close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 39. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velleżîne keferû vekeżżebû bi-âyâtinâ ulâ-ike ashâbu-nnâr(i)(s) hum fîhâ ḣâlidûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
İnanmayanlarla delillerimizi yalanlayanlara gelince: Onlardır ateş ehli; onlar, orada ebedi kalırlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ama itiraz ve isyana kalkışarak) "İnkâr edip de ayetlerimizi yalanlayanlar ise; onlar, ateşin halkıdırlar ve orada süresiz kalacaklardır."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ama Allah'tan gelen gerçekleri örtüp görmemezlik edenlere ve mesajlarımızı yalan sayanlara gelince, işte onlar, içinde ebedî yaşayıp kalmak üzere ateşe mahkum olan kimselerdir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip, senin peygamberliğini inkârda, küfürde ısrar edenler ve âyetlerimizi, Kur'ân'ı yalanlayanlar, işte onlar Cehennemliktirler. Onlar, orada ebedî kalırlar.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 7/24-35; 20/123.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Ama inkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar ateşe atılacak olanlardır. Onlar orada sonsuza kadar kalacaklardır."
Ali Bulaç
swap_vert close
'İnkâr edip ayetlerimizi yalanlayanlar ise; onlar, ateşin halkıdırlar ve orada süresiz kalacaklardır.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Küfre varıp âyetlerimizi yalanlıyanlar ise, cehennem ehlidirler; onlar, o ateşte ebedî olarak kalıcıdırlar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
38, 39. “Hepiniz oradan inin!” dedik. Benden size bir hidayet ve mesaj gelecektir. Kim o mesajıma tabi olursa, ona ne korku vardır ne de o üzülecektir. İnkâr edenler ve ayetlerimizi (mucizelerimizi) yalanlayanlar ise, onlar ateşin ehlidirler. Onlar orada ebedî olarak kalacaklardır.
[Bu ayet bütün insanlığa hitaptır. Yani sadece Âdem, Havva ve Şeytan değildir mutluluk cennetinden inenler. Tam aksine bütün insanoğlu sınanmak için dünyaya gönderilmiştir. Bu sınav sonucu iyiler ve kötüler grupları içinde belirginleşen en önemli grup, Yahudilerdir. Onun için Kur’an, çokça Yahudi kıssalarına yer vermiştir. İnsanlık dünyasının sorunlarını somut olarak Benî İsrail (Yahudi) kıssalarında sunmuştur. Aslında Benî İsrail bir sıfat isimdir, dindar medeni millet demektir. Yani özel isim değildir. Tevrattan ve Kur’andan anlaşıldığına göre önce Yahudiler sonra Araplar sonra Türkler şimdi de Avrupalılar bu manayı yaşamışlar ve yaşıyorlar. Beni İsrail kıssalarını bu çerçevede değerlendirirseniz daha evrensel bir mesajı Kur’andan alırsınız.]  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İnkâr edip âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar da cehennemliktirler; onlar orada süreli olarak kalacaklardır.
Besim Atalay
swap_vert close
Kâfir olan kimselerle bizim âyetlerimizi yalanlayan kimseler, cehennemlik olurlar, orda, sonsuz kalırlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Hakikati inkâr edip mesajlarımızı ciddiye almayanlar var ya; işte onlar cehennem halkıdır ve onlar orada kalıcıdırlar.
Cemil Said
swap_vert close
Lâkin îmân itmeyenler ve âyetlerimize yalan diyenler ilelebed ateşde yanacaklardır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İnkar eden kimseler ve ayetlerimizi yalan sayanlar cehennemlik olanlardır, onlar orada temelli kalacaklardır.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İnkâr edenler ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İnkâr eden ve âyetlerimizi yalan sayanlara gelince onlar cehennemliklerdir ve orada devamlı kalıcıdırlar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İnkâr edip âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar cehennemliktir, onlar orada ebedî kalırlar.
Edip Yüksel
swap_vert close
"Ayetlerimizi yalanlayıp inkar edenler ise ateşe mahkumdur; orada sürekli kalacaklar."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İnkâr edip âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar da cehennem ehlidirler. Orada ebedî olarak kalacaklardır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Küfre saplananlar ve ayetlerimize yalan diyenler ise işte bunlar ateş arkadaşlarıdır, onlar orda muhalled kalacaklardır
Emrah Demiryent
swap_vert close
İnkâr edenler ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar cehennem ehlidirler. Onlar orada ebedî kalacaklardır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ayetlerimizi küfredip¹ yalanlayanlar, Cehennemliktirler. Ve onlar, orada sürekli kalacaklardır.
1- Gerçeğin üzerini örterek, nankörlük eden.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
O küfredenler, âyetlerimizi yalan sayanlar (Yok mu?), onlar ateşin (cehennemin) arkadaşlarıdır. Onlar orada bir daha çıkmamak üzere kalıcıdırlar.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
O inkâr edip âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar ateş ehlidirler! Onlar orada ebedî olarak kalıcıdırlar.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve inkâr edip ayetlerimizi yalanlamış olanlara gelince, işte onlar ateş ehlidirler. Onlar orada (takdir edeceğimiz süreye dek) kalırlar. *
(*) Not: ‘’Halid’’ ebedi, temeli ve sonsuz anlamlarında değildir. Çünkü bunun anlamı: kalmak, devam etmek, ((خَلَدَ = دام وبَقِيَ veya uzun süre kalmaktır. Bkz: (خَلَدَ بِالْمَكَانِ : أَقَامَ فِيهِ وَدَامَ وَاسْتَقَرَّ طَوِيلا (تعريف و معنى خلد في معجم (المعاني الجامع - معجم عربي عربي)ًÖyleyse ‘’Onlar orada ebedi, temelli veya sürekli kalacaklar şeklindeki bütün mealler hatalıdır. (الله اعلم)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ayetlerimizi kabul etmeyip, yalanlayanlara gelince, işte onlar ateşle beraber olacaklar ve orada sürekli kalacaklardır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ancak o kimseler ki Allah’ı tanımazlar, belgelerimizi yalan sayarlar, ateşlik olanlar işte bunlardır. Onlar hep orada kalacaklardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kâfir olup âyetlerimizi tekzip edenler yok mu, işte onlar ateşliktir, orada daima kalırlar.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ama inkâr edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlar ise ateş ehli olup orada sürekli³³ kalırlar.
33 “Hâlidûn” kelimesi h-l-d kökünden gelir; “sürekli olmak, ölümsüz olmak, ebedi olmak” demektir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
“Küfre sapan kimseler ve ayetlerimizi yalan sayanlar (var ya), işte onlardır cehennem ehli olanlar ve onlar onda temelli kalıcılardır.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Fakat Benim yol göstericiliğimi reddederek inkâra saplananlara ve ayetlerimi yalan sayanlara gelince, işte onlar, içinde ebedî kalmak üzere ateşe mahkûm olan kimselerdir.”Hz. Âdem’den bu yana, bu mesajı insanlığa duyuran bir çok elçi ve kitap gönderildi. İşte ilâhî dâvetin son temsilcisi: Hz. Muhammed (s) ve Kur’an-ı Kerim! Ve bu mesaj sadece Araplara değil, Allah’ın irâdesine boyun eğdiğini öne süren İsrail Oğulları başta olmak üzere, tüm insanlığa seslenmektedir:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bizim âyetlerimizi inkâr etmiş ve yalanlamış olanlar, işte onlar Ateş arkadaşlarıdır; içinde sürekli kalacaklardır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ayetlerimi görmezden gelip yalanlayanlar ise, sonsuza kadar ateş mahkumu olarak kalacaklardır... “
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnkâr ederek ayetlerimizi yalanlayanlar cehennemliktir. Onlar cehennemde ebedî kalacaklardır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
İnkâr edip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar ateş halkıdır; onlar orada [ebedî] kalıcıdır.” [*]
Cehennemin ebedî oluşuyla ilgili bkz. Bakara 2:39, 81, 162, 217, 257, 275; Âl-i İmrân 3:88, 116; Nisâ 4:14, 56, 93, 169; Mâide 5:37, 80; En‘âm 6:128; A‘râf 7:36; Tevbe 9:17, 63, 68; Yûnus 10:27, 52; Hûd 11:8, 107; Ra‘d 13:5; Nahl 16:29; Tâhâ 20:101; Enbiyâ 21:99; Mü’minûn 23:103; Furkân 25:69; Secde 32:14; Ahzâb 33:65; Sâffât 37:9; Zümer 39:72; Mü’min 40:76; Fussilet 41:28; Zuhruf 43:74; Muhammed 47:15; Mücâdele 58:17; Haşr 59:17; Teğâbun 64:10; Cinn 72:23; Müddessir 74:28; Nebe’ 78:23; İnfitâr 82:16; Beyyine 98:6.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ve: “Kâfir olup da âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte cehennemlikler bunlardır ve onlar orada sonsuz kalacaklardır.” (dedik.)
Muhammed Esed
swap_vert close
ama hakikati inkara şartlanmış olanlara ve mesajlarımızı yalanlayanlara gelince -işte onlar içinde yaşayıp kalmak üzere, ateşe mahkum olan kimselerdir.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ama bizim ayetlerimize inanmak istemeyen ve onlara karşı yalana sarılanlar, cehennem halkı olacaklar ve onlar orada kalıcıdırlar. 4/155, 2/81
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Küfre saplanıp kalan ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince: işte onlar ateşin yoldaşıdırlar: onlar orada temelli kalıcıdırlar.[⁷⁹]
[79] Huld, bir şeyin bozulmadan kalması. (Bkz: 2:25, not 34). Kur’an’da 87 yerde geçer ve âhiret için kullanılır. Dünya’ya ilişkin geldiği üç yerde ise inkâr, vehim ve red için kullanılır (21:34; 26:129; 104:3).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(fakat hidayetimin hak davetini) İnkar edip, ayetlerimizi yalan sayanlara gelince; (haberiniz olsun ki) işte onlardır, cehennemlik olanlar, onlar cehennemde sonsuza dek kalırlar" diyerek onları uyardık.
(işte yeryüzünde insanlığa ait hilafetin oluş şekli bu iniş ve bu müjde ve uyarı ile beraber olmuştur!... Bu sıfat Adem’den evladına intikal edecek, bunu takdir edenler birinci kısımdan, tanımayanlar ise ikinci zümreden olacaklardır!... Biri; ilk fıtratın gereğine halef olacak; diğeri de geçici hatayı huy edinerek görünüşte Adem'e gerçekte şeytana halef ve arkadaş olacaktır! 21 ile 39. Ayetler arasında -Cenab-ı Hakk’ın son olarak gönderdiği "Hidayet Rehberi"ne tabi olmaları hususunda- özellikle müşrikler uyarıldıktan sonra, Adem kıssasını kitaplarında okuyup bilen ve Resulullah (s.a.s.)a ulaşan İsrailoğulları da şöyle uyarılmaktadır.)  
Osman Fırat
swap_vert close
İnkâr edenler ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada sürekli kalacaklardır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve o kimseler ki kâfir oldular ve Bizim âyetlerimizi tekzîp ettiler, onlar ateş sahipleridir, onlar o ateşte ebedîyyen kalıcılardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
38, 39. -Dedik ki: “İnin oradan hepiniz! Artık ne zaman Ben'den size doğru yolu gösteren rehber gelir de kim ona uyarsa, onlara hiç bir korku olmayacak, hiç üzülmeyecekler de. İnkâr edip âyetlerimizi yalan sayanlar ise cehennemliktirler, hem de orada ebedî kalacaklardır. ” [20, 123; 7, 24-35]
Süleyman Ateş
swap_vert close
İnkar edip ayetlerimizi yalanlayanlar ise ateş halkıdır, onlar orada ebedi kalacaklardır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Bu rehber-i hidâyetimi inkâr ile) kâfir olanlar ve âyetlerimizi tekzîb idenler cehennemlik olub orada ebedî kalırlar.[²]
[2] Bundan evvelki âyet-i kerîmede Âdem'in evlâdından irsâl buyurulan enbiyâ ve kütüb ve şerî'ate tâbi' olanların havf ve hüzünden berî olacakları beyân buyurulmakla güyâ bir sâil-i mukadderin: Tâbi' olanların böyle olacaklarını anladık, tâbi' olmayanların hâli nasıl olacakdır? suâline cevâb viriliyor.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Yalan söyleyerek[*] âyetlerimizi görmezlikten gelenler ise cehennem ahalisidir. Onlar orada ölümsüz olarak kalacaklardır.
[*] Kezzebe = كذّب fiili "yalanlama" veya "çokça yalan söyleme" anlamına gelen tekzib kökündendir. Kelimenin geçtiği âyetlere, yerine göre "yalanlama" veya "yalan yanlış şeyler söyleme" anlamı verilmiştir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Yol göstericimi tanımayıp, ayetlerimizi yalan sayanlar, cehennem halkıdır. Onlar, orada temelli kalacaklardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İnkâr eden ve âyetlerimizi yalanlayanlar ise ateş ehlidir; orada sürekli kalırlar.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Nankörlüğe sapıp ayetlerimizi yalanlayanlara gelince onlar, ateşin dostu olacaklardır. Onlar orada sürekli kalacaklardır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı anlar kim kāfir oldılar daħı yalan duttılar āyetlerümüzi şunlar od isleridür. anlar anuñ içinde ebed ķalıcılardur.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol kişiler ki kāfir oldılar, daḫı yalanladılar bizüm āyetlerümüzi. Şunlarcehennem ehlidür, anlar anda ebedī ḳalurlar.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Kafir olaraq ayələrimizi təkzib edənlər isə cəhənnəmlikdirlər, onlar orada (atəş içində) əbədi qalacaqlar.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
But they who disbelieve, and deny our revelations, such are rightful owners of the Fire. They will abide therein.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"But those who reject Faith and belie Our Signs, they shall be companions of the Fire; they shall abide therein(57)."
57 As their rejection of faith was deliberate and definite, so the consequences must be of an abiding character. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَالَّذ۪ينَ
ve o kim- seler ki
كَفَرُوا
inkâr ettiler
وَكَذَّبُوا
ve yalan- ladılar
بِاٰيَاتِنَٓا
âyetlerimizi
اُو۬لٰٓئِكَ
işte onlar
اَصْحَابُ
ehlidirler
النَّارِۚ
ateş
هُمْ
onlar
ف۪يهَا
orada
خَالِدُونَ۟
ebedi kalı- cıdırlar
İnkâr edenler ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar ateş ehlidirler ve onlar orada ebedi olarak kalacaklardır.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
كَذَّبَ
Fiil-II
ك ذ ب
Yalanladı, yalan saydı
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
اُولٰٓئِك
İşaret zamiri
اُولٰٓئِك
İşte onlar, işte, böylece
اَصْحٰب
İsim
ص ح ب
Ehil, halk, arkadaşlar, Ashâb, sahipler
نَار
İsim
ن و ر
Ateş
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
خَالِدٌ
Etken fiil
خ ل د
Ebedi kalıcı, devamlı kalıcı, ölümsüz