close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 37. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fetelakkâ âdemu min rabbihi kelimâtin fetâbe ‘aleyh(i)(c) innehu huve-ttevvâbu-rrahîm(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Âdem, Rabbinden bazı sözler belledi de Allah tövbesini kabul etti. Şüphe yok ki o, bütün tövbeleri kabul eder, rahimdir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Derken Adem, Rabbinden (birtakım) kelimeler (ikaz ve irşad edici ve özür dileyici hikmetli çareler) alıp (gereğini yerine getirdi). Bunun üzerine (Allah da) tevbesini kabul etti. Şüphesiz O, tevbeleri kabul edendir, Esirgeyendir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Derken Adem, Rabbinden tevbeye götürücü sözler belleyip aldı ve O'na yalvardı. Allah da O'nun tevbesini kabul etti. Çünkü tevbeyi çokça kabul eden ve kullarına çokca acıyan O'dur.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Âdem, Rabbinden ikaz, uyarı ifade eden vahiyler aldı, günah işlemekten vazgeçip Rabbine itaate yöneldi, tevbe etti. Yaratan, yaşama kabiliyeti, gücü ve varlıklara işleyiş düzenini veren, koruyan, kontrol eden Rabbi, Âdem'in tevbesini kabul etti. O insanları tevbeye, itaate sevkeden ve tevbeleri kabul edendir, engin merhamet sahibidir.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 4/17-18; 9/104; 25/71.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Adem daha sonra Rabbinden bazı sözler öğrendi (ve onlarla Rabbine tevbe etti), Rabbi de onun tevbesini kabul etti. Şüphesiz O, tevbeleri daima kabul edendir ve çok rahmet sahibidir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Derken Adem, Rabbinden (birtakım) kelimeler aldı. Bunun üzerine (Allah da) tevbesini kabul etti. Şüphesiz O, tevbeleri kabul edendir, esirgeyendir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Derken Âdem, Rabbinden bir takım kelimeler aldı. O'na yalvarıp tevbe etti. O da tevbesini kabul buyurdu. Çünkü tevbeyi çok çok kabul eden asıl esirgeyici O'dur.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Âdem (sorumluluk dünyasına inen insanoğlu), Rabbinden bir kısım kelimeler (prensipler veya mesajlar) aldı. Allah onun tevbesini kabul etti. Şüphesiz Allah tevbeleri çabuk kabul eden ve çok acıyandır.
[İnsanlık, dinî prensiplerle Allah’a ve aslına yani ilk durumuna yönelerek yamyamlıktan, karışıklık ve düzensizlikten kurtulmuştur. Evet, bu asırda da insanlık Allah’tan uzaklaştığından, sömürü ve anarşi adıyla bilinen başka bir yamyamlık biçimini yaşamaktadır.]  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Bunun üzerine Âdem, Rabbinden bazı kelimeler alıp öğrendi. Allah da tövbesini kabul etti. Çünkü Allah, tövbeyi çok kabul eden ve çok merhamet edendir.[15]
[15] Tövbe hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ I, 353-359; V, 67-71.  
Besim Atalay
swap_vert close
Âdem, Tanrısından birkaç söz aldı; Allah onu bağışladı, odur bağışlayıcı, odur yarlıgayıcı
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Bunun üzerine Âdem, Rabbinden ikaz ve uyarı içeren vahiyler aldı, Rabbine itaate yöneldi ve tövbe etti. (Allah da) bunun üzerine tövbesini kabul etti. Çünkü Allah tövbeleri kabul eden ve merhameti bol olandır. 
Bkz. 7/23Allah, Hz. Âdem’e nasıl tövbe edeceğini şu ayetle öğretiyor: “Ey Rabbimiz, biz kendimize zulmettik! Eğer bizi bağışlamaz, bize merhamet etmezsen mutlaka kaybedenlerden olacağız.” (A’râf 7/23)Cennet ebedi bir konaklama yeri olup belli bir olgunluktan ve imtihandan sonra bıkılmayan ve usanılmayan bir yer olarak anlamlıdır. “Cennetten kovulma” denen olay, somut bir durumu anlatmıyor, cennetin bir sonuç olduğunu, peşin verilmesinin anlamsız olacağını vurguluyor.  
Cemil Said
swap_vert close
Adem rabbinden du’â öğrendi. Allâh ânın tevbesini kabûl itdi. Çünki Allâh rahîmdir, nedâmet idenlere iltifât itmeği sever.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Adem, Rabbi'nden emirler aldı; onları yerine getirdi. Rabb'i de bunun üzerine tevbesini kabul etti. Şüphesiz o tevbeleri daima kabul edendir, merhametli olandır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Derken, Âdem (vahy yoluyla) Rabbinden birtakım kelimeler aldı, (onlarla amel edip Rabb’ine yalvardı. O da) bunun üzerine tövbesini kabul etti. Şüphesiz O, tövbeleri çok kabul edendir, çok bağışlayandır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bunun üzerine Âdem rabbinden bazı kelimeler aldı (bunlarla tövbe etti); rabbi de onun tövbesini kabul buyurdu. Şüphesiz O, tövbeleri kabul buyuran ve rahmeti sınırsız olandır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Bu durum devam ederken Âdem, Rabbinden bir takım ilhamlar aldı ve derhal tevbe etti. Çünkü Allah tevbeleri kabul eden ve merhameti bol olandır.
 Hz. Âdem’in Rabbinden aldığı ilhamlar hakkında çeşitli yorumlar yapılmıştır. Bu ilhamlar, onu ikaz ve irşat mahiyetinde tavsiyelerdir. İbn Mes’ûd’a göre namazlara başlarken okuduğumuz «Sübhâneke», Hz. Âdem tarafından o zaman söylenmiş bir tesbih ve duadır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Adem, Rabb'inden kelimeler aldı. Bunun üzerine onun tevbesini kabul etti. O, yönelişlere karşılık verendir, Rahim'dir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Derken Âdem Rabb'ından birtakım kelimeler aldı, (onlarla tevbe etti. O da) tevbesini kabul etti. Muhakkak O, tevbeyi çok kabul eden, çok esirgeyendir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
derken Adem rabbından bir takım kelimeler telâkkı etti yalvardı, o da tevbesini kabul buyurup ona yine baktı, Filhakika odur ancak öyle tevvab öyle rahîm
Emrah Demiryent
swap_vert close
Âdem, Rabbinden (bazı) kelimeler telakki etti, (bunlar ile *zellesinin affı için Rabbine dua etti). Bunun üzerine (Allah da Âdem’in) tövbesini kabul etti. Şüphesiz O, tövbeleri çok kabul edendir, çok merhametli olandır.
* Zelle: Peygamberlerden bir kasıt olmaksızın, unutarak ya da yanılarak meydana gelen, evlayı terk kabilinden, makamlarına uygun düşmeyen söz veya davranış. * Peygamberler, ismet (günahsızlık) sıfatına sahiptirler. Hayatlarının hiçbir döneminde (çocukluk, gençlik, peygamberlik öncesi veya peygamberlik vazifesini yaparken) küçük-büyük, gizli-açık hiçbir günaha meyletmezler, her daim ilâhî koruma altındadırlar.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Derken Âdem, Rabb'inden kelimeler¹ aldı. Böylece, Adem'in tevbesini kabul etti. Kuşkusuz O, Tevbeleri Kabul Eden'dir, Rahmeti Kesintisiz'dir.
1- Allah'tan aldığı uyarıyla/vahiyle hatasını anladı.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Derken Âdem Rabbinden kelimeler belleyip aldı (Ona yalvardı). O da Tevbesini kabul etdi. Çünkü tevbeyi en çok kabul eden, asıl esirgeyen odur.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Nihâyet Âdem, Rabbinden birtakım kelimeler(4) aldı (ve onlarla yalvardı, tevbe etti), bunun üzerine (Rabbi) tevbesini kabûl etti. Çünki Tevvâb (tevbeleri çok kabûl eden), Rahîm (merhameti bol olan) ancak O'dur.
(4)Buradaki “birtakım kelimeler” ta‘bîri, A‘râf Sûresinin 23. âyetinde îzâh edilmektedir. (Nesefî, c. 1, 84)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Neticede Âdem, Rabbinden (tövbe etmek için) birtakım kelimeler (ilhamlar) aldı (ve tövbe etti). Bunun üzerine (Allah’ da) tövbesini kabul etti. Şüphesiz O, tövbeleri çok kabul eden, merhamet edendir.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Âdem, Rabbinden (bağışlanmayı dileyen) kelimeleri öğrendi. Sonra Rabbine pişmanlığını (tövbesini) arz etti. Çünkü O tövbeleri kabul eden, kullarına acıyan ve esirgeyendir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O aralık Adem çalabından öğrendiği sözlerle tövbe etti. Allah da onun tövbesini onadı. Çünkü tövbeleri onayıcı olan,esirgeyici olan yalnız Allah’tır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Artık Âdem Rabbinden bir kaç kelime aldı kabul etti, Allah da tövbesini kabul ediyordu, çünkü tevvab O/dur [⁹], rahîm O/dur.
[9] Tevvab, tövbeyi en çok kabul eden Zat demektir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Bunun üzerine Âdem, Rabbinden bazı kelimeler öğrendi ve O’na tevbe etti. Şüphesiz O, Tevvâb³⁰’dır, Rahîm³¹’dir.
30 Tevvâb: Tevbeleri kabul eden 31 Rahîm: Çok seven, çok bağışlayan, merhamet sahibi  
Kadri Çelik
swap_vert close
Derken Âdem, Rabbinden bir takım kelimeler aldı da Rabbi bunun üzerine tevbesini kabul etti. Şüphesiz O, tevbeleri daima kabul edendir, merhameti bol olandır.
(İbn-i Abbas Hz. Resulullah’a (s.a.a), bu ayetin tefsirini sorarak “Âdem (a.s), hangi kelimeleri aldı da Rabbi onun tevbesini kabul etti?” dedi. Hz. Resulullah şöyle buyurdu: “Âdem, Allah’a şöyle yalvarmıştı: “Ey Rabbim, Muhammed (s.a.a), Ali, Fatma, Hasan ve Hüseyin’in hakkı için beni bağışla.” Böylece yüce Allah Âdem’in bu kelimeler ile yalvarışından dolayı onun tevbesini kabul etti.”)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bunun üzerine, Âdemyaptığına pişman oldu, nasıl tövbe edeceğini kendisine öğreten Rabb’inden hikmetli sözler alıp öğrendi ve “Ey Rabb’imiz, biz kendimize zulmettik! Eğer bizi bağışlamaz, bize merhamet etmezsen, mutlaka kaybedenlerden olacağız (7. A’râf: 23)!” diyerek O’na yalvardı. Böylece, Allah da onu bağışladı. Çünkü O, tövbeleri kabul edendir, çok merhametlidir. Aslında İblîs de bir günah işlemişti, Âdem de. Fakat İblîs günahında diretirken, Âdem günahının ezikliğini yüreğinde hissederek Rabb’i karşısında boyun büküp suçunu itiraf etti. İblîs’in yaptığı gibi kibre kapılmadı, günahını bir başka günahla telâfî yoluna da gitmedi, aksine, içtenlikle tövbe ederek Rabb’inin sonsuz merhametine sığındı. İşte bu yüzden Âdem, bir “Peygamber”; İblîs ise “şeytan” oldu. Derken Âdem, asıl yaratılış gayesi olan halîfelik görevini yerine getirmek üzere, cennetten çıkarılıp yeryüzüne gönderildi. Bu, “işlediği günahın cezasını çekmek” için değildi. Çünkü zaten tövbesi kabul edilmiş, suçu da bağışlanmıştı.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Âdem rabbinden kelimeler (sözler) telakki etti / aldı; ona tevbe kabul etti. O, gerçekten Rahîm Tevvâb’tır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Adem ile Tanrı'sı arasında, karşılıklı söyleşiler oldu. Sonunda Allah onu affetti. Çünkü sevgi deryası Allah, kuluna kıyamadı.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnsan işlediği suçtan dolayı yeryüzüne sürüldükten bir müddet sonra; O’na hatalarından dönüp nasıl tövbe edeceğini öğrettik. İnsan öğretilen şekilde, bir daha yapmamak üzere Rabbine tövbe etti. Af etmesi için Allah’a yalvardı. Bunun üzerine tövbesini kabul ederek sevdiğimiz varlıklar arasına yükselttik. Şüphesiz Rabbiniz tövbeleri çok kabul eden çok bağışlayandır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Âdem, Rabbinden birtakım (öğretici) sözler almıştı [*] ve (Rabbi de) tevbesini kabul etmişti. Şüphesiz ki yalnızca O, tevbeleri çok kabul edendir, çok merhametlidir.
Hz. Âdem’in aldığı kelimeler ve yaptığı dua için bu ayet A‘râf 7:23. ayetiyle birlikte okunmalıdır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Âdem, hemen Rabbinden (birtakım) kelimeler alarak (tevbe etti)¹ ve (Allah da) onun tevbesini kabul buyurdu. Şüphesiz Allah, tevbeleri çok kabul eden ve pek merhametli olandır.
1 Yani Allah öğretmeseydi Hz. Âdem nasıl tevbe edeceğini bile bilemiyordu. Tevbe için Bk. (Tahrim: 66)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Derken Âdem Rabbinden [yol gösterici] sözler aldı. Ve (Allah) o’nun tevbesini kabul etti: çünkü yalnız O’dur tevbeleri kabul eden, rahmet dağıtan.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Âdem, Rabbinden birtakım kelimeler aldı. Bunun üzerine, Rabbi de onun tövbesini kabul etti. Nitekim o, tövbeleri daima kabul eden ve merhametli olandır. 7/23, 9/104, 39/53
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Fakat Âdem Rabbinden aldığı birtakım kelimelere sarıldı,[⁷⁴] (Allah) da onun tevbesini kabul etti:[⁷⁵] çünkü O, evet O’ydu tevbeleri kabul etme makamında olan, her işinde merhamet sahibi olan.[⁷⁶]
[74] el-Kelm, “duyum ya da gözlem yoluyla insan idraki üzerinde kalıcı bir etki yapmak” anlamına gelir. Kulakla algılanan çeşidine kelâm, göz ile algılanan çeşidine kelm denir. Dilimizde söz için “dil yarası” deyimini doğrular şekilde “yaralamak” anlamı yanında tedavi için yaralamak demeye gelen “ameliyat” anlamını da içerir. Kelime, hem anlamlı bir sözcük, hem anlamlı bir cümle, hem de uzun bir konuşma için kullanılır. Etimolojik açıdan kulağın ve gözün algıladığı anlamlı ve etkili her şeye kelime adı verilebilir. Âdem’in aldığı (bir okunuşta “Âdem’e verilen”) kelimelerin kulakla algılanan bildiğimiz kelimeler olabileceği gibi, gözle algılanan fiilî kelimeler ve gönülle algılanan kalbî ıstırap ve nedamet de olabilir. Bu üçüncüsü âyette “almak” anlamını verdiğimiz telakki lafzına daha uygun düşüyor. Çünkü telakki basit bir alma ya da verme değil, bilinçli bir buluşma, kavuşmadır. Âdem, pişmanlık duygusunu şu kelimelerle dile getirdi: “Rabbimiz! Biz kendi kendimize zulmetmişiz; eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan, kesinlikle kaybedenler arasına gireriz!” (7:23) Birçok müfessir bu sözleri Âdem’in aldığı kelimeler olarak takdim etmişse de bu doğru olmasa gerek. Bu âyet, bir önceki âyette geçen Allah’ın tazirli sorusuna bir cevap olarak da okunabilir. [75] Kur’an’da bazı rasullerin ‘zelleleri’ bir ibret vesikası olarak zikredilir. Bu cümleden olarak Âdem’in yasağı çiğnemesini, Hz. Yûnus’un görevini izinsiz terk etmesini, Hz. Musa’nın peygamberlik öncesi elinden çıkan ölümlü kazayı, Hz. Dâvud’un tevbe sebebi olan ‘zelle’sini örnek gösterebiliriz. [76] Âdem yeryüzü cennetinden sürgün mü edildi, yoksa yeryüzü cennetinden çıkarıldığı hâlde yine yeryüzünde misafir mi? Bu ve bir sonraki âyet dikkate alındığında, Âdem yeryüzüne, yaptığı tevbeden sonra ilâhî rehberliğin sürekliliği vaadiyle misafir edilmiştir. Âdemoğluna tahsis edilen dünya, günahın bedeli değil tevbenin ödülüdür.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Derken Adem Rabbinden bir takım kelimeler (ilhamlar) aldı! (suçunu kabul etti, Rabbine yalvarıp yakardı) O da; onun tevbesini kabul etti, çünkü tevbeleri kabul eden merhameti çok bol olandır O!
(Acaba Allah Teala; Adem'in tevbesini kabul etti de, "İnin" emrini geri mi aldı? Hayır)  
Osman Fırat
swap_vert close
Derken, Âdem Rabbinden birtakım kelimeler aldı, onlarla tövbe etti. O da (rabbi de) bunun üzerine tövbesini kabul etti. Şüphesiz O, tövbeleri çok kabul edendir, çok bağışlayandır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Âdem, Rabb-i Azîm'i tarafından bir kısım kelimeler telakkî etti. Onun üzerine tevbe eyledi. Tevbeleri ziyâdesiyle kabul eden, pek ziyâde merhamet sahibi olan ise ancak o Rabb-i Kerîm'dir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Büyük pişmanlık duyan Âdem, Rabbinden birtakım kelimeler öğrenip onlara göre hareket etti. Rabbine yalvardı. Allah da tövbesini kabul etti. Zaten O tövbeyi kabul eder, merhameti boldur.
[9,104; 25,71; 4,17-18]. Tevrat Hz. Adem’in tövbe etmesinden bahsetmez. Allah insanın dünyadaki çilesini geçici kılmıştır. Halife olmak üzere yaratılan Âdem’in fıtratından ilim gücü yok edilmemiştir. Vuku bulan zelle henüz tabiat (huy) haline gelmemiştir. Onun için bu musîbetten hemen sonra, bu yaratılışıyla Rabbine döndü ve O’nun kendisine bazı kelimeler telkin ettiğini sezdi, o kelimeleri alıp onlarla amel etti. Bu kelimeler 7,23’de bildirilmiştir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Adem, Rabbinden birtakım kelimeler aldı (onlarla amel edip Rabbine yalvardı, O da) bunun üzerine onun tevbesini kabul etti. Şüphesiz O, tevbeyi çok kabul eden(kulunun günahından geçen)dir, çok esirgeyendir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Âdem rabbinden kelimât-ı mahsûsayı [¹] ahz ve telâkkî idüb (onunla tevbe iylediğinden) Allâh tevbesini kabûl buyurdı. Çünki, o, tevbeyi kabûlde ve kullarına merhametde mübâlağa idicidir.
[1] Bu kelimât-ı mahsûsanın "Rabbenâ zalemnâ enfüsenâ ve in lem tagfir lenâ ve terhamnâ lenekûnenne mine'l hâsirîn" oldığını ba'zı müfessirler söylemişler ve ba'zıları da "Lâ ilâhe illâ ente subhâneke ve bihamdike rabbi 'allemte sûi ve zalemte nefsî fagfirlî inneke ente'l gafûru'r rahîm" idi dimişlerdir. Cenâb-ı Âdem'in ne lisân ile tekellüm buyurdukları ma'lûm olmadığından bu kelimât-ı mahsûsanın lafzan böyle oldığını iddi'â ve beyân doğrı olamaz. Ancak tekellüm buyurdukları lisânla bu ma'nâyı ifâde ider 'ibâre veyâ cümledir dimek daha doğrı olur.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Âdem Sahibinden (Rabbinden) uyarılar aldı[*] (ve tevbe etti). Sahibi (Rabbi) de tevbesini kabul etti. Dönüş yapanı (tevbe edeni) kabul eden, ikramı bol olan O’dur.
[*] Sahipleri (Rableri) seslendi: "Size bu ağacı yasak etmedim mi? Demedim mi ki: Şeytan sizin açık düşmanınızdır?" Dediler ki: "Rabbimiz! Ne ettikse kendimize ettik. Bizi bağışlamaz ve bize acımazsan, kaybedenlere karışır gideriz." (Araf 7/22-23)  
Şaban Piriş
swap_vert close
Adem, Rabbinden emirler aldı, onları yerine getirdi. Bunun üzerine, Rabbi de tevbesini kabul etti. Nitekim O, tevbeleri daima kabul eden ve merhametli olandır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sonra Âdem, Rabbinden öğrendiği sözlerle tevbe etti; Rabbi de onun tevbesini kabul etti. Gerçekten de O tevbeleri kabul eden ve merhameti pek geniş olandır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Bunun üzerine Âdem, Rabbinden bazı kelimeler öğrenip belledi de O'na yöneldi. O da onun tövbesini kabul etti. Gerçekten de O, evet O, Tevvâb'dır, tövbeleri cömertçe kabul eder; Rahîm'dir, rahmetini cömertçe yayar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes aldı ādem çalabı’sından kelimeler; pes tevbe virdi aña. bayıķ ol ķabūl eyleyicidür gey tevbe viricidür [4a] raḥmet ķılıcı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes du‘ā ögrendi Ādem Tañrısından, nice kelimeler bile tevbe ḳıldı. Pestevbesin ḳabūl ḳıldı Tañrı Ta‘ālā. Ol Tañrı yarlıġayıcıdur, raḥmet idicidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Nəhayət) Adəm rəbbindən (bə’zi xüsusi) kəlmələr öyrənərək (Həvva ilə birlikdə o kəlmələr vasitəsilə) tövbə etdi. Doğrudan da, O (Allah) tövbələri qəbul edəndir, mərhəmətlidir.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Then Adam received from his Lord words (of revelation), and He relented toward him. Lo! He is the Relenting the Merciful.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Then learnt Adam from his Lord words of inspiration(55), and his Lord Turned towards him; for He is Oft-Returning, Most Merciful.
55 As "names" in verse 31 above is used for the "nature of things", so "words" here mean "inspiration," "spiritual knowledge." The Arabic word used for "learn" here implies some effort on his part, to which Allah's Grace responded. The Arabic word for "Repentance" (tawbah) means "turning," and the intensive word (tawwab} for Allah's forgiveness ("Oft-Returning" or "Ever-Returning") is from the same root. For repentance, three things are necessary: the sinner must acknowledge his wrong; he must give it up; and he must resolve to eschew it for the future, Man's nature is weak, and he may have to return again and again for mercy. So long as he does it sincerely, Allah is Oft-Returning, Most Merciful. For His grace helps out the sinner's shortcomings.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَتَلَقّٰٓى
nihayet aldı
اٰدَمُ
Âdem
مِنْ رَبِّه۪
Rabbinden
كَلِمَاتٍ
birtakım kelimeler
فَتَابَ عَلَيْهِۜ
ve tövbesini kabul etti
اِنَّهُ
şüphe- siz O
هُوَ
O'dur
التَّوَّابُ
Tevvâb
الرَّح۪يمُ
Rahîm
Nihayet Âdem, Rabbinden birtakım kelimeler* aldı (ve onlarla yalvararak Rabbine tövbe etti, Allah da) onun tövbesini kabul etti. Çünkü O, Tevvâb'tır, Rahîm'dir (tövbeleri, kendisine dönenlerin dönüşünü kabul eden, isimlerinde ve fiillerinde her zaman rahmeti tecelli edendir).
*A'râf Sûresi 23.Âyet'te Allah bu kelimeleri beyan etmiştir.
تَلَقَّى
Fiil-V
ل ق ي
Aldı, karşıladı, kaydetti
اٰدَم
Özel isim
اٰدَم
Hz. Âdem (a.s.)
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
كَلِمَات
İsim
ك ل م
Kelimeler, sözler
تَابَ
Fiil-I
ت و ب
Yöneldi, tövbe etti, tövbeleri kabul etti
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
تَوَّاب
Etken fiil
ت و ب
Tevvâb (Allah'ın esması, ismidir. Tövbeleri, kendisine dönenlerin dönüşünü kabul eden demektir), tövbe eden
رَحِيم
İsim
ر ح م
Rahîm (Allah'ın esması, ismidir. İsimlerinde ve fiillerinde her zaman rahmeti tecelli eden demektir), merhametli