close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 216. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kutibe ‘aleykumu-lkitâlu vehuve kurhun lekum(s) ve’asâ en tekrahû şey-en vehuve ḣayrun lekum(s) ve’asâ en tuhibbû şey-en vehuve şerrun lekum(k) va(A)llâhu ya’lemu veentum lâ ta’lemûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Hoşlanmazsınız, size ağır gelir ama düşmanlarla savaşmak, size farz edilmiştir. Bazı şeyler vardır ki hoşlanmazsınız, fakat hayırlıdır size. Bazı şeyler de vardır, hoşlanırsınız, şerdir size. Allah bilir, siz bilmezsiniz ki.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey mü’minler!) Hoşunuza gitmediği (rahatına ve dünya hayatına düşkün nefislerinizin istemediği) halde, (imtihan sırrı, haysiyet ve hürriyetinizin korunması amacıyla) Kıtal (savaşıp vuruşmak) üzerinize yazıldı (farz kılındı). Aslında hoşlanmadığınız bir şey, belki de sizin için hayırlıdır; sevdiğiniz ve arzuladığınız bir şey de, olur ki sizin için şerli ve zararlıdır. (Her şeyin doğrusunu ve hayırlısını) Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey inananlar! Gerçi hoşunuza gitmese de, savaş size farz kılındı. Bazan hoşunuza gitmeyen birşey, hakkınızda iyi olabilir ve yine hoşlandığınız bir şey de sizin için kötü olabilir. Allah bilir, ama siz bilmezsiniz bu gerçekleri.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Hoşunuza gitmediği, sıkıntılı ve zor olduğu halde savaş, size farz kılındı, yazılı kanun haline getirildi. Bazı şeyler hakkınızda hayırlı olduğu halde hoşunuza gitmeyebilir. Bazı şeyler de hakkınızda hayırlı olmadığı, şer olduğu halde hoşunuza gidebilir. Bunları Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Ahmet Varol
swap_vert close
Savaş, hoşunuza gitmemekle birlikte üzerinize farz kılındı. Bir şeyden hoşlanmadığınız halde o sizin iyiliğinize olabilir. Bir şeyi de sevdiğiniz halde o sizin için kötü olabilir. Allah bilir, siz bilemezsiniz.
Ali Bulaç
swap_vert close
Savaş, hoşunuza gitmediği halde üzerinize yazıldı (farz kılındı). Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin için hayırlıdır ve olur ki, sevdiğiniz şey de sizin için bir şerdir. Allah bilir de siz bilmezsiniz.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ey müminler, hoşunuza gitmediği halde, din düşmanları ile savaşmak üzerinize farz kılındı. Olur ki, bir şey hoşunuza gitmezken, sizin için o hayırlı olur ve bir şeyi de sevdiğiniz halde o, hakkınızda şer olur. Allah bilir, siz bilemezsiniz.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Savaşmak hoşunuza gitmese de, o sizin için bir yazgıdır. Nice hoşunuza gitmeyen şeyler var ki; o sizin için daha hayırlıdır. Bazen de bir şey seversiniz, o sizin için şerdir. Allah’ın ilmi sonsuzdur. Sizinki ise sınırlıdır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Hoşunuza gitmese de savaş size farz kılındı; mümkündür ki bazen hoşunuza gitmeyen bir şey sizin için iyi, hoşunuza giden bir şey de hakkınızda kötü olabilir. Allah bilir, siz bilemezsiniz.
Besim Atalay
swap_vert close
Size güç gelirse de, üzerinize çarpışmak farzolunmuştur, hoş olmıyan bir şey hayırlı gelebilir, hoş olan bir şey de, hayırsız olabilir, Allah bilir, sizlerse bilemezsiniz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Savaş, hoşunuza gitmediği hâlde size farz kılındı. Olur ki bir şey sizin için hayırlı iken, siz onu hoş görmezsiniz. Yine olur ki bir şey sizin için kötü iken, siz onu seversiniz. Gerçeği (hayırlı ve doğru olanı) Allah bilir, siz bilemezsiniz.
