close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 165. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vemine-nnâsi men yetteḣiżu min dûni(A)llâhi endâden yuhibbûnehum kehubbi(A)llâh(i)(s) velleżîne âmenû eşeddu hubben li(A)llâh(i)(k) velev yera-lleżîne zalemû iż yeravne-l’ażâbe enne-lkuvvete li(A)llâhi cemî’an veenna(A)llâhe şedîdu-l’ażâb(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
İnsanların bir kısmı Allah'tan başka ona birtakım eşitler edinirler de onları, Allah'ı sever gibi severler. İnananlarsa, Allah'ı onlardan daha kuvvetli bir sevgiyle severler. Zulmedenler, bir görselerdi ki azaba düşecekleri vakit bütün kuvvet, ancak ve ancak Allah'ındır ve Allah, çok şiddetli azap eder.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Buna rağmen) İnsanlar içinde, Allah’tan başkasını (O’na) ’eş ve ortak’ tutanlar (ve bazı kulları tanrı gibi kutsayanlar) vardır ki, onlar (bunları), Allah’ı sever gibi sevmektedirler. (Halbuki) İman edenlerin ise Allah’a olan sevgileri (herkesten ve her şeyden) daha kuvvetli ve şiddetlidir. (Başkalarına Allah’tan daha çok sevgi ve saygı göstermekle) O zulmedenler (insanları Allah’tan üstün gören ve İlahi kanunların uygulanmasını engelleyen zalimler), azaba uğrayacakları zaman, muhakkak bütün kuvvetin tümüyle Allah’ın olduğunu ve Allah’ın vereceği azabın gerçekten şiddetli olduğunu bir bilselerdi (ve düşünüp anlasalardı)…
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
İnsanlardan bir kısmı, Allah'tan başkasını O'na denk ve ortak kabul ederler de Allah'ı sever gibi onları severler. İman edenlerin ise Allah'ı sevmesi çok daha köklü ve devamlıdır. Varlık sebebine aykırı davrananlar, azabı gördükleri zaman bütün kuvvetin Allah'a ait olduğunu ve Allah'ın azabının çetin olduğunu anlayacaklarını keşke bilselerdi.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İnsanlardan bazıları, Allah'ı bırakıp, kulu durumundakilerden taş yığınlarını, putları şahısları tanrılaştırarak, bile bile Allah'a eş tanrılar haline getirir de, onları Allah'ı sever gibi severler. İmân edenlerin Allah'a olan sevgileri ise, onlarınkinden çok daha fazladır. Keşke zâlimler, inkâr ile, put sevgisiyle kendilerine haksızlık yapanlar, şirke girenler, cezayı gördükleri zaman anlayacakları gibi, bütün kuvvetin Allah'a ait olduğunu ve Allah'ın azâbının şiddetini önceden anlayabilselerdi.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 6/165; 89/25-26.  
Ahmet Varol
swap_vert close
İnsanların içinde Allah'tan başka ortaklar edinerek onları Allah'ı sever gibi seven kimseler bulunmaktadır. İman edenlerin Allah'a olan sevgileri ise daha güçlüdür. Zulmedenler, azabı gördüklerinde bütün kuvvetin Allah'a ait olduğunu ve Allah'ın azabının gerçekten çok şiddetli olduğunu anlayacaklarını keşke bilselerdi!
Ali Bulaç
swap_vert close
İnsanlar içinde, Allah'tan başkasını 'eş ve ortak' tutanlar vardır ki, onlar (bunları), Allah'ı sever gibi severler. İman edenlerin ise Allah'a olan sevgileri daha güçlüdür. O zulmedenler, azaba uğrayacakları zaman, muhakkak bütün kuvvetin tümüyle Allah'ın olduğunu ve Allah'ın vereceği azabın gerçekten şiddetli olduğunu bir bilselerdi.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
İnsanlardan kimi de, Allah'dan gayrısını (putları), O'na emsal koşarlar, Allah'a ibadet eder gibi putlara tapınırlar ve onlara sevgi beslerler. İman eden kimselerin Allah'a olan sevgisi ise daha kuvvetli ve devamlıdır. Eğer Allah'a ortak koşarak nefislerine zulüm edenler, vaktinde görecekleri azabı bilselerdi, muhakkak bütün kuvvet ve kudretin Allah'ın olduğunu ve azabının çok şiddetli bulunduğunu anlarlardı.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İnsanlardan bazıları var ki; Allah’ın dışında bir kısım şeyleri mabud ediniyorlar. Allah’ın sevilmesi kadar onları seviyorlar. Fakat gerçek inananlar, Allah’ı her şeyden daha çok seviyorlar. Keşke o zalimler, azap görecekleri vakit, bütün kuvvetin Allah’ın elinde olduğunu, Allah’ın şiddetli azabı bulunduğunu anlayacaklarını (şimdiden) idrak etseler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Bazı insanlar, Allah'tan başkalarını O'na denk tanrılar edinirler; onları Allah'ı sever gibi severler. İman edenlerin Allah'a olan sevgileri çok daha fazladır. Keşke zâlimler, azabı gördüklerinde anlayacakları gibi, bütün kuvvetin Allah'a ait olduğunu ve O'nun azabının çok şiddetli olduğunu önceden anlayabilselerdi.
Besim Atalay
swap_vert close
Birtakım insanlar, başkasını Allaha eşler koşmadalar, Allahı sever gibi bunları da seviyorlar, inanmış olanlarsa çok severler Allahı, her gücün Allahta toplandığını, Allahın azabı sert olduğunu, zalimler önceden görebilseler; bütün kuvvet Allahındır, Allahın azabı ağırdır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İnsanlar arasında Allah'tan başkalarını ona ortak koşanlar vardır. Onları, (yalnızca) Allah'a özgü (olması gereken) bir sevgi ile severler. İnananların Allah sevgisi ise daha fazladır. (Allah'a ortak koşarak) nefislerine zulmedenler, azabı gördükleri zaman bütün kuvvetin Allah'ta bulunduğunu ve Allah'ın azabının pek şiddetli olduğunu (anlayacaklar ama) keşke (bunu önceden) bilselerdi. 
Bkz. 12/106Tarih boyunca Allah’a inanmayan insanlar olduğu gibi, inandığı halde ona eş/ortak koşanlar da olmuştur. Bu eşler/ortaklar, başta güneş ve yıldızlar olmak üzere ya bir takım cansız nesneler ya putlaştırılmış şahıslar ya da ideolojiler ve nazariyeler kılığında tezahür etmiştir. Allah’a eş koşanlar; bazen çeşitli taşlara ve ağaçlara taparken, bazen de meleklere ve şeytanlara tapmışlardır. Bütün bunlar Allah’la beraber anılsa da Allah’a özgü olması gereken sevgi bunlara gösterildiğinden, bu sevgi onları şirke bulaştırmaktan başka bir işe yaramamıştır. Ayette de belirtildiği gibi “Allah’a koştukları eşleri Allah’ı sever gibi severler.” Ama mü’minlerin sevgisi çok daha farklıdır. Onlar hiçbir şeyi Allah’ı sevdikleri gibi sevmezler. Allah’a olan sevgileri her türlü ölçünün ve sınırlamanın üstündedir. Onlar, sevdikleri her şeyi Allah için severler ve bu manada bütün ilhamlarını Allah sevgisinden alırlar. Onlar ne birtakım putlaştırılmış şahısları ne nesneleri ne de bazı nazariyeleri ve ideolojileri kesinlikle ilah edinmezler.  
Cemil Said
swap_vert close
İnsanlardan ba’zıları Allâh’a emsâl ve şerîk ittihâz idiyorlar ve ânları Allâh gibi seviyorlar, fakat îmân idenler her şeyden ziyâde Allâh’ı severler, zâlimler mücâzât zamânında Allâh’ın kuvvetinden başka kuvvet olmadığını göreceklerdir. Ve ’azâbının şedîd oldığını anlayacaklardır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İnsanlar arasında, Allah'ı bırakıp, O'na koştukları eşleri tanrı olarak benimseyenler ve onları, Allah'ı severcesine sevenler vardır. Müminlerin Allah'ı sevmesi ise hepsinden kuvvetlidir. Zalimler azabı gördükleri zaman, bütün kuvvetin Allah'a aid bulunacağını ve Allah'ın azabının şiddetli olduğunu keşke bilselerdi!
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İnsanlar arasında Allah’ı bırakıp da O’na ortak koşanlar vardır. Onları, Allah’ı severcesine severler. Mü’minlerin Allah’a olan sevgisi daha güçlü bir sevgidir. Zulmedenler azaba uğrayacakları zaman bütün kuvvetin Allah’ın olduğunu ve Allah’ın azabının pek şiddetli olduğunu bir bilselerdi!
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İnsanlardan kimileri vardır ki, Allah’tan başka bazı varlıkları Allah’a denk tanrılar sayar da bunları Allah’ı sever gibi severler. İman edenler ise en çok Allah’ı severler. Keşke zalimler -azapla yüz yüze geldiklerinde anlayacakları gibi- şimdi de bütün kuvvetin Allah’a ait olduğunu ve Allah’ın azabının çok şiddetli olduğunu anlasalardı!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İnsanlardan bazıları Allah'tan başkasını Allah'a denk tanrılar edinir de onları Allah'ı sever gibi severler. İman edenlerin Allah'a olan sevgileri ise (onlarınkinden) çok daha fazladır. Keşke zalimler azabı gördükleri zaman (anlayacakları gibi) bütün kuvvetin Allah'a ait olduğunu ve Allah'ın azabının çok şiddetli olduğunu önceden anlayabilselerdi.
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH'tan başkasını tanrı edinen ve ALLAH'ı sever gibi onları seven kimseler var. İnananlar ise en çok ALLAH'ı sever. O zulmedenler, azabı gördükleri zaman tüm gücün ALLAH'a ait ve ALLAH'ın azabının çetin olduğunu anlayacaklarını bir bilselerdi!
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İnsanlardan kimi de Allah'tan başka şeyleri O'na eş tutuyorlar da onları, Allah'ı sever gibi seviyorlar. Oysa iman edenlerin Allah sevgisi daha kuvvetlidir. O zulmedenler, azabı görecekleri zaman bütün kuvvetin Allah'a ait olduğunu ve Allah'ın azabının gerçekten çok şiddetli bulunduğunu keşke anlasalardı.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
İnsanlardan kimi de Allahdan beride bir takım sınarlar ediniyorlar da onları Allah sever gibi seviyorlar, iyman edenler ise Allah için sevgice daha kuvvetlidirler, görselerdi o zulmu edenler: azabı görecekleri vakit hakikaten kuvvet bütün kuvvet Allahındır ve hakikaten Allah çok şedid azablıdır
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Bunca hakikate rağmen) insanlardan bir kısmı, Allah’ı ilâh edinmekle birlikte, başka varlıkları da ilâh edinerek, onları (o edindikleri sahte ilâhları), Allah’ı sever gibi severler. Mü’minlerin Allah’a olan sevgisi ise her türlü sevgiden daha üstündür. (Allah’a ortak koşarak nefislerine) zulmeden (kâfir) ler, azaba uğrayacakları zaman (anlayacakları gibi), bütün kuvvetin tümüyle Allah’ın olduğunu ve Allah’ın vereceği azabın gerçekten şiddetli olduğunu (önceden) bir bilselerdi.
Erhan Aktaş
swap_vert close
İnsanlardan, Allah'ın yanı sıra başka varlıkları O'na denk tutan ve onları Allah'ı sevdiği gibi sevenler vardır. İman edenlerin Allah'ı sevmeleri ise her türlü sevgiden daha üstündür. Keşke zulmedenler, azabı gördükleri zaman bütün kuvvetin Allah'a ait olduğunu ve Allah'ın azabının çok şiddetli olduğunu daha önceden anlayabilselerdi!
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
İnsanlar içinde Allah'dan gayrisini (Ona) emsal edinen adamlar da vardır ki onlara Allaha olan sevgi gibi muhabbet beslerler. Îman edenlerin Allah'a sevgisi ise (her şeyden) sağlamdır. (Allah'a eş tutarak nefislerine) zulmedenler azabı görecekleri zaman bütün kuvvet (ve kudret) in hakıykaten Allahın olduğunu ve Allah'ın hakıykaten pek çetin azâblı bulunduğunu (gözleriyle görür gibi) bilselerdi...
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
İnsanlardan öylesi de vardır ki, Allah'ı bırakıp birtakım putları ilâh edinir, onları Allah'ı sever gibi severler. Fakat îmân edenler, Allah'a olan sevgi(leri) cihetiyle daha kuvvetlidir. Eğer zulmedenler, (kıyâmette) azâbı görecekleri zaman (anlayacakları gibi), şübhesiz kuvvetin tamâmen Allah'a âid olduğunu ve gerçekten Allah'ın, pek şiddetli azab sâhibi olduğunu (dünyada da) gör(üp bil)selerdi (putları ilâh edinmezlerdi).
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve insanlardan öyleleri vardır ki Allah’ın yanı sıra O’na denk tanrılar edinir de onları Allah’ı sever gibi severler. İman etmiş olanların Allah’a olan sevgisi ise daha güçlüdür. Eğer Allah’a ortak koşarak nefislerine zulüm etmiş olanlar, vaktinde görecekleri azabı bilselerdi, muhakkak bütün kudretin Allah’ın olduğunu ve azabının (zalim ve azgın kimseler için) çok şiddetli olduğunu anlarlardı.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Öyle insanlar var ki, Allah’dan başka putlar edinip, onları Allah’ı sever gibi severler. Ama tam aksine, iman edenlerdeki Allah sevgisi ise, her şeyin üzerindedir. Kendilerine zulmedenler, azabı gördüklerinde, bütün güç ve kuvvetin Allah ta olduğunu görebilselerdi, putlar edinmezlerdi. Elbetteki Allah, azabı en şiddetli olandır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İnsanlar arasında Allah’ı bırakıp da Ona eş koşanlar vardır. Onları Allah’ı severcesine severler. İnananların Allah’a karşı olan sevgisi ise çok büyük bir sevgidir. Kıyıcılık edenler azaba uğrayınca gerçekten bütün gücün yalnız Allah’ta olduğunu, gerçekten Allah’ın azabının ağır olduğunu bilselerdi.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Bâzı insanlar Allah/tan başkasını Allah/a eş kılarlar [⁴], onları, Allah/ı sever gibi severler. İman edenler ise Allah/a muhabbetlerinde daha ziyadesiyle sabittirler. Böylece zulüm eden kâfirler azap görecekleri vakit, bütün kuvvetin ancak Allah/ta bulunduğunu, Allah/ın da azabının şiddetli olduğunu görseydiler... [⁵]
[4] Yâni Allah'a bedel putları veya emirlerine münkat oldukları büyükleri mâbut edinirler.[5] Cevap şöyle takdir olunabilir: Son derece pişman olurlardı, onları mâbut edindiklerinin zararlarını anlarlardı. Burada rü'yet budur. Yahut: Zülüm edenler azab-ı âhireti bilselerdi bütün kuvvetin Allah'ta bulunduğunu, Allah'ın azabı şiddetli olduğunu bilirlerdi; yahut zülüm edenler esnama tapmanın butlanını bilselerdi. İlâahir. Yahut zülüm edenler bütün kuvvetin Allah'ta bulunduğunu, Allah'ın azabının şiddetli olduğunu bilselerdi putlara tapmazlardı. Yahut zülüm edenler şerik addettikleri emsalin asla menfaat bahş olmadığını, Allah'ın da azabı şedit bulunduğunu bilselerdi menfaat ve mazarrat hususunda kuvvetin ancak Allah'ta bulunduğunu bilirlerdi.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Bazı insanlar vardır ki, kendilerine Allah’tan başka¹⁰¹ bir takım rakip eşler/ortaklar [endâd] edinirler ve onları Allah’ı sever gibi severler. Hâlbuki inananların Allah’a olan sevgisi çok daha güçlüdür.¹⁰² Zulmedenler azabı gördüklerinde, bütün gücün tümüyle Allah’a ait olduğunu ve Allah’ın azabının çok çetin olduğunu keşke bu dünyada anlayabilselerdi! [yerâ]¹⁰³
101 “Dun” Arapçada, “altında”, “dışında”, “den başka”, “bırakarak”, “bırakıp da” vb anlamlara gelir. Bunu Allah’a nispet edildiğinde “Allah’ın dışında”, “Allah’tan başka” şeklinde anlamamız gerekir. Allah en yüce varlık olduğu için de O’nun dışındaki her şey de elbette Allah’ın dışında ve altındadır. Bu sebeple “dışında”, “den başka” şeklinde çevirdim. Bu edatın Kur’an’da kadınlara ilişkin olarak geldiğini de görürüz. “min duni’n-nisâ”(A’raf, 7/81; Neml, 27/55). Burada “altında” diye tercüme edemeyiz. “Kadınları bırakıp da” diye tercüme etmeliyiz. Keza, Al-i İmrân, 3/118’de “Sizden olmayanları sırdaş edinmeyin ayetinde de “dun” geçer. Dolayısıyla gerek Allah’ın dışında ortaklar için olsun ve gerekse kadınları bırakıp da erkeklere şehvetle yaklaşma olsun veyahut yabancıları sırdaş edinme olsun hepsi aşağılık işler, fiiller olduğu için, “dun” kullanılır. Yerine göre, “dışında”, “den başka”, “bırakarak” gibi tercüme edilmelidir. 102 Mü’minler Allah’a âşıktır demektir. 103 Arapçada görmek anlamında olan “re’a” fiili, cümlede iki mef’ûl/nesne aldığında anlamak anlamına gelir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
İnsanlar arasında, Allah dışında bir takım eşler (ortaklar) edinen ve onları Allah'ı severcesine sevenler vardır. İman edenlerin Allah'ı sevmesi ise hepsinden kuvvetlidir. Keşke zalimler azabı gördükleri zaman (anlayacakları gibi) bütün kuvvetin Allah'a ait bulunduğunu ve Allah'ın azabının çok şiddetli olduğunu (önceden) görebilselerdi!
Mahmut Kısa
swap_vert close
İnsanlardan öyleleri vardır ki, en büyük tanrı kabul ettikleri Allah’la birlikte, O’nun katında sözünün geçtiğine inandıkları, her emrine kayıtsız şartsız boyun eğdikleri ve tıpkı Allah’ı sever gibi sevdikleri birtakım tanrılar edinirler. İnananların Allah sevgisi ise, bütün sevgilerin üzerindedir.O zâlimler, cehennemde kendilerini bekleyen azâbı gördükleri zaman, onlara geçici olarak verilmiş olan servet ve saltanatın ellerinden alınarak bütün güç ve kudretin yalnızca Allah’a ait olduğunu ve o gün Allah’ın azâbının çok çetin olduğunu bir bilselerdi! Nitekim Diriliş Gününde:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İnsanlar’dan öyle kimseler vardır ki, Allah’ı bırakıp denkler / ortaklar / benzerler ediniyorlar; Allah’ı sever gibi onları seviyorlar. İman etmiş olanlar, “Allah için sevmek” bakımından en çok sevgi doludur. Azab’ı gördüklerinde zulmetmiş olanlar keşke görüp anlasalar ki, topluca Kuvvet / Güç Allah’a aittir; Allah, Azab’ı çok şiddetli olandır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
İnsanlar arasında, Allah’ı bırakıp birilerini onun yerine koyanlar var. Hem de onları Allah derecesinde seviyorlar. Müminler ise Allah’ı, daha çok severler. Anlaşılan bu geri kafalılar, herhalde cehennemi görünce anlayacaklar en büyük gücün Allah olduğunu, cezasının da çok yaman olduğunu.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnsanlar arasında, Allah’ı bırakıp, insanları ilahlaştırarak Allah’a ortak koşanlar vardır. İnsanlar onları Allah’ı severcesine sever. Sadece Mümin olanların Allah’a sevgisi daha güçlüdür. Zulmedenler azaba uğrayacakları zaman, bütün gücün Allah’ın olduğunu, Allah’ın azabının insanların azabından daha şiddetli olduğunu keşke bilselerdi!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
İnsanlardan bazıları, Allah’ın peşi sıra ortaklar edinir de onları Allah’ı sever gibi severler. [*] İman edenlerin Allah’a olan sevgileri ise (onlarınkinden) çok daha fazladır. [*] Keşke zalimler azabı gördükleri zaman (anlayacakları gibi) bütün kudretin yalnızca Allah’a ait olduğunu ve Allah’ın azabının çok şiddetli olduğunu (önceden) gör(üp anlayabil)selerdi!
Yüce Allah muhatapların inançtaki şirkine değinmektedir. Kâinatın yaratılışı ve idaresinde tek olan Allah inanç noktasında da muhatapları tarafından tekliğinin kabul edilmesini istemekte, şirke düşenleri eleştirmektedir.,Benzer mesajlar: Tevbe 9:23-24; Mücâdele 58:22; Mümtehine 60:1.  
Mehmet Türk
swap_vert close
İnsanlardan bir kısmı da Allah’ın berisinde¹ Allah’ı sever gibi sevdikleri çeşitli ilâhlar edinirler.² Oysa îman edenler her şeyden çok Allahı severler. O zalimler bütün güç ve kuvvetin, Allah’a ait olduğunu ve Allah’ın azabının, çok şiddetli olduğunu cehennem azabını gördükleri zaman; anlayacaklarına, şimdiden anlasalardı ya!
1 Yani Allah’ı inkâr etmeden, Onun berisinde, Ondan daha fazla önem verdikleri, Onun sıfatlarından bir kısmını taşıdıklarına inandıkları veya Onun sıfatlarından bir kısmını kendilerine vererek ilâhlaştırdıkları, putlar veya putlaştırılmış kimseler edinirler. Onların emirlerine, yasaklarına ve arzularına, itaat ederek Allah’a isyan ederler. Şüphe yok ki böyle yapmak, gerek Allah’ı inkâr ederek olsun, gerek olmasın ilahlık manasında onları Allah’a ortak yapmaktır. Bunların bir kısmı bu şirki açıkça söylerler. Firavunlara, Nemrutlara yapıldığı gibi onlara açıktan rabbimiz, tanrımız derler ve onlara aynı cinsten, oğullar, kızlar isnat ederler. Diğer bir kısmı da açıkça söylemeseler de aynı muameleyi yaparlar, onları Allah sever gibi severler, veli-i nimet tanırlar, Allah’a yapılacak şeyleri onlara yaparlar, Allah’ın rızasını düşünmeden onların rızalarını kazanmaya çalışırlar, Allah’a isyan olan şeylerde bile onlara itaat ederler. 2 Bu âyet, bize gösteriyor ki, ilâhlıkta sevgi, son derece önemli bir esastır. Mabud, en çok sevilendir. Böyle son derece sevilen şeyler ise mabud edinilmiş olur. Sevginin hükmü ise itaattir. Bunun için de son derece itaat, ancak mabuda edilir. Müfessirlerin büyük çoğunluğu, bu “edinilen ilâhları”; insanların Allah’a karşı günâh işleme hususunda itaat ettikleri “efendileri, reisleri ve büyükleri” diye açıklamışlardır. İşte bu insanlar, onları Allah gibi severler, onlara mabud muamelesi yaparlar ve onlara itaat etmek için Allah’a isyan ederler. İşte bunlara, Allah’ın sevdiği kullarını ve Peygamberleri mabud derecesine çıkaranlar da dâhildir. Bunun için Allah’ın velîlerini, Peygamberlerini, melekleri severken iyi düşünmeli ve bunları, Allah’ı sever gibi sevmekten kaçınmalıdır. Zîrâ “Allah için” sevmekle “Allah sever gibi” sevmek arasındaki farkı bilmek gerekir. Allah’ı sevenler, Allah’ın sevgili kullarını da severler, lâkin Allah gibi değil, Allah için severler. Üzülerek söylemek gerekirse, “vahdet-i vücud” adı altında gizlenen bir “ateist felsefe” vardır ki, din ve ahlâk namına en büyük zarar, hep bundan çıkagelmiştir. Ve nerede bir şirk varsa, bu felsefeyle az çok bir alâkası vardır. İslâm’da emrolunan tevhit ifadesi (لَا إِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ) “Allah’tan başka ilâh yoktur” yani tevhid-i ülûhiyettir. Bu, ateist vahdet-i vücut felsefesinde, (لَا مَوْجُودَ اِلَّا هُوَ) şeklini alır ve “her mevcut Odur” manasıyla tefsir edilir hattâ (هَمَه اُوسْتْ) “her şey Odur” diyerek her şeyin dışında Allah’ı görecek yerde her şeyde ve hattâ her şeyi, Allah görmek isterler. Bunun neticesinde de Allah’ı sevmekle, birilerini Allah gibi sevmeyi birbirine karıştırırlar. Sonuç olarak, reislerini ve büyüklerini Allah sever gibi sevenler ve onların emirlerine itaat ederek Allah’a isyan edenler, bunları Allah’a eş kabul etmiş olurlar ki putperestliğin esası, işte bu tarz sevgidedir. (Özetle-Elmalılı)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ama hâlâ Allah’a rakip gördükleri varlıklara inanmayı tercih eden ¹³¹ ve onları [yalnızca] Allah’a özgü [olması gereken] bir sevgi ile seven insanlar var: halbuki imana ermiş olanlar, Allah’ı başka her şeyden daha çok severler. Zulüm yapmaya şartlanmış olanlar, [Kıyamet Günü] azaba uğratıldıkları zaman görecekleri gibi, ¹³² bütün kudretin yalnızca Allah’a ait olduğunu ve Allah’ın cezalandırmada ne çetin olduğunu da keşke görselerdi!
131 Lafzen, “insanlar arasında [ibadet için] Allah’tan başka ortaklar edinenler”. Endâd terimi konusunda bkz. bu surenin 22. ayeti ile ilgili not 13.132 Lafzen, “azabı (veya “cezayı”) görecekleri zaman”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İnsanlardan kimi de vardır ki; Allah ile aralarına birilerini koyup bu kişileri Allah’a denk tutarlar ve Allah’ı sever gibi onları severler. İman edenlerin ise, Allah sevgisi her şeyin üstündedir. Bir takım kişileri Allah’a denk tutanlar azabı görecekleri o zaman, bütün güç ve kuvvetin Allah’a mahsus olduğunu ve Allah’ın da şiddetli azap sahibi olduğunu bilecekler, keşke (ölüm gelmeden) anlayabilselerdi. 16/28...32, 9/24, 23/99…108, 10/90
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Fakat insanlar içerisinde Allah’tan başka birtakım varlıkları Allah’a eşdeğer rakip güçler[³²¹] olarak görüp, onları Allah’ı sever gibi sevenler de var. Oysa iman edenler en çok Allah’ı severler.[³²²] Kendi kendine kötülük edenler, azaba uğratıldıkları zaman görecekleri gibi, keşke tüm kudretin sadece Allah’a ait olduğunu ve azabı en çetin olanın yalnızca Allah olduğunu görseler![³²³]
[321] Çevirimizin gerekçesi için bkz: 41:9, not 11. [322] Sevgi değerini sevilenden alır; ölümsüz olan için duyulan sevgi de ölümsüzdür. Âyet Allah’tan başkasını sevmeyi değil, Allah’tan başkasını Allah gibi sevmeyi kınar. En büyük sevgi, en büyüğün sevgisidir (Krş: 9:24). [323] Zımnen: Allah’la iyi ilişkiler kurmak kişinin kendine yapacağı en büyük iyiliktir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
İnsanlardan öyleleri vardır ki, (bu ibretlerden bir ders almazlar da) Allah'tan başkalarını, -bir takım putları, Nemrut ile firavun gibi bir takım şahısları- Rablerine denk tutarlar (onlara tapınıp dururlar) da, onlara Allah'a olan sevgi gibi muhabbet beslerler. îman edenlerin Allah sevgisi ise çok kuvvetlidir, (ve gönüldendir, o sevgiyi hiçbir şeyle paylaşmazlar, Rablerine asla ortak koşmazlar.) (Rablerine ortak koşan) o zalimler; (nasıl olsa, kıyamet gününde) azabı gördüklerinde, (pişmanlık duyarak) kuvvetin Allah 'a ait olduğunu ve Allah'ın azabının çok şiddetli olduğunu kabul edeceklerdir, (fakat ne yazık ki bu son pişmanlık onlara hiçbir yarar sağlamayacaktır) Keşke, -dünyadayken- bunu bilselerdi de imana gelselerdi, başlarına gelecek Allah'ın o çetin azabım önleyebilselerdi.
Osman Fırat
swap_vert close
İnsanlar arasında (öyleleri vaR ki)Allah’ı bırakıp Allah’ı sever gibi Allah’a bir takım eşdeğer/denkler tutarlar. (Oysa) mü’minlerin Allah’a olan sevgisi en güçlü bir sevgidir. Zulmedenler azaba uğrayacakları zaman bütün kuvvetin Allah’ın olduğunu ve Allah’ın azabının pek şiddetli olduğunu (Allah’a eşdeğer tutuklarının bir işe yaramadığını ) görürler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve insanlardan öyleleri vardır ki Allah'tan başkalarını Allah'a emsal ittihaz ederler. Onları Allah'ı sever gibi severler. Mü'minlerin ise Allah Teâlâ'ya muhabbetleri daha ziyâdedir. Eğer zulmedenler azabı görecekleri zaman bütün kuvvetin Allah'a mahsus olduğunu ve hakikaten Allah'ın Şedîdü'l-Azab bulunduğunu görüp anlasalar (ne kadar nadim ve pişman olacaklardır).
Suat Yıldırım
swap_vert close
Öyle insanlar vardır ki, Allah'tan başkasını Allah'a denk tutar, tıpkı Allah'ı severcesine onları severler. Müminlerin Allah'a olan sevgileri ise her şeyden daha ileri ve daha kuvvetlidir. Böyle yaparak kendilerine zulmedenler, azabı gördükleri zaman anlayacakları gibi, bütün kuvvet ve kudretin yalnız Allah'a ait olup, Allah'ın azabının pek şiddetli olduğunu, keşke şimdiden bilselerdi! [89, 25, 26; 6, 165]
Bu âyet, ulûhiyyetin en önemli hususiyetlerinden birinin muhabbet yani sevilmek olduğunu gösterir. Bundan dolayıdır ki Kur’ân ıstılahında insan, daha çok “kul” vasfıyla anılır. Kulluk, kendisine kul olunan varlığa karşı beslenen sevginin en ileri derecesini ifade eder. Bu âyet gösteriyor ki, Allah’tan başka herhangi bir şeyi veya kimseyi Allah’ı severcesine seven kimse, Allah’tan başka nid (yani O’na denk tutmuş), sayılmaktadır. Bu, sevgide ortak yapmaktır, yoksa yaratma ve Rab olma vasfında denk saymak değildir. el-Vedûd Allah’ın güzel isimlerinden olup “Yaratıklarını çok seven ve onlar tarafından çok sevilen” demektir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
İnsanlardan kimi, Allah'tan başka eşler tutar, Allah'ı sever gibi onları severler. İnananlar ise en çok Allah'ı severler. Zulmedenler, azabı gördükleri zaman bütün kuvvetin Allah'a aid olduğunu ve Allah'ın azabının çetin olduğunu anlayacaklarını keşke bilselerdi!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
İnsânlardan, Cenâbı Hakk'a Allâh'dan gayrı şerîk ve nazîr ittihâz idenler vardır ve onları, Allâh'ı seviyor gibi severler. Ve îmân idenler Allâh Te'âlâyı sevmekde daha ziyâdedirler. (Cenâb-ı Hakk'a şirk ile) nefislerine zulüm idenleri, 'azâbı gördükleri, bütün kuvvet ve kudretin Allâh'da oldığını bildikleri, Hakk'ın 'azâbı şedîd bulundığını anladıkları zamân görsen (o zamân ne kadar pişman olacaklardır).
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Kimi insanlar, Allah'tan önce, Allah'a benzer nitelikler vererek, O'nunla aralarına koyduklarını ilah edinir ve[1] onları, Allah’ı sever gibi severler. İnanıp güvenenlerin Allah sevgisi daha güçlüdür.[2] Bu yanlışı yapanlar, bütün gücün Allah’a ait olduğunu ve Allah'ın azabının, (işledikleri suçla) bağlantısını,[3] o azabı gördüklerinde anlayacakları gibi keşke şimdiden anlasalar!
[*] Müşrik Allah'ı sever ama O'nu uzakta gördüğü için önceliği kendini Allah'a ulaştıracağına inandığı aracılara verir. [3] Âyette geçen şedîd, sıkı bağ kuran veya sıkıca bağlı demektir. Allah Teâlâ, verdiği ödül veya ceza ile kulun fiilleri arasında sıkı bir bağ kurmuş ve şöyle demiştir: "Kim bir iyilikle gelirse ona, on katı verilir. Kim de kötülükle gelirse sadece bir katı ile cezalandırılır. Kimseye haksızlık yapılmaz." (En'âm 6/160) Bu gibi âyetler çok olduğu için bize göre kelimeye verilecek doğru anlam "sıkı bağ kuran" veya "sıkıca bağlı"dır  
Şaban Piriş
swap_vert close
İnsanlardan kimi, Allah'tan başka eşler tutarlar. Allah'ı sever gibi onları severler. İman edenlerin ise, Allah sevgisi her şeyden üstündür. O zalimler, azabı görecekleri zaman, bütün kuvvetin Allah'a mahsus olduğunu ve Allah'ın da şiddetli azap sahibi olduğunu bir bilseler...
Ümit Şimşek
swap_vert close
İnsanlardan öylesi de var ki, başkalarını Allah'a denk tutar da, Allah'ı sever gibi onları sever.(71) İman edenlerin Allah'a olan sevgisi ise daha güçlüdür. Keşke o zalimler azabı gördükleri zaman anlayacakları gibi, şimdi anlasalardı bütün kuvvetin Allah'a ait olduğunu ve Allah'ın azabının pek çetin olduğunu!
(71) Âl-i İmrân Sûresinde “De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin” (3:31) buyurularak, sevmenin ölçüsü verilmiştir. Buna göre, âyette “Allah’ı sever gibi sevmek” deyimi ile kastedilen anlam, Allah’ın emrini tutar gibi başkalarının emrine uymak, onların rızasını Allah’ın rızasından üstün tutmak, Allah’a isyan edip de onların izinden gitmek şeklinde anlaşılmalıdır.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İnsanlar içinde öyleleri vardır ki, Allah dışında bazılarını Allah'a eş tutarlar da onları Allah'ı sevmiş gibi severler. İman sahipleri ise Allah'a sevgide çok kararlı ve taşkındır. Zulme saplananlar, azabı gördüklerinde tüm kuvvetin Allah'ta bulunduğunu, Allah'ın azabının çok şiddetli olduğunu fark edeceklerini anlayabilseler!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı bir nice ādemįler oldur kim, dutar [13a] Tañrı’dan ayruķ beñdeşler ya'nį butlar. severler anları Tañrı sevmeġi gibi. daħı anlar įmān getürdiler; ķatıraķdur sevmekdin yaña, Tañrı’yı. daħı eger görür-ise, anlar kim žulm eylediler, ol vaķt kim göreler 'aźābı “kim bayıķ ķuvvet Tañrı’nuñdur, dükeli, daħı bayıķ Tañrı, ķatı 'aźābludur.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ba‘żı kişilerden ol kim idinür Tañrı Ta‘ālādan özge ma‘būdlar, severleranları Tañrı Ta‘ālā[yı] sevgen gibi. Daḫı ol kişiler kim īmān getürdiler.Tañrı Ta‘ālā[yı] ḳatı severler. Daḫı eger görebilselerdi anlar kim ẓulm eylediler‘aẕābı görgende ki ḳuvvet barçası Tañrı Ta‘ālānuñdur. Daḫı TañrıTa‘ālānuñ ‘aẕābı ḳatıdur
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
İnsanların içərisində Allahdan qeyrilərini (Allaha) şərik qoşub, onları Allahı sevən kimi sevənlər də vardır. Halbuki iman gətirənlərin Allaha məhəbbəti daha qüvvətlidir. Əgər (özlərinə) zülm edənlərin vaxtında görəcəkləri əzabdan xabərləri olsaydı, onlar bütün (qüvvət və) qüdrətin Allaha məxsus olduğunu və Allahın əzabının şıddətli olacağını bilərdilər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Yet of mankind are some who take unto themselves objects of worship which they set as) rivals to Allah, loving them with a love like (that which is the due) of Allah (only) Those who believe are stauncher in their love for Allah, that those who do evil had but known, (on the day) when they behold the doom, that power belongeth wholly to Allah, and that Allah is severe in punishment!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Yet there are men who take (for worship) others besides Allah, as equal (with Allah.: They love them as they should love Allah. But those of Faith are overflowing in their love for Allah. If only the unrighteous could see, behold, they would see the penalty: that to Allah belongs all power, and Allah will strongly enforce the Punishment(167).
167 Everything around and within us points to unity of purpose and design — points to Allah. Yet there are foolish persons (unrighteous = those who deliberately use the choice given them to go wrong). They think something else is equal to Allah. Perhaps they even do lip service to Allah, but their heart is in their fetish -unlike the heart of the righteous, who are wholly devoted and absorbed in the love of Allah. If only the unrighteous could see the consequences, they would see the terrible Penalty, and that all Power is in Allah's hands, not in those of any one else. Who are these others who are used as fetishes by the misguided? They may be; (1) creatures of their own imagination, or of their faculties misused; the idea lying behind idols is akin to this, for no intelligent idol-worshipper owns to worshipping stocks and stones; or (2) good leaders whose names have been misused out of perversity to erect them to a position of equality with Allah; or (3) Powers of evil that deliberately mislead. When it comes to the inevitable consequences of blasphemy and the rejection of Allah, the eyes of all are opened and these false and artificial relations dissolve. The idea which was created into a fetish disowns its follower, i.e. is seen to have no reasonable basis in the life of the follower, and the follower is forced to renounce it as false. The good leaders whose names were misused would of course disown the misuse of their names, and the evil ones would take an unholy delight in exposing the facts. The Reality is now irresistible, but alas! at what cost? (Cf. 3:83).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَمِنَ النَّاسِ
ve insanlardan vardır
مَنْ
o kim- se ki
يَتَّخِذُ
edinir
مِنْ دُونِ
başka
اللّٰهِ
Allah'tan
اَنْدَاداً
eşler
يُحِبُّونَهُمْ
onları seviyorlar
كَحُبِّ
sever gibi
اللّٰهِۜ
Allah'ı
وَالَّذ۪ينَ
fakat o kimseler ki
اٰمَنُٓوا
iman ettiler
اَشَدُّ
çok şid- detlidir
حُباًّ
sevgice
لِلّٰهِۜ
Allah'a
وَلَوْ
ne olurdu
يَرَى
görse
الَّذ۪ينَ
o kimse- ler ki
ظَلَمُٓوا
zulmet-
tiler
اِذْ
o za- manı ki
يَرَوْنَ
görecek- ler
الْعَذَابَۙ
azabı
اَنَّ
şüp- hesiz
الْقُوَّةَ
kuvvet
لِلّٰهِ
Allah'a aittir
جَم۪يعاًۙ
tamamen
وَاَنَّ
ve şüp- hesiz
اللّٰهَ
Allah'ın
شَد۪يدُ
çok şid- detlidir
الْعَذَابِ
azabı
İnsanlardan öylesi vardır ki Allah'tan başkasını (Allah'a mülkünde ortak olan) eşler edinir de onları Allah'ı sever gibi severler. Fakat iman edenlerin Allah'a olan sevgileri çok şiddetlidir (onlar Allah'a âşıktırlar). Ne olurdu (nefsine zulmeden) zalimler (kıyamet günü) azabı gördükleri zaman (anlayacakları gibi) bütün kuvvetin (ve kudretin) Allah'a ait olduğunu ve Allah'ın azabının çok şiddetli olduğunu (bu dünyada da) gör(üp anlayabil)selerdi.
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
نَاس
İsim
ن و س
İnsanlar
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
اِتَّخَذَ
Fiil-VIII
ا خ ذ
Edindi, aldı, vesile saydı, tuttu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
دُون
İsim
د و ن
Başka, başkası, arka, hariç, önce, dışında
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اَنْدَاد
İsim
ن د د
Eşler (ortaklar, denkler)
اَحَبَّ
Fiil-IV
ح ب ب
Sevdi, hoşlandı
حُبّ
İsim
ح ب ب
Sevgi, muhabbet, aşk
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
اَشَدّ
İsim
ش د د
En şiddetli, daha güçlü, daha zor
حُبّ
İsim
ح ب ب
Sevgi, muhabbet, aşk
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَو
Masdar harfi
لَو
Olsa, şayet, keşke
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ظَلَمَ
Fiil-I
ظ ل م
Zulmetti, haksızlık etti
اِذ
Zaman zarfı
اِذ
Bir vakit, o vakti ki, bir zaman, o zaman
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
قُوَّة
İsim
ق و ي
Kuvvet, güç, sağlamlık
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
جَمِيع
İsim
ج م ع
Bir araya gelenler, topyekün, cemaat,topluluk
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
شَدِيد
İsim
ش د د
Şiddetli, sağlam, kuvvetli, zorlu
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza