close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 242. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Keżâlike yubeyyinu(A)llâhu lekum âyâtihi le’allekum ta’kilûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
İşte Allah, aklınız ersin diye size ayetlerini böyle apaçık bildirir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
İşte akıl edip düşünesiniz diye Allah ayetlerini size böyle açıklayıp (öğretmektedir).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah düşünüp gerçekleri anlıyasınız diye, size mesajlarını böyle açıklıyor.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Bunları açıkladığı gibi, Allah size âyetlerini, ibadetleri, şer'î hükümleri de açıklıyor ki, aklınızı kullanarak düşünebilesiniz, şer'î hükümlerin hikmetini anlayıp, size emrolunanları uygulayasınız.
Ahmet Varol
swap_vert close
Allah size belki akıl edersiniz diye ayetlerini böylece açıklamaktadır.
Ali Bulaç
swap_vert close
İşte Allah, size ayetlerini böyle açıklar; ki akıl erdiresiniz.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
İşte akıllarınız ersin diye; Allah size âyetlerini böyle açıklıyor.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Böylece Allah ayetlerini size açıklıyor ki düşünesiniz.
[Toplum ve aile, Allah’ın emir ve mesajlarına uydukları zaman, canlı ve düzenli olabilirler.]  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Aklınızı kullanasınız diye Allah size âyetlerini böyle açıklıyor.
Besim Atalay
swap_vert close
İşte böylece, size Allah bildiriyor âyetlerini, ola ki akledesiz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İşte Allah, akıllarınızı kullanarak düşünesiniz diye mesajlarını size böyle açıklıyor.
Cemil Said
swap_vert close
Allâh size âyâtını bu vecihle telkîn idiyor. Tâ ki tefekkür idesiniz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah ayetlerini düşünesiniz diye böylece açıklamaktadır.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Düşünesiniz diye Allah size âyetlerini böyle açıklamaktadır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Aklınızı kullanasınız diye Allah size âyetlerini işte böyle açıklıyor.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah size işte böylece âyetlerini açıklar ki düşünüp hakikati anlayasınız.
Edip Yüksel
swap_vert close
Düşünesiniz diye ALLAH ayetlerini böyle açıklar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İşte akıllarınız ersin diye, Allah size âyetlerini böylece açıklıyor.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
İşte akıllarınız irsin diye Allah size âyetlerini böyle beyan buyuruyor
Emrah Demiryent
swap_vert close
Düşünesiniz diye Allah size âyetlerini böyle açıklamaktadır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
İşte Allah, size ayetlerini böyle açıklar. Umulur ki aklınızı kullanırsınız.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
İşte Allah akıllarınız ersin diye size âyetlerini böyle açıklar.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Allah size âyetlerini böyle iyice açıklar ki akıl erdiresiniz.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Allah düşünüp gerçekleri anlıyasınız diye, size ayetlerini (mesajlarını) böyle bildiriyor.*
(*) Bakara- 227- 237. ayetlerin konusu hep boşanma, nafaka ve kadın hakları ile ilgili iken, hemen araya 238 ve 239. ayetlerde belirtilen namazın önemi ve tehlike anında namazın nasıl kılınabileceği ile ilgili konular işleniyor. Ama tekrar 239. ayetten sonra eşi ölen kadın için yapılması gereken vasiyet ve boşanmış kadınlara verilmesi gereken nafaka konusu işleniyor. Yani ayetler arasında ara cümleler veya farklı konular neden işleniyor? Cevap: Kur’an-ı Kerim, bazen ayet-ayet, bazen de sûreler hâlinde parça-parça inerek 23 senede tamamlandı. Ayetler, çoğu zaman bir soru veya bir olay üzerine inerdi, yani birçok ayet zaman, zemin ve toplumun şartlarına uygun ortamlarda inerdi. Böylece bazı ayetlerin inmesine sebep olan soru ve olaylara da “sebeb-i nüzûl” denir. İşte bu nedenlerden dolayıdır ki inen ayetler arasında bazı farklı konular işlenmiştir. Yani Kur’an’da bulunan bazı konular ilkin Allah tarafından ortaya atılmış ve bazı konularda sorulan sorular ve insanlar tarafından yapılan şüphelere cevap şeklinde ve olaylar ve hadiselerin talisi şeklinde gelmiştir. Kur’an’ı Kerim sûrelerin genel maksadının vahdetini muhafaza ederek bu konulara da değinmiş… Bir sûredeki konuların çeşitliliğinin yukarıda belirtilen nedenlerine ek olarak: Vahyin sebeplerinin çokluğu; Kur’an’ın birçoğu, onlarda Allah’ın hükmünü tesis etmek ve ihtilafa düşenleri ayırmak için hadiseler neticesinde nazil olmuş, bu yüzden nazil olan âyetler, Kur’an sûrelerinde kendilerine uygun yerde bir sebebe dayandırılmıştır. Aynı sûrede ayetlerin çeşitliliği halkı bilgilendirmenin yanı sıra onları terbiye ve cezp etmek; yani onları sevindirmek, onları uyarmak, ümitlendirmek, maneviyetlarını tedavi etmek vs…içindir. Ama bahisleri konulara taksim etmesi genellikle güttüğü öğretim ve eğitim hedefiyle uyum içindedir. Kur’an, hidayet için en uygun yöntemi dikkate almıştır. Zira ameli, itikadi ve ahlaki nizamların hepsini birleştirmiş ve birbiriyle karıştırarak açıklıyor. Örneğin; bazı yerlerde hükümleri açıklıyor ve hükümleri açıkladıktan sonra kıyamet ve hesap konularına da işaret ediyor ki amel etmeye teşvik olunsunlar. Kur’an’daki tekrarlar şunun içindir: Kur’an tarihi bir kitap değildir ki bir masa başında yazılsın, baştan sonuna kadar bir defasında konulara işaret etsin, artık tekrar ona dönmeye gerek duyulmasın. Zira Kur’an 23 sene zarfında toplumun içinde bulunduğu sorunlar üzerinde peyderpey inmeye başlamıştır. Bu nedenle inen ayetler arasındaki konular da doğal olarak iç içe ve birbirinden farklı olmuşlardır. Ayrıca Kur’an eğitici ve insanı eğitme kitabıdır. Biliyoruz ki bazen eğitim ve terbiye ile ilgili bazı meselelerin defalarca tekrar edilmesi ve hatırlatılması, farklı perspektiften ona bakılsın ve farklı cihetlerde kendisinden netice alınması gerekiyor. Bu tekrarlar cezp edici, gönüle oturacak ve farklı ibarelerle olması gerekiyor ki yorucu olmasın. Bu nedenle belli bir konuyu açıklamakta olan ibareleri değiştirmek yorucu olmaktan korunmak ve insanların teveccühünü celp etmek içindir. Psikolojide bu konu büyük öneme sahiptir. Kur’an, Arapça nazil olduğu için doğal olarak bu dilin özelliklerini taşımaktadır. Hâl böyle olunca Kur’an’da sayıları yüzlerle ifade edilen mu‘tarıza/ara cümlelere rastlamak son derece normal bir durumdur. Mu‘tarıza/ara cümlelerin Hz. Muhammed’e indirilen vahiyde yer almasının bir diğer nedeni ise Kur’an’ın gayesi ve doğasıdır. Şöyle ki, Kur’an’ın en büyük amacı bütün insanları ıslah etmektir; inkârcıları imana ve İslama uymaya çağırmak, müminleri de ahlaklarını düzeltmek, hidayet üzere sabit kılmak, başarıya götüren yolu göstermek ve nefisleri tezkiye etmek suretiyle ıslahı hedefler. İşte bundan dolayı Kur’an’ın amaçları davet süresinde toplumun durumu ile bağlantılı olmuştur. Bunun bir sonucu olarak Kur’an ayetleri birbirinden bağımsız bir yapıya sahiptir…  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Siz akledesiniz diye Allah ayetlerini böyle açıklıyor.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İşte Allah size ayetlerini böyle açıklıyor. Aklınız yatsın diye.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Allah âyetlerini taakkul etmeniz için [¹⁰] size böyle beyân ediyor.
[10] Anlayıp mucibiyle âmil olmanız için.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
İşte Allah ayetlerini size böyle açıklamaktadır. Ola ki aklınızı kullanırsınız.
Kadri Çelik
swap_vert close
Allah, ayetlerini düşünesiniz diye böylece açıklamaktadır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İşte Allah, düşünesiniz diye ayetlerini size böyle açıklıyor.Aile hayatınızı düzenleyen hükümlerden sonra, gelelim toplumsal hayatınızı düzenleyen hükümlerin açıklanmasına:İlâhî yasalara göre, büyük tehlikeler karşısında ölüm korkusuyla paniğe kapılarak mücâdeleden kaçan toplumlar, çok daha büyük zararlara uğrar, hattâ yok olup giderler. İşte, İsrail Oğulları tarihinden bir örnek:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Akletmeniz için Allah size âyetlerini böyle açıklıyor.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah, ayetlerini size bu şekilde açıklıyorsa bu, sizi düşünceye salmak içindir...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Düşünesiniz diye Allah size ayetlerini böyle açıklamaktadır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Allah akıl edesiniz diye ayetlerini size işte böyle açıklıyor.
Mehmet Türk
swap_vert close
İşte Allah, düşünüp anlayasınız diye size âyetlerini böyle açıklamaktadır.
Muhammed Esed
swap_vert close
Aklınızı kullan[mayı öğren]meniz için Allah size mesajlarını böyle a-çıklıyor.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Allah, size ayetlerini işte böyle açıklıyor. Belki aklınızı kullanırsınız. 2/177, 21/10
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İşte Allah aklınızı kullanabilesiniz diye, size mesajlarını böyle açıklıyor.[⁴⁵¹]
[451] 217. âyetten buraya kadarki pasajlar, “Hoşunuza gitmese de savaş size farz kılındı” diye başlayan 216. âyetin alt başlıklarıdır. Dul kadınların büyük bir bölümünü, boşananlar değil savaşta kocaları ölenler oluşturuyordu. Kur’an üslûbu gereği konuyu ele aldığında olayın farklı boyutlarını da gündeme getirdi. Şimdi ana konuya yeniden dönerek, savaş olgusunu ele alıyor ve “korkunun ecele faydası yok” sözünü, ölüm korkusuyla bireysel ve toplumsal sorumluluktan kaçanlara hatırlatıyor:  
Orhan Kuntman
swap_vert close
İşte Allah, aklınız ersin diye, ayetlerini böyle açıklıyor.
(Ey iman edenler, Rabbiniz sizleri dünya hayatı hususunda- hükümler koyarak ve öğütler vererek- böyle uyardığı gibi, ahiret hakkında da uyarır)  
Osman Fırat
swap_vert close
Düşünesiniz diye Allah size âyetlerini böyle açıklamaktadır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
İşte Allah Teâlâ âyetlerini böyle beyan buyuruyor, tâ ki aklınızla düşünüp anlayasınız.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Böylece, düşünesiniz diye Allah size âyetlerini iyice açıklar.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Düşünesiniz diye Allah size ayetlerini böyle açıklamaktadır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
İşte Allâh size âyetlerini bu sûretle beyân ider. Tâ ki onları ta'akkul idesiniz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah size âyetlerini böyle açıklar; belki aklınızı kullanırsınız.
Şaban Piriş
swap_vert close
Düşünesiniz diye Allah, ayetlerini size böyle açıklar.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Düşünüp de anlarsınız diye, Allah size âyetlerini işte böyle açıklıyor.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Aklınızı işletmeniz ümidiyle Allah, ayetlerini size işte böyle açıklıyor.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ancılayın bellü eyler Tañrı sizüñ içün āyetlerin?, anuñ-içün kim siz anlayasız.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Anuñ gibi beyān eyler Tañrı Ta‘ālā size āyetlerini. Ola kim fehm eyleyesiz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Allah sizə Öz ayələrini, (hökmlərini) bu qaydada aydınlaşdırır ki, düşünüb anlayasınız (əqlinizə batsın).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Thus Allah expoundeth unto you His revelations so that ye may understand.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Thus doth Allah Make clear His Signs to you: In order that ye may understand.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
كَذٰلِكَ
işte böyle
يُبَيِّنُ
açıklar
اللّٰهُ
Allah
لَكُمْ
size
اٰيَاتِه۪
âyetlerini
لَعَلَّكُمْ
belki siz
تَعْقِلُونَ۟
aklınızı kullanırsınız
İşte Allah size, belki aklınızı kullanır (düşünüp anlar)sınız diye âyetlerini böyle açıklar.
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
بَيَّنَ
Fiil-II
ب ي ن
Açıkladı, beyan etti, gösterdi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
لَعَلّ
Zamir
لَعَلّ
Belki, umulur ki
عَقَلَ
Fiil-I
ع ق ل
Aklını kullandı, akletti, akıl erdirdi