close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 187. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Uhille lekum leylete-ssiyâmi-rrafeśu ilâ nisâ-ikum(c) hunne libâsun lekum veentum libâsun lehun(ne)(k) ‘alima(A)llâhu ennekum kuntum taḣtânûne enfusekum fetâbe ‘aleykum ve’afâ ‘ankum(s) fel-âne bâşirûhunne vebteġû mâ keteba(A)llâhu lekum(c) vekulû veşrabû hattâ yetebeyyene lekumu-lḣaytu-l-ebyedu mine-lḣayti-l-esvedi mine-lfecr(i)(s) śümme etimmû-ssiyâme ile-lleyl(i)(c) velâ tubâşirûhunne veentum ‘âkifûne fi-lmesâcid(i)(k) tilke hudûdu(A)llâhi felâ takrabûhâ(c) keżâlike yubeyyinu(A)llâhu âyâtihi linnâsi le’allehum yettekûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Oruçlu olduğunuz günün gecesinde kadınlarınızla buluşmanız, size helal edilmiştir. Onlar sizin için elbisedir, siz onlar için elbisesiniz. Allah bildi ki nefsinizi yenemeyecek, sabredemeyecek, bir iştir, işleyeceksiniz, bu yüzden tövbenizi kabul etti, sizi bağışladı. Gayri onlarla buluşun ve Allah'ın size yazdığını dileyin. Fecir doğup da aydınlığıyla kara iplik, sizce beyaz iplikten ayırt edilinceye dek yiyin, için. Sonra orucu ertesi geceye kadar tamam olarak tutun. Fakat mescitlerde ibadet için niyetlendiniz, oturdunuz kaldınız mı kadınlarınıza dokunmayın. İşte bunlar, Allah sınırlarıdır, yaklaşmayın o sınırlara. İnsanlar, sakınıp korunsunlar diye Allah, delillerini bu suretle apaçık bildirir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Oruç (tuttuğunuz günlerin) gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı. Onlar sizin örtüleriniz (gibidir), siz de onlar için (birer) örtü-elbise (yerindesiniz). Allah, (ilk farz kılındığı yılda Ramazan geceleri hanımlarınızdan ayrı durmakla) gerçekten sizin (boş yere ve aslında helâl olan bir şeyi haram görmekle) nefislerinize ihanet (haksızlık) etmekte olduğunuzu (ve birlikte yatmanıza izin verilmesi arzunuzu) bildi, tevbenizi kabul etti ve sizi bağışlayıverdi. Artık onlara (Ramazan geceleri hanımlarınıza) yaklaşabilirsiniz. Ve (artık) Allah’ın sizin için yazdıklarını (takdir buyurduklarını) isteyip ulaşmaya gayret edin. Fecr vakti, sizce beyaz iplik siyah iplikten ayırt edilinceye kadar yiyin, için; sonra geceye (ertesi akşam gelinceye) kadar orucu tamamlayın. Mescitlerde itikâfta olduğunuz zamanlarda ise onlara (kadınlarınıza) yaklaşmayın. Bunlar, Allah’ın sınırlarıdır, (sakın) onlara (yasaklara) yanaşmayın. İşte Allah, insanlara ayetlerini böylece açıklar; umulur ki (küfürden ve zulümden) sakınıp korunacaklardır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ramazanda oruç tuttuğunuz günlerin gecesi boyunca, kadınlarınıza yaklaşmak size helaldır. Onlar sizin için bir elbise ve siz de onlar için bir elbise gibisiniz. Allah bu konuda kendinizi sıkıntıya sokacağınızı biliyor, bu yüzden sizin tevbenizi kabul edip, zorluğu üzerinizden kaldırdı. Öyleyse onlara yaklaşabilir ve Allah'ın sizler için yazdığı helal ilişki ve neslin çoğalması yönünde yararlanabilirsiniz. Ve gecenin karanlığından, tan yerinin aydınlığı fark edilinceye kadar, yiyip içebilirsiniz. Sonra akşam oluncaya kadar, oruca devam edersiniz. Ama mescidlerde itikaf için kapandığınızda kadınlara yaklaşmayın. Bunlar Allah'ın koyduğu sınırlardır. O halde bu sınırları ihlal etmeyin. İşte Allah böylece mesajlarını size açıklıyor ki, bu mesajla yolunuzu bulmuş olasınız.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Oruçlu olduğunuz günlerin gecelerinde, hanımlarınızla ilişkiye girmeniz size helâl ve meşrû kılındı. Onlar sizin iyiliğiniz için bir elbise, vazgeçilmez birlikteliğinizin, sizi koruyan, sırlarınızı saklayan ortağı, rahat ve huzur kaynağıdırlar. Siz de onların iyiliği için bir elbise, vazgeçilmez birlikteliğinizin, onları koruyan, sırlarını saklayan, ortağı, rahat ve huzur kaynağısınız. Allah, o gecelerde kendinize hâkim olamadığınızı, kendinize haksızlık ettiğinizi bildi de, yüzünüze baktı, tevbenizi, günah işlemekten vazgeçerek kendisine itaate yönelişinizi kabul edip sizden bu yasağı kaldırdı. Şimdi onların koynuna girin. Allah'ın sizin için ezelde Levh-i Mahfuz'da yazdığı, yazılı olarak farz kıldığı nesili kazanmaya çalışın. Tanyerinin ağaran hattının (fecr-i sâdık), karanlığı devam eden hattından, sizin için, seçilir hale gelinceye kadar yiyin için. Sonra akşama kadar, yasaklara riayet ederek oruçlarınızı tamamlayın. Mescitlerde itikâfa girdiğiniz, ibadete çekildiğiniz günlerde hanımlarınıza yaklaşmayın. Bunlar, Allah'ın koyduğu kurallar ve yasaklardır. Bu kuralları çiğnemeyin. Bu sınırlara yaklaşmayın. Böylece Allah âyetlerini, dinin emir ve hükümlerini, insanların iyiliği, kurtuluşu için açıklıyor. Umulur ki, Allah'a sığınıp emirlerine yapışırlar, günahlardan arınıp, azaptan, sağlıklarının bozulmasından, hastalıklardan korunurlar, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranırlar, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olurlar.
Ahmet Varol
swap_vert close
Size, oruç günlerinin gecelerinde hanımlarınıza yaklaşmanız helal kılındı. Onlar sizin için bir örtüdürler, siz de onlar için bir örtüsünüz. Allah sizin nefislerinize güvenemeyeceğinizi bildi de tevbelerinizi kabul etti ve sizi bağışladı. Şu halde artık (geceleri) onlara yaklaşın ve Allah'ın sizin için takdir ettiğini dileyin. Ve şafağın beyaz ipliği siyah ipliğinden size göre ayırdoluncaya kadar yiyip için. Sonra geceye kadar orucu tamamlayın. Camilerde itikafta olduğunuz zamanlarda hanımlarınıza yaklaşmayın. Bunlar Allah'ın koymuş olduğu sınırlardır, bunlara yaklaşmayın. İşte, sakınırlar diye Allah ayetlerini insanlara böyle açıklamaktadır.
187.Ahmed bin Hanbel, Ebu Davud ve Hakim`in Muaz bin Cebel (r.a.)`den rivayet ettiklerine göre sahabiler iftar ettikten sonra uyuyuncaya kadar yer, içer ve hanımlarıyla ilişkide bulunurlardı. Uykuya yattıktan sonra artık bu işleri bırakırlardı. Bir keresinde Hz. Ömer (r.a.) gece bir süre uyuduktan sonra hanımıyla ilişkide bulundu. Sonra Resulullah (a.s.)`ın yanına giderek bu hususu kendisine bildirdi. Bunun üzerine Yüce Allah bu âyeti kerimeyi indirdi.Buhari`nin Bera bin Azib (r.a.)`den rivayet ettiğine göre Ramazan orucunun tutulması farz kılınınca erkekler bütün Ramazan boyunca hanımlarından uzak durmaya başladılar. Ancak erkekler nefislerine güvenemiyorlardı. Bunun üzerine Yüce Allah şöyle buyurdu: "Allah sizin nefislerinize güvenemeyeceğinizi bildi de tevbelerinizi kabul etti ve sizi bağışladı. Şu halde artık (geceleri) onlarla ilişkide bulunun ve Allah`ın sizin için takdir ettiğini dileyin..."  
Ali Bulaç
swap_vert close
Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar, sizin örtüleriniz, siz de onlara örtüsünüz. Allah, gerçekten sizin, nefislerinize ihanet ettiğinizi (güvenmediğinizi) bildi, tevbenizi kabul etti ve sizi bağışladı. Artık onlara yaklaşın ve Allah'ın sizin için yazdıklarını dileyin. Fecir vakti, sizce beyaz iplik siyah iplikten ayırd edilinceye kadar yiyin, için, sonra geceye kadar orucu tamamlayın. Mescidlerde itikafta olduğunuz zamanlarda onlara (kadınlarınıza) yaklaşmayın. Bunlar, Allah'ın sınırlarıdır, (sakın) onlara yanaşmayın. İşte Allah, insanlara ayetlerini böylece açıklar; umulur ki sakınırlar.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Oruç gecesi, kadınlarınıza yaklaşmanız size helâl kılındı. Onlar, sizin için fenalığa karşı koruyucu bir elbise ve siz de onlar için koruyucu bir elbise gibisiniz. Allah, nefislerinize emniyet edemiyeceğinizi bildiği için, üzerinize rahmeti ile ihsan edip günahınızı afvetti. Şimdi hanımlarınıza gecelerde mübaşerette bulunun ve Allah'ın sizler için mübah takdir ettiği üremeyi isteyin; ve gece ile gündüzü ayıran fecrin beyaz ipliği, gecenin siyah ipliğinden sizce seçilinceye kadar yeyin, için. Sonra ertesi geceye kadar orucu tam tutun. Siz ibadet için mescidlere kapanıp itikâf halinde iken geceleri de hanımlarınıza yaklaşmayın. Bu hükümler Allah'ın (yasak) sınırlarıdır, sakın onlara yaklaşmayın. İşte Allah âyetlerini böylece insanlara açıklar ki, sakınıp korunsunlar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Oruç gecesi kadınlarınızla cinsel münasebet kurmanız size helal kılındı. Onlar size elbisedirler, siz de onlara elbisesiniz. Allah sizin nefsinize zulmettiğinizi biliyordu. Tevbenizi kabul etti, sizi affetti. Artık onlarla temas edin, Allah’ın size yazdığı şeyi isteyin: (Cinselliğin Allah’ın bir yazgısı olduğunu bilin.) Fecirdeki siyah ufuk, beyaz ufuktan ayırt edilinceye kadar yiyin, için, (nefsinize zulmetmeyin.) Sonra akşama kadar orucunuzu tamamlayın. Fakat siz mescidlerde itikâfa kapanmışken kadınlarınıza yaklaşmayın. Bunlar, Allah’ın sınırlarıdır. Sakın onlara yaklaşmayın. Allah, ayetlerini insanlar için böylece açıklıyor. Ki sakınsınlar. (*)
(*) Bu ayet inmeden evvel oruç gecelerinde yatsıdan sonra yiyip içmek, cinsel münasebette bulunmak, eski dini geleneğe göre haramdı.[Yemek, içmek, cinsellik, Allah’ın yazgısıdır. Fakat haksız yere kazanç, rüşvet gibi yollarla mal kazanmak ve yemek yasaktır.]  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı. Onlar sizin için birer elbise, siz de onlar için birer elbisesiniz. Allah sizin kendinize kötülük ettiğinizi bildi ve tövbenizi kabul edip bağışladı. Artık Ramazan gecelerinde hanımlarınıza yaklaşın ve Allah'ın sizin için takdir ettiklerini isteyiniz. Sabahın beyaz ipliği siyah ipliğinden ayırt edilinceye kadar yiyiniz, içiniz, sonra akşama kadar orucu tamamlayınız. Mescitlerde itikafa çekilmiş olduğunuz zamanlarda kadınlarla birleşmeyiniz. Bunlar Allah'ın koyduğu sınırlardır. Sakın bu sınırlara yaklaşmayınız. İşte böylece Allah, âyetlerini insanlara açıklar. Umulur ki korunurlar.
Besim Atalay
swap_vert close
Oruç gecesinde, eşinize yaklaşmak, size helâldir, onlar size örtü, siz de onlara, Allah biliyor ki, kendinizi ezdiniz, tövbenizi kabul edip, Allah sizi bağışladı, artık siz onlara yaklaşasınız, Allahın sizin için yazdığından faydalanın, tanlayın ak iplik, kara iplikten ayrılana dek yeyin, için, sonra akşama değin orucu tümleyin, mesçitte kalırsanız onlara yaklaşmayın, işte budur Allahın çizmiş olduğu sınır, onu aşmayasınız, Allah, böyle herkese belgelerin açıklar, ola ki sakınalar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Oruç (günlerinin) gecesinde kadınlarınızla ilişkide bulunmanız size helal kılındı. Onlar sizin için bir elbise/eş, siz de onlar için bir elbise/eş gibisiniz (istediğiniz gibi içli dışlı olup birbirinizle ilişkide bulunabilirsiniz). Allah, (gereksiz yasaklamalarla onlara yaklaşmamakla) nefislerinizin arzularına karşı zafiyet göstereceğinizi bildiği için tövbenizi kabul etti ve sizi bağışladı. Artık bundan böyle (oruç gecelerinde de) onlarla ilişkide bulunun, Allah'ın sizler için yazıp takdir ettiği (cinsel tat elde etmek ve çocuk sahibi olma gibi) nimetlerden istifade edin. (Şafağın) beyaz ipliği (çizgisi gecenin) siyah ipliğinden (çizgisinden yani fecrin aydınlığı gecenin karanlığından) seçilinceye kadar yiyin, için, sonra da akşam oluncaya (iftar vaktine) kadar orucu tam tutun. Ama mescitlerde itikâfta iken kadınlara yaklaşmayın. Bunlar Allah'ın koyduğu sınırlardır. O halde bu sınırları ihlal etmeyin! Allah, sakınıp korunmaları için mesajlarını insanlara böyle açıklıyor.
Sözlük anlamıyla; yapışmak, tutunmak, bir şeye devam etmek anlamlarına gelen “İtikâf”, uygulamadaki manasıyla; ezan okunan ve namaz kılınan bir mescitte, camide ya da ibadet edilen herhangi bir mekânda özellikle de Ramazan Ayı’nın son on gününde Müslümanın dışarıyla ilişkisini keserek sadece Allah’ın rızasını kazanmak maksadıyla belli bir adap çerçevesinde ikamet etmesi demektir. İtikâf; Hz. Peygamber’in bir uygulamasıdır. Peygamberimiz Medine’ye hicretten sonra her yıl Ramazan Ayı’nın son on gününde itikâfa çekilir, bütün gün ve gecelerini orada ibadetle ve düşünerek ihyâ ederdi.  
Cemil Said
swap_vert close
Sıyâm gicesinde kadınlarınıza yanaşmak size helâldir. Güyâ ânlar sizin, siz ânların elbisesisiniz. Allâh bu husûsdaki hatânızı bildirdi, sizi ’afv itdi. Kadınlarınızı size mev’ûd şeylere nâil olmak arzusıyla görünüz. Bir beyaz ipliği bir siyah iplikden tefrîk idinceye kadar yiyüb içmeğe müsâ’ade vardır. O vakitden i’tibâren giceye kadar sıyâma hürmet idiniz. Bu zamânda kadınlarınıza yanaşmayınız, bu zamânı tercîhan câmi’lerde ’ibâdet ile geçiriniz. İşte Allâh’ın size çizdiği hudûd bunlardır. Bu hudûdı tecâvüz itmemek içün pek yaklaşmayınız. Allâh âyetlerini insânlara böyle bildirir ki sakınsınlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Oruç tuttuğunuz günlerin gecesi kadınlarınıza yaklaşmanız size helal kılındı, onlar sizin örtünüz, siz de onların örtülerisiniz. Allah, nefsinize güvenemiyeceğinizi biliyordu, bu sebeple tevbenizi kabul edip sizi affetti; artık onlara yaklaşabilirsiniz. Allah'ın sizin için takdir ettiğini dileyin. Tan yerinde, beyaz iplik siyah iplikten sizce ayırdedilinceye kadar, yiyin için, sonra orucu geceye kadar tamamlayın. Mescidlerde itikafa çekildiğinizde kadınlarınıza yaklaşmayın. Allah insanlara yasaklardan sakınsınlar diye ayetlerini böylece apaçık bildirir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı.[51] Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz.[52] Allah, (Ramazan gecelerinde hanımlarınıza yaklaşarak) kendinize zulmetmekte olduğunuzu bildi de tövbenizi kabul edip sizi affetti. Artık eşlerinize yaklaşın ve Allah’ın sizin için yazıp takdir etmiş olduğu şeyi arayın. Şafağın aydınlığı gecenin karanlığından ayırt edilinceye (tan yeri ağarıncaya) kadar yiyin, için. Sonra da akşama kadar orucu tam tutun. Bununla birlikte siz mescitlerde itikâfta iken eşlerinize yaklaşmayın. Bunlar, Allah’ın koyduğu sınırlardır. Bu sınırlara yaklaşmayın. Allah, kendine karşı gelmekten sakınsınlar diye, âyetlerini insanlara böylece açıklar.
51. Tefsir kaynaklarının aktardığına göre, orucun farz kılındığı ilk dönemlerde müslümanlar, oruç tutacakları zaman sadece güneş batımından yatsı namazını kılıncaya ya da uyuyuncaya kadar yiyip içebiliyorlar; cinsel ilişkide bulunabiliyorlardı. Kısaca imsak, yatsı namazından ya da uykuya dalınmasından itibaren başlardı. Âyette, yatsı namazından ya da uykudan sonra cinsel ilişkinin oruca engel olmadığı vurgulanmaktadır.52. Âyetin bu kısmında, güçlü bir anlatım üslubu içinde, karı koca arasındaki ilişkinin tabiatı ortaya konmaktadır. Elbise ve örtü insanı nasıl soğuktan ve sıcaktan korur, kusurlarını örterse; eşler de birbirlerine karşı öyle koruyucu, kollayıcı ve bağlı olacaklardır.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Oruç gecesinde kadınlarınızla birleşmek size helâl kılındı. Onlar sizin için elbisedir, siz de onlar için elbisesiniz. Sizin kendinizi sıkıntıya sokmakta olduğunuzu Allah bilmiş, tövbenizi kabul etmiş ve sizi bağışlamıştır. Şimdi artık onlarla birleşin ve Allah’ın sizin için yazdığını isteyin. Fecrin beyaz ipi siyah ipinden sizin için ayırt edilir hale gelinceye kadar yiyin için, sonra orucu geceye kadar tamamlayın. Mescidlerde ibadete çekilmişken kadınlarla cinsel ilişkide bulunmayın. Bunlar Allah’ın koyduğu sınırlardır; sakın bu sınırlara yaklaşmayın. Allah âyetlerini insanlar için işte böyle açıklar. Umulur ki sakınırlar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı. Onlar sizin için birer elbise, siz de onlar için birer elbisesiniz. Allah sizin kendinize kötülük ettiğinizi bildi ve tevbenizi kabul edip sizi bağışladı. Artık (ramazan gecelerinde) onlara yaklaşın ve Allah'ın sizin için takdir ettiklerini isteyin. Sabahın beyaz ipliği (aydınlığı), siyah ipliğinden (karanlığından) ayırt edilinceye kadar yeyin, için, sonra akşama kadar orucu tamamlayın. Mescitlerde ibadete çekilmiş olduğunuz zamanlarda kadınlarla birleşmeyin. Bunlar Allah'ın koyduğu sınırlardır. Sakın bu sınırlara yaklaşmayın. İşte böylece Allah âyetlerini insanlara açıklar. Umulur ki korunurlar.
 İslâm’ın ilk zamanlarında farz olan ramazan orucunu tutarken sahur yemeği yoktu. Oruç tutan kimse, akşam orucunu açınca yatsı namazını kılıp uyuyuncaya kadar yer içerdi. Bundan sonra yemek, içmek ve kadınlara yaklaşmak haramdı. Bazı müslümanlar dayanamayıp kadınlarına yaklaştı. Bazıları iftardan sonra yorgunlukları sebebiyle hemen uyudukları için, ertesi gün açlık ve susuzluktan baygınlık geçirdiler. Cenab-ı Allah müminlere acıdı ve bir kolaylık olmak üzere bu âyeti indirdi. «Beyaz iplik ve siyah iplik» ifadelerinden maksadı, «mine’l-fecr: tanyerinin ağarmasından» ilâvesi açıklığa kavuşturmuştur. Buna göre orucun başlaması gereken zaman (imsak), güneşin doğmasına değil, fecrin doğmasına, yani tanyerinin ağarmaya başlamasına bağlıdır. İplik tabiri de, tanyeri, ağarmasının başlangıcını ifade etmektedir. Aydınlık yayılıp yükselince, artık ona «beyaz iplik» denemez. Aydınlığın başladığı an sahurun bittiği ve imsakin başladığı, aynı zamanda sabah namazı vaktinin de girdiği andır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Oruç gecelerinde kadınlarınızla cinsel ilişkide bulunmanız size helal kılındı. Onlar sizin (sırlarınızı gizleyen) örtüleriniz, siz de onların örtülerisiniz. ALLAH, kendinizi kandırıp durduğunuzu bildi de tevbenizi kabul etti ve sizi bağışladı. Artık ALLAH'ın sizin için belirlediğini dileyerek onlarla cinsel ilişkide bulunabilirsiniz. Şafağın beyaz ve siyah ipliğini birbirinden ayırdedinceye kadar yeyin, için. Sonra geceye kadar orucu tamamlayın. Mescitlere kapanmış durumdayken onlarla cinsel ilişkide bulunmayın. Bunlar ALLAH'ın koyduğu sınırlardır; onları çiğnemeyin. ALLAH korunmaları için ayetlerini halka böyle açıklar.
Kuran literatüründe "gece" sözcüğü, güneşin batışından doğuşuna kadar olan süreyi tanımlar.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Oruç gecesi kadınlarınıza yaklaşmanız, size helâl kılındı. Onlar, sizin için bir örtü, siz de onlar için bir örtü durumundasınız. Allah, nefsinize güvenemeyeceğinizi bildiği için müracaatınızı kabul buyurdu ve sizi bağışladı. Şimdi onlara yaklaşın ve Allah'ın sizler için yazdığını isteyin. Ta fecrin beyaz ipliği siyah iplikden size seçilinceye kadar yiyin, için. Sonra da ertesi geceye kadar orucu tam tutun. Bununla beraber siz mescitlerde îtikaf halinde iken onlara yaklaşmayın. Bunlar, Allah'ınsınırlarıdır, sakın onlara yaklaşmayın. Allah, âyetlerini insanlara böyle açıklıyor ki sakınıp korunsunlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Oruç gecesi kadınlarınıza ilişmeniz size helâl buyuruldu, onlar sizin için bir libas siz de onlar için bir libas mesabesindesiniz, Allah nefsinize emniyyet edemiyeceğinizi bildiği için müraceatınızı kabul buyurdu ve sizden afvetti, şimdi onlara mübaşerette bulunun ve Allahın sizler için yazdığını isteyin ve tâ fecrin beyaz ipliği siyah iplikten sizce seçilinceye kadar yeyin için, sonra da ertesi geceye kadar orucu tam tutun, bununla beraber siz mescidlerde i'tikâf halinde iken onlara mübaşerette bulunmayın, bunlar Allah hudududur sakın onlara yaklaşmayın, böyle ayırd ediyor Allah âyetlerini insanlara ki sakınıb korunsunlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak (cinsi münasebette bulunmak) size helâl kılındı. Onlar sizin için (harâmdan koruyup örten) birer elbise, siz de onlar için (harâmdan koruyup örten) birer elbise (gibi) siniz. Allah sizin nefsinize zulmettiğinizi (ezelî ilmi ile) bildi ve tövbenizi kabul edip sizi bağışladı. Artık (Ramazan gecelerinde) onlara yaklaşın ve Allah’ın sizin için takdir ettiklerini dileyin. *Ve fecrin beyaz ipliği, siyah ipliğinden tarafınızdan seçilinceye kadar yiyin için, sonra *orucu geceye kadar tamamlayın. Mescitlerde ibadete çekilmiş (itikâfta) olduğunuz zamanlarda onlara (kadınlarınıza) yaklaşmayın (cinsi münasebette bulunmayın). Bunlar Allah’ın (hükümlerinin) sınırlarıdır. Sakın bu sınırlara yaklaşmayın. İşte Allah âyetlerini insanlara böylece (apaçık) açıklar ki (harâmlardan) sakınıp korunsunlar.
* “Ve fecrin beyaz ipliği, siyah ipliğinden tarafınızdan seçilinceye kadar yiyin için”; İmsak vaktine kadar yiyin, için manasındadır. * “…orucu geceye kadar tamamlayın”; Akşam namazı vaktine kadar manasındadır.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Siyam¹ gecesinde kadınlarınıza yaklaşmanız sizin için helal kılındı. Onlar, sizin için örtüdür; siz de onlar için örtüsünüz. Allah, nefsinize sahip olmadığınızı bildi ve tevbenizi kabul edip sizi bağışladı. Artık onlara yaklaşın, Allah'ın sizin için yazdığı² şeyi isteyin. Şafak vaktinin siyah ipliği, beyaz ipliğinden³ ayırt edilme anına kadar, yiyin için. Sonra da geceye dek siyamı tamamlayın. Eğer mescitlerde itikâftaysanız⁴ onlara yaklaşmayın. Bunlar, Allah'ın koyduğu sınırlardır. Bu sınırlara yaklaşmayın. İşte böylece Allah, insanlara ayetlerini açıklar. Umulur ki takva sahibi olursunuz.
1- Oruç. 2- Takdir ettiği, belirlediği. 3- Fecir vaktinde, tan yerindeki siyah kuşakla beyaz kuşağın tam olarak belli olması, ortaya çıkması anına kadar. 4- İtikâf, “Bir şey üzerine sürekli odaklanmak, kendini ona adamak ve ondan yüz çevirmemek.” Demektir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Oruç (günlerinizin) gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size halâl edildi. Onlar sizin için, siz de onlar için birer libâssınız. Allah nefislerinize karşı za'f göstermekde olduğunuzu bildi de tevbenizi kabul etdi, sizi bağışladı. Artık (bundan sonra geceleri) onlara yaklaşın ve Allah'ın hakkınızda yazdığını isteyin. (Bütün gece) fecr (-i saadık) olan ak iplik kara iplikden size seçilinceye kadar yeyin, için, sonra geceye kadar orucu tamamlayın. Mescidlerde i'tîkâfda bulunduğunuz zaman kadınlarınıza (geceleri de) yaklaşmayın. Bu (hükümler) Allah'ın sınırlarıdır. Sakın onlara (o sınırlara) yaklaşmayın, işte Allah âyetlerini böylece insanlara açıklar. Tâki korunsunlar.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı. Onlar sizin için (günahlardan koruyan) bir elbise, siz de onlar için bir elbise (gibi)siniz. Allah şübhesiz sizin, (oruç gecesi kadınlarınıza yaklaşmakla) nefislerinize ihânet etmekte olduğunuzu bildi de tevbenizi kabûl etti ve sizi affetti. Artık şimdi (oruç gecelerinde de) onlara yak laşın ve Allah'ın sizin için takdîr ettiğini isteyin! Ve fecrin beyaz ipliği, siyah iplikten size belli oluncaya (imsak vaktine) kadar yiyin, için; sonra da geceye (iftar vaktine) kadar orucu tamamlayın! Fakat siz mes cid lerde i'ti kâf ta bulunan kimseler oldu ğunuzda, onlara(kadınlarınıza) yaklaşmayın! Bunlar Allah'ın hudûdudur, sakın onlara yak laşmayın! İşte Allah, âyet lerini insanlara böyle açıklar; tâ ki (gü nahlardan) sakınsınlar!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Oruç gecesi kadınlarınıza yaklaşmanız (cinsellik) size helal kılınmıştır (yani eski bir geleneğe göre oruçlu gecelerde kadınlarınıza yaklaşmanın haram olduğuna dair inanç ve yaklaşımınız doğru olmayıp, Kur’an’la kaldırılmıştır ve böyle bir yasak söz konusu değildir). Onlar (kadınlar), sizin için (fenalığa karşı koruyucu) bir elbise ve siz de onlar için (koruyucu) bir elbise gibisiniz (birbiriniz için huzur kaynağısınız). Allah, sizin (oruç gecelerinde kadınlarınıza yaklaşmayı haram saymanız konusunda) nefsinize hainlik (eziyet) ettiğinizi biliyordu. Oysa o size mağfiret ile yönelmiş ve (oruç geceleri için yasak koymayarak) bunu (bu yanlış gelenekten kaynaklanan zorluğu) sizin üzerinizden kaldırmıştır. Şu hâlde artık (arzu ettiğinizde geceleri) onlara yaklaşın ve Allah’ın size takdir ettiğini dileyin. Sizin için Fecirden (günün aydınlık olmaya başlaması, ışığın fışkırması) oluşan beyaz huzme (çizgi) karanlık huzmeden sizce açıkça belli olana kadar yiyiniz ve içiniz. Sonra orucu (tutup) geceye kadar tamamlayın. Mescitlerde itikâfta (ibadet maksadıyla beklemekte) olduğunuzda ise onlarla birleşmeyiniz. Bunlar Allah’ın hudutlarıdır, artık onlara (o hudutlara) yaklaşmayın. İşte Allah, (kötülüklerden) sakınsınlar diye, insanlara âyetlerini böyle açıklıyor. *
(*) Bu ayet inmeden önce ilk mü’minler Medine’deki Yahudi geleneğinin de etkisiyle, oruç gecesinde yeme, içme ve cinsel birleşmenin yasak olduğunu sanıyorlardı. Çünkü Yahudilikte oruçlu biri için bütün bunlar yasaktı. Yahudiler sadece iftardan iftara oruçlarını açarlar, oruç gecesini de aynen gündüz gibi oruçlu olarak geçirirlerdi. (Mustafa İslamoğlu Meali 187. Ayet Açıklaması) Yani bazıları yatsı namazından, ertesi gün güneş batıncaya dek yeme ve içmenin haram olduğu görüşündeydi. Bazıları yatsı namazından sonra uyanık kalındığı sürece yenilip içilebileceğini, fakat uyunursa, yenilip içilmeyeceğini savunuyorlardı. Bu kendi uydurdukları fikirler nedeniyle, çoğu zaman kendileri zahmet çekiyorlardı. Bu ayette onların yanlış anlamaları ortadan kaldırılıyor ve yeme-içme yasağının günün ilk şafağından güneşin batışına; yeme, içme ve cinsel ilişki serbestisinin de güneşin batışından, günün ilk şafağına dek olacağı belirleniyor. (K. Çelik Meal Açıklaması) Yani değil ki, daha önce Kur’an’la bunlar haram kılınmış, ama sonra inen bu ayetle helal edilmiştir. Zaten Kur’an’da nesih edilen bir ayet yoktur. Nesih ise,) (إِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا ٱلذِّكْرَ وَإِنَّا لَهُۥ لَحَٰفِظُونَ’’Zikri/Kur’an’ı biz indirdik ve onu koruyacak olan da biziz.’’şeklindeki Hicr-9. ayeti yok saymaktadır. وما شرع الصوم إلا إمساكا في النهار دون الليل فلا أحسب أن الآية إنشاء للإباحة ، ولكنها إخبار عن الإباحة المتقررة في أصل توقيت الصيام بالنهار ، والمقصود منها إبطال شيء توهمه بعض المسلمين وهو أن الأكل بين الليل لا يتجاوز وقتين ؛ وأنهم كانوا في أمر الجماع كشأنهم في أمر الطعام وأنهم لما اعتادوا جعل النوم مبدأ وقت الإمساك الليلي ظنوا أن النوم إن حصل في غير إبانه المعتاد يكون أيضا مانعا من الأكل والجماع إلى وقت السحور ، وإن وقت السحور لا يباح فيه إلا الأكل دون الجماع فأما أن يكون ذلك قد شرع ثم نسخ فلا أحسبه ؛ إذ ليس من شأن الدين الذي شرع الصوم أول مرة يوما في السنة ثم درجه فشرع الصوم شهرا على التخيير بينه وبين الإطعام تخفيفا على المسلمين أن يفرضه بعد ذلك ليلا ونهارا فلا يبيح الفطر إلا ساعات قليلة من الليل وليس معنى قوله : ( فالآن ) إشارة إلى تشريع المباشرة حينئذ بل معناه : فالآن اتضح الحكم فباشروهن ولا تختانوا أنفسكم ((التحرير والتنوير ) وأما الحجة الثانية فضعيفة أيضا لأنا نسلم أن هذه الحرمة كانت ثابتة في شرع من قبلنا ، فقوله ( أحل لكم ) معناه أن الذي كان محرما على غيركم فقد أحل لكم وقال أبو مسلم الأصفهاني هذه الحرمة ما كانت ثابتة في شرعنا ألبتة، بل كانت ثابتة في شرع النصارى، والله تعالى نسخ بهذه الآية ما كان ثابتاً في شرعهم، ، (مفاتيح الغيب)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Oruç geceleri kadınlarınızla birleşmek helal olundu. Kadınlar sizin için örtü, sizde kadınlar için örtüsünüz. Allah nefislerinize ihanet edeceğinizi bilmiş, (kadınlara yaklaşma) yasağından vazgeçmiş ve sizin bu husustaki zaaflarınızı affetmiştir. Şimdi gönül rahatlığı içinde oruç geceleri onlara yaklaşın, Allah’ın kitapta sizin için belirlediği emirlere uyun, gece tan yerinin ilk ağarma zamanına kadar, beyaz iplik siyah iplikten ayırt edilene kadar, yiyin, için, sonraki geceye kadar orucu tamamlayın. Mescitler de itikâfa girdiğinizde, gecede olsa kadınlarınıza yaklaşmayın. Bunlar Allah’ın belirlediği sınırlardır. Sizin için belirlenen yasak sınırlarını aşmayın. Allah ayetlerini insanlar için bu şekilde açıklıyor ki, korunsunlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Oruç tuttuğunuz günlerin geceleri kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar sizin için, siz de onlar için birer giyimliksiniz. Allah sizin bu yüzden kendinizi yiyip bitirdiğinizi bildiği için hemen tövbenizi onadı, sizi bağışladı. Artık kadınlarınıza yaklaşın da Allah sizin için ne yazdıysa onu dileyin. Tanyeri ağarırken, kara iplik ak iplikten ayırd edilinceye kadar yiyin, için. Sonra orucu gece sona erdirin. Tapınaklarda yalvarmak için kapanmış bulunduğunuz sürece sakın kadınlarınıza yaklaşmayın. İşte bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Sakın onlara yaklaşmayın. Allah ayetlerini işte böyle anlatır, sakınsınlar diye.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Oruç gecesi size zevcelerinize yanaşmak helâl kılındı, onlar size, siz de onlara libas gibisiniz. [¹] Allah nefsinize hiyanet [²] etmekte olduğunuzu bildi, tövbenizi kabul etti, sizi de affeyledi [³]. Şimdi ise [⁴] oruç geceleri zevcelerinize mübaşeret edin. Allah/ın sizin için yazdığını [⁵] isteyin, fecrolan ak iplik [⁶] kara iplikten seçilinceye kadar yiyin - için ondan itibaren geceye kadar orucu tamamlayın [⁷], mescitlerde itikâfta bulunduğunuz halde zevcelerinize mübaşeret etmeyin. İşte Allah/ın hududu. Sakın onlara yaklaşmayın Allah sakınsınlar diye nâs/a âyetlerini [⁸] böyle beyan eder.
[1] O sizindir. Siz de onunsunuz.[2] Nefse hiyanet nefsi sevaptan mahrum etmek, ikabe müstahak kılmak suretiyledir.[3] Bidayet-i islâmda geceleri yatsı namazını kıldıktan, uyuduktan sonra yemek, içmek, kadınlara yanaşmak câiz değildi. Eshaptan bâzıları yatsı namazından sonra kadınlara yanaştı, fakat pişman da oldu. İşte nefse hiyanet bu idi. Sonra buna müsaade olundu. Yahut bu ağır teklif devam edince hiyanete düşecek olduğunuzu Allah bildi de teklifi kaldırdı» bu izaha göre hiyanet vaki olmamıştır. Yahut nefse hiyanet nefsi lezzetlerinden mahrum etmek, müsait olduğu şeyden meneylemektir. Buna göre mâna şöyledir; Allah bildi ki size ruhsat vermese nefsinizi mahrum edeceksiniz. Onun için bu müsaadeyi verdi.[4] Müsaade olununca.[5] Kur'an-ı Kerîmde nasıl yazmış ise onu isteyin. Yahut takdir ettiğini, hükmettiğini, mübah kıldığını isteyin.[6] Ak iplik gündüzün aklığı, kara iplik gecenin karaltısıdır ki gündüzün başlangıcı, gecenin de sonudur. Gece karanlığı sabah aydınlığı ile zail oluncaya kadar demektir.[7] Güneş batıncaya kadar.[8] Ahkâma delâlet eden âyetlerini.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Oruç gecesi kadınlarınızla cinsel ilişkiye girmeniz size helal kılındı. Onlar sizin için bir örtüdür [libâs]. Siz de onlar için bir örtüsünüz. Allah sizin sıkıntıya girdiğinizi bildiğinden, tevbenizi kabul etti ve sizi affetti. Artık bundan böyle onlara yaklaşabilirsiniz ve Allah’ın sizin için lütfettiği [ketebe] bu şeyden yararlanabilirsiniz. Fecrin/ tan yerinin beyaz ipliği siyah ipliğinden sizin için açıkça ayırt edilinceye¹²¹ kadar yiyiniz, içiniz. Sonra geceye kadar orucu tamamlayınız (tutunuz). Mescidlerde itikâfa¹²² çekildiğinizde kadınlara yaklaşmayınız. Bunlar Allah’ın koyduğu sınırlardır. Bunları ihlâl etmeyiniz. Allah insanlar için ayetlerini böyle açıklıyor ki, onlar sorumluluk bilincinde olabilsinler.
121 Bu metaforun anlamı, “gece karanlığından tan yerinin aydınlığı fark edilinceye kadar” demektir. 122 İ’tikâf: Ramazan ayının son on günü içerisinde mescidin bir köşesine çekilmek, zaruri ihtiyaçlar dışında oradan ayrılmamak, ibadet, dua ve tefekkürle meşgul olmak. Hz. Peygamber itikâfa girdiğinden sünnet telakki edilir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Oruç tuttuğunuz günlerin gecesi kadınlarınıza yaklaşmanız size helal kılındı. Onlar sizin için bir giysi, siz de onlar için bir giysisiniz. Allah, sizin kendinize hainlik edeceğinizi biliyordu, bu sebeple tevbenizi kabul edip sizi affetti. Artık onlara yaklaşın ve Allah'ın sizin için takdir ettiğini dileyin. Sizin için şafağın beyaz ipliği, siyah ipliğinden seçilinceye kadar yiyin için, sonra orucu geceye kadar tamamlayın. Mescitlerde itikâfa çekildiğinizde kadınlarınıza yaklaşmayın. Bunlar Allah'ın hudutlarıdır, onlara yaklaşmayın. Allah ayetlerini insanlara böylece apaçık bildirir. Umulur ki takvaya ererler.
(Elbise, örtünme ve korunma aracıdır. Karı-koca arasındaki ilişki de tıpkı böyledir. Her biri, karşı tarafın üzerine örtü çeker, onu korur. İslâm, insan denen şu varlığı bütünü ile ve olduğu gibi ele alır, onun yapısını ve fıtri karakterini aslına uygun biçimde kabul eder ve bu realist yaklaşım içinde elinden tutarak onu bütünü ile yüceliklerin zirvesine tırmandırmaya çalışır. Dolayısıyla eşler arasındaki ilişki, elbiselerle beden arasındaki ilişki gibidir. Nasıl bu ikisi birbirine çok yakın, uygun ve aralarında hiçbir şey yoksa, aynı şekilde eşler de birbirleriyle çok yakın ilişki içindedirler ve birbirleri için karşılıklı birer sükûnet ve mutluluk kaynağıdırlar. Ayrıca Ramazan’da yeme ve içme zamanı ile ilgili de bir yanlış anlama vardı. Bazıları yatsı namazından, ertesi gün güneş batıncaya dek yeme ve içmenin haram olduğu görüşündeydi. Bazıları yatsı namazından sonra uyanık kalındığı sürece yenilip içilebileceğini, fakat uyunursa, yenilip içilmeyeceğini savunuyorlardı. Bu kendi uydurdukları fikirler nedeniyle, çoğu zaman kendileri zahmet çekiyorlardı. Bu ayette onların yanlış anlamaları ortadan kaldırılıyor ve yeme-içme yasağının günün ilk şafağından güneşin batışına; yeme, içme ve cinsel ilişki serbestisinin de güneşin batışından, günün ilk şafağına dek olacağı belirleniyor.)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
Oruç gecelerinde kadınlarınıza yaklaşmanız, yani onlarla cinsel ilişkide bulunmanız size helâl kılınmıştır. Çünkü onlar sizin için bir örtü, siz de onlar için bir örtüsünüz. Doğal olarak eşinizle içli dışlı olur, birbirinize sarılıp kucaklaşırsınız. Allah, sizingereksiz yasaklamalarla boş yere sıkıntılar üreterek kendinize haksızlık ettiğinizi bildiğinden, tövbenizi kabul ederek sizi bağışladı. Bundan böyle, Ramazan gecelerinde bile onlara yaklaşabilir, Allah’ın size yazdığı ve uygun gördüğü cinsel tat elde etme ve çocuk sahibi olma gibi nîmetlerden yararlanabilirsiniz. Böylece, şafağın siyah ipliği beyaz ipliğinden sizce ayrılıp belirginleşinceye, yani tan yeri ağarıp şafak sökünceye kadar yiyip içebilir veya dilerseniz eşinize yaklaşabilirsiniz.Şafak söktükten sonra, yeme-içme ve cinsel ilişkiden uzak durarak, akşam güneş batıncaya kadar orucunuzu tamamlayın.Fakat mescitlerde itikaf hâlindeyken, yani Ramazan ayında, câmi içinde, sürekli ibâdete çekildiğiniz günlerin gecelerinde, kadınlarınıza yaklaşmayın.İşte bunlar, Allah’ın koyduğu yasaları ve çizdiği sınırlarıdır, bu sınırları çiğnemek şöyle dursun, onlara yaklaşmayın bile! İşte Allah, kötülüklerden sakınıp korunabilsinler diye, insanlara ayetlerini böyle açıklıyor. Eğer orucu gerçekten ‘tutabilirseniz’ işte ancak o zaman, şu yasaklara harfiyen riayet edebilirsiniz:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Oruçlar’ın gecesi kadınlarınıza İlişmek / Yaklaşmak size halâl kılındı. Onlar sizin için elbisedir, siz de onlar için elbise! Allah nefislerinize hıyanet ediyor olduğunuzu bildi. Bu yüzden size tevbe kabul etti, sizi affetti (sizden sildi / vazgeçti). Onlarla mübaşerette / oynaşta bulunun! Allah’ın sizin için yazdığı şeyleri isteyin! Fecr’den size Beyaz İplik, Siyah İplik’ten tebeyyün edinceye / seçilinceye kadar yiyin, için! Sonra Oruç’u Akşam’a kadar tamamlayın! Siz Mescitler’de i’tikafta iken onlarla mübaşerette / oynaşta bulunmayın! Bunlar Allah’ın sınırlarıdır; onlara yaklaşmayın! Allah İnsanlar için âyetlerini böyle açıklıyor. Umulur ki sakınıp korunurlar.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ramazan gecelerinde eşlerinizle örtüsüz birlikte olabilirsiniz. Çünkü eşlerden biri, diğerinin yorganı sayılır. Allah sizin kendinize hakim olamadığınızı bilmiş, tövbenize dayanamayıp sizi bağışlamıştır. Artık kadınlarınıza doğrudan temasta bulunup Allah’ın size tanıdığı bu hakkı kullanabilirsiniz. Fecir vaktinde beyaz iplik ile siyah iplik birbirinden ayırt edilene kadar yiyip içebilirsiniz. Fecirden akşam vaktine kadar ise, kendinize hakim olun. Şayet camilerde i'tikafta iseniz kadınlarınıza geceleri de yanaşmayın. Bunlar, Allah'ın getirdiği yasaklardır. Artık bu yasakları zorlamayın. Allah bu açıklamaları, insanlar kendilerini sağlama alsınlar diye yapıyor...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Sıyamı (orucu) yerine getirdiğiniz günlerin gecelerinde kadınlarınıza yaklaşıp cinsel ilişkiye girmek size helal kılındı. Eski kültürünüzdeki gibi sıyam (oruç) ayındaki gecelerde eşlerinize yaklaşmaktan çekinmeyin! Eşleriniz size örtüdür. Siz de onlara örtüsünüz. Sizin sıyam (oruç) ayındaki gecelerde kadınlarınızla birlikte olmanızdan dolayı günah işliyoruz diye üzüldüğünüzü biliyoruz. Günah işliyoruz diye yaptığınız tövbelerinizi de işitiyoruz. Rabbiniz tövbelerinizi kabul etti. İşlediğinizi sandığınız günahlardan sizi af etti. Size kolaylık verdi. Sıyamı (orucu) yerine getirdiğiniz gündüzlerin dışında geceleri eşlerinizle istediğiniz gibi beraber olup cinsel ilişki kurabilirsiniz. Bu size helaldir. Allah’ın sizin için yazıp takdir etmiş olduğu dikkati samimiyeti arayın! Gecenin karanlığından tan yeri ayırt edilinceye kadar yiyin, için! Sonra da akşama kadar sıyamınızı (orucunuzu) gerektiği gibi yerine getirin! Bununla birlikte sıyam (oruç) ayında, tamamıyla kendinizi Rabbinize vermek için mescitlere çekilmişseniz. Mescitlerde özel ibadet etmeye söz verdiğiniz süre içinde eşlerinizle cinsel ilişki kurmayın! Zaten sizin mescitlerde böyle bir şey yapmanız uygun değildir. Eşlerinizle cinsel ilişkilerinizi kendi evinizde yapmanız daha doğrudur. Bunlar Allah’ın koyduğu sınırlardır. Bu sınırlara yaklaşmayın! Allah; kendisine karşı gelmekten sakınsınlar diye ayetlerini ayrıntılı olarak açıklar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar sizin için elbise (örtü), siz de onlar için elbisesiniz (örtüsünüz). [*] Allah sizin kendinize kötülük ettiğinizi bilmektedir; (bu nedenledir ki) tevbenizi kabul edip sizi bağışladı. Artık onlara (hanımlarınıza) yaklaşın ve Allah’ın sizin için yazdıklarını (neslinizi) isteyin! Tan yerinin beyaz ipliği (aydınlığı), (gecenin) siyah ipliğinden [*] (karanlığından) size göre (tamamen) ayırt edilinceye kadar yiyin, için; sonra da geceye kadar orucu tamamlayın! [*] Mescitlerde [itikâf]tayken [*] onlara (hanımlara cinsel olarak) yaklaşmayın! İşte şu(nlar), Allah’ın (koyduğu) sınırlarıdır; sakın bunlara yaklaşmayın! Allah [takvâ]ya (duyarlılığa) ulaşsınlar diye ayetlerini insanlara işte böyle açıklıyor.
Bu cümle ile eşlerin birbirini tamamlayan ve birbirlerinin hatalarını örten özelliklerine dikkat çekilmektedir Buradaki “beyaz ip” ve “siyah ip” ifadeleri, ayetteki [el-fecr] kelimesi gereği “sabahın aydınlığı” ile “gecenin karanlığı” demektir; bilinen anlamdaki ip/iplik kastedilmemektedir.,Buradaki [el-leyl] (gece) kelimesi, Hûd 11:114’teki “gecenin zülüfleri” gereği “akşam vakti”, yani güneşin batışıdır. Astronomik açıdan da gece, güneşin batması ile başlamaktadır.,[İtikâf] kavramı “kendini bir yere hapsetmek, orada durup beklemek” anlamına gelir. Ramazan’da mescitte gerçekleştirilen bir ibadettir. Bu esnada derin dini tefekkür ve bolca ibadetle gerçekleştirilen meşguliyet daha sonra “itikâf” adıyla anılır olmuştur.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey îman edenler!) Oruç (tutulan günlerin) gecelerinde eşlerinize yaklaşmanız¹ size helâl kılındı. Çünkü onlar, sizin için bir elbise, siz de onlar için bir elbise (gibi)siniz.² Allah, gerçekten (uygulamalarınızla) kendinize zulmettiğinizi bildiği için, sizin isteğinizi kabul etti ve sizi bu sıkıntıdan kurtardı.³ Şimdi artık Allah’ın size (onlardan) vereceği nasibi aramak için eşlerinize (serbestçe) yaklaşın. Siyah iplik gibi olan tanyeri size beyaz iplik gibi görününceye kadar⁴ yiyin, için.⁵ Sonra da ertesi geceye⁶ kadar orucu tamamlayın.⁷ Yok, eğer Mescitlerde itikâfa⁸ girmişseniz, eşlerinize yaklaşmayın. İşte bütün bu (hükümler) Allah’ın koyduğu kurallardır. Sakın bunlara yaklaşmayın. Allah kendisinden hakkıyla sakınsınlar diye insanlara âyetlerini, işte böyle açıklamaktadır.
1 Refes: Fuhş-i kelâm yani açıkça söylenmesi uygun olmayan şeyi açık söylemektir ki kinaye olarak “eşler arası ilişki” için de kullanılır. Burada bu manaya olduğunda ihtilaf yoktur. Yani burada kastedilen sözlü refes değil, fiilî refes’tir. Cenab-ı Allah Muhammed Ümmetine kolaylık murat ettiğinden orucun vaktini kısaltmış ve geceleri de oruç tutmayı neshetmiştir.2 Âyetin bu bölümü bir teşbih-i beliğ’dir. Yani siz, elbise gibi birbirinizle sarmalaşırsınız veya elbisenin ayıpları örtmesi ve sizi tehlikelerden koruması gibi her biriniz diğerinizin iffetini, korursunuz demektir. Bk. (A’raf: 189)3 Orucu farz kılan ve şeklini belirleyen âyetler gelmeden önce Müslümanlar, ehl-i kitap olduğunu söyleyenlerden etkilenerek, farklı uygulamalar yapıyorlardı. Bir kısmı, iftardan sonra yatsı namazını kılıncaya veya yatıp uyuyuncaya kadar yiyip içiyor, eşleriyle beraber oluyordu. Bir kısmı da oruçlu olduğu günlerin gecelerinde, eşleriyle beraber olmuyordu. (Tirmîzî) Bu âyet, böyle farklı uygulamaları ve bu uygulamalarla meydana gelebilecek hataları açıklığa kavuşturmuş ve Müslümanların hataları varsa bunların affedildiğini müjdelemiştir.4 Buradaki “siyah ve beyaz iplik” mecâz olup, tan yerinin siyah çizgi halinden, ağarıp beyaz çizgi haline gelmesi demektir.5 Yani sabahleyin şafak sökünceye, tan yeri iplik gibi ağarıncaya kadar yiyin için.6 Buradaki “gece”, güneşin batması yani akşam namazı vaktinin girmesi zamanıdır.7 Bu âyete göre orucun farzları; “vakit, niyet ve imsaktır.” 8 i’tikâf: Kelime anlamı olarak, “bir yerde nefsini hapsederek durup beklemek” demektir. Dini terim olarak ise: âkil ve bâliğ bir Müslümanın beş vakit namaz kılınan bir mescitte ibadet niyetiyle bir süre durması demektir. İ’tikâf, Kur’an ve sünnetle sabittir. Hz. Peygamber (a.s.)’ın özellikle Ramazan ayının son on gününde i’tikâf yaptığını bildiren çeşitlihadis-i şerîfler vardır. Hz. Âîşe (r.a): “Rasûlullah (s.a.v) Ramazan’ın son on gününde i’tikâf yaparlardı. Bu durum vefat zamanına kadar bu şekilde devam etmiştir. Daha sonra Hz. Peygamber (s.a.v)’in zevceleri i’tikâfı sürdürmüşlerdir.” (Buhârî, Müslim, Ebû Dâvud). Ebu Hanife’ye göre içinde beş vakit namaz kılınan her mescitte i’tikâfta bulunmak caizdir. İtikâfın nâfile olarak en azı bir gündür. Ebû Yusuf en az süreyi, bir günün yarıdan çoğu olarak belirlerken İmam Muhammed i’tikâf için bir saati de yeterli bulur. Mescitteki i’tikâf erkeklere mahsustur. Kadınlar evde mescit edindikleri bir yerde i’tikâfta bulunabilir. İtikâfın Şartları: Niyet, Mescit, Oruç ve Temizliktir. İtikâfı bozan şeyler ise: Cinsi ilişkide bulunmak, herhangi bir ihtiyaç yokken mescitten dışarı çıkmak ve bayılmaktır. İtikâfta olan kimsenin yemesi, içmesi, uyuması ve ihtiyacı olan şeyleri satın alması ancak mescitte olur.  
Muhammed Esed
swap_vert close
[GÜNDÜZ] tutulan oruçtan sonraki gece boyunca kadınlarınıza yaklaşmanız helaldir: onlar sizin için bir elbise gibidirler ve siz de onlar için bir elbise gibisiniz. Allah bu konuda kendinizi sıkıntıya sokacağınızı ¹⁵⁹ bilir; bu yüzden O size mağfireti ile yönelmiş ve bu zorluğu üzerinizden kaldırmıştır. Şimdi öyleyse onlara yaklaşabilir ve Allah’ın sizin için uygun gördüğünden yararlanabilirsiniz ¹⁶⁰ ve gecenin karanlığından tanyerinin aydınlığı fark edilinceye kadar ¹⁶¹ yiyip içebilirsiniz. Sonra gece çökünceye kadar oruca devam edersiniz. Ama mescidlerde itikafta iken kadınlara yaklaşmayın. ¹⁶² Bunlar Allah’ın koyduğu sınırlardır: O halde bu sınırları ihlal etmeyin; [İşte] böylece Allah mesajlarını insanlara açıklıyor ki O’na karşı sorumluluklarının bilincinde olabilsinler.