Bkz. 9/122Bu mesajın muhatabı olan mü’min ki o asla paniğe kapılmaz, zorluklar karşısında yılmaz, yenilgiye uğradı diye karamsarlığa düşmez, direniş gösteremedi diye ümidini yitirmez. Yaşadığı zorlukların arkasında bir kolaylığın, sıkıntıların arkasında bir rahatlığın, zahmetin ve yorgunluğun akabinde bir dinçliğin olabileceğini düşünerek kendini her zaman güvende hisseder. İnsanın karşılaştığı ve “kötü” diye düşündüğü birçok şey, nihai sonuçları itibarıyla kötü değildir. Yine “hayır” zannettiği birçok şey de nihai sonuçları itibarıyla iyi değildir. Görünüşte kötülük olarak değerlendirdiğimiz nice şey, çoğu zaman ilahi kaynaklı bir olgu olan ruhsal kemâlâta erişmemize vesile olabilir. Ya da bizi derinliğini beşerî algı ile kavrayamadığımız bir olay sizi hayırlı bir neticeye götürebilir. Yine zahiri birçok iyilik, çoğu zaman insanı Allah’tan uzaklaştıran ve neticede onu hüsrana götüren bir araç olabilir. Veya kötülüğe zemin oluşturacak hayırsız bir çıkmaza sürükleyebilir. Bkz. 9/122 Bu âyeti daha iyi anlamak için Bakara Sûresi’nin 190–193 ve Hac Sûresi’nin 22/39 âyetleri ile irtibatını kurmak gerekir. Savaş, insanların hoşuna gitmese de barış adına ve toplumun hayrına birçok faydaları ihtiva eder. O bakımdan çoğu zaman savaş kaçınılmaz olur. Böyle durumlarda da savaşmak bir insanlık görevidir. Bu görevin mutlaka birileri tarafından yerine getirilmesi gerekir. Yalnız burada bir ayrıntıya daha dikkat çekmek gerekiyor. Savaş farz olmakla beraber insanların toptan savaşa iştirak etmesi de duruma göre gerekmeyebilir.  
Cemil Said
swap_vert close
Size harb emir olundı, siz hoşnûdsuzluk gösterdiniz. Size fâideli olan şeyden hoşnûd olmayub size muzır olan şeyi sevmeniz mümkündür. Allâh bilür, fakat siz bilmezsiniz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Savaş, hoşunuza gitmediği halde size farz kılındı. İhtimal ki hoşlanmadığınız şey sizin iyiliğinizedir ve ihtimal ki sevdiğiniz bir şey sizin kötülüğünüzedir. Siz bilmezsiniz, Allah bilir.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Savaş, hoşunuza gitmediği hâlde, size farz kılındı. Olur ki, bir şey sizin için hayırlı iken, siz onu hoş görmezsiniz. Yine olur ki, bir şey sizin için kötü iken, siz onu seversiniz. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Size zor geldiği halde savaş üzerinize farz kılındı. Hakkınızda hayırlı olduğu halde bir şeyden hoşlanmamış olabilirsiniz. Sizin için kötü olduğu halde bir şeyden hoşlanmış da olabilirsiniz. Yalnız Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Hoşunuza gitmediği halde savaş size farz kılındı. Sizin için daha hayırlı olduğu halde bir şeyi sevmemeniz mümkündür. Sizin için daha kötü olduğu halde bir şeyi sevmeniz de mümkündür. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
 Savaş insanların severek, zevk alarak yaptıkları bir şey değildir. Fıtratı ve ruh sağlığı bozulmamış kimseleri öldürmek, yakıp yıkmak, acılar vermekten zevk almaz, bunlardan hoşlanmaz. Ancak vücudu kurtarmak için kangren olmuş elin kesilmesi, içeride kalmış çocuğu kurtarmak için kapının kırılması nasıl zaruri ise savaş da toplumların hayatında böyle zaruret haline gelebilir. Din ve vicdan hürriyetini sağlamanın, zulmü ve fitneyi önlemenin, tecavüzlere son vermenin yolu savaştan geçebilir. İşte bu durumlarda savaşmak şüphesiz insanlık için daha hayırlı ve daha şerefli bir davranıştır. Cihad ise hiçbir zaman bir saldırı değildir. Çünkü önce İslâm’a davet yapılır, kabul eden müslümandır. İslâm’ı kabul etmeyenden tabi olması istenir. Bunu da kabul etmezse, ancak o zaman savaşılır. Savaştaki sırrı biz bilemeyiz ama onu Allah bilir. Bazı milletler cezaya müstahak olunca, Allah onları çeşitli belâlarla cezalandırır. İşte onlardan birisi de savaştır. Resûlullah Efendimiz, Abdullah b. Cahş kumandasında bir müfrezeyi, Kureyş kervanından haber getirmeleri için Mekke’ye göndermişti. Kureyş kervanını görünce, dayanamayarak hücum ettiler. Kervandan bir kişiyi öldürdüler, iki kişiyi de esir aldılar. Kervanı sürüp Peygamberimize getirdiler. O gün receb ayının ilk günüydü. Müşrikler: Muhammed, haram aylarında savaşıyor, diye yaygara kopardılar. Bunun üzerine 217. âyet indi.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Sevmediğiniz halde savaş size zorunlu kılındı. Sevmediğiniz bir şey sizin için iyi ve sevdiğiniz bir şey de sizin için kötü olabilir. Siz bilmeseniz de ALLAH bilir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Savaş size farz kılındı, gerçi o size hoş gelmez. Olabilir ki siz, bir şeyden hoşlanmazsınız; oysa ki o sizin için bir hayırdır. Yine olabilir ki, siz bir şeyi seversiniz, oysaki o sizin için bir kötülüktür. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
kıtal üzerinize yazıldı, gerçi o size hoş gelmez fakat olur ki siz bir şey'i hoşlanmazsınız halbuki hakkınızda o bir hayırdır ve olur ki bir şey'i severseniz halbuki hakkınızda o bir şerdir siz bilmezken Allah bilir
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Ey mü’minler) cihat etmek size yazıldı (farz kılındı). Hâlbuki o hoşunuza gitmez. Olur ki bazen hoşlanmadığınız bir şey, sizin için hayırlıdır ve olur ki (bazen) hoşlandığınız bir şey de sizin için şerdir. (Sizin için neyin hayır neyin de şer olduğunu ancak) Allah bilir, siz bil (e) mezsiniz.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Hoşunuza gitmese de savaş üzerinize yazıldı¹. Olur ki, hoşunuza gitmeyen bir şeyde sizin için hayır, yine olur ki hoşunuza giden bir şeyde de sizin için şer vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
1. Farz kılındı.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Ey mü'mînler, tab'an) sizin hoşunuza gitmediği halde uhdenize, kıtal (düşmanlarla savaş) yazıldı (farz edildi). Olur ki'bir şey hoşunuza gitmezken o, sizin için hayırlı olur, bir şey'i de sevdiğiniz halde o da hakkınızda şer olur. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Ey mü'minler!) O, hoşunuza gitmediği hâlde savaş size farz kılındı.(1) Fakat olur ki, bir şeyden hoşlanmazsınız ama, o sizin için hayırlıdır. Ve olur ki bir şeyi (de) seversiniz, hâlbuki o sizin için bir şerdir. Allah ise (sizin için hayır olanı) bilir de siz bilmezsiniz.
(1)Bir hadîs-i şerîfte Resûlullah (Aleyhissalâtü Vesselâm): “Kim gazâ etmeden veya kendini gazâya hazırlamaksızın vefât ederse, câhiliyet ölümü ile ölür” buyurmuştur. (İbn-i Kesîr, c. 1, 189)“Cihâda asker sevk etmekte, elbette bazı cüz’î ve maddî ve bedenî zarar ve şer olur. Fakat o cihadda hayr-ı kesîr (büyük hayır) var ki, İslâm küffârın istîlâsından kurtulur.” (Mektûbât, 12. Mektûb, 32)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Ey inananlar, tab’an) sizin hoşunuza gitmese bile (size saldıranlara karşı) savaşmak (meşru müdafaa hakkınızı kullanmak) üzerinize yazılmıştır. Oysa bazen hoşunuza gitmeyen bir şey hakkınızda hayırlı olabilir, buna karşılık hoşunuza giden bir şey de hakkınızda kötü olabilir. (Zira) Allah (her şeyin sonucunu) bilir, fakat siz bilmezsiniz. *
(*) Burada (القتال)’’el kital’’saldırganlara karşı yapılan savunma savaşıdır. Yani sadece saldırganalara karşı savaş meşru kılınmıştır. Bu nedenle müslümanlar savaşı, düşmanlığı değil, barışı ve bütün insanlarla iyi geçinmeyi istiyolardı, ama müslümanlar sürekli müşriklerin saldırılarına maruz kaldıkları için istemedikleri hâlde zorunlu hâle gelen müdafaa savaşı artık onlara bir hak olarak yazılıyor. Yani Kur’an’a göre gerekçe ne olursa olsun savunma savaşı dışında hiç bir zaman savaş meşru değildir. BAKARA-216.ayette’’ (Tab’an) Hoşunuza gitmezse bile (kendinizi savunmak amacıyla) savaş size yazıldı…’’şeklindeki hüküm zorunlu hale gelen müdafaa savaşına vurgudur. Bundan sonraki ayette de ‘’ولا يزا لون يقاتلونكم حتي يردوكم عن دينكم ان استطاعوا ‘’Ve onlar şayet (size) güçleri yeterse, dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşmaktan (size saldırıp öldürmekten) vazgeçmeyeceklerdir. deniliyor. a) Bu ayette göre hiç durmadan müslümanları dinden döndürmek için müşriklerin savaş için çalıştıklarına bir vurgu yapılmıştır. b) Yine bundan sonra indirilen Bakara-256. ayette ‘’لااكراه في الدين الخ ‘’ Dinde zorlama yoktur.’’ deniliyor. Bu ifadeyle de dine inandırmak için hiç bir surette baskıya veya şavasa asla başvurulamayacağının hükmü vurgulanmıştır.. İşte buradaki savaş, savunma amaçlı olduğuna dair aşağıdaki tefsir metinlerine bkz: كتب أي: فرض: عليكم القتال أي: قتال المتعرضين لقتالكم، كما قال: وقاتلوا في سبيل الله الذين يقاتلونكم ولا تعتدوا (تفسير القاسمي) ثم لا يخلو القتال المذكور في الآية من أن يرجع إلى معهود قد عرفه المخاطبون ، أو لم يرجع إلى معهود ؛ لأن الألف ، واللام تدخلان للجنس ، أو للمعهود ، فإن كان المراد قتالا قد عرفوه رجع الكلام [ ص: 401 ] إليه ، نحو قوله تعالى : وقاتلوا المشركين كافة كما يقاتلونكم كافة وقوله ولا تقاتلوهم عند المسجد الحرام حتى يقاتلوكم فيه فإن قاتلوكم فاقتلوهم فإن كان كذلك ، فإنما هو أمر بقتال على وصف ، وهو أن نقاتل المشركين إذا قاتلونا ، فيكون حينئذ كلاما مبنيا على معهود قد علم حكمه مكرر ذكره تأكيدا ، وإن لم يكن راجعا إلى معهود فهو لا محالة مجمل مفتقر إلى البيان ، وذلك أنه معلوم عند وروده أنه لم يأمرنا بقتال الناس كلهم فلا يصح اعتقاد العموم فيه ، وما لا يصح اعتقاد العموم فيه فهو مجمل مفتقر إلى البيان (حكام القرآن للجصاص)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Hoşunuza gitmese de savaş size farz kılındı. Belki, hoşunuza gitmeyen şeylerde sizin için hayır olabilir. Ama bir şeyi seversiniz de, o şey belki de sizin için şerli olabilir. Allah bilir, siz bilemezsiniz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Savaş boynunuza borç oldu. Yine de onu sevmezsiniz. Olabilir ki sevmediğiniz bir iş sizin için yeydir. Yine olabilir ki sevdiğiniz bir iş de sizin için kötüdür. İşte Allah bilir, siz bilmezsiniz.»
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kıtal size zor geldiği, hoşlanmadığınız halde üzerinize farz kılındı. Zor gördüğünüz hoşlanmadığınız şey bazan sizin için iyi olur, sevdiğiniz şey de bazan sizin için kötü olur. Allah işinizi bilir, siz bilmezsiniz.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Hoşunuza gitmese de savaş [kıtâl] sizin üzerinize yazıldı/farz kılındı. Ola ki hoşlanmadığınız bir şey sizin için hayırlıdır. Ola ki hoşlandığınız bir şey sizin için şerdir/ kötüdür. Siz bilmezsiniz, Allah bilir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Hoşunuza gitmediği halde, savaş üzerinize farz kılınmıştır. Bir şey hoşunuza gitmediği halde sizin için hayırlı olabilir. Bir şey de hoşunuza gittiği halde sizin için kötü olabilir. Allah bilir ve siz bilmezsiniz.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Her ne kadar hoşunuza gitmese de, haksızlıklara karşı Allah yolunda savaşmak size farz kılınmıştır. Gerçi savaşın sıkıntı ve acılarına katlanmak zordur fakat zulmü engellemenin başka çıkar yolu kalmamışsa, daha büyük acıları önlemek için gerekirse savaşılmalıdır. Demek ki, sizin hoşlanmadığınız bir şey aslında sizin için hayırlı olabilir, hoşunuza giden bir şey de sizin için kötü sonuçlar doğurabilir. Neyin faydalı, neyin zararlı olduğunu en iyi Allah bilir, siz bilemezsiniz. Öyleyse, bilgi ve tecrübesi sınırlı olan insanoğlu, her şeyi bilen Allah’ın rehberliğine muhtaçtır. Özellikle de neyin haram, neyin helâl olduğu konusunda: Hz. Peygamberin keşif amacıyla gönderdiği Abdullah bin Cahş komutasında sekiz kişilik bir gözcü grubu, müşriklere ait küçük bir ticâret kervanıyla karşılaşmıştı. Savaşmanın haram sayıldığı (2. Bakara: 194) Recep ayına henüz girmediklerini sanan Müslümanlar, geçmişte uğradıkları işkencelerin ve haksız yere yurtlarından sürülmenin intikamını alma hırsıyla kervana saldırarak müşriklerden birini öldürdüler, ikisini de esir alıp ganîmetlerle Medîne’ye döndüler. Müşriklerin, Peygamberimizin asla onaylamadığı bu olayı fırsat bilerek Müslümanlar aleyhinde yoğun bir propagandaya girişmesi üzerine, şu ayet indirildi:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Savaş, sizin için sevimsiz olduğu halde size yazıldı. Olur ki bir şeyi sevimsiz görürsünüz; hâlbuki o sizin için hayırlıdır. Olur ki bir şeyi seversiniz; hâlbuki o sizin için şerrdir. Allah bilir; siz bilmezsiniz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Hoşunuza gitmese de savaş sizin için kaçınılmaz görevdir. Evet, bazen hoşlanmadığınız bir şey, sizin için daha hayırlı olabilir; aksine hoşlandığınız bir şey de sizin için daha kötü olabilir. Allah bilir, siz bilemezsiniz...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Savaş hoşunuza gitmediği halde size farz kılındı. Olur ki bir şey sizin için hayırlı iken siz onu hoş görmezsiniz. Yine olur ki bir şey sizin için kötü iken siz onu seversiniz. Neyin iyi neyin kötü olduğunu yalnız Rabbiniz bilir, siz bilmezsiniz. Onun için iyiliğinize veya kötülüğünüze olanlar konusunda ön yargılı olmayın! Allah’a güvenin! Allah yaratan olarak sizin için en iyisini bildirir. Sizi kötülüklerden korur.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Sizin için hoş olmasa da (size saldıran kâfirlere karşı) savaş size farz kılındı. Sizin için daha hayırlı olduğu hâlde bir şeyi sevmemeniz mümkündür. Sizin için daha kötü olduğu hâlde bir şeyi sevmeniz de mümkündür. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Mehmet Türk
swap_vert close
Hoşunuza giden bir iş olmasa da savaş, size farz kılındı.¹ Hoşunuza gitmeyen bir şey, hakkınızda daha hayırlı olabildiği gibi, hoşunuza giden bir şey de hakkınızda daha kötü olabilir.² Çünkü Allah (her şeyi) bilir, siz (hiçbir şey) bilmezsiniz.³
1 Âyetin bu bölümü, “zorunuza giden bir iş olsa da savaş, size farz kılındı” şeklinde tercüme edilebilir.2 Yukarıdaki tercüme (خَيْرٌ ve شَرٌّ) kelimelerine ism-i tafdil anlamı verilerek yapılmıştır. Âyetin bu bölümü, “Bir şey hakkınızda daha hayırlı olduğu halde hoşunuza gitmeyebildiği gibi, başka bir şey de hakkınızda daha kötü olduğu halde hoşunuza gidebilir.” diye de tercüme edilebilir. 3 Hoşlanıp-hoşlanmamak, göreceli (izafi) bir his olduğu için sadece bu hisle hayır ve şer, fayda ve zarar belirlenemez. Zîrâ o zaman kişiler adedince, iyi ve kötü olması gerekir. Soyut olarak iyi ve kötü olmayıp, bir referansa göre iyi veya kötü olabilir. Tıpkı şarabın Hristiyanlıkta kutsal, İslamiyette büyük günah olduğu gibi. İslâm’a göre iyi ve kötü, ancak Allah ve Peygamberler tarafından ilahi vahiyle belirlenir. Şahsi iyi ve kötülerin İslâm nazarında bir değeri, yoktur.  
