close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 166. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İż teberrae-lleżîne-ttubi’û mine-lleżîne-ttebe’û veraevu-l’ażâbe vetekatta’at bihimu-l-esbâb(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
O vakit kendilerine uyulanlar, azabı görerek kendilerine uyanlardan kaçınır, uzaklaşırlar, aralarındaki vesile ve sebepler de tamamıyla kesilir gider.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Hesap gününde) Azabı (ve hak ettikleri cezayı) gördüklerinde, (dünyada iken) kendilerine tâbi olunan (ama Hakka ve halkına hıyanette bulunan lider) kimseler, (maddi ve manevi va’adlere aldanarak) peşlerine takılan kesimlerden uzaklaşıp kaçmaya (çalışacak) ve aralarındaki bütün bağlar ve tanışıklıklar yokmuş ve kopmuş gibi davranacaklardır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O gün, bu dünyada Allah'ın emirlerine karşı gelinerek haksızca kendilerine uyulan kişiler, kendilerine uyanları tanımamazlıktan gelip, onlardan hızla uzaklaşırlar. Oysa onlar; hayatın değişik bölümlerinde, büyük ve önder tanınıyor, örnek alınıyor, peşlerinden gidiliyordu, aziz ve kutsal oldukları iddia ediliyordu. Ve o anda her iki taraf ta azabı görmüşler, aralarındaki bütün bağlar kopuvermiştir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İşte o zaman görecekler ki, kendilerine uyulup arkalarından gidilenler, uyanlardan hızla uzaklaşırlar, o anda, her iki taraf da azâbı görürler, aralarındaki bütün bağlar parça parça kopar.
Ahmet Varol
swap_vert close
İşte o zamanda, kendilerine uyulanlar, kendilerine uyanlardan uzak olduklarını bildirirler ve aralarındaki bütün bağlar da kesilir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Öyle ki (o gün) kendilerine tâbi olunanlar, kendilerine tâbi olanlardan uzaklaşıp-kaçmışlardır. (Artık) Onlar azabı görmüşlerdir ve aralarındaki bütün bağlar (ve ilişkiler) de parçalanıp-kopmuştur.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O zaman, küfür öncülerinin arkasında gidenler görecekler ki, arkalarına düşüp uydukları kimseler, kendilerinden hızla uzaklaşmıştır. Hepsi o azabı görmüştür ve aralarındaki bağlar da parçalanıp kopmuştur.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O vakit ki; tabi olunanlar, tabi olanlardan teberri ederler. Hep beraber azabı görürler. (Kendilerini hayata bağlayan) bütün sebepler kesilir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İşte o zaman kendilerine uyulan ve arkalarından gidilenler, uyanlardan hızla uzaklaşır ve azabı görürler. Neticede aralarındaki bağlar kopup parçalanmıştır.
Besim Atalay
swap_vert close
Ne zaman ki, kendisine uyuianlar, uyanlardan bezer ancak, azabı görünce de kırılacak onlarla olan bağları
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Nitekim (Allah'la beraber) kutsananlar, o gün azabı gördüklerinde, kendilerine tabi olanları tanımazlıktan gelecekler ve aralarındaki bütün bağlar kopacaktır. 
Bkz. 11/98  
Cemil Said
swap_vert close
Metbu’ları rüesâdan ayrıldıkları zamân ’azâbı görecekler ve ânları rabt iden kâffe-i revâbıt munkatı’ olacakdır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Nitekim, kendilerine uyulanlar, azabı görünce uyanlardan uzaklaşacaklar ve aralarındaki bağlar kopacaktır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Kendilerine uyulanlar o gün azabı görünce, kendilerine uyanlardan uzaklaşacaklar, aralarındaki bütün bağlar kopacaktır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İşte o zaman, izlenenler, kendilerini izleyenlerden hızla uzaklaşmışlardır; artık azabı görmüşler, aralarındaki bağlar kopmuştur.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İşte o zaman (görecekler ki) kendilerine uyulup arkalarından gidilenler, uyanlardan hızla uzaklaşırlar ve (o anda her iki taraf da) azabı görmüş, nihayet aralarındaki bağlar kopup parçalanmıştır.
 Dünyada hiç düşünmeden bazı kimseleri kendilerine önder edinen, böylece bâtıl yola giden kimseler ahirette o önderlerin kendilerinden uzaklaştıklarını görürler. Ancak her iki taraf da içine girecekleri azabı görecekler ve ondan kurtuluş olmadığını anlayacaklardır. Dünyadakinin tersine, bu sefer uyanlar konuşurlar, ama artık faydası yoktur.  
Edip Yüksel
swap_vert close
O zaman, uyulanlar kendilerine uyanlardan uzak duracaktır. Artık azabı görmüşlerdir ve aralarındaki tüm bağlar kesilmiştir.
165-166 İsa, Meryem, Muhammed, Ali, ve Tanrı dostları, kendilerini çeşitli yollarla putlaştıran kişileri Diriliş Gününde reddedeceklerdir. Ayrıca bak 16:86; 46:5-6; 25:30 ve Matta İncili 7:21-23.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O zaman kendilerine uyulan kimseler, azabı görerek kendilerine uyanlardan kaçıp uzaklaşmışlar ve aralarındaki bütün bağlar parça parça kopmuştur.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
o vakit o metbu olanlar azabı görerek tabi olanlardan teberri etmişlerdir, aralarındaki bütün rabıtalar didik didik kopmuştur
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Dine aykırı olan işlerde,) kendilerine uyulanlar o gün azabı görünce, kendilerine uyanlardan uzaklaşacaklar, aralarındaki bütün bağlar kopacaktır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kendilerine tabi olunanlar, azabı gördükleri zaman, tabi olanlardan uzaklaşacak ve aralarındaki bütün bağlar kopacaktır.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
O zaman (görecekler ki) arkalarından uyulub gidilenler kendilerine uyanlardan hızla uzaklaşmışdır. (Hepsi) o azabı görmüşlerdir. Aralarındaki ipler (münâsebetler) de parçalanıb kopmuşdur.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
O zaman o tâbi' olunanlar, azâbı görerek (kendilerine) tâbi' olanlardan uzaklaşmışlar ve aralarındaki bağlar kopmuştur.
İhsan Aktaş
swap_vert close
İşte o zaman (dünyada iken), kendilerine uyulanlar, kendilerine uyanlardan beri (uzak) olduklarını bildirirler ve (o anda her iki taraf da) azabı görmüş, nihayet aralarındaki bağlar kopup parçalanmış olacaktır.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Azabı gördüklerinde kendilerine tabi olunanlar, tabi olanlardan uzak durmaya çalışırlar ve onlarla ilişkilerini keserler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Kendilerine uyulanlar o gün azabı görünce kendilerine uyanlardan sıyrılacaklar, aralarındaki bütün bağlar kopacaktır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Vaktaki azap görerek [⁶] metbu/ olanlar tâbi olanlardan ilişiği keserler. Aralarındaki rabıtalar [⁷] kesilir [⁸].
[6] Hem tâbi, hem metbu' kıyamet gününde azabı görerek.[7] Müveddet, ahit ilâahir.. gibi beyinlerindeki esbap.[8] Yahut «tebri ettiklerini, kesildiğini hatırlat.»  
İsmail Yakıt
swap_vert close
O zaman, kendilerine tabi olunanlar, azabı gördüklerinde, tabi olanlardan uzaklaşırlar ve böylece aralarındaki bağlar kopar.¹⁰⁴
104 Krş. A’râf, 7/38-39; Ahzâb, 33/67, 68  
Kadri Çelik
swap_vert close
O zaman kendilerine uyulanlar, kendilerine uyanlardan uzaklaşacak, azabı görecekler ve aralarındaki bağlar da kopmuş olacaktır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Vaktiyle peşinden gidilen o zâlim önderler, kendilerini izleyenlerden o Gün uzak duracaklar. İşte o zaman, cehennem azâbını tüm dehşetiyle karşılarında görecekler ve aralarındaki bağlar parçalanıp kopacaktır!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Hani, tâbi’ olunmuş kimseler, tâbi’ olmuş kimselerden uzaklaştı; Azab’ı gördüler; onlarla Bağlar koptu.
Mehmet Çakır
swap_vert close
O gün, bu imamlar, arkasından gelen kalabalıktan kurtulmak isteyecekler ama, azabı gördüklerinde bütün bağlantılar kesilecek.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Arkalarından adım adım takip ederek, sorgulamadan uyduğunuz, kendinize önder, kendinize lider seçtiğiniz insanlar hesap günü azabı görünce, kendilerine uyanlardan uzaklaşacaklar, aralarındaki bütün bağlar kopacaktır. Hâlbuki onlar yeryüzünde kendilerini takip etmeleri için, Allah’ın yasalarına karşı ürettikleri fikirleri, oluşumları benimsetmek için olanca güçleriyle çalışmışlar, çaba sarf etmişler. Kendilerine uyanları aldatmak için her türlü hileyi, tuzağı kurmuşlar. Her türlü yalanı söylemişler. Her türlü riyakârlığı yapmışlar. Her türlü baskıyı zulmü uygulamışlardır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
İşte o zaman (görecekler ki) kendilerine uyulanlar, (onlara) uyanlardan uzaklaşmıştır ve (her iki taraf da) azabı görmüş, sonunda aralarındaki bağlar kopmuştur.
Mehmet Türk
swap_vert close
(Âhirette) kendilerine uyulanlar, azabı görünce, kendilerine uyanlardan kaçmaya başlayacaklar ve böylece aralarındaki bütün bağlar, kopacaktır.
Muhammed Esed
swap_vert close
[O Gün, haksız yere] kutsananlar, ¹³³ kendilerine tâbi olanları tanımazlıktan gelecekler ve onlara tâbi olanlar, bütün ümitleri ¹³⁴ paramparça olmuş bir şekilde [kendilerini bekleyen] azabı çekeceklerdir!
133 Lafzen, “izlenenler” -yani azîz ve “kutsal şahsiyet” oldukları iddia edilenler.134 Esbâb (tekili sebeb), ilk anlamıyla “bağlar” veya “bağlantılar”ı ve mecazî anlamıyla da “(herhangi bir amaca yönelik) araçlar”ı ifade eder (karş. Lisânu’l-‘Arab; Lane IV, 1285). Yukarıdaki bağlamda esbâb, kurtuluşa ulaşmanın araçlarına işaret etmektedir ve bu nedenle “ümitler” olarak çevrilmiştir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Peşlerine düşülüp gidilenler, kendilerine uyanlardan hızla uzaklaştıklarında azabı görmüş olacaklar ve bütün bağlar da parçalanıp kopacak. 33/66, 10/35, 7/3, 41/29, 16/87
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Takip edilen kimselerin, kendi takipçilerine[³²⁴] sırt döndüğü o zaman gelip de azabı görünce ve birbirleri arasındaki bütün ilişkiler kökten kesilince,
[324] Lafzen: “Kendisine uyulanlar uyanlara..”  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ki o zaman uyulanlar (mabut olarak kabul edilenler korkuya kapılarak) kendilerine uyan kimselerden uzaklaşıp kaçacaklardır; (biz onlara böyle tapınmayı emretmedik, diyeceklerdir, fakat, o anda uyan da uyulan da) azabı (cehennem ateşini) görmüş ve aralarındaki bağlar kopup parçalanmış olacaktır!
Osman Fırat
swap_vert close
Kendilerine uyulanlar o gün azabı görünce, kendilerine uyanlardan uzaklaşacaklar, aralarındaki bütün bağlar kopacaktır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
O vakit o kendilerine uyulmuş kimseler, o uyan şahıslardan teberri edecekler ve azabı görmüş olacaklar. Ve aralarındaki rabıtalar kesilmiş bulunacaktır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
İşte önderler kendilerini izleyenlerden uzak durdular, Azabı gördüler ve aralarındaki her türlü bağ kesildi.
Süleyman Ateş
swap_vert close
İşte uyulanlar, uyanlardan uzak durdular; azabı gördüler, aralarındaki bağlar kesildi.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
166,167. Kendilerine ittibâ' olunanların (ruesâ ve ulemâ-i küffârın) 'azâbı görüb kurtulmak içün her dürlü çârenin kesildiğini müşâhede ile olanlardan nefislerini tebriye itdikleri (Biz bunlara bize 'ibâdet ve inkıyâd idin dimedik ve onları tanımayız didikleri) zamân tâbi' olanlar ('avâm-ı halk) eğer bir kere daha dünyâya 'avdet itsek bu gün onların bizden teberrî itdikleri gibi biz de onlardan teberrî iderdik dirler. Cenâb-ı Hak onlara, böylece bütün amelleri hâsılının ancak hasret ve nedâmet oldığını gösterir (Âh kâşki dünyâda iken küfür itmeye idik dirler) Onlar cehennemden çıkıcı değillerdir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Arkasından gidilen kişiler o gün, kendilerine uyanları terk ederler. Artık azabı görmüşler ve aralarındaki bütün bağlar kopmuştur.
Şaban Piriş
swap_vert close
O zaman, görecekler ki peşlerine düşülüp gidilenler, kendilerine uyanlardan hızla uzaklaşmışlardır. Azabı görmüşler, aralarındaki bağlar da parçalanıp kopmuştur.
Ümit Şimşek
swap_vert close
O zaman, izinden gidilenler, kendilerine uyanlardan uzaklaşır ve onları reddederler; artık azabı görmüşler ve hiçbir çareleri kalmamıştır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
O zaman, izlenenler, kendilerini izleyenlerden uzaklaşıp gitmişlerdir. Azabı gördüler artık, aralarındaki bağlar parçalanıp koptu.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ol vaķt kim bįzār oldı, anlar kim serverler, anlardan uydılar; daħı gördiler 'aźābı. daħı kesildi anlardan sebebler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ẕikr eyle ol güni kim bīzār ola matbū‘lar tābi‘ olan kişilerden ‘aẕābı görse‐ler, kesilür anlaruñ sebebleri.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O zaman tabe olunmuşlar (bütpərəstlərin rəisləri) tabe olanlardan (bütpərəstlərdən) uzaqlaşacaq, (onların hamısı qiyamətdəki) əzabı görəcək və aralarındakı rabitə qırılacaqdır.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
(On the day) when those who were followed disown those who followed (them), and they behold the doom, and all their aims collapse with them.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Then would those who are followed clear themselves of those who follow (them) : They would see the penalty, and all relations between them would be cut off.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِذْ
o za- man
تَبَرَّاَ
uzak-laşır
الَّذ۪ينَ
o kimse- ler ki
اتُّبِعُوا
kendilerine uyuldu
مِنَ الَّذ۪ينَ
o kimselerden ki
اتَّبَعُوا
uydular
وَرَاَوُا
görmüş- ler iken
الْعَذَابَ
azabı
وَتَقَطَّعَتْ
ve kopmuştur
بِهِمُ
arala- rındaki
الْاَسْبَابُ
bağlar
İşte (o gün, ilâh zannedilerek) kendilerine uyul(up arkalarından gidil)enler, azabı görerek kendilerine uyanlardan uzaklaşırlar ve (o gün) aralarındaki (tüm) bağlar kop(muş, parçalan)mıştır.
اِذ
Zaman zarfı
اِذ
Bir vakit, o vakti ki, bir zaman, o zaman
تَبَرَّاَ
Fiil-V
ب ر ا
Uzaklaştı, alakasını kesti
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اِتَّبَعَ
Fiil-VIII
ت ب ع
Tabi oldu, uydu, peşine düştü, takip etti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اِتَّبَعَ
Fiil-VIII
ت ب ع
Tabi oldu, uydu, peşine düştü, takip etti
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
تَقَطَّعَ
Fiil-V
ق ط ع
Koptu, parçalandı, parça parça oldu
بِهِمْ
Zamir
بِهِمْ
Onlarla, onlar yüzünden, onlar hakkında
سَبَب
İsim
س ب ب
Bağ, sebep