close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 190. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vekâtilû fî sebîli(A)llâhi-lleżîne yukâtilûnekum velâ ta’tedû(c) inna(A)llâhe lâ yuhibbu-lmu’tedîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Sizinle savaşıp vuruşanlarla Allah yolunda siz de savaşın, vuruşun, fakat haddi aşmayın, zulmetmeyin. Şüphe yok ki Allah, haddini aşanları ve zulmedenleri sevmez.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Sizinle (Dininiz, devletiniz, ülkeniz ve hürriyetiniz konusunda ve çeşitli yollarla) savaşanlara karşı, (siz de) Allah yolunda (ve geçerli olan silah ve metotlarla) çarpışın; (ancak) aşırılığa kaymayın! Kesinlikle Allah aşırı gidenleri sevmez. (Bu nedenle haddi aşmayın ve haksızlığa sapmayın.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Size karşı savaş açanlara Allah yolunda siz de savaşın, ancak aşırı gitmeyin; doğrusu Allah aşırı gidenleri sevmez.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Size savaş açanlar, size düşmanca davrananlarla Allah yolunda, İslâm uğrunda savaşın. Haksız saldırıda bulunmayın, aşırı gitmeyin. Allah haddi tecavüz edenleri sevmez.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 9/36.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Sizinle savaşanlara karşı Allah yolunda siz de savaşın, ancak haddi aşmayın. Şüphesiz Allah haddi aşanları sevmez.
190.Vahidi`nin Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre bu ayeti kerime Hudeybiye anlaşması hakkında inmiştir. Şöyleki Hudeybiye anlaşmasının yapıldığı yıl müşrikler Resulullah (a.s.)`ı ve ashabını Mekke`ye girmekten alıkoyunca ertesi yıl kaza umresi yapmak için yola çıktılar. Ama müşriklerin anlaşmaya bağlı kalmayacakları endişesini taşıyorlardı. Bununla birlikte haram ayda onlarla çarpışmak da istemiyorlardı. Bunun üzerine Yüce Allah bu âyeti kerimeyi indirdi.İbnu Cerir de Katade (r.a.)`den buna benzer bir rivayet nakletmiştir.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Sizinle savaşanlara karşı Allah yolunda savaşın, (ancak) aşırı gitmeyin. Elbette Allah aşırı gidenleri sevmez.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Sizinle savaşanlarla, siz Allah yolunda savaşın ve (onlar harbe başlamadan önce siz başlayıp) aşırı gitmeyin. Şüphesiz ki Allah, aşırı gidip haddi tecâvüz edenleri sevmez. (Bu âyet-i kerime, Berae âyeti, yahut bundan sonra gelen âyet ile neshedilmiştir, hükmü kaldırılmıştır.)
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Sizinle savaşanlara, azgınlık yapanlara karşı Allah için savaşın. Çünkü Allah, azgınları sevmez.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Size savaş açanlara karşı Allah yolunda savaşınız, ama aşırı gitmeyiniz, doğrusu Allah aşırı gidenleri sevmez.
Besim Atalay
swap_vert close
Sizinle çarpışan kimseler ile, Allah yolunda siz de çarpışın, taşkınlık etmeyiniz, Allah sevmez taşkınları
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Sizinle savaşanlara karşı, siz de Allah yolunda savaşın. Fakat acımasızca saldırganlık yapmayın! Muhakkak ki Allah aşırı gidenleri sevmez.
Bkz. 9/12, 29Bu ve bundan sonraki ayetler; Hac Suresi’nin 39 ve 40. ayetlerinden sonra, savaşla ilgili inen ilk ayetlerdendir. “Sizinle savaşanlara karşı, siz de Allah yolunda savaşın!” emri Nisa 4/75’e dayandırılıyor ve Müslümanlar için savaşın meşruiyetinin yalnızca kendini savunma amacına bağlı olduğunu tereddütsüz bir şekilde ortaya konuluyor. “Acımasızca saldırganlık yapmayın.” yani gereksiz yere kan dökmeyin, kadınları, çocukları, yaşlıları ve hastaları öldürmeyin; ansızın baskınlar düzenleyerek yıkıp yakmayın, çevreye zarar vermeyin, ölenlerin cesetlerini parçalayarak saygısız ve barbarca bir tavır sergilemeyin, teslim olmuş ya da esir düşmüş insanlara işkence yapmayın veya hakaret etmeyin denilmektedir.  
