close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 280. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-in kâne żû ‘usratin fenaziratun ilâ meysera(tin)(c) veen tesaddekû ḣayrun lekum(c) in kuntum ta’lemûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Borçlu dardaysa genişleyinceye dek mühlet verin ona. Borcunuzu sadaka olarak bağışlarsanız bu, bilseniz, sizin için daha hayırlıdır.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Eğer (borçlu) zorluk içindeyse, ona elverişli bir zamana kadar süre (tanıyın. Onun borcunu) sadaka olarak bağışlamanız ise, sizin için daha hayırlıdır; eğer bilirseniz (ahiret yatırımı dünya kazancından yararlı ve kalıcıdır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ancak borçlu güç durumda ise, rahatlayıncaya kadar ona bir zaman tanımak gerekir. Eğer gerçekleri iyi anlayan kimselerdenseniz, bir karşılık beklemeden, borcu tamamiyle silmek, sizin kendi iyiliğinize olacaktır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Eğer borçlu, darlık, ekonomik sıkıntı içindeyse, eli genişleyinceye kadar ona mühlet vermek gerekir. Darda olan borçlulardaki alacağınızı, imanda sadâkatin ve kemâlin ifadesi olan sadakaya, malî mükellefiyetlere sayarak bağışlamanız, bilirseniz eğer, böyle fazileti yüksek, mükâfatı büyük bir davranış, sizin için daha hayırlıdır.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 9/60.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Eğer (borçlu) darlık içinde olursa bir genişliğe çıkıncaya kadar beklenilir. Eğer bilirseniz alacağınızı bağışlamanız sizin için daha hayırlıdır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Eğer (borçlu) zorluk içindeyse, ona elverişli bir zamana kadar süre (verin). (Borcu) Sadaka olarak bağışlamanız ise, sizin için daha hayırlıdır; eğer bilirseniz.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Eğer borçlu, darlık içinde ise, o halde ona genişlik vaktına kadar mühlet vermek var. Bununla beraber alacağınızı sadaka olarak bağışlamanız sizin için daha hayırlıdır, eğer bilirseniz...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Eğer borçlu sıkıntı içinde ise, kolay bir zamana kadar beklenir. Eğer bağışlarsanız, o sizin için daha hayırlıdır, eğer bilirseniz.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Eğer borçlu güç durumda ise, rahatlayıncaya kadar ona bir zaman tanıyınız; bir karşılık beklemeden borcu tamamıyla silmek, eğer bilirseniz, sizin kendi iyiliğinize olacaktır.
Besim Atalay
swap_vert close
Borçlu sıkıntıdaysa, genişliğe bırakın, onun bağışlanması, eğer bilirseniz sizinçin hayırlıdır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Eğer borçlu güç durumda ise kolaylığa çıkıncaya kadar ona mühlet verin (vade tanıyın)! Bununla beraber eğer bilirseniz, (alacağınızın tamamını ona) bağışlamanız sizin için daha hayırlıdır.
Cemil Said
swap_vert close
Eğer boclılarınız ’usretde ise genişliyeceği zamânı bekleyiniz, alacağınızı sadaka ider iseniz hakkınızda daha hayırlı olur biliniz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Borçlu darda ise, eli genişleyinceye kadar ona mühlet verin. Bilmiş olsanız borcu bağışlamanız sizin için daha hayırlıdır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Eğer borçlu darlık içindeyse, ona eli genişleyinceye kadar mühlet verin. Eğer bilirseniz, (borcu) sadaka olarak bağışlamanız, sizin için daha hayırlıdır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Eğer eli darda olan birisi borçlu ise eli genişleyene kadar beklemek gerekir. Şu da var ki, bağışlamanız, eğer bilirseniz sizin için daha hayırlıdır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Eğer (borçlu) darlık içinde ise, eli genişleyinceye kadar ona mühlet vermek (gerekir). Eğer (gerçekleri) anlarsanız bunu sadakaya (veya zekâta) saymak sizin için daha hayırlıdır.
Edip Yüksel
swap_vert close
(Borçlu) darlık içinde ise, bir kolaylığa çıkıncaya kadar beklemek gerekir. Borcu karşılıksız yardım olarak bağışlarsanız sizin için daha iyidir, bir bilseniz.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Eğer borçlu darlık içindeyse, ona ödeme kolaylığına kadar bir süre tanıyın. Ve bu gibi borçlulara alacağınızı bağışlayıp sadaka etmeniz eğer bilirseniz sizin için, daha hayırlıdır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve şayed borçlu sıkıntıda ise o halde bir kolaylığa intizar, bununla beraber tasadduk etmeniz hakkınızda daha hayırlıdır
Emrah Demiryent
swap_vert close
Eğer (borçlu) darlık içindeyse (borcunu ödeyebilmesi için), eli genişleyinceye kadar ona mühlet verin. Ve eğer bilirseniz (vermiş olduğunuz borcu, borçluya) sadaka olarak bağışlamanız ise sizin için daha hayırlıdır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Eğer borçlu dardaysa ona ödemede kolaylık sağlayın, eğer alacağınızı bağışlarsanız, bunun sizin için daha hayırlı olduğunu bilin.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Eğer (borçlu) darlık içinde bulunuyorsa ona geniş bir zamana kadar mühlet (verin). Sadaka oiarak bağışlamanız ise sizi niçin daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Eğer (borçlu) darda ise, bu durumda (verilecek hüküm, borçlunun ulaşacağı) bir genişliğe kadar (ona) mühlet (vermek)tir. Hâlbuki (ecrini) bilirseniz, (alacağınızı)bağışlamanız sizin için daha hayırlıdır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve eğer (borçlu) darlık içinde olursa (borcunu ödemeyecek durumda ise) bir genişliğe (ödeyebilecek duruma) gelinceye kadar beklenilir (o zamana kadar ona bir vade verilmesi gerekir). Ve eğer bilirseniz, onu sadaka (bağış) yapmanız (bir karşılık beklemeden borcu tamamıyla silmeniz), sizin kendi iyiliğinize olacaktır. *
(*) Haklar, alacaklar, ödev ve yükümlülükler yalnızca hukukî olanlardan ibaret değildir; bütün bunların aynı zamanda veya yalnızca dinî ve ahlâkî olanları da vardır. Anaparayı almak, faizciliğe tövbe edenlerin hakkıdır, bu hakkı onlara hukuk bahşetmektedir. Ancak dinî ve ahlâkî bakımdan eli darda olan, ödeme imkânı bulunmayan kimseleri sıkıştırmamak, büyük zararlara sokmamak, ödeme imkânı hâsıl oluncaya kadar kendilerine mühlet vermek de bir ödev, erdemli bir davranıştır. Hatta durumu müsait olanların, darlık içinde bulunan kimselerdeki alacaklarını bağışlamaları ve bunu Allah rızâsı için yapmaları (tasadduk) kendileri için daha hayırlıdır. Bu faziletli davranış yalnızca faizcilikten tövbe eden alacaklıların anaparaları için değil, her nevi alacak için geçerlidir. Ödeme güçlüğü içinde olan borçluya, Câhiliye Arapları’nın ve çağdaş kapitalistlerin, bankerlerin yaptıkları gibi yeni faiz ilâvesiyle vade tanımak yerine, Allah rızâsı için ve müminin mânevî yapısının ayrılmaz bir parçası olan merhamet gereği, faizsiz ve menfaatsiz yeni vadeler tanımak, hatta borcu tamamen bağışlamak İslâm’ın insana kazandırdığı ahlâkî bir değerdir. Kaynak: (Kur’an Yolu Tefsiri) Not: Bu ayetten şöyle bir hüküm de çıkar. Eğer böyle bir sıkıntıda olan vatandaş devlete borçlu ise, o zaman onun borcunu ertelemek, şayet veremeyecek durumda ise hiç almamak ve bağış yapıp silmek de sosyal devletinin bir görevidir. Çünkü Kur’an, bu durumda olanlardan borçlarının alınmamasını tavsiye ediyorsa, İslam devleti de Kur’an’ın bu emri gereği sıkıntıda olan bu vatandaşlarından kendi borcunu hiç tahsil etmemesi ve borcunu silip bağış yapması gerekir. Zira Kur’an varlıklı borç sahiplerine böyle bir tavsiyeyi yapıyorsa, bunu kendi devletine yapmaması düşünülemez. (الله اعلم)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Eğer borçlu olan, zorluklar içerisinde ise, o borçluya kolaylık sağlayın. Eğer bilirseniz, alacağınızı sadaka olarak bağışlamanız sizin için daha hayırlıdır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Eğer borçlu darlık içinde ise onu eli genişleyinceye kadar bırakmak vardır. Borcu bağışlamanız sizin için yeydir. Bunu bir bilseniz.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Eğer borçlu sıkıntı içinde ise ona genişlik zamanına kadar mühlet verilir. Eğer tasaddük ederseniz [¹⁰] bu hareket sizin için hayırlı olur. Bunu bilseniz işlerdiniz.
[10] Alacağınızı ona teberru ederseniz, onu ibra eylerseniz mühlet vermeden daha hayırlı olur.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Eğer borçlu sıkıntıda ise, eli genişleyene kadar bekleyiniz. Eğer bilirseniz, borcu sadaka olarak bağışlamanız sizin için daha hayırlıdır.
Kadri Çelik
swap_vert close
Eğer (borçlu) darda ise, eli genişleyinceye kadar ona mühlet verin. Bilmiş olsanız borcu sadaka olarak bağışlamanız, sizin için daha hayırlıdır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Eğer borçlu olan kişi maddî sıkıntı içindeyse, borcunu kolayca ödeyebileceği bir zamana kadar beklemek ve ona vade tanımak gerekir. Fakateğer bilirseniz, alacağınızı tümüyle ona bağışlayıp sadaka olarak vermeniz, sizin için daha iyidir.İşte bu gibi iyilik ve erdemliliklerin toplumda tamamen yerleşmesi için;
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Eğer (borçlu) zorluk içindeyse, kolaylık zamanına kadar süre tanımak uygundur. Biliyorduysanız, tasadduk etmeniz sizin için en hayırlıdır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Şayet borçlu, hakikaten darda ise, kolaylık gösterin. Tamamını bırakmanız, halden anlarsanız sizin için daha hayırlı olacaktır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Eğer borçlu darlık içindeyse, ona eli genişleyinceye kadar mühlet verin. Eğer bilirseniz alacağınızdan vazgeçip ihtiyaç sahibinin borcunu silerseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Borçlu) dardaysa eli genişleyinceye kadar ona zaman vermek (gerekir). Bilirseniz (alacağınızı) bağışlamanız sizin için hayırlı olandır.
Mehmet Türk
swap_vert close
Borçlu zorluk içindeyse ona eli bolalıncaya kadar süre tanıyın. Eğer bilirseniz, alacağınızı bağışlamanız sizin için daha hayırlıdır.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ancak [borçlu] güç durumda ise, rahatlayıncaya kadar ona bir vade verin; eğer bilirseniz, bir karşılık beklemeden [borcu tamamiyle] silmek, sizin kendi iyiliğinize olacaktır.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Eğer (borçlu) darda ise, eli genişleyinceye kadar ona mühlet verin. Sadaka olarak bağışlamanız, bilirseniz sizin için daha hayırlıdır. 2/271, 4/85
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Şayet (borçlu) güç durumdaysa, rahatlayıncaya kadar ona vâde tanıyın! Eğer bilirseniz, (borcu) bağışlamak sizin için çok daha hayırlıdır.[⁵³⁶]
[536] Faiz konusu burada noktalanırken, devamında Kur’an o bilinen üslûbuyla kendisine kulak verenin tüm dikkatini ebedî geleceğe, ölüm sonrasına çeker ve insana ebedî hakikati haykırır: Hayatın öteki yüzünü unutma!  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Eğer (borçlu) darda ise, genişlik zamanına kadar ona süre tanımalıdır. Sadaka olarak bağışlamanız, bilmeniz gerekir ki sizin için daha hayırlıdır.
Osman Fırat
swap_vert close
Eğer borçlu zorlu bir durumdaysa, ona eli genişleyinceye kadar mühlet verin. Eğer bilirseniz, (borcu) sadaka olarak bağışlamanız, sizin için daha hayırlıdır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve eğer yoksul ise o halde genişlik zamanına kadar intizar etmelidir. Ve eğer bağışlar iseniz sizin için hayırlıdır, eğer bilirseniz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Eğer borçlu sıkıntıda ise, kolaylığa çıkıncaya kadar ona mühlet verin! Şayet bilirseniz, alacağınızı bağışlamanız sizin için daha da hayırlıdır.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Eğer (borçlu) darlık içinde ise, bir kolaylığa çıkıncaya kadar beklemek (lazımdır). Eğer bilirseniz (verdiğiniz borcu, eli darda olan borçluya) sadaka olarak bağışlamanız sizin için daha hayırlıdır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Eğer medyûn 'usretde (darlıkda) ise onun meyseresine (eli genişlemesine) intizâr olunur. Eğer bunı tasadduk ider (darlıkda bulunan medyûnun borcını tasadduk idüb bağışlar) iseniz sizin içün daha hayırlıdır. Eğer bunı bilseniz.[¹]
[1] Bu âyet-i kerîme nâzil olmazdan evvel ağniyâ-yı ashâbın birçok kimselerde fâizli alacakları vardı. Fâizin nehy buyurulması üzerine cümlesi fâizden vaz geçdiler ve re'su'l mâllarını taleb iylediler. Bu âyet nâzil olunca bir çokları alacaklarını tasadduk idüb bağışladılar.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Borçlu darlık içinde ise, rahata çıkıncaya kadar beklemek gerekir. Alacağınızı sadakaya/zekâta[*] saymanız, sizin için daha hayırlıdır. Bunu bir bilseydiniz!
[*] (Tevbe 9/60.) âyette sadaka, zekât anlamında kullanılmış ve borçlular zekât alanlardan sayılmışlardır.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Eğer (borçlu) darda ise eli genişleyinceye kadar ona mühlet verin. Sadaka olarak bağışlamanız, bilirseniz sizin için daha hayırlıdır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Eğer borçlu güçlük içinde ise, rahatlayıncaya kadar ona süre tanıyın. Onun borcunu bütünüyle bağışlamak ise, bir bilseniz, sizin için daha da hayırlıdır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Eğer borçlu zorluk içinde ise eli genişleyinceye kadar beklenir. Borcunu sadaka olarak ona bağışlamanız sizin için daha hayırlıdır; eğer bilirseniz.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eger bulına duşħarlıķ issi ya'nį borçlu., mühlet virmekdür giñezlige degin. daħı śadaķa eylememiz yigrekdür size, eger olasız bilürsüs.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı eger olsa borcuñuz, borçlu faḳīr[e] mühlet virüñüz bay olınca. Daḫıeger ṣadaḳa eyleseñüz yigdür size, eger siz bilseñüz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Əgər sizə borclu olan şəxs çətin vəziyyətdə olarsa, ona vəziyyəti yaxşılaşıncaya qədər möhlət verin! Əgər bilmək istəyirsinizsə, (borcu) ona sədəqə olaraq bağışlamağınız daha yaxşıdır!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And if the debtor is in straitened circumstances, then (let there be) postponement to (the time of) ease; and that ye remit the debt as alms giving would be better for you if ye did but know.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
If the debtor is in a difficulty, grant him time Till it is easy for him to repay. But if ye remit it by way of charity, that is best for you if ye only knew.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِنْ
ve eğer
كَانَ
ise
ذُو
sahibi
عُسْرَةٍ
zorluk
فَنَظِرَةٌ
o vakit bir beklemedir
اِلٰى مَيْسَرَةٍۜ
bir kolaylığa kadar
وَاَنْ تَصَدَّقُوا
ve sadaka olarak bağışlamanız
خَيْرٌ
daha hayırlıdır
لَكُمْ
sizin için
اِنْ
eğer
كُنْتُمْ
iseniz
تَعْلَمُونَ
biliyorsunuz
Eğer (borçlu) zor durumda ise (borcunu) kolaylı(kla ödeyebilece)ği (bir süreye) kadar (ona) mühlet verin. Eğer (idrak ede)bilirseniz (o alacağınızı) sadaka olarak bağışlamanız sizin için daha hayırlıdır.
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
ذُو
İsim
ذُو
Sahibi
عُسْرَة
İsim
ع س ر
Zorluk, güçlük
نَظِرَة
İsim
ن ظ ر
Bekleme, mühlet verme
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
مَيْسَرَة
İsim
ي س ر
Kolaylık
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
تَصَدَّقَ
Fiil-V
ص د ق
Sadaka verdi, bağışladı
خَيْر
İsim
خ ي ر
Hayr (Allah'ın esması, ismidir. Hayr olan demektir), hayırlı
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi