close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 49. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-iż necceynâkum min âli fir’avne yesûmûnekum sû-e-l’ażâbi yużebbihûne ebnâekum veyestehyûne nisâekum(c) vefî żâlikum belâun min rabbikum ‘azîm(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Hatırlayın o zamanı ki sizi Firavun'un soyundan kurtardık. Onlar, size kötü bir surette azap ediyorlar, oğullarınızı kesiyorlar, kızlarınızı diri bırakmak istiyorlardı. Bu işte Rabbinizin bir sınaması vardı.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Hani) Dayanılmaz işkencelere uğrattıklarında, sizi Firavun ailesinin (ve zalim hükümetinin) elinden kurtardığımızı da hatırlayın. (Ki) Onlar, kadınlarınızı (kızlarınızı) diri (sağ) bırakıp, erkek çocuklarınızı boğazlıyorlardı. Bunda sizin için Rabbinizden büyük bir (bela) imtihan vardı.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey israiloğulları! Oğullarınızı boğazlayıp, kadınlarınızı hayasızlaştırıp sağ bırakarak sizi azapların en kötüsüyle azaplandıran, Firavun taraftarlarının elinden sizi kurtardığımızı hatırlayın. Bu işte Rabbinizden büyük bir imtihan vardı sizin için.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Hani biz sizi Firavun hanedanının, devlet görevlilerinin, yandaşlarının elinden kurtarmıştık. Size dayanılmaz acılar çektiriyorlardı. Oğullarınızı boğazlıyor, kızlarınızı öldürmeyip sağ bırakıyorlardı. Başınıza gelen bu sıkıntılar Rabbiniz tarafından büyük bir imtihana tabi tutulmanızdı; kurtuluşunuz da büyük lütuf/ihsana mazhariyyetti.
Ahmet Varol
swap_vert close
Hani sizi, size en kötü işkenceleri uygulayan, erkek çocuklarınızı öldürüp kadınlarınızı sağ bırakan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Başınıza gelen bu durumda sizin için Rabbinizin büyük bir imtihanı vardı.
Ali Bulaç
swap_vert close
Sizi, dayanılmaz işkencelere uğrattıklarında, Firavun ailesinin elinden kurtardığımızı hatırlayın. Onlar, kadınlarınızı hayatta bırakıp, erkek çocuklarınızı kesiyorlardı. Bunda sizin için Rabbinizden büyük bir imtihan vardı.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Ey İsrâil oğulları, hem hatırlayın ki), bir vakıt sizi ve atalarınızı Fir'avun avânesinden kurtarmıştık, sizi azâbın kötüsüne sürüp oğullarınızı boğazlıyorlar, kızlarınızı hayatta (diri) tutmak istiyorlardı ve bunda, sizin için, rabbınız tarafından büyük bir imtihan vardı.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Hatırlayın, bir vakit sizi Firavun ordusundan kurtardık ki; onlar azabın en kötüsünü başınıza getirir; erkek çocuklarınızı boğazlar, kadınlarınızı yaşatıyorlardı. Bu konuda Allah’tan size büyük bir sınav vardı.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Hani sizi Firavun'un yandaşlarından kurtarmıştık. Zira onlar, eziyetin en kötüsünü size lâyık görüyorlardı. Erkek çocuklarınızı boğazlıyor, kızlarınızı hayatta bırakıyorlardı. Bu uygulamada, sizin için Rabbinizden ağır bir imtihan vardı.
Besim Atalay
swap_vert close
Hani, kurtarmıştık sizi Firavun ulusundan, en ağır bir azapla sizi eziyorlardı, erkek çocuklarınızı keserek, kadınlarınızı bırakırlardı, bu işte sizin için büyük bir sınav vardı
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Ey İsrailoğulları! Yine hatırlayın ki) işkencenin en kötüsünü size uygulayan, kadınlarınızı (kızlarınızı) bırakıp erkek çocuklarınızı boğazlayan/öldüren Firavun'un adamlarından sizi kurtarmıştık. Bu da Rabbiniz tarafından büyük bir imtihandı.
Bkz. 7/141, 28/4 ve dipnotu.Bu ve bunun gibi ayetler; İsrailoğullarına, atalarının bir zamanlar içine düştükleri sıkıntılı günleri ve zorluk ve çile dolu o günlerden nasıl kurtulduklarını hatırlatıyor. Ayetin son cümlesindeki; “Bu, sizin için Rabbiniz tarafından büyük bir imtihandı.” söylemi bunun hem bir imtihan olduğu hem de zorluklarla tekâmül etme amacına yönelik olduğu vurgulanıyor. Böylelikle gerek İsrailoğullarına ve gerekse onlar üzerinden diğer insanlara; beşerî gayretleri ortaya koyduktan sonra, sadece Allah’a teslim olmanın, kurtuluşu yalnız O’ndan beklemenin ve mutlaka onun gösterdiği doğru yolda yürümenin gerekliliği anlatılıyor.  
Cemil Said
swap_vert close
Derhâtır idiniz ki size azâb iden ve sizin erkek evlâdınızı katl idüb kızlarınızı bırakan Fir’avn âilesinden sizi tahlîs itdik, bu rabbiniz tarafından size azîm bir imtihân idi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Size işkence eden, kadınlarınızı sağ bırakıp oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden sizi kurtarmıştık; bu Rabbinizin büyük bir imtihanı idi.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden (gelen) büyük bir imtihan vardı.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Hatırlayın ki sizi Firavun’un adamlarından kurtardık. Onlar size işkencenin en kötüsünü revâ görüyorlar, erkek çocuklarınızı boğazlıyorlar, kızlarınızı sağ bırakıyorlardı. Bu size reva görülenlerde rabbinizden büyük bir imtihan vardı.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Hatırlayın ki, sizi, Firavun taraftarlarından kurtardık. Çünkü onlar size azabın en kötüsünü reva görüyorlar, yeni doğan erkek çocuklarınızı kesiyorlar, (fenalık için) kızlarınızı hayatta bırakıyorlardı. Aslında o size reva görülenlerde Rabbinizden büyük bir imtihan vardı.
 Firavun, eski Mısır hükümdarlarına verilen bir ünvandır. Hz. Musa’nın gelmesine tekaddüm eden senelerde kâhinler, İsrailoğullarından doğacak bir çocuğun, Firavun’un tacını tahtını yıkacağını söylediler. Bunun üzerine Firavun, yeni doğan erkek çocukların kesilmesini emretti. Allah bununla İsrailoğullarını imtihan ediyordu.  
Edip Yüksel
swap_vert close
İşkencenin en kötüsünü size uygulayan, kadınlarınızı bırakıp oğullarınızı öldüren Firavun'un adamlarından sizi kurtarmıştık. Bu, Rabbinizden büyük bir sınav idi.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
(Hem hatırlayın ki bir zaman) sizi Firavun ailesinden de kurtardık, (onlar) size azabın en kötüsünü reva görüyor, oğullarınızı boğazlıyor, kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. Ve bunda size Rabbiniz tarafından büyük bir imtihan vardı.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hem hatırlayın ki bir vakit sizi Ali Firavnden kurtardık, sizi azabın kötüsüne peyleyorlardı; oğullarınızı boğazlıyorlar ve kızlarınızı diri tutmak istiyorlardı ve bunda size rabbınız tarafından büyük bir imtihan vardı
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Ey İsrâiloğulları! Hatırlayın o zamanı ki, yeni doğan) erkek çocuklarınızı boğazlayan (öldüren, kadınlarınızı ve) kız çocuklarınızı (köle olarak kullanmak üzere) sağ bırakan, (bu sûretle) size zulmün/işkencenin en kötüsünü yapan Firavun ve adamlarından kurtarmıştık. (Ey İsrâiloğulları! Başınıza gelen sıkıntılarda, Rabbiniz tarafından sizin için büyük bir imtihân) ve bunda (Firavun ve adamlarının zulmünden kurtarılışınızda,) Rabbiniz tarafından sizin için, büyük bir lütuf/ihsan vardı.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Hatırlayın! Sizi, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayarak, azabın en kötüsüne uğratan Firavun 'un adamlarından kurtarmıştık. Bunda, sizin için Rabb'inizden büyük bir sınav vardı.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Yine hatırlayın o zamanı ki (yeni doğan) oğullarınızı boğazlayıp kızlarınızı sağ bırakmak (yâhud kadınlarınıza utanılacak dürlü fenalıklar yapmak) suretiyle size (atalarınıza) işkencenin en kötüsünü yüklemekde devameden Fir'avun haanedânından sizi kurtarmışdık. Bunda (bu azâbda ve kurtarmada) Rabbinizden (gelen) büyük bir imtihan vardı sizin için.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hem bir zaman sizi Fir'avun ehlinden kurtarmıştık; (onlar) sizi azâbın en kötüsüne(evlâd acısına) ma'ruz bırakıyorlar, (yeni doğan) oğullarınızı boğazlıyor, kadınlarınızı (kız çocuklarınızı) ise hayatta bırakıyorlardı.(1) İşte bunda (size revâ görülen bu zulümlerde), Rabbinizden büyük bir imtihan vardı.
(1)Fir‘avun’un bu katliâma girişmesinin sebebi, kâhinlerin kendisine: “İsrâiloğullarından yeni dünyaya gelen bir çocuk senin saltanatına son verecek” diye haber vermeleri idi. (Nesefî, c. 1, 77)“Benî İsrâil’in, oğullarının kesilip kadın ve kızlarını hayatta bırakmak, bir Fir‘avun zamânında yapılan bir hâdise ünvânıyla, yahudi milletinin ekser (pek çok) memleketlerde, her asırda ma‘ruz olduğu müteaddid (çok sayıda)katliâmları, kadın ve kızları, hayât-ı beşeriye-i sefîhânede (insanların gayr-i meşrû‘ hayâtında) oynadıkları rolü ifâde eder.” (Zülfikār, 25. Söz, 33)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve bir zaman sizi (atalarınızı) Firavun hanedanından kurtarmıştık. Size en ağır cezayı vermeye çalışıyor, (çoğalıp güçlenmeyesiniz diye) oğullarınızı öldürüyor, (utanç verici işlerde kullanmak üzere çocuk doğuran) kadınlarınızı (ve kız çocuklarınızı) da sağ bırakıyorlardı. İşte bunda (bu zulüm ve azaptan kurtulmanızda) size Rabbinizden büyük bir lütuf vardı. *
(*) Burada ( ذبح) ile (وفي ذَلِكُم بَلاء) cümlesi ne anlama geldiği aşağıdaki tefsir metinlerinde açıklanmıştır. Yani (ذبح ) zibh, öldürmek ve (بَلي ’’ bela’’kelimesi de büyük lütuf ve nimet anlamındadır. Zira İsrailoğullarının Firavun’dan kurtuluşu Allah’ın onlara büyük bir lütfudur. Bkz: (يذبحون أبناءكم ) ومعناه يقتلون الذكورة من الأولاد دون الإناثي (لتفسير الكبير) يذبحون أبناءكم خشية نموكم، ويستحيون نساءكم أي: فلا يقتلونهن، فأنتم بين قتيل ومذلل بالأعمال الشاقة، مستحيي على وجه المنة عليه والاستعلاء عليه، فهذا غاية الإهانة، فمن الله عليهم بالنجاة التامة وإغراق عدوهم وفي ذلكم أي: الإنجاء بلاء أي: إحسان من ربكم عظيم فهذا مما يوجب عليكم الشكر والقيام بأوامره (تفسير السعدي ).وقوله تعالى : ( وفي ذلكم بلاء من ربكم عظيم ) قال ابن جرير : وفي الذي فعلنا بكم من إنجائنا إياكم مما كنتم فيه من عذاب آل فرعون بلاء لكم من ربكم عظيم . أي : نعمة عظيمة عليكم- وقال علي بن أبي طلحة ، عن ابن عباس [ في ] قوله : ( بلاء من ربكم عظيم ) قال : نعمة . وقال مجاهد : ( بلاء من ربكم عظيم ) قال : نعمة من ربكم عظيمة . وكذا قال أبو العالية ، وأبو مالك ، والسدي ، وغيرهم (تفسير ابن كثير ) قـيـل: {وَيَسْتَحْيُونَ نِسَآءَكُمْ} يعنـي بذلك الوالدات والـمولودات كما يقال: قد أقبل الرجال وإن كان فـيهم صبـيان، فكذلك قوله: {وَيَسْتَحْيُونَ نِسَآءَكُمْ}. وأما من الذكور فإنه لـما لـم يكن يذبح إلا الـمولودون قـيـل: يذبحون أبناءكم، ولـم يقل يذبحون رجالكم - أما قوله: {وَفِي ذَٰلِكُمْ بَلاۤءٌ مِّن رَّبِّكُمْ عَظِيمٌ} فإنه يعنـي: وفـي الذي فعلنا بكم من إنـجائنا إياكم مـما كنتـم فـيه من عذاب آل فرعون إياكم علـى ما وصفت بلاء لكم من ربكم عظيـم. ويعنـي بقوله بلاء: نعمة (جامع البيان في تفسير القرآن - الطبري)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sizi firavun ailesinden kurtarmıştık. Onlar erkek evlatlarınızı boğazlıyor, kadınlarınızı hayatta bırakarak, azabın en kötüsünü uyguluyorlardı. İşte bunda sizin için, Rabbinizden büyük bir deneme vardı.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O gün biz sizi Firavungillerin elinden kurtarmıştık. Onlar sizi azapların en kötüsüne uğratıyorlar, oğullarınızı boğazlıyorlar, yalnız kızlarınızı sağ bırakıyorlardı. Böylelikle Allah sizi iyice sınıyordu.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Hani sizi işkenceye duçar eden, oğullarınızı boğazlayıp kadınlarınızı diri diri yakan fir/avunculardan sizi kurtarmışdık. Bu işde Rabbiniz tarafından sizin için büyük bir imtihan vardı.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Hani oğullarınızı boğazlayarak, kadınlarınızı ve kızlarınızı (kötü amaçları için) sağ bırakarak sizi azapların en kötüsüne uğratan Firavun hanedanının elinden sizi kurtarmıştık. Bu sizin için Rabbinizden çok büyük bir imtihan [belâ] idi.⁴³
43 Krş. Tâhâ, 20/85, 87, 95.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Hani size azabın en kötüsünü tattıran, yeni doğan oğullarınızı boğazlayan ve kızlarınızı hayatta bırakan Firavun ailesinden sizi kurtarmıştık ve bunda sizin için Rabbiniz tarafından büyük bir imtihan vardı.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Eyİsrail Oğulları! Sizi Firavun ve ordusundan nasıl kurtardığımızı da hatırlayın: Hani size en acı işkenceleri çektiriyorlardı; nüfusunuzun artmasını engellemek için oğullarınızı boğazlıyor, kadınlarınızı utançverici işlerde kullanmak üzere sağ bırakıyorlardı.İşte bütün bunlarla, Rabb’iniz sizi eğitip olgunlaştırmak ve böylece insanlığı doğru yola ileten örnek ve öncü bir toplum yapmak üzere çetin bir sınavdan geçirmekteydi.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Hani, Azab’ın en kötüsünü size uygulayan, oğullarınızı boğazlayıp kesen, kadınlarınızı sağ bırakan Firavun’un ailesinden sizi kurtardık. Sizin rabbinizden bunlarda çok büyük bir belâ / sınav vardır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sizi Fıravun'un zulmünden kurtardığımız günü hatırlayın: Yani, kızları sağ bırakıp erkek çocuklarınızı kesmek suretiyle, sizleri sürüm sürüm süründüren zulümden. Bu yaşadıklarınız, Rabb’iniz tarafından size uygulanmış çok büyük bir sınavdı.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hani! Sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bu olaylarda Rabbinizden gelen büyük bir imtihan vardı.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Hani sizi işkencenin en kötüsüne süren ve oğullarınızı kestirip, kadınlarınızı sağ bırakmakta olan Firavun ailesinden kurtarmıştık. İşte bunda (size anlatılanlarda), Rabbinizden büyük bir imtihan vardır. [*]
Benzer mesajlar: A‘râf 7:127, 141; İbrâhîm 14:6; Kasas 28:4; Mü’min 40:25.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey İsrâil oğulları!) Firavun ailesi, sizin oğullarınızı boğazlayarak, kadınlarınızı sağ bırakarak¹ size en dayanılmaz işkenceleri yaparken, sizi onların elinden Bizim kurtardığımızı ve bunun, sizin için Rabbinizden gelen büyük bir imtihan olduğunu (unutmayın.)²
1 (وَيَسْتَحْيُونَ نِسَاءَكُمْ) “kadınlarınızı sağ bırakıp...” ifâdesi; a- Kadınlarınızı öldürmüyorlar, b- Kadınlarınızın iffetlerine dokunuyorlar, c- Hamile kadınlarınızın hayâlarına dokunarak çocuklarını öldürüyorlardı, şeklinde de anlaşılabilir. Bk. (A’raf: 141, İbrahim: 6)2 Aynı ifâdeler için Bk. (A’raf: 141)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve oğullarınızı boğazlayıp kadınlarınızı sağ bırakarak sizi azapların en kötüsüne uğratan ³⁶ Firavun hanedanının elinden sizi kurtardığımız günleri [hatırlayın]- (o günler) ki Rabbinizden büyük bir imtihan vardı sizin için.
36 Bkz. Çıkış i, 15-16, 22.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Hatırlayın hani biz sizi Firavun hanedanından kurtarmıştık. O, size işkencenin en kötüsünü reva görüyor yani oğullarınızın imkân ve özgürlüğünüzün önünü kesiyorlar, kızlarınızı ise sağ bırakıyorlardı. Bunda Rabbinizden sizin için büyük bir imtihan vardı. 28/4, 7/141
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Yine bir zaman da sizi Firavun yandaşlarının[⁹⁹] elinden kurtarmıştık. Size işkencenin en alçağını reva görüyorlar, erkek çocuklarınızı öldürtüp kadınlarınızı da bırakıyorlardı. Bu yaşananlarda, Rabbinizin sizi tâbi tuttuğu dehşet bir imtihan vardı.[¹⁰⁰]
[99] Firavun için bkz: ilk geçtiği 73:15, not 15. [100] Bu âyette değinilip geçilen dehşet imtihan için bkz: 7:141; 14:6.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Yine hatırlayın ki sizi; -işkencelerin en kötüsünü yapan- Firavun hanedanından kurtarmıştık ki onlar; (yeni doğan) erkek çocuklarınızı boğazlayıp, kız çocuklarınızı sağ bırakıyorlardı. (böylece neslinizi tüketmeye ve doğacak Musa’yı öldürmeye çalışıyorlardı) Bunda (bu azapta ve bu kurtarışta) sizin için Rabbiniz katında bir imtihan vardı! (ki o işkencelerden sonra kurtuluşu bir nimet bilesiniz ve Rabbinize şükürde daim olasınız)
Osman Fırat
swap_vert close
Sizi Fir’avn ailesinden de kurtarmıştık Hani (onlar), size azâbın en kötüsünü reva görüyor, oğullarınızı boğazlayıp, kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı ve bunda sizin için Rabbinizden büyük bir imtihan vardı.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve o zamanı yâd ediniz ki, sizi âl-i Fir'avun'dan kurtardık. Sizi en kötü azap ile cezalandırıyorlardı. Oğullarınızı boğazlıyorlardı, kadınlarınızı da diri bırakıyorlardı. Bunda sizin için Rabbiniz tarafından pek büyük bir imtihan vardı.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Hem sizi en feci işkencelere uğrattıkları zaman Firavun'un adamlarından kurtardığımızı da hatırlayın! Onlar sizin dünyaya gelen erkek çocuklarınızı kesiyor, kız çocuklarınızı ise kötülük için hayatta bırakıyorlardı. İşte bunda size Rabbiniz tarafından çetin bir imtihan vardı. {KM, Çıkış 1, 15-16}
Firavun, Mısırda Amalika hükümdarlarının lakabıdır. Çoğulu Feraine’dir. Nasıl ki Türk krallarına hakan, Rum krallarının bazısına kayser, bazısına herakl (Herakliyus), Habeş krallarına necaşi, Yemen meliklerine tübba’, İran hükümdarlarına kisrâ deniliyordu.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Sizi Fir'avn ailesinden de kurtarmıştık. Hani (onlar), size azabın en kötüsünü reva görüyor, oğullarınızı boğazlayıp, kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı ve bunda sizin için Rabbinizden büyük bir imtihan vardı.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Ey Benî İsrâîl) Sizi Fir'avn cemâ'atinden kurtardığımı da tahattur idiniz. Onlar size en fenâ ve şiddetli 'azâbı çekdiriyor, erkek çocuklarınızı boğazlayub kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı ve bunda sizin içün rabbiniz tarafından büyük bir ibtilâ vardı. [²]
[2] Mûsâ zamânındaki Fir'avn bir gice ru'yâsında Kudüs'den bir âteş çıkub bütün Mısır diyârını kapladığını, Fir'avn takımını yakdığı halde Benî İsrâîl'e zarar virmediğini gördi. Bunun ta'bîri içün cem' iylediği kâhinler: Benî İsrâîl'de bir çocuk doğacak ve senin helâkin ve zevâl-i mülkün bu çocuğun elinnden olacakdır didiler. Bunun üzerine Fir'avn Benî İsrâîl'de her doğacak erkek çocuğun derhâl öldürülmesini emr itdi. Benî İsrâîl'e her dürlü güç hidmetler gördiriliyor, ezâ ve cefâları içün hiç bir şeyden geri durmuyorlardı. İşte Mûsâ 'aleyhisselâm öyle bir zamânda doğdı. Tafsîlâtı ileride gelecekdir.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sizi Firavun hanedanından kurtarmıştık. Size en ağır cezayı vermeye çalışıyor, oğullarınızı öldürüyor, kadınlarınızı ise sağ bırakmak istiyorlardı. İşin içinde, Sahibiniz (Rabbiniz) olarak yaptığım [*] büyük bir imtihan vardı.
[*] Arap edebiyatında iltifat sanatı vardır, anlatımı canlı tutmak ve konunun önemini vurgulamak için sözün akışı beklenmedik bir şekilde değiştirilerek üçüncü şahıstan birinci şahsa, ikinci şahıstan birinci veya üçüncü şahsa, birinci şahıstan ikinci veya üçüncü şahsa vs. geçilir. Geçmiş zamandan şimdiki veya gelecek zamana; gelecek zamandan geçmiş zamana ya da geçmiş zamandan emir kipine geçiş yapılabilir. Türkçede bu sanat olmadığından bu gibi ifadeler bir Türk'ü şaşırtır. Burada olduğu gibi birçok âyete, bu sanat yok sayılarak meâl verilmiştir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Size işkence eden, kadınlarınızı sağ bırakıp oğullarınızı öldüren Firavun Hanedanından sizi kurtarmıştık. Bunda Rabbiniz'den büyük bir imtihan vardı.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sizi Firavun Hanedanından kurtardığımız zamanı da hatırlayın ki, size azabın en kötüsünü revâ görüyorlar, kız çocuklarınızı sağ bırakıp erkek çocuklarınızı boğazlıyorlardı. Bunda da size Rabbinizden büyük bir imtihan vardı.(30)
(30) Bu ve bunu izleyen âyetlerde anlatılan olayları daha geniş bir şekilde 7:134 ve devamı ile 20:77 ve devamında bulabilirsiniz.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Sizi Firavun hanedanından kurtardığımızı da hatırlayın. Hani, onlar size azabın en çirkiniyle kötülük ediyorlardı: Erkek çocuklarınızı boğazlıyorlar, kadınlarınıza hayâsızca davranıyorlar/kadınlarınızın rahimlerini yokluyorlar/kadınlarınızı hayata salıyorlardı. İşte bunda sizin için, Rabbinizden gelen büyük bir ıstırap ve imtihan vardı.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ol vaķt kim ķurtarduķ sizi fir'avn ķavmından; ħorlıķ eylerlerdi size 'aźābun yavuzlıġın çoķ boġazlarlardı oġlanlalaruñuzı daħı diri ķorlardı 'avratlaruñuzı. daħı anuñ içinde śınamaġ ulu ya'nį ulu śınamaķ.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Şunı daḫı biliñiz ki Fir‘avn sizi ve ecdādıñızı meşaḳḳatli işlerde ḳullanır ki ḳadın‐ları bıraḳup irkekleriñizi ḳatl [iderdi] biz size necāt virdik bu işkencede size Rab‐biñiz ṭarafından büyük ibtilā ve tecribe vardır.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ey İsrail oğulları! Yadınıza gətirin o vaxtı ki) Fir’on əhli sizə (babalarınıza) ən ağır işgəncələr verdikləri, oğlan uşaqlarınızı boğazlayıb, qadınlarınızı (kəniz etmək məqsədilə) sağ buraxdıqları zaman Biz sizi onların əlindən xilas etdik. Bunlarda (sizdən ötrü) Rəbbiniz tərəfindən böyük bir imtahan var idi.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And (remember) when We did deliver you from Pharaoh's folk, who were afflicting you with dreadful torment, slaying your sons and sparing your women: That was a tremendous trial from your Lord.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And remember, We delivered you from the people of Pharaoh: They set you hard tasks and punishments, slaughtered your sons and let your women-folk live(64); therein was a tremendous trial from your Lord.
64 The bondage of Egypt was indeed a tremendous trial. Even the Egyptians' wish to spare the lives of Israel 's females when the males were slaughtered, added to the bitterness of Israel . Their hatred was cruel, but their "love" was still more cruel. (Cf. 14:6). About the hard tasks, see Exod. 1:14: "They made their lives bitter with hard bondage, in mortar and in brick, and in all manner of service in the field: all their service, wherein they made them serve, was with rigour." Pharaoh's taskmasters gave no straw, yet ordered the Israelites to make bricks without straw: Exod. 5:5-19. Pharaoh's decree was: "Every son that is born ye shall cast into the river, and every daughter ye shall save alive": Exod. 1:22. It was in consequence of this decree that Moses was hidden three months after he was born, and when he could be hidden no longer, he was put into an ark of bulrushes and cast into the Nile, where he was found by Pharaoh's daughter and wife (28:9), and adopted into the family: Exod. 2:2-10. (Cf. 20:37-40). Thus Moses was brought up by the enemies of his people. He was chosen by Allah to deliver his people, and Allah's wisdom made the learning and experience and even cruelties of the Egyptian enemies themselves to contribute to the salvation of his people.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِذْ
ve bir zaman
نَجَّيْنَاكُمْ
sizi kurtarmıştık
مِنْ اٰلِ
ehlinden
فِرْعَوْنَ
Firavun'un
يَسُومُونَكُمْ
size reva görüyorlardı
سُٓوءَ
en kötü- sünü
الْعَذَابِ
azabın
يُذَبِّحُونَ
boğazlıyorlardı
اَبْنَٓاءَكُمْ
oğullarınızı
وَيَسْتَحْيُونَ
ve hayatta bırakıyorlardı
نِسَٓاءَكُمْۜ
kadınlarınızı
وَف۪ي ذٰلِكُمْ
ve bunda size vardı
بَلَٓاءٌ
bir im- tihan
مِنْ رَبِّكُمْ
Rabbinizden
عَظ۪يمٌ
büyük
Hani sizi Firavun'un ehlinden (ve adamlarından) kurtarmıştık. (Sizler dünyayı âhirete tercih ettiğiniz, Firavun'a ve ehline boyun büktüğünüz için) Onlar size azabın en kötüsünü reva görüyor; (yeni doğan) oğullarınızı boğazlıyor, kadınlarınızı (yani kızlarınızı) ise sağ bırakıyorlardı. Bunda size Rabbiniz tarafından büyük bir imtihan vardı.
اِذ
Zaman zarfı
اِذ
Bir vakit, o vakti ki, bir zaman, o zaman
نَجّٰي
Fiil-II
ن ج و
Kurtardı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
ءَال
İsim
ا و ل
Ehil (ehli), aile
فِرْعَوْن
Özel isim
فِرْعَوْن
Firavun
سَامَ
Fiil-I
س و م
Reva gördü, maruz bıraktı
سُوٓء
İsim
س و ا
Kötülük, fena
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
ذَبَّحَ
Fiil-II
ذ ب ح
Çok kesti, boğazladı
اِبْن
İsim
ب ن ي
Oğlu, (Çoğulu اَبْنَٓاءَ: oğulları, çocukları)
اِسْتَحْيَى
Fiil-X
ح ي ي
Çekindi, hayatta bıraktı, hayâ etti
نِسَٓاء
İsim
ن س و
Kadınlar
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
بَلَٓاء
İsim
ب ل و
İmtihan
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
عَظِيم
İsim
ع ظ م
Azîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. Anlaşılamayacak kadar azamete ve büyüklüğe sahip olan demektir), çok büyük, azametli, kocaman, muazzam