Sonra, insanların (sel gibi) aktığı yerden siz de akın! [*] Allah’tan bağışlanma dileyin! [*] Şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
“Burada kastedilen, insanların Arafat’tan sel gibi akmalarıdır. Bu ayetin Kureyş ve onların müttefiki olan ve kendilerini ayrıcalıklı gören kabileler için bir emir olduğu ifade edilmektedir. Onlar vakfe için Müzdelife’den öteye geçmiyorlardı. Bazı kabileler diğer insanlara karşı üstünlük taslayarak, ‘Biz, [ehlüllah]ız; dolayısıyla Allah’ın haremini helâl saymayız’ diye övünüyorlardı. Bu kabileler, vakfe yerinin Harem bölgesi değil, Arafat olduğunu kabul etselerdi, bu durum Harem için bir eksikliği akla getirirdi. İşte bundan dolayı, kendilerine [hums] denen (Kureyş, Kinâne, Huzâ‘a, Sakîf, Heysem, Benû ‘Âmir ve Benû Nasr) kabileler, sadece Müzdelife’de vakfe yapıyorlardı. İşte bunun üzerine, Yüce Allah onlara Arafât’ta vakfe yapmalarını ve diğer insanlar gibi oradan sel gibi akıp gelmelerini emretmek için bu ayeti indirmiştir” (Râzî, [Mefâtîhu’l-Ğayb], V, 180)
Benzer mesaj: Müzzemmil 73:20.