(Hacc’da ticaret yaparak) Rabbinizin lütfundan rızkınızı aramanızda size bir günâh yoktur.¹ Arafat’tan² hep birlikte ayrılınca (Müzdelife’deki) Meş’ar’ül Haram’da³ Allah’ı anın. Siz, önceleri (yani) son derece sapkınlardan iken, Onun sizi anıp da dosdoğru yola ilettiği gibi siz de Allah’ı (Ona şükrederek) anın.
1 Yani Allah’ın koyduğu kurallara göre yapılan ticaretin, Hacca engeli ve size de bir günâhı yoktur. Yani hac, ticarete, kazanca mâni değildir. Araplar cahiliyye devrinde hac mevsimlerinde Ukâz, Mecenne, Z’ül-mecaz gibi pazar ve panayırları açarlar ve oralarda ticaret yaparlardı. İslâm dini gelince hacc’da ticaret yapmaktan sakınmağa başlamışlardı. Bu âyet bunun hakkında nâzil olmuştur. (Elmalılı)2 Arafat: Zilhicce’nin 9. günü hacıların vakfe yaptıkları, Mekke’ye 20 km. uzaklıkta ve doğusundaki “Cebel’ür-Rahme” (Rahmet Dağı) ve etrafındaki bölgedir. Zilhicce’nin 9. gününe, hacıların Arafat’a çıkmalarından dolayı “Yevm’ül-Arafat” (Arafat günü) denilir. Hac ibadetinin rükünlerinden olan Vakfe’nin yapıldığı yerdir. Hz. Peygamber (s.a.v): “Ben şurada kurban kestim, Mina’nın her tarafı bir kurban yeridir. Konakladığınız yerde kurban kesin. Ben şurada vakfe yaptım. Arafât’ın her tarafı vakfe yeridir...” (Müslim) buyurmuşlardır. Ramazan bayramı öncesine, “arafa günü” denilmesi yanlıştır. Peygamberimiz, Arafat’ta: “Hacc Arafat’tır, kim Müzdelife gecesi fecrin doğmasından önce vakfeye yetişirse, haccı idrak etmiş olur…” buyurmuştur. (Tirmizî, Ebû Dâvud, İbnu Mâce)3 Meş’ar’ül-Haram: Arafat ile Mina arasındaki Müzdelife’de Kuzah adı verilen ve Hacc’da Arafat’tan sonra vakfe yapılan bir tepedir. Önceleri burada ocaklar, mumlar ve büyük kandiller yakılırdı. Şimdi ise üzerine bu isimle anılan büyük bir mescid yapılmıştır. Bu âyet, Meş’ar’ül-Haram’ın yanındaki Müzdelife’de vakfeyi emretmektedir. Müzdelife’de kılınan akşam ve yatsı namazları burada yapılması istenen zikrin en güzel uygulamasıdır. Müzdelife’de vakfe ve akşam ile yatsı namazlarının burada bir arada kılınması, Hanefilerce vacibtir. Müzdelife’de vakfeyi terk eden kimseye kurban kesmek vacib olur. Burada sabah namazı vaktine kadar durup, sabah namazını kılmak sünnettir.