close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 251. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fehezemûhum bi-iżni(A)llâhi vekatele dâvûdu câlûte veâtâhu(A)llâhu-lmulke velhikmete ve’allemehu mimmâ yeşâ(u)(k) velevlâ def’u(A)llâhi-nnâse ba’dahum biba’din lefesedeti-l-ardu velâkinna(A)llâhe żû fadlin ‘ale-l’âlemîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Allah'ın izniyle onları bozdular. Davud da Calut'u öldürdü. Allah, kendisine saltanat ve hikmet ihsan etti, dilediği bazı şeyleri de belletti. Allah insanları, birbiriyle savıp gidermeseydi yeryüzü mutlaka bozulup giderdi fakat Allah'ın alemlere ihsanı var, lütfü var.
Âyetteki "hikmet" ten maksat, peygamberliktir. Musevilere göre Dâvûd, peygamber değildir, Müslümanlık onu peygamber olarak kabul eder.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Böylece, Allah’ın izniyle onları (çok az sayıdaki sadıklar, kalabalık ve donanımlı düşmanları) yenilgiye uğrattılar. (Daha peygamber olmamış bulunan ve genç bir subay olarak orduya katılan Hz. Davud, düşman tarafın henüz bilmedikleri ve şaşkınlıkla izleyip panikledikleri, yeni bir teknolojik silah hükmündeki attığı sapan taşıyla, zırhlar içinde ve fil üzerinde gururla meydan okuyan kâfir komutanı Calut’un gözlerini kör edip, beynini akıtarak devirince; başsız kalan düşman birlikleri dağıldılar ve bozulup kaçtılar; böylece) Davud Calut’u öldürdü. Allah da ona mülk ve hikmet (hükümdarlık ve bilgelik) verdi; ona dilediği şeylerden (yöneticilik, adalet, sanat ve teknoloji bilgilerinden) öğretti. Eğer Allah’ın, insanların bir kısmı ile bir kısmını defedip (engellemesi) olmasaydı, yeryüzü mutlaka fesada uğrardı. Ancak Allah, âlemlere karşı büyük fazıl (ve ihsan) sahibidir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bunun üzerine Câlût ve askerlerini Allah'ın izniyle bozguna uğrattılar. Dâvut da Câlût'u öldürdü. Allah da, O Dâvud'a peygamberlik ve hükümdarlık verdi. Ve dilediği bazı bilgileri öğretti. Ve eğer Allah bir kısım insanların kötülüklerini başka bir kısım insanlarla ortadan kaldırmasaydı, yeryüzünün düzeni kesinlikle bozulur, kargaşalık ortalığı kaplardı. Ama Allah bütün âlemlere karşı sınırsız lütuf sahibidir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Sonunda Allah'ın izni ve lütfuyla onları yendiler. Dâvûd, Câlût'u öldürdü. Allah kendisine devlet, hükümdarlık, peygamberlik, sağlıklı ve ahlâklı yaşama bilgisi verdi. Allah'ın sünneti, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olan bazı şeyleri de ona öğretti. Eğer Allah insanların bir kısmıyla diğer bir kısmının devletlerini, medeniyetlerini ortadan kaldırmasa, iktidarlarından uzaklaştırmasa, zulümlerine karşı koydurmasa, azgınlarını, kötülük yapanlarını engelletmese, insanlara savunma imkânı vermeseydi, ülkelerin, yeryüzünün düzeni, dengesi bozulurdu. Fakat Allah bütün insanlığa, bütün varlıklara karşı lütuf ve kerem sahibidir.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 22/40; et-Tefsîru’l-Kebîr, 6/187-192.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Allah'ın izniyle onları yenilgiye uğrattılar ve Davud Calut'u öldürdü. Allah da ona hükümdarlık ve hikmet verdi ve kendisine dilediğinden öğretti. Eğer Allah'ın, insanların bazılarını diğer bazılarıyla savması olmasaydı yeryüzünün düzeni bozulurdu. Ancak Allah alemler üzerinde lütuf sahibidir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Böylece onları, Allah'ın izniyle yenilgiye uğrattılar. Davud Calut'u öldürdü. Allah da ona mülk ve hikmet verdi; ona dilediğinden öğretti. Eğer Allah'ın, insanların bir kısmı ile bir kısmını def'i (engellemesi) olmasaydı, yeryüzü mutlaka fesada uğrardı. Ancak Allah, alemlere karşı büyük fazl (ve ihsan) sahibidir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Nihayet Allah'ın izni ile kâfirleri bozguna uğrattılar. Müminler safında bulunan Dâvut (aleyhisselâm) da düşman hükümdarı Calût'u öldürdü. Allah, Dâvud'a padişahlık ve peygamberlik verdi ve ona dilediği şeyleri öğretti (Zırh yapmak, kuşlarla konuşmak ve güzel sesle okumak gibi...) Eğer Allah, insanların bir kısmını diğer bir kısmı ile defetmeseydi (müminleri kâfirlere üstün kılmasaydı) yeryüzü fesad ve küfür karanlığına bürünürdü. Fakat Allah, âlemler üzerine ihsan ve rahmet sahibidir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Allah’ın izniyle onları hezimete uğrattılar. Davut, Calut’u öldürdü. Allah da ona iktidar ve bilgi verdi. Ve istediği nice şeyleri ona öğretti. Eğer insanların birbirilerine karşı savunmaları olmasaydı, (sınırsız saldırganlık kabiliyetlerinden dolayı) yeryüzü bozulacaktı. Fakat Allah, insanlara karşı büyük ikram ve iyilik sahibidir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Bunun üzerine, Allah'ın izniyle onları bozguna uğrattılar. Dâvûd da Câlût'u öldürdü; Allah ona hükümranlık ve hikmet verdi ve istediği her şeyin bilgisini öğretti. Eğer Allah, insanlara kendilerini başkalarına karşı savunma gücü vermeseydi, yeryüzü çürüme ve yozlaşmaya maruz kalırdı. Allah, bütün insanlara karşı sınırsız lütuf sahibidir.
Besim Atalay
swap_vert close
Allahın izniyle, onları yendiler, Davut dahi tepeledi Câlût'u; ona Allah ülke verdi, bilge de verdi, dilediği şeyi ona öğretti, Allah insanların birbirleriyle, kötülüklerini savmasaydı yeryüzü bozulurdu, Allah âlemlere erdem sahibidir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Derken, Allah'ın izniyle onları yenilgiye uğrattılar. Davud da Câlût'u öldürdü. Allah da ona hükümranlık ve adil hüküm liyakati verdi ve istediği şeyin bilgisini ona öğretti. Eğer Allah'ın insanları birbiriyle defetmesi (savuşturması) olmasaydı yeryüzü mutlaka fesada uğramış olurdu. Fakat Allah, âlemlere karşı lütuf sahibidir.
Bu savaşta Hz. Davud henüz peygamber olmamış ve genç bir subay olarak orduya katılmıştı. Hz. Davut, o güne kadar hiç görülmemiş ve kullanılmamış olan sapanla attığı taşla kâfir komutanı Calut'u öldürünce, başsız kalan düşman birlikleri de dağılarak yenilgiye uğradılar.  
Cemil Said
swap_vert close
250,251. Câlût ve cunûdı ile muhârebe ider iken "Ya rabbi bize sabır vir, akdâmımızı meşkûr it ve bize kâfirlerin kavmi üzerine nusret ihsân it" didiler ve Allâh’ın izniyle ânları kahr itdiler. Dâvûd Câlût’ı katl itdi. Allâh âna mülk ve hikmet virdi ve istediğini öğretdi. Eğer Allâh insânların bir kısmını diğer kısmı ile müdâfa’a itdirmemiş olsa arz fesâda uğrar idi. Lâkin Allâh âlemîne merhamet ider.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onları Allah'ın izniyle bozguna uğrattılar; Davud Calut'u öldürdü, Allah Davud'a hükümranlık ve hikmet verdi ve ona dilediğinden öğretti. Allah'ın insanları birbiriyle savması olmasaydı yeryüzünün düzeni bozulurdu. Fakat Allah alemlere lütufkardır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Derken, Allah’ın izniyle onları bozguna uğrattılar. Davud, Câlût’u öldürdü. Allah, ona (Davud’a) hükümdarlık ve hikmet verdi ve ona dilediğini öğretti. Eğer Allah’ın; insanların bir kısmıyla diğerlerini savması olmasaydı, yeryüzü bozulurdu. Ancak Allah, bütün âlemlere karşı lütuf sahibidir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Sonunda Allah’ın izniyle onları yendiler, Dâvûd da Câlût’u öldürdü ve Allah ona hükümranlık ve hikmet verdi, ona dilediği şeyleri öğretti. Eğer Allah’ın, insanların bir kısmı ile diğer kısmını engellemesi olmasaydı yeryüzünde düzen bozulurdu. Fakat Allah’ın âlemler için büyük lütufları vardır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Sonunda Allah'ın izniyle onları yendiler. Davud da Câlût'u öldürdü. Allah ona (Davud'a) hükümdarlık ve hikmet verdi, dilediği ilimlerden ona öğretti. Eğer Allah'ın insanlardan bir kısmını diğerleriyle savması olmasaydı elbette yeryüzü altüst olurdu. Lâkin Allah bütün insanlığa karşı lütuf ve kerem sahibidir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Nihayet ALLAH'ın izniyle onları bozguna uğrattılar. Davut Calut'u öldürdü. ALLAH ona hükümdarlık ve anlayış verdi, ona dilediğini öğretti. ALLAH insanların bir kısmıyla bir kısmını savmasaydı yeryüzü bozulurdu. Fakat ALLAH tüm yaratıklara karşı lütufsahibidir
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Derken, Allah'ın izniyle onları tamamen bozdular. Davud, Calut'u öldürdü ve Allah, kendisine hükümdarlık ve hikmet (peygamberlik) verdi ve ona dilediği şeylerden de öğretti. Eğer Allah'ın, insanları birbirleriyle savması olmasaydı, yeryüzü mutlaka bozulur giderdi. Fakat Allah, bütün âlemlere karşı büyük bir lütuf sahibidir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Derken Allahın izniyle onları temamen bozdular, Davud Calutu öldürdü ve Allah kendisine mülk ve hikmet verdi ve daha dilediğinden ona ta'lim de buyurdu, Allahın insanları birbiriyle defetmesi olmasa idi Arz, mutlak fesad bulmuş gitmişti ve lâkin Allahın zevil'ukul âlemlerine bir fazlı var
Emrah Demiryent
swap_vert close
Derken, Allah’ın izniyle onları (kâfirleri) bozguna uğrattılar. Dâvûd, Câlût’u öldürdü. Allah, ona (Dâvûd’a) hükümdarlık ve hikmet (peygamberlik ve Zebûr’u) verdi ve ona dilediği şeyleri öğretti. Eğer Allah’ın, insanlardan bir kısmını (n kötülüğünü) diğerleriyle savması olmasaydı, elbette yeryüzü fesada uğrardı. Fakat Allah, bütün âlemlere karşı lütuf (ve rahmet) sahibidir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Allah'ın izniyle onları yenilgiye uğrattılar. Davud, Câlût'u öldürdü. Allah, O'na güç ve hikmet¹ verdi. O'na dilediğinden öğretti. Eğer, Allah, insanların bir kısmını bir kısmıyla savmasaydı, yeryüzü bozguna uğrardı. Ancak, Allah, bütün âlemlere karşı sınırsız lütuf sahibidir.
1- Sağlıklı ve derinlikli düşünme, gerçeği kavrama, doğru hüküm verme yetisi. Yargı, yargılama, karar, güçlendirme, sağlamlaştırma.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Derken (düşmanla karşılaşır karşılaşmaz) Allahın izniyle onları (düşmanlarını) bozguna uğratdılar (Mü'minlerin arasında bulunan) Dâvud da Câlutu öldürdü. Allah da ona (Eşmuîlin ve Taalutun vefatından sonra, bir arada) saltanat ve hikmeti (peygamberliği) verdi ve daha dilemekde olduğundan da ba'zı şeyler öğretdi. Eğer Allah insanların bir kısmını diğer bir kısmı ile önleyib savmasaydı yer (yüzü) muhakkak fesada uğrardı. Fakat Allah, âlemlere karşı büyük fazi (-u inayet) saahibidir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Nihâyet Allah'ın izniyle onları hezîmete uğrattılar ve Dâvûd Câlût'u öldürdü, Allah ona saltanat ve hikmet (peygamberlik) verdi ve dilediği şeylerden ona öğretti.(3) Hâlbuki Allah'ın, insanların bir kısmını (diğer) bir kısmı ile def' etmesi olmasaydı, yeryüzü elbette fesâda uğrardı; fakat Allah, (bütün) âlemlere karşı ihsan sâhibidir.
(3)Hz. Dâvûd (as) saltanatla nübüvveti kendisinde toplayan şanlı bir peygamberdi. İsrâiloğulları, kendilerini yurtlarından çıkaran Câlût’a karşı, hükümdarları Tâlût komutasında harb ettiler. Cenk için er dileyen Câlût’u, Dâvûd (as) öldürdü. Tâlût bunun üzerine kızını ona verdi. Daha sonra öldüğünde yerine Dâvûd (as)geçti. Kudüs’ü başkent yaptı. Oldukça geniş bir saltanat üzerinde adâletle hükmetti. Bir müddet sonra da Cenâb-ı Hakk kendisine peygamberlik verdi. O, çok ağlar ve çok ibâdet ederdi. Çok güzel ve dokunaklı sesi vardı. Bir gün oruç tutar, diğer gün iftar ederdi. Hz. Dâvûd (as), zırh yapıp satmakla geçimini te’mîn eder, elinin kazancından başka bir şey yemezdi. Allah ona kuşların dilini (ilmini) öğretmiş ve dört büyük kitabdan Zebûr-ı Şerîf’i ona inzâl eylemişti. (Bilmen, c. 1, 261)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Bunun üzerine, onları Allah’ın izniyle (iradesiyle) bozguna uğrattılar. (Yurtlarından sürülüp, ezilmiş ve tüm hakları ellerinden alınmış inananların safında bulunan) Davud da (işgalci, cani, zalim, azgın ve diktatör düşman hükümdarı) Calut’u öldürdü; Allah da ona mülk (hükümranlık) ve hikmet (gerçeği kavrama, problemleri çözüme kavuşturma ilmini ve doğru hüküm verme yetisi) verdi ve istediği şeyin bilgisini öğretti. Ve eğer Allah insanların bir kısmıyla (meşru müdafaa hakkını kullanmak zorunda kalanlarla) diğerlerini (saldırgan güçleri) savmasaydı (insanlara kendilerini başkalarına karşı savunma izni, gücü ve bilinci vermeseydi) yeryüzü çürüme ve yozlaşmaya maruz kalırdı: Fakat Allah bütün âlemlere (insanlara) karşı sınırsız lütuf sahibidir. *
(*) “İnsanların birbirini engellemesi” burada, Tâlût ve Dâvûd’un, Filistinliler’in zulmünü engellemelerine denk düşmektedir, ancak bu evrensel kural hem fertler hem topluluklar için, her zaman ve mekânda geçerlidir. Bazı tefsirciler âyetin, insanın fıtratında var olan “faydalıyı elde etme, zararlıyı kendinden uzaklaştırma” ve “meşru savunma” duygularına işaret ettiğini ileri sürmüşlerdir ki bu da âyetin lafız ve ruhuna uygun düşmektedir. Kaynak: (Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 1 Sayfa: 390-391) Hikmet: Problemleri çözüme kavuşturma, sağlıklı ve derinlikli düşünme, gerçeği kavrama, doğru hüküm verme yetisi. Yargı, yargılama, karar, güçlendirme ve sağlamlaştırma gibi anlamlara gelir.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah’ın izniyle Calut ve ordusunu bozguna uğrattılar. Davut Calut’u öldürdü ve Allah, Davut’a saltanat, hüküm verme becerisi (hikmeti) ni verdi ve dilediği şeyleri öğretti. Eğer Allah’ın insanların bir kısmını, diğer bir kısmıyla savuşturmasaydı, yeryüzünde fesat yayılırdı. Fakat Allah, âlemlere çok çok lütufkârdır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Derken Allah’ın dileğiyle onları bozguna uğrattılar. Davut da Calut’u öldürdü. Allah da Davut’a hakanlığı, doğrunun bilgisini verdi, ona dilediğini öğretti. Eğer Allah insanların bir nicesini ortadan kaldırmış olmasaydı, ne de olsa yeryüzü karmakarışık olurdu. Ancak Allah bütün yaratıkları kayırıcıdır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Allah/ın izni ile onları dağıttılar, Davut da Calût/u öldürdü. Allah Davud/a padişahlık, hikmet ve peygamberlik verdi, dilediğini [⁸] ona öğretti. Allah insanların yekdiğerlerinin fenalıklarını defetmiyeydi yeryüzü fesada uğrardı [⁹]. Fakat Allah âlemler hakkında inayet sahibidir.
[8] Mesalih-i dünyaya, zapt-ı memalike ait malûmat, Zebur, güzel elhan, zırh san'atı gibi.[9] Menafi-i arz muattal olurdu.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Allah’ın izniyle onları hezimete uğrattılar. Davut da Câlût’u öldürmüştü. Allah da ona hükümdarlık ve hikmet verdi ve ona dilediğini öğretti. Eğer Allah insanların bir kısmını, diğer bir kısmıyla savmasaydı, yeryüzü elbette bozulurdu. Allah bütün âlemlere karşı lütuf sahibidir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Derken onları Allah'ın izniyle bozguna uğrattılar. Davud Calut'u öldürdü. Allah ona (Davud'a) hükümranlık ve hikmet verdi ve ona dilediğinden öğretti. Allah'ın insanları birbiriyle savması olmasaydı yeryüzünün düzeni bozulurdu. Fakat Allah, bütün âlemlere karşı büyük bir lütuf sahibidir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Nihâyet, Talut ve askerleri Allah’ın izniyle onları bozguna uğrattılar ve o zaman genç bir asker olan Davut, Câlût’u öldürdü. Daha sonra Allah, ona hükümdarlık kudreti ve hikmet bilgisi verdi. Ayrıca Davud’u, madenleri işleyip zırh örme, dağlara ve kuşlara hükmetme, güzel ve etkili sesiyle ayetler okuma yerinde ve doğru hüküm verme, etkileyici konuşma gibi meziyetlerle donatarak, ona dilediği şeyleri öğretti.O hâlde, siz de lütuf ve rahmete nâil olmak istiyorsanız, Allah yolunda mücâdele etmelisiniz. Unutmayın ki:Eğer Allah, insanların bir kısmıyla diğer bir kısmını bertaraf etmemiş olsaydı, yani adâleti gerçekleştirmek isteyen iyi insanlara, zâlimlere karşı savaşma yetki ve görevini vermeyip, insanları birbirlerine karşı savunmasız bırakmış olsaydı, dünyada haksızlık ve zulüm egemen olur ve yeryüzü fesada boğulurdu. Fakat Allah, tüm insanlara karşı lütuf sahibidir. Bu yüzden de onların iyiliği için, zâlimlere karşı savaşmanızı emretmiştir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Allah’ın izniyle onları bozguna uğrattılar. Dâvûd Câlût’u öldürdü. Allah ona Mülk (İktidar) ve Hikmet (Hükûmet) verdi. Ona, dileyeceği şeylerden öğretti. İnsanlar’ı birbiriyle Allah’ın def’etmesi olmasaydı, Yeryüzü fesada / kargaşaya / bozguna uğrardı; ama Allah, Âlemler’e lütuf sahibidir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
O gün Allah'ın da yardımı ile Calût’u yendiler. Calût'u, Davût öldürmüştü. Çünkü Allah Davût’a hem mal ve mülk; hem de siyasî yönetim yeteneği vermişti. Ayrıca kendisini talebi üzerine bir takım özel bilgilerle donatmıştı... Resulüm! eğer Allah, insanı insanla savmasaydı, yeryüzüne kargaşa hakim olurdu. Ama Allah, tüm evrene karşı duyarlıdır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Savaşta Allah’ın izniyle düşmanlarını bozguna uğrattılar. Davud Calut’u öldürdü. Allah Davud’a hükümdarlık ve hikmet verdi. O’na dilediğini öğretti. Eğer; Allah insanların bir kısmıyla diğerlerini engellemeseydi yeryüzü savaş alanına döner, ortalık kan gölünden geçilmezdi. Allah iyi insanlar eliyle zalimlerin cezasını mutlaka verir. Böylece zalimlerin iyice azarak yeryüzünü kan gölüne döndürmeleri engellenir. Allah yarattığı bütün varlıklara karşı lütuf sahibidir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Allah’ın izniyle onları yenmişler, Davud da Calut’u öldürmüştü. Allah ona (Davud’a) hükümdarlık ve [hikmet] (doğru hüküm verme yeteneği) vermiş, dilediği ilimlerden öğretmişti. [*] Allah’ın insanlardan bir kısmını(n kötülüğünü) diğerleriyle savması olmasaydı, elbette yeryüzü bozguna uğrardı. Fakat Allah bütün insanlığa karşı iyilik sahibidir.
Calut’u öldüren Davud, Hz. Süleyman’ın babası olan hükümdar peygamber Hz. Davud’dur. Yüce Allah ona mülk yani hükümdarlık vermiş, ayrıca hikmet denen “kararlarında isabet edebilecek muhakeme gücü” kendisine ihsan etmiştir. Bu özelikle Hz. Davud’a peygamberlik verildiğinin ifadesidir. Enbiyâ 21:79’da Hz. Davud’a “hüküm ve ilim”, Neml 27:15’te de “ilim” verildiği ifade edilmektedir ki burada sözü edilen ilmin kaynağı, yorumunu yapmakta olduğumuz ayette geçen “dilediğinden ona öğretmişti” şeklinde ifade edilmektedir. Sâd 38:20’de ise ona “hikmet”le beraber “çok güzel konuşabilme özelliği”nin de verildiği bildirilmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Böylece, Allah’ın izniyle onları yenilgiye uğrattılar. Dâvût, Câlût’u öldürdü. Allah da ona, hükümranlık ve Peygamberlik verdi ve ona dilediği şeyleri öğretti.¹ Eğer Allah’ın, (savaşı emrederek) insanların bir kısmıyla (Müslümanlarla), bir kısmını (kâfirleri) yok etme (emri) olmasaydı,² yeryüzü kesinlikle fesada uğrardı. Şüphesiz Allah, âlemlere karşı elbette lütuf sahibidir.
1 Allah’ın Hz. Dâvut’a öğrettikleri ile ilgili olarak Bk. (Enbiyâ: 79, 80 Neml: 15, Sebe’: 10,11)2 Eğer Allah, savaşılarak yapılan cihadı (kıtali) emretmeseydi; kâfirler yeryüzüne tamamen hâkim olur ve diğer dinlere mensup insanlar bile dinlerini yaşayamazlardı. Bu âyete göre, diğer insanların da huzurunu sağlamak, Müslümanların, dolayısıyla da devletlerinin görevlerindendir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Bunun üzerine, onları Allah’ın izniyle bozguna uğrattılar, Davud da Câlût’u öldürdü; Allah ona hükümranlık ve hikmet verdi ve istediği şeyin bilgisini öğretti. Ve eğer Allah, insanlara kendilerini başkalarına karşı savunma gücü vermeseydi ²⁴² yeryüzü çürüme ve yozlaşmaya maruz kalırdı: ama Allah bütün âlemlere karşı sınırsız lütuf sahibidir.
242 Lafzen, “Allah bazı insanları başkaları ile savuşturmasaydı”: Allah’ın insanlara kendilerini baskıya ve zulme karşı savunma gücü vermesine vecîz (elliptic) bir atıf. Tam aynı ibare, nefsi müdafaa için savaşma konusunu ele alan 22:40’da da geçer.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Nihayet Allah’ın izniyle onları bozguna uğrattılar. Davut da Câlût’u öldürdü. Allah, Davud’a hükümdarlık ve hikmet verdi, Ona dilediğinden öğretti. Allah insanların birini diğeri ile defetmemiş olsaydı, yeryüzünde düzen bozulurdu. Fakat Allah, âlemlere karşı lütuf/ikram sahibidir. 22/40, 47/4
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Bunun üzerine, Allah’ın izniyle onları bozguna uğrattılar. Ve Dâvud Câlût’u öldürdü, bunun ardından Allah da ona hükümranlık ve âdil hüküm liyakati verdi ve istediklerine öğretti.[⁴⁶²] Eğer Allah insanların bazısını diğer bazısıyla savunmamış olsaydı,[⁴⁶³] yeryüzü fesada giderdi. Ve fakat Allah bütün varlıklara karşı sınırsız lütuf sahibidir.
[462] Cümlenin başı Hz. Dâvud’un nebi seçilmesinin gerekçesini açıklar gibidir. [463] Meşru müdafaanın Allah’ın bir lütfu olduğuna işarettir (Krş: 22:40). Nafi, def‘u sözcüğünü difâ‘u okumuştur. Bu, tercihimiz olan “savunma” anlamını pekiştirir. Kaldı ki, Sibeveyh’e göre ikisinin de anlamı aynıdır (Kurtubî).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Düşmanla savaştılar) Allah'ın izniyle onları bozguna uğrattılar (müminlerin arasında bulunan) Dâvud da Câlût'u öldürdü. Allah da ona (Eşmülin ve Tâlût’un vefatından sonra) hükümdarlık ve hikmet (peygamberlik) verdi ve dilediği ilimlerden, bazı şeyler öğretti, (demiri yumuşatıp zırhlı elbiseler yapmasını, kuş dilini vs. öğretti.) Eğer Allah, insanların bir kısmının yaptığı kötülükleri, diğer kısmı ile (savaşan müminlerle) def etmemiş olsaydı, elbette ki yeryüzü fesada uğrardı, (yeryüzünde ne adalet, ne de dinden eser kalırdı!) Fakat Allah, insanlara lütuf ve kerem sahibidir.
Osman Fırat
swap_vert close
Derken, Allâh’ın izniyle onları bozguna uğratılar, Dâvûd Câlût’u öldürdü; Allâh ona (Dâvûd’a) hükümdarlık ve hikmet verdi ve ona dilediğini öğretti. Eğer Allâh, insanların bir kısmıyle diğerlerini savmasaydı, dünyâ fesada uğrardı. Fakat Allâh, bütün âlemlere karşı lutuf sahibidir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Hemen onları Allah Teâlâ'nın izniyle hezimete uğrattılar ve Dâvud, Câlût'u öldürdü ve Allah Teâlâ O'na mülk ve hikmet verdi ve dilediğinden ona talîm buyurdu. Ve eğer Hak Teâlâ'nın insanları birbiriyle defetmesi olmasaydı yeryüzü mutlaka fesada uğramış olurdu. Fakat Allah Teâlâ âlemler üzerine fazl-ü kerem sahibidir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Derken Allah'ın izniyle onları bozguna uğrattılar. Dâvud Câlut'u öldürdü, Allah ona hükümdarlık ve hikmet verdi ve dilediği birçok şey öğretti. Eğer Allah bazı insanların şerrini bazıları ile önlemeseydi dünyadaki nizam bozulurdu. Lâkin Allah âlemlere büyük lütuf ve inayet sahibidir. [KM, II Samuel 5, 3. I Korintos. 11, 3]
Allah insanları irade sahibi olarak yaratmıştır ve böyle yaratması sırf rahmet ve hikmettir. Fakat bu iradeler serbest bırakılır da birbirleriyle ölçülü hale getirilmez ve hiçbir direnişle karşılaşmazlarsa, çalışma zahmetine katlanmaz, önüne geleni çiğnemeye çalışırlar. Savunma ve karşı koyma olmayınca da saldırı, yolların en kısası ve doğru yol olmuş olur. O zaman da insan adına bir şey kalmaz, yeryüzünün nizamı bozulur. Ama Allah bu bozulmaya razı olmaz. Düzenin, bozukluğu ortadan kaldırması için, hayırlı insanların, bozgunculuk çıkaranları defetmeleri lâzımdır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Derken, Allah'ın izniyle onları bozdular, Davud Calut'u öldürdü; Allah ona (Davud'a) hükümdarlık ve hikmet verdi ve ona dilediğini öğretti. Eğer Allah, insanların bir kısmıyle diğerlerini savmasaydı, dünya bozulurdu. Fakat Allah, bütün alemlere karşı lutuf sahibidir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Allâh Te'âlâ izniyle onları (Câlût ve 'askerini) mağlûb ve münhezim itdi. Dâvud Câlût'ı katl iyledi. [²] Allâh ona mülki ve hikmeti (pâdişâhlığı ve nübüvveti) virdi ve dilediğini de öğretdi. Cenâb-ı Hak insânların ba'zını ba'zı ile def' itmese yeryüzi fesâda varırdı. Lâkin Allâh 'âlemlere fazl ve ihsân sâhibidir.
[2] Tâlût 'askeri Câlût ve cemâ'atine karşı geldiği zamân Câlût o zamânın 'âdeti oldığı vechile meydâna gelüb başabaş uruşmak üzere Tâlût'ı, kendi cesâret itmez ise vekîl olarak birini göndermesini taleb itdi. O vakit Tâlût: Her kim Câlût'ı öldirir ise ona kızımı viririm ve mülküme vâris iderim dimekle bir çokları meydâna geldiler ise de Tâlût hiç birini beğenmedi. Nihâyet Dâvud 'aleyhisselâm bir sapan taşıyla Câlût'ı urub öldirdi. Mecbûr olarak Dâvud'a kızını virdi. Öldükden sonra Benî İsrâîl hkümdarlığı Dâvud 'aleyhisselâma intikâl iyledi.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sonra Allah’ın izniyle onları yenilgiye uğrattılar. Davut, Câlût’u öldürdü. Allah da ona hükümdarlık ve hikmet[*] verdi, ona uygun gördüğü her şeyi öğretti. Allah insanların bir kısmıyla diğerlerini engellemezse, tabii düzen bozulur. İkramı herkesi kapsayan Allah’tır.
[*] Doğru karar alma kabiliyeti.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Neticede Allah'ın izniyle onları bozguna uğrattılar. Davut da, Câlût'u öldürdü. Allah, Davud'a hükümdarlık ve hikmet verdi, Ona dilediğinden öğretti. Allah'ın insanları birbirleriyle savması olmasaydı, yeryüzünün düzeni bozulurdu. Fakat Allah, alemlere karşı lütuf sahibidir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Böylece, Allah'ın izniyle onları bozguna uğrattılar. Davud da Câlût'u öldürdü. Allah ise ona hükümdarlık ve hikmet nasip etti ve dilediği şeyleri öğretti. Eğer Allah insanların kötülüğünü birbirinin eliyle savuşturmasaydı, dünyada dirlik ve düzen kalmazdı. Lâkin Allah, âlemler üzerinde pek büyük lütuf sahibidir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Nihayet Allah'ın izniyle onları bozguna uğrattılar. Ve Dâvûd Câlût'u öldürdü. Ve Allah, Dâvûd'a mülk/saltanat ve hikmet verdi. Ve ona dilediği şeylerden öğretti. Eğer Allah'ın, bazı insanları diğer bazılarıyla savması olmasaydı, yeryüzü bozguna uğrardı. Ama Allah âlemlere karşı çok lütufkârdır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes sıdılar anları, Tañrı dilegi-y-ile. daħı depeledi dāvud cālūt’ı ya daħı virdi aña Tañrı [21a] pādişāhlıġı daħı peyġamberliġi daħı ögretdi aña, andan kim diler. daħı eger def' eylemgi degül-misse Tañrı’nuñ, ādemįleri, bir nicelerini bir nice-y-ile: aza-dı yir; velįkin Tañrı eylük eylemek 'ālemler üzere.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes ṣındurup ḳaçurdılar anları Tañrı Ta‘ālānuñ iẕni bile. Daḫı Dāvūd öl‐dürdi Cālūtı. Daḫı virdi Tañrı Ta‘ālā Dāvūda pādişāhlıġı, daḫı ḥikmeti.Daḫı ögretdi aña diledüginden. Eger def‘ eylemese‐y‐di Tañrı Ta‘ālā ādemīleribiri biri bile yir ḫarāb olurdı. Līkin Tañrı Ta‘ālānuñ keremi çoḳdur ‘ālem‐ler üstine.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Nəhayət, onlar Allahın izni (iradəsi və köməyi) ilə Calutu və qoşununu məğlub etdilər. Davud Calutu öldürdü. Allah Davuda həm hökmranlıq, həm də hikmət (peyğəmbərlik) verdi və ona istədiyini (zireh düzəltmək, quşların dilini bilmək, gözəl səslə oxumaq) öyrətdi. Əgər Allah insanların bir qismini, digər bir qismi ilə dəf etməsə idi, yer üzü fitnə-fəsada uğrayardı. Lakin Allah bütün aləmlərə qarşı lütfükardır.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
So they routed them by Allah's leave and David slew Goliath; and Allah gave him the kingdom and wisdom, and taught him of that which He willeth. And if Allah had not repelled some men by others the earth would have been corrupted. But Allah is a Lord of Kindness to (His) creatures.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
By Allah.s will they routed them; and David(286) slew Goliath; and Allah gave him power and wisdom and taught him whatever (else) He willed(287). And did not Allah Check one set of people by means of another, the earth would indeed be full of mischief: But Allah is full of bounty to all the worlds(288).
286 Note how the whole story is compressed into a few words as regards narration, but its spiritual lessons are dwelt upon from many points of view. The Old Testament is mainly interested in the narrative, which is full of detail, but says little about the universal truths of which every true story is a parable. The Qur'an assumes the story, but tells the parable. David was a raw youth, with no arms or armour. He was not known even in the Israelite camp, and the giant Goliath mocked him. Even David's own elder brother chided him for deserting his sheep, for he was a poor shepherd lad to outward appearance, but his faith had made him more than a match for the Philistine hosts. When Saul offered his own armour and arms to David, the young hero declined, as he had not tried them, while his shepherd's sling and staff were his well-tried implements. He picked up five smooth pebbles on the spot from the stream, and used his sling to such effect that he knocked down Goliath. He then used Goliath's own sword to slay him. There was consternation in the Philistine army: they broke and fled, and were pursued and cut to pieces. Apart from the main lesson that if we would preserve our national existence and our faith it is our duty to fight with courage and firmness, there are other lessons in David's story: (1) numbers do not count, but faith, determination and the blessing of Allah; (2) size and strength are of no avail against truth, courage, and careful planning; (3) the hero tries his own weapons, and those that are available to him at the time and place, even though people may laugh at him; (4) if Allah is with us, the enemy's weapon may become an instrument of his own destruction; (5) personality conquers all dangers, and puts heart into our own wavering friends; (6) pure faith brings Allah's reward, which may take many forms: in David's case it was Power, Wisdom, and other gifts; see next note. 287 David was not only a shepherd, a warrior, a king, a wise man, and a prophet, but was also endowed with the gifts of poetry and music. (R). 288 Allah's plan is universal. He loves and protects all His creatures and His bounties are for all worlds (1:2 n. 20). To protect one He may have to check another, but we must never lose faith that His love is for all in boundless measure. (Cf. 22:40 ).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَهَزَمُوهُمْ
sonunda onları hezimete uğrattılar
بِاِذْنِ
izniyle
اللّٰهِۙ
Allah'ın
وَقَتَلَ
ve öldürdü
دَاوُ۫دُ
Dâvûd
جَالُوتَ
Câlût'u
وَاٰتٰيهُ
ve ona verdi
اللّٰهُ
Allah
الْمُلْكَ
hükümdarlık
وَالْحِكْمَةَ
ve hikmet
وَعَلَّمَهُ
ve ona öğretti
مِمَّا
o şeyler- den ki
يَشَٓاءُۜ
diler
وَلَوْلَا
ve eğer olmasaydı
دَفْعُ
def etmesi
اللّٰهِ
Allah'ın
النَّاسَ
insanları
بَعْضَهُمْ
bazılarını
بِبَعْضٍ
bazısı ile
لَفَسَدَتِ
elbette fesa- da uğramıştı
الْاَرْضُ
yeryüzü
وَلٰكِنَّ
fakat
اللّٰهَ
Allah
ذُو
sahi- bidir
فَضْلٍ
lütuf
عَلَى الْعَالَم۪ينَ
âlemlere karşı
Sonunda Allah'ın izniyle onları hezimete uğrattılar ve Dâvûd da Câlût'u öldürdü. Allah ona (Dâvûd'a) hükümdarlık ve hikmet verdi ve ona dilediği şeylerden öğretti. Eğer Allah'ın insanlardan bir kısmını (diğer) bir kısmıyla yok etmesi olmasaydı elbette yeryüzü fesada uğrar (altüst olur)du; fakat Allah bütün âlemlere (ve her biri bir âlem olan insanlara) karşı lütuf (ve ikram) sahibidir.
هَزَمَ
Fiil-I
ه ز م
Hezimete uğrattı
اِذْن
İsim
ا ذ ن
İzin
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
قَتَلَ
Fiil-I
ق ت ل
Öldürdü, kahrolsun, kahrolası
دَاوُد
İsim
دَاوُد
Hz. Dâvut (a.s.)
جَالُوت
Özel isim
جَالُوت
Câlût (Hz. Davut (a.s.) döneminde mü'minlere karşı savaşan ordunun komutanı)
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مُلْك
İsim
م ل ك
Hükümranlık, mülk, hükümdarlık, hakimiyet, saltanat
حِكْمَة
İsim
ح ك م
Hikmet
عَلَّمَ
Fiil-II
ع ل م
Öğretti, talim etti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
شَاءَ
Fiil-I
ش ي ا
Diledi, istedi
لَوْلَا
Tahdid edatı + Şart edatı
لَوْلَا
olmamış olsa, olmasa, keşke, eğer olmasaydı
دَفْع
İsim fiil
د ف ع
Def etmek
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
نَاس
İsim
ن و س
İnsanlar
بَعْض
İsim
ب ع ض
Bazı, bir kısmı
بَعْض
İsim
ب ع ض
Bazı, bir kısmı
فَسَدَ
Fiil-I
ف س د
Fesada uğradı
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
لٰكِنّ
Harf-i istidrak
لٰكِنّ
Ancak, fakat, lakin, başka, hariç
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
ذُو
İsim
ذُو
Sahibi
فَضْل
İsim
ف ض ل
Lütuf, fazilet, kerem, üstünlük
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
عَالَم۪ين
İsim
ع ل م
Âlemler