Muhammed Esed
swap_vert close
HOŞUNUZA gitmese de savaşmak size farz kılındı; mümkündür ki nefret ettiğiniz bir şey sizin için iyi olabilir ve yine mümkündür ki hoşlandığınız bir şey de sizin için kötü olabilir: Allah bilir, ama siz bilmezsiniz. ²⁰¹
201 Bu ifade savaşla ilgili olduğundan bu ayetin 2:190-193 ve 22:39. ayetler ile bağlantılı olarak okunması gerekir: Ama bu, aynı zamanda birçok duruma uygulanabilen genel bir hakikati de ifade etmektedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Sizin hoşunuza gitmese de savaş size farz kılındı. Olabilir ki sizin hoşlanmadığınız bir şey, sizin için hayırdır ve ihtimal ki sizin hoşlandığınız bir şey sizin için kötüdür. Siz bilmezsiniz ama Allah bilir. 2/246, 9/41
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
SİZİN için sevimsiz bir şey olduğu halde, savaş size farz kılındı. Hem sizin hoşlanmadığınız bir şey sizin için hayırlı, sizin hoşlandığınız bir şey de sizin için şerli olabilir: Allah (hakkınızda hayırlı olanı) bilir, ama siz bilemeyebilirsiniz.[⁴¹¹]
[411] Zımnen: Doğruyu belirleyen sizin beğeniniz değildir; aksine siz beğeninizi doğruya göre belirleyin. Kehf’teki Musa-alim kul kıssası, bu âyetteki hakikatin bir “kul” üzerinden tefsiridir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey iman edenler) Hoşunuza gitmese de, savaş size farz kılındı. (Savaşta hayır vardır, selamete ermeniz ancak onun sayesinde mümkün olacaktır) Bazı şeyler vardır ki, sizin için hayırlı olduğu halde onu sevmeyebilirsiniz. (işte cihad da böyledir) Bazı şeyler de vardır sizin için zararlıdır buna rağmen ondan çok hoşlanabilirsiniz, (her işin sonucunu) Allah bilir, siz ise bilmezsiniz, (öyle ise Rabbinizin emir ve yasaklarım yerine getiriniz, biliniz ki hepsi de sizin hayrınızadır)
Osman Fırat
swap_vert close
Hoşunuza gitmese de size savaş yazıldı (farz kılındı). Bazen hoşlanmadığınız bir şey, hakkınızda iyi olabilir ve hoşlandığınız bir şey de hakkınızda şer olabilir. Allâh bilir, siz bilmezsiniz.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Cihad, hoşunuza gitmediği halde üzerinize farz kılındı. Bazan bir şeyi kerih görürsünüz. Halbuki o şey sizin için bir hayırdır. Ve bazan da bir şeyi seversiniz, halbuki o şey sizin için bir şerdir. Ve Allah Teâlâ bilir, sizler ise bilmezsiniz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Hoşlanmasanız da savaş size farz kılındı. Olur ki hoşlanmadığınız bir şey sizin için hayırlı olur. Olur ki sevip arzu ettiğiniz bir şey sizin için şerli olur. Gerçeği Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Hoşunuza gitmese de size savaş yazıldı (farz kılındı). Bazen hoşlanmadığınız bir şey, hakkınızda iyi olabilir ve hoşlandığınız bir şey de hakkınızda kötü olabilir. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Sizin üzerinize kıtâl (harb ve cihâd) farz kılındı. Halbuki o size kerîhdir (tehlikesi, güçlüği, meşâkkatleri sebebiyle harb ve cihâddan hoşlanmazsınız) Sizin hoşlanmadığınız ba'zı şeyler vardır ki sizin içün hayırlıdır, hoşlandığınız ve sevdiğiniz ba'zı şeyler de vardır ki o sizin içün şerdir. Hakîkat hâli Allâh bilir ve siz bilmezsiniz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Savaş, hoşunuza gitmediği halde size, görev olarak yazıldı. Hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin iyiliğinize olabilir. Hoşunuza giden bir şey de sizin için kötü olabilir. Bunları bilen Allah’tır, siz bilmezsiniz.
Şaban Piriş
swap_vert close
Sizin için hoş olmasa da savaş size farz kılındı. Olabilir ki sizin hoşlanmadığınız bir şey, sizin için iyidir ve ihtimal ki sizin hoşlandığınız bir şey sizin için kötüdür. Siz bilmezsiniz Allah bilir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Hoşlanmasanız da, savaş size farz kılındı. Belki de sizin hoşlanmadığınız şey, hakkınızda hayırlı olur; hoşlandığınız şey ise sizin için bir şer olur. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Hoşunuza gitmemekle birlikte, savaş üzerinize yazılmıştır. Bir şey sizin için hayırlı olduğu halde siz ondan tiksinebilirsiniz. Ve bir şey sizin için şer olduğu halde siz onu sevebilirsiniz. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
farįża olındı üzerüñüze çalışmaķ, ol düşħār-iken size. daħı ola kim düşħār göresiz bir neseneyi, ol yigrek-iken size; daħı ola kim sevesiz bir neseneyi, ol yavuz-iken size. daħı Tañrı bilür; daħı siz bilmezsiz.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Yazıldı üstüñüze ṣavaş eylemek kāfirler bile, daḫı ol güç gelür size illā kim bir nesne sevmeyesiz ya‘nī ġazālıḳ, ol size ḫayrlu ola. Daḫı ola kim bir nesnesevesiz, ol size şerlü ola. Tañrı Ta‘ālā bilür size ḫayrlu olġanı, şerlü olġanı,siz bilmezsiz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Allahın düşmənlərinə qarşı) döyüş (cihad) xoşunuza gəlmədiyi halda, sizə vacib edildi.Bə’zən xoşlamadığınız bir şey sizin üçün xeyirli, bə’zən də xoşladığınız bir şey sizin üçün zərərli ola bilər.(Onu) Allah bilir, siz bilməzsiniz.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Warfare is ordained for you, though it is hateful unto you; but it may happen that ye hate a thing which is good for you, and it may happen that ye love a thing which is bad for you. Allah knoweth, ye know not.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Fighting is prescribed for you, and ye dislike it(236). But it is possible that ye dislike a thing which is good for you, and that ye love a thing which is bad for you. But Allah knoweth, and ye know not.
236 To fight in the cause of Truth is one of the highest forms of charity. What can you offer that is more precious than your own life? But here again the limitations come in. If you are a mere brawler, or a selfish aggressive person, or a vainglorious bully, you deserve the highest censure. Allah knows the value of things better than you do. (Cf. 2:243-244). (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
كُتِبَ
yazıldı
عَلَيْكُمُ
size
الْقِتَالُ
savaş
وَهُوَ
ve o
كُرْهٌ
hoş değildir
لَكُمْۚ
size
وَعَسٰٓى
ve olur ki
اَنْ تَكْرَهُوا
hoşlanmamanız
شَيْـٔاً
bir şeyden
وَهُوَ
ve o
خَيْرٌ
hayır- lıdır
لَكُمْۚ
sizin için
وَعَسٰٓى
ve olur ki
اَنْ تُحِبُّوا
sevmeniz
شَيْـٔاً
bir şeyi
وَهُوَ
ve o
شَرٌّ
bir şerdir
لَكُمْۜ
sizin için
وَاللّٰهُ
ve Allah
يَعْلَمُ
bilir
وَاَنْتُمْ
siz ise
لَا تَعْلَمُونَ۟
bilmezsiniz
(Ey mü'minler!) Hoşunuza gitmediği hâlde savaş size (farz olarak) yazıldı. Bazen hoşunuza gitmeyen bir şey sizin için hayırlı olabilir ve sevdiğiniz bir şey de sizin için şer olabilir. Allah bilir, siz ise bilmezsiniz.
كَتَبَ
Fiil-I
ك ت ب
Yazdı
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
قِتَال
İsim
ق ت ل
Savaş
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
كُرْه
İsim
ك ر ه
Hoş değil, zahmet olan
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
عَسَى
Fiil-I
ع س ي
Olur ki, umulur ki, ihtimal, belki
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
كَرِهَ
Fiil-I
ك ر ه
Hoşlanmadı, kerih gördü, tiksindi
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
خَيْر
İsim
خ ي ر
Hayr (Allah'ın esması, ismidir. Hayr olan demektir), hayırlı
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
عَسَى
Fiil-I
ع س ي
Olur ki, umulur ki, ihtimal, belki
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
اَحَبَّ
Fiil-IV
ح ب ب
Sevdi, hoşlandı
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
شَرّ
İsim
ش ر ر
Şer, şerli, en kötü
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi
اَنْتُمْ
Zamir
اَنْتُمْ
Siz
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi