[O Gün, haksız yere] kutsananlar, ¹³³ kendilerine tâbi olanları tanımazlıktan gelecekler ve onlara tâbi olanlar, bütün ümitleri ¹³⁴ paramparça olmuş bir şekilde [kendilerini bekleyen] azabı çekeceklerdir!
133 Lafzen, “izlenenler” -yani azîz ve “kutsal şahsiyet” oldukları iddia edilenler.134 Esbâb (tekili sebeb), ilk anlamıyla “bağlar” veya “bağlantılar”ı ve mecazî anlamıyla da “(herhangi bir amaca yönelik) araçlar”ı ifade eder (karş. Lisânu’l-‘Arab; Lane IV, 1285). Yukarıdaki bağlamda esbâb, kurtuluşa ulaşmanın araçlarına işaret etmektedir ve bu nedenle “ümitler” olarak çevrilmiştir.