close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 278. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Yâ eyyuhe-lleżîne âmenû-ttekû(A)llâhe veżerû mâ bakiye mine-rribâ in kuntum mu/minîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ey inananlar, Allah'tan sakının ve artık almadığınız faizleri bırakın inancınız varsa.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah’tan korkup (her türlü haram ve haksızlıktan) sakının ve eğer (gerçekten) inanmışsanız, faizden artakalanı (ana paranızdan fazlasını) bırakın (faizci düzenden uzaklaşıp kurtulmaya bakın).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey inananlar! Yolunuzu Allah ve kitabıyla bulun ve eğer mü'minseniz faizden doğan kazançların tümünden vazgeçin.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ey iman nimetine kavuşanlar, Allah'a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun. Eğer gerçekten mü'min iseniz, eskiden kalan alınmamış fâiz alacaklarınızdan vazgeçin.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve eğer mü'minler iseniz faizin geriye kalanlarını bırakın.
278.Ebu Ya`la ve İbnu Mende`nin Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiklerine göre bu ayeti kerime Sakif kabilesinden Amr bin Avf oğulları ile el-Muğire oğulları hakkında inmiştir. Muğire oğulları Sakiflilere faizle para veriyorlardı. Yüce Allah, Peygamber`ine Mekke`nin fethini nasib edince Hz. Peygamber (a.s.) bütün faiz alacaklarını kaldırdı. Bunun üzerine Amr oğulları ile Muğire oğulları Mekke`nin başına yönetici olarak tayin edilen Itab bin Useyyid`in yanına geldiler ve eski faiz hesaplarını kapatmaları için kendilerine izin verilmesini istediler. Itab bu hususu Resulullah (a.s.)`a yazdı. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Ey iman edenler, Allah'tan sakının ve eğer inanmışsanız, faizden artakalanı bırakın.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ey müminler, Allah'dan korkun ve (cahiliyette işlediğiniz) fâiz hesabından arta kalanı bırakın (almayın), eğer gerçek müminler iseniz...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah’tan sakının ve faizden arta kalan alacaklarınızı bırakın, eğer inanmışsanız.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah'tan sakınınız. Eğer gerçekten inanıyorsanız mevcut faiz alacaklarınızı terk ediniz.
Besim Atalay
swap_vert close
Ey inanmış olanlar! Allahtan sakınınız, bağışlayın faizden geri kalmış olanı, eğer inanmışsanız
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ey inananlar! Gerçekten inanıyorsanız, Allah'a karşı gelmekten sakının ve faizden doğan kazançların tümünden vazgeçin.
Bkz. 2/275 ve dipnotu.Ayette, inananlara hitaben: “Eğer inanıyorsanız faizden doğan kazançların tümünden vazgeçin.” buyrularak inanmanın önemine binaen faizden uzak durmak aynı cümlede değerlendiriliyor. Burada “inanıyorsanız” ifadesi; faize bulaşanlara çok ciddi bir uyarıdır. Yani inanıyorsanız faize bulaşmayacaksınız, bulaşıyorsanız imanınızı gözden geçireceksiniz demektir. Çünkü faiz ölümcül ekonomik ve sosyal bir felakettir. Nitekim bir sonraki ayetteki benzetme de faizin ne kadar kötü bir fiil olduğunu ortaya koymaktadır.  
Cemil Said
swap_vert close
Îmân idenler eğer mü’min iseniz Allâh’dan korkınız ve murâbahadan elinizde ne kaldıysa terk idiniz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ey İnananlar! Allah'tan sakının, inanmışsanız, faizden arta kalmış hesabdan vazgeçin.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve eğer gerçekten iman etmiş kimselerseniz, faizden geriye kalanı bırakın.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve gerçekten iman etmiş iseniz faizden kalanı bırakın.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah'tan korkun. Eğer gerçekten inanıyorsanız mevcut faiz alacaklarınızı terkedin.
Edip Yüksel
swap_vert close
Ey inananlar, gerçekten inanıyorsanız ALLAH'ı dinleyin ve her çeşit tefecilik kalıntısını terkedin.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve artık faizin peşini bırakın, eğer gerçekten müminler iseniz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ey o bütün iyman edenler! Allahdan korkun ve riba hisabından kalan bakayayı bırakın eğer gerçekten müminlerseniz
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ey îmân edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının, gerçekten îmân etmiş kimselerseniz (geçmişten kalan) fâiz alacaklarınızdan (faizden doğan kazançların tümünden) vazgeçin.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah'a karşı takvâlı olun. Eğer müminseniz, ribadan geriye kalanı almayın.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ey îman edenler, (gerçek) mü'minler iseniz Allahdan korkun, faizden (henüz alınmamış olub da) kalanı bırakın (almayın).
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ey îmân edenler! Eğer (gerçek) mü'minler iseniz, Allah'dan sakının ve fâizden kalan (alacağınız)ı bırakın!(4)
(4)Bu âyet-i celîle, fâizin yasaklanmasından sonra bazı sahâbelerin, daha önce alacaklı oldukları fâizlerini istemeleri üzerine nâzil olmuştur. (Celâleyn Şerhi, c. 1, 347)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ey iman etmiş olanlar! Allah’a (Allah’ın emirlerine) karşı gelmekten sakının ve eğer (gerçekten) mü’min iseniz faizden artakalanı (alacak olarak ana paranızdan fazlasını, faizden doğan kazançların tümünü) bırakın.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ey İman edenler! Allah dan korunun, eğer inanıyorsanız faizden kalanları bırakın (almayın, terk edin).
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ey inananlar! Allah’tan sakının, faizden geriye kalanı bırakın, eğer inanan kimselerseniz.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ey iman edenler! İmanınızda gerçek iseniz Allah/tan sakının, faizden baki kalanı bırakın.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ey inananlar! Allah’a karşı sorumluluk bilincinde olunuz. Eğer inanıyorsanız, (bundan böyle) ribâdan gelecek olan [mâ bakiye] alacaklarınızı terk ediniz/almayınız.
Kadri Çelik
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah'tan sakının; iman etmişseniz, faizden arta kalmış hesaptan vazgeçin.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey inananlar, eğer Allah’a ve âhiret gününe gerçekten inanıyorsanız, Allah’tan korkup sakının da, geçmişten kalan fâiz alacaklarınızdan vazgeçin.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah’tan sakınıp korunun! Mümin iseniz, Ribâ’dan bakiyye / kalan şeyleri bırakın!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sevgili müminler! Allah'a karşı kendinizi sağlama alın, şayet inancınızda samimi iseniz, anaparanın ribasını / artışını bırakın.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının! Eğer gerçekten iman etmiş kimselerseniz, faizden geriye kalanı bırakın. Bugüne kadar alıp yediğiniz faizler için de Allah’tan af dileyin!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah’a karşı [takvâ]lı (duyarlı) olun! İnanıyorsanız, faizden (elinizde) kalan kısmı terkedin!
Mehmet Türk
swap_vert close
Ey îman edenler! Allah’a karşı hata etmekten sakının ve eğer gerçekten inanıyorsanız henüz elinize geçmemiş fâizi almaktan vazgeçin.
Muhammed Esed
swap_vert close
Siz ey imana ermiş olanlar! Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun ve eğer [gerçekten] müminseniz faizden doğan kazançların tümünden vazgeçin; ²⁶⁶
266 Bu emir, sadece faiz yasağının ilan edildiği dönemde yaşayan müminlere değil, aynı zamanda daha sonraki dönemlerde Kur’an’ın mesajına inanacak insanlara da şamildir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ey iman edenler, eğer siz gerçekten inanmış/mümin iseniz Allah’a karşı gelmekten sakının ve faizden geri kalanı bırakın. 24/17, 30/39
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun;[⁵³¹] ve eğer Allah’a yürekten güveniyorsanız, faizcilikten kalan alacaklarınızdan vazgeçin![⁵³²]
[531] Önceki âyetin ardından mü’minlerin dikkati, tüm ilâhî emir ve yasakları içselleştirmenin en garantili yolu olan Allah bilincine ermeye çekilir ve bu bilinçle eyleme geçmeye çağrılır. [532] Faiz yiyenlere gerçek bir tevbe çağrısı. Zira tevbenin kabulü için günahın kötü sonuçlarını ortadan kaldırmak şarttır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ey iman edenler Allah'tan korkun! (O'nun azabından sakının) Eğer (gerçekten) mümin iseniz,; faizden kalanı bırakın (mevcut faiz alacaklarınızı almayın)
Osman Fırat
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah'tan korkun. Eğer gerçekten iman ediyorsanız faizden kalan alacaklarınızı terkedin.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ey imân edenler! Allah Teâlâ'dan korkunuz, ribâdan bâki kalanı terkediniz, eğer siz mü'min kimseler iseniz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve eğer mümin iseniz geri kalan faizi terkedin!
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ey inananlar, Allah'tan korkun, eğer inanıyorsanız ribadan (henüz alınmayıp) geri kalan kısmı bırakın (almayın).
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ey Mü'minler! Eğer siz Allâh'a îmân idenlerden iseniz Allâh Te'âlâdan sakınınız ve ribâdan bâkî kalanı terk idiniz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ey inanıp güvenenler, Allah’tan çekinerek korunun! O’na gerçekten güveniyorsanız, kalan faiz alacaklarınızdan vazgeçin![*]
[*] Allah'ın elçisi Veda Hutbesinde şöyle demiştir: "Cahiliye faizi kaldırılmıştır. Kaldırdığım İlk faiz, bizim faizimiz, Abbas b. Abdulmuttalib'in faizidir. Onun tamamı kaldırılmıştır."(Ebû Dâvûd, Menâsik, 57,h. 1905)  
Şaban Piriş
swap_vert close
.-Ey iman edenler, Eğer gerçekten mümin iseniz, Allah'tan korkun ve faizden geri kalanı bırakın.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ey iman edenler! Eğer inanmış kimselerseniz, Allah'tan korkun ve faizin geri kalanını terk edin.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ey iman sahipleri, Allah'tan korkun. Ve eğer inanıyorsanız ribadan geri kalanı bırakın.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
iy anlar kim įmān getürdiler! śaķınuñ Tañrı’dan; daħı ķoñ anı kim girü ķaldı, ribādan [24a] eger olursañuz mü’minler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İy īmān getüren kişiler, Tañrı Ta‘ālādan ḳorḳuñuz, daḫı terk eyleñüzribādan ḳalġanı eger siz mü’minler‐iseñüz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Ey mö’minlər! Əgər, doğrudan da, iman gətirmişsinizsə, Allahdan qorxub sələmdən qalan məbləğdən (faizdən) vaz keçin! (Onu borclulardan almayın!)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
O ye who believe! Observe your duty to Allah, and give up what remaineth (due to you) from usury, if ye are (in truth) believers.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
O ye who believe! Fear Allah, and give up what remains of your demand for usury, if ye are indeed believers.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
يَٓا اَيُّهَا
ey
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
اٰمَنُوا
iman ettiler
اتَّقُوا
takvâlı olun
اللّٰهَ
Allah'a karşı
وَذَرُوا
ve bırakın
مَا
o şe- yi ki
بَـقِيَ
kaldı
مِنَ الرِّبٰٓوا
faizden
اِنْ
eğer
كُنْتُمْ
iseniz
مُؤْمِن۪ينَ
iman eden kimseler
Ey iman (ettiğini iddia) edenler! Allah'a karşı takvâ sahibi olun (kulluk sorumluluğunuzu bilip yerine getirmeye çalışın)! Eğer (gerçekten) iman etmiş kimselerseniz faizden (kaynaklanan alacaklarınızın) kalan (kısmın)ı bırakın (onları almaktan vazgeçin)!
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
اَيُّهَا
Edat
اَيُّهَا
Ey! (Bir hitap biçimidir)
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
اِتَّقٰى
Fiil-VIII
و ق ي
Takvâ sahibi oldu, sakındı, korundu, korktu
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
وَذَرَ
Fiil-I
و ذ ر
Geride bıraktı, terk etti
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
بَقِىَ
Fiil-I
ب ق ي
Kaldı, bıraktı, bâki kaldı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
رِبَا
İsim
ر ب و
Faiz
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan