Ve sizden vefat edip de geride zevceler bırakacak (durumda) olanlar, eşleri (kendi evlerinden) çıkarılmaya ihtiyaç duymaksızın bir yıl boyunca geçimlerini sağlayacak kadar (hayattayken nafaka) vasiyet etsinler. Eğer (kocalarının evinde kalmak zorunda olmadıkları için kendi arzularıyla) çıkarlarsa, kendi haklarında yaptıkları meşru bir hareketten dolayı size bir sorumluluk yoktur. Hiç şüphesiz Allah mutlak galiptir, doğru hüküm verendir. *
(*) Yani kocasının evinde kalmak kadının görevi değil, hakkıdır ve o, hakkını kullanıp kullanmamakta özgürdür. Daha sonra inen ve kadına ölen kocasının mirasından belli bir pay verilmesini öngören miras ayetlerinin bu vasiyet zorunluluğunu kaldırdığı zannedilmemelidir. Zaten Kur’an’da nesih edilen hiçbir ayet yoktur. Çünkü miras ayrı bir hak, nafaka ayrı bir haktır. O hâlde koca, kendi ölümünden sonra hanımının bu hakkını garantiye almak üzere vasiyette bulunmak zorundadır. Vasiyet etmemiş olsa bile, hâkim, onun mirasından nafakayı alıp kadına vermelidir. Bu ayet Bakara-234’ten farklı bir konuyu, eşi ölen bir hanımın bir yıl süreyle evden zorla çıkarılmaması hükmünü içermektedir... Yine bu âyeti 234. âyetle birlikte ele aldığımızda şunu söyleyebiliriz: Kocasını kaybeden dul bir kadın eğer kocasının evinden çıkıp evlenmek istemiyorsa, onu bir yıl kocasının evinde kalıp, o hayattaymış gibi onun mirasından geçimini temin etmekten kimse men edemez; yok eğer evlenmek istiyorsa, bu onun tercihidir ve iddeti dört ay on gündür. Ayrıca bu ayet, Nisa suresindeki miras ayetiyle mensuh değildir. Çünkü, 1-Burada bir seneye kadar kadına tavsiye edilen nafaka miras payından düşürülmez. 2-Şayet bir nesih söz konusu ise, (ki kur’an da hiçbir nesih yok) mensuh olan hüküm, nasih hükmünden önce gelmiş olması gerekir, oysa Bakara-240. ayet, yani mensuh olduğu iddia edilen ayet, Nisa suresinin miras ayetlerinden önce indirilmiştir, peki önceki ayet, sonraki ayeti nasıl neshedebilir? Bunun mantığı var mı? Demek ki bu ayet dâhil olmak üzere Kur’an’da nesih edilen hiçbir ayet yoktur. Bk: (Tefsirü’l- Kebir, T. Menar, Zuhertü’t -Tefasir, İbn- Kesir, Mücahid, İbn -Teymiyye, Ebu Müslim). O hâlde nesih iddiası Kur’an’ın korunmadığı, Tevrat ve İncil gibi bazı hükümlerinin geçersiz kılındığı anlamına gelir.
فيها وجوه ...رابعها : إن الله سبحانه وتعالى عبر عن حق الانتفاع بالسكنى سنة بعد الوفاة بأنه وصية ، وبأنه متاع ; أما التعبير بأنه وصية ، فلأنه حق يثبت بعد وفاة الزوج في ماله لا على أنه ميراث ، بل على أنه وصية أوجبها الله سبحانه وتعالى بموجب الفرقة بالوفاة ; فهو يثبت من غير أن يكون له أثر في قدر ميراثها في تركة زوجها ; [ ص: 848 ] وأما التعبير عنه بمتاع ، فلأنه في مقابل ما للمطلقات من متاع في الآية الكريمة الآتية (زهرة التفاسير)وقد ذهب مجاهد إلى أن هذه الآية محكمة كالأولى. أخرجه عنه البخاري ومن المفسرين الذين أيدوا هذا الاتجاه الإمام ابن كثير فقد قال- بعد أن ساق قول مجاهد (تفسير القاسمي) .كما أيده أيضا الإمام الفخر الرازي في تفسيره، فقد قال بعد أن ساق بعض الأدلة التي تثبت ضعف قول من قال بالنسخ: «فكان المصير إلى قول مجاهد أولى من التزام النسخ من غير دليل ص: 355 ] أورد الإمام الرازي هذا في تفسيره ، ثم قال : واحتج على قوله بوجوه أحدها ) أن النسخ خلاف الأصل فوجب المصير إلى عدمه بقدر الإمكان والثاني ) أن يكون الناسخ متأخرا عن المنسوخ في النزول ( أي الأصل أن يكون إلخ .ولعل لفظ الأصل سقط من الناسخ أو الطابع ) وإذا كان متأخرا عنه في النزول كان الأحسن أن يكون متأخرا عنه في التلاوة أيضا; لأن هذا الترتيب أحسن ، فأما تقدم الناسخ على المنسوخ في التلاوة فهو وإن كان جائزا في الجملة إلا أنه يعد من سوء الترتيب ، وتنزيه كلام الله تعالى عنه واجب بقدر الإمكان ، ولما كانت هذه الآية متأخرة عن تلك في التلاوة كان الأولى ألا يحكم بكونها منسوخة بتلك (تفسير المنار – تفسير الكبير – زهرة التفاسير )