close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 205. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-iżâ tevellâ se’â fi-l-ardi liyufside fîhâ veyuhlike-lharśe ve-nnesl(e)(k) va(A)llâhu lâ yuhibbu-lfesâd(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Bir işe koyuldu mu yeryüzünde çalışır çabalar, orayı bozmak, ekini, soyu sopu helak etmek için uğraşır. Allah'sa fesadı sevmez.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Çünkü bu tipler, Hakk davadan döneklik ederek) Sırtını çevirip gittiği ve işbaşına (iktidara) geçtiği zaman; (ülkesinde ve) yeryüzünde (barış kılıflı) bozgunculuğa girişmeye, ekini ve nesli (bozup)helak etmeye çaba gösterir. (Genleri bozulmuş İsrail tohumları ile bitki ve hayvan türlerini ve bebeklerin-gençlerin geleceğini tahribe yönelir.) Allah ise, (fitne ve fesadı) bozgunculuğu sevmemektedir.
[Not: 8 Kasım 2006’da çıkarılan 5553 sayılı Hibrit Tohum Kanunu’yla, yerli tohumlarımıza yasak getirilmiş ve uzmanlara göre bu uygulamadan sonra hastalık ve ölüm oranlarında tam üç kat artış gözlenmiştir.]  
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bu gibileri, işbaşına geçti mi, yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya, ekonomik ve sosyal düzeni bozmaya çalışırlar. Ama Allah bozgunculuğu sevmez.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İş başına, iktidara geldikleri, dünya liderliğini ele geçirdikleri, Kurân'ı ve Kur'ân hükümlerini engelleyerek, dünyayı, halkı istedikleri istikamette yönlendirdikleri zaman, yeryüzünde, ülkelerde fesadı yaymak, kadına ait değerleri, kazanç ve gelir düzenini bozmak; tabiatı, toprağı tahrip edip ürün veremez hale getirmek; ilmî araştırmaları, Kur'ân üzerinde çalışmayı, derinleşmeyi baltalamak; nesillere hayat hakkı tanımamak, tohumları, bitkileri, ürünleri bozma planları uygulamak; gençleri mahvetmek için çalışırlar, koşuştururlar. Allah bozgunculuğu sevmez.
Ahmet Varol
swap_vert close
Yanından ayrılıp gittiğinde de yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya ekini ve nesli yok etmeye çalışır. Allah ise bozgunculuğu sevmez.
Ali Bulaç
swap_vert close
O, iş başına geçti mi (ya da sırtını çevirip gitti mi) yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya, ekini ve nesli helak etmeye çaba harcar. Allah ise, bozgunculuğu sevmez.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O, senin huzurundan ayrılıp gittiği zaman, yer yüzünde fesad çıkarmaya, ekini ve nesli helâk etmeye koşar. Allah fesad çıkarmaya ve fenalık yapmaya razı olmaz.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O münafık dönüp gittiğinde yeryüzünde bozgunculuk yapmak, ekin ve nesli yok etmek için gayret gösterir. Hâlbuki Allah, bozgunculuğu asla sevmez. (Onları muvaffak etmez.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
O/münafık, bir iş başına geçtiğinde, yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya, kültürü ve nesli helâk etmeye çalışır. Allah bozgunculuğu sevmez.
Besim Atalay
swap_vert close
Senden uzaklaşınca, hemen yeryüzünde fesada koşar, ekini bozar, sürüyü talar, Allah sevmez fesatçıyı
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ancak hâkimiyeti eline alır almaz yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya, ekini ve nesli yok etmeye çalışır. Allah bozguncuları hiç sevmez.
Kur’an, fesat çıkaranların yaptıklarını eleştirmekle yetinmez, bunların insanlık ve doğal düzen için de zararlı olduklarını ortaya koyarak onlara karşı mücadele edilmesini emreder.Bugün, bizler de belli bir zümrenin bencillik ve açgözlülük yüzünden ekinin ve neslin bozulması konusunda çok büyük entrika içerisinde olduğunu görüyoruz. Az çalışarak dünyaya egemen olmak isteyen bu zümre, canlıların genleriyle oynayarak ekolojik sisteme ve biyolojik çeşitliliğe zarar verecek, dünya ve insanlık adına çok büyük felaketlere sebep olacak, erdemli bir neslin yetişmesini engelleyecek ve adil paylaşımı baltalayacak çalışmalar yapmaktadır. Bu ayet bunlara işaret ederek insanların tedbir alması gerektiğine vurgu yapıyor.  
Cemil Said
swap_vert close
Seni terk ider itmez arzı dolaşır. Fesâd îkâ ider. Tarlalara hayvânlara mazarrat virir. Allâh fesâdı sevmez.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
204,205. Dünya hayatına dair konuşması senin hoşuna giden, pek azılı düşman iken, kalbinde olana Allah'ı şahid tutan, işbaşına geçince, yeryüzünde bozgunculuk yapmaya, ekin ve nesli yok etmeğe çabalayan insanlar vardır. Allah bozgunculuğu sevmez.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
O, (senin yanından) ayrılınca yeryüzünde bozgunculuk yapmağa, ekin ve nesli yok etmeğe çalışır. Allah ise bozgunculuğu sevmez.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Hâkimiyeti ele aldığında ise ülkede bozgunculuk çıkarıp ürünleri ve nesilleri yok etmeye çalışır. Allah bozgunculuğu sevmez.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
O, dönüp gitti mi (yahut bir iş başına geçti mi) yeryüzünde ortalığı fesada vermek, ekinleri tahrip edip nesilleri bozmak için çalışır. Allah bozgunculuğu sevmez.
Edip Yüksel
swap_vert close
Dönüp gidince, yeryüzünde bozgunculuk yapmak, malı ve nesli yok etmek için çabalar. ALLAH bozgunculuğu sevmez.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İş başına geçti mi yeryüzünde bozgunculuk çıkarmak, ekini ve nesli helak etmek için koşar. Allah ise bozgunculuğu sevmez.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
İş başına geçti mi yer yüzünde içine kadar fesad vermek ve hars-ü nesli helâk etmek için sa'yeder Allah da fesadı sevmez
Emrah Demiryent
swap_vert close
(O munâfık senin huzurundan çıkıp da) gittiği zaman (planlar yaparak) yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya, ekini ve nesli yok etmeye çalışır. Allah bozgunculuğu sevmez.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Senden ayrılınca¹, yeryüzünde bozgunculuk yapmaya, ürünü ve nesli yok etmeye çalışır. Allah ise bozgunculuğu sevmez.
1- Bu sözcük, deyim olarak “eline fırsat geçince” anlamına gelmektedir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
O, yer yüzünde iş başına geçdi mi orada fesâd çıkarmıya, ekini ve zürriyeti kökünden kurutmıya koşar. Allah fesadı sevmez.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Senden) ayrılınca da, yeryüzünde fesad çıkarmak, hem ekin(lerinizi) ve(hayvanlarınızın) nesli(ni) helâk etmek için çalışır. Hâlbuki Allah, fesâdı sevmez.
