close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 283. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-in kuntum ‘alâ seferin velem tecidû kâtiben ferihânun makbûda(tun)(s) fe-in emine ba’dukum ba’dan felyu-eddi-lleżî i/tumine emânetehu velyetteki(A)llâhe rabbeh(u)(k) velâ tektumû-şşehâde(te)(c) vemen yektumhâ fe-innehu âśimun kalbuh(u)(k) va(A)llâhu bimâ ta’melûne ‘alîm(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Eğer bir yolculuktaysanız, katip de bulamadınızsa alınan rehin de kafi. Birbirinize emniyetiniz varsa emniyet edilen borçlu, kendisini geliştiren Allah'tan sakınsın da emanetini tamamıyla ödesin ve tanıklığı gizlemeyin. Kim gizlerse şüphe yok, kalbi günaha batar ve Allah yapıklarınızı tamamıyla bilir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Eğer yolculukta olursanız ve (resmen yetkili ve görevli bir) kâtip de bulamazsanız, bu durumda (borçludan) alınan rehinler (yeterli sayılır). Yok eğer birbirinize güveniyorsanız, kendisine güven duyulan, Rabbi olan Allah’tan (korkup haramdan) sakınsın da emanetini (sahibine geri) ödesin (borcunu versin). Şahitliği (asla) gizlemeyin (ve değiştirmeyin). Kim onu gizlerse, artık şüphesiz, onun kalbi günahkârdır (ve kötülük yuvasıdır. Oysa) Allah, bütün yaptıklarınızı Bilendir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Eğer seyahatte iseniz ve bir yazıcı bulamazsanız, alacağınız taahhüt ve rehinlerle yetinebilirsiniz. Eğer birbirinize güveniyorsanız, kendisine güven duyulan, bu güvene uygun davransın ve Rabbine karşı sorumluluğunun bilincinde olsun. Ve şahit olduğunuz şeyi gizlemeyin, zira onu gizleyen kalben günahkardır ve Allah yapmakta olduklarınızı bilir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Şayet seferde olur, kâtip de bulamazsanız, borca karşılık alınmış bir rehin yeterlidir. Birbirinizle güvene dayalı belgesiz, rehinsiz alış-verişlerde, ticari muamelelerde, emanet ilişkilerinde kendisine güvenilen taraf, vade dolduğunda sorumluluğunu yerine getirsin, borcunu ödesin. Hakkı inkâr etmenin, borcu, emaneti vermemenin, vadeyi tehir etmenin, toplumdaki güveni sarsmanın doğuracağı sonuçları düşünerek insanları eğiten, koruyan ve kontrol eden Rabbi Allah'ın azabına uğramaktan, emirlerine yapışarak, günaha yaklaşmayarak kendini korusun. Şâhitliği, bildiklerinizi gizlemeyin. Kim bildiklerini gizlerse, kesinlikle o kasten günah işlemiş, zarara girmiş, günahkâr bir kimsedir. Allah işlediğiniz amellerinizin hepsini biliyor.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 4/135; 5/106.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Eğer yolculukta olur da bir katip bulamazsanız o zaman alınan rehin yeterlidir. Eğer birbirinize güvenirseniz, kendisine güvenilen kişi üzerindeki emaneti yerine ulaştırsın ve Rabbi olan Allah'a karşı gelmekten sakınsın. Şahitliği de gizlemeyin. Kim gizlerse onun kalbi günahkardır. Allah yaptıklarınızı bilmektedir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Eğer yolculukta iseniz ve katip bulamazsanız, bu durumda alınan rehin (yeter). Şu durumda eğer birbirinize güveniyorsanız, kendisine güven duyulan, Rabbi olan Allah'tan sakınsın da emanetini ödesin. Şahidliği gizlemeyin. Kim onu gizlerse, artık şüphesiz, onun kalbi günahkardır. Allah, yaptıklarınızı bilendir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Eğer seferde olup yazıcı (kâtip) bulamadınızsa, o takdirde borçludan alınmış rehinler kâfidir. Birbirinize emin bulunursanız, kendisine güvenilen kimse, üzerindeki emanet borcu sahibine ödesin ve Rabbı olan yüce Allah'dan korksun. Şahitliği gizlemeyin. Kim onu gizlerse muhakkak onun kalbi günah içindedir. Allah ne yaparsanız hakkıyle bilendir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Eğer yolcu iseniz ve kâtip bulamazsanız, elde edilen bir rehin (yeter.) Eğer birbirinize itimadınız varsa, güvenilen kişi emaneti geri versin. Rabbi olan Allah’tan sakınsın. Siz ey şahitler de! Sakın şahitliği gizlemeyin. Kim gizlerse, onun kalbi günahkâr olur. Hiç Şüphesiz Allah, yaptıklarınızı çok iyi bilendir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Eğer seyahatte iseniz ve bir yazıcı/noter bulamazsanız, alınmış taahhütler ile yetinilebilir. Ancak birbirinize güveniyorsanız, kendisine güven duyulan, bu güvene uygun davransın ve Rabbine karşı sorumluluğunun bilincinde olsun. Şahit olduğunuz şeyi gizlemeyiniz; zira onu gizleyen, kalben vebal altındadır. Allah yaptığınız her şeyin bilgisine sahiptir.
Besim Atalay
swap_vert close
Yolculukta olup da, bir yazan bulunmazsa, imdi bir tutu alın, eğer birbirinize inanacak olursanız, inanılan kimse borcu ödemelidir, Tanrısı bulunan Allahtan sakınmalı, tanıklığı gizlemeyin, onu gizi iyenin gönlü günahla dolmuş olur, Allah bilir niderseniz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Eğer seyahatte iseniz ve bir yazıcı bulamazsanız alınmış taahhütler yeterlidir. Ancak birbirinize güveniyorsanız kendisine güven duyulan, bu güvene uygun davransın ve Rabbine karşı sorumluluğunun bilincinde olsun. Ve şahitlikte bildiklerinizi gizlemeyin. Kim onu gizlerse bilsin ki onun kalbi vebal altındadır (günah içindedir). Allah yapmakta olduklarınızı hakkıyla bilendir.
Ehemmiyetine binaen borçlar ve alacaklar konusu masaya yatırılıyor. Bu konuda Allah, önce yazdırıyor ve yazılanın iki suret olmasını istiyor, sonra şahitler getirtiyor, ayrıca şahitlerin güvenilir olmasına dikkat çekiyor. Yazıcı ve şahitlerin bulunamadığı durumlarda ise taahhüt alınmasını emrediyor. Anlaşılacağı üzere; burada adeta noterlik müessesesini işletiyor.   
Cemil Said
swap_vert close
Seyahatde bulunur iseniz ve kâtib bulamaz iseniz rehin virmek lâzım gelir lâkin eğer biri diğerine rehin virir ise rehni alan âdem Allâh’dan korkmalı ve rehni tam olarak i’âde itmelidir şehâdet itmeken imtinâ’ iylemeyiniz imtinâ’ idenlerin kalbi günâhkâr dimekdir. Fakat Allâh sizin a’mâlinizi bilir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Eğer yolculukta olup katip bulamazsanız alınan rehin yeter. Şayet birbirinize güvenirseniz, güvenilen kimse borcunu ödesin. Rabbi olan Allah'tan sakınsın. Şahidliği gizlemeyin, onu kim gizlerse şüphesiz kalbi günah işlemiş olur. Allah işlediklerinizi bilir.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Eğer yolculukta olur da bir yazıcı bulamazsanız, o zaman alınmış rehinler yeterlidir. Eğer birbirinize güvenirseniz kendisine güvenilen kimse emanetini (borcunu) ödesin ve Rabbi Allah’tan sakınsın. Bir de şahitliği gizlemeyin. Kim şahitliği gizlerse, şüphesiz onun kalbi günahkârdır. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla bilendir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Şayet yolculuk halinde olur ve yazacak birini bulamazsanız, teslim alınmış rehinler (yeterlidir). Birbirinize güveniyorsanız, kendisine güvenilen borçlu emaneti yerine getirsin ve rabbi olan Allah’tan korksun. Tanıklığı gizlemeyin. Kim onu gizlerse şüphesiz onun kalbi günahkârdır. Allah yaptıklarınızı eksiksiz bilmektedir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Yolculukta olur da, yazacak kimse bulamazsanız (borca karşılık) alınmış bir rehin de yeterlidir. Birbirinize bir emanet bırakırsanız, emanet bırakılan kimse emaneti sahibine versin ve (bu hususta) Rabbi olan Allah'tan korksun. Şahitliği, bildiklerinizi gizlemeyin. Kim onu gizlerse, bilsin ki onun kalbi günahkârdır. Allah yapmakta olduklarınızı bilir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Yolculukta olup bir yazıcı bulamasanız, ödemeyi garantileyecek bir senet veya makbuz gönderin. Birbirinize bu şekilde güvenirseniz, senedin sahibi ödemeyi zamanında yapsın ve Rabbi olan ALLAH'ı saysın. Tanıklığı gizlemeyin. Kim gizlerse kalbi günahkardır. ALLAH tüm yaptıklarınızı bilir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Şayet siz sefer üzere olur bir kâtip de bulamazsanız, o vakit alınmış bir rehin belge yerine geçer. Yok eğer birbirinize güveniyorsanız kendisine güvenilen adam Rabbi olan Allah'dan korksun da üzerindeki emaneti ödesin. Bir de şahitliğinizi inkâr edip gizlemeyin, onu kim inkâr ederse mutlaka onun kalbi vebal içindedir. Her ne yaparsanız Allah onu bilir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve eğer seferber iseniz bir yazıcı da bulamadınızsa o vakıt kabzedilmiş rehinler, yok birbirinize