Fakat Allah’a ve ayetlerine yürekten iman eden, Müslümanca bir hayatın önünde engel olan her şeyi; gerektiğinde içinde yaşadığı toplumu, ülkeyi, aileyi, çevreyi, arkadaş ortamını, alışkanlıkları, hayat tarzını vs. terk ederek, İslâm’ı yaşayabileceği yepyeni bir ortama geçiş yapan, yani Allah yolunda İslâm diyarına hicret eden ve Kur’an’ın ortaya koyduğu hayat sistemini yeryüzünde egemen kılmak için, mallarıyla ve canlarıyla cihâd edenlere gelince, işte onlar Allah’ın rahmetini umabilirler. Çünkü Allah, çok bağışlayıcı, pek merhametlidir. Fakat unutmayın ki, hicret, yalnızca bir yerden başka yere göç etmek değildir. Asıl hicret, Allah’ın hoşnut olmadığı her şeyden uzaklaşmak, özellikle de kötülüklerin anası olan şu haramlardan sakınmaktır: