close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 164. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnne fî ḣalki-ssemâvâti vel-ardi vaḣtilâfi-lleyli ve-nnehâri velfulki-lletî tecrî fi-lbahri bimâ yenfe’u-nnâse vemâ enzela(A)llâhu mine-ssemâ-i min mâ-in feahyâ bihi-l-arda ba’de mevtihâ vebeśśe fîhâ min kulli dâbbetin vetasrîfi-rriyâhi ve-ssehâbi-lmuseḣḣari beyne-ssemâ-i vel-ardi leâyâtin likavmin ya’kilûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Göklerin ve yeryüzünün yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara fayda vermek üzere denizde yürüyüp giden gemide, Allah'ın, gökten yağmur yağdırarak yeryüzünü, ölümünden sonra diriltmesinde, sonra da yeryüzüne, yürüyen hayvanları yaymasında, yelleri dilediği gibi estirip değiştirmesinde, gökle yer arasında emrine münkad olan bulutta, şüphe yok ki aklı erenler için varlığına, birliğine deliller var.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Şüphesiz, göklerin ve yerin (böylesine mükemmel ve muhteşem olarak) halk edilişinde, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde yüzen gemilerde, Allah’ın gökyüzünden indirip kendisiyle ölmüş toprağı dirilttiği yağmurla yeryüzünde her çeşit canlıyı yayıp (hayat vermesinde), rüzgârları ve gökle yer arasındaki emre âmade bulutları evirip çevirmesinde; (evet her şeyde) elbette düşünen bir topluluk için nice deliller (mucizevi ayetler) vardır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Gerçek şu ki, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbirini takip edişinde, insanların faydasına olan şeyleri denizde taşıyıp giden gemilerde, Allah'ın gökten indirerek onunla ölü toprağa can verdiği yağmurlarda, her çeşit canlıyı yaymasında, rüzgarların değişmesinde ve gökle yer arasında kendileri için tayin edilmiş belirli güzergâhlarda gidip gelen bulutlarda, düşünüp akıllarını kullananlar için mesajlar vardır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün birbiri peşinden gelmesinde, insanlara fayda veren şeylerle yüklü olarak denizde yüzüp giden gemilerde, filolarda, Allah'ın gökten indirdiği, ölü toprağı canlandırdığı suda, her tür canlının yeryüzünde üremesini sağlayıp yaygınlaştırmasında, rüzgârları değişik yönlerden estirmesinde, gök ile yer arasında ilâhî düzene boyun eğen bulutlarda, ilimle ve tecrübeyle gelişmeye devam eden, eşyanın hakikatini kavrayan, aklını faydalı kullanabilen toplumlar için Allah'ın varlığını ve birliğini ispatlayan deliller, birçok konunun çözümüne, keşfine işaretler vardır.
bk. Hak Dini, Kur’an Dili, 1/465-470. “Allah’ın gökten indirip, ölü toprağı canlandırdığı, yeryüzünde her tür canlıyı üreterek yaydığı suda, ...” şeklinde de anlaşılabilir.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardından gelmesinde, insanlara yarar sağlayan şeylerle denizlerde yüzen gemilerde, Allah'ın gökten su indirip onunla ölümünden sonra yeryüzünü diriltmesinde ve böylece üzerinde bütün canlı türlerini yaymasında, rüzgarları estirmesinde, gök ile yer arasında dolaştırılan bulutları oluşturmasında akıl eden bir topluluk için ayetler vardır.
164.Said bin Mansur`un Sünen`inde, Feryabi`nin Tefsir`inde ve Beyhaki`nin Şi`abu`l-İman adlı kitabında Dahhak`tan rivayet ettiklerine göre: "Sizin ilahınız tek bir ilahtır. Rahman ve Rahim olan o ilahtan başka ilah yoktur" mealindeki ayeti kerime indirilince müşrikler hayret ederek: "Bir tek ilâh mı? Eğer doğruysa bize bir âyet getirsin" dediler. Bunun üzerine Yüce Allah bu âyeti kerimeyi indirdi.Bu ayeti kerimenin iniş sebebi hakkında buna benzer daha başka rivayetler de nakledilmiştir.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün ard arda gelişinde, insanlara yararlı şeyler ile denizde yüzen gemilerde, Allah'ın yağdırdığı ve kendisiyle yeryüzünü ölümünden sonra dirilttiği suda, her canlıyı orada üretip-yaymasında,rüzgarları estirmesinde, gökle yer arasında boyun eğdirilmiş bulutları evirip çevirmesinde düşünen bir topluluk için gerçekten ayetler vardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Muhakkak, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün arka arkaya gelişinde, insanlara yarar şeyleri denizde götürüp giden gemide; yeryüzü kuruduktan sonra, Allah gökten yağmur indirerek arzı diriltmesinde, o arzda her türlü hayvanatı yaymasında, rüzgârları her taraftan estirmesinde, yer ile gök arasında Allah'ın emrine tâbi bulutta, akıl ve düşünce sahibi olan bir millet için Allah'ın birliğine, kudret ve yüceliğine delâlet eden bir çok alâmetler vardır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Hiç şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ve gündüzün değişmesinde, insanlara yararlı şeylerle denizde seyreden gemide, gökten bir su indirip onunla, ölümünden sonra yeri diriltmesinde, o su ile her nevi canlıyı yaymasında, rüzgâr ve gök ile yer arasında musahhar kılınan bulutta, aklını kullanan bir toplum için ayetler (mesajlar, mucizeler) vardır..
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gece ve gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yararlı şeyler taşıyarak denizde seyreden gemilerde, Allah'ın gökten yağmur indirip onunla arzı ölmüşken diriltmesinde, oradaki hayvanları üretip yaymasında, gök ile yer arasında Allah'ın emrine boyun eğmiş rüzgârları ve bulutları şu yandan bu yana yöneltmesinde, aklını kullanan bir topluluk için nice deliller vardır.
Besim Atalay
swap_vert close
Göklerin, yerin var oluşunda, geceyle gündüzün ayrılışında, insanlara fayda için denizde gemilerin yürümesinde, ölen yeryüzünü diriltici yağmurda, her türlü canlıları yeryüzüne yaymada, yelleri döndürerek, yerle gök arasına basırılan bulutları döndürmede, aklı eren bir ulusa belgeler vardır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gece ve gündüzün değişmesinde, insanların yararı için denizlerde seyreden gemilerde, Allah'ın gökten su indirip onunla ölmüş olan yeri dirilterek üzerine her çeşit canlıyı yaymasında, rüzgârları değişik yönlerden estirmesinde, gök ile yer arasında emre hazır bekleyen bulutları evirip çevirmesinde elbette aklını kullanan bir topluluk için deliller vardır.
Cemil Said
swap_vert close
Arz ve semâvâtın yaradılmasında, gice ve gündüzün muntazaman biri birini ta’kîb itmesinde, insânlara nâfi’ şeyler getürmek içün gemilerin denizde yüzmesinde, Allâh’ın evvelce ölmüş olan arza su indirerek ihyâ iylemesinde arzda her cins hayvânâtın bulundurulmasında semâ ile beyninde rüzgâr ve bulutların te’âkub iylemesinde hepsinde ’âkiller içün ihtârât vardır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelmesinde, insanlara yararlı şeylerle denizde süzülen gemilerde, Allah'ın gökten indirip yeri ölümünden sonra dirilttiği suda, her türlü canlıyı orada yaymasında, rüzgarları ve yerle gök arasında emre amade duran bulutları döndürmesinde, düşünen kimseler için deliller vardır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden gemilerde, Allah’ın gökyüzünden indirip kendisiyle ölmüş toprağı dirilttiği yağmurda, yeryüzünde her çeşit canlıyı yaymasında, rüzgârları ve gökle yer arasındaki emre amade bulutları evirip çevirmesinde elbette düşünen bir topluluk için deliller vardır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Kuşkusuz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ve gündüzün değişmesinde, insanlara fayda veren yüklerle denizde seyreden gemilerde, Allah’ın gökten indirerek onunla ölü haldeki toprağa can verdiği ve orada her çeşit canlının yetişmesini sağladığı yağmurda, rüzgârları ve gökle yer arasında emre hazır bekleyen bulutları evirip çevirip yönlendirmesinde aklını işleten bir topluluk için elbette nice deliller vardır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün birbiri peşinden gelmesinde, insanlara fayda veren şeylerle yüklü olarak denizde yüzüp giden gemilerde, Allah'ın gökten indirip de ölü haldeki toprağı canlandırdığı suda, yeryüzünde her çeşit canlıyı yaymasında, rüzgârları ve yer ile gök arasında emre hazır bekleyen bulutları yönlendirmesinde düşünen bir toplum için (Allah'ın varlığını ve birliğini isbatlayan) birçok deliller vardır.
Edip Yüksel
swap_vert close
Göklerin ve yerin yaratılışında, gecenin ve gündüzün birbiriyle yer değiştirmesinde, insanların yararı için okyanusta akıp giden gemilerde, ALLAH'ın gökten su indirip ölümünden sonra yeryüzünü diriltmesinde ve orada yaydığı her çeşit canlıda, rüzgarları ve gök ile yer arasında hazır bekleyen bulutları evirip çevirmesinde aklını kullanan bir toplum için elbette ayetler (dersler ve kanıtlar) vardır.
Doğa da Tanrı'ın bir kitabıdır. "Ayetler" kelimesi, Kuran boyunca hem Tanrı'nın sözel yasası ve hem de doğal yasası için kullanılır. Tanrı'nın yasaları arasında çelişki değil uyum vardır. Bu uyuma tanık olmak için her iki kitabı da hurafeler eklemeden inceleyip kavramak gerekir. Tanrı'nın doğadaki fiziksel ayetlerini önemserek ona teslim olanlar bu teslimiyetlerine karşılık teknoloji ve refah ile ödüllendirilirler. Bak 2:106.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar şeylerle denizde akıp giden gemide, Allah'ın yukarıdan bir su indirip de onunla yeri ölümünden sonra diriltmesinde, diriltip de üzerinde deprenen hayvanları yaymasında, rüzgarları değiştirmesinde, gök ile yer arasında emre hazır olan bulutta şüphesiz akıllı olan bir topluluk için elbette Allah'ın birliğine deliller vardır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Şüphesiz Göklerin ve Yerin yaradılışında, gece ile gündüzün biribiri ardınca gelişinde, insanlara yarar şeylerle denizde akan gemide, Allahın yukarıdan bir su indirib de onunla Arzı ölmüşken diriltmesinde, diriltip de üzerinde deprenen hayvanati yaymasında, rüzgârları, değiştirmesinde, Gök ile Yer arasında müsahhar bulutta, şüphesiz hep bunlar da akıllı olan bir ümmet için elbet Allahın birliğine âyetler var
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, denizde seyreden gemilerde, insanlara fayda veren şeylerle, Allah’ın (bulutlar vasıtasıyla) gökyüzünden indirip, kendisiyle ölmüş toprağı dirilttiği yağmurda, yeryüzünde her çeşit canlıyı yaymasında, rüzgârları ve yer ile gök arasında (emre hazır bekleyen) bulutları yönlendirmesinde, elbette (hakkı/hakikati) düşünen bir topluluk için (Allah’ın varlığına, vahdaniyetine ve kudretine delâlet eden nice) deliller vardır..
Erhan Aktaş
swap_vert close
Göklerin ve yerin yaradılışında, gece ile gündüzün birbirlerini ardı sıra takip etmesinde; insanların yararlanmaları için denizde yüzen gemilerde, Allah'ın gökten indirip, onunla ölü toprağa hayat vererek, orada her türlü canlının yaşamasını sağladığı suda, rüzgârın yönlendirilmesinde, emre hazır bulutların yer ile gök arasında hareket ettirilmesinde aklını kullanan bir halk için birçok kanıt vardır.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Şübhesiz göklerin ve yerin yaradılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar şeyleri denizde akıt (ıb taşıy) an o gemilerde, Allahın yukarıdan indirib onunla yer yüzünü, ölümünden sonra, diriltdiği suda, deprenen her hayvanı orada üretib yaymasında, gökle yer arasında (Hakkın emrine) boyun eğmiş olan rüzgârları ve bulutları evirib çevirmesinde aklı ile düşünen bir kavm için nice âyetler (Allahın varlığına, birliğine ve kemâl-i kudretine delâlet eden bir çok alâmetler) vardır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Şübhesiz ki göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün ihtilâfında (ard arda gelmesinde), insanlara fayda veren şeylerle (yüklü olarak) denizde akıp giden gemilerde, Allah'ın gökten bir su indirip de, onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltmesi ve orada her hareketli canlıyı yaymasında, rüzgârların yönlendirilmesinde ve gökle yer arasında (emre)boyun eğdirilmiş bulutlarda akıl erdirecek bir topluluk için (Allah'ın varlığına ve birliğine)kat'î deliller vardır.(1)
(1)Resûl-i Ekrem (asm) Medîne’yi teşrif buyurduklarında, “İlâhınız (olan Allah) bir tek İlâhdır” meâlindeki âyet-i kerîme nâzil olmuştu. Mekke müşriklerinin: “Bu kadar insana tek bir ilâh nasıl yetişir?” demeleri üzerine ise bu âyet-i kerîme nâzil oldu. (İbn-i Kesîr, c. 1, 147)“Şu âyet vücûb ve vahdeti (Allah’ın mutlak varlığını ve birliğini) gösterdiği gibi, bir İsm-i A‘zam’ı gösteren gāyet büyük bir penceredir. İşte şu âyetin hulâsatü’l-hulâsası (kısacık bir özeti) şudur ki, kâinâtın ulvî ve süflî tabakātındaki (yukarı ve aşağı tabakalarındaki) bütün âlemler, ayrı ayrı lisân ile bir tek netîceyi, yani bir tek Sâni‘-i Hakîm’in rubûbiyetini (hikmetle iş gören bir san‘atkârın terbiye ve idâresini) gösteriyorlar. Şöyle ki: Nasıl göklerde, hattâ kozmoğrafyanın i‘tirâfıyla dahi, gāyet büyük netîceler için, gāyet muntazam hareketler, bir Kadîr-i zü’l-Celâl’in vücûd (varlık) ve vahdetini (birliğini) ve kemâl-i rubûbiyetini (mükemmel terbiye ediciliğini) gösterir. Öyle de; zeminde bilmüşâhede, hattâ coğrafyanın şehâdetiyle ve ikrârıyla (görüp doğrulamasıyla), gāyet büyük maslahatlar (faydalar) için mevsimlerdeki gibