close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 20. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Yekâdu-lberku yaḣtafu ebsârahum(s) kullemâ edâe lehum meşev fîhi ve-iżâ azleme ‘aleyhim kâmû(c) velev şâa(A)llâhu leżehebe bisem’ihim veebsârihim(c) inna(A)llâhe ‘alâ kulli şey-in kadîr(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Şimşek neredeyse gözlerini alacak onların. Çakıp etraf aydınlandı mı yürürler, karanlıkta kaldılar mı dururlar. Allah dilerse duymalarını da alır, gözlerini de kör eder. Şüphe yok ki Allah'ın her şeye gücü yeter.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Öyle ki) Çakan şimşek neredeyse gözlerini kapıp alıverecektir; önlerini her aydınlattığında (biraz) yürürler, üzerlerine karanlık basıverince de yerlerinde kalakalıp (şaşırıverirler). Allah dileseydi, işitmelerini de görmelerini de (hepten) gideriverir (onları kör ve sağır hale getirir)di. (Ama bu durumda da sorumlulukları biterdi.) Şüphesiz Allah, her şeye güç yetirendir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Çakan şimşek neredeyse gözlerini kapıp alıverecek, şimşek çakıp çevreleri aydınlanınca hareket ederler, karanlık üzerlerine çökünce oldukları yerde çakılıp kalırlar. Eğer Allah dileseydi onları kör ve sağır ediverirdi. Şüphesiz Allah'ın herşeye gücü yeter.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Şimşek çakar gibi gelen müjde âyetleri, gözlerini kamaştırır, akıllarını karıştırır. Müjdeler, lehlerine olan emir ve hükümler geldikçe, şimşeğin aydınlığında yürüyenler gibi, müslümanlıklarını ilan ederek, müslümanların statüsünden faydalanırlar. Sıkıntı baş gösterip Kur'ân âyetleri aleyhlerine olunca da karanlıktan çıkamayacaklarmış gibi, ne yapacaklarını şaşırırlar. Nifaklarını, ikiyüzlülüklerini açığa vururlar. Eğer Allah'ın sünneti, düzeninin yasaları içinde iradesinin tecellisine uygun olsaydı, onların kulaklarını, gözlerini ve akıllarını da kesinlikle işe yaramaz hale getirirdi. Allah'ın gücü kudreti her şeye yeter.
bk. el-Câmi’ li-Ahkâmi’l-Kur’ân, 1/221-224.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Çakan şimşek neredeyse gözlerini alacak gibi olur. Bu onların önlerini aydınlatınca o ışıkta yürürler. Ama üzerlerine karanlık bastırınca dimdik ayakta kalırlar. Allah dileseydi onların işitme ve görme kabiliyetlerini alırdı. Allah'ın her şeye gücü yeter.
Ali Bulaç
swap_vert close
Çakan şimşek neredeyse gözlerini kapıverecek; önlerini her aydınlattığında (biraz) yürürler, üzerlerine karanlık basıverince de kalakalırlar. Allah dileseydi, işitmelerini de görmelerini de giderirdi. Şüphesiz Allah, herşeye güç yetirendir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O şimşek, neredeyse gözlerini kapıp alıverecek; onları aydınlatınca da ışığı altında yürürler ve karanlık çökünce dikilip kalırlar. Allah dileseydi, onların işitme ve görme duyularını da giderirdi. Şüphesiz ki Allah, her şeye kâdirdir. (Nerdeyse Kur'an'ın hidayet nuru gözlerini alacak... Kur'anı Kerimin “İslâmın” bahşettiği ganimet ve nimetlerini gördükçe, emniyet içerisinde yürürler. Fakat cihâd ve İslâmın yüklediği vazifelerle karşılaştıkları zaman, karanlıkta dikilip kalanların hâli gibi, geri dururlar. Allah dileseydi, onların mânevi duygularını yok ettiği gibi, mâddi duygularını da gideriverdi.)
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Şimşek neredeyse göznurlarını alır. Etrafı her aydınlattığında biraz yürürler. Üzerlerine karanlık çöktüğünde öylece dikilip dururlar. (Münafıklar özellikle liderleri kendilerince bir ateş yakıyorlar: Fitne ateşi. Onun sayesinde bir miktar ilerlerler. Fakat Allah, onları karanlıklarda bırakıyor.) Allah isteseydi, kulaklarını sağır, gözlerini kör ederdi. Çünkü Allah, her şeye kadirdir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Neredeyse gözlerini kapıverecek olan şimşek önlerini aydınlattığında onun ışığında yürürler; üzerlerine karanlık çökünce dikilip kalırlar. Allah dileseydi, elbette onların kulaklarını sağır, gözlerini kör ederdi. Şüphesiz Allah, her şeye gücü yetendir.
Besim Atalay
swap_vert close
Yıldırım gözlerin körleteyazdı, ışık gelince onlara, aydınlıkta yürürler, kararınca dururlar, eğer Allah isteseydi onları sağır, kör ederdi; Allah her şeye kaadirdir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Neredeyse gözlerini kapıverecek olan şimşek önlerini aydınlattığında onun ışığında yürürler, karanlık çökünce de dikilip kalırlar. Şayet Allah dileseydi, onları işitme ve görme yeteneklerinden yoksun bırakabilirdi. Şüphesiz Allah, her şeye gücü yetendir.
Cemil Said
swap_vert close
Az kaldı yıldırım ânları basîretden mahrûm idecek idi. Şimşek çakdığı vakit ânın ziyâsında yürürler ve karanlık olunca durırlar. Eğer Allâh istiye idi ânları gözden de kulakdan da mahrûm ider idi. Çünki Allâh her şeye kâdirdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Şimşeğin çakması neredeyse gözlerini alır; onları aydınlattıkça ışığında yürürler ve üzerlerine karanlık basınca durakalırlar. Allah dileseydi işitme ve görmelerini giderirdi. Doğrusu Allah her şeye Kadir'dir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Şimşek neredeyse gözlerini alıverecek. Önlerini her aydınlatışında ışığında yürürler. Karanlık çökünce dikilip kalırlar. Allah dileseydi, elbette onların işitme ve görme duyularını giderirdi. Şüphesiz Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Şimşek gözlerini kör edercesine çakar, onların çevresini aydınlatınca orada yürürler, karartınca da kalakalırlar. Allah dileseydi onların işitme ve görmelerini büsbütün giderirdi. Şüphesiz Allah her şeye kādirdir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(O esnada) şimşek sanki gözlerini çıkaracakmış gibi çakar, onlar için etrafı aydınlatınca orada birazcık yürürler, karanlık üzerlerine çökünce de oldukları yerde kalırlar. Allah dileseydi elbette onların kulaklarını sağır, gözlerini kör ederdi. Allah şüphesiz her şeye kadirdir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Şimşek neredeyse gözlerini kapıverecek! Önlerini aydınlattıkça ışığında yürürler. Üzerlerine karanlık basınca da dikilir kalırlar. ALLAH dileseydi işitme ve görmelerini giderirdi. ALLAH herşeye gücü yetendir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O şimşek nerdeyse gözlerini (n nûrunu) kapıverecek. Önlerini aydınlattımı ışığında yürürler, karanlık üzerlerine çöktümü de dikilip kalırlar. Allah dilemiş olsaydı işitmelerini, görmelerini de alıverirdi. Şüphesiz Allah her şeye kâdirdir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Şimşek nerede ise gözlerini kapıverecek önlerini aydınlattımı ışığında yörüyorlar, karanlık üzerlerine çöktü mü dikilip kalıyorlar, Allah dilemiş olsa idi elbet işitmelerini görmelerini de alıverirdi, şüphe yok ki Allah her şey'e kadir, daima kadirdir
Emrah Demiryent
swap_vert close
19-20. Yahut (munâfıkların durumu), gökten sağanak halinde yağan, içinde karanlıklar, gök gürültüsü ve şimşekler bulunan (şiddetli bir) yağmura tutulmuş kimselerin durumuna benzer ki (onlar) yıldırımlardan dolayı, ölüm korkusuyla parmaklarını kulaklarına tıkarlar. Oysaki Allah (kudreti ile) kâfirleri (her taraftan) kuşatmıştır. (Allah’ın azabından kurtulamazlar). (Işığının kuvvetiyle) neredeyse gözlerini kör edecek gibi olan şimşek, önlerini aydınlattı mı o (nun ışığı) nda yürürler, (şimşeğin aydınlığı kesilip) üzerlerine karanlık çökünce de oldukları yerde dikilip kalırlar. Allah dileseydi elbette onların kulaklarını sağır, gözlerini de kör ederdi. Şüphesiz ki Allah, her şeye kâdirdir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Şimşek, neredeyse görmelerini yok ediverecekti. Şimşek, aydınlık verince ışığında yürürler; üzerlerine karanlık çökünce de oldukları yerde kalakalırlar. Allah dileseydi onların işitme ve görme yeteneklerini tamamen yok ederdi. Kuşkusuz, Allah'ın gücü her şeye yeter.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
O şimşek hemen hemen gözlerini kapıp alıverecek. Onları aydınlatınca (ışığı) içinde yürürler, başlarına karanlık çökünce ise dikilib kalırlar. Allah dileseydi onların işitmelerini, gözlerini de giderirdi. Şübhe yok ki Allah her şey'e hakkıyle kaadirdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
O şimşek, nerede ise gözlerini(n nûrunu) kapıp alıverecek! Ne zaman onlara aydınlık verse, onda (onun ışığında) yürürler; onlara karanlık çöktüğü zaman ise (oldukları yerde)dikilip kalırlar. Hâlbuki Allah dileseydi, elbette onların işitmelerini ve görmelerini giderirdi. Şübhesiz ki Allah, herşeye hakkıyla gücü yetendir.(1)
(1)“Düşman mechûl olduğu zaman daha zararlı olur. Kandırıcı olursa daha habîs (fenâ) olur. Aldatıcı olursa fesâdı daha şedîd (şiddetli) olur. Dâhilî olursa zararı daha azîm olur. Çünki dâhilî düşman kuvveti dağıtır, cesâreti azaltır. Hâricî düşman ise bil‘akis asabiyeti şiddetlendirir, salâbeti (dayanıklılığı) artırır. Nifâkın(münâfıklığın) cinâyeti İslâm üzerine pek büyüktür. Âlem-i İslâm’ı zelzeleye ma‘ruz bırakan nifaktır. Bunun içindir ki Kur’ân-ı Azîmü’ş-şân, ehl-i nifâka fazlaca teşnîât ve takbîhâtta bulunmuştur (fenâlık ve kötülüklerini i‘lân etmiştir).” (İşârâtü’l-İ‘câz, 76) Ayrıca münâfıklar hakkında tafsîlât için, bakınız; (İşârâtü’l-İ‘câz, 76-130)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Şimşek neredeyse gözlerini kapacak (kör edecek). Ne zaman onlar için (etrafı) aydınlatınca, o esnada yürürler, onların üzerine karanlık çökünce de dikilip dururlar. Eğer Allah dileseydi, elbette onların işitmelerini ve görmelerini giderirdi. Şüphesiz Allah her şeye kadirdir. *
(*) Bu ayetlerde geçen misallerden inkârcıların ve münafıkların İslam karşısında kafalarında fırtınalar koptuğu, korku ve heyecana kapıldıkları, bazen hakkı görür gibi oldukları, bazen de karanlığa gömüldükleri anlaşılıyor. Yani onların psikolojik durumları bu tür mecazı ifadelerle anlatılıyor. // İşte Münafıkların durumunu misallerle tasvir eden bu âyetleri tefsir edenler çeşitli yorumlar yapmışlar; ışığı İslâm’ın nuru, karanlığı imansızlık, yağmuru rahmet, ganimet vb. gök gürültüsünü ve şimşeği inkârcıları tehdit eden âyetler olarak açıklamışlardır. Biz bu iki âyetteki ışığı ve aydınlığı “güdüler, duyu organları, akıl” gibi beşerî bilgi kaynakları ve araçları; karanlık, yağmur, gök gürültüsü, yıldırım, şimşek ve bunlar arasında ilerlemeye, yol almaya çalışan insanı da “bütün iniş ve çıkışlarıyla, maddî ve mânevî meseleleriyle insanın dünya hayatı” olarak anlıyoruz. İnsanoğlu dünyada problemleriyle başa çıkmaya çalışırken ya sadece beşerî güç ve imkânlarıyla yetinir veya bunlara ilâhî yardım ve irşadı da ekler, Kur’an’ın rehberliğinden faydalanır. İnkârcılar dini hayatlarının dışına attıkları için akıl, duyular ve tecrübelerle-daha çok ve kısmen- maddî problemlerini çözüyorlar, bu alanda hayatlarını düzene koyabiliyorlar. Beşerî bilgilerin yeterli olmadığı ilişkiler, varlıklar, olaylar ve oluşlar alanına gelince karanlıklar içinde kalıyor, meçhuller arasında bocalıyorlar. Bu alana karşı idrak kanallarını kapatmak, görmezlikten gelmek, düşünmemeye çalışmak, yok saymak fayda vermiyor. Şuur altının derinliklerinde fırtınalar kopuyor, şuurda huzursuzluklar su yüzüne çıkar gibi oluyor, bunları bastırmak, madde ötesini ve beşerî gücün çözümden âciz kaldığı problemleri unutmak için başvurulan tedbirler, zevku safa âlemleri, iş, sanat, spor vb. alanlardaki faaliyetler, içki, uyuşturucu fayda vermiyor, faydası şimşek hızıyla gelip geçiyor. Bunlar insanı bir müddet oyalasa bile kaçınılmaz sonla karşı karşıya gelindiğinde gerçek anlaşılıyor, fakat artık çok geç oluyor, iş işten geçmiş bulunuyor. Allah Teâlâ’nın kullarına verdiği beşerî bilgi araçları, hem geçerli ve yeterli oldukları alanlarda kullanılmaları hem de insanın içindeki ve dışındaki işaretleri (âyetler) okuyarak rabbini bulması, O’nun irşadına kulak vermesi içindir. Bunları yerli yerinde ve amacına uygun olarak kullanmayan insan, bunlardan mahrum bulunan yaratıkların seviyesine inmiş olur. (Kur’an Yolu Tefsiri)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Şimşeğin ışığından neredeyse gözleri kör olacaktı. Şimşek ortalığı aydınlattığında yürürler, ışık gidip de, karanlık çökünce, ayakta kalıverirler. Allah dilerse onların kulaklarını sağır, gözlerini kör edebilirdi. Elbetteki Allah her şeyi düzenleyip planlayandır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Az kalsın şimşek onların gözlerini kör edecekti. Onlar şimşek çaktıkça onun ışığında yürürler, karanlık bastıkça da oldukları yerde kalırlar. Eğer Allah dileseydi, besbelli ki onların gözlerini görmez, kulaklarını işitmez ederdi. Çünkü Allah’ın gücü her nesneye yeticidir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Az kaldı ki şimşek onların gözlerini kapatacaktı [⁴], onlara şimşek çaktıkça onlar aydınlık içinde yürürler, karanlık çöktükçe durup kalırlar, Allah dilese onları işitmeden [⁵], gözlerden [⁶] mahrum ederdi. Çünkü Allah her şeye hakkıyle kadirdir [⁷].
[4] Gözlerinin nurunu kamaştıracaktı.[5] Gök gürlemesiyle.[6] Şimşek parıldamasiyle.[7] Bu Ayet-i kerimeye kadar Cenabıhak üç sınıf halkın ahvâlini bildiriyor: Mü'min, kâfir, münafık. Münafıkları da iki suretle temsil ediyor.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Çakan şimşekler neredeyse gözlerini alır; ışık saçtığında, aydınlığında yürürler, karanlık bastığında da kalakalırlar. Allah dileseydi onların işitmelerini ve görmelerini giderirdi. Gerçekten Allah her şeye gücü yetendir [Kadîr].
Kadri Çelik
swap_vert close
Şimşeğin çakması neredeyse gözlerini alır; onları aydınlattıkça ışığında yürürler ve üzerlerine karanlık basınca durakalırlar. Allah dileseydi işitme ve görmelerini giderirdi. Doğrusu Allah her şeye kadirdir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Şimşek neredeyse gözlerini kör edecek; önlerini her aydınlattığında, onun ışığında yürürler; üzerlerine karanlık çökünce de, oldukları yerde çakılıp kalırlar! Allah dileseydi, öteki azgın münâfıklara yaptığı gibi, bunların da işitme ve görme yeteneklerini tamamen yok edebilirdi. Öyleyse, henüz fırsat varken gaflet uykusundan uyansınlar; akıllarını ve gönüllerini Kur’an nuruyla aydınlatıp apaçık gerçeğe iman etsinler! Zulüm ve haksızlıktan vazgeçmedikleri takdirde, Allah kalplerini öyle bir karartır ki, bir daha iman etme fırsatı bulamazlar.Öyle ya, Allah’ın her şeye gücü yeter. Bu tip münâfık, bilgisizlik ve inkârcılık karanlığında bocalarken İslâm dâvetiyle yüz yüze geliyor: İnsanlara adâleti ve mutluluğu sunan bu din, aynı zamanda bir çok tehlikelere göğüs germeyi de emretmekte, dahası, bu emre uymayanları ilâhî azapla tehdit etmektedir. Münâfık, yolunu aydınlatan bu uyarılardan yararlanmak yerine, güya kendini korumak için bunları duymazlıktan, görmezlikten gelir. Bu arada İslâm’ın sunduğu güzellikleri gördükçe, ona sempati ile bakmadan da kendini alamaz. Fakat doğruluğun ve adâletin egemen olması için mücâdele edip fedâkârlık göstermek gerekince, derhâl yüz çevirir.İşte, ikiyüzlülük ve inkârcılık başta olmak üzere, bütün kötülüklerin yeryüzünden silinip tamamen yok edilmesi için:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Görmelerini neredeyse Şimşek alıverecek! Onları aydınlattıkça yürüdüler; üzerlerine karanlık çöktüğü zaman dikilip kaldılar. Allah dileseydi, işitmelerini de, görmelerini de giderirdi. Allah, her şeye güç yetirendir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
gözleri kör eden şimşekler, şimşekler çaktıkça ilerlemeye çalışan, karardıkça donakalan şaşkınlara benziyor. Eğer Allah dileseydi, onları tamamen kör ve sağır edebilirdi: Çünkü Allah, her şeye kadirdir...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Şimşek neredeyse onların gözlerini alıp götürecekmiş gibi ortalığı aydınlatır. Gökyüzüne baktıklarında şimşeklerin kendilerine doğru çaktığını görerek korkarlar. Gözlerimizi delip geçmesin diye hemen gözlerini kapatırlar. Sonra duruma alışırlar. Şimşekler önlerini her aydınlattığında bir müddet şimşeğin ışıklarında yürürler. Karanlık çökünce dikilip kalırlar. İşte onların ayetlerimize karşı misali böyledir. Ayetlerimiz onların hayatlarına şimşekler, yıldırımlar gibi iner. Ayetlerin aydınlığından korkarak gözlerini kapatırlar. Çünkü ayetlerin aydınlığı onların bütün pisliklerini ortaya çıkarır. Onlar hemen yalanlar üzerine kurdukları düzenin karanlıklarına dönerler. Unutmayın ki; Allah dileseydi, elbette onların işitme ve görme duyularını tamamen yok ederdi. Şüphesiz Allah her şeye hakkıyla gücü yetendir. Aralarında duyma görme duyuları alınmış olanları görmüyorlar mı? Onların halini düşünmüyorlar mı? Düşünesiniz diye size canlı gerçek örnekler veriyoruz. Anlamıyor musunuz? Rabbiniz isterse hepinizin gözlerini kör, kulaklarını sağır, dillerini lal eder. Göremezsiniz, duyamazsınız, konuşamazsınız!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(O esnada) şimşek, neredeyse gözlerini alacakmış (gibi çakar). (Şimşek) onlar için (etrafı) aydınlatınca orada (birazcık) yürürler; üzerlerine karanlık çökünce de oldukları yerde kala kalırlar. Allah dileseydi elbette onların işitme (duyu)larını ve gözlerini giderirdi. Şüphesiz ki Allah her şeye gücü yetendir.
Mehmet Türk
swap_vert close
(O esnada) şimşek sanki gözlerini kör edecekmiş gibi çakıp, onların çevrelerini aydınlatınca, orada birazcık yürürler, üzerlerine karanlık çökünce de oldukları yerde dikilir kalırlar. Eğer Allah dileseydi, elbette onların kulaklarını sağır, gözlerini de kör ederdi. Şüphesiz Allah’ın gücü, her şeye yeter.¹
1 19-20. âyetlerde mükemmel birer “teşbih-i temsilî” vardır. Bu teşbihte İslâm dini, yağmura, kâfirlerin şüpheleri karanlıklara, Allah’ın müjde ve uyarıları gök gürültüsüne, kâfirlerin ve münâfıkların başına gelecek musîbetler ise yıldırımlara benzetilmiştir. Son bölümde ise; İslâm, yıldırımların ışığına ve adamın yürüyüşü de münâfıkların fırsat buldukça o ışıktan istifâde etmelerine, temsilî olarak benzetilmiştir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Çakan şimşekler neredeyse gözlerini alıverir; ışık verince hareket ederler, karanlık üzerlerine çökünce oldukları yerde çakılıp kalırlar. Şayet Allah dileseydi, onların işitme ve görme [kabiliyet]lerini ellerinden alabilirdi: ¹² Çünkü Allah her şeye kâdirdir.
12 Bunun bariz anlamı şudur: “Ama O, bunu dilemez”. Yani Allah, “hidayete karşılık sapıklığı satın alanlar”ın günün birinde hakikati anlayıp yollarını düzeltebilecekleri ihtimalini dışlamaz. “İşitme ve görme (kabiliyet)leri” ifadesi, insanın fıtrî olarak iyi ile kötüyü ayırd etme yeteneğini ve dolayısıyla, ahlakî sorumluluğunu ifade eden bir mecazdır. Bana göre, “ateş yakan kişiler” kıssasında, bazı insanların, hayatın ve inancın ölçüye ve tahmine gelmeyen yanlarını açıklamanın ve aydınlatmanın bir aracı olarak yalnızca “bilimsel yaklaşım” adı verilen şeye güvenmelerine ve sonuçta, insan aklının kavrayış alanı dışında herhangi bir şeyin bulunabileceğini küstahça reddetmelerine bir atıf vardır. Bu kibirli küstahlık, Kur’an’ın tanımladığı gibi, sahiplerini -ve hakim oldukları toplumları- kaçınılmaz olarak “neredeyse gözlerini alıveren” hayal kırıklığı yıldırımlarına maruz bırakır, yani, ahlakî kavrayışlarını daha da zayıflatır ve “ölümün dehşeti”ni derinleştirir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Şimşek sanki gözlerini kör edecek gibi olur; şimşek çevrelerini aydınlattığında onun ışığında yürürler, ortalık birden kararınca da orada dikilip öylece kalırlar. Eğer Allah isteseydi onların kulaklarını sağır ve gözlerini de kör ederdi. Zira Allah her şeye gücü yetendir. 6/122, 24/40
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Şimşek neredeyse gözlerini kör eder; onları ne zaman aydınlatsa, o aydınlıkta yol alırlar; ne zaman da karanlık üzerlerine çökse, ayakta kalakalırlar. Ve eğer Allah isteseydi, işitme ve görme duyularını giderirdi; çünkü Allah’ın her şeye gücü yeter.
Orhan Kuntman
swap_vert close
O esnada; şimşek -neredeyse- gözlerini kapacakmış (kör edecekmiş) gibi çakıp da önlerini aydınlatınca (müjde ayetlerini işitince doğru yola girmek için) birkaç adım atarlar; (fakat şimşeğin parıltısı geçip de) karanlık üzerlerine çöktü mü, (sıra azab ayetlerine gelince) oldukları yerde (dona) kalırlar! Allah dileseydi elbette onların kulaklarını sağır, gözlerini kör ederdi. Şüphe yok ki Allah her şeye kadirdir.
(İlahi kudretin kuşatmasından dışa çıkmak mümkün mü? Yıldırımdan korkulmaz mı? Evet ama ondan önce Allah'tan korkmak ve Onun azabından sakınmak gerekir, yıldırımları yapan kim, onları ta uzaklardan kulaklara işittiren; gözlere gösteren kim? O halde herşeye gücü yeten Allah Teala’yı; yarattığı gözleri, kulakları alıvermekten kim alıkoyabilir. Bunu bilmeli; sakınmak için yıldırımı gözetmemeli, gök gürültüsü ve şimşekten önce Allah'tan korkmalıdır!)  
Osman Fırat
swap_vert close
Şimşek neredeyse görmelerini alıverecek. Önlerini her aydınlatışında ışığında yürürler. Karanlık çökünce dikilip kalırlar. Allah dileseydi, elbette onların işitme ve görme duyularını giderirdi. Şüphesiz Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Az kalıyor ki şimşek gözlerini hemen kapayıverecek. Her ne zaman önlerini aydınlattı mı, ışığında yürürler. Üzerlerine karanlık çöktükçe de dikilip kalıverirler. Eğer Allah Teâlâ dilemiş olsa idi onların elbette işitmelerini de, görmelerini de gideriverirdi. Şüphe yok ki Allah Teâlâ her şeye kâdirdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Şimşek nerdeyse gözlerini köreltecek. Önlerini aydınlattı mı ışığında yürürler, (şimşek sönüp) karanlık çökünce de dikilir kalırlar. Allah dileseydi kulaklarını sağır, gözlerini kör ederdi. Allah gerçekten her şeye kadirdir.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Neredeyse gözlerini kapıverecek olan şimşek önlerini aydınlattı mı o(nun ışığı)nda yürürler, üzerlerine karanlık çökünce dikilip kalırlar. Allah dileseydi elbette işitmelerini ve görmelerini de götürürdü. Şüphesiz Allah'ın her şeyi yapmağa gücü yeter.
Önlerini aydınlatan şimşek, Hz. Muhammed'in getirdiği Kur'ân nûrudur. Onun ışığına çıkınca çevrelerini görür, ilerlerler. Üstlerine çöken karanlık, küfür ve inkâr karanlığıdır. Ona dalınca da dikilip kalırlar, bir adım atamazlar.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Az kalır ki şimşek parlaması gözlerinin nûrını kapsın. Şimşek (çakarak) etrâfı aydınlatdığı zamân (yollarını görüb) yürürler. Karanlık çökdükde oldukları yerde durırlar. Allâh eğer dilemiş olsa onların işitmek ve görmek kâbiliyetlerini giderirdi. Allâh her şeye kâdirdir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
O şimşek (Kur'ân nuru), gözlerini söküp çıkaracak gibi olur. Ne zaman önlerini aydınlatsa yürürler, gözlerini kamaştırınca da kalakalırlar [1]. Allah cezalandırmayı tercih etseydi [2] onları tümüyle kör ve sağır ederdi [3]. Ama her şeye bir ölçü koyan Allah'tır [4].
[*] Ayetteki kadir = قدير kelimesi, "ölçü koyan" anlamındadır ama gelenekte "gücü yeter" anlamı verilir, ölçüyü en büyük güce sahip olan koyar, ama âyete "gücü yeter" anlamı verilince kelimenin ölçü ile ilişkisi kesilmiş olur.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Şimşek gözlerini kamaştırır gibi olur; şimşek parıldadığında yürürler, ortalık birden kararınca da orada dikilip kalıverirler, eğer Allah isteseydi onları sağır ve kör ederdi. Allah'ın her şeye gücü yeter.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Şimşeğin parıltısı gözlerini alacak gibidir. Şimşek etrafı aydınlatınca o ışıkta biraz yürürler; üzerlerine karanlık çökünce de oldukları yerde kalırlar. Eğer Allah dileseydi, onların kulaklarını sağır, gözlerini kör ederdi. Zira Allah'ın kudreti herşeye yeter.(8)
(8) 17’nci âyetten itibaren yapılan benzetmeler, iman nurundan yoksun bir şekilde bakan münafıkların, kâinattan ve hadiselerden aldıkları dehşeti tasvir etmektedir. Sahip olmakla övündükleri bilgileri onlara birşeyler gösterir gibi olsa da, bu durumun uzun süre devam etmediği ve onlara huzur ve güven içinde bir hayat sağlamadığı ortadadır.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Şimşek, neredeyse gözlerini çarpıp götürüverecek. Kendilerine her aydınlık sunduğunda, orada yürürler. Üzerlerine karanlık binince çakılıp kalırlar. Eğer Allah dileseydi, işitme güçlerini de gözlerini de elbette alıp götürürdü. Çünkü Allah her şeye Kadîr'dir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
yaķın olur ıldırım kim ķapa gözlerini anlaruñ. her nice kim aydın eyledi anlaruñ içün yüridiler aydınlıķ içinde daħı ķaçan ķarañurdı anlaruñ üzere durdılar. daħı eger dilesedi Tañrı gideredi ķulaġını anlaruñ daħı gözlerini anlaruñ. bayıķ Tañrı her nesene üzere güci yiterdür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Yıldırım şu‘le virdikde ol żiyā ile yürürler o żiyā gidince ḳaranlıḳ ve ḥayretdeḳalırlar. Eger Allāhu Ta‘ālā murād ide‐y‐di anlarıñ ma‘nen saġırlıġı ve dilsizligi vekörligi gibi [...] ve saġır iderdi. Taḥḳīḳ Allāhu ‘azīmü’ş‐şān her şeye ḳādirdir.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
İldırımın çaxması az qalır ki, onların gözlərinin işığını alsın (onları kor etsin). (Şimşək) onlara işıq verdiyi zaman (onun şüası ilə) yeriyirlər, üzərlərinə qaranlıq çökdükdə isə (olduqları yerdə) dayanıb dururlar. Əgər Allah istəsəydi, onların qulaqlarını və gözlərini əllərindən alardı. Həqiqətən, Allah hər şeyə qadirdir.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
The lightning almost snatcheth away their sight from them. As often as it flasheth forth for them they walk therein, and when it darkeneth against them they stand still. If Allah willed, He could destroy their hearing and their sight Lo! Allah is Able to do all things.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
The lightning all but snatches away their sight; every time the light (Helps) them, they walk therein, and when the darkness grows on them, they stand still. And if Allah willed, He could take away their faculty of hearing and seeing; for Allah hath power over all things.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
يَكَادُ
nerede ise
الْبَرْقُ
şimşek
يَخْطَفُ
kapıverecek
اَبْصَارَهُمْۜ
gözlerini
كُلَّمَٓا
her ne zaman
اَضَٓاءَ
aydınlattı
لَهُمْ
onlara
مَشَوْا
yürürler
ف۪يهِۙ
onda
وَاِذَٓا
ve ne zaman ki
اَظْلَمَ
karanlık çöktü
عَلَيْهِمْ
üzerlerine
قَامُواۜ
dikilip kaldılar
وَلَوْ
ve eğer
شَٓاءَ
dile- seydi
اللّٰهُ
Allah
لَذَهَبَ
elbette giderirdi
بِسَمْعِهِمْ
işitmelerini
وَاَبْصَارِهِمْۜ
ve görmelerini
اِنَّ
muhak- kak
اللّٰهَ
Allah
عَلٰى
üzerine
كُلِّ شَيْءٍ
her şey
قَد۪يرٌ۟
Kadîr'dir
Neredeyse gözlerini kapıverecek olan şimşek (Allah'ın âyetleri önlerini ve gönüllerini) aydınlattı mı o(nun ışığı)nda yürürler (o kısacık zamanda kendilerine gelip Allah'a iman etmeleri gerektiğini hatırlarlar), üzerlerine karanlık çökünce ise (oldukları yerde) çakılır kalırlar (eski hâllerine geri dönerler). Eğer Allah dileseydi elbette onların işitmelerini ve görmelerini giderir (onlara bu hâli yaşatmaz)dı (böyle yaparak Allah, onlara iman etmeleri için imkân tanır). Muhakkak ki Allah her şeye Kadîr'dir (kudretiyle her şeyi hükmü altında tutandır).
كَادَ
Fiil-I
ك و د
(Bir şey yapmak üzere olmak ama onu yapmamak) Nerede ise, neredeyse
بَرْق
İsim
ب ر ق
Şimşek
خَطِفَ
Fiil-I
خ ط ف
Kapıverdi, kaptı, yakaladı
بَصَر
İsim
ب ص ر
Göz, basiret
كُلَّمَا
Zaman zarfı
ك ل ل
Her ne zaman, ne zaman ki
اَضَاءَ
Fiil-IV
ض و ا
Aydınlattı, ışık verdi
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
مَشَى
Fiil-I
م ش ي
Yürüdü, gezip dolaştı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
اَظْلَمَ
Fiil-IV
ظ ل م
Karanlık çöktü
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
قَامَ
Fiil-I
ق و م
Dikildi, ayakta durdu, kalktı, kıyamda durdu
لَو
Masdar harfi
لَو
Olsa, şayet, keşke
شَاءَ
Fiil-I
ش ي ا
Diledi, istedi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
ذَهَبَ
Fiil-I
ذ ه ب
Gitti, giderdi, götürdü
سَمْع
İsim
س م ع
Kulak, işitme, dinleme
بَصَر
İsim
ب ص ر
Göz, basiret
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
قَدِير
İsim
ق د ر
Kadîr (Allah'ın ismi, esmasıdır. Kudretiyle her şeyi hükmü altında tutan demektir)