close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 186. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-iżâ seeleke ‘ibâdî ‘annî fe-innî karîb(un)(s) ucîbu da’vete-ddâ’i iżâ de’ân(i)(s) felyestecîbû lî velyu/minû bî le’allehum yerşudûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Kullarım, sana beni sorarlarsa bilsinler ki ben, muhakkak onlara pek yakınım. Beni çağıran, bana dua eden kişiye çağırdığı, dua ettiği anda icabet ederim. Artık onlar da benim çağırmama koşsunlar, bana inansınlar da doğru yolu bulsunlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Nebim!) Kullarım Sana Beni soracak olursa (onlara de ki:) muhakkak ki Ben (onlara) pek yakınım. Bana dua ettiği zaman, dua edenin duasına cevap veririm. Öyleyse, onlar da Benim çağrıma cevap versinler ve Bana (hakkıyla) iman (itaat ve itimat) etsinler. Umulur ki (böylece) irşad (doğru yolu bulmuş) olacaklardır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Eğer kullarım sana beni sorarlarsa, şüphesiz ki ben onlara çok yakınım. Dua edenin duasına, her zaman karşılık veririm. Öyleyse kullarım da benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki, doğru yolu bulabilsinler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kullarım sana beni sordukları zaman, benim kendilerine daima yakın olduğumu söyle. Bana dua ettiği vakit, dua edenin duasını kabul ederim, dileğini yerine getiririm. O halde kullarım da benim davetime uysunlar, bana imân etsinler. Umulur ki, doğru, huzurlu ve aydınlık yolu bulurlar.
Ahmet Varol
swap_vert close
Kullarım sana benden sorarlarsa (bilsinler ki) ben onlara yakınım. Bana dua ettiğinde dua edenin duasını kabul ederim. Şu halde benim çağrıma kulak versin ve bana iman etsinler. Olur ki doğru yola uyarlar.
186.İbnu Cerir, İbnu Ebi Hatim, İbnu Merdeviye ve daha başkalarının bildirdiklerine göre bir bedevi Resulullah (a.s.)`a gelerek: "Rabbimiz bize yakın mıdır? Eğer öyleyse O`na münacât edelim (alçak sesle yalvaralım). Yoksa uzak mıdır? Eğer öyleyse o zaman nida edelim (yüksek sesle yalvaralım)" dedi. Resulullah (a.s.) bu soru karşısında sustu. Bunun üzerine Yüce Allah bu âyeti kerimeyi indirdi.Abdurrezzak`ın Hasanı Basri`den rivayet ettiğine göre Resulullah (a.s.)`ın sahabileri: "Rabbimiz nerdedir?" diye sordular. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi. Bu rivayet mürseldir. (Çünkü Hasanı Basri tabiindendir).Bu ayeti kerimenin iniş sebebi hakkında daha başka rivayetler de bulunmaktadır.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Kullarım Beni sana soracak olursa, muhakkak ki Ben (onlara) pek yakınım. Bana dua ettiği zaman dua edenin duasına cevap veririm. Öyleyse, onlar da Benim çağrıma cevap versinler ve bana iman etsinler. Umulur ki irşad (doğru yolu bulmuş) olurlar.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Ey Rasûlüm) kullarım sana benden sordularsa, muhakkak ki ben çok yakınımdır; bana dua edince, dua edenin duasını kabul ederim. O halde onlar da benim dâvetime koşsunlar ve bana hakkıyla iman etsinler ki, doğru yola ulaşmış olsunlar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Eğer kullarım, Beni senden sorarlarsa bilsinler ki; Ben yakınım. Bana dua ettiği zaman, her dua edene cevap veririm. Onlar da Benim emrime cevap versinler; Bana inansınlar ki, doğru yola, doğru kararlara varsınlar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Kullarım sana beni sorduklarında de ki ben çok yakınım; bana dua ettiğinde, dua edenin isteğine karşılık veririm. O halde, benim davetime uysunlar ve bana güvensinler ki doğru yolu bulabilsinler.[33]
[33] Dua kavramı hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, II, 437-447.  
Besim Atalay
swap_vert close
Ne zaman ki, kullarım senden beni sorarlar, ben yakınım onlara, cevap veririm beni çağırana, onlar da bana cevap verip manalar, ola ki yetişirler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki) gerçekten ben (onlara) yakınım. Bana dua edince dua edenin duasına cevap veririm. O halde onlar da benim çağrıma olumlu karşılık versinler ve bana inansınlar/güvensinler ki doğru yolu bulsunlar.
