close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 215. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Yes-elûneke mâżâ yunfikûn(e)(s) kul mâ enfektum min ḣayrin felilvâlideyni vel-akrabîne velyetâmâ velmesâkîni vebni-ssebîl(i)(k) vemâ tef’alû min ḣayrin fe-inna(A)llâhe bihi ‘alîm(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ne gibi nafaka vereceklerini, mallarını nereye sarfedeceklerini soruyorlar sana. De ki: Hayra ait sarf edeceğiniz şey, anaya, babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalanlaradır. Hayra dair ne yaparsanız şüphe yok ki Allah onu bilir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Sana neyi (ve kime) infak edeceklerini sorarlar. De ki: "Hayır olarak infak edeceğiniz şey; anne-babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlaradır. Hayır olarak her ne yaparsanız, Allah onu şüphesiz bilir." (İslam’daki infak sigortası; ana, baba ve yakın akrabaların bakımı için, devletin bilgisi ve özendirmesi dahilindeki bir geçim ve bakım garantisi gibidir.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Başkaları için ne harcayacaklarını sana soruyorlar. De ki: “İyilik ve hayır umarak yapacağınız harcama, öncelikle ana babanız, yakın akrabanız, yetimler, yoksullar ve yolda kalanlar içindir. Siz her ne iyilik yaparsanız, mutlaka Allah onu çok iyi bilir.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Sana Allah yolunda İslâm uğrunda karşılık beklemeden, gönüllü, nereye, ne kadar harcayacaklarını soruyorlar: “Karşılık beklemeden, gönüllü yapacağınız hayırlar, anaya-babaya, akrabalara, yetimlere, dullara, kimsesizlere, çevresi, çaresi olmayan yoksullara, yolda kalan muhtaç yolcularadır. Yapacağınız her türlü iyiliğin, ihsanın izzetin, ikramın hepsini Allah biliyor, mükâfatsız bırakmayacak." de.
Ahmet Varol
swap_vert close
Sana ne sarfedeceklerini soruyorlar. De ki: "Hayır yolunda sarfedeceğiniz şey anne-babaya, yakınlara, yetimlere, düşkünlere ve yolda kalmışadır. Hayır adına her ne işlerseniz şüphesiz Allah onu bilir."
215.İbnu Münzir`in Ebu Hayyan`dan rivayet ettiğine göre Amr bin Cemuh (r.a.), Resulullah (a.s.)`a: "Mallarımızdan neyi infak edeceğiz ve nerelere vereceğiz?" diye sordu. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Sana neyi infak edeceklerini sorarlar. De ki: 'Hayır olarak infak edeceğiniz şey, anne-babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışadır. Hayır olarak her ne yaparsanız, Allah onu şüphesiz bilir.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ey Rasûlüm, onlar neyi nafaka olarak vereceklerini sana soruyorlar. De ki: “- Maldan vereceğiniz şey, ana-babanın, akrabanın, yetimlerin, yoksulların, yolcunundur. Hayır olarak daha her ne yaparsanız. Cenâb-ı Allah onu bilir ve mükâfatını verir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlar sana neyi (kime nafaka) vereceklerini soruyorlar. De ki: “İnfak ettiğiniz mal, öncelikle ana babanın, akrabaların, yetimlerin, miskinlerin ve yolcularındır. Yaptığınız her iyiliği, hiç şüphesiz Allah çok iyi bilir.
[Buradaki infak, zekâttan ayrı olan ödemeler ve nafile sadakalardır. Zekât ana babaya verilmez. İnsan onlara bakmak zorundadır. Yetim, miskin ve yolcular ise, zekât bulunmadığı zaman, onlara sadaka ve hayır yapılır. Tefsirü Ayat-il Ahkâm, 1.114]  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Sana, kimlere infak edeceklerini soruyorlar. De ki: “İyilik umarak yapacağınız harcama, anne babanıza, yakın akrabanıza, yetime, muhtaca ve yolcuya/bitirilemeyen hayır işlerine aittir; her ne iyilik yaparsanız mutlaka Allah onu bilir.”
Besim Atalay
swap_vert close
Ne gibi bir nesne harcanmak için, senden soruyorlar, diyesin ki: «Anaya, ataya, hısımlara, öksüzlere, yoksullara, yolculara maldan ne hayır işlerseniz onu Allah bilicidir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Sana neyi (ve kime) infak edeceklerini soruyorlar. De ki: “İnfak edeceğiniz mal anne-babaya, akrabalara, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmış gariplere verilmelidir. Muhakkak ki Allah, yapılan o iyiliği hakkıyla bilendir.”
Bkz. 2/219  
Cemil Said
swap_vert close
Kimi infâk itmeli diyu senden soracaklardır. Ânlara di ki: "Akrabaya, yetîmlere, fakîrlere ve seyyâhlara yardım itmelidir, yapacağınız hayrı Allâh bilür."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Sana, ne sarfedeceklerini sorarlar, de ki: "Sarfedeceğiniz mal, ana baba, yakınlar, yetimler, düşkünler, yolcular içindir. Yaptığınız her iyiliği Allah şüphesiz bilir".
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: “Hayır olarak ne harcarsanız o, ana-baba, akraba, yetimler, fakirler ve yolda kalmışlar içindir. Hayır olarak ne yaparsanız, gerçekten Allah onu hakkıyla bilir.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Sana ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: “Harcayacağınız mal, ana-baba, yakınlar, öksüzler, yoksullar ve yolcular için olmalıdır. Hayır olarak ne yaparsanız muhakkak ki Allah onu bilir.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Sana (Allah yolunda) ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: Maldan harcadığınız şey, ebeveyn, yakınlar, yetimler, fakirler ve yolcular için olmalıdır. Şüphesiz Allah yapacağınız her hayrı bilir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Nasıl yardım edeceklerini soruyorlar sana. De ki, "Para ve mal yardımlarınızı ana-babaya, yakınlara, öksüzlere, yoksullara ve yolda kalmışlara yapmalısınız." İşlediğiniz her iyiliği ALLAH bilir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ey Muhammed! Sana nereye infak edeceklerini soruyorlar. De ki: Hayır olarak verdiğiniz nafaka, ana baba, yakınlar, öksüzler, yoksullar ve yolda kalmışlar içindir. Hayır olarak daha ne yaparsanız herhalde Allah onu bilir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Sana soruyorlar: neye infak edecekler? deki: verdiğiniz nefaka ana baba, en yakınlar, öksüzler, biçareler, yolda kalmışlar içindir, hayrolarak daha her ne yaparsanız hek halde Allah onu bilir
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Habibim!) Sana (hak yolunda, kime) ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: “(Mallarınızdan hak yolunda) vereceğiniz şey (ler), anne-baba, yakın (akraba) lar, yetimler, fakirler ve (mağdur durumda olan) yolcular için olmalıdır. Hayra dair ne yaparsanız şüphesiz ki Allah o hayrı hakkıyla bilir.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sana neyi infak¹ edeceklerini soruyorlar. De ki: “Hayır² adına ne harcayabilirseniz; o, anne ve babaya, akrabalara, yetimlere, yoksullara ve yol oğlunadır.³ Hayır adına her ne yaparsanız kuşkusuz Allah, Her Şeyi Bilir.”
1-Yardım. 2- Sahip olduğunuz varlıktan, maldan ve mülkten. 3- “İbnu's-sebili,” “yol oğlu” demektir. Bu bir deyimdir. Bu deyime, “yolda kalanlar” olarak anlam verilmesi doğru değildir. Zira sebil, üzerinde yürünen/gidilen “yol” demek değildir. Sebil, “iki şey, iki yol arasından birini seçmek anlamında “tercih edilen yol” demektir. Yani, Hakk veya Batıl yoldan “birinin tercih edilmesi” anlamına gelmektedir. Bu nedenle doğru anlam, “yolda kalanlar” değil, bütün zamanını “Allah yolunda” çalışmaya ayırmış ve bundan dolayı yardıma muhtaç olmuş olanlar anlamıdır. Diğer bir anlam da yaptığı şey imkânsızlık nedeni ile yarım kalan kimselerdir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlar, hangi şey'i nafaka olarak vereceklerini sana sorarlar. De ki: «Maldan vereceğiniz şey (evleviyyetle) ananın, babanın, akrabanın, yetimlerin, yoksulların, yol oğlunun (müsâfirin hakkı) dır. Her ne hayır işlerseniz şübhesiz Allah onu çok iyi bilen (mükâfatını veren) dir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Ey Resûlüm!) Sana (Allah yolunda) neyi (kime) sarf edeceklerini soruyorlar. De ki: “Hayır (ve hasenât)dan ne sarf ederseniz, artık (onlar); ana baba, en yakınlar, yetimler, yoksullar ve yolda kalmış(lar) için olmalıdır.” Hayır (ve hasenât)dan ne yaparsanız, artık muhakkak ki Allah, onu hakkıyla bilendir.(2)
(2)“Ey insan! Yaptığın hizmet, ettiğin ubûdiyet (kulluk) boşu boşuna gitmez. Bir dâr-ı mükâfât, bir mahall-i saâdet (saâdet yeri) senin için ihzâr edilmiştir (hazırlanmıştır). Senin şu fânî dünyâna bedel, bâkī bir Cennet seni bekler. İbâdet ettiğin ve tanıdığın Hâlık-ı zü’l-Celâl’in va‘dine îmân ve i‘timâd et. Ona va‘dinde hulf etmek muhâldir (sözünde durmamak imkânsızdır). Kudretinde hiçbir cihetle noksâniyet yoktur. İşlerine, acz müdâhale edemez. Senin küçük bahçeni halk ettiği (yarattığı) gibi, Cenneti dahi senin için halk edebilir ve halk etmiş ve sana va‘d etmiş ve va‘d ettiği için, elbette seni onun içine alacak!” (Asâ-yı Mûsâ, 10. Hüccet-i Îmâniye, 189)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Resulüm!) Sana neyi harcayacaklarını soruyorlar. De ki: “İnfak ettiğiniz mal, öncelikle ana babanın, akrabaların, yetimlerin, miskinlerin ve yolcularındır. Hayırdan ne yaparsanız, Allah onu şüphesiz bilir.” *
(*) Sûre içinde yeni bir hukukî konu açan bu âyet, farz olan zekâtın yanında, gönülden yapılacak harcamaların kimlere sarfedileceğini belirtmektedir. Buradaki infak, zekâttan ayrı olan ödemeler ve nafile sadakalardır. Zekât ana babaya verilmez. İnsan onlara bakmak zorundadır. Yetim, miskin ve yolcular ise, zekât bulunmadığı zaman, onlara sadaka ve hayır yapılır. (Tefsirü Ayat-il Ahkâm, 1/114)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sana neyi infak edeceklerini soruyorlar. Deki “Mallardan yapacağınız her türlü harcama, (öncelikli olarak) ana babaya, akrabalara, yetimlere, fakir insanlara ve yolda kalmışlara.” yapılır. Mallardan ne harcarsanız, elbete ki Allah hepsini bilir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlar size kimleri geçindireceklerini sorarlar. Onlara de ki: « İyilik olarak geçindirecekleriniz, ana, baba, yakınlar, öksüzler, düşkünler, yolda kalanlardır. Her ne iyilik işlersiniz gerçekten Allah onu bilicidir.»
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ne harcedelim? Diye sana soruyorlar. Onlara de ki ne mal harcederseniz onu anaya, babaya, hısımlara, yetimlere, yoksullara, ve yolculara verin. [¹²]. Her ne hayır işlerseniz [¹³] Allah onu hakkıyla bilir.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) Sana ne harcayacaklarını [yunfikûn] soruyorlar? De ki: “Hayır olarak vereceğiniz/harcıyacağınız; öncelikle ana-baba, yakınlar, yetimler, yoksullar ve yolda kalmışlar [ibnu’s-sebîl] içindir. Her ne hayır işlerseniz işleyin muhakkak ki Allah onu bilir.”
Kadri Çelik
swap_vert close
Sana, ne infak edeceklerini sorarlar. De ki: “İnfak edeceğiniz mal; ana baba, yakınlar, yetimler, düşkünler, zorda kalan yolcular içindir. Yapacağınız her iyiliği Allah şüphesiz bilir.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey Muhammed! Sana, Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. Oysa asıl, kimlere harcamak gerektiğini sormalıydılar. Onlara de ki: “Harcayacağınız mallar, ana baba başta olmak üzere akrabalar, yetimler, yoksullar ve yolda kalmışlar içindir. Öyleyse az çok demeyin iyilik edin, çünkü her ne iyilik yaparsanız, Allah onu mutlaka bilir ve karşılığını mutlaka verecektir.”Ve en büyük iyilik şudur:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Sana neyi / nereye harcayacaklarını soruyorlar. De ki: “Hayır (mal) türünden harcadıklarınız, Ana-Baba, En Yakın (Akraba)lar, Yetimler, Düşkün Yoksullar ve Yolcular içindir”. Mal türünden ne yaparsanız, onu Allah bilmektedir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sana nasıl bir harcama yapmaları gerektiğini soruyorlar. De ki: " Hayır harcamalarınız, en başta anne babalar, sonra akrabalar, sonra yetimler, yoksullar, ve yol mağdurları şeklinde olmalıdır ". Hayır olarak ne yaparsanız yapın Allah onu kesinlikle bilir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: "Hayır olarak ne harcarsanız onu harcayın! Harcadıklarınızda ananın, babanın, akrabaların, yetimlerin, fakirlerin ve yolda kalmışların hakkı vardır. İyilik olarak ne yaparsanız, Allah yaptığınızı hakkıyla bilir."
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Sana nereye (kime) infak edeceklerini soruyorlar. De ki: “infak edeceğiniz her bir şey, ana baba, yakınlar, yetimler, yoksullar ve yolcular için olmalıdır. Her ne iyilik yaparsanız şüphesiz ki Allah onu bilendir.”
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Sana (mallarını) Allah yolunda nereye harcayacaklarını soruyorlar.¹ Sen onlara: “Hayır olarak vereceğiniz mal anaya, babaya, yakın akrabalara, yetimlere, yoksullara ve yolda kalanlara aittir. Allah hayır olarak yaptıklarınızın tamamını, mutlaka bilir.” de.
1 Bu âyet Uhud muharebesinde şehit olan çok ihtiyar ve çok malı bulunan bir zat olan Amr b. Camuh’un, Rasulullah (s.a.v)’e: “mallarımızı nelere sarf edeceğiz ve nereye vereceğiz” diye sorması üzerine nâzil oldu.  
Muhammed Esed
swap_vert close
BAŞKALARI için ne harcayacaklarını sana soruyorlar. De ki: “İyilik/hayır umarak yapacağınız harcama, [önce] ebeveyninize, yakın akrabanıza, yetime, muhtaca ve yolcuya aittir; her ne iyilik yaparsanız mutlaka Allah onu çok iyi bilir.”
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Sana infak olarak ne vereceklerini soruyorlar. De ki: “İyilik yaparak harcadığınız şey; anaya, babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlaradır. Hayır, olarak ne yaparsanız, Allah şüphesiz onu bilir.” 2/219, 4/36
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Sana, (kime) neyi infak edeceklerini soruyorlar.[⁴⁰⁹] Cevap ver: “Hayır olarak yapacağınız harcama öncelikle ebeveyninize, akrabanıza, yetimlere,[⁴¹⁰] yoksullara, yoldakileredir. Her ne iyilik yaparsanız yapın, Allah onu mutlaka bilir.
[409] Krş: 219’un sonu; infak için bkz: 274, not 511. [410] Dış bağlam ışığında, buradaki yetimlerden kasıt savaşın yetimleridir. Bu bağlamda yetim, velisini Allah’a kurban verdiği için velisi Allah olmuş kimselerdir. Bu yüzden mücahitlerin yetimleri, İslâm’ın çocuklarıdır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) Sana (Allah yolunda) nasıl harcama yapacaklarını soruyorlar, de ki: Hayırdan (helal maldan) yapacağınız yardım; ana-baba, en yakın akraba, muhtaç yetimler, fakirler ve yolda kalmışlar için olmalıdır. Her ne hayır yaparsanız Allah elbette onu bilir (ve sizi mükafatlandırır)
Osman Fırat
swap_vert close
Sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: "Hayır olarak ne harcarsanız o, anababa, akraba, yetimler, miskinler ve yolda kalmışlar içindir. Hayır olarak ne yaparsanız, gerçekten Allah onu hakkıyla bilir. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Ne infak edelim?» diye senden soruyorlar. De ki: «Maldan ne infak ederseniz anababa ile en yakınlar, yetimler, yoksullar, yolcular içindir. Ve hayırdan her ne yaparsanız şüphe yok ki, Allah Teâlâ onu hakkıyla bilir.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Sana Allah yolunda kimlere ve ne harcayacaklarını sorarlar. De ki: İnfak edeceğiniz mal anne baba, akrabalar, yetimler, yoksullar ve yolda kalmış gariplere verilmelidir. Hayır olarak daha ne yaparsanız Allah muhakkak onu bilir.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Sana (Allah yolunda) ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: "Verdiğiniz hayır (mal), ana-baba, yakınlar, öksüzler, yoksullar ve yolda kalmış(lar) içindir. Yaptığınız her hayrı muhakkak Allah bilir.
Sûre içinde yeni bir hukukî konu açan bu âyet, farz olan zekâtın yanında, gönülden yapılacak harcamaların kimlere sarfedileceğini belirtmektedir. Bütün mezheb imamları, yoksul ana-babayı beslemenin, evlâd üzerine farz olduğunu belirtmişler ve bu husustaki harcamayı zekât saymamışlardır. Bundan dolayı zekât, böyle gönülden yapılacak iyiliklerden ayrıdır. Kur'ân, her vesiyle ile müslümanları iyiliğe teşvik etmekte ve yapılacak iyiliğin, herşeyden önce ana-babaya, akrabâya, yetîmlere, rızkını kazanmaktan âciz yoksullara, yolda kalmışlara yapılmasını öğütlemektedir (Tefsîru Âyâti'l Ahkâm 1/114).  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Yâ Muhammed) senden ne gibi şeyler infâk ideceklerini sorarlar. Di ki: Maldan her ne infâk ider iseniz baba ve anaya, akrabâya, yetîmlere, fakîrlere, yolcılara infâk idiniz. Her ne hayır işlerseniz Allâh Te'âlâ onı bilir. [¹]
[1] Sonradan Uhud gazâsında şehîd olan 'Ömer bin el-Cumûh pek zengin bir ihtiyâr idi. Bir gün Rasûl 'aleyhisselâmın yanına gelerek Yâ Rasûlallah ne gibi şeyler infâk idelim ve kimlere virelim diye sordı. Âyet-i kerîme bunun üzerine nâzil oldı. "İbni 'Abbâs" İnfakda tertîb ber vech-i âtîdir: Baba ve anaya. Yok iseler veyâ muhtâc değillerse akrabâlık derecesine göre hısımlara, onlardan sonra eytâma, sonra dilenci olmayan fukarâya, sonra gurbetde bulunan yolcılara, sonra dilencilere. Muhtâc babası ve anası var iken akrabâsına, fakîr akrabâsı var iken sâirlerine virilen mal infâk ve sadakadan sayılmaz ve beklenilen ecir de hâsıl olmaz.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
(Kime) neyi harcayacaklarını soruyorlar. De ki: “Yapacağınız harcama; ana-baba, en yakınlarınız, yetimler, çaresizler ve yolda kalmışlar için olsun.”[*] Hayır için yaptığınız her şeyi bilen Allah’tır.
[*] Neyi harcayacaklarının cevabı (Bakara 2/219) âyettedir. Burada ise Allah nerelere harcayacaklarını açıklıyor.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Sana sadaka olarak ne vereceklerini soruyorlar, de ki:-Hayırdan infak edeceğiniz şey; anaya, babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlaradır. Hayır olarak yaptığınız şeyleri, Allah şüphesiz en iyi bilendir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: Hayır olarak harcayacağınız şey, anne ve baba, akraba, yetimler, yoksullar ve yolcular(105) içindir. Siz hayır olarak ne yaparsanız, şüphesiz Allah onu bilir.
(105) 177. âyetle ilgili açıklamaya bakınız.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Sana, neyi infak edip vereceklerini soruyorlar. De ki: "İnfak ettiğiniz mal ve nimet; ana-baba, yakınlar, yetimler, yoksul ve çaresizlerle yolda kalan için olmalıdır. Hayır olarak yaptığınızı Allah en iyi biçimde bilmektedir."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
śorarlar saña kim, ne nesene nafaķa eylerler. eyit: “her ne kim nafaķa eyleyesiz ħayırdan, ataya añaya ya'nį virüñ; daħı yaķın ħısımlara, daħı yetįmlere, daħı miskinlere, daħı yol erine. daħı her ne kim işleyesiz ħayrdan, bayıķ Tañrı anı bilicidür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Yā Muḥammed ṣorarlar saña ki ne nesne nafaḳa iderler. Eyit yāMuḥammed: Her ne ki nafaḳa eyleseñüz ḫayrdan ataya, anaya nafaḳa eyleñüz,daḫı ḳarāyiblere, daḫı yetimlere, daḫı miskinlere, daḫı misāfirlere, daḫı herne kim işlegen ḫayrdan Tañrı Ta‘ālā anı bilür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum!) Səndən (Allah yolunda) nə verəcəkləri haqqında soruşanlara söylə: “(Malınızdan) verəcəyiniz şey ata-anaya, (yoxsul) qohumlara, yetimlərə, miskinlərə və (pulu qurtaran) müsafirə (yolçulara) məxsusdur”. Şübhəsiz ki, Allah etdiyiniz xeyirli işi biləndir.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
They ask thee, (O Muhammad), what they shall spend. Say: That which ye spend for good (must go) to parents and near kindred and orphans and the needy and the wayfarer. And whatsoever good ye do, lo! Allah is Aware of it.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
They ask thee what they should spend (In charity). Say: Whatever ye spend that is good(235), is for parents and kindred and orphans and those in want and for wayfarers. And whatever ye do that is good, - (Allah) knoweth it well.
235 Three questions arise in charity: (1) What shall we give? (2) to whom shall we give? and (3) how shall we give? The answer is here. Give anything that is good, useful, helpful, valuable. It may be property or money; it may be a helping hand; it may be advice; it may be a kind word; "whatever ye do that is good" is charity. On the other hand, if you throw away what is useless, there is no charity in it. Or if you give something with a harmful intent, e.g., a sword to a madman, or a drug or sweets or even money to someone whom you want to entrap or corrupt, it is no charity but a gift of damnation. To whom should you give? It may be tempting to earn the world's praise by a gift that will be talked about, but are you meeting the needs of those who have the first claim on you? If you are not, you are like a person who defrauds creditors: it is no charity. Every gift is judged by its unselfish character: the degree of need or claim is a factor which you should consider; if you disregard it, there is something selfish behind it. How should it be given? As in the sight of Allah; this shuts out all pretence, show, and insincerity. (Cf. 2:263- 267).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
يَسْـَٔلُونَكَ
sana soruyorlar
مَاذَا
neyi
يُنْفِقُونَۜ
infak ede- cekler
قُلْ
de ki
مَٓا
o şey ki
اَنْفَقْتُمْ
infak ettiniz
مِنْ خَيْرٍ
hayırdan
فَلِلْوَالِدَيْنِ
artık ana baba içindir
وَالْاَقْرَب۪ينَ
ve yakınlar
وَالْيَتَامٰى
ve yetimler
وَالْمَسَاك۪ينِ
ve yoksullar
وَابْنِ السَّب۪يلِۜ
ve yolda kalmışlar içindir
وَمَا
ve o şey ki
تَفْعَلُوا
yaparsınız
مِنْ خَيْرٍ
hayırdan
فَاِنَّ
muhak- kak ki
اللّٰهَ
Allah
بِه۪
onu
عَل۪يمٌ
hakkıyla bilendir
(Resulüm!) Sana (Allah yolunda) neyi infak edeceklerini soruyorlar. De ki: "Hayır (namına mallarınız)dan her ne infak ederseniz (o), ana baba, yakınlar, yetimler, yoksullar ve yolda kalmışlar için olmalıdır." (Unutmayın!) Hayırdan her ne yaparsanız muhakkak ki Allah onu hakkıyla bilir.
سَاَلَ
Fiil-I
س ا ل
İstedi, sorguya çekti, sordu
مَاذَا
Soru eki
مَاذَا
Ne, neye, hangi şey
اَنْفَقَ
Fiil-IV
ن ف ق
İnfak etti, harcadı, nafaka verdi
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَنْفَقَ
Fiil-IV
ن ف ق
İnfak etti, harcadı, nafaka verdi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
خَيْر
İsim
خ ي ر
Hayr (Allah'ın esması, ismidir. Hayr olan demektir), hayırlı
وَالِد
İsim
و ل د
Ana baba, anne, baba
اَقْرَب
İsim
ق ر ب
En yakın, akraba
يَتِيم
İsim
ي ت م
Yetim
مِسْكِين
İsim
س ك ن
Yoksul, fakir
اِبْن
İsim
ب ن ي
Oğlu, (Çoğulu اَبْنَٓاءَ: oğulları, çocukları)
سَبِيل
İsim
س ب ل
Yol
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
فَعَلَ
Fiil-I
ف ع ل
Yaptı, muamele etti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
خَيْر
İsim
خ ي ر
Hayr (Allah'ın esması, ismidir. Hayr olan demektir), hayırlı
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
عَلِيم
İsim
ع ل م
Alîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. İlmiyle her şeyi ve herkesi bilen demektir), çok bilgili, en iyi bilen, bilgin, âlim