Göklerde ne var, yerde ne varsa Allah'ındır. İçinizdekini ister açığa vurun, ister gizleyin, Allah onun hesabını sizden sorar. Sonra da dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder.(140) Çünkü Allah herşeye kadirdir.
(140) Azabı hak etmiş olanlardan dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder. Yoksa Allah’ın hiç kimseye haksız yere azap etmeyeceği, henüz 281’inci âyette belirtildiği gibi, düzinelerce âyette daha tekrar tekrar hatırlatılmıştır. Meselâ 4:40’ta “Allah hiç kimseye zerre kadar olsun haksızlık etmez. İyiliği ise kat kat arttırır; üstelik kendi katından da pek büyük bir ecir verir” buyurulmuştur. Allah’ın azabı, adalettir; bağışlaması ise lütuftur; her ikisini de bir mecburiyetten değil, tamamen kendi iradesiyle yapar. Bu ve benzeri âyetlerde sık sık Allah’ın dilemesine atıfta bulunulması, bu noktayı teyit içindir; yoksa bir keyfîlik ifadesi değildir. Allah dilediğini bağışlar, dilediğine de azap eder; çünkü lütuf da, ceza da Onun elindedir ve O, kimin neye lâyık olduğunu hakkıyla bilir.