Ve eğer (borçlu) darlık içinde olursa (borcunu ödemeyecek durumda ise) bir genişliğe (ödeyebilecek duruma) gelinceye kadar beklenilir (o zamana kadar ona bir vade verilmesi gerekir). Ve eğer bilirseniz, onu sadaka (bağış) yapmanız (bir karşılık beklemeden borcu tamamıyla silmeniz), sizin kendi iyiliğinize olacaktır. *
(*) Haklar, alacaklar, ödev ve yükümlülükler yalnızca hukukî olanlardan ibaret değildir; bütün bunların aynı zamanda veya yalnızca dinî ve ahlâkî olanları da vardır. Anaparayı almak, faizciliğe tövbe edenlerin hakkıdır, bu hakkı onlara hukuk bahşetmektedir. Ancak dinî ve ahlâkî bakımdan eli darda olan, ödeme imkânı bulunmayan kimseleri sıkıştırmamak, büyük zararlara sokmamak, ödeme imkânı hâsıl oluncaya kadar kendilerine mühlet vermek de bir ödev, erdemli bir davranıştır. Hatta durumu müsait olanların, darlık içinde bulunan kimselerdeki alacaklarını bağışlamaları ve bunu Allah rızâsı için yapmaları (tasadduk) kendileri için daha hayırlıdır. Bu faziletli davranış yalnızca faizcilikten tövbe eden alacaklıların anaparaları için değil, her nevi alacak için geçerlidir. Ödeme güçlüğü içinde olan borçluya, Câhiliye Arapları’nın ve çağdaş kapitalistlerin, bankerlerin yaptıkları gibi yeni faiz ilâvesiyle vade tanımak yerine, Allah rızâsı için ve müminin mânevî yapısının ayrılmaz bir parçası olan merhamet gereği, faizsiz ve menfaatsiz yeni vadeler tanımak, hatta borcu tamamen bağışlamak İslâm’ın insana kazandırdığı ahlâkî bir değerdir. Kaynak: (Kur’an Yolu Tefsiri) Not: Bu ayetten şöyle bir hüküm de çıkar. Eğer böyle bir sıkıntıda olan vatandaş devlete borçlu ise, o zaman onun borcunu ertelemek, şayet veremeyecek durumda ise hiç almamak ve bağış yapıp silmek de sosyal devletinin bir görevidir. Çünkü Kur’an, bu durumda olanlardan borçlarının alınmamasını tavsiye ediyorsa, İslam devleti de Kur’an’ın bu emri gereği sıkıntıda olan bu vatandaşlarından kendi borcunu hiç tahsil etmemesi ve borcunu silip bağış yapması gerekir. Zira Kur’an varlıklı borç sahiplerine böyle bir tavsiyeyi yapıyorsa, bunu kendi devletine yapmaması düşünülemez. (الله اعلم)