(Ey îman edenler!) Eğer sadakaları¹ açıktan verirseniz bu yaptığınız şey, çok güzeldir.² Yok, eğer onları gizler ve (kimse görmeden) fakirlere verirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır ve bir kısım günâhlarınızın bağışlanmasına da sebep olur. Çünkü Allah yaptıklarınızdan (tümüyle) haberdardır.
1 Sadaka: Kök itibariyle; doğru söylemek, tasdik etmek, Allah rızası için vermek, dost olmak, olgunlaştırmak ve mihir vermek anlamlarına gelir. Terim olarak ise: “Bir Müslüman’ın malından ihtiyacı olanlara sadece Allah için temlik edilmek üzere verdikleridir.” Sadakanın; ihtiyaç, temlik ve Allah için olmak üzere üç şartı vardır. Sadaka, farz ve nafile olmak üzere de iki kısımdır. Farz olanına, zekât denilir. Bir Müslüman’ın, çoluk çocuğunun nafakasını temin etmesi de bir sadakadır. Müfessirlerin çoğunluğuna göre buradaki sadaka, nafile olarak yapılan sadakalardır ve bunların gizli olarak verilmesi, gösteriş ihtimâlini ortadan kaldırması sebebiyle daha sevaptır. Ancak Zekât, farz olan sadaka olduğu için açıktan verilmesi daha doğrudur ve sadece Müslümanlara verilir. Sadakalarla ilgili olarak ayrıca Bk. (Bakara: 276, Tevbe: 6 ve dipnotları, 79, 104)2 Buradaki (فَنِعِمَّاهِيَ) ifâdesinin aslı (فَنِعْمَ مَا هِيَ)dir. Cümlenin takdiri ise, (نِعْمَ شَيْئًا اَبْدَؤُ هَا) şeklindedir. Yukarıdaki tercüme, bu esas alınarak yapılmıştır.