Ey inanmış olanlar! Allah’a ve ahiret gününe inanmayıp, insanlara karşı gösteriş olsun diye malını infak eden gibi minnet ve eziyet ederek (bağış ve) sadakalarınızı geçersiz kılmayın. Bu durum, üzerinde toprak bulunan düz bir kayanın haline benzer, sağanak bir yağmur vurunca onu sert ve çıplak bırakıverir. Böyleleri kazanmış olduklarından bir şey elde edemezler. Allah ise, (kendilerine verdiği nimetlere nankörlük ederek yoksullarla paylaşmaktan kaçınan) inkârcı toplumu (gerçeği reddedip inkâra devam ettikleri sürece) hidayette erdirmez.*
(*) Bu âyette, önemine binaen yukarıdaki ahlâkî zaafa düşmemesi için insan yeniden uyarılıyor ve bu zaafın temelinde inanç probleminin yattığı ifade ediliyor. Sonunda başa kakılan ve gönül incitilen bir yardım, “Allah adına” değil, “gösteriş için” yapılan bir yardımdır. “Allah adına” yapıldığı izlenimi verilerek gerçekte başkaları görsün diye yapılan her eylem, daha derinlerdeki bir probleme işaret eder: Allah tasavvurundaki probleme... Allah’ın gördüğüne yürekten inanan birinin sırf başkaları görsün diye iyilik yapması, o iyiliğin dayandığı ahlâkî dinamikleri tahrip eder. Ahlâkî dinamiklerden hareketle yapılmamış bir iyilik, sonuçta gerçek bir iyilik değil bir aldanış ve aldatıştır. [495] Evet, ahlâkî temelden ve samimiyetten yoksun olan her iyi görünüşlü davranış, gerçekte oldukça kırılgan ve yüzeyseldir. (M. İslamoğlu Meali 264. Ayet Açıklaması) Malî yardımın, infak ve sadakanın Allah rızâsı için yapılmış olmasının kesin işareti, yardım yapılan kimseden hiçbir menfaat beklememek, onu yardım sebebiyle minnet altında tutmamak, incitmemek, hiç böyle bir şey olmamış gibi davranmaktır. Büyük ecri bu şekilde verenler alacak, korku ve üzüntüden kurtulma saadeti de bunların olacaktır. İnsanları, sadaka ve malî yardım yüzünden minnet altında bırakmaya ve incitmeye kalkışanların bu davranışı, Allah’a ve âhirete iman etmeyen, başkalarına gösteriş olsun diye veya kişiden menfaat beklediği için harcama yapan kimselerin davranışlarına benzetilmiş, bunun da semere ve sonucu kaya misaliyle anlatılmıştır. Yalçın ve pürüzsüz bir kayanın üzerindeki toprak şiddetli yağmur aldığında sıyrılıp yere inmekte, düz yerlerdeki toprağa bereket getiren yağmur bu kayada toprağı yok etmektedir. Sadaka da böyledir; Allah rızâsı için verildiği ve karşılığında bir menfaat beklenmediği, ihtiyaç sahibi incitilmediği takdirde harcayana bereket ve ecir getirir, Kaynak: (Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 1 Sayfa: 421)