Cemil Said
swap_vert close
Size karşu muhârebe idenlere karşu Allâh yolunda (fî sebîlillah) siz de muhârebe idin. Lâkin ilk def’a ânlara te’addî itmek haksızlığında bulunmayın. Allâh adâletden inhirâf idenleri sevmez.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Sizinle savaşanlarla Allah yolunda savaşın, aşırı gitmeyin; doğrusu Allah aşırı gidenleri sevmez.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Sizinle savaşanlara karşı Allah yolunda siz de savaşın. Ancak aşırı gitmeyin.[55] Çünkü Allah aşırı gidenleri sevmez.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Size karşı savaşanlarla siz de Allah yolunda savaşın, fakat aşırılığa sapmayın; Allah aşırılığa sapanları sevmez.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Size karşı savaş açanlara, siz de Allah yolunda savaş açın. Sakın aşırı gitmeyin, çünkü Allah aşırıları sevmez.
Edip Yüksel
swap_vert close
Sizinle savaşanlarla ALLAH yolunda savaşın. Saldırgan olmayın. ALLAH saldırganları sevmez.
Savaşa, savunma amacıyla izin verilmiştir. Bak 60:8-9.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Size savaş açanlarla Allah yolunda çarpışın. Fakat haksız saldırıda bulunmayın. Çünkü Allah, haksız saldırıda bulunanları sevmez.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Korunun da size kıtâl edenlerle fisebilillâh çarpışın, fakat haksız taarruz etmeyin çünkü Allah haksız taarruz edenleri sevmez
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Ey îmân edenler!) Sizinle savaşanlara karşı, Allah yolunda siz de savaşın. Ancak haddi aşmayın. Şüphesiz Allah haddi aşanları sevmez.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sizinle savaşanlara karşı siz de Allah yolunda onlarla savaşın. Ama haddi aşmayın. Kuşkusuz Allah, haddi aşanları sevmez.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Size harb açanlarla, Allah yolunda, sizde döğüşün (müdâfaa harbi yapın. Ancak) aşırı gitmeyin. Şübhesiz ki Allah aşırı gidenleri sevmez.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Sizinle savaşanlara karşı Allah yolunda savaşın,(4) fakat haddi aşmayın! (Ma'sum olanları öldürmeyin, işkence yapmayın)! Şübhesiz ki Allah, haddi aşanları sevmez.
(4)“Hâricî tecâvüze (dışarıdan gelen saldırıya) karşı kuvvetle mukābele edilir. Çünki düşmanın malı, çoluk çocuğu ganîmet hükmüne geçer. Dâhilde (içeride) ise öyle değildir. Dâhildeki hareket müsbet bir şekilde ma‘nevî tahrîbâta karşı ma‘nevî, ihlâs sırrı ile hareket etmektir. Hâricdeki cihad başka, dâhildeki cihad başkadır.” (Emirdağ Lâhikası-II, 327)Ayrıca bakınız; (sahîfe 89, hâşiye 1; sahîfe 93, hâşiye 1)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Size savaş açanlara (saldıranlara) karşı siz de Allah yolunda (Allah’ın izin verdiği meşru müdafaa hakkınızı kullanmak suretiyle) savaşın. Ama (savunma amacınızı aşıp) saldırganlık yapmayın (onlar size saldırmadıkça asla siz saldırmayın); şüphesiz (kim olursa olsun) Allah saldırganları sevmez. *
(*) Bu ve bundan sonraki ayetler; Hac Suresi’nin 39 ve 40. ayetlerinden sonra, savunma savaşıyla ilgili inen ilk ayetlerdendir. “Size savaş açanlara (saldıranlara) karşı, siz de Allah yolunda (meşru müdafaa hakkınızı kullanarak) savaşın!” emri Nisa 4/75’e dayandırılıyor ve Müslümanlar için savaşın meşruiyetinin yalnızca- ve yalnızca- kendini savunma amacına bağlı olduğunu tereddütsüz bir şekilde ortaya konuluyor. (C. Külünkoğlu Meal Açıklaması) Zaten müfessirlerin büyük çoğunluğu da, la ta‘tedû ibaresinin, bu bağlamda “saldırganlık yapmayın” anlamına geldiği, mu‘tedîn ile de “saldırganlıkta bulunanlar”ın kasdedildiği konusunda hemfikirdirler. (M. Esed Meal Açıklaması) Bu nedenle gerekçe ne olursa olsun Kur’an’a göre savunma amaçlı olmayan hiçbir savaş meşru değildir.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sizinle mücadele edenlerle, sizde Allah yolunda mücadele edin. Haddi aşmayın, Allah haddi aşanları sevmez.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Sizinle vuruşanlarla siz de Allah uğrunda vuruşun. Yalnız aşırı gitmeyin. Çünkü Allah aşırı gidenleri sevmez.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Sizinle kıtal edenler ile Allah yolunda kıtal edin. El uzatmayın [¹³]. Zira Allah el uzatanları sevmez.
[13] Kıtalden men olunduğunuz kimselerle kıtale başlamayın, kadınları, çocukları, pîr-i fânileri öldürmeyin; burun, kulak kesmeyin; aranızda ahit bulunan kimselere haber vermeksizin, ansızın, hile ile kıtal etmeyin. Kıtale girişmeyenlere karşı siz de kıtale girişmeyin.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Size savaş açanlarla siz de Allah yolunda savaşınız ve haddi aşmayınız. Muhakkak ki Allah haddi aşanları sevmez.
Kadri Çelik
swap_vert close
Sizinle savaşanlarla Allah yolunda savaşın ve taşkınlıkta bulunmayın; şüphesiz Allah taşkınlık edenleri sevmez.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Size savaş açanlara karşı, siz de Allah uğrunda savaşın fakat taşkınlık edip haksız yere saldırmayın! Çünkü Allah, haksız yere saldıranları sevmez.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Size karşı savaşanlarla Allah yolunda savaşın! Haksız yere saldırmayın! Allah, Haksız Saldıranlar’ı sevmez.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Size karşı savaşanlara, siz de Allah için karşılık verin. Saldıran siz olmayın, çünkü Allah, saldırganları sevmez.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Sizinle savaşanlara karşı Allah yolunda siz de savaşın! Ancak savaşırken haksızlık etmeyin! Barış isteyenlerle aşırı giderek savaşı devam ettirmeyin! Hayatın amacı barıştır. Barışı sürdüren, her işte önde gidenlerden olun! Rabbiniz hangi nedenle olursa olsun aşırı gidenleri sevmez. Bilin ki aşırılıklar hayatın aslı değil, insanların zaaflarından ibarettir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Size karşı savaşanlarla siz de Allah yolunda savaşın! Sakın aşırı(ya) gitmeyin (saldırmayın)! Şüphesiz ki Allah aşırıları (saldıranları) sevmez. [*]
Bu ayet müslümanların kimlerle savaşması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır ki kastedilen şey saldırılara karşılık vermektir; asla ve asla saldıran taraf olmamak gerekmektedir. Bu ayet Bakara 2:191-193, 256, Nisâ 4:89-91, Enfâl 8:39-40, Tevbe 9:2-4, 12, 36, 73, 123; Hacc 22:39, Mümtehine 60:8-9, Tahrîm 66:9 gibi ayetlerle birlikte okunmalıdır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey îman edenler!) Sizinle savaşanlarla siz de Allah yolunda savaşın ve sınırı da aşmayın. Çünkü Allah sınırı aşanları sevmez.¹
1 Müfessirlerin büyük bir çoğunluğuna göre bu âyet, Hudeybiye anlaşmasından sonra kâfirlerle savaş hakkında inen ilk âyettir. Zulme uğrayan Müslümanların savaşmasına müsaade eden ilk âyet ise, Hacc: 39. âyettir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
SİZE savaş açanlara karşı Allah yolunda savaşın, ama (amacınızı aşıp) saldırganlık yapmayın; doğrusu Allah saldırganları sevmez. ¹⁶⁷
167 Bu ve bundan sonraki ayetler, Müslümanlar için savaşın meşruiyetinin yalnızca (kelimenin en geniş anlamıyla) kendini savunma amacına bağlı olduğunu tereddütsüz bir şekilde ortaya koymaktadır. Müfessirlerin büyük çoğunluğu, lâ ta‘tedû ibaresinin, bu bağlamda “saldırganlık yapmayın” anlamına geldiği, mu‘tedîn ile de “saldırganlıkta bulunanlar”ın kasdedildiği konusunda hemfikirdirler. “Allah yolunda” -yani Allah tarafından konulmuş ahlakî ilkeler uğrunda- savaşmanın savunma amaçlı olma özelliği, ayrıca, “size savaş açanlar”a yapılan atıfta bariz bir şekilde ortaya konulmuş ve 22:39’da -“kendilerine haksız yere saldırılan kimselere [savaşma] izni verilmiştir”- daha da açık bir şekilde ifade edilmiştir. Eldeki bütün nakillere göre bu son ayet, cihâd yahut kutsal savaş meselesine en ilk (ve bu nedenle de en köklü) Kur’ânî atıftır (bkz. Taberî ve İbni Kesîr’in 22:39 ile ilgili yorumları). Savunmayı savaşın tek haklı gerekçesi olarak belirleyen bu ilk ve temel prensibin Kur’an’da, yukarıdaki ayetten sonraki bir döneme ait olan 60:8’de ve 4:91’in son cümlesinde de tekrarlandığı görülmektedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Size savaş açanlara karşı, siz de Allah yolunda savaşın, saldırgan davranmayın. Zira Allah saldırganları sevmez. 22/39, 60/8-9
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
SİZE karşı savaş açanlarla siz de Allah yolunda savaşın, fakat saldırganlık yapmayın! Allah saldırganlık yapanları sevmez.[³⁷⁶]
[376] Erdemin gerçek ölçütüyle ilgili koordinatlar verildikten sonra, söz insanî erdemin en çok çiğnendiği ve haksızlık ve zulmün en çok işlendiği savaşa getirilmiştir. Kur’an savaşa meşru sınırlar içerisinde izin vermiş, fakat kirli savaşa izin vermemiştir. Bu yüzden bir savaş ahlâkı geliştirmiştir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey iman edenler) Size savaş açanlarla, Allah yolunda savaşın! Ancak aşın ve haksız saldırılarda bulunmayın (kadınları, çocukları, öldürmeyin) Çünkü Allah, aşırı gidenleri sevmez.
(Müslümanlar, önce müdafaa şeklinde de olsa savaştan menedilmişlerdi. Nitekim Bakara suresinin 109. ayetinde "Allah'ın emri gelinceye kadar siz onları af edin, onlara saldırmayın" buyurulmuştur. Bu savaş emirleriyledir ki son Peygamberin, kılıç ve cihatla emredileceği hakkında geçmiş kitaplarda belirtilen özel vasıfları da ortaya çıkmış, bu şekilde ilahi mucize gerçekleşmiştir.)  
Osman Fırat
swap_vert close
Sizinle savaşanlarla Allâh yolunda savaşın; fakat haksız yere saldırmayın, çünkü Allâh, saldırganları sevmez.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve sizinle mukatelede bulunanlar ile siz de fîsebilillah mukatelede bulununuz. Fakat haddi tecavüz etmeyiniz. Şüphe yok ki Allah Teâlâ öyle mütecaviz olanları sevmez.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Sizinle savaşanlara karşı, siz de Allah yolunda savaşın. Fakat haksız yere saldırmayın. Muhakkak ki Allah haddi aşanları sevmez. [9, 36]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Sizinle savaşanlarla Allah yolunda savaşın; fakat haksız yere saldırmayın, çünkü Allah, saldırganları sevmez.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Sizinle mukâtele idenlerle (müşriklerle) Allâh yolunda mukâtele idin ve te'addî (kendiliğinden mukâteleye kıyâm ve tecâvüz) itmeyin. Allâh Te'âlâ te'addî ve tecâvüz idenleri sevmez. [²]
[2] Mekke müşrikleri şehr-i harâmda ve dâhil-i Harem'de kıtâlin harâm olmasına rağmen orada İslâmlarla muhârebeye kalkdıklarından ve müslümanları Mekke'den çıkardıklarından mukâbele bi'l misil emrini muhtevî olarak bu ve bundan sonraki dört âyet-i kerîme nâzil olmuşdur.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah yolunda, sizinle savaşanlarla savaşın ve haksız saldırı yapmayın.[*] Allah, haksız saldırı yapanları sevmez.
[*] Bizimle savaşmayanlarla iyi ilişkiler içinde olmak gerekir. (Bkz. Mümtahine 60/8-9)  
Şaban Piriş
swap_vert close
Sizinle savaşanlarla, Allah yolunda siz de savaşın, (fakat) haksız yere saldırmayın. Doğrusu Allah aşırı gidenleri sevmez.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sizinle savaşanlara karşı siz de Allah yolunda savaşın, fakat haddi aşmayın. Çünkü Allah haddi aşanları sevmez.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Sizinle çarpışmaya girenlerle Allah yolunda siz de çarpışın. Ama haksız yere saldırmayın/çarpışmada zulme sapmayın. Çünkü Allah, sınır tanımaz azgınları sevmiyor.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı çalışuñ Tañrı yolında, anlaruñ-ıla kim çalışurlar sizüñ-ile. daħı artuķlıķ eylemeñ; bayıķ Tañrı sevmez artuķlıķ eyleyicileri.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ṣavaş eyleñüz Tañrı yolında ol kāfirler bile kim sizüñ bile ṣavaş ider‐ler, daḫı ta‘addī eylemeñüz Tañrı Ta‘ālā sevmez ta‘addī idenleri.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ey mö’minlər!) Sizinlə vuruşanlarla siz də Allah yolunda vuruşun, lakin həddən kənara çıxmayın. Allah həddi aşanları sevməz!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Fight in the way of Allah against those who fight against you, but begin not hostilities. Lo! Allah loveth not, aggressors.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Fight in the cause of Allah those who fight you(204), but do not transgress limits; for Allah loveth not transgressors.
204 War is permissible in self-defence, and under well-defined limits. When undertaken, it must be pushed with vigour (but not relentlessly), but only to restore peace and freedom for the worship of Allah. In any case strict limits must not be transgressed: women, children, old and infirm men should not be molested, nor trees and crops cut down, nor peace withheld when the enemy comes to terms. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَقَاتِلُوا
ve savaşın
ف۪ي سَب۪يلِ
yolunda
اللّٰهِ
Allah
الَّذ۪ينَ
o kimse- lerle ki
يُقَاتِلُونَكُمْ
sizinle savaşıyorlar
وَلَا تَعْتَدُواۜ
ve sakın haddi aşmayın
اِنَّ
şüp- hesiz
اللّٰهَ
Allah
لَا يُحِبُّ
sevmez
الْمُعْتَد۪ينَ
haddi aşanları
Sizinle savaşanlara karşı (siz de) Allah yolunda savaşın! Sakın haddi aşmayın (Allah'ın sınırlarını çiğnemeyin)! Çünkü Allah, haddi aşanları sevmez.
قَاتَلَ
Fiil-III
ق ت ل
Savaştı, öldürdü, kahretti
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
سَبِيل
İsim
س ب ل
Yol
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
قَاتَلَ
Fiil-III
ق ت ل
Savaştı, öldürdü, kahretti
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اِعْتَدَى
Fiil-VIII
ع د و
Haddi aştı, saldırdı, haklarını çiğnedi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اَحَبَّ
Fiil-IV
ح ب ب
Sevdi, hoşlandı
مُعْتَدِين
İsim
ع د و
Haddi aşanlar