Allah düşünüp gerçekleri anlıyasınız diye, size ayetlerini (mesajlarını) böyle bildiriyor.*
(*) Bakara- 227- 237. ayetlerin konusu hep boşanma, nafaka ve kadın hakları ile ilgili iken, hemen araya 238 ve 239. ayetlerde belirtilen namazın önemi ve tehlike anında namazın nasıl kılınabileceği ile ilgili konular işleniyor. Ama tekrar 239. ayetten sonra eşi ölen kadın için yapılması gereken vasiyet ve boşanmış kadınlara verilmesi gereken nafaka konusu işleniyor. Yani ayetler arasında ara cümleler veya farklı konular neden işleniyor? Cevap: Kur’an-ı Kerim, bazen ayet-ayet, bazen de sûreler hâlinde parça-parça inerek 23 senede tamamlandı. Ayetler, çoğu zaman bir soru veya bir olay üzerine inerdi, yani birçok ayet zaman, zemin ve toplumun şartlarına uygun ortamlarda inerdi. Böylece bazı ayetlerin inmesine sebep olan soru ve olaylara da “sebeb-i nüzûl” denir. İşte bu nedenlerden dolayıdır ki inen ayetler arasında bazı farklı konular işlenmiştir. Yani Kur’an’da bulunan bazı konular ilkin Allah tarafından ortaya atılmış ve bazı konularda sorulan sorular ve insanlar tarafından yapılan şüphelere cevap şeklinde ve olaylar ve hadiselerin talisi şeklinde gelmiştir. Kur’an’ı Kerim sûrelerin genel maksadının vahdetini muhafaza ederek bu konulara da değinmiş… Bir sûredeki konuların çeşitliliğinin yukarıda belirtilen nedenlerine ek olarak: Vahyin sebeplerinin çokluğu; Kur’an’ın birçoğu, onlarda Allah’ın hükmünü tesis etmek ve ihtilafa düşenleri ayırmak için hadiseler neticesinde nazil olmuş, bu yüzden nazil olan âyetler, Kur’an sûrelerinde kendilerine uygun yerde bir sebebe dayandırılmıştır. Aynı sûrede ayetlerin çeşitliliği halkı bilgilendirmenin yanı sıra onları terbiye ve cezp etmek; yani onları sevindirmek, onları uyarmak, ümitlendirmek, maneviyetlarını tedavi etmek vs…içindir. Ama bahisleri konulara taksim etmesi genellikle güttüğü öğretim ve eğitim hedefiyle uyum içindedir. Kur’an, hidayet için en uygun yöntemi dikkate almıştır. Zira ameli, itikadi ve ahlaki nizamların hepsini birleştirmiş ve birbiriyle karıştırarak açıklıyor. Örneğin; bazı yerlerde hükümleri açıklıyor ve hükümleri açıkladıktan sonra kıyamet ve hesap konularına da işaret ediyor ki amel etmeye teşvik olunsunlar. Kur’an’daki tekrarlar şunun içindir: Kur’an tarihi bir kitap değildir ki bir masa başında yazılsın, baştan sonuna kadar bir defasında konulara işaret etsin, artık tekrar ona dönmeye gerek duyulmasın. Zira Kur’an 23 sene zarfında toplumun içinde bulunduğu sorunlar üzerinde peyderpey inmeye başlamıştır. Bu nedenle inen ayetler arasındaki konular da doğal olarak iç içe ve birbirinden farklı olmuşlardır. Ayrıca Kur’an eğitici ve insanı eğitme kitabıdır. Biliyoruz ki bazen eğitim ve terbiye ile ilgili bazı meselelerin defalarca tekrar edilmesi ve hatırlatılması, farklı perspektiften ona bakılsın ve farklı cihetlerde kendisinden netice alınması gerekiyor. Bu tekrarlar cezp edici, gönüle oturacak ve farklı ibarelerle olması gerekiyor ki yorucu olmasın. Bu nedenle belli bir konuyu açıklamakta olan ibareleri değiştirmek yorucu olmaktan korunmak ve insanların teveccühünü celp etmek içindir. Psikolojide bu konu büyük öneme sahiptir. Kur’an, Arapça nazil olduğu için doğal olarak bu dilin özelliklerini taşımaktadır. Hâl böyle olunca Kur’an’da sayıları yüzlerle ifade edilen mu‘tarıza/ara cümlelere rastlamak son derece normal bir durumdur. Mu‘tarıza/ara cümlelerin Hz. Muhammed’e indirilen vahiyde yer almasının bir diğer nedeni ise Kur’an’ın gayesi ve doğasıdır. Şöyle ki, Kur’an’ın en büyük amacı bütün insanları ıslah etmektir; inkârcıları imana ve İslama uymaya çağırmak, müminleri de ahlaklarını düzeltmek, hidayet üzere sabit kılmak, başarıya götüren yolu göstermek ve nefisleri tezkiye etmek suretiyle ıslahı hedefler. İşte bundan dolayı Kur’an’ın amaçları davet süresinde toplumun durumu ile bağlantılı olmuştur. Bunun bir sonucu olarak Kur’an ayetleri birbirinden bağımsız bir yapıya sahiptir…