İhsan Aktaş
swap_vert close
O, iş başına geçince (hâkimiyeti ele geçirince), yeryüzünde fesat çıkarmaya (sosyal düzeni bozmaya), kültürü ve nesli helâk etmeye (kültürü bozmaya ve nesli yozlaştırmaya) çalışır. Oysa Allah bozgunculuğu (asla) sevmez. *
(*) Ayette geçen (تولى) İki anlama da gelir, birincisi ‘’ yönetim ve iktidara gelmek, ikincisi ise, haktan, imandan yüz çevirmek. Fakat insanın elinde, fırsat, imkân ve güç varsa, istediğinde o zaman güç ve yetkisini kullanarak çok kötü şeyler yapabilir. Bu nedenle’’tevella’’ifadesini bu şekilde anlamak daha uygundur. Ayrıca (حرث) ‘’hârs’’ ifadesi de ekin, ürün ve kültür anlamına da gelir. Ama burada kültür anlamında olduğunu söylemek daha uygun olur. Çünkü iktidara gelen veya yönetici konumuna gelen hiçbir insan kendi halkının ekinlerini vs. tahrip etmez, ama toplumun kültürünü ve neslini batıl düşünce ve icraatlarıyla bozabilir. İşte burada ayetin mesajıyla uyumlu olan da ’’hârs’’ın kültür anlamında olmasıdır. Ayette ki ’’tevella’’ nın anlamı için aşağıdaki tefsir metinlerine de Bkz: ومتعلق تولى محذوف تقديره تولى عنك ، والخطاب المقدر يجري على الوجهين المتقدمين وإما مشتق من الولاية : يقال ولي البلد وتولاه ، أي وإذا صار واليا أي إذا تزعم ورأس الناس سعى في الأرض بالفساد ، وقد كان الأخنس زعيم مواليه وهم بنو زهرة (التحرير والتنوير )وقال الضحاك : ( وإذا تولى ) أي ملك الأمر وصار واليا ( تفسير البغوي)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
(Senin yanından) Ayrıldığında, yeryüzünde bozgunculuk yapmak, ürünleri (insanların emeklerini) ve nesli (aile hayatını dejenere) yok etmek için çaba sarf eder. Allah bozgunculuğu (fesadı) sevmez.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O bir kere iş başına geçti mi, ortalıkta karışıklık çıkarmaya, ekinleri, sürüleri yok etmeye çabalar. Allah ise kargaşayı sevmez.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Senden ayrıldı mı [⁷], yer yüzünde fesat çıkarmağa [⁸], ekinleri, sürüleri [⁹] helâk etmeğe çalışır. Allah fesadı sevmez.
[7] Yahut vali oldu mu.[8] Yakmak, yıkmak, kapmak gibi.[9] Mevaşi sürülerini yahut kadınları, çocukları.[7] Hakta veya inzâl olunan Kitapta.[8] Veya kendilerine nebî gönderilenler.[9] Yahut hırslarından.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ancak hâkimiyeti eline geçirdi mi, yeryüzünde bozgunculuk yapmaya çalışır ve insanların ürününü¹³³ ve neslini¹³⁴ yok eder. Allah, bozguncuları sevmez.
133 Burada ürün anlamında “hars” kelimesi kullanılmıştır. Bu kelime, toprağı işlemek anlamındadır ve bildiğimiz kültür kavramının da karşılığıdır. Bu kelime aynı zamanda ürünlerin genel adıdır. Günümüz açısından ele alırsak, burada gıdalar veya gıda maddeleri söz konusudur. Bunların bozulması veya yok edilmesi ise ürünlerin genetik yapısıyla oynanması veya ilaç kalıntıları ve çeşitli kimyasallarla ürünlerin doğal özelliğinin yok edilmesidir diye düşünüyoruz. 134 Kazançlarını ve aile yapısını yok eder. Toplumsal çürümeye sebebiyet verir anlamındadır.  
Kadri Çelik
swap_vert close
O iş başına geçince (hâkimiyeti ele geçirince), yeryüzünde fesat çıkarmaya, ekin ve nesli yok etmeye çalışır. Allah fesadı sevmez.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve bu yapmacık sözlerinden sonra, günlük yaşantısına dönüp gidince, hele bir de yönetimi ele geçirince, yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya, ekini ve nesli yok etmeye çalışır. Bencillik ve açgözlülüğü yüzünden, tabiatı bozacak, sağlıklı ve erdemli bir neslin yetişmesini önleyecek, verimli bir üretimi ve âdil paylaşımı baltalayacak eylemlerde bulunur. Oysa Allah, bozguncuları sevmez.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yönetim üstlendiği zaman Yeryüzü’nde ortalığı fesada vermek / karışıklık çıkarmak, Ekin’i ve Nesl’i yok etmek için çalıştı. Allah, Fesad’ı / Kargaşa’yı / Bozgunculuğu sevmez.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Bir göreve gelir gelmez, ortalığı birbirine katıp dengeleri alt üst eder, bir yandan da milleti millet yapan değerleri dolayısıyla nesli öldürürler. Allah ise, bozmayı sevmez.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Böyleleri yanından ayrılınca yeryüzünde bozgunculuk yapmaya, ekini ve nesli yok etmeye çalışır. Allah ise bozgunculuğu sevmez.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
O dönüp gittiğinde (veya bir yetki sahibi olduğunda) yeryüzünde bozgunculuk çıkarmak, ekinleri ve nesli yok etmek (bozmak) için çalışır. Allah bozgunculuğu sevmez.
Mehmet Türk
swap_vert close
Senden ayrılır ayrılmaz yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya, ekinleri tahrip edip nesilleri bozmaya çalışır.¹ Hâlbuki Allah, bozgunculuk çıkarmayı kesinlikle sevmez.
1 Zühre oğullarının reislerinden Ahnes b. Şerîk Es-Sekafi, Medîne’ye gelip Müslüman olmuş, bu da Peygamber Efendimizin çok hoşuna gitmişti. Hattâ Ahnes: “Ben, gerçekten Müslüman olmak için geldim ve doğru olduğuma da Allah şâhittir.” demişti. Peygamberimizin yanından ayrılınca da Müslümanların ekili bahçelerinden birine uğramış ve bahçeyi yakıp içerisindeki hayvanları öldürmüştü. Bu âyetler, bu olay üzerine nâzil olmuştur. (Vâhidî) Ayetin iniş sebebi bu olay olmakla beraber işaret ettiği mana, bu özellikleri taşıyan münafıkların hepsine şamildir. Bu münasebetle iş başına geçirilecek insanların dillerine değil de yaşayışlarına bakılması gereklidir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ancak hakimiyeti eline alır almaz yeryüzünde fesat çıkarmaya, [insanın] ürünü[nü] ve nesli[ni] yok etmeye çalışır: ¹⁸⁹ Allah fesadı sevmez.
189 Lafzen, “o, yeryüzünde fesat yaymak ve ürünü ve nesli yok etmek için orada koşturup durur [yahut “çaba gösterir”]. Birçok müfessir, bu cümlede, bu şekilde tanımlanan kişinin bilinçli bir niyet taşıdığına işaret edildiği kanısındadır; ama li yufside’deki (genel olarak “fesadı yayabilmek için” şeklinde anlaşılır) li edatının bu bağlamda gramercilerin lâmu’l-âkıbeh dedikleri, “sonuç belirtmek için kullanılan lâm [harfi]”nin fonksiyonunu görmesi de mümkündür -yani bilinçli bir niyetin varlığı veya yokluğu sözkonusu olmadan (fesat saçmakla uğraşır). (Benim benimsediğim şekilde çevrilmesi durumunda bu her iki ihtimal de gözetilmiş olmaktadır.) Hars ifadesine (tarafımdan “ürün” olarak çevrilmiştir) gelince, bunun asıl anlamı, emek yoluyla sağlanan “kazanç” yahut “gelir”dir; ve çoğunlukla “dünyevî mallar”ı (bkz. Lane II, 542) ve özellikle de hem toprağın işlenmesi yoluyla elde edilen ürünü, hem de bizzat işlenmiş tarlanın kendisini gösterir. Eğer hars bu bağlamda “ürün” olarak anlaşılırsa, bu, mecazî olarak genelde insan davranışlarına ve özelde de toplumsal tavırlara uygulanabilir. Ancak bazı müfessirler -görüşlerini “kadınlarınız sizin tarlalarınızdır” (2:223) şeklindeki Kur’an ifadesine dayandırarak -hars’ın burada “eşler”i anlattığını iddia ederler (karş. Râzî ve Menâr II, 248: dilbilimci el-Ezherî’den naklen): Bu durumda “ürünün ve neslin yok edilmesi”, aile hayatının sarsıntıya uğraması ile ve sonuçta bütün bir toplumsal yapının çökmesi ile eş anlamlı olur. Bu iki yorumun her ikisine göre de pasaj şu anlama gelmektedir: Yukarıda tanımlanan zihniyet, genel bir kabul görüp sosyal davranışları yönlendirir hale gelir gelmez kaçınılmaz bir şekilde yaygın bir ahlakî çürüme ve sonuç olarak sosyal bir çözülme ile noktalanır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ve bu tip, iş başına geçince yeryüzünde bozgunculuk yapmaya yani ekini ve nesli yok edip mahvetmeye çalışır. Oysa Allah bozgunculuğu sevmez. 4/119, 17/16, 22/41, 38/26
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Eline yetki geçtiği[⁴⁰¹] zaman da yeryüzünde fesat çıkarmaya, insanın ürününü ve neslini yok etmeye çalışır: Ama Allah fesadı sevmez.[⁴⁰²]
[401] Tevellâ ‘an ile kullanılırsa “dönüp gitmek” tek başına gelirse “bir işi yapmaya yetkili olmak” anlamlarına gelir. Burada tek başına geldiği için biz ikinci anlamı tercih ettik. [402] Fesâd, anarşi, terör, bozgunculuk ve her tür toplumsal kokuşmadır. Esasen fesâd, bir şeyin doğal hâlini bozmak, onu doğasından ve yerinden etmektir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Yanından ayrılınca (fırsatını bulduğunda) yeryüzünde fesat çıkarmaya (müslümanlar arasında ayrılık yaratmaya) ekinleri ve nesilleri bozmaya (İslam toplumunu dağıtmaya) çalışır. Allah ise fesadı (bozgunculuğu) sevmez.
Osman Fırat
swap_vert close
O, (senin yanından) ayrılınca yeryüzünde bozgunculuk yapmağa, üretim ve nesli yok etmeğe çalışır. Allah ise fesatçıları sevmez.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve yanından ayrılınca yeryüzünde fesat çıkarmaya, ekinleri, zürriyetleri helâk etmeğe çalışır. Allah Teâlâ ise fesadı sevmez.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Senin yanından ayrılınca, ülkede fesat çıkarmaya çalışır, Ürünleri ve nesilleri mahvetmek için uğraşır. Allah, elbette fesadı (bozgunculuğu) sevmez.
Bu âyette ülkenin istikbalinin en önemli iki rüknüne dikkat çekilmektedir. Maddî hayatın, ekonomik hayatın esası ürün, manevî hayatın esası ise yeni nesillerin iyi yetiştirilip eğitilmesidir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Dönüp gitti mi (veya iş başına geçti mi) yeryüzünde bozgunculuk yapmağa, ekin ve nesli yok etmeğe çalışır; Allah da bozgunculuğu sevmez.
Müşriklerden Ahnes ibn Şerîk, Hz. peygamber'e gelip müslüman olduğunu söyledi. Dönerken de müslümanların ekinlerini yakıp hayvanlarını kesti. Âyette, böyle içi başka, dışı başka insan karakteri nitelenmektedir.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve senin yanından dönüb gitdikde veyâhud bir yere vâli oldukda yeryüzünde fesâd îkâ'ına, mezrû'âtı ve nüfûsı helâke sa'y iderler. Allâh fesâdı ve müfsidleri sevmez. [³]
[3] Merkûmun Benî Sakîf ile düşmanlığı oldığından bir gice gidüb olmarın mezrû'âtını tahrîb ve hayvânlarını itlâf itmişdi.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Eline fırsat geçince tabiatı bozmaya, kaynakları ve nesilleri etkisizleştirmeye[*] çalışır. Allah tabii düzenin (tabiatın) bozulmasını istemez.
[*] Ayette geçen helâk = هلاك, kendinde olanı kaybetmektir. Yerine göre çürüme, bozulma ve ölüm anlamı verilir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
İş başına geçince yeryüzünde bozgunculuk yapmaya, ekini ve nesli yok etmeye çalışan kimseler vardır. Allah bozgunculuğu sevmez.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Senin yanından ayrıldığında ise,(103) memlekette fesat çıkarmaya, ürünleri ve nesilleri helâk etmeye koşar. Fakat Allah bozgunculuğu sevmez.
(103) Veya, “bir işin başına geçtiğinde.” Burada kullanılan fiil, her iki anlamı da dile getirmektedir. Böylelikle, bir olay üzerinde ders verilirken, aynı zamanda, kendisine sorumluluk yüklenecek kimselerde bulunmaması gereken olumsuzluklar da sayılmakta ve toplum hayatına ve ülke yönetimine dair ibretli bir irşadda bulunulmaktadır.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yanından ayrıldığında/işbaşına geçtiğinde yeryüzünde fesat çıkarmak, ekini ve nesli yok etmek için işe koyulur. Oysaki Allah, fesadı sevmez.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ķaçan yüz döndüre ya'nį ķatundan [16b] gidedürişe yir içinde tā fesād eyleye anuñ içinde daħı helāk eyleye ekini daħı döli. daħı Tañrı sevmez fesādı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ḳaçan [... dan dönse], sa‘y eyler yir yüzinde fesād eylemeg‐içün, daḫıhelāk eylemeg‐içün [ekinleri ve] ẕürriyetleri. Daḫı Tañrı Ta‘ālā fesādı sev‐mez.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(O şəxs səndən) ayrılan kimi yer üzündə fitnə-fəsad törətməyə, əkini və nəsli (islam cəmiyyətini) məhv etməyə çalışar. Halbuki, Allah fitnə-fəsadı sevməz!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And when he turneth away (from thee) his effort in the land is to make mischief therein and to destroy the crops and the cattle; and Allah loveth not mischief.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
When he turns his back, His aim everywhere is to spread mischief through the earth and destroy crops and cattle. But Allah loveth not mischief.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِذَا
ve ne zaman ki
تَوَلّٰى
geri döndü
سَعٰى
çalıştı
فِي الْاَرْضِ
yeryüzünde
لِيُفْسِدَ
fesad çıkar- mak için
ف۪يهَا
orada
وَيُهْلِكَ
ve yok etmek için
الْحَرْثَ
ekini
وَالنَّسْلَۜ
ve nesli
وَاللّٰهُ
ve Allah
لَا يُحِبُّ
sevmez
الْفَسَادَ
fesadı
O, (senin yanından) ayrılınca yeryüzünde fesad çıkarmak, ekin (eker gibi gönüllere ekilen imanı) ve (iman edenlerin) nesli(ni) yok etmek için çalışır. Allah ise fesadı (ve fesatçıları) sevmez.
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
تَوَلّٰى
Fiil-V
و ل ي
Yüz çevirdi, çevirdi, geri döndü, dönüp gitti, üstlendi, dost edindi
سَعٰى
Fiil-I
س ع ي
Çalıştı, koştu, uğraştı, çabasını gösterdi
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
اَفْسَدَ
Fiil-IV
ف س د
Fesad çıkardı, bozgunculuk yaptı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اَهْلَكَ
Fiil-IV
ه ل ك
Yok etti, mahvetti, helâk etti
حَرْث
İsim
ح ر ث
Ekin, tarla
نَسْل
İsim
ن س ل
Nesil, soy
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اَحَبَّ
Fiil-IV
ح ب ب
Sevdi, hoşlandı
فَسَاد
İsim
ف س د
Fesad çıkarma, bozgunculuk yapma