Ey iman etmiş olanlar! Ne alışverişin, ne dostluğun ve ne de şefaatin (aracılığın ve iltimasın) olmadığı gün gelmeden önce size verdiğimiz rızıktan hayır yolunda (toplumun yoksul, muhtaç ve işsizlerine) harcayın. (O günü) inkâr edenler ise, zulmedenlerin (haksızlık yapanların) tâ kendileridir. *
(*) “Şefaat” terimi en yanlış anlaşılan Kur’an kavramlarından biridir. Yardım, aracılık, arabuluculuk, tavassut, iltimas, dua ve istiğfar gibi anlamlara gelen şefaat; insanların cennete gitmesi için peygamberlere, “Allah dostlarına”, Kur’an talebelerine ve şehitlere verilen bir yetki olarak yorumlanır. Bu yaygın inanç, insanlara ilahi buyruklarla hayatlarını inşa etmek yerine -sözde- ehil olan insanların şefaatine sığınarak kolay yoldan cennete girme rahatlığını verir. Oysa Kur’an iyi anlaşıldığı takdirde görülecektir ki; Allah’ın bağışlamasının dışında kişinin şefaatçisi kendi amelleridir. “Hiç kimsenin başkasına bir yararının olmayacağı, hiç kimseden fidye kabul edilmeyeceği, hiç kimseye şefaatin yarar sağlamayacağı ve onların hiçbir yerden yardım görmeyeceği günden sakının!” (Bakara-123) “Kendileri için Allah’tan başka ne bir veli ne de bir şefaatçi bulunmaksızın, Rablerinin huzurunda toplanmaktan korkanları, Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar diye, bununla (bu Kur’an ile) uyar!” (En’am 6/51) Ayrıca Bakara 2/254 ve 255’te “ahirette hiçbir şekilde şefaatin olmayacağı ve bütün yetkinin Allah’ın elinde olacağı” açıkça anlatılır. İnfitar 19 “O gün kimse kimseye hiçbir fayda sağlayamayacaktır.” Secde 32/4 “Allah’tan başka bir veliniz ve şefaatçiniz yoktur.” Necm 53/39 “İnsan için ancak çalıştığı vardır”, “Onların hepsi kıyamet günü O’na tek başına gelecek.” Meryem, 19/95 öğretileriyle Kur’an, cennete gitmek için insanın şefaatçisinin kendi eylemlerinin olacağını açıkça belirtir… “Göklerde nice melekler vardır ki onların şefaatleri; (dünyadaki istiğfarları) ancak Allah’ın izniyle, (O’nun) dilediği ve hoşnut olduğu kimselere yarar sağlar” (Necm -26) Bu ayetten de anlaşılıyor ki meleklerin şefaatleri/ istiğfarları/ dünyadayken yüce Allah’ın kendileri için izin verdiği ve hoşnut olduğu mü’min/ muvahhid kimseler içindir. İşte bu ayette göre meleklerin şefaati/ istiğfarları dünyadadır, ahirette değil. Yani yüce Allah’ın meleklere olan şefaatte bulunma izni dünyadaki mü’min/muvahhid kulları içindir. Bu nedenle ne meleklere ne peygamberlere ve ne de müminlere, mü’min/muvahhid olmayan kimseler için dünyada şefaatte, yani istiğfarda bulunma izni yoktur. Örneğin: Müşrik olduğundan Hz. İbrahim’in kendi babası için ve münafık olduklarından da Hz. Peygamberin bazı kimseler için istiğfarda/şefaatte yani bağışlanma talebinde bulunmasına yüce Allah izin vermedi. Demek ki, şefaat/bağışlanma talebi dünyadadır, ahirette değil. Ama dünyada yapılan bu bağışlanma talebi/şefaat kabul olursa o zaman faydası ahirette olur. Ayrıca şefaat konusu hep yanlış algılanmaktadır.
ولقد حرّفت المعتقدات والشرائع البشرية هذه «الشفاعة»، ونقلتها من دائرة الأعراف الاجتماعية، إلى دائرة الحساب في الآخرة، فنزل القرآن يُصحح، ويُبيّن أن الذي يضع ميزان الحساب في الآخرة هو الله تعالى، وهو ميزان قسط، لا يحتاج إلى وسطاء يشفعون فيه.وَنَضَعُ الْمَوَازِينَ الْقِسْطَ لِيَوْمِ الْقِيَامَةِ فَلَا تُظْلَمُ نَفْسٌ شَيْئًا، وَإِن كَانَ مِثْقَالَ حَبَّةٍ مِّنْ خَرْدَلٍ أَتَيْنَا بِهَا، وَكَفَى بِنَا حَاسِبِينَ»، «الأنبياء ٤٧» إن مسألة وجود شفعاء في الآخرة، يُدخلون من شاؤوا الجنة، ويُخرجون من شاؤوا النار، من المفاهيم الخاطئة التي كانت منتشرة في عصر الرسالة الخاتمة والموروثة عن أتباع الديانات السابقة، التي انحرفت عن صراط الله المستقيم.لقد نزل القرآن يبين مسألة «الشفاعة» بأسلوب يعرفه الناس ويفهمونه، يكشف لهم زيف وبطلان اعتقادهم أن «الشفاعة» التي اعتادوا عليها في الدنيا، حيث العمل، يمكن أن تنتقل إلى الآخرة، حيث الحصاد والجزاء والحساب.ولقد حذرت أول آية قرآنية تتعلق بموضوع «الشفاعة» المؤمنين من هذا الاعتقاد الخاطئ، الذي كان منتشرا في عصر الرسالة، ونفت استحقاق أحد من المخلوقات أن يكون شفيعاً عند الله يوم القيامة،:والمتدبر لسياق الآية يعلم أنه يتحدث عن أحكام الشريعة، «أَنفِقُوا مِمَّا رَزَقْنَاكُمْ»، ويُبيّن أنه لا وسطاء في الآخرة، من «بيع، صداقة، شفاعة»، وأن أعمال الإنسان هي التي ستشفع له، لإبطال زعم الكافرين نحو إسلام الرسول - الشفاعة في الدنيا، والحصاد في الآخرة ) » وجود شفعاء لهم في الآخرة،(