ve boğmuştuk
اٰلَ
ehlini
فِرْعَوْنَ
Firavun
وَاَنْتُمْ
ve siz
تَنْظُرُونَ
bakıyorsunuz
Hani bir zaman da Biz, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış ve siz (hayretle) bakıp dururken Firavun(u ve) ehlini (denizde) boğmuştuk.
اِذ
Zaman zarfı
اِذ
Bir vakit, o vakti ki, bir zaman, o zaman
فَرَقَ
Fiil-I
ف ر ق
Yardı, ayırdı
بِكُمْ
Zamir
بِكُمْ
Sizin için, kendinize, size karşı
بَحْر
İsim
ب ح ر
Deniz
اَنْجٰي
Fiil-IV
ن ج و
Kurtardı
اَغْرَقَ
Fiil-IV
غ ر ق
Boğdu
ءَال
İsim
ا و ل
Ehil (ehli), aile
فِرْعَوْن
Özel isim
فِرْعَوْن
Firavun
اَنْتُمْ
Zamir
اَنْتُمْ
Siz
نَظَرَ
Fiil-I
ن ظ ر
Baktı, gözledi, gördü, bakınıp durdu, nazar etti, seyretti