close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 167. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vekâle-lleżîne-ttebe’û lev enne lenâ kerraten feneteberrae minhum kemâ teberraû minnâ(k) keżâlike yurîhimu(A)llâhu a’mâlehum haserâtin ‘aleyhim(s) vemâ hum biḣâricîne mine-nnâr(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlara uyanlar da muhakkak derler ki: Keşke bir kere daha dünyaya dönseydik de onlar bizden nasıl kaçındıysa biz de onlardan kaçınsaydık, çekinseydik. İşte Allah, onlara yaptıkları işleri, üstlerine çöken bir hasretten ibaret olarak gösterir. Onlar, ateşten dışarı çıkamazlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Bunun üzerine (böylesi zalim ve hain yöneticilere) uyanlar: "Keşke bir kere daha (dünyaya dönme) fırsatı verilseydi de, (orada bizi aldatıp,) şimdi bırakıp kaçtıkları gibi, biz de onlardan uzaklaşıp (Hakk elçilere, adil ve asil davetçilere destek çıksaydık!)" diye (pişmanlık duyacaklardır). Böylece Allah onlara (zalim ve hain yöneticilere ve peşlerinden gidenlere; hayatları boyunca) işledikleri bütün amellerini, (ibadet ve hizmetlerini) çok derin bir hasretlik ve pişmanlık olarak gösterecek (milyonlarca insanın ezilmesine ve sömürülmesine vesile oldukları için, yaptıkları hayır ve hasenatlarına rağmen cehenneme girecekler)dir ve onlar artık ateşten çıkamayacaklardır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve sonra o inkârcılara uyanlar şöyle derler: Ah keşke dünyaya dönüp ikinci bir fırsat yakalasaydık da, onların bizi tanımamazlıktan geldiği gibi, biz de onları görmezden gelip uzak dursaydık diyecekler. Böylece, Allah yapıp ettiklerini onlara acı bir pişmanlık duygusu tattırarak gösterecek ve onlar cehennem ateşinden de çıkacak değillerdir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlara uyanlar: “Ah, keşke bizim için dünyaya bir dönüş fırsatı olsaydı da, onların bizden uzaklaştıkları gibi, biz de onlardan uzaklaşsaydık" derler. İşte azâbı gördükleri gibi, Allah pişmanlık üstüne pişmanlık duyacakları amellerini de onlara bir bir gösterecektir. Onlar bu ateşten de çıkamayacaklar.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 14/18; 23/99; 24/39; 25/23; 26/102; 32/12; 39/58; 42/44.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Bunun üzerine, uyanlar da: "Bir kez daha elimize fırsat geçseydi de, onların bizden uzaklaştıkları gibi, biz de onlardan uzaklaşsaydık" derler. Böylece Allah, onların yaptıklarını iç çektirici (eyvah dedirtici) şeyler olarak kendilerine gösterir.[33] Onlar ateşten çıkacak da değildirler.
33.Yani dünyada yaptıkları işler kendilerine gösterildiğinde iç çekerek, "ah keşke yapmasaymışız" derler. Bu ifadenin ayetin baş tarafı ile bağlantısından anlaşılana göre bu dünyada sapıklık önderlerine uyup onların savunuculuğunu yapanlar, onları adeta taparcasına sevdiklerini ileri sürenler ahirette onların kendilerinden uzak olmaya çalıştıklarını görünce büyük bir pişmanlık duyacak ve "ah keşke bunların arkasından gitmeseymişiz, keşke bunların savunuculuğunu yapmasaymışız" diye iç çekecekler.  
Ali Bulaç
swap_vert close
(O zaman, yönetilip) Uyanlar derler ki: 'Eğer bize bir kere (daha dünyaya dönme) fırsatı verilse(ydi) muhakkak (şimdi) onların bizden uzaklaştıkları gibi, biz de onlardan uzaklaşır (onları yüzüstü bırakır)dık.' Böylece Allah, onlara bütün yaptıklarını onulmaz hasretlerle (pişmanlıkla) gösterecektir. Ve onlar ateşten çıkacak değildirler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ve öncülere tâbi olanlar da şöyle demektedir: “- Ah! Bizim için dünyaya bir dönüş olaydı da onlar bizden ayrılıp uzaklaştıkları gibi, biz de onlardan uzaklaşsaydık.” İşte böylece Allah, onlara bütün yaptıklarını hasret ve pişmanlıklar hâlinde gösterecektir; ve onlar ateşten de çıkacak değillerdir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Tabi olanlar derler ki. “Keşke bir daha dünyaya dönebilseydik de bu liderlerimiz bizden teberri ettikleri gibi, biz de onlardan teberri etseydik.” Allah böylece yaptıklarını bir hasret kaynağı olarak onlara gösterir. Ve onlar ateşten de çıkacak değillerdir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Uyanların, “Keşke dünyaya bir daha dönsek de, onların bizden uzaklaştıkları gibi, biz de onlardan uzaklaşsak!” diyecekleri vakit, Allah onlara bütün yaptıklarını kendilerini sarmış pişmanlıklar halinde gösterecek ve onlar ateşten çıkamayacaklar.
Besim Atalay
swap_vert close
Uymuş olanlar diyecekler ki: «Nolaydı biz bir kere daha dönebilseydik, onlar nice, bizlerden bezip kaçınmışlarsa, biz de öylece, bezip kaçınsaydık !»; ziyanla dolu olan işlerini, onlara Allah gösterecektir, onlarsa cehennemden çıkacak değil
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Kutsayanlar şöyle diyecek: “Keşke bir şansımız daha olsaydı da onların şimdi bizden uzak durdukları gibi biz de onlardan uzak dursaydık.” Böylece, Allah yaptıklarını onlara acı bir pişmanlık olarak tattıracak ve onlar ateşten çıkarılmayacaktır. 
Bkz. 16/27, 28/62, 34/22, 37/22-24  
Cemil Said
swap_vert close
Diyeceklerdir ki "Âh dünyâya ’avdet idebile idik şimdi ânlar bizden nasıl ayrıldılar ise biz de ânlardan öyle ayrılur idik" Allâh ânlara a’mâllerinin netîcesini gösterecekdir. (*)
(*) Ayetin son bölümü olan " وَمَا هُمْ بِخَارِج۪ينَ مِنَ النَّارِ۟ / Onlar ateşten çıkacak da değildirler. " kısmının meali iki baskıda da bulunmuyor. (ÖFK)  
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Uyanlar: "Keşke bizim için dünyaya bir dönüş olsa da, bizden uzaklaştıkları gibi biz de onlardan uzaklaşsak" derler. Böylece Allah onlara, hasretini çekecekleri işlerini gösterir. Onlar cehennemden çıkmayacaklardır.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Uyanlar şöyle derler: “Keşke dünyaya bir dönüşümüz olsaydı da onların şimdi bizden uzaklaştıkları gibi, biz de onlardan uzaklaşsaydık.” Böylece Allah, onlara işledikleri fiilleri pişmanlık kaynağı olarak gösterir. Onlar ateşten çıkacak da değillerdir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İzleyenler şöyle derler: “Ne olurdu, bize ikinci bir fırsat verilseydi de, şimdi onlar bizden uzaklaştıkları gibi biz de onlardan uzaklaşsaydık!” Böylece Allah onlara yapıp ettiklerini kendileri için pişmanlık sebepleri olarak gösterir. Onlar artık ateşten çıkacak değillerdir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Kötülere) uyanlar şöyle derler: Ah, keşke bir daha dünyaya geri gitmemiz mümkün olsaydı da, şimdi onların bizden uzaklaştıkları gibi biz de onlardan uzaklaşsaydık! Böylece Allah onlara, işlerini, pişmanlık ve üzüntü kaynağı olarak gösterir ve onlar artık ateşten çıkamazlar.
Edip Yüksel
swap_vert close
Uyanlar şöyle diyecek: "Keşke bir şansımız daha olsaydı da onların şimdi bizden uzak durdukları gibi biz de onlardan uzak dursaydık." Böylece ALLAH yaptıklarını pişmanlığa dönüştürür; ateşten çıkamazlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlara uyanlar da şöyle demektedirler: "Ah, bizim için dünyaya bir dönüş olsaydı da onların bizden uzaklaştıkları gibi biz de onlardan uzaklaşsaydık!" İşte böylece Allah onlara bütün amellerini, üzerlerine yığılmış hasretler (pişmanlık ve üzüntüler) halinde gösterecektir. Onlar bu ateşten çıkacak değillerdir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Tabi olanlar da şöyle demektedir: Ah bizim için Dünyaya bir dönüş olsa idi de onların bizden teberri ettikleri gibi biz de onlardan teberri etse idir! İşte böyle Allah onlara bütün amellerini üzerlerine yığılmış hasretler halinde gösterecektir ve onlar o ateşten çıkacak değillerdir
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Bunun üzerine onlara) uyanlar şöyle derler: “Keşke dünyaya bir dönüşümüz (mümkün) olsaydı da onların şimdi bizden uzaklaştıkları gibi biz de onlardan uzaklaşsaydık. Böylece Allah, onlara işledikleri (çirkin) amelleri, (onları) pişmanlık ve üzüntüler içinde (bırakarak) gösterecektir. (Zaten) onlar ateşten çıkacak da değillerdir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Tâbi olanlar, diyecekler ki: “Keşke bize, tekrar dünyaya dönüş olsaydı da onların şimdi bizden uzaklaştıkları gibi biz de onlardan uzak dursaydık.” Böylece, Allah, pişmanlıklarına sebep olan bütün bu yaptıklarının sonucunu onlara gösterir. Ve onlar ateşten çıkacak da değillerdir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ve tâbi' olanlar şöyle demişdir: «Bizim için (dünyâye) bir dönüş olsaydı da (bugün) bizden uzaklaşdıkları gibi biz de (o gün) onlardan uzaklaşsaydık». Böylece Allah onlara bütün yapdıklarını hasret (ve nedamet) ler haalinde kendilerine gösterecekdir ve onlar cehennemden çıkıcılar da değildirler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(O zaman) tâbi' olanlar şöyle derler: “Keşke gerçekten bizim için (dünyaya) bir daha (dönüş) olsaydı da, onların (bugün) bizden uzaklaştıkları gibi (biz de) onlardan uzaklaşsaydık!” Böylece Allah, onlara bütün amellerini, kendi üzerlerinde (yığılmış) acı pişmanlıklar hâlinde gösterecektir! Onlar, o ateşten çıkacak kimseler de değildirler!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve onlara (dünyada iken öncülere) uyanlar da muhakkak derler ki: Eğer bizim için dünyaya bir dönüş olsa idi (bugün) onların bizden teberri ettikleri (uzaklaşıp kaçındıkları ve alakasız kaldıkları) gibi biz de (dünyada) onlardan teberri edecektik! İşte böyle Allah onlara (bu husustaki) bütün amellerini üzerlerine yığılmış hasretler halinde gösterecektir ve (Allah dilediği vakte kadar) onlar, ateşten çıkamazlar.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Aldatıcılara tabi olanlar “Keşke bir daha geri dönüş olsa da, şu anda bizden uzaklaştıkları gibi, yeryüzünde bizde onlardan uzaklaşsaydık” derler. Böylece Allah, onlara yapmış olduklarını, kendilerine hasret içerisinde gösterir. Onlar ateşten çıkacak değiller.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlara uyanlar Şunu diyecekler: « Ah, bir yol geri dönebilseydik, onlar bizden nasıl sıyrıldılarsa biz de onlardan öyle sıyrılırdık.» Böylece Allah onların bu pişmanlıklarını doğuran bütün işlerini gözleri önüne serer. Onların ateşten çıkarılacakları yoktur.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Tâbi olanlar «— bir kere bizim için dünyaya bir dönüş olsaydı da metbu/lar bizden nasıl ilişiği kestiler ise biz de onlârdan öyle ilişiği keserdik » derler. Allah onlara ardı arası kesilmeyecek pişmanlıklar verecek, amellerini gösterecektir. Onlar [⁹] ateşten çıkacak da değillerdir.
[9] Tâbi de, metbu'da.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Tabi olanlar: “Keşke bir kere daha imkân olsa¹⁰⁵ da onların bizden uzak durdukları gibi biz de onlardan uzak dursaydık” derler. Böylece Allah, yaptıkları bütün işlerini acı bir pişmanlık duygusu [haserât] olarak gösterir. Onlar ateşten çıkacak da değillerdir.
105 Burada tekrar dünyaya gelme fırsatı olsaydı denmektedir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Uyanlar, “Keşke bizim için bir kere daha (dünyaya) dönüş olsa da bizden uzaklaştıkları gibi biz de onlardan uzaklaşsak” derler. Böylece Allah onlara işlerini, üzerlerine çöken hasretler olarak gösterir ve onlar artık ateşten çıkacak kimseler değillerdir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
O önderlerin izinden gidenler:“Ah ne olurdu, keşke dünyaya geri dönebilseydik de, şimdi onların bizden uzak durdukları gibi biz de onlardan uzak dursaydık!” diyecekler. Böylece Allah, yaptıkları o çirkin işleri onlara, kendileri hakkında derin bir üzüntü, pişmanlıkve hayal kırıklığı olarak gösterecektir. Ve onlar, cehennem ateşinden hiçbir zaman çıkamayacaklar!Şu hâlde;
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Tâbi’ olmuş kimseler dedi ki: “Keşke bizim için bir kere daha mümkün olsa da, bizden uzaklaştıkları gibi onlardan uzaklaşsak!”. Allah, onlara yorgunluk / sızı olmak üzere amellerini kendilerine böyle gösterir. Onlar Ateş’ten çıkacak da değildir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Hatta, hep başkalarının suyuna gidenler: " bir daha hayata dönsek de bizi silkeledikleri gibi biz de bunları bir güzel silkelesek " diyecekler. Allah onlara, tüm amellerinin ahlardan ibaret olduğunu ve yanmaktan kurtulamayacaklarını bir şekilde gösterecek...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hesap günü inkârcılara uyanlar şöyle derler: "Keşke dünyaya tekrar bir dönüşümüz olsaydı; onların şimdi bizden uzaklaştıkları gibi, biz de onlardan uzaklaşsaydık." Böylece Allah onlara işledikleri fiilleri pişmanlık kaynağı olarak gösterir. Onlar ateşten çıkacak değillerdir. Dünyaya tekrar dönüşleri de olmayacaktır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Kötülere) uyanlar şöyle demiş (olacaklar)dır: “Keşke bir kez daha (dünyaya dönmemiz) mümkün olsaydı [*] da şimdi onların bizden uzaklaştıkları gibi biz de onlardan uzaklaşsaydık!” Böylece Allah pişmanlık duydukları işleri kendilerine gösterecektir. Onlar asla ateşten çıkamazlar. [*]
Benzer mesajlar: En‘âm 6:27; A‘râf 7:53; Mü’minûn 23:99-100; Secde 32:12; Fâtır 35:37; Zümer 39:58.,Benzer mesajlar: Mâide 5:37; Hacc 22:22; Mü’minûn 23:107; Secde 32:20; Fâtır 35:37; Mü’min 40:11; Câsiye 45:35.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(O zaman) onların peşine düşenler: “Keşke bize bir daha dünyaya geri dönme fırsatı verilse de şimdi onların bizden kaçtıkları gibi, biz de onlardan kaçsaydık.” diyecekler. Böylece Allah, onlara bütün yaptıklarını her taraflarını saran faydasız pişmanlıklar biçiminde gösterecek ve onlar, cehennemden de asla çıkamayacaklardır.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve sonra o tâbi olanlar, “[Hayatta] ikinci bir fırsat yakalasaydık da ¹³⁵ onların bizi tanımazlıktan geldiği gibi biz de onları görmezden gelip reddetseydik!” diyecekler. Böylece, Allah yapıp-ettiklerini onlara acı bir pişmanlık [duygusu] tattırarak gösterecektir; ve onlar ateşten çıkarılmayacaklardır. ¹³⁶
135 Lafzen, “bizim için bir geriye dönüş olsaydı”.136 Zımnen, önlerine ikinci bir fırsat konularak bu dünyaya yeniden döndürülmeyeceklerdir (Menâr II, 81).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Peşlerinden gidenler de diyecekler ki: “Keşke bizim için dünyaya bir daha dönüş olsaydı da, onların bizden kaçıp uzaklaştıkları gibi biz de onlardan kaçıp uzaklaşsaydık. İşte böylece Allah, onlara yaptıklarını pişmanlıklar halinde gösterecek ve onlar ateşten çıkacak da değillerdir. 46/6, 34/32-33, 38/60-61
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
takipçiler diyecekler ki: Keşke elimize ikinci kez dünyaya dönme fırsatı geçse de, onların bize sırt döndüğü gibi biz de onlara sırt dönsek. Böylece Allah onlara, yaptıkları tüm işleri derin bir pişmanlık (kaynağı) olarak gösterecek ve onlar ateşten de çıkamayacaktır.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ki o zaman (elebaşlarına) uyanlar: "Ah, keşke bizim için -dünyaya- bir kez dönüş olsaydı da; şimdi onların bizden uzaklaştıkları gibi, biz de onlardan uzaklaşabilseydik" diye sızlanırlar, (bu sızlanmaları ise hiçbir yarar sağlamaz.) İşte Allah -kıyamet günü- onlara; -dünyadaki kötü- amellerini, -üzerlerine yıkılmış pişmanlıklar halinde- tek tek gösterecektir! Onlar artık o ateşten çıkacak değillerdir. (Çünkü onlar Rablerinin hak davetini kabul etmemişler, şeytanın peşinden gitmeyi, hidayete tercih etmişlerdir)
Osman Fırat
swap_vert close
(Allah’a denk tutup onu haşa Allah gibi sevenler) şöyle derler: "Keşke dünyaya bir dönüşümüz olsaydı da onların şimdi bizden uzaklaştıkları gibi, biz de onlardan uzaklaşsaydık. " Böylece Allah, onlara işledikleri fiilleri pişmanlık kaynağı olarak gösterir. Onlar ateşten çıkacak da değillerdir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve o uyanlar diyeceklerdir ki: «Eğer bizim için bir kerre (dünyaya) dönüş olsa biz de onlardan teberri ederiz, onlar bizden teberri ettikleri gibi.» İşte Allah Teâlâ onlara emellerini üzerlerine nedâmetler halinde gösterecektir. Ve onlar ateşten çıkacak kimseler de değildir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bunun üzerine tâbi olanlar şöyle dediler: “Ah ne olurdu, elimize bir fırsat geçse de onların bizden uzak durdukları gibi, Biz de onları bir reddetseydik! İşte Allah Teâlâ onlara, bütün yaptıklarını, en şiddetli pişmanlıklar halinde gösterecektir. Onların o ateşten çıkacakları da yoktur. [25, 23; 14, 18; 24, 39; 23, 99; 26, 102; 32, 12; 39, 58; 42, 44]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Uyanlar, şöyle dediler; "Ah keşke bir daha dünyaya gitmemiz mümkün olsaydı da şimdi onların bizden uzak durdukları gibi biz de onlardan uzak dursaydık!" Böylece Allah, onlara işledikleri bütün fiilleri hasretler (pişmanlık kaynağı olarak) gösterir. Ve onlar, ateşten çıkamazlar.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
166,167. Kendilerine ittibâ' olunanların (ruesâ ve ulemâ-i küffârın) 'azâbı görüb kurtulmak içün her dürlü çârenin kesildiğini müşâhede ile olanlardan nefislerini tebriye itdikleri (Biz bunlara bize 'ibâdet ve inkıyâd idin dimedik ve onları tanımayız didikleri) zamân tâbi' olanlar ('avâm-ı halk) eğer bir kere daha dünyâya 'avdet itsek bu gün onların bizden teberrî itdikleri gibi biz de onlardan teberrî iderdik dirler. Cenâb-ı Hak onlara, böylece bütün amelleri hâsılının ancak hasret ve nedâmet oldığını gösterir (Âh kâşki dünyâda iken küfür itmeye idik dirler) Onlar cehennemden çıkıcı değillerdir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlara uyanlar şöyle derler: “Keşke elimize bir fırsat geçse de onların burada bizden uzak durdukları gibi biz de onlardan uzak durabilseydik!” Allah yaptıklarını, içlerini yakacak şekilde gösterecektir. Artık o ateşten çıkacak değillerdir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onların peşlerinden gidenler:-Keşke bizim için dünyaya bir daha dönüş olsaydı da, onların bizden kaçtıkları gibi biz de onlardan kaçsaydık derler. İşte Allah, onlara yaptıklarını böyle pişmanlıklar halinde gösterecektir ve onlar ateşten çıkacak da değillerdir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Arkadan gidenler, o zaman, “Keşke,” derler, “bir fırsatımız daha olsa da, şimdi onların bizi reddettiği gibi biz de onları reddetsek!” İşte Allah onlara yaptıklarını böyle bir pişmanlık halinde gösterir. Artık onların ateşten çıkacakları da yoktur.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İzleyenler şöyle demiştir: "Ne olurdu bir kez daha imkân verilse de şunların bizden uzaklaştıkları gibi biz de onlardan uzaklaşsak." Böylece Allah onlara, yapıp ettiklerini, kendilerine yönelmiş özleyişler olarak gösterir. Ama artık ateşten çıkamazlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eyitti anlar kim uydılar: “eger bayıķ bizüm-misse bir gez dönmek ya'nį dünyeye, bįzār olayıduķ anlardan nite kim bįzār oldılar bizden. ancılayın göstere anlara Tañrı 'amellerini; peşimenlikler anlaruñ üzere. daħı degül anlar aķıcılar oddan.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı eyide ol günde tābi‘ olan kişiler: Eger ikinci dünyāya varsa‐y‐duḳ bizdaḫı bīzār olurduḳ anlardan. Nite kim bīzār oldı anlar bizden. Anuñ gibigösterür anlara Tañrı Ta‘ālā ‘amellerini, ḥasretler üstlerine. Daḫı anlar hīççıḳmazlar cehennemden.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O zaman (bütpərəstlərə) tabe olanlar: “Əgər bir də (dünyaya) qayıda bilsəydik, onlar bizdən uzaqlaşdıqları kimi biz də onlardan uzaqlaşardıq”, - deyərlər. Beləcə (qiyamətdə) Allah onların əməllərinin yalnız həsrətdən (peşmançılıqdan) ibarət olduğunu göstərər və onlar cəhənnəm odundan çıxa bilməzlər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And those who were but followers will say: If a return were possible for us, we would disown them even as they have disowned us. Thus will Allah show them their own deeds as anguish for them, and they will not emerge from the Fire.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And those who followed would say: "If only We had one more chance, We would clear ourselves of them, as they have cleared themselves of us." Thus will Allah show them (The fruits of) their deeds as (nothing but) regrets. Nor will there be a way for them out of the Fire(168).
168 Cf. 3:156, 7:36 , 19:39 , 69:50, 25:23. [Eds.].  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَقَالَ
ve dedi
الَّذ۪ينَ
o kimse- ler ki
اتَّبَعُوا
uydular
لَوْ
keş- ke
اَنَّ
şüp- hesiz
لَنَا
bizim için olsa
كَرَّةً
bir dönüş
فَنَتَبَرَّاَ
ve uzak- laşsak
مِنْهُمْ
onlardan
كَمَا
o şey gibi ki
تَبَرَّؤُ۫ا
uzaklaş- tılar
مِنَّاۜ
bizden
كَذٰلِكَ
işte böylece
يُر۪يهِمُ
onlara gösterir
اللّٰهُ
Allah
اَعْمَالَهُمْ
amellerini
حَسَرَاتٍ
pişmanlıklar olarak
عَلَيْهِمْۜ
kendilerine
وَمَا هُمْ
ve onlar değildir
بِخَارِج۪ينَ
çıkacak kimseler
مِنَ النَّارِ۟
ateşten
(O zaman onlara) Uyanlar şöyle derler: "Keşke bizim için (dünyaya) bir dönüş olsaydı da onların (bugün) bizden uzaklaştıkları gibi (biz de) onlardan uzaklaşsaydık!" Böylece Allah onlara (dünyada) işledikleri amellerini bir pişmanlık (ve üzüntü kaynağı) olarak gösterir. Artık onlar, o ateşten çıkacak değillerdir.
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اِتَّبَعَ
Fiil-VIII
ت ب ع
Tabi oldu, uydu, peşine düştü, takip etti
لَو
Masdar harfi
لَو
Olsa, şayet, keşke
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
لَنَا
Zamir
لَنَا
Bizim için, bize, bizim
كَرَّة
İsim
ك ر ر
Tekrar, bir daha dönüş, bir kere daha
تَبَرَّاَ
Fiil-V
ب ر ا
Uzaklaştı, alakasını kesti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
تَبَرَّاَ
Fiil-V
ب ر ا
Uzaklaştı, alakasını kesti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
اَرَي
Fiil-IV
ر ا ي
Gösterdi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عَمَل
İsim
ع م ل
Amel, iş
حَسْرَة
İsim
ح س ر
Pişmanlık, hasret, üzüntü
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
خَارِج
Etken fiil
خ ر ج
Çıkacak kimseler, çıkacak olan
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
نَار
İsim
ن و ر
Ateş