close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 199. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Śumme efîdû min hayśu efâda-nnâsu vestaġfirû(A)llâh(e)(c) inna(A)llâhe ġafûrun rahîm(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Sonra insanların, hep birden Arafat'tan döndüğü yerden siz de dönün, Allah'tan yarlıganmak dileyin. Şüphe yok ki Allah suçları örter, rahimdir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Sonra insanların (Kâbe’ye doğru topluca) akın edip (huzur ve heyecanla gittiği) yerden (şeytanı taşladıktan sonra Mina’dan Kâbe’ye doğru) siz de akın edip (yürümeye bakın) ve Allah’tan bağışlanma dileyip yakarın. Şüphesiz Allah Bağışlayandır, Esirgeyip Koruyandır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve dalga dalga ilerleyen öteki kalabalıklarla birlikte, siz de ilerleyin ve Allah'tan günahlarınızın bağışlanmasını dileyin. Doğrusu Allah çok affeden ve acıyandır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Bundan sonra insanların vakfe edip döndüğü Arafat'tan siz de vakfe edip dönünüz. Duanın, niyazın kabul olduğu yerlerde Allah'tan koruma kalkanına alınmanızı, bağışlanmanızı isteyin. Allah çok bağışlayıcı, engin merhamet sahibidir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Sonra insanların toplu halde akın ettikleri yerden siz de topluca akın edin ve Allah'dan bağışlanma dileyin. Şüphesiz Allah bağışlayan ve rahmet edendir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Sonra insanların (topluca) akın ettiği yerden siz de akın edin ve Allah'tan bağışlanma dileyin. Şüphesiz Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Sonra insanların döndüğü yerden (Arafat'dan) siz de dönün ve Allah'ın mağfiretini isteyin. Allah çok mağfiret ve rahmet edicidir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Sonra insanların akın ettiği yerden siz de akın edin. Allah’tan mağfiret ve bağışlanma dileyin. Hiç şüphesiz Allah, Gafur ve Rahimdir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Sonra dalga dalga ilerleyen öteki kalabalıklarla birlikte, siz de ilerleyiniz ve Allah'tan af dileyiniz. Doğrusu Allah, affedicidir; merhamet sahibidir.
Besim Atalay
swap_vert close
Bundan sonra, herkesin döndüğü yerden dönünüz, Allahtan bağışlanmak isteyin, Allah bağışlayıcı, Allah yarlıgayıcı
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Sonra insanların döndüğü yerden (Arafat'tan) topluca dönün ve Allah'ın mağfiretini isteyin. Hiç şüphesiz Allah bağışlayandır, merhamet edendir.
Bu âyetteki, “topluca dönün” emriyle hacılara; Allah katında herkesin eşit olduğu, renk, dil, ırk, sınıf, sosyal statü farklarının insanları hiçbir şekilde birbirinden ayıramayacağı ve tüm insanların tek bir yaratıcının kulluk şemsiyesi altında toplanacağı ve birlik olunması gerektiği mesajı verilmektedir.  
Cemil Said
swap_vert close
Ândan sonra nâsın döndüğü yerden siz de serî’an dönünüz ve günâhlarınız içün Allâh’dan istiğfâr idiniz. Zîrâ Allâh gafûr ve rahîmdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Sonra, insanların toplu olarak akın ettiği yerden, siz de akın edin. Allah'tan mağfiret dileyin. Allah bağışlar ve merhamet eder.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Sonra insanların akın ettiği yerden siz de akın edin ve Allah’tan bağışlanma dileyin. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Sonra insanların dalga dalga ilerlediği yerden siz de ilerleyin. Allah’tan bağışlanmanızı dileyin. Kuşkusuz Allah çok bağışlayandır, çok merha¬metlidir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Sonra insanların (sel gibi) aktığı yerden siz de akın. Allah'tan mağfiret isteyin. Çünkü Allah affedici ve esirgeyicidir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Sonra, halkın topluca yayıldığı yerden siz de yayılın, ALLAH'tan bağışlanma dileyin. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Sonra insanların akıp geldiği yerden siz de akıp gelin. Allah'tan bağışlanmanızı isteyin. Çünkü Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
sonra nâsın ifaza eylediği yerden ifaza edin, ve Allahın mağfiretini isteyin, çünkü Allah gafur, rahîmdir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Sonra insanların (sel gibi) aktığı (döndüğü) yerden (Arafat’tan) siz de akın (dönün), Allah’tan mağfiret isteyin. Şüphesiz ki Allah çok affedicidir, çok merhamet edendir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sonra, insanların dağıldığı yerden siz de dağılın. Allah'tan bağışlanma dileyin. Kuşkusuz Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Sonra insanların (elbirlik) döndüğü yerden siz de dönün. Allahdan (günâhlarınızı) mağfiret (buyurmasını) isteyin. Şüphesiz ki Allah çok yarlığayıcı, hakkıyle esirgeyicidir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Sonra insanların (sel gibi) aktığı yerden (Arafat'tan siz de) akın edin ve Allah'dan mağfiret dileyin! Şübhesiz ki Allah, Gafûr (çok mağfiret eden)dir, Rahîm (çok merhamet eden)dir.(4)
(4)Bu âyet, Kureyş kabîlesi hakkındadır. Çünki onlar, kendilerini diğer insanlardan imtiyazlı sayarak Arafat yerine, “Biz Harem ehliyiz” diyerek Müzdelife’de vakfe yaparlardı. (Nesefî, c. 1, 163)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Sonra (daha önce) insanların (İbrahim ve ona inananların topluca) akın ettiği yerden (müzdelifeden) siz de (minaya dalga dalga) akın edin ve Allah’tan bağışlanma dileyin. Şüphesiz Allah, (çok) bağışlayandır, merhamet edendir. *
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İnsanların topluca akıp geldikleri yerlerden sizde gelin ve Allah’dan bağışlanma dileyin. Çünkü Allah bağışlayan ve acıyandır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Sonra insanların toplu olarak döndüğü yerden siz de dönün. Allah’tan yarlıganma dileyin. Çünkü Allah, yarlıgayıcıdır, esirgeyicidir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Sonra nâs/ın bir uğurdan döndüğü yerden siz de öyle dönün [⁸], Allah/tan mağfiret dileyin. Çünkü Allah gafurdur, rahimdir.
[8] Arafat'tan hep birden dönün.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Sonra siz¹³², insanların akın akın döndüğü yerden/Arafat’tan, siz de akın ediniz ve Allah’tan mağfiret isteyiniz. Muhakkak ki Allah, Gafûr’dur, Rahîm’dir.
132 Burada Arafat’a gidip vakfe yapmak istemeyen Mekkelilere/Kureyş’e hitap vardır. Çünkü onlar “Biz Allah’ın Haremi’nin ehliyiz. Taşradan gelenler gibi Arafat’ta vakfe yapmayız” derlerdi. (Taberî, Maturidî ve diğerleri)  
Kadri Çelik
swap_vert close
Sonra insanların toplu olarak akın ettiği yerden, siz de (Mina'ya) akın edin. Allah'tan mağfiret dileyin. Şüphesiz Allah bağışlayıcıdır, merhamet edicidir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Sonra Müzdelife’den Mina’ya doğru yönelin. Bu arada, bağlı bulunduğunuz ırk, sınıf veya sosyal statü yüzünden kibirlenip halktan ayrı durmayın, siz de insanların akın akın gittiği yerden gidin ve hattâ kibirlenmek şöyle dursun, günahlarınızdan dolayı Allah’tan bağışlanma dileyin. Kuşkusuz Allah, çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Sonra İnsanlar’ın akın ettiği yerden akın edin! Allah’tan bağışlanma dileyin! Allah, rahîm gafûrdur.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sonra her bir yandan, hep birlikte dualarla niyazlarla harekete geçin. Bakarsın Allah dayanamayıp affediverir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnsanların akın ettiği yerden siz de akın edin. Bilerek veya bilmeyerek yaptığınız hatalardan dolayı Allah’tan bağışlanma dileyin! Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Sonra, insanların (sel gibi) aktığı yerden siz de akın! [*] Allah’tan bağışlanma dileyin! [*] Şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
“Burada kastedilen, insanların Arafat’tan sel gibi akmalarıdır. Bu ayetin Kureyş ve onların müttefiki olan ve kendilerini ayrıcalıklı gören kabileler için bir emir olduğu ifade edilmektedir. Onlar vakfe için Müzdelife’den öteye geçmiyorlardı. Bazı kabileler diğer insanlara karşı üstünlük taslayarak, ‘Biz, [ehlüllah]ız; dolayısıyla Allah’ın haremini helâl saymayız’ diye övünüyorlardı. Bu kabileler, vakfe yerinin Harem bölgesi değil, Arafat olduğunu kabul etselerdi, bu durum Harem için bir eksikliği akla getirirdi. İşte bundan dolayı, kendilerine [hums] denen (Kureyş, Kinâne, Huzâ‘a, Sakîf, Heysem, Benû ‘Âmir ve Benû Nasr) kabileler, sadece Müzdelife’de vakfe yapıyorlardı. İşte bunun üzerine, Yüce Allah onlara Arafât’ta vakfe yapmalarını ve diğer insanlar gibi oradan sel gibi akıp gelmelerini emretmek için bu ayeti indirmiştir” (Râzî, [Mefâtîhu’l-Ğayb], V, 180) Benzer mesaj: Müzzemmil 73:20.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Sonra insanların dalgalar halinde ilerlediği yerden siz de (Mina’ya doğru) Allah’tan affınızı dileyerek, coşkulu bir şekilde ilerleyin. Zîrâ Allah, çok bağışlayandır, pek esirgeyendir.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve dalga dalga ilerleyen öteki kalabalıklarla birlikte siz de ilerleyin ¹⁸⁴ ve Allah’tan günahlarınıza mağfiret dileyin: Doğrusu Allah, çok affedicidir, rahmet kaynağıdır.
184 Lafzen, “halkın kalabalıklar halinde ilerlemesi sırasında siz de kalabalıklar halinde ilerleyin”: Böylece hacılara, haccın o en coşkulu anında, Allah katında herkesin eşit olduğu ve ırk, sınıf veya sosyal statü farklarının hiçbir şekilde insanları birbirinden ayıramayacağı bir topluluğa mensub olma bilinci içinde bireyselliklerini aşma çağrısı yapılmaktadır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Sonra insanların toplu olarak akıp çağladığı yerden, siz de akın edin ve Allah’tan bağışlanma dileyin. Şüphesiz Allah eşsiz bir bağışlayıcı ve sonsuz rahmet sahibidir.
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ardından insanların çağlayıp geldikleri yerden siz de çağlayıp gelin[³⁹⁴] ve Allah’tan günahlarınıza mağfiret dileyin! Doğrusu Allah tarifsiz bağışlayıcıdır, eşsiz merhamet kaynağıdır.[³⁹⁵]
[394] “Siz” denilenler hums adı verilen ve kendilerini “Allah’ın has kulları” olarak nitelendiren Kureyş’tir. Onlar Allah’ın has kulları oldukları iddiasıyla Arafat’a çıkmazlarmış. Cahiliyye asabiyetine dayanan ve İslâm’ın kökten karşı olduğu bu düşüncenin izlerini silmek için bu âyet Kureyş kabilesine mensup mü’minlere hacda insanlarla birlikte hareket etmelerini emretmektedir. [395] Zımnen: Bir damlasınız, göle karışın: Göle düşen damla göl olur, çöle düşen damla buharlaşır çöl olur.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Sonra insanların öteden beri akıp geldiği yerden (Arafat’tan) siz de hemen dönünüz! (Sırf Müzdelife ile yetinip de eşitliği bozmayınız ve şimdiye kadar işlediğiniz günahlardan dolayı) Allah'tan bağışlanma dileyin, şüphe yok ki Allah çok bağışlayandır ve çok merhametli olandır!
Osman Fırat
swap_vert close
Sonra insanların akın akın döndüğü yerden siz de akın edin ve Allah’tan mağfiret dileyin, şüphesiz Allâh bağışlayandır, esirgeyendir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Sonra nâsın geri döndüğü yerden siz de dönüveriniz. Ve Allah Teâlâ'dan mağfiret isteyiniz. Şüphe yok ki Hak Teâlâ gafûrdur, rahîmdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Sonra, insanların sel gibi aktığı yerden siz de akın edin ve Allah'tan af dileyin! Çünkü Allah çok affedicidir, merhamet ve ihsanı boldur.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Sonra insanların akın akın döndüğü yerden siz de akın edin ve Allah'tan mağfiret dileyin, şüphesiz Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Sonra nâsın dönüb dağıldığı yerden dönüb dağılınız ve Allâh'a istiğfâr idiniz. Allâh Te'âlâ mağfiret idici ve merhamet iyleyicidir. [³]
[3] Kureyş "Biz Harem ahâlîsiyiz, herkes gibi değiliz" diyerek hacda 'Arafât'a halk ile berâber gidüb vakfede durmazlar ve 'avdetde herkes dağıldığı yerden dağılmazlardı. Başka yerde durır ve başka yerden dağılırlardı. Bu âyet-i kerîmede bu hal men' buyurulmuşdur.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sonra insanların (daha önce) aktıkları gibi siz de akın. Allah’tan bağışlanma isteyin. Allah bağışlar, iyiliği boldur.
Şaban Piriş
swap_vert close
Sonra insanların toplu olarak akın ettiği yerden, siz de akın edin ve Allah'tan bağışlanma dileyin. Şüphesiz Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sonra da, halkın sökün ettiği yerden siz de ayrılın. Ve Allah'tan bağışlanma isteyin. Çünkü Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Sonra, insanların akın edip döndüğü yerden siz de dönün ve Allah'tan af dileyin. Çünkü Allah çok affedicidir, çok merhametlidir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
andan, çoklıġı-ıla dönüñ, ol yirden kim çoklıg-ıla döndi ādemįler. daħı yarlıġamaķ dileñ Tañrı’dan; bayıķ Tañrı yarlıġayıcıdur, raḥmet ķılıcı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
andan ṣoñra ifāża eyleñüz ‘Arafātda ḫalḳ ifāża eylegen gibi daḫı istiġfāreyleñüz Tañrıya Tañrı Ta‘ālā yazuḳlar baġışlayıcıdur raḥmet idicidür
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Sonra camaatın döndüyü yerdən siz də dönün! Allahdan bağışlanmaq diləyin, şübhəsiz ki, Allah bağışlayandır, rəhm edəndir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Then hasten onward from the place whence the multitude hasteneth onward, and ask forgiveness of Allah. Lo! Allah is Forgiving, Merciful.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Then pass on at a quick pace from the place whence it is usual for the multitude(222) so to do, and ask for Allah.s forgiveness. For Allah is Oft-forgiving, Most Merciful.
222 See last note. Towards the end of the Pilgrimage the crowd is very great, and if any people loitered after 'Arafat, it would cause great confusion and inconvenience. The pace has therefore to be quick for every one, a very salutary regulation. Every member of the crowd must think of the comfort and convenience of the whole mass.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
ثُمَّ
sonra
اَف۪يضُوا
akın edin
مِنْ حَيْثُ
o yerden ki
اَفَاضَ
aktı
النَّاسُ
insanlar
وَاسْتَغْفِرُوا
ve mağfiret dileyin
اللّٰهَۜ
Allah'
tan
اِنَّ
şüp- hesiz
اللّٰهَ
Allah
غَفُورٌ
Ğafûr'dur
رَح۪يمٌ
Rahîm'dir
Sonra insanların (sel gibi) aktığı yerden (Arafat'tan siz de) akın ve Allah'tan mağfiret dileyin; çünkü Allah Ğafûr'dur, Rahîm'dir (her türlü günahı mağfiret eden, isimlerinde ve fiillerinde her zaman rahmeti tecelli edendir).
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
اَفَاضَ
Fiil-IV
ف ي ض
Akın etti, aktı, döktü, daldı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
حَيْث
İsim
ح ي ث
O yer, o yerde, o yeri ki
اَفَاضَ
Fiil-IV
ف ي ض
Akın etti, aktı, döktü, daldı
نَاس
İsim
ن و س
İnsanlar
اِسْتَغْفَرَ
Fiil-X
غ ف ر
Mağfiret diledi, istiğfar etti
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
غَفُور
İsim
غ ف ر
Ğafûr (Allah'ın ismi, esmasıdır. Her türlü günahı mağfiret eden demektir)
رَحِيم
İsim
ر ح م
Rahîm (Allah'ın esması, ismidir. İsimlerinde ve fiillerinde her zaman rahmeti tecelli eden demektir), merhametli