close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 257. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
(A)llâhu veliyyu-lleżîne âmenû yuḣricuhum mine-zzulumâti ilâ-nnûr(i)(s) velleżîne keferû evliyâuhumu-ttâġûtu yuḣricûnehum mine-nnûri ilâ-zzulumât(i)(k) ulâ-ike ashâbu annâr(i)(s) hum fîhâ ḣâlidûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Allah, dostudur inananların. Onları karanlıklardan ışığa çıkarır. İnanmayanlarınsa dostları Şeytan'dır, onları ışıktan karanlıklara götürür. Onlardır ateş ehli, onlardır orada ebedi kalanlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Allah, iman edenlerin velisi (sahibi, hamisi ve hayra yönlendiricisi)dir ki; onları karanlıklardan nura çıkarır. Kâfir takımının (ve münafıkların) velisi (akıl vericileri) ise tağut (zalim ve şeytani güç odaklarıdır) ki, onları (İslam ve iman) nurundan (ayırıp küfür ve zulüm) karanlıklarına götürüp bırakır. İşte bunlar cehennem ateşinin ehlidir ve orada süresiz kalacak kimselerdir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah iman edenlerin dostu ve destekcisidir. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Oysa Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenlerin dost ve destekçileri ise onları aydınlıktan çıkarıp derin karanlıklara iterek doğru yoldan çeviren azgınlar ve şeytânî güçlerdir. İşte onlar ateşe tam layıktırlar, onlar orada ebedi kalacaklardır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah, iman edenlerin velisi, koruyucusu, emrinde oldukları otoritedir. Onları şüphe, inkâr ve cehalet karanlıklarından, hidayet, iman ve ilim aydınlığına, nura çıkarır. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuuraltına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlerin velileri de putlaştırılmış, zalim, azgın diktatörler, idareler şeytanî güçlerdir, tâğuttur. Onları hidayet, iman ve ilim aydınlığından, nurdan; şüphe, inkâr ve cehalet karanlıklarına götürürler. Onlar cehennemliktirler. Onlar orada ebedî kalırlar.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 5/16; 6/1, 153; 14/1, 5; 33/43; 57/9; 65/11.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Allah iman edenlerin dostudur; onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkar edenlerin dostları ise Tağut'tur; onları aydınlıktan karanlıklara sokarlar. Bunlar cehenneme atılacak olanlardır. Onlar orada sonsuza kadar kalıcıdırlar.
Ali Bulaç
swap_vert close
Allah, iman edenlerin velisi (dostu ve destekçisi)dir. Onları karanlıklardan nura çıkarır; inkâr edenlerin velileri ise tağut'tur. Onları nurdan karanlıklara çıkarırlar. İşte onlar, ateşin halkıdırlar, onda süresiz kalacaklardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Allah, iman edenlerin yardımcısıdır. Onları dâlâlet karanlıklarından (kurtarıp) hidayet nûruna çıkarır. Kâfirlerin dostları ise şeytanlardır. Kendilerini nurdan (ayırıp) karanlıklara sokarlar, işte bunlar cehennemliktirler; orada ebedî olarak kalıcıdırlar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Allah, inananların sahibidir. Onları karanlıklardan nura çıkartır. Kâfirler ise, (onların) sahipleri Tağut’tur (azgın idarecilerdir.) Onları nurdan karanlıklara çıkartır. İşte onlar ateşe tam layıktırlar. Onlar orada ebedî kalacaklardır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah inananların dostudur, onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkâr edenlerin dostları ise tâğûttur; onları aydınlıktan alıp karanlıklara götürür. İşte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada uzun süreli kalırlar.
Besim Atalay
swap_vert close
İnanlı bulunanların Allah dostudur, onları karanlıktan aydınlığa çıkarır, kâfirlerin dostu ise, şeytandır, bu onları aydınlıktan karanlığa götürür, işte cehennemlik olanlar, orda sonsuz kalırlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Allah, inananların yardımcısı ve koruyucusudur. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkârcıların dostları da (Allah'tan uzaklaştıran ve onun emirlerini icra etmekten alıkoyan) şeytani güçlerdir. Onları aydınlıktan alıp karanlığa götürür(ler). İşte onlar cehennem halkıdırlar ve orada kalıcıdırlar. 
Bkz. 14/1, 57/9  
Cemil Said
swap_vert close
Allâh îmân idenlerin velîsidir, ânları zulümâtdan nûra sevk idecekdir. Küfür idenlere gelince: Ânların velîsi tâğûtdır. Ânları nûrdan zulümâta sevk iyliyecekdir. Âteşe mahkûm olacaklar ve orada ilelebed kalacaklardır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah inananların dostudur, onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkar edenlerin ise dostları tağuttur. Onları aydınlıktan karanlıklara sürüklerler. İşte onlar cehennemliklerdir, onlar orada temelli kalacaklardır.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Allah, iman edenlerin dostudur. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Kâfirlerin velileri ise tâğûttur. (O da) onları aydınlıktan karanlıklara (sürükleyip) çıkarır. Onlar cehennemliklerdir. Orada ebedî kalırlar.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Allah iman edenlerin velîsidir; onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkâr edenlerin velileri ise sahte tanrılardır; onları aydınlıktan çıkarıp karanlıklara sokarlar. İşte bunlar ateşliklerdir, bunlar orada devamlı kalıcıdırlar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah, inananların dostudur, onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkâr edenlere gelince, onların dostları da tâğuttur, onları aydınlıktan alıp karanlığa götürürler. İşte bunlar cehennemliklerdir. Onlar orada devamlı kalırlar.
 Bu âyette mümin ile kâfir mukayese edilmiş, Allah’a ve onun gönderdiği peygamberlere inananları Allah’ın aydınlığa götürdüğü, şeytana uyup kâfir olanları da şeytanın karanlığa ittiği, bu sebeble cehennemlik oldukları anlatılmıştır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH inananların egemeni ve dostudur; onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkar edenlerin dostları ise azgın kişilerdir; onları aydınlıktan karanlığa çıkarır. Onlar ateş halkıdır, onlar orada sürekli kalıcıdır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Allah, iman edenlerin velisidir. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkâr edenlerin velileri de tağuttur, onları aydınlıktan karanlıklara çıkarırlar. İşte onlar cehennemliklerdir. Orada ebedî olarak kalırlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Allah iyman edenlerin velisidir onları zulümattan nura çıkarır, küfredenlerin ise velileri Taguttur onları nurdan zulümata çıkarırlar, onlar işte eshabı nar, hep orada kalacaklardır
Emrah Demiryent
swap_vert close
Îmân edenlerin koruyup gözeteni/yardımcısı Allah’tır ki (O, tevfîk ve hidâyetiyle) onları karanlıklardan nura çıkarır. Kâfirlerin dostu/yardımcısı ise şeytanlardır. (Şeytanlar, vesvese ve telkinleriyle) onları (yaratılışlarında bulunan İslâm fıtratının) nur(un)dan (uzaklaştırıp, inkâr, şek ve şüphe gibi dalâlet) karanlıklar(ın)a çıkarırlar. İşte onlar (kâfirler) cehennemliklerdir. Orada ebedî kalacaklardır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Allah, iman edenlerin velisidir.¹ Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkâr edenlerin velileri ise tâğûtlardır; onları aydınlıktan çıkarıp karanlıklara sokar. İşte onlar ateş ehlidir ve orada sürekli kalacaklardır.
1- Koruyucu, yardımcı, gözeten, destekleyici, yandaş. Kur'an'da yer alan, “veli” ve velinin çoğulu olan “evliya” dost, dostlar olarak çeviriye konu edilmektedir. Oysaki bu sözcükler, etik anlamda dostluğu değil; siyasi bağlamda, yönetmeyi, korumayı, gözetilmeyi ifade etmektedir. Kur'an, “dost” deyimi için halil sözcüğünü kullanmaktadır. (Örneğin: 2:254; 4:125; 17:73; 25:28)  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Allah îman edenlerin yardımcısıdır. Onları karanlıklardan (kurtarıp) nura çıkarır. Küfredenlerin dostları ise şeytandır. O da kendilerini nurdan (ayırıb) karanlıklara çıkarır. Onlar cehennemin arkadaşlarıdır. Onlar orada, bir daha çıkmamak üzere, ebedî kalıcıdırlar.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Allah, îmân edenlerin dostudur, onları zulümâttan (küfür karanlıklarından) nûra(îmâna) çıkarır. İnkâr edenlere gelince, onların dostları ise tâğuttur (Allah'ın yerine tuttukları şeylerdir), onları nûrdan zulümâta çıkarırlar.(1) İşte onlar ateş ehlidirler. Onlar orada ebedî olarak kalıcıdırlar.
(1)“Enâniyetine i‘timâd eden (benliğine güvenen), zulmet-i gaflete (gaflet karanlığına) düşen, dalâlet(küfür) karanlığına mübtelâ olan adam, (...) ceb feneri hükmünde nâkıs (noksan) ve dalâlet-âlûd (dalâlete bulaşmış) ma‘lûmât ile zamân-ı mâzîyi (geçmiş zamânı), bir mezâr-ı ekber (büyük bir mezar) sûretinde ve adem-âlûd bir zulümât (yoklukla karışık bir karanlık) içinde görüyor. İstikbâli, gāyet fırtınalı ve tesâdüfe bağlı bir vahşetgâh (vahşet yeri) gösterir. Hem her birisi, bir Hakîm-i Rahîm’in (sonsuz hikmet ve merhamet sâhibinin) birer me’mûr-ı musahharı (itâatkâr me’mûru) olan hâdisât (hâdiseleri) ve mevcûdâtı (varlıkları), muzır (zararlı) birer canavar hükmünde bildirir. وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا اَوْلِياَؤُهُمُ الطَّاغُوتُ يُخْرِجُونَهُمْ مِنَ النَّورِ اِلَي الظُّلُمَاتِ [İnkâr edenlerin dostları ise tâğuttur (Allah’ın yerine tuttukları şeylerdir), onları nûrdan zulümâta çıkarırlar] hükmüne mazhar eder. Eğer hidâyet-i İlâhiye yetişse, îman kalbine girse, nefsin fir‘avuniyeti kırılsa, Kitâbullâh’ı (Kur’ân’ı) dinlese, (...) o vakit birden kâinât bir gündüz rengini alır, nûr-ı İlâhî ile dolar. Âlem اَلّٰلهُ نُورُ السَّمٰواتِ وَالْاَرْضِ[Allah, göklerin ve yerin nûrudur] âyetini okur. O vakit zamân-ı mâzî, bir mezâr-ı ekber değil, belki her bir asrı bir nebînin (peygamberin) veya evliyânın taht-ı riyâsetinde (reisliğinde) vazîfe-i ubûdiyeti (ibâdet vazîfesini) îfâ eden ervâh-ı sâfiye (tertemiz ruhlar) cemâatlerinin vazîfe-i hayatlarını bitirmekle اَلّٰلهُ اَكْبَرْ diyerek makāmât-ı âliyeye (yüce makamlara) uçmalarını ve müstakbel (gelecek) tarafına geçmelerini kalb gözü ile görür. Sol tarafına bakar ki, dağlar-misâl bazı inkılâbât-ı berzahiye ve uhreviye (kabir âlemi ve âhirette olacak büyük hâdiselerin) arkalarında Cennetin bağlarındaki saâdet saraylarında kurulmuş bir ziyâfet-i Rahmâniyeyi(Rahmân olan Allah’ın ziyâfetini) o nûr-ı îmân ile uzaktan uzağa fark eder. (...) Hattâ mevti (ölümü), hayât-ı ebediyenin mukaddemesi (başlangıcı) ve kabri, saâdet-i ebediyenin kapısı görüyor.” (Sözler, 23. Söz, 103-104)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Allah, iman etmiş olanların velisi (sahibi, hamisi, yardımcısı ve doğru yola yönlendiricisi)dir. Onları (vahiy yoluyla gönderdiği mesajlarla) karanlıklardan (inkâr, şirk, zulüm ve cehaletten) aydınlığa (iman, hakikat, ilim ve medeniyete) çıkarır. İnkâr etmiş olanların velileri ise tağuttur (tüm şeytani düzenler, güçler, kurumlar, zalim ve azgın kişilerdir). Onları aydınlıktan karanlığa çıkarır. İşte onlar, ateş ehlidir. Onlar, orada (Allah’ın dilediği vakte kadar) kalırlar. *
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah, iman edenlerin koruyup gözeteni (velisi) dir. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Gerçeği inkâr edenlerin velileri de, Allah’a karşı isyan edip azgınlık yapanlar olup, kendilerini veli edinenleri aydınlıklardan karanlıklara çıkarırlar. İşte ateşe girecek olanlar bunlardır ve orada sürekli kalacaklardır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Allah inananların yardımcısıdır, onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Allah’ı tanımayanların yardımcısı da Şeytan’dır. O da onları aydınlıktan karanlığa sokar. Onlar ateşlik kimselerdir. Onlar hep orada kalacaklardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Allah iman edenlerin yârıdır [¹], onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır [²], kâfir olanların yârları da Tağut/tur. Bunlar onları aydınlıktan karanlıklara sokar. İşte bunlar [³] ateşliktir, orada dâimdirler.
[1] Yahut yardımcısıdır; işlerini görenidir.[2] Nazm ı Kerimde cehil, vesavisi kabul, hevese ittibar gibi karanlıkların taaddüdüne, hak olan nurun vahdetine işaret vardır.[3] Küffar veya azgınlar.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Allah inananların dostudur. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkâr edenlere gelince; onların dostları da Tâğût’tur. Tâğût¹⁶⁸, onları aydınlıktan karanlıklara sürükler. İşte onlar ateş ehlidirler, orada ebedi kalırlar.
168 Tâğût, sembolik bir kelime olup azgınları, şeytan ve şeytan tabiatlı kimseleri ve insanları doğru yoldan çıkaranları sembolize eder. Krş. Nisa, 4/51,60,76; Mâide, 5/60; Nahl, 16/36; Zümer, 39/17.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Allah iman edenlerin velisidir, onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Küfre sapanların velileri ise tağuttur. Onları aydınlıktan karanlıklara çıkarır. İşte onlar cehennemliklerdir, onlar onda temelli kalıcılardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Allah, inananların koruyucusu, yardımcısı, dostu ve velisidir; onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkâr edenlere gelince, onların velisi de Allah’ın otoritesini ve hükümlerini hiçe sayarak kendilerini ilâhlaştıran insan ve cin şeytanları, yani tağutlardır. Bu azgın şeytanlar, onları aydınlıktan karanlıklara sürüklerler. İşte bunlar, cehennem halkıdırlar ve sonsuza dek orada kalacaklardır!Mümin ile kâfiri daha iyi tanımak üzere, şu yaşanmış örneğe kulak verin:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Allah iman etmiş kimselerin veliyysidir. Onları Karanlıklar’dan Aydınlığa çıkarıyor. İnkâr etmiş olanlara gelince; onların veliyyleri de Tâğût’tur / İsyancı Azgınlar’dır. Onları Aydınlık’tan Karanlıklar’a çıkarıyorlar. İşte onlar Ateş arkadaşlarıdır; içinde sürekli kalacaklardır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah, kendilerini karanlıktan aydınlığa çıkarmak için her daim inananların yanında olurken, Şeytan ise insanları aydınlıktan karanlığa götürmek için, hep inkarcıların yanında yer alıp onları savunmuştur. Şeytan ve inkarcı takımı, sonsuza kadar ateş mahkumudurlar.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah iman edenlerin dostudur. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkâr edenlerin dostları arzularını heveslerini kendine yol edinen, kendi yasalarıyla insanlara hükümran olmak isteyen Tağuttur. Tağut onları aydınlıklardan karanlıklara sürükler. Rabbinizin ayetlerinde anlattığı gerçeklerin üzerini karartır. İnsanların haklarına hukuklarına musallat olur. Kendi arzularını, kendi çıkarlarını ilkeler, yasalar haline getirerek, insanlara hükmeder. İnsanları kendine köleleştirir. Tağutlar ve Tağutlara uyanlar cehennemliklerdir. Cehennemde ebedî kalırlar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Allah iman etmiş olanların dostudur; onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. [*] kâfir olanlara gelince, onların dostları [Tağut]’tur (azgınlık edendir); onları aydınlıktan karanlıklara çıkarırlar (gömerler). İşte bunlar ateş halkıdır. Onlar orada [ebedî] kalıcıdır.
Benzer mesajlar: Mâide 5:16; İbrâhîm 14:1; Ahzâb 33:43; Hadîd 57:9; Talâk 65:11.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Allah, îman edenlerin dostudur¹ ve onları (küfür) karanlıklarından (îman)² aydınlığına çıkarır. Kâfirlerin dostları ise tağut’tur ve bunlar da onları, (îman) aydınlığından (küfür) karanlıklarına çıkarır. İşte cehennemlikler bunlardır ve onlar, orada sonsuz kalacaklardır. ³
1 Veli: Sözlük anlamı itibariyle, dost, arkadaş, yardımcı, birinin işini üstlenen, yönetici, anlamlarına gelir ve çoğulu evliya’dır. Veli kelimesi, Kur’ân’da hem Allah hem de diğer varlıklar için genelde, “dost” anlamında kullanılmıştır. (Geniş açıklama için Bk. Yunus: 62 ve dipnotları)2 Allah, Kur’an’da sürekli olarak kâfirliği karanlıklara, îmanı ve Müslümanlığı aydınlığa benzetmiştir. Bu sebeple karanlık ve aydınlık kelimelerinin, önüne bu parantezler ilave edilmiştir. Ayrıca karanlığın çoğul olması küfür çeşitlerinin çokluğuna, nurun tekil olması ise hakkın tekliğine, işarettir. Bk. (Mâide: 6, İbrahim:1,5, Ahzab: 43, Hadid: 9, Talak: 11) 3 Görülüyor ki Allah’a, îman etmeyen kâfirler, tağutları inkâr bile etmiş olsalar, yine tağutlara boyun eğmekten kurtulamayacaklardır. Çünkü insanın toplumdan uzak ve kuralsız yaşaması mümkün olmadığı için, Allah’ın emirlerini dinlemeyenler, sonuçta mutlaka tağutların emirlerine mahkûm olacaklardır. (Elmalılı)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Allah inanç sahiplerine yakındır, onları koyu karanlıktan aydınlığa çıkarır; oysa hakikati inkara şartlanmış olanlara yakınlık gösterenler onları aydınlıktan çıkarıp derin karanlığa iten şeytanî güçlerdir: İçinde yaşayıp kalmak üzere ateşe mahkum olanlar da işte böyleleridir.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Allah, iman edenlerin velisi ve koruyucusudur. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Gerçeği örtbas eden kâfirlerin evliyası ise tağuttur/azgınlardır. Onları aydınlıktan karanlıklara sürüklerler. İşte onlar ateş halkıdır. Orada kalıcıdırlar. 3/68,/196, 14/1,
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Allah’tır iman edenlerin velisi: onları (kalp gözünü kör eden) karanlıklardan (iç) aydınlığ(ın)a çıkarır.[⁴⁷⁸] Küfreden kimselerin velileri ise putlaştırılmış azgınlardır: onları aydınlıktan çıkarıp karanlıklara iterler. İşte onlar ateş ashabıdırlar, onlar orada kalıcıdırlar.
[478] Krş: “Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler: artık onlar dönemezler” (18. âyet).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Allah, iman edenlerin yardımcısıdır; onları karanlıklardan kurtarıp, aydınlığa çıkarır. (Onların kalplerinden tereddüt ve kuşkuları giderip, hidayete erdirir) Kafirlerin dostu ise şeytandır, onları aydınlıktan çıkarıp karanlıklara sürükler, (onları imandan küfre döndürmeye çalışır) İşte onlar cehennemliktirler, orada sonsuza dek kalırlar.
Osman Fırat
swap_vert close
Allah, iman edenlerin dostudur. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Kâfirlerin velileri ise tâğûttur. (O da) onları aydınlıktan karanlıklara (sürükleyip) çıkarır. Onlar cehennemliklerdir. Orada sürekli kalıcıdırlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Allah Teâlâ imân edenlerin velîsidir. Onları zulmetlerden nûra çıkarır. Kâfir olanların velîleri ise tağuttur. Onları nûrdan zulmetlere çıkarırlar. İşte onlar cehennem ehlidirler. Onlar o ateşte ebedî olarak kalan kimselerdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Allah iman edenlerin yardımcısıdır, onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkâr edenlerin dostları ise tağutlar olup onları aydınlıktan karanlıklara götürürler. İşte onlar cehennemlik kimselerdir ki orada ebedî kalacaklardır. [5, 16; 6, 1-153; 14, 1. 5; 33, 43; 57, 9; 65, 11]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Allah, inananların dostudur. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. kafirlerin dostları da tağuttur. (O da) onları aydınlıktan karanlıklara çıkarır. Onlar ateş halkıdır, orada ebedi kalacaklardır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Allâh îmân idenlerin dostı ve velîsidir. Onları zulumâtdan nûra çıkarır. Kâfirlerin dostı ve velîsi şeytân veyâ esnâm olub bunlar da onları nûrdan zulmete götürirler. İşte onlar (şeytân, putlar ve kâfirler) ehl-i cehennem olub orada dâim ve ebedî kalırlar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
İnanıp güvenenlerin en yakını (velisi) Allah’tır;[1] O, onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Kâfirlerin [2] kendilerine en yakın (veli) bildikleri[3] ise tağutlardır;[4] bunlar da onları aydınlıktan çıkarıp karanlıklara sokarlar. Onlar cehennem ahalisidir, orada ölümsüz olarak kalacaklardır.
[1] Veli kelimesi için (Bakara 2/107). âyetin dipnotuna bakınız. [2] Âyetleri görmezlikten gelenlerin. [3] Allah, onlara da şah damarından yakındır, ama onlar tağutları/taşkınlık edenleri kendilerine daha yakın görürler. [*] Tağut, taşkınlık edenlerdir. Bunlar, birçoklarını peşine takan, insan ve cin şeytanlarıdır. (Al-i İmran 2/149) ((Al-i İmran 2/150)  
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah, iman edenlerin velisidir. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Küfredenlerin velileri ise tağuttur. Onları aydınlıktan, karanlığa çıkarırlar. İşte onlar, ateş arkadaşlarıdır. Orada sürekli olarak kalacaklardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Allah, iman edenlerin dostu ve yardımcısıdır; onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkâr edenlere gelince, onların dostu da tâğutlardır ki, onları aydınlıktan karanlıklara sürüklerler. Onlar ateş ehlidir; orada ebedî olarak kalacaklardır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah, iman sahiplerinin Velî'sidir; onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Küfre sapanlara gelince, onların dostları tâğuttur ki, kendilerini nurdan karanlıklara çıkarır. Bunlar cehennemin dostlarıdır. Orada uzun süre kalacaklardır onlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
Tañrı arķa viricisidür anlarını kim įmān getürdiler; çıķarur anları ķarañulıķlardan aydınlıķ daħı anlar kim kāfir oldılar, arķa viricileri anlaruñ ŧāġūt’dur ya'nį ķa'b bin eşref yarardan; çıķarurlar anları aydınlıķdan ķarañulıķlara. şunlar od isleridür; anlar anuñ içinde ebed ķalıcılardur.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Tañrı Ta‘ālā nāṣırıdur ve mu‘īnidür ol kişilerüñ ki īmān getüreler. Çıḳaruranları ḳarañuluḳdan aydınlıġa, ya‘nī küfrden īmāna. Ol kişiler kim kāfiroldılar, anlaruñ mu‘īnleri ve nāṣırları şeyṭānlardur. Çıḳarur anları nūrdan,ya‘nī īmāndan küfre ḳarañuluḳda, anlardur ṭamu ehli, ebedī ḳalurlarcehennemde.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Allah (Ona) iman gətirənlərin dostudur, onları zülmətdən çıxarıb işığa tərəf yönəldər. Kafirlərin dostu isə Taqutdur (şeytanlardır). Onları (kafirləri) nurdan ayırıb zülmətə salarlar. Onlar cəhənnəmlikdirlər və orada həmişəlik qalacaqlar!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Allah is the Protecting Friend of those who believe. He bringeth them out of darkness into light. As for those who disbelieve, their patrons are false deities. They bring them out of light into darkness. Such are rightful owners of the Fire. They will abide therein.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Allah is the Protector of those who have faith: from the depths of darkness He will lead them forth into light. Of those who reject faith the patrons are the evil ones: from light they will lead them forth into the depths of darkness. They will be companions of the fire, to dwell therein (For ever).
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَللّٰهُ
Allah
وَلِيُّ
velisidir
الَّذ۪ينَ
o kimse- lerin ki
اٰمَنُواۙ
iman ettiler
يُخْرِجُهُمْ
onları çıkarır
مِنَ الظُّلُمَاتِ
karanlıklardan
اِلَى النُّورِۜ
nûra
وَالَّذ۪ينَ
ve o kim- seler ki
كَفَرُٓوا
inkâr ettiler
اَوْلِيَٓاؤُ۬هُمُ
onların velileri
الطَّاغُوتُۙ
tâğuttur
يُخْرِجُونَهُمْ
onları çıkarırlar
مِنَ النُّورِ
nûrdan
اِلَى الظُّلُمَاتِۜ
karanlıklara
اُو۬لٰٓئِكَ
işte onlar
اَصْحَابُ
ehlidirler
النَّارِۚ
ateş
هُمْ
onlar
ف۪يهَا
orada
خَالِدُونَ۟
ebedi kalıcılardır
Allah, iman edenlerin velisi (dostu ve destekçisi)dir, onları (cehalet ve nefsani) karanlıklardan nûra çıkarır. İnkâr edenlere gelince, onların veli(si, dostu ve destekçi)leri ise tâğuttur (azgınlığın kaynağı olan şeytan ve şeytanlaşmış insanlardır) onları nûrdan karanlıklara çıkarır. İşte bunlar ateş ehlidirler ve onlar orada ebedi olarak kalırlar.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
وَلِىّ
İsim
و ل ي
Veliyy (Allah'ın ismi, esmasıdır. Gerçek ve hakiki dost olan demektir), dost, veli
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
اَخْرَجَ
Fiil-IV
خ ر ج
Çıkardı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
ظُلُمَات
İsim
ظ ل م
Karanlıklar
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
نُور
İsim
ن و ر
Nûr, aydınlık
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
وَلِىّ
İsim
و ل ي
Veliyy (Allah'ın ismi, esmasıdır. Gerçek ve hakiki dost olan demektir), dost, veli
طَاغُوت
İsim
ط غ ي
Tâğut (azgınlığın kaynağı olan şeytan ve şeytanlaşmış insanlar)
اَخْرَجَ
Fiil-IV
خ ر ج
Çıkardı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
نُور
İsim
ن و ر
Nûr, aydınlık
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
ظُلُمَات
İsim
ظ ل م
Karanlıklar
اُولٰٓئِك
İşaret zamiri
اُولٰٓئِك
İşte onlar, işte, böylece
اَصْحٰب
İsim
ص ح ب
Ehil, halk, arkadaşlar, Ashâb, sahipler
نَار
İsim
ن و ر
Ateş
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
خَالِدٌ
Etken fiil
خ ل د
Ebedi kalıcı, devamlı kalıcı, ölümsüz