emin olmuşsanız kendisine inanılan adam Rabbı olan Allahtan korsun da üzerindeki emaneti te'diye etsin, bir de şehadeti ketmetmeyin, onu kim ketmederse mutlak onun kalbi vebal içindedir ve Allah her ne yaparsanız bilir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Eğer yolculukta olursanız ve kâtip de bulamazsanız bu durumda (borçludan) alınan rehinler (yeterli sayılır). Eğer birbirinize güveniyorsanız, (borç karşılığında, borçludan rehin almadıysanız) kendisine güven duyulan (borçlu) kişi, bu güvene uygun davranarak borcunu ödesin de Rabbi olan Allah’a karşı gelmekten sakınsın. Şahitliği de gizlemeyin. *Kim onu gizlerse şüphesiz onun kalbi günahkârdır. Allah bütün yaptıklarınızı hakkıyla bilmektedir.
* Kim onu gizlerse şüphesiz onun kalbi günahkârdır; Şâhitliğin kalpte gizlenen bir günah olması, kalp ile işlenmiş olması sebebiyle bu günah burada kalbe isnat edilmiştir.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Eğer yolculukta olup da yazıcı bulamazsanız, alınan rehinler yeterlidir. Eğer, birbirinize güveniyorsanız, güvenilen kimse, üzerindeki emaneti ödesin. Rabb'i olan Allah'a takvalı olsun. Ve tanık olduğunuz şeyi gizlemeyin. Kim onu gizlerse kalben günah işlemiş olur. Allah, yaptığınız her şeyi bilir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Eğer bir sefer üzerinde iseniz, bir yazıcı da bulamadınızsa o vakit (borçludan) alınmış rehinler (de yeter). Eğer birbirinize emîn olmuşsanız kendisine inanılan adam (borclu) Rabbi olan Allahdan korksun da emânetini tastamam ödesin. Şâhidliği gizlemeyin. Kim onu gizlerse hakıykat şudur ki onun kalbi bir günahkârdır. Allah ne yaparsanız hakkıyle bilendir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve bir yolculukta olur da bir kâtib bulamazsanız, o takdirde (borca karşılık)alınmış rehinler (yeter)! Fakat bazınız bazınıza güvenir (de rehin almaz)sa, bu durumda kendisine güvenilen (borç verilen) kimse emânetini (borcunu) ödesin ve Rabbi olan Allah'dan sakınsın! Şâhidliği ise gizlemeyin! Buna rağmen kim onu gizlerse, artık şübhesiz ki o, kalbi günahkâr bir kimsedir. Allah ise, yapmakta olduklarınızı hakkıyla bilendir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve eğer seyahatte iseniz ve (senetlerinizi yazdırmak için) bir yazıcı (noter) bulamazsanız, (borca karşılık) bir rehin (ipotek) alabilirsiniz. Eğer birbirinize güvenir de rehin almazsanız, kendisine güvenilen (o borçlu) kimse, Rabbi olan Allah’a karşı gelmekten sakınsın da emanetini (borcunu zamanında) ödesin. Bir de şahitliği, (görüp bildiğinizi) gizlemeyin! Kim de, onu gizlerse gönlü vebal altındadır. Ve (unutmayın ki) Allah yapmakta olduklarınızı hakkıyla bilendir. *
(*) Lafzen, “şahitliği gizlemeyin”. Bu, yalnızca bir ticarî muameleye şahitlik yapanı değil, aynı zamanda -hiçbir yazılı anlaşma ve şahit olmadan- güvene dayalı olarak kendisine borç verilmiş olan ve sonunda borcu ile ilgili bütün bildiklerini inkâr eden borçluyu da kapsar. (M. Esed. Ayet Açıklaması) Yani birbirine güvenenler, borçları yazmayabilir, rehin almayabilir ve şahit de tutmayabilirler.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Eğer yolcukta iseniz ve borçlanmanızı yazacak bir kâtip bulamadıysanız, alacağa karşılık rehin almak vardır. Sizden bazınız, diğer bazı kimselere güven duyuyorsa, emaneti (rehini) alan kimse aldığı emaneti geri versin, Allah’dan korunsun. Ve şahadeti (Alınan rehinin tam ve eksiksiz alındığı gibi teslim edildiğini) gizlemeyin. Kim şahadeti gizlerse, bu onun kalbi için rahatsızlıktır (günahtır). Allah yaptıklarınızı bilendir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Eğer yolda olur da yazıcı bulamazsanız, borçludan rehin alabilirsiniz. Eğer birbirinize güveniniz varsa, kendisine güvenilen borçlu, çalabı olan Allah’tan sakınsın da borcunu ödesin. Tanıklık etmekten kaçınmayın. Herkim bundan kaçınacak olursa günah onun yüreğine kadar işler. Her ne işlerseniz Allah onu bilicidir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Eğer yolculukta bulunup kâtip bulamazsanız rehin alınsın. Eğer birbirinize emin iseniz kendisine emniyet olunan borçlu borcunu ödesin. Rabbi olan Allah/tan da sakınsın. Şehadeti saklamayın. Herkim şehadeti saklarsa onun kalbi [¹] günahkâr olur. Allah yaptıklarınızı tamamiyle bilir.
[1] Yâni zahiren ve batınen,  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Eğer yolculukta iseniz ve bir kâtip de bulamamışsanız, borca karşılık bir rehin/taahhüt yeter. Eğer birbirinize güveniyorsanız¹⁸¹, kendisine güvenilen kimse emanetini ödesin ve Rabbi olan Allah’a karşı sorumluluk bilincinde olsun. Şahit olduğunuz şeyleri gizlemeyiniz. Kim gizlerse o, kalbi günahkâr olan bir kimsedir. Allah yapmakta olduklarınızı en iyi bilendir.
181 Rehin almaya gerek görmüyorsanız.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Eğer yolculukta olup yazıcı bulamazsanız, alınan rehin yeter. Şayet birbirinize güvenirseniz (rehin gerekmez ama) güvenilen kimse borcunu ödesin, Rabbi olan Allah'tan sakınsın. Şahitliği gizlemeyin, kim onu gizlerse şüphesiz kalbi günah işlemiş olur. Allah yaptıklarınızı bilendir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Eğer yolculuk veya buna benzer herhangi bir imkânsızlık durumunda olur da, yazacak birini bulamazsanız, o taktirde verilen borca karşılık rehin alınan mallar da yeterli olur, yazılı belge ve şâhit yerine geçer. Nitekim, yazıcı ve şâhitlerin bulunduğu durumlarda bile, yalnızca rehin alınmış mallarla yetinebilirsiniz.Bununla birlikte; şâhit, yazılı belge ve rehin gibi tedbirleri ihmal ederek birbirinize güvenmiş olursanız, kendisine güven duyulan kişi, Rabb’i olan Allah’tan korksun da, üzerindeki emâneti sahibine geri ödesin.Bir de, şâhit olduğunuz gerçekleri örtbas ederek, ya da delilleri ortadan kaldırarak şâhitliği gizlemeyin. Her kim onu gizlerse, işte öylesinin kalbi günaha batmışve hattâ imanı tehlikeye düşmüş demektir. Unutmayın ki, Allah, yaptığınız her şeyi bilmektedir. Dolayısıyla, yeri ve zamanı geldiğinde hepsinin karşılığını verecektir.Sakın “Kalplerdeki gizlilikleri de kim bilecekmiş?” demeyin:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yolculukta olduysanız ve yazıcı bulamadıysanız, rehinler alınabilir. Birbirinize emanet bıraktıysanız, emanet bırakılmış kimse emanetini versin, rabb’i Allah’tan sakınıp korunsun! Şahidliği gizlemeyin! Kim onu gizlerse, şüphesiz onun kalbi, günah işlemektedir. Allah ne işliyorsanız bilmektedir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Seferde iseniz, yazacak bir katip de bulamazsanız, borçludan alınacak rehinler yeterli olabilir. Eğer aranızdaki güven, sürsün istiyorsanız güvenilen borçlu borcunu ödesin. Gerçek sahibi olan Allah'a karşı kendisini sağlama alsın. Tanıklık belgelerini gizlemeyin. Bu belgeleri gizleyenin niyeti kötü demektir. Allah, yaptığınız her şeyi en ince ayrıntısına kadar bilir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Eğer yolculukta olur da bir yazıcı bulamazsanız, o zaman alınmış rehinler yeterlidir. Eğer birbirinize güvenirseniz kendisine güvenilen kimse emanetini ödesin! Aksi halde cezalandırılacağı için Allah’ın azabından sakınsın! Şahitliği doğru yapın! Asla şahitliği gizlemeyin! Kim şahitliği gizlerse şüphesiz onun kalbi günahkârdır. Allah yaptıklarınızı hakkıyla bilendir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yolculuktayken kâtip bulamazsanız (borca karşılık) alınmış bir rehin (kapora yeterlidir). Birbirinize güvenirseniz, kendisine güvenilen kişi, emaneti (sahibine) versin ve Rabbi olan Allah’a karşı [takvâ]lı (duyarlı) olsun! Şahitliği (bildiklerinizi) gizlemeyin! Kim onu gizlerse onun kalbi günahkârdır. [*] Allah yaptıklarınızı bilendir.
Kalbin kazanımları hakkında bkz. Bakara 2:225; Mâide 5:89; Nahl 16:22, 106; Ahzâb 33:5.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Eğer bir yolculukta olur da (senetlerinizi) yazacak kimse bulamazsanız, (borca karşılık) bir rehin¹ almanız gerekir.² Eğer birbirinize güvenerek bir emanet bırakırsanız emanet bırakılan kimse, emaneti sahibine versin³ ve Rabbi olan Allah’a karşı hata etmekten sakınsın. Sakın şâhitlik ederken (bildiklerinizi) saklamayın. Kim şâhitlik ederken (bildiklerini) saklarsa, onun kalbi günâhla dolar. (Unutmayın ki) Allah, yaptıklarınızı hakkıyla bilendir.
1 Rehin: Kelime olarak sabit olma, hapis ve men etme, alıkoyma demektir. Terim olarak; dinen meşru mal hükmünde olan bir malı, bir borç veya hakkın temin edilmesini sağlayacak şekilde, hak yerine getirilinceye kadar hapis etme, elde tutma muamelesidir. İslâm’dan önce Arap toplumunda rehin uygulaması vardı. Ancak vadesi gelen borç ödenmezse rehin alan rehini kendiliğinden mülk, edinebiliyordu. İslâm, rehin müessesesini ıslah ederek borç vadesinde ödenmediği takdirde, rehnin rehin alanın mülkiyetine kendiliğinden geçme âdetini yasakladı. Rehin, özellikle alacağı yazı ve şahitle belgelendirme mümkün olmadığı takdirde teminat vazifesi görür. Rehin akdinin rükünleri, “icab ve kabul”den ibarettir. Akid, rehin verenle alanın icab ve kabul iradelerini açıklamaları sonunda meydana gelir. Rehinin teslim alınmasıyla da işlem tamamlanmış olur. İcab ve kabul sırasında şahit bulundurmak gerekmediği gibi, bu irade beyanlarının yazı ile tespiti de gerekmez. Süresi içinde rehinin kullanılması ve gelirlerinden yararlanılması hakkı rehini verene aittir. Zira ortada bir borç vardır ve rehin buna karşılık olarak verilmiştir. İslâm hukukunda borç karşılığı herhangi bir menfaatin sağlanması fâizdir. Geniş bilgi için fıkıh kitaplarına müracaat edilmelidir.2 Bu şartlarda rehin alınması gerekir. Ancak bu, “yolculukta olmaz veya kâtip bulursanız rehin alamazsınız.” şeklinde anlaşılmamalıdır. Bir borç karşılığında her zaman ve her şartta rehin verilebilir. Efendimiz, seferde olmadığı halde rehin vermiştir.3 Bu bölümü, “eğer (sadece) güvenerek birbirinize borç vermişseniz, kendisine güvenilen kimse borcunu mutlaka ödesin.” şeklinde de anlaşılabilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Eğer seyahatte iseniz ve bir yazıcı bulamazsanız, alınmış taahhütler ile yetinilebilir: ancak eğer birbirinize güveniyorsanız, kendisine güven duyulan, bu güvene uygun davransın ve Rabbine karşı sorumluluğunun bilincinde olsun. Ve şahit olduğunuz şeyi gizlemeyin; ²⁷⁶ zira, onu gizleyen kalben vebal altındadır; ve Allah yaptığınız her şeyin tüm bilgisine sahiptir.
276 Lafzen, “şahitliği gizlemeyin”. Bu, yalnızca bir ticarî muameleye şahitlik yapanı değil, aynı zamanda -hiçbir yazılı anlaşma ve şahit olmadan- güvene dayalı olarak kendisine borç verilmiş olan ve sonunda borcu ile ilgili bütün bildiklerini inkar eden borçluyu da kapsar.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Eğer yolculukta iseniz bir kâtip de bulamazsanız, alınmış rehinler yeterlidir. Eğer birbirinize güvenirseniz, kendisine güvenilen kimse emanetini ödesin ve Allah’tan korksun. Şahitliği gizlemeyin. Kim onu gizlerse, o kalben günahkâr olmuştur. Allah, yapmakta olduklarınızı bilendir. 3/175, 5/106-107
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Eğer seyahatteyseniz ve yazan birini de bulamamışsanız, bu durumda alınan bir rehin de yeterlidir. Birbirinize güveniyorsanız, kendisine güvenilen kimse, bu güvenin gereğini yerine getirsin ve Rabbi olan Allah’tan korksun:[⁵⁴³] Artık şahit olduğunuz şeyi gizlemeyin; her kim onu gizlerse, işte onun kalbi günahkâr olur:[⁵⁴⁴] zira Allah yaptıklarınızı çok iyi bilir.
[543] Bir önceki âyetin devamı niteliğindedir ve güven ortamının oluşması hâlinde bu yükümlülüğün kalkacağını, yani bu emrin güveni tesis amacı taşıdığını ifade eder. [544] Müthiş bir ifade: Kalbin günahkâr olması, beden ülkesinin başkenti olan kalpte şeytanın iktidarını ilan etmesidir. Zımnen: Merkez bozulursa tohum çürür, insanın özü kurur.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Yolculukta olur da, yazacak kimse bulamazsanız (borca karşı alınmış rehin yeterlidir) Birbirinize emanet bırakırsanız, emanet bırakılan kimse (zamanı geldiğinde) emaneti sahibine versin ve (bu hususta) Rabbi olan Allah'tan korksun! Şahitliği, bildiklerinizi gizlemeyin; Kim gizlerse bilsin ki o, kalben günahkardır, (günahları kalbine işlemiştir) Allah, yapmakta olduğunuz herşeyi hakkıyle bilendir!
Osman Fırat
swap_vert close
Ve eğer seferde olur da yazacak birini bulamazsanız, alınan rehinler (yeter). Birbirinize güvenirseniz, kendisine güvenilen kimse emânetini ödesin, Rabbi olan Allah’tan korksun. Şâhidliği gizlemeyin, onu gizleyenin kalbi günâhkârdır. Allâh, yaptıklarınızı bilir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve eğer siz bir sefer üzerinde iseniz ve bir yazıcı da bulamaz iseniz makbuz, rehinler kifâyet eder. Fakat bazınız bazınıza emin olursa kendisine emniyet olunan, emaneti ödesin. Ve rabbi olan Allah Teâlâ'- dan korksun. Şahadeti de gizlemeyiniz. Onu kim gizlerse şüphe yok ki, onun kalbi günahkârdır. Ve Allah Teâlâ sizin yapacağınız şeylere alîmdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Eğer yolculuk halinde iseniz ve kâtip bulamazsanız, o takdirde borç karşılığıda rehin alırsınız. Şayet birbirinize güvenirseniz, güvenilen kimse Rabbi olan Allah'tan korksun da Üzerindeki emaneti ödesin! Bir de şahitliği, görüp bildiğinizi gizlemeyin! Bildiğini gizleyenin kalbi günahkâr olur. Allah her ne yaparsanız bilir. [5, 106; 4, 135]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ve eğer seferde olur da yazacak birini bulamazsanız, alınan rehinler (yeter). Birbirinize güvenirseniz, kendisine güvenilen kimse emanetini ödesin, Rabbi olan Allah'tan korksun. Şahidliği gizlemeyin, onu gizleyenin kalbi günahkardır. Allah, yaptıklarınızı bilir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Eğer seferde olub da kâtibi (ve kitâbete lâzım olan şeyleri) bulamaz iseniz rehin alınız. Eğer ba'zınız ba'zınıza emniyet ider ise emniyet olunan emâneti edâ itsün. Ve rabbi olan Allâh'dan sakınsun. Şehâdeti saklamayınız. Şehâdeti saklayanın kalbi günâhkâr olur. Allâh işlediğiniz her şeyi bilir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Yolculukta olur da yazacak birini bulamazsanız, yapılacak olan rehin almaktır. Biriniz diğerine güvenir (borcu yazmaz, rehin de almaz) ise, kendine güvenilen kişi, Sahibi olan Allah’tan çekinerek korunsun da güveni kötüye kullanmasın.[*] Şahitliği gizlemeyin. Kim gizlerse kalbi iyilikten uzaklaşır. Yaptığınız her şeyi bilen Allah’tır.
[*] Âyete göre birbirine güvenenler, borçları yazmayabilir, rehin almayabilir ve şahit de tutmayabilirler.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Eğer yolculukta iseniz bir kâtip de bulamazsanız, (borca karşılık) alınmış rehinler yeterlidir. Eğer birbirinize güvenirseniz, kendisine güvenilen kimse emanetini ödesin. Şahitliği gizlemeyin, kim onu gizlerse, o mutlaka kalben günahkardır. Allah, yapmakta olduklarınızı bilendir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Seferde olur da kâtip bulamazsanız, borç karşılığında rehin alırsınız. Eğer birbirinize güvenir de rehin almazsanız, kendisine güvenilen kimse, Rabbi olan Allah'tan korksun da emanetini ödesin. Şahitliği saklamayın. Onu saklayanın tâ kalbi günahkâr olur.(139) Allah ise sizin yaptıklarınızı bilir.
(139) Günah onun kalbine işler ve iman mahalli olan kalbi günahkâr hale getirir. 83:14’ün açıklamasında da geçeceği gibi, işlenen günahlar kalpte bir nokta oluşturur; Allah’tan af dileme yoluyla temizlenmediği takdirde birikerek kalbi kaplar. Şahitliği gizlemek ise, tek başına kalbi günahkâr edecek bir fiil olarak gösterilmiştir ki, bu, günahın büyüklüğüne işarettir.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Eğer yolculuk halinde olur da yazacak birini bulamazsanız, o takdirde, alınan rehinler yeter. Birbirinize güvenmişseniz, kendisine güvenilen kişi, emaneti ödesin; Rabbi olan Allah'tan sakınsın. Tanıklığı gizlemeyin. Onu gizleyen, kalbi günaha batmış/kendi kalbine kötülük etmiş biridir. Allah, yapmakta olduklarınızı çok iyi bilmektedir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eger olasız seferde, daħı bulmayasız yazacı; ŧutular alınmış. pes eger imin ola bir niceñüz bir niceye, ödesüñ ol gişi kim imin dutınıldı emānetine. ya'nį borcına; daħı śaķınsuñ Tañrı’dan, çalabı’sı. daħı gizlemeñ ŧanuķlıġı; daħı her kim gizler ise anı, bayıķ ol, yavuķludur gönli anuñ. daħı Tañrı, anı kim işlersiz bilicidür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı eger seferde olsañuz, yazıcı ṭapmasañuz, pes dutu aluñuz borc‐ıçun.Pes eger emānet ḳılsa biri birüñüz ḳatında, pes virsün emānet alġan emānetvirgen emānetini. Daḫı ḳorḳsun özini yaradan Tañrıdan. Daḫı yaşur‐mañuz ṭanuḳluġı, daḫı ṭanuḳluġı kim yaşursa pes anuñ yazuḳludur yüregi,yamandur. Daḫı Tañrı Ta‘ālā siz işlegen işleri bilicidür
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Səfərdə olub katib tapmasanız, girov saxlayın. Əgər bir-birinizə e’tibar edirsinizsə, e’tibar olunmuş şəxs əmanəti geri qaytarsın və Rəbbi olan Allahdan qorxsun! Şahidliyi (şahidi olduğunuz şeyi) gizlətməyin! Onu gizlədən şəxsin qəlbi günahkardır. Allah etdiyiniz əməlləri biləndir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
If ye be on a journey and cannot find a scribe, then a pledge in hand (shall suffice). And if one of you entrusteth to another let him who is trusted deliver up that which is entrusted to him (according to the pact between them) and let him observe his duty to Allah. Hide not testimony. He who hideth it, verily his heart is sinful. Allah is Aware of what ye do.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
If ye are on a journey, and cannot find a scribe, a pledge with possession (may serve the purpose)(334). And if one of you deposits a thing on trust with another(335), Let the trustee (Faithfully) discharge His trust, and let him fear his Lord. Conceal not evidence; for whoever conceals it,- His heart is tainted(336) with sin. And Allah Knoweth all that ye do.
334 A pledge or security stands on its own independent footing, though it is a very convenient form of closing the bargain where the parties cannot trust each other, and cannot get a written agreement with proper witnesses. 335 The Law of Deposit implies great trust in the Depositary on the part of the Depositor. The Depositary becomes a trustee, and the doctrine of Trust can be further developed on that basis. The trustee's duty is to guard the interests of the person on whose behalf he holds the trust and to render back the property and accounts when required according to the terms of the trust. This duty again is linked to the sanction of Religion, which requires a higher standard than Law. 336 It sometimes happens that if some inconvenient piece of evidence is destroyed or concealed, we gain a great advantage materially. We are warned not to yield to such a temptation. The concealment of evidence has a serious effect on our own moral and spiritual life, for it taints the very source of higher life, as typified by the heart. The heart is also the seat of our secrets. We are told that the sin will reach our most secret being, though the sin may not be visible or open to the world. Further, the heart is the seat of our affections, and false dealing taints all our affections.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِنْ
ve eğer
كُنْتُمْ
iseniz
عَلٰى سَفَرٍ
bir yolculukta
وَلَمْ تَجِدُوا
ve bulamamışsanız
كَاتِباً
bir kâtip
فَرِهَانٌ
o takdirde rehinler
مَقْبُوضَةٌۜ
alınmış
فَاِنْ
şayet eğer
اَمِنَ
güve- nirse
بَعْضُكُمْ
bazınız
بَعْضاً
bazısına
فَلْيُؤَدِّ
bu durum- da ödesin
الَّذِي
o kim- se ki
اؤْتُمِنَ
kendisine güvenildi
اَمَانَتَهُ
emanetini
وَلْيَتَّقِ
ve takvâlı olsun
اللّٰهَ
Allah'a karşı
رَبَّهُۜ
Rabbi olan
وَلَا تَكْتُمُوا
ve gizlemeyin
الشَّهَادَةَۜ
şahidliği
وَمَنْ
ve kim
يَكْتُمْهَا
onu gizlerse
فَاِنَّهُٓ
artık şüp- hesiz o
اٰثِمٌ
günah- kârdır
قَلْبُهُۜ
kalbi
وَاللّٰهُ
ve Allah
بِمَا
o şey- leri ki
تَعْمَلُونَ
yapıyorsunuz
عَل۪يمٌ۟
hakkıyla bilendir
Eğer yolculukta olur da bir kâtip bulamazsanız (borca karşılık) alınmış bir rehin (de yeterlidir). Şayet birbirinize güvenir(de borca karşılık bir rehin tayin etmez)seniz kendisine güvenilen kimse emanet(en ona verilen borc)unu ödesin ve (bu hususta) Rabbi olan Allah'a karşı takvâ sahibi olsun! Bir de şahidliği gizlemeyin! Kim onu gizlerse şüphesiz onun kalbi günahkârdır. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla bilendir.
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
سَفَر
İsim
س ف ر
Yolculuk, sefer
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
وَجَدَ
Fiil-I
و ج د
Buldu
كَاتِب
Etken fiil
ك ت ب
Kâtip, yazan, yazıcı
رِهَانٌ
İsim
ر ه ن
Rehinler
مَقْبُوضَة
Edilgen fiil
ق ب ض
Tutulan, kabzedilen, alıkonan
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
اَمِنَ
Fiil-I
ا م ن
Emniyette oldu, emin oldu, güvendi, emanet etti
بَعْض
İsim
ب ع ض
Bazı, bir kısmı
بَعْض
İsim
ب ع ض
Bazı, bir kısmı
اَدَّى
Fiil-II
ا د ي
Öderdi, iade etti, eda etti, verdi
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اِئْتَمَنَ
Fiil-VIII
ا م ن
Güvendi
اَمَانَةٌ
İsim
ا م ن
Emanet
اِتَّقٰى
Fiil-VIII
و ق ي
Takvâ sahibi oldu, sakındı, korundu, korktu
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
كَتَمَ
Fiil-I
ك ت م
Gizledi, ketmetti
شَهَادَة
İsim
ش ه د
Şehadet, şahidlik, aşikâr
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
كَتَمَ
Fiil-I
ك ت م
Gizledi, ketmetti
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اٰثِم
Etken fiil
ا ث م
Günahkâr
قَلْب
İsim
ق ل ب
Kalp, yürek
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı
عَلِيم
İsim
ع ل م
Alîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. İlmiyle her şeyi ve herkesi bilen demektir), çok bilgili, en iyi bilen, bilgin, âlim