Bkz. 3/195Duanın sadece Allah’a özgü olması gerekliliği, ayetteki “Ben” zamiri ile iyiden iyiye vurgulanmıştır. Allah; “Kullarım” ifadesini kullanarak insanlara karşı büyük bir incelik gösterirken, “Ben onlara yakınım,” diye buyurarak da buradaki “Ben” zamiri ile duaların yalnız ona has kılınması gerekliliğini de ortaya koyuyor. Ayrıca dikkat edilmelidir ki “Onların duasını işitirim.” demiyor, “Dua edenin duasına karşılık veririm.” buyuruyor. Bu yakınlığın arkasından da kullarının da kendi çağrısına olumlu karşılık vermesini, yani Hakk’a karşı ilgili ve duyarlı olarak Allah’ın istediği şekilde, samimi kul bilinci ve farkındalığıyla yaşamalarını istiyor.  
Cemil Said
swap_vert close
Yâ Muhammed! Sana benden bahs itdikleri vakit ben yanlarında bulunacağım, benden istimdâd idenin du’âsını kabûl ideceğim. Lâkin doğru yolda yürümek içün beni dinlesünler, bana inansunlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Kullarım sana Beni sorarlarsa, bilsinler ki Ben, şüphesiz onlara yakınım. Benden isteyenin, dua ettiğinde duasını kabul ederim. Artık onlar da davetimi kabul edip Bana inansınlar ki doğru yolda yürüyenlerden olsunlar.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), gerçekten ben (onlara çok) yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına cevap veririm. O hâlde, doğru yolu bulmaları için benim davetime uysunlar, bana iman etsinler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Kullarım sana beni sorduklarında bilsinler ki şüphesiz ben yakınım, bana dua ettiğinde dua edenin dileğine karşılık veririm. Şu halde benim davetime gelsinler ve bana iman etsinler ki doğru yolu bulabilsinler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Kullarım sana, beni sorduğunda (söyle onlara): Ben çok yakınım. Bana dua ettiği vakit dua edenin dileğine karşılık veririm. O halde (kullarım da) benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulalar.
 Rivayete göre bir bedevî Resûlullah (s.a.)a «Rabbimiz yakın mıdır yoksa uzak mıdır? Yakınsa ona fısıltı şeklinde dua edelim, uzaksa bağıralım» dedi. Bunun üzerine âyet indi. Allah’ın istediği iman ve itaattir. Allah, iman edip itaat edenlerin dualarını kabul edeceğini vadetmiştir. Gerçek manada iman edip Allah’a kulluk edenlerin duası kabul olunur.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Kullarım beni sana soracak olurlarsa bilsinler ki ben yakınım. Beni çağırdığı vakit çağıranın çağrısına karşılık veririm. Doğru yolu bulmaları için onlar da bana karşılık vermeli ve bana inanmalı.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Şayet kullarım, sana benden sordularsa, gerçekten ben çok yakınımdır. Bana dua edince, duacının duasını kabul ederim. O halde onlar da benim davetime koşsunlar ve bana hakkıyla iman etsinler ki, doğru yola gidebilsinler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve şayed kullarım sana benden sual ettilerse muhakkak ki ben çok yakınımdır, bana dua edince duacının duasına icabet ederim o halde onlar da benim da'vetime koşsunlar ve bana hakkile iyman etsinler ki rüşd ile gidebilsinler
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm,) kullarım sana, beni sorarlarsa, hiç şüphesiz ki ben (kullarımın her hâlini bilmek ve dualarını kabul etmek bakımından, onlara manen) çok yakınım. Bana dua ettiği vakit, dua edenin duasına icabet ederim. O hâlde (kullarım) davetime uyarak, bana îmân etsinler ki doğru yolu bulabilsinler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kullarım, sana, Ben'i sorarlarsa bilsinler ki Ben, yakınım¹. Bana dua edenin, duasına karşılık veririm. O halde onlar da Benim çağrıma uysunlar ve Bana gerçek anlamda iman etsinler ki doğru yola kavuşmuş olsunlar.
1- Bana ulaşmak için başka bir varlığı aracı edinmeniz, “vesile” aramanız gerekmez. Ayette Müşriklerin, “Allah'a yaklaşmak için ilah edindiklerini” iddia etmelerine cevap verilmektedir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Kullarım (Habîbim) sana beni sorunca (haber ver ki) işte ben muhakkak yakınımdır. Bana düâ edince ben o düâ edenin da'vetine icabet ederim. O halde onlar da benim da'vetime (itaatle) icabet ve bana İman (da devam) etsinler. Tâki (o sayede) doğru yola ulaşmış olalar.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Habîbim, yâ Muhammed!) Kullarım sana benden sorarsa, şübhe yok ki ben(onlara) pek yakınım.(3) Bana duâ ettiği zaman duâ edenin duâsına cevab veririm;(4) öyle ise(onlar da) benim (rızâm) için (da'vetime) icâbet etsinler ve bana îmân etsinler; tâ ki hak yolu bulsunlar.
(3)Herşey kendisinden son derece uzak olduğu hâlde Cenâb-ı Hakk’ın herşeye herşeyden daha yakın olduğu hakkında bakınız; (sahîfe 518, hâşiye 1) (4)“Eğer desen: ‘Birçok def‘a duâ ediyoruz, kabûl olmuyor. Hâlbuki âyet umûmîdir, her duâya cevab var, ifâde ediyor?’ El-cevab: Cevab vermek ayrıdır, kabûl etmek ayrıdır. Her duâ için cevab vermek var; fakat kabûl etmek, hem aynı matlûbu (istenileni) vermek, Cenâb-ı Hakk’ın hikmetine tâbi‘dir.” (Sözler, 23. Söz, 106)Ayrıca bakınız; (sahîfe 156, hâşiye 3; sahîfe 365, hâşiye 2; sahîfe 387, hâşiye 2)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (Resulüm!) Eğer kullarım sana beni sorarlarsa (şunu bilsinler ki), şüphesiz ben (her zaman kullarıma ilim ve kudretimle çok) yakınım. (O hâlde, hiçbir aracıya başvurmadan, benimle kendisi arasına bir vasıta koymadan doğrudan bana yalvarıp benden istesinler!) Bana (samimiyetle) dua ettiği zaman dua edenin yakarışlarına karşılık veririm; öyleyse onlar da (samimiyetle) benim davetime icabet etsinler ve bana (güvenip) inansınlar ki doğru yola ulaşabilsinler. *
(*) Duanın sadece Allah’a özgü olması gerekliliği, ayetteki “Ben” zamiri ile iyiden iyiye vurgulanmıştır. Allah; “Kullarım” ifadesini kullanarak insanlara karşı büyük bir incelik gösterirken, “Ben onlara yakınım,” diye buyurarak da buradaki “Ben” zamiri ile duaların yalnız ona has kılınması gerekliliğini de ortaya koyuyor. Ayrıca dikkat edilmelidir ki “Onların duasını işitirim.” demiyor, “Dua edenin duasına karşılık veririm.” buyuruyor. Bu yakınlığın arkasından da kullarının da kendi çağrısına olumlu karşılık vermesini, yani Hakk’a karşı ilgili ve duyarlı olarak Allah’ın istediği şekilde, samimi kul bilinci ve farkındalığıyla yaşamalarını istiyor. (C. Külünkoğlu Meali 186. Ayet Açıklaması) Yani Allah’a ulaşmak için başka bir varlık aracı edinmez, “vesile” aranmaz, yüce Allah ile kul arasına girilmez. Onun dışında başkasına yalvarıp dua etmek, yardım istemek, dilekte bulunmak, medet ummak, şifa beklemek vs. ise şirktir. Zira yüce Allah ile kul arasına kimse giremez/ Ruhban Sınıfı Yoktur. Her insan Allah ile doğrudan bağlantı kurma hürriyetine sahiptir. Her insan, ibadetleriyle, dualarıyla yalnız Allah’a yalvarır ve O’ndan af isteyebilir. Gönlüyle Allah’a yöneldiğinde O’nu karşısında ve gönlünde bulacağı kesindir. Cenâb-ı Hak Kur’ân-ı Kerim’de kullarını sık sık dua ve tevbeye teşvik eder. Merhametinin çok geniş olduğunu, bu sebeple duaları kabul edip günahları affedeceğini haber verir. İslâm’a göre duaları kabul etmek ve günahları affetmek sadece Allah’a mahsustur. Zira yegâne kudret sahibi O’dur. Yaratılmış hiçbir varlık, Allah’ın yetkilerini kullanamaz. Allah’a ait salâhiyetleri O’nun dışındaki herhangi bir varlıkta görmek “şirk” sayılır.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Kullarım beni senden sordukları zaman, ben onlara çok yakınım. Beni çağırdığı zaman çağıranın çağrısına (duasına) icabet ederim. O halde onlarda benim çağrıma icabet etsinler ve bana inansınlar ki, böylece olgunluğa ulaşmaları umulur.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Kullarım Beni senden sorunca, bilsinler ki gerçekten Ben onlara yakınım. Ben onların çağrısına gelirim. Öyleyse, onlar da Benim çağrıma gelsinler. Bana inansınlar ki böylelikle doğru yola erişebilsinler.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kullarım sana beni sordukları zaman onlara bildir ki ben onlara yakınım, dua edecek kimse, bana dua ettiği zaman duasını kabul ederim. Artık rüşte ermeleri için bana icabet etsinler, bana iman getirsinler [¹⁰].
[10] Onları imana, ta'ate dâvet ettiğim zaman dâvetime icabet etsinler. Bana olan imanlarında sebat eylesinler ki salâha, hakka nâil olsunlar.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Kullarım sana Ben’den sorarlarsa, Ben yakınım. Dua edenin, dua ettiğinde duasına karşılık veririm. Onlar da Bana karşılık versinler ve Bana inansınlar ki, böylece bir çıkış yolu bulmuş olurlar [yerşudûn].
Kadri Çelik
swap_vert close
Kullarım sana beni sorduklarında, (bilsinler ki) ben şüphesiz yakınım. Benden isteyenin, dua ettiğinde duasını kabul ederim. Artık onlar da davetimi kabul edip bana iman etsinler. Umulur ki kemale erişirler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey Peygamber! Eğer kullarım sana Beni sorarlarsa, şunu hiç unutmasınlar ki,Ben insana şah damarından daha yakınım. O hâlde, hiçbir aracıya başvurmadan, doğrudan Bana yalvarıp Benden istesinler, çünkü Bana duâ edip yalvaranın yakarışına cevap veririm, onun duâsını işitir, uygun görürsem dileğini kabul ederim. Öyleyse, onlar da benim çağrıma uyup bana iman etsinler ki, böylelikle doğruluk ve olgunluğa ulaşabilsinler. “Duâdan uzak durmamalı, kendinizi onun hayır ve bereketinden mahrum bırakmamalısınız. Çünkü duâ, kulun kendi hâlini Allah’a bildirmesi değil, acziyetini itiraf ederek alçakgönüllülükle O’nun huzurunda boyun eğmesi ve tüm benliğiyle O’nu duyumsaması, zikretmesidir. Ayrıca Allah, kullarına vereceği bazı nîmetlerini birtakım sebep ve şartlara bağlamıştır. Fakat bunu yaparken, gereksiz yükümlülükler icat ederek hayatı çekilmez hâle getirmekten de kaçınmalısınız: Allah tarafından herhangi bir yasaklama getirilmediği hâlde, bazı Müslümanlar oruç gecelerinde cinsel ilişkinin yasak olduğuna inanıyor, bununla birlikte zaman zaman kendilerine hâkim olamayıp bu yasağı çiğniyorlardı. İşte bu yanlış anlayışı düzeltmek ve konuya açıklık getirmek üzere, şu ayet nazil oldu:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Benim kullarım beni sana sordukları zaman artık ben, yakınım. Bana dua ettiği zaman Dua Eden’in duasına icabet ederim / karşılık veririm. Benim karşılık vermemi istesinler, bana inansınlar! Umulur ki rüşde / doğruluğa erişirler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Eğer kullarım sana, beni sorarsa, ben yakınım. Biri bana yürekten yalvarırsa, bu yalvarıya anında cevap veririm. Yeter ki bana karşılık versinler, yeter ki bana inansınlar. Herhalde olgunluğa ulaşmışlardır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnsanlar beni senden sorarlarsa onlara de ki; “Allah size çok yakındır. Allah ile aranıza birilerini koymanıza gerek yoktur. Sadece Allah’a dua edin! Dua ederken başkalarının arkasına sığınmanıza gerek yoktur. Rabbinizin huzurunda dua ederken, şunun yüzü suyu hürmetine, bunun yüzü suyu hürmetine diye Allah’a yaklaşmanıza gerek yoktur. Allah’a yakın olup, bütün yakınlığıyla dua eden kişinin hürmeti, Rabbinizin katında daha yücedir. Çünkü Rabbiniz bilir ki; inançla, samimiyetle Rabbine yönelen insan, derecesini yükseltmiş, Rabbinin katında büyük bir hürmeti hak etmiştir. Dua ederken başkalarının yüzü suyu hürmetine dua edenlerin kendilerine güvenleri yoktur. Samimiyetleri yoktur. Sizler dualarınıza samimiyet katar, sadece Allah’a güvenir, araya kimseyi sokmazsanız, Allah yaptığınız dualara karşılık verir. Doğru yolu bulmak, bu yolda yürümek için sadece Allah’a dua edin, aracılara ihtiyaç duymayın. Eğer Allah’ın davetine uyarsanız, ayetleriyle açıklanan gerçeklere iman ederseniz, hesap günü yüzünüzün akıyla çıkarsınız”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kullarım sana, beni sorduğunda (de ki): “Ben (kendilerine) çok yakınım. [*] Bana dua ettiği zaman, dua edenin çağrısına cevap veririm. [*] (Kullarım) benim davetime uysunlar [*] ve bana inansınlar ki doğru yolu bulabilsinler!”
Benzer mesajlar: Enfâl 8:24; Hûd 11:61; Kâf 50:16; Vâkı‘a 56:85; Mücâdele 58:7. Yüce Allah, oruçlunun oruç günlerini tamamlamasını isterken aynı zamanda şanını yüceltmelerini ve böylece şükretmelerini hükme bağlamaktadır. Ardından Hz. Muhammed’den, kendisinin kullarına çok yakın olduğunu ilan etmesini istemekte ve böylece kendisinin konumunu merak edenlerin merakını gidermektedir. Hadîd 57:4’te Yüce Allah’ın insanlarla birlikte olduğu ifade edilmekte, Mücâdele 58:7’de ise her halükârda Yüce Allah’ın insanların yanında bulunduğu belirtilmekte, O’nun yakınlığına dair bir bilinç verilmek istenmektedir. ,Benzer mesaj: Mü’min 40:60. Yüce Allah her duaya cevap verecektir; ancak bu durum dualara, edildiği içeriğin birebir karşılığı şeklinde cevap verileceği anlamına gelmemektedir. Çünkü insanlar bazen hayır niyetiyle şerri de dileyebilirler. Bkz. İsrâ 17:11 Benzer mesaj: Enfâl 8:24.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Eğer kullarım sana Benden sorarlarsa; Ben (kendilerine) pek yakınım,¹ Bana dua ettiği zaman dua edenin duasını kabul ederim. O halde onlar dosdoğru yolu bulabilmeleri için Benim emirlerime uysunlar ve Bana gerçekten inansınlar.²
1 Burada “kişisel yakınlık” ile duâları kabuldeki sür’ate mecâz yapılmıştır. Zîrâ Allah, mekândan münezzeh olduğu için, Onda mekânî yakınlık var sayılırsa; mekânın bir kısmını Onun kapsamasının dışında ve mekânı Ondan daha geniş farz etmiş oluruz. Bk. (Kaf: 16)2 Allah, duâları ancak bu şartlarla kabul eder. Duâ, küçüğün büyükten, âcizin güçlüden, arzusunu sözle ve hal diliyle ricâsı demektir. Bk. (A’raf: 155)  
Muhammed Esed
swap_vert close
EĞER kullarım sana Benim hakkımda sorular sorarlarsa -(bilsinler ki) Ben çok yakınım; dua edenin yakarışına her zaman karşılık veririm: Öyleyse onlar da Bana karşılık versinler ve Bana inansınlar ki doğru yolu bulabilsinler.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Kullarım sana beni sorarlarsa; şüphesiz ben çok yakınım. Bana dua edenin; dua ettiğinde, duasına karşılık veririm. O halde onlar da benim davetime icabet etsinler ve bana inanıp güvensinler ki doğru yolda olsunlar. 50/16, 3/193, 3/159
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Kullarım sana Benden sorduklarında, iyi bilsinler ki Ben çok yakınım:[³⁶¹] Bana dua edenin çağrısına karşılık veririm. Öyleyse onlar da icabeti yalnız Benden beklesinler ve Bana tam güvensinler ki, hak yoluna yöneltilsinler.[³⁶²]
[361] Kâf 16 ışığında zımnen: O kadar yakınım ki, şahdamarından bile; dolayısıyla Bana yakın olmak isteyen şahdamarına, yani kendine yakın olmak zorundadır. Kendini kaybeden beni dünden kaybetmiştir. [362] Dua kalbin Allah’la konuşmasıdır. Allah Rasûlü duanın önemini şöyle izah eder: “Allah katında duadan daha üstün bir insan davranışı yoktur” (Tirmizî, De‘avât 1). Bu kadar büyük ve ölümsüz bir hakikati bu denli sade ve yalın bir dille anlatmak ancak kelâm-ı ilâhîye mahsus bir özellik olsa gerek.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) Kullarım sana benden (Rabbimiz bizim dualarımızı işiterek kabul eder mi? diye) sorduklarında (onlara bildir ki); kuşkusuz ben (kuluma) çok yakınım!. (onun her halinden haberdarım) Bana dua eden kulumun dileğini kabul ederim!.. (hangi müslüman, günah suçu olmadan Rabbine dua ederse, şu üç şeyden birini muhakkak ona verir, ya onun duasını hemen kabul eder, ya duasını ahirete bırakır kulu için azık yapar, ya da duası nisbetinde ona kötülüklerin gelmesini önler) O halde kullarım da benim davetime tabi olsunlar, bana iman etsinler de, hidayete ermeye hak kazanabilsinler.
Osman Fırat
swap_vert close
Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), ben onlara yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına cevap veririm. O hâlde, doğru yolu bulmaları için benim de davetime uysunlar, bana iman etsinler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve kullarım sana Ben'den sual ettikleri zaman şüphe yok ki, Ben pek yakınım. Bana dua ettiği vakit dua edenin dâvetine icabet ederim. Artık onlar da Benim için icabet etsinler. Ve Bana imân eylesinler. Tâ ki hakka isabet etmiş olalar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Kullarım Ben'i senden soracak olurlarsa, bilsinler ki Ben pek yakınım. Bana dua edenin duasına icabet ederim. Öyleyse onlar da dâvetime icabet ve Bana hakkıyla inanıp tasdik etsinler ki doğru yolda yürüyerek selâmete ersinler.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Kullarım, sana benden sorar(lar)sa (söyle): Ben (onlara) yakınım. du'a eden, bana du'a ettiği zaman onun du'asına karşılık veririm. O halde onlar da bana karşılık versin(benim çağrıma uysun)lar, bana inansınlar ki, doğru yolu bulmuş olalar.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Yâ Muhammed) Eğer kullarım sana benden sorarlar ise ben yakınım, bana du'â idenlerin du'âsını kabûl ve icâbet iylerim onlar da (da'vetime) icâbet itsünler ve bana îmân iylesünler ki rüşd ve hidâyete nâil olalar. [²]
[2] Medine yahûdîlerinden bir takımı "Allah bizim du'âmızı nasıl işidir" dimişler ve diğer bir kavle göre de ashâbdan ba'zıları "Allah bize yakın mı veyâ uzak mıdır" diye suâl itmişler ve cevâben de bu âyet nâzil olmuşdur.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Kullarım sana beni sorarlarsa, ben onlara yakınım. Beni yardıma çağıranın çağrısına cevap veririm. Onlar da benim çağrıma cevap versinler ve bana güvensinler ki olgunlaşabilsinler.
Şaban Piriş
swap_vert close
-Kullarım benden sana sorarlarsa; şüphesiz ben yakınım. Bana dua edenin, dua ettiği zaman, duasına karşılık veririm. O halde onlar da benim davetime icabet etsinler ve bana inansınlar ki doğru yolda olsunlar.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Kullarım senden Beni sorarlarsa, Ben çok yakınım. Bana dua ettiğinde, dua edenin duasına cevap veririm.(88) Onlar da Bana cevap versinler ve Bana iman etsinler ki, doğru yolu bulmuş olsunlar.
(88) Kim olursa olsun, dua edenin duasına; nerede, ne zaman, nasıl ve niçin olursa olsun, dua ettiği zaman; hiçbir aracı olmadan, her anda, her yerde, herkesin, her duasına Ben cevap veririm. O, dua ettiği anda Benim huzurumdadır. Ben zaten ona çok yakınımdır; onun duasını işitirim.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Kullarım sana benden sorarlarsa ben Karîb'im, gerçekten çok yakınım. Dua edenin çağrısına, bana çağırıp yakardığı anda cevap veririm. Hadi onlar da bana karşılık versinler, bana inansınlar ki doğru ve iyiyi bulabilsinler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ķaçan śora saña ķullarum, benden: bayıķ ben yaķınvan; uy virüriñ ķıġıranuñ ķıġırmaġına, ķaçan oķısa beni. pes uy virsünlez baña daħı įmān getürsünler baña, anuñ-içün kim ŧoġru yol bulalar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ḳaçan ṣorsalar saña yā Muḥammed, benüm ḳullarum benden. Pes menözlerine yaḳın‐men, ḳabūl eyler‐men du‘ā eyleyiciler du‘āsın. Ḳaçan bañadu‘ā eyleseler baña icābet eylesünler. Daḫı īmān getürsünler baña. Ola kimanlar hidāyet bulalar.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum!) Bəndələrim Məni səndən soruşduqda söylə ki, Mən (onlara) yaxınam. Dua edib Məni çağıranın duasını qəbul edərəm. Gərək onlar da Mənim çağırışımı qəbul edib Mənə iman gətirsinlər. Bununla da, ola bilsin ki, doğru yola yetişsinlər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And when My servant question thee concerning Me, then surely I am nigh. I answer the prayer of the suppliant when he crieth unto Me. So let them bear My call and let them trust in Me, in order that they may be led aright.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
When My servants ask thee concerning Me, I am indeed close (to them): I listen to the prayer of every suppliant when he calleth on Me: Let them also, with a will, Listen to My call, and believe in Me: That they may walk in the right way(194).
194 These verses 186 and 188 are not foreign to the subject of Ramadan, but emphasise its spiritual aspect. Here we are told of prayer and the nearness of Allah, and in 188 we are asked not to "eat up" other people's substance.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِذَا
ve o zaman ki
سَاَلَكَ
sana sordu
عِبَاد۪ي
kullarım
عَنّ۪ي
Benden
فَاِنّ۪ي
muhakkak ki Ben
قَر۪يبٌۜ
Karîb'im
اُج۪يبُ
icabet ederim
دَعْوَةَ
duasına
الدَّاعِ
dua edenin
اِذَا
o za- man ki
دَعَانِۙ
Bana dua etti
فَلْيَسْتَج۪يبُوا
o hâlde icabet etsinler
ل۪ي
Benim için
وَلْيُؤْمِنُوا
ve iman etsinler
ب۪ي
Bana
لَعَلَّهُمْ
ta ki onlar
يَرْشُدُونَ
rüşdlerine erişirler
(Resulüm!) Kullarım sana Benden sorar(lar)sa (söyle onlara), "muhakkak ki Ben Karîb (ismimle herkese ve her şeye çok yakın)ım. Bana dua ettiği vakit dua edenin duasına icabet ederim. O hâlde (onlar da) Benim (kulluk davetime) icabet etsinler ve Bana iman etsinler ki rüşdlerine (manevi olarak kemâlâtlarına) ersinler."
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
سَاَلَ
Fiil-I
س ا ل
İstedi, sorguya çekti, sordu
عَبْد
İsim
ع ب د
Kul, köle, âbd
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
قَرِيب
İsim
ق ر ب
Karîb (Allah'ın ismi, esmasıdır. Her şeye ve herkese kendisinden daha yakın olan demektir), yakın
اَجَابَ
Fiil-IV
ج و ب
İcabet etti, cevap verdi, kabul oldu, uyuldu
دَعْوَة
İsim
د ع و
Dua, davet
دَاعِى
Etken fiil
د ع و
Davetçi
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
دَعَا
Fiil-I
د ع و
Çağırdı, dua etti, davet etti, yalvardı, isnad etti
اِسْتَجَابَ
Fiil-X
ج و ب
İcabet etti, cevap verdi, kabul oldu
ل۪ي
Zamir
ل۪ي
Bana, beni, benim, benim için
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
ب۪ي
Zamir
ب۪ي
Benle, bana
لَعَلّ
Zamir
لَعَلّ
Belki, umulur ki
رَشَدَ
Fiil-I
ر ش د
Rüşdüne erişti