159 Lafzen, “kendinizi [bu konuda] zaafa kaptırdığınızı” yahut “aldattığınızı”: Bu ayetin nüzulünden önce ilk Müslümanlar arasında yaygın olan, bütün Ramazan ayı boyunca cinsî münasebetten, yemenin ve içmenin, helal olduğu gecelerde bile sakınılması gerektiği şeklindeki görüşe bir atıftır (Râzî). Yukarıdaki ayet bu yanlış anlayışı ortadan kaldırmaktadır.160 Lafzen, “Allah’ın sizin için emrettiğini arayın”: cinsel hayatın Allah’ın muradına uygun tabiatına bir atıf.161 Lafzen, “şafağın beyaz çizgisi [gecenin] siyah çizgi(sin)den ayırd edilinceye kadar”. Bütün Arap dilbilimcilerine göre, “siyah çizgi” (el -haytu’l-esved) ibaresi, “gecenin karanlığı”nı (Lane II, 831); el-haytân (“iki çizgi” veya “iki hat”) ibaresi ise “gece ve gündüz”ü gösterir (Lisânu’l-‘Arab).162 Ramazan ayı içinde -ve bazan diğer zamanlarda da- günler ve geceler boyu mescide kapanarak bütün dünyevî faaliyetlerden uzak bir şekilde kendisini tamamen ibadete ve tefekküre hasretmek, Hz. Peygamber’in sünneti idi. Hz. Peygamber, Müslümanlara da zaman zaman bunu yapmayı tavsiye ettiğinden, i‘tikâf için mescide kapanmak, özellikle Ramazan’ın son on günü Müslümanlar arasında -ihtiyarî de olsa- kabul görmüş bir ibadet tarzı haline gelmiştir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Oruç gecesi hanımlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar sizin iffet örtünüz, sizde onların iffet örtüsüsünüz. Allah, sizin kendinizi zora soktuğunuzu bildi. Bu sebeple Allah sizi bu zorluklardan muaf tuttu ve sizden bu zorlukları kaldırdı; artık onlara yaklaşın ve Allah’ın sizin için meşru olarak verdiğinden yararlanın. Şafağın ak çizgisi kara çizgisinden size göre tam ayırt edilene kadar yiyin için, sonra geceye (güneş batıncaya) kadar orucu tamamlayın. Mescitlerde itikâfta olduğunuz günlerde hanımlara yaklaşmayın. İşte, Allah, insanlara kötülüklerden korunmaları için ayetlerini böylece açıklar. 2/189, 17/12, 4/21
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(Artık) oruç günlerinizin gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı: Onlar sizin elbiseleriniz, siz de onların elbiselerisiniz.[³⁶³] (Eşler olarak) sizin (ilişki konusunda) kendinizi zora sokmuş olduğunuzu Allah gördü;[³⁶⁴] işte bu yüzden size affıyla muamele etti ve zorluğu üzerinizden kaldırdı: Şimdi artık onlara yaklaşın ve Allah’ın size meşru kıldığından yararlanın![³⁶⁵] Fecir vakti, gecenin karanlığından tan yerinin aydınlığı sizin için belirgin hâle gelinceye kadar yiyin için![³⁶⁶] Sonra orucu geceye kadar tamamlayın! Mescidlerde itikâfa girdiğinizde de hanımlarınızla ilişkiye girmeyin![³⁶⁷] İşte bunlar Allah’ın çizdiği sınırlardır, sakın bunlara yaklaşmayın![³⁶⁸] Allah âyetlerini insanlığa böylece açıklıyor ki, sorumluluk bilincini kuşanabilsinler.
[363] Giysi, insanı güzelleştirir. Eşler de birbirlerini güzelleştiren birer giysi gibi olmalıdırlar. [364] Ebu Müslim, tahtânûne’nin “azaltmak, eksiltmek” anlamına gelen bir kökten türediğine dikkat çekerek bu ifadeye şu mânayı verir: “Allah bu konuda izin vermemiş olsa dahi, hazzınızı eksiltmeyi gönüllü olarak kabulleneceğinizi gördü” (Nkl: Râzî). [365] İlk mü’minler Medine’deki Yahudi geleneğinin de etkisiyle, oruç gecesinde yeme, içme ve cinsel birleşmenin yasak olduğunu sanıyorlardı. Çünkü Yahudilikte oruçlu biri için bütün bunlar yasaktı. Yahudiler sadece iftardan iftara oruçlarını açarlar, oruç gecesini de aynen gündüz gibi oruçlu olarak geçirirlerdi. [366] Burada kullanılan ibare lafzen “beyaz iplik siyah iplikten ayırt edilinceye kadar” şeklindedir. Hiç kuşku yok ki “beyaz iplik”le tan yerinin aydınlığı, “siyah iplik”le de gecenin karanlığı kastedilmektedir. Zaten Allah Rasûlü de âyeti böyle açıklamıştır (Buhari, Tefsir 156). [367] İtikaf, bir mescid ya da mescid hükmündeki herhangi bir mahalde kapanarak kişinin mesaisini yalnızca ibadete tahsis etmesidir. İtikâf, Hıra’yı yeniden yaşamak ve yüreğe yolculuktur. Böyle bir yolculukta tensel hazza yer yoktur. [368] Allah’ın çizdiği sınırları değil aşmayı, onlara “yaklaşmayı” bile aklınızdan geçirmeyin. Bu nedenle âyette, bu sınırları çiğnememek değil onlara yaklaşmamak emrediliyor.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı; onlar sizin için, siz de onlar için bir elbise durumundasınız! (elbise gibi yakın, birbirinize sarılıp sarmalaşırsınız, yine elbise gibi örter, birbirinizin namusunu korursunuz) Allah; nefsinize hakim olmayıp (geceleri eşlerinize yanaşarak) günah işlemenizi (sonra da pişman olarak) sık sık tevbe etmenizi (önlemek için) sizleri bağışladı. Artık (ramazan geceleri) onlara yaklaşın (yaklaşırken de) Allah'ın hakkınızda (ezelde) yazdığını (hayırlı bir evlat) dileyin ve sabahın aydınlığı gecenin karanlığından ayırt edilinceye dek yeyin için.. Sonra da akşama kadar orucunuzu tamamlayın. Fakat mescitlerde ibadete çekilmiş olduğunuz zaman (gece-gündüz de olsa) eşlerinize yanaşmayın. Bu (hükümler) Allah'ın hudududur. (Sizin için takdir ettiği yasak sınırlarıdır) Sakın onlara (o sınırlara) yaklaşmayın. İşte Allah, (yasaklarından) korunasınız diye, ayetlerini böyle açıkça bildiriyor.
Osman Fırat
swap_vert close
Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı. Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz. Allah, (Ramazan gecelerinde hanımlarınıza yaklaşarak) kendinize zulmetmekte olduğunuzu bildi de tövbenizi kabul edip sizi affetti. Artık eşlerinize yaklaşın ve Allah’ın sizin için yazıp takdir etmiş olduğu şeyi arayın. Fecirde siyah ipliği beyaz iplikten ayırd etmenize kadar yiyin, için. Sonra da akşama kadar orucu tam tutun. Bununla birlikte siz mescitlerde itikâfta iken eşlerinize yaklaşmayın. Bunlar, Allah’ın koyduğu sınırlardır. Bu sınırlara yaklaşmayın. Allah, kendine karşı gelmekten sakınsınlar diye, âyetlerini insanlara böylece açıklar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Sizin için oruç gecesi kadınlarınızla mücâmaatta bulunmak helâl kılındı. Onlar sizin için libastır. Siz de onlar için libassınızdır. Muhakkak sizin nefislerinize hıyanet edeceğinizi Allah Teâlâ bildi ve tevbenizi kabul etti ve sizden (günahlarınızı) af buyurdu. Şimdi onlara mübaşerette bulununuz. Ve Allah Teâlâ'nın sizler için yazdığı şeyi isteyiniz. Ve sizler için fecrin beyaz ipliği siyah ipliğinden tebeyyün edinceye kadar yiyiniz ve içiniz. Sonra orucu ertesi geceye kadar tam tutunuz. Ve siz mescitlerde mûtekif bulundukça kadınlarınıza mübaşerette bulunmayınız. Bu Allah'ın hudududur. Sakın onlara yaklaşmayınız. İşte Allah Teâlâ âyetlerini nâsa böyle açıkça beyan buyurur. Tâ ki onlar sakınalar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
(Ey kocalar), oruç tuttuğunuz günlerin gecelerinde, eşlerinize yaklaşmak size helâl kılındı. Eşleriniz sizin elbiseleriniz, siz de eşlerinizin elbiselerisiniz. Allah nefsinize güvenemeyeceğinizi bildiği için yüzünüze bakıp, size bu lütufta bulundu. Artık bundan böyle onlara yaklaşıp Allah'ın sizin için takdir buyurduğu neslin arayışı içinde olun! Şafak vaktine, günün ağarması gecenin karanlığından fark edilinceye kadar yiyin için. Sonra gece girinceye kadar orucu tamamlayın! Mescidlerde itikâfta bulunduğunuz sırada eşlerinize yaklaşmayın! Bunlar Allah'ın yasak sınırlarıdır, sakın o hudutlara yaklaşmayın! İşte böylece Allah insanlara, zararlardan sakınıp korunmaları için âyetlerini iyice açıklar.
Oruç ilk farz edildiğinde, yatsı namazından itibaren ertesi günün orucu başlardı. Bazı Müslümanlar dayanamayıp eşlerine yaklaştılar. Allah Teâlâ bu ayeti indirerek orucun başlangıcının fecir vakti olduğunu bildirdi.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Oruç gecesi, kadınlarınıza yaklaşmak, size helal kılındı. Onlar sizin elbisenizdir, siz de onların elbisesisiniz. Allah, sizin kendinize yazık etmekte olduğunuzu bildi de tevbenizi kabul edip sizi affetti. Artık şimdi onlara yaklaşın ve Allah'ın sizin için yaz(ıp takdir etmiş ol)duğunu arayın; şafağın beyaz ipliği siyah iplikten ayırdelinceye kadar yeyin, için; sonra ta gece oluncaya dek orucu tamamlayın; mescidlerde ibadete çekilmiş iken kadınlara yaklaşmayın. Bunlar, Allah'ın (yasak) sınırlarıdır, bunlara yaklaşmayın. Allah, insanlara ayetlerini böyle açıklar ki korunup sakınsınlar.
İlk zamanlarda oruçlu, akşam iftâr ettikten sonra uyumamak ve yatsıyı kılmamak şartıyle yeyip içebilirdi. İftârdan sonra uyur, ya da yatsıyı kılarsa artık yeyip içemez, cinsel ilişkide bulunamazdı. Bazı müslümanlar, yorgunlukla gece bir şey yemeden uyur, ertesi akşama kadar aç kalır, perişan olurlardı. Zaman zaman, uyuduktan sonra yeme yasağı dışına çıkan müslümanlar da vardı. İşte onların bu durumu karşısında inen âyetler, oruç şartlarını hafifletmiştir. Âyetin iniş sebebi olarak şu vak'a anlatılır: Ebû Sırma veya Kays ibn Sırma adlı bir ensârlı, akşamleyin Hz. peygamber'in yanına gelir. Orucun hayli yıprattığı bu adama peygamber, perîşan durumunun nedenini sorar. Adam der ki: Ğ Yâ Resûlallah, bütün gün akşama kadar hurma topladım. Akşamleyin, karımın takdim edeceği yemek için eve geldim. Fakat o da yemek yapmakta gecikince uyumuşum. Uyandırdıklarında artık bir şey yemek harâm olmuştu. Orada bulunan Ömer de kalkıp: Ğ Yâ Resûlallah, ben de buna benzer bir hareketimden dolayı senden özür dileyeceğim. Son yatsıyı kıldıktan sonra karıma yaklaştım. Başka adamlar da benzeri şeyler yaptıklarını söylediler. İşte bunun üzerine bu âyet indi (İbnu'l-Arabî, Ahkâmu'lKur'ân: 1/89).  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Oruc gicesi (Ramazan giceleri) kadınlarınızla cimâ' size helâl kılındı. Onlar size ve siz de onlara libâssınız (mehârimden setr ider elbise gibisiniz) ve Allâh Te'âlâ sizin (izin olmaksızın kadınlarınıza tekarrüb ile) nefsinize hıyânet ider oldığınızı bildi. Tevbenizi kabûl ve günâhlarınızı 'afv itdi. Bundan sonra zevcelerinize mübâşeret idiniz. Ve Allâh'ın sizin içün yazdığı (takdîr iylediği) şeyi isteyiniz. Fecrin siyah hattından beyaz hat (şafakla zuhûr iden beyaz hat) tebeyyün idinceye değin yiyiniz ve içiniz ve sonra da giceye kadar orucı tamam idiniz. Mescidlerde i'tikâfda oldığınız takdîrde kadınlarınıza mukârenet itmeyiniz. İşte bunlar Allâh Te'âlânın hudûdı olub onlara yaklaşmayınız. Cenâb-ı Hak insânlara âyetlerini böylece beyân ider. Tâ ki ittikâ idüb günâhdan sakınalar. [¹]
[1] İbtidâ-yı İslâm'da akşamdan yatsu namâzına kadar yer ve içerler ve sonra oruca başlarlardı. Yatsu namâzından sonra yemek ve içmek ve cimâ' harâm idi. Ashâbdan ba'zıları bu memnû' zamânda zevcelerine mukârenetden men-'i nefs idemediklerinden mâcerâyı Rasûl hazretlerine ağlayarak haber virdiler. Bunun üzerine bu âyet nâzil ve sahur vaktine kadar ekl ve şurb ve cimâ' helâl kılındı.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Oruç gecelerinde kadınlarınızla cinsel içerikli konuşmalar yapmak size helal kılındı.[1] Onlar sizin için bir elbise, siz de onlar için bir elbisesiniz. Allah kendinize ihanet ettiğinizi bildi de yüzünüze baktı ve sizi affetti. Artık onlarla birleşebilirsiniz. Allah’ın sizin için yazacağını[2] (çocuk sahibi olmayı) isteyin. Fecrin olduğu tarafta,[3] ak çizgi kara çizgiden size göre tam seçilinceye kadar yiyin, için; sonra orucu geceye[4] kadar tamamlayın. Mescitlerde itikâf[5] halinde iken kadınlarınızla birleşmeyin. Bunlar Allah’ın koyduğu sınırlardır, onlara yaklaşmayın. Allah âyetlerini insanlara böyle açıklar ki kendilerini korusunlar.
[1] Bakara 2/183'üncü ayette, orucu önceki ümmetler gibi tutmamız emredilmişti. Burada "sizin için helal kılındı" sözü ile bazı hafifletmeler yapılarak önceki âyetin hükmü daha hayırlısı ile nesh edilmiştir. [2] Allah çocuğu önceden yazsaydı kesin olurdu. Buradaki emirden dolayı âyete "yazacağını" meâlini verdik. [3] Fecr, gecenin sonuna doğru güneşten ufka ulaşan hafif kızıllıktır (Lisân). Bu kızıllığın başladığı, doğu ufkunda sönük yıldızların kaybolmasıyla anlaşılır. Bu vakitte tabiat uyanır, vücut ısımız artar, seher ve sahur vakti başlar. Buna astronomik tan (Astronomical Twilight) da denir. Teheccüd namazı bu vakitte veya bundan önce kılınır. Allah Teala şöyle demiştir: "Sahibinin kararını sabırla bekle; sen gözümüzün önündesin. (Yatağından) Kalktığın vakit, her şeyi güzel yaptığından dolayı Sahibine yönel. Gecenin bir bölümünde ve yıldızlar kaybolurken O'na ibadet et." (Tur 52/48-49) Karanlığa karışan kızıl ve beyaz ışıklar arttıkça, üstten aşağıya doğru bir kubbe görüntüsü oluşturur ve ufku boydan boya sarar. Güneş ufka -10 derece yaklaştığında ufuk çizgisi net olarak gözükmeye başlar. Denizciler yollarını daha çok bu saatte belirledikleri için ona rasat tanı (observation twilight) derler. Aydınlığın yayıldığını görenler, sabah namazı vaktinin girdiğini sandıkları için bu vakte fecr-i kazib = yalancı fecr de denir. Sonra ışıklar ayrışmaya başlar ve altta siyah kuşak, ortada kızıl kuşak, üstte de beyaz kuşak oluşur. Kızıl kuşak her yerde görülemeyeceği için, Bakara 187. âyette sadece siyah ve beyaz çizgilerden bahsedilmiştir. Bunlar, bu kuşakları ayıran ve çıplak gözle, net olarak gözüken iki ince çizgidir. Bu çizgilerin gözükmesiyle birlikte fecr-i sadık ve imsak vakti başlar. Bu sırada Güneş ufka 8,5 derece yaklaşmış olur." [4] "Geceye kadar" yerine "Güneş batıncaya kadar" denseydi, kutup bölgesinde güneşsiz gündüzlerin veya beyaz gecelerin olduğu günlerde oruç tutmak imkânsız hale gelirdi. [5] İtikâf, ibadet niyetiyle vaktini mescitte geçirmektir. Nebîmiz Ramazan'ın son on gününü itikâfla geçirirdi.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Oruç gecesi kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar sizin örtünüz, sizde onların örtüsüsünüz. Allah, nefsinize ihanet etmekte olduğunuzu biliyordu. Bu sebeple, tevbenizi kabul edip sizi bağışladı; artık onlara yaklaşın ve Allah'ın sizin için takdir ettiğini dileyiniz. Fecir esnasında ufuktaki beyazlık; karanlıktan ayırt edilinceye kadar yiyin için sonra geceye kadar orucu tamamlayın. Mescitlerde itikafa çekilmiş olduğunuzda kadınlara (geceleri de) yaklaşmayın. İşte, Allah, insanlara kötülüklerden korunmaları için ayetlerini böylece açıklar.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Oruç gecesinde kadınlarınızla ilişki size helâl kılındı. Onlar sizin için bir elbise, siz onlar için bir elbisesiniz. Allah biliyor ki siz kendinize hıyanet ediyordunuz;(89) onun için tevbenizi kabul edip sizi bağışladı. Artık onlara serbestçe yaklaşın ve Allah'ın sizin için yazmış olduğu şeyi(90) arayın. Fecirde tanyerinin beyaz ipliği gecenin siyah ipliğinden ayırt edilir hale gelinceye kadar da yiyin, için; sonra da geceye kadar oruca devam edin. Yalnız, mescidde itikâfa girdiğiniz zaman kadınlarınızla ilişkide bulunmayın. Bunlar Allah'ın çizdiği sınırlardır; ona yaklaşmayın. Sakınsınlar diye, insanlara âyetlerini Allah işte böyle açıklıyor.
(89) Önceleri Müslümanlar oruç gecelerinde hanımlarına yaklaşmazlardı; ancak bazılarının buna dayanamayıp kaçamaklar yaptığı olurdu. (Buhârî, Tefsir 2:27.)(90) “Allah’ın size helâl kıldığı şeyi” veya “Allah’ın size nasip ettiği evlâdı.”  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Oruç gecesi kadınlarınıza cinsel yaklaşım size helal kılınmıştır. Onlar sizin için giysidir/eştir, siz de onlar için giysisiniz/eşsiniz. Allah sizin öz benliklerinize yazık etmekte olduğunuzu bilmiş, tövbelerinizi kabul edip sizi affetmiştir. Artık şimdi onlara yaklaşın ve Allah'ın sizin için yazdığı şeyi arayın. Tan yerinin beyaz ipliği siyah ipliğinden sizce seçilinceye kadar yiyin için; sonra da orucu gece oluncaya değin tamamlayın. Mescitlerde itikâfta bulunduğunuz sırada zevcelerinizle cinsel temas kurmayın. İşte bunlar Allah'ın yasaklarıdır, bunlara yaklaşmayın. Allah, ayetlerini insanlara işte böyle açıklar ki korunabilsinler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ḥelāl olındı size oruç gicesi, ol nesene kim adın eyitmek çirkindür; 'avratlaruñuz dapa. anlar ŧondur sizüñ; daħı siz ŧoñsuz anlaruñ bildi Tañrı kim bayıķ siz. olduñuz ħıyānet eylersiz. gendülerüñüze pes tevbe virdi size; [15a] daħı 'afv eyledi sizden pes imdi yaķınlıķ eyleñ anlara daħı isten anı kim yazdı Tañrı sizüñ içün. daħı yiñ içün; tā bellü ol size aķ iplikden ķara iplikten irte vaķtından. andan, tamām eyleñ orucu, giceye degin. daħı yaķınlıķ eylemen anlara, daħı siz oturıcılarken niyyet-ile mescidlere şol Tañrı ḥadlarıdur; pes yaķın olmañ aña ancılayın Tañrı āyetlerini, ādemįler-içün; anuñ-içün kim anlar ķorķalar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ḥalāl oldı size oruç gicelerinde cimā‘ eylemek ‘avratlaruñuza. Anlar sizüñlibāsuñuzdur, siz anlaruñ libāsısız. Tañrı Ta‘ālā bildi ki siz ḫıyānet eyleseñüzgerek nefsüñüze. Pes sizüñ tevbeñüz ḳabūl eyledi, daḫı suçuñuzbaġışladı. Pes imdi cimā‘ eyleñüz anlara, daḫı ṭaleb idüñüz Tañrı Ta‘ālā üs‐tüñüze yazġan nesneyi, yiñüz ve içüñüz bellü olınca size ṣabāḥ aydınlıġı gi‐ce ḳarañuluġından ṣabāḥda. Andan ṣoñra orucı tamām eyleñüz giçeye degin. Daḫı cimā‘ eyle[me]ñüz ‘avratlaruñuzla siz i‘tikāf eylegende mescidlerde.Ol Tañrı Ta‘ālānuñ ḥudūdıdur. Pes yaḳın olmañuz aña. Anuñ gibi bellüider Tañrı Ta‘ālā āyetlerini ḫalḳa. Ola kim Tañrıdan ḳorḳup ma‘ṣiyeti terk ide‐siz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Oruc gecəsi qadınlarınıza yaxınlaşmaq sizə halal edildi. Onlar sizin, siz də onların libasısınız. (Bir-birinizə həddindən artıq yaxınsınız). Allah sizin özünüzə pislik (xəyanət) etdiyinizi (yaxud nəfsinizə qarşı zəiflik göstərəcəyinizi) bilib tövbələrinizi qəbul edərək sizi bağışladı; artıq siz onlara yaxınlaşın, Allahın sizə halal etdiyini onlardan istəyin; sübh açılınca, ağ sap qara sapdan fərqlənincəyə qədər yeyib için; sonra gecəyə qədər orucunuzu tamamlayın; məscidlərdə ibadətdə (e’tikafda) olduğunuz zaman onlarla (qadınlarınızla) yaxınlıq etməyin. Bunlar (bu hökmlər) Allahın hədləridir, bunları aşmayın! Allah (insanlara) hökmlərini bu cür bildirir ki, bəlkə, müttəqi olsunlar!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
It is made lawful for you to go unto your wives on the night of the fast. They are raiment for you and ye are raiment for them. Allah is aware that ye were deceiving yourselves in this respect and He hath turned in mercy toward you and relieved you. So hold intercourse with them and seek that which Allah hath ordained for you, and eat and drink until the white thread becometh distinct to you from the black thread of the dawn. Then strictly observe the fast till nightfall and touch them not, but be at your devotions in the mosques. These are the limits imposed by Allah, so approach them not. Thus Allah expoundeth His revelations to mankind that they may ward off (evil).
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Permitted to you, on the night of the fasts, is the approach to your wives. They are your garments and ye are their garments(195). Allah knoweth what ye used to do secretly among yourselves; but He turned to you and forgave you; so now associate with them, and seek what Allah Hath ordained for you(196), and eat and drink, until the white thread of dawn appear to you distinct from its black thread(197); then complete your fast Till the night appears(198); but do not associate with your wives while ye are in retreat(199) in the mosques. Those are(200) Limits (set by) Allah. Approach not nigh thereto. Thus doth Allah make clear His Signs to men: that they may learn self-restraint.
195 Men and women are each other's garments: i.e., they are for mutual support, mutual comfort, and mutual protection, fitting into each other as a garment fits the body. A garment also is both for show and concealment. The question of sex is always delicate to handle: here we are told that even in such matters a clear, open, and honest course is better than fraud or self-deception. The sex instinct is classed with eating and drinking, an animal thing to be restrained, but not to be ashamed of. The three things are prohibited during the fast by day, but permitted after the fast is broken at night till the next fast commences. 196 There is difference of opinion as to the exact meaning of this. I would connect this as a parallel clause with the clause "eat and drink", which follows, all three being governed by "until the white thread", etc. That is, all three things must stop when the fast begins again in the early morning. Or it may mean: What is permitted is well enough, but seek the higher things ordained for you. 197 Those in touch with Nature know the beautiful effects of early dawn. First appear thin white indefinable streaks of light in the east; then a dark zone supervenes; followed by a beautiful pinkish white zone clearly defined from the dark; after that the fast begins. 198 Till the night appears: From the actual practice of the Holy Prophet, this is rightly interpreted to mean: "Till sunset". 199 This verse refers to the known Islamic practice called i'tikaf which means retreating to mosques for devotion and worship. The Prophet (peace be on him) used to retreat to the mosque during the last ten days of Ramadan. [Eds.]. 200 I construe these limits as applying to the whole of the regulations about fasts.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اُحِلَّ
helal kılındı
لَكُمْ
size
لَيْلَةَ
gece- sinde
الصِّيَامِ
oruç
الرَّفَثُ
yaklaşmak
اِلٰى نِسَٓائِكُمْۜ
kadınlarınıza
هُنَّ
onlar
لِبَاسٌ
bir elbise
لَكُمْ
sizin için
وَاَنْتُمْ
ve siz
لِبَاسٌ
bir elbise
لَهُنَّۜ
onlar için
عَلِمَ
bildi
اللّٰهُ
Allah
اَنَّكُمْ
şüphe- siz siz
كُنْتُمْ
oldunuz
تَخْتَانُونَ
yazık edi- yorsunuz
اَنْفُسَكُمْ
nefislerinize
فَتَابَ عَلَيْكُمْ
ve size yöneldi
وَعَفَا
ve affetti
عَنْكُمْۚ
sizi
فَالْـٰٔنَ
artık şimdi
بَاشِرُوهُنَّ
onlara yaklaşın
وَابْتَغُوا
ve isteyin
مَا
o şe- yi ki
كَتَبَ
yazdı
اللّٰهُ
Allah
لَكُمْۖ
sizin için
وَكُلُوا
ve yiyin
وَاشْرَبُوا
ve için
حَتّٰى يَتَبَيَّنَ
belli oluncaya kadar
لَكُمُ
size
الْخَيْطُ
iplik
الْاَبْيَضُ
beyaz
مِنَ الْخَيْطِ
iplikten
الْاَسْوَدِ
siyah
مِنَ الْفَجْرِۖ
şafaktan
ثُمَّ
sonra
اَتِمُّوا
tamam- layın
الصِّيَامَ
orucu
اِلَى الَّيْلِۚ
geceye kadar
وَلَا تُبَاشِرُوهُنَّ
ve onlara yaklaşmayın
وَاَنْتُمْ
siz iken
عَاكِفُونَۙ
itikafta bulu- nan kimseler
فِي الْمَسَاجِدِۜ
mescidlerde
تِلْكَ
bunlar
حُدُودُ
sınırlarıdır
اللّٰهِ
Allah'ın
فَلَا تَقْرَبُوهَاۜ
sakın onlara yaklaşmayın
كَذٰلِكَ
işte böyle
يُبَيِّنُ
açıklar
اللّٰهُ
Allah
اٰيَاتِه۪
âyetlerini
لِلنَّاسِ
insanlara
لَعَلَّهُمْ
umulur ki onlar
يَتَّقُونَ
takvâlı olurlar
(Ramazan'da) Oruç (tuttuğunuz günlerin) gecesi, kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı. Onlar sizin için (sizi günahtan koruyan) birer elbise, siz de onlar için birer elbisesiniz. Allah sizin (ramazan gecelerinde onlara yaklaşarak) nefislerinize yazık ettiğinizi bildi de size af (ve mağfiret)iyle yönel(ip muamele et)ti. Artık (ramazan gecelerinde size helâl olmak üzere) onlara yaklaşın ve Allah'ın sizin için takdir ettiklerini isteyin. Şafağın beyaz ipliği (aydınlığı), siyah ipliğinden (karanlığından) ayırt edilinceye kadar yiyin, için sonra da geceye kadar orucu tamamlayın. Bununla birlikte mescidlerde ibadete çekilmiş (itikâfta) iken kadınlara yaklaşmayın. Bunlar Allah'ın koyduğu sınırlardır. Sakın bu (sınırlar)a yaklaşmayın. İşte Allah, âyetlerini insanlara umulur ki takvâlı olurlar (O'na karşı kulluk sorumluluklarını bilip yerine getirmeye çalışırlar) diye böyle açıklar.
اَحَلَّ
Fiil-IV
ح ل ل
Helal kıldı, kondurdu, yerleştirdi
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
لَيْلَة
İsim
ل ي ل
Gece
صِيَام
İsim
ص و م
Oruç tutma
رَفَث
İsim
ر ف ث
Yaklaşmak
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
نِسَٓاء
İsim
ن س و
Kadınlar
هُنَّ
Zamir
هُنَّ
Onlar (bayanlar için kullanılır)
لِبَاس
İsim
ل ب س
Elbise, örtü
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
اَنْتُمْ
Zamir
اَنْتُمْ
Siz
لِبَاس
İsim
ل ب س
Elbise, örtü
لَهُنَّ
Zamir
لَهُنَّ
Onlar için, onlara, onların (لَهُمْ : Zamirinin müennes hâli)
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
اِخْتَانَ
Fiil-VIII
خ و ن
Yazık etti, ihanet etti
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
تَابَ
Fiil-I
ت و ب
Yöneldi, tövbe etti, tövbeleri kabul etti
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
عَفَا
Fiil-I
ع ف و
Affetti, bağışladı, çoğaldı
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
الْـٰٔن
Zarf
الْـٰٔن
Şimdi, şu anda
بَاشَرَ
Fiil-III
ب ش ر
Yaklaştı (cinsi münasebette bulundu)
اِبْتَغَى
Fiil-VIII
ب غ ي
İstedi, arzuladı
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَتَبَ
Fiil-I
ك ت ب
Yazdı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
اَكَلَ
Fiil-I
ا ك ل
(Yemek) Yedi
شَرِبَ
Fiil-I
ش ر ب
İçti
حَتّٰى
Edat
حَتّٰى
Nihayet, -e kadar, hatta, ta ki, sonuçta
تَبَيَّنَ
Fiil-V
ب ي ن
Apaçık belli oldu, açıklandı, ortaya çıktı, anlaşıldı
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
خَيْط
İsim
خ ي ط
İplik
اَبْيَض
İsim
ب ي ض
Bembeyaz, beyaz
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
خَيْط
İsim
خ ي ط
İplik
اَسْوَد
Sıfat
س و د
Siyah
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
فَجْر
İsim
ف ج ر
Şafak, sabah, fecr
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
اَتَمَّ
Fiil-IV
ت م م
Tamamladı, tam yaptı
صِيَام
İsim
ص و م
Oruç tutma
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
لَيْل
İsim
ل ي ل
Gece, geceleyin
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
بَاشَرَ
Fiil-III
ب ش ر
Yaklaştı (cinsi münasebette bulundu)
اَنْتُمْ
Zamir
اَنْتُمْ
Siz
عَاكِف
Etken fiil
ع ك ف
İbadet eden, itikafta bulunan
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
مَسْجِد
İsim
س ج د
Mescid
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
حُدُود
İsim
ح د د
Sınırlar
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
قَرَبَ
Fiil-I
ق ر ب
Yaklaştı
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
بَيَّنَ
Fiil-II
ب ي ن
Açıkladı, beyan etti, gösterdi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
نَاس
İsim
ن و س
İnsanlar
لَعَلّ
Zamir
لَعَلّ
Belki, umulur ki
اِتَّقٰى
Fiil-VIII
و ق ي
Takvâ sahibi oldu, sakındı, korundu, korktu