EY İSRÂİLOĞULLARI![⁸⁰] Bir dönem size verdiğim nimetlerimi[⁸¹] hatırlayın![⁸²] Siz Bana verdiğiniz sözde durun ki Ben de size olan vaadimi tamamlayayım;[⁸³] ve kaygınızın merkezinde sadece Ben olayım![⁸⁴]
[80] Eski Ahid’e göre İsrâil Yakub Nebi’nin lakabıdır. Yakub, Hz. İbrahim’in Hz. İshak’tan olma torunudur. Hz. Yakub’a “Tanrı ile güreşen” (isra: güreş, il:Tanrı) anlamına gelen İsrail lakabının, Allah tarafından verildiği iddia edilmiştir (Tekvin 32:28; 35:10). İlk dönemde on iki kabilenin tümü için kullanılan ‘İsrâiloğulları’ ismi, Filistin’de bağımsız iki Yahudi krallığı kurulduktan sonra kuzeydeki İsrâil Krallığı’nı oluşturan on kabile için kullanıldı. Kuzey krallığının MÖ. 721’de Asurlularca yıkılmasından sonra ise, güneydeki Yahuda Krallığı vatandaşları için kullanılmaya başlandı.
[81] Kural gereği, mastar muzaf olduğu için tekil gelen ni‘metîye çoğul mânası verdik.
[82] Allah İsrâiloğullarına rasuller ve kitaplar verdi; vahyi insanlara taşıma gibi kutsal bir görevi onlara tevdi etti; çölde onlara su, men, selva (Bkz: 2:57, not 100) ve gölgeleyen bulut verdi.
[83] Allah’ın İsrâiloğullarından itaat, bireysel ve sosyal arınmayı temsil eden namaz ve zekât, iyiliği emir kötülükten nehiy ve rasullere, özellikle de Tevrat’ta geleceği haber verilen Ümmî Nebi’ye ve ona indirilecek Nûr’a iman konusunda söz aldığını, buna karşılık da onların geçmiş günahlarının üzerini örtmeyi, hatalarını affetmeyi, dünya ve âhiret saadeti vermeyi vaad ettiğini Kur’an’dan öğreniyoruz (5:12; 7:156-157).
[84] Rehb için bkz: 28:32, not 40. Bu hatırlatma Ümmet-i Muhammed’e bir uyarıdır: Siz de size emanet edilen vahye Ümmet-i Musa’nın yaptığını yaparsanız, Ben de size onlara davrandığım gibi davranırım (Krş: 62:5).