Allah’ı nasıl inkâr edebilirsiniz ki, siz hepiniz ölüler (cansız elementler) idiniz (içinizde kimin cesedini oluşturacağı çok önceden belirlenmiş bulunan her birinize ait atomlar, hava, su ve toprakta cansız ve dağınık bir halde bulunuyordu.) Derken O, size hayat verdi. (Her biriniz için takdir buyurduğu belli bir süre hayatta kaldıktan) sonra, bu defa (eceliniz gelince) size ölümü verir. (Dünya ile Âhiret arasında bir ara âlem olan Berzah’ta O’nun dilediği kadar ruhen kalırsınız ve çok büyük inkılâpların ardından) O, tekrar sizi hem ruhen hem de bedenen diriltir. Sonra, (hesap vermek üzere) O’na döndürülürsünüz. *
(*) Bu ayetten de anlaşılıyor ki, insan dünyaya bir defa gelir, öldükten sonra bir daha dünyaya gelemez, zira ikinci diriliş sadece ahiret için olur. Bu nedenle geleneksel tefsir ve meallerde Hz. İsa ölüleri diriltip dünyaya getirmiş şeklindeki tefsirler ve mealler çok hatalıdır. Zira Hz. İsa ölmüş, yani ruhları çıkmış olanları değil, mevtaları, yani kalp krizi vb. sorunlar geçiren veya ölüm döşeğinde bulunan kimselere uyguladığı kalp mesajı tekniği gibi bazı tedavi yöntemleriyle iyileştirmiştir. Zaten Arapçada kalp krizi vb. sorunlar geçirenlere veya ölüm döşeğinde bulunanlara da mevta denir. Çünkü (أموات) emvat ölüler demektir, ama (موتي) ‘’mevta’’ anlamı geniş olup ölülere denildiği gibi, henüz ölmemiş, ama kalp vb. krizler geçirip ölüm döşeğinde bulunanlara da denir. İşte Kur’an’ın Hz. İsa’nın durumuyla ilgili ayetlerinde de (موتي)‘’mevta’’ ifadesi kullanılmış, (أموات) ‘’emvat’’ ifadesi değil.