close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 285. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
âmene-rrasûlu bimâ unzile ileyhi min rabbihi velmu/minûn(e)(c) kullun âmene bi(A)llâhi ve melâ-iketihi ve kutubihi ve rusulihi lâ nuferriku beyne ehadin min rusulih(i)(c) ve kâlû semi’nâ ve ata’nâ(s) ġufrâneke rabbenâ ve-ileyke-lmasîr(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Peygamber de kendisine Rabbinden indirilene inanmıştır, inananlar da. Hepsi de Allah'a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine inanmıştır. Peygamberlerinden hiçbirini öbüründen ayırmayız, duyduk demişlerdir ve itaat ettik, Rabbimiz, yarlıganma dileriz senden, varacağımız yer, tapındır senin.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Elçi-Resul (olan Hz. Muhammed Aleyhisselam), kendisine Rabbinden indirilene (Kur’ani hüküm ve haberlere) iman etti, mü’minler de (bunlara iman, inkiyad ve itaate karar verdi). Hepsi birden Allah’a, Meleklerine, Kitaplarına ve Elçilerine inanıp (teslimiyet gösterdi). Dediler ki; "O’nun elçileri arasında hiçbirini (diğerinden) ayırt etmeyiz (hepsinin nübüvvetine iman ve fazilet farkını kabul ederiz). İşittik ve itaat ettik. Ey Rabbimiz, Senden bizi bağışlamanı (dileriz). Sonunda dönüp varışımız ancak Sanadır." (İşte gerçek mü’minler böyle teslimiyet gösterenlerdir.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Elçi Rabbinden kendisine tüm indirilenlere iman etti, mü'minler de iman ettiler. Onlardan herbiri; Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve elçilerine inanırlar. O'nun elçilerinin hiçbiri arasında ayırım yapmazlar ve işittik itaat ettik, bizi bağışlamanı dileriz. Zira bütün yolculukların varış yeri sensin, derler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah'ın Rasulü, Rabbinden kendisine indirilene, Kur'an'a iman etti. Mü'minler de iman ettiler. Hepsi Allah'a, meleklerine, kitaplarına, Rasullerine iman ettiler. "- Biz Allah'ın Rasulleri arasında ayırım yapmayız, tebliğini dinliyor, kabul ediyoruz, dininin emir ve hükümlerine, devletine itaat ediyoruz. Ey Rabbimiz, bizi koruma kalkanına almanı, bağışlamanı dileriz. Sonuçta yalnız senin huzuruna varıp hesap vereceğiz" dediler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Peygamber kendine Rabbinden indirilene inandı, mü'minler de (buna inandılar). Tümü Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman ettiler. "Biz O'nun peygamberlerinden hiçbirini diğerlerinden ayırmayız." Yine: "Duyduk ve itaat ettik. Senin bağışlamanı diliyoruz, ey Rabbimiz; dönüş de sanadır" dediler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Elçi, kendisine Rabbinden indirilene iman etti, mü'minler de. Tümü, Allah'a, meleklerine, Kitaplarına ve elçilerine inandı. 'O'nun elçileri arasında hiç birini (diğerinden) ayırdetmeyiz. İşittik ve itaat ettik. Rabbimiz bağışlamanı (dileriz). Varış ancak Sana'dır' dediler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Peygamber (Aleyhisselâm) ve müminler, rabbisinden kendine indirilen Kur'âna iman ettiler; hepsi Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman eylediler. (Allah'ın) Peygamberlerinden hiç birinin arasını ayırt etmeyiz, duyduk ve itaat ettik; Ey Rabbimiz, mağfiretini isteriz, dönüşümüz ancak sanadır, diye söylediler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Peygamber, Rabbinden kendisine inen vahye inandı. Müminler de inandılar. Hepsi Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine inandılar. “Peygamberleri birbirinden ayırt etmeyiz” dediler. Ve: “Ey Rabbimiz! İşittik ve itaat ettik, Sen’in mağfiretini diliyoruz, dönüş Sanadır” dediler.
[Yani Allah’a, meleklere, peygamberlere inandıkları ve bu imanları hakkın varlığı için güçlü bir delil olduğu gibi ahirete de inanırlar. Bu gelen ayet ise, kadere imanı ispat eder, kader ile cüz’i ihtiyarinin beraber çalışma yönünü gösterir.]  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Peygamber ve onunla birlikte olan müminler, Rabbi tarafından ona indirilene inandılar. Hepsi Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine inandılar. O'nun peygamberleri arasında hiçbir ayırım yapmıyoruz ve “İşittik ve itaat ettik. Bizi bağışla ey Rabbimiz, zira bütün yolculukların varış yeri sensin” derler.
Besim Atalay
swap_vert close
Tanrısından inene Peygamber inanmıştır, inancılar da böyle, hepsi de Allaha, meleklere, kitaplara, peygamberlere inanmışlardır, «Peygamberleri arasından kimseyi ayırdetmeyiz, biz işittik, biz uyduk, yarlıgamak senindir, ey Tanrımız! Döney sanadır» demektedirler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Resul, Rabbi tarafından kendisine ne indirildi ise ona iman etti. (Ona tabi olan) mü'minler de (iman ettiler). Onların hepsi de Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve resullerine iman etti. “O'nun resullerinden hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz. (Davetini) işittik (emrine ve istediklerine) itaat ettik. Ey Rabbimiz, (amellerimizde eksiklik ve davranışlarımızda yanlışlık olduğu için) günahlarımızı bağışlamanı dileriz, dönüş (ancak) sanadır.” dediler.
Resuller arasında ancak sorumluluk ve görevlendirildiği toplumun zorluğuna ve büyüklüğüne göre üstünlük farkı vardır. Bkz. 2/136, 253 ve dipnotu, 3/84, 17/55 ve dipnotu.  
Cemil Said
swap_vert close
Rasûl rabbinden kedine nâzil olana îmân itdi, mü’minler Allâh’a, meleklerine kitâblarına ve rasûllerine îmân itdiler. "Biz Allâh’ın rasûllerini biri birinden tefrîk itmeyiz. Biz işitdik itâ’at idiyoruz. Yâ rabbi günâhlarımızı ’afv it, hepimiz sana rücû’ ideceğiz didiler"
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Peygamber ve inananlar, ona Rabb'inden indirilene inandı. Hepsi Allah'a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine inandı. "Peygamberleri arasından hiçbirini ayırdetmeyiz, işittik, itaat ettik, Rabbimiz! Affını dileriz, dönüş Sanadır" dediler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etti, mü’minler de (iman ettiler). Her biri; Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman ettiler ve şöyle dediler: “Onun peygamberlerinden hiçbirini (diğerinden) ayırt etmeyiz.” Şöyle de dediler: “İşittik ve itaat ettik. Ey Rabbimiz! Senden bağışlama dileriz. Sonunda dönüş yalnız sanadır.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Allah’ın elçisi ve müminler, rabbinden ona indirilene iman ettiler. Her biri Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine inandılar. “O’nun elçileri arasında ayırım yapmayız” ve “İşittik, itaat ettik, bağışlamanı dileriz rabbimiz, gidiş sanadır” dediler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Peygamber, Rabbi tarafından kendisine indirilene iman etti, müminler de (iman ettiler). Her biri Allah'a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine iman ettiler. «Allah'ın peygamberlerinden hiçbiri arasında ayırım yapmayız. İşittik, itaat ettik. Ey Rabbimiz, affına sığındık! Dönüş sanadır» dediler.
 Bu sûrenin 253. âyetinde de ifade buyurulduğu üzere, peygamberlerin Allah katında derece farkları bulunmakla birlikte, burada müminlerin görevinin ayırım yapmadan bütün peygamberlere iman etmek olduğuna işaret edilmiştir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Elçi, Rabbinden kendisine indirilene inandı, inananlar da... Hepsi, ALLAH'a, meleklerine, kitaplarına ve elçilerine inanırlar: "Elçilerinin hiçbirisi arasında ayırım yapmayız." Derler ki: "İşittik ve uyduk. Rabbimiz bizi bağışla; dönüş sanadır."
Hıristiyanlar gibi müslümanlar da elçilerini diğer elçilerle üstünlük yarışına sokarak Kuran ile çelişen iddialarda bulunmuşlardır. Peygamber Muhammed'in diğer peygamberlerden üstün olduğunu desteklemek için yüzlerce hadis ve mucize uydurulmuştur. Örneğin tüm evrenin Muhammed için yaratıldığı palavrası (levlake levlake lema khalaktul eflake) "hadis-i kudsi" diye Tanrı'ya yakıştırılmıştır. Muhammed peygambere iftira edilen "cinsel mucizeler" ise onu sex manyağı olarak tanıtmaktadır. Buhari başta olmak üzere "sahih hadis kitapları" Muhammed peygamberin sex hayatıyla ilgili iğrenç abartmalarla doludur. Kendi sex fantazilerini peygambere yakıştırdıkları yalanlarla kutsallaştıran dinadamları yaptıklarınnı hesabını verecektir (6:112).  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Peygamber, Rabbi'nden kendisine ne indirildiyse ona iman etti. Müminlerin de hepsi Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman ettiler. "Biz Allah'ın peygamberleri arasında ayırım yapmayız, duyduk ve itaat ettik. Ey Rabbimiz, bağışlamanı dileriz, dönüş ancak sanadır." dediler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Peygamber, Rabbından ne indirildi ise ona îman getirdi, mü'minler de, her biri «Allaha ve melâikesine ve kitablarına ve peygamberlerine: Peygamberlerinden hiç birinin arasını ayırmayız diye» iyman getirdiler ve şöyle dediler: semi'na ve eta'na, gufranını dileriz ya rabbena! sanadır gidiş
Emrah Demiryent
swap_vert close
Peygamber, Rabbi tarafından kendisine vahyedilene îmân etti, mü’minler de (îmân ettiler). Hepsi; Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine îmân ettiler (ve şöyle dediler: “İnanma yönüyle) O’nun peygamberlerinden hiçbirini (diğerinden) ayırt etmeyiz (hepsine inanırız).” Ve dediler ki: “İşittik ve itaat ettik. Rabbimiz! Senden (bizleri) bağışlamanı dileriz. (Sonunda) dönüş yalnız sana (manevi huzuruna) dır!”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Resûl, Rabb'inden kendisine indirilene iman etti, mü'minler de. Hepsi; Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve resullerine iman ettiler: “Biz, O'nun resullerinden hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz. İşittik ve itaat ettik. Rabb'imiz! Bizi bağışla, dönüşümüz ancak Sana'dır.” dediler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
O peygamber de kendisine Rabbinden indirilene îman etdi, müminler de. (Onlardan) her biri Allaha, onun meleklerine, Kitablarına, peygamberlerine inandı. «Onun (Allah'ın) peygamberlerinden hiç birini diğerlerinin arasından ayırmayız (hepsine inanırız), dinledik (kabul etdik; emrine) itaat etdik. Ey Rabbimiz, mağfiretini (isteriz). Son varış (ımız) ancak Sanadır» dediler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Peygamber, kendisine Rabbinden indirilene îmân etti, mü'minler de! Hepsi Allah'a, meleklerine, kitablarına ve peygamberlerine: “Peygamberlerinden hiçbirinin arasında ayırım yapmayız” diye îmân ettiler(2) ve şöyle dediler: “İşittik ve itâat ettik! Rabbimiz! Mağfiretini dileriz; dönüş(ümüz) ancak sanadır!”
(2)“Îman, altı rüknünden çıkan öyle bir vahdânî (birliği olan) hakīkattir ki, tefrik (ayırma) kabûl etmez ve öyle bir küllîdir ki, tecezzî (bölünme) kaldırmaz ve öyle bir külldür (bütündür) ki, kābil-i inkısâm (parçalanması mümkün) olmaz. Çünki her bir rükn-i îmânî (îman esâsı), kendini isbât eden hüccetleriyle (delilleriyle) sâir erkân-ı îmâniyeyi isbât eder. Her biri her birisine gāyet kuvvetli bir hüccet-i a‘zam (en büyük delil) olur. Öyle ise, bütün erkânı bütün delilleriyle sarsmayan bir fikr-i bâtıl, hakīkat nazarında bir tek rüknü, belki bir hakīkatini ibtâl edip inkâr edemez.” (Şuâ‘lar, 11. Şuâ‘, 227)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Elçi, Rabbinden kendisine ne indirildiyse (herkesten önce kendisi) ona iman etmiştir, (ona tâbi olan) mü’minler de (gönülden inanıp güvenmişlerdir). Hepsi Allah’a, onun meleklerine, (göndermiş olduğu) kitaplarına, elçilerine inanmışlardır. Biz elçilerinden hiçbiri arasında ayırım yapmayız ve «İşittik ve boyun eğdik, bağışlamanızı dileriz, ey Rabbimiz! Dönüş yalnız sanadır!» derler. *
(*) Lafzen, “O’nun elçilerinden hiçbiri arasında ayrım yapmayız”: bu sözler, mü’minlerin ağzından söylenmiştir. Bütün elçiler Allah’ın mesajının dürüst ve erdemli taşıyıcıları olduklarından, bazılarına “diğerlerinden daha fazla lütufta bulunulmuş” olsa da aralarında hiçbir farklılık yoktur (bkz. ayet 253). (M. Esed. Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Elçi de, inananlar da Rablerin den indirilene iman ettiler. Hepsi Allah’a, Meleklerine, kitaplarına, elçilerine iman ettiler ve “Allah’ın elçileri arasından hiç birini, diğerinden ayrı tutmayız. İşittik, itaat ettik ve dönüş kesinlikle sanadır. Senin bizi bağışlamanı diliyoruz” derler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Allah’ın elçisi çalabından kendisine bildirilene inandı. İnananların hepsi de Allah’a, meleklerine, kitaplarına, elçilerine inandılar. Şunu da dediler: « Biz Allah’ın elçilerini birbirinden ayrı tutmayız.« Bir de dediler: « Dinledik, boyun eğdik, ey çalabımız! Senden yarlıgama dileriz, sonunda ancak sana dönülecektir.»
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Peygamber, Rabbi tarafından inzâl olunana inandı, mü/minler de inandılar. Her biri Allah/a, meleklerine, kitaplarına peygamberlerine inandılar, peygamberleri biri birinden ayırt etmeyiz dediler [²]. Biz de «Ey Rabbimiz! İşittik, itaat ettik. Senden tam bir mağfiret isteriz, son varış sanadır» dediler.
[2] Hepsine de inanırız.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Elçi, Rabbinden kendisine indirilmiş olana inandı, mü’minler de inandı. Her biri, Allah’a, meleklerine, Kitaplarına ve elçilerine inandı ve “Elçiler arasında hiçbir ayrım yapmayız, işittik ve itaat ettik. Rabbimiz bağışlamanı dileriz. Çünkü dönüş ancak Sana olacaktır” dediler.
Kadri Çelik
swap_vert close
Peygamber Rabbinden kendine indirilene iman etmiştir. Bütün müminler de Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman etmiştir ve de “Peygamberleri arasından hiç birini ayırt etmeyiz, işittik, itaat ettik, Rabbimiz, affını dileriz, dönüş sanadır” derler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Peygamber, Rabb’inden kendisine gönderilen her şeyegönülden iman etmiştir, ona tâbi olan müminler de… Onların hepsi de, Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve elçilerine inanırlar. Bütün Peygamberlerin aynı kaynaktan geldiğini, aynı mesajı taşıdığını bilerek,“Biz onlar arasında hiçbir ayrım gözetmeyiz.” derler. En çetin ve dayanılmaz imtihânlarda, en ağır şartlarda bile:“Çağrınıişittik ve tüm kalbimizle emrine boyun eğdik, fakat yine de lâyık olduğun itaati sana gösteremedik, bağışla bizi ey Rabb’imiz; dönüşümüz elbet Sanadır!” dediler.İlâhî hükümlere itaat konusunda son derece duyarlı ve dikkatli olan müminler, “İçinizdekileri açığa vursanız da, gizleseniz de, Allah sizi ondan hesaba çeker.” ayetinin omuzlarına yüklediği görevi yerine getirememe korkusuyla, telaş içerisinde Peygamberin huzuruna çıkmış ve acziyetlerini, endişelerini dile getirerek, gözleri yaşlı bir hâlde Rabb’lerine el açıp yakarmışlardı. Bunun üzerine, hem dualarının kabul edildiğini bildirerek yüreklerine su serpen, hem de kıyâmete kadar gelecek müminleri ilâhî rahmet ve yardım ile müjdeleyen şu mübarek ayetler nâzil oldu:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Rasûl rabbinden kendisine indirilmiş olanlara iman etti; Müminler de! Allah’a, O’nun meleklerine, kitaplarına, rasûllerine herkes iman etti: “O’nun rasûllerinden hiçbiri arasında ayırım yapmayız”. “İşittik, itaat ettik. Senin gufrânını / bağışlamanı dileriz ey rabbimiz! Gidip Varış sanadır” dediler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah tarafından indirilene, resul de müminler de inanmıştır. Herkes, Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve resullerine, hem de: " onun elçileri arasında ayırım yapmayız " diyerek inandılar. " Ya Rab dinledik ve kabul ettik, n'olur bağışla bizi, çünkü sonunda senin huzuruna geleceğiz " dediler…
Mehmet Çoban
swap_vert close
Resulümüz Rabbinden kendisine gönderilene iman etti. Müminler de gönderilenlere iman ettiler. Her biri; Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve Resullerine iman ederek birbirlerine şöyle dediler: "Resullerin hiç birini diğerinden ayırt etmeyin! Müminler olarak Allah’ın ayetlerini İşittik ve ayetlere itaat ettik. Ey Rabbimiz! Bilerek bilmeyerek yaptığımız hatalar için senden bağışlanma dileriz. Sonunda dönüş yalnız sanadır."
Mehmet Okuyan
swap_vert close
O elçi, Rabbinden kendisine indirilene iman etti, müminler de. Hepsi Allah’a, meleklerine, kitaplarına, elçilerine iman ettiler. (Müminler) “O’nun (Allah’ın) elçilerinden hiçbiri arasında fark gözetmeyiz.” [*] (derler). “İşittik, itaat ettik. Rabbimiz, affına (sığındık)! Dönüş yalnızca sanadır.” derler.
Bakara 2:136, Âl-i İmrân 3:84 ve Nisâ 4:152 ile okunması gereken bu cümle, elçiler arasında ayrım yapılmaması gerektiğinin delilidir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Peygamber, kendisine Rabbi tarafından indirilenlere îman ettiği gibi mü’minler de (îman etti.) Hepsi birlikte, Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve “biz, Onun Peygamberlerinden hiçbirisini diğerlerinden ayırmayız” (diyerek) Peygamberlerine de îman ettiler. Ve onlar: “İşittik ve itaat ettik. Ey Rabbimiz! Bizim günâhlarımızı bağışla. Çünkü dönüş, Sanadır.” dediler.¹
1 Bakara: 284. âyet nâzil olunca bu, sahabeye pek ağır geldi. Peygamberimizin huzuruna geldiler ve: “Ey Allah’ın Elçisi! Biz namaz, oruç, cihad, sadaka gibi gücümüz yetecek ibâdetlerle sorumlu idik. Fakat şimdi bize bu âyet indirildi. Bizim buna gücümüz yetmeyecek.” dediler. Peygamber (a.s): “Yoksa sizden önceki kitap ehli gibi ‘işittik ve isyan ettik mi demek istiyorsunuz? Sakın öyle yapmayın. Siz, ‘işittik ve itaat ettik. Ey Rabbimiz! Bizim günâhlarımızı bağışla. Çünkü dönüş Sanadır.’ deyin.” buyurdu. Sahabe bunu, sürekli söylemeye başladılar ve bu, onların dillerine tesbih oldu. Bundan sonra, işte bu âyet ve daha sonra da bundan sonraki âyet nâzil oldu. (Müslim) Bakara’nın son iki âyetinin Mekki olup, mirac esnasında Cebrâîl’in aracılığı olmadan nâzil olduğu ile ilgili rivâyetler varsa da Medeni oldukları ile ilgili rivâyetler de mevcuttur. (Kurtubî)  
Muhammed Esed
swap_vert close
ELÇİ ve o’nunla birlikte olan müminler, Rabbi tarafından o’na indirilene inanırlar: Hepsi, Allah’a, meleklerine, vahiylerine ve elçilerine inanırlar; O’nun elçilerinden hiç biri arasında ayrım yapmazlar ²⁷⁷ ve: “İşittik ve itaat ettik. Bize mağfiret et ey Rabbimiz, zira bütün yolculukların varış yeri Sensin!” derler.
277 Lafzen, “O’nun elçilerinden hiçbiri arasında ayrım yapmayız”: bu sözler, müminlerin ağzından söylenmiştir. Bütün elçiler Allah’ın mesajının dürüst ve erdemli taşıyıcıları olduklarından, bazılarına “diğerlerinden daha fazla lütufta bulunulmuş” olsa da aralarında hiçbir farklılık yoktur (bkz. ayet 253).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Elçi, Rabbinden kendisine indirilen/Kuran’a inanıp güvendi, müminler de! Hepsi de Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve elçilerine iman etmiş ve “Allah’ın elçilerinden hiçbirini ayırmayız. İşittik ve itaat ettik, Rabbimiz/sahibimiz, bağışlamanı dileriz. Sonunda dönüş sanadır.” demişlerdir. 7/158, 2/177, 3/84, 4/136
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Rasul Rabbinden kendine indirilene (önce kendisi) iman etti, sonra da mü’minler. Hepsi Allah’a, meleklerine, mesajlarına ve elçilerine inandılar: “O’nun elçilerinden hiçbiri arasında ayrım yapmayız. İşittik ve itaat ettik; bağışlamanı dileriz ey Rabbimiz: zira varış sanadır!” (dediler).
Orhan Kuntman
swap_vert close
Peygamber; Rabbi tarafından kendisine indirilene (Kur'ân'a) iman etti; müminler de iman ettiler, (onlardan) Her biri, Allah'a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine iman etti. "Allah'ın peygamberleri arasında ayırım yapmayız, hepsine inanırız, (emirlerini yasaklarını) Dinledik, itaat ettik; Ey Rabbimiz, bizleri bağışla, dönüşümüz ancak Sanadır" dediler.
Osman Fırat
swap_vert close
Resul, Rabbinden, kendisine indirilene iman etti, mü’minler de. Hepsi Allah’a, meleklerine, Kitaplarına ve Resullerine iman etti. "O’nun Resullerinden hiçbirini diğerinden ayırdetmeyiz" (dediler). Ve dediler ki: "İşittik, itâ’at ettik! Rabbimiz, (bizi) bağışlamanı dileriz. Dönüş(ümüz) sanadır!"
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Peygamber, kendisine Rabbisinden indirilene imân etti, mü'minler de, hepsi de Allah Teâlâ'ya ve O'nun meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine imân etti. «Biz Allah Teâlâ'nın peygamberlerinden hiçbirinin arasını ayırmayız» dediler. «Ve biz dinledik, itaat da ettik, mağfiretini dileriz, ey Rabbimiz.» (diye niyaz ettiler)
Suat Yıldırım
swap_vert close
Peygamber, Rabbi tarafından kendisine ne indirildi ise ona iman etti, müminler de! Onlardan her biri Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman etti. “O'nun resullerinden hiç birini diğerinden ayırt etmeyiz. ” dediler ve eklediler: “İşittik ve itaat ettik ya Rabbenâ, affını dileriz, dönüşümüz Sanadır. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Elçi, Rabbinden, kendisine indirilene inandı, mü'minler de. Hepsi Allah'a, meleklerine, Kitaplarına ve peygamberlerine inandı. "O'nun elçilerinden hiçbirini diğerinden ayırdetmeyiz" (dediler). Ve dediler ki: "İşittik, ita'at ettik! Rabbimiz, (bizi) bağışlamanı dileriz. Dönüş(ümüz) sanadır!"
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Rasûl ile mü'minler, rableri tarafından Rasûl'e nâzil olan şeye îmân itdiler. Her biri Allâh'a, meleklerine, kitâblarına ve peygamberlerine îmân iylediler. Rasûllerden hiç birinin arasını (Yehûd ve Nasârânın yapdıkları gibi) tefrîk itmez ve ayırmayız. Yâ rabbî! (emrini ve nehyini) işitdik ve itâ'at itdik. Senden mağfiret isteriz ve nihâyet varacağımız ve merci'imiz sanadır didiler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bu elçi, Sahibinden (Rabbinden) kendine indirilen her şeye inanıp güvenmiştir, müminler de öyle! Her biri Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve elçilerine inanıp güvenir. “O’nun elçileri arasında ayrım yapmayız.” derler. Şunu da derler: “Dinledik ve boyun eğdik! Bağışla bizi ey Sahibimiz (Rabbimiz)! Dönüp varılacak yer, Senin huzurundur.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Peygamber, Rabbi'nden kendisine indirilene iman etmiştir, mü'minler de! Hepsi de, Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman etmiş ve:-Allah'ın peygamberlerinden hiç birini (diğerinden) ayırmayız. İşittik ve itaat ettik, Rabbimiz, bağışlamanı dileriz, dönüş sanadır.” demişlerdir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etti; mü'minler de iman ettiler. Onlardan herbiri Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman etti. Allah'ın elçilerini birbirinden ayırt etmeyiz.(141) Onlar “İşittik ve itaat ettik,” dediler. “Senden bizi bağışlamanı dileriz, ey Rabbimiz; dönüşümüz Sanadır.”
(141) Onlardan birine nasıl inanıyorsak, diğerlerine de öylece inanırız.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Resul, Rabbinden kendisine indirilene inanmıştır; müminler de. Hepsi; Allah'a, onun meleklerine, kitaplarına, resullerine inanmışlardır. Allah'ın resullerinden hiçbirini ötekinden ayırmayız. Şöyle demişlerdi: "Dinledik, boyun eğdik. Affet bizi, ey Rabbimiz. Dönüş yalnız sanadır."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
inandı yalavaç aña kim indürinildi aña, çalabı’sından; daħı mü’minler, dükeli inandı Tañrı’ya, daħı firiştelerine, daħı kitāblarına, daħı yalavaçlarına. ayırmazuz hįç birisi arasında yalavaçlarından. daħı eyittiler: “işiddük daħı boyun virdük; yarlıġamaġuñ senüñ, [25a] iy çalabumuz daħı sendin yaña dönecek yir.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Īmān getürdi peyġamber aña kim indi üstine Tañrısından. Mü’minler daḫı barçası īmān getürdiler Tañrı Ta‘ālāya, feriştehlerine, daḫı kitāblarına, daḫıpeyġamberlerine. Eyitdiler ki: Ayırmaz‐biz kimse arasında peyġamberle‐rinden. Daḫı eyitdiler: İşitdük ve uyduḳ didiler, yazuḳlarumuz baġışla iy Ça‐labumuz, varmaḳ sañadur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Peyğəmbər Rəbbi tərəfindən ona nazil edilənə (Qur’ana) inanmış və mö’minlər də iman gətirmişlər. (Onların) hamısı Allaha, Onun mələklərinə, kitablarına və (bütün) peyğəmbərlərinə iman gətirərək dedilər: “Biz Onun peyğəmbərləri arasında fərq qoymuruq. (Allahın hökmlərini) eşitdik (anladıq) və itaət etdik. Ey Rəbbimiz, bizi bağışla, (axırda) Sənin dərgahına (hüzuruna) qayıdacağıq!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
The messenger believeth in that which hath been revealed unto him from his Lord and (so do) the believers. Each one believeth in Allah and His angels and His scriptures and His messengers We make no distinction between any of His messengers and they say: We hear, and we obey. (Grant us) Thy forgiveness, our Lord. Unto Thee is the journeying.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
The Messenger believeth in what hath been revealed to him from his Lord, as do the men of faith. Each one (of them) believeth in Allah, His angels, His books, and His Messengers(337). "We make no distinction (they say) between one and another(338) of His messengers." And they say: "We hear, and we obey: (We seek) Thy forgiveness(339), our Lord, and to Thee is the end of all journeys."
337 This Surah started with the question of faith (2:3-4), showed us various aspects of faith and the denial of faith, gave us ordinances for the new people of Islam as a community, and now rounds off the argument again with a confession of faith and of its practical manifestation in conduct ("we hear and we obey"), and closes on a note of humility, so that we may confess our sins, ask for forgiveness, and pray for Allah's help and guidance. (Cf. 24:51). 338 Cf. 2:253, n. 289. It is not for us to make any distinction between one and another of Allah's Messengers; we must honour them all equally, though we know that Allah in His wisdom sent them with different kinds of mission and gave them different degrees of rank. 339 When our faith and conduct are sincere, we realise how far from perfection we are, and we humbly pray to Allah for the forgiveness of our sins. We feel that Allah imposes no burden on us that we cannot bear, and with this realisation in our hearts and in the confession of our lips, we go to Him and ask for His help and guidance. (Cf. 24:51).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اٰمَنَ
iman etti
الرَّسُولُ
resul
بِمَٓا
o şe- ye ki
اُنْزِلَ
indirildi
اِلَيْهِ
kendi- sine
مِنْ رَبِّه۪
Rabbinden
وَالْمُؤْمِنُونَۜ
ve mü'minler
كُلٌّ
hepsi
اٰمَنَ
iman etti
بِاللّٰهِ
Allah'a
وَمَلٰٓئِكَتِه۪
ve meleklerine
وَكُتُبِه۪
ve kitap- larına
وَرُسُلِه۪ۜ
ve resul- lerine
لَا نُفَرِّقُ
ayırım yapmayız
بَيْنَ
arasında
اَحَدٍ
hiç birinin
مِنْ رُسُلِه۪۠قف
resullerinden
وَقَالُوا
ve dediler
سَمِعْنَا
işittik
وَاَطَعْنَا
ve itaat ettik
غُفْرَانَكَ
mağfiretine sığındık
رَبَّنَا
Rabb- imiz
وَاِلَيْكَ
ve Sanadır
الْمَص۪يرُ
dönüş
Resul, Rabbinden kendisine indirilene iman etti, mü'minler de (onun iman ettiği gibi iman ettiler). Hepsi de Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve resullerine iman ettiler ve şöyle dediler: "Allah'ın resullerinden hiçbiri arasında ayrım yapmayız. (Allah'ın resulünü) İşittik ve (ona) itaat ettik. Rabbimiz, mağfiretine sığındık, dönüş(ümüz) ancak Sanadır."
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَنْزَلَ
Fiil-IV
ن ز ل
İndirdi
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مَلَك
İsim
م ل ك
Melek
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
فَرَّقَ
Fiil-II
ف ر ق
Ayırdı, parçaladı, ayrılık çıkardı
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
اَحَد
İsim
ا ح د
Bir tek, bir
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
سَمِعَ
Fiil-I
س م ع
İşitti, dinledi, duydu
اَطَاعَ
Fiil-IV
ط و ع
İtaat etti, tabi oldu, uydu, boyun eğdi
غُفْرَان
İsim
غ ف ر
Mağfirete sığınmak
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
مَصِير
İsim
ص ي ر
Dönüş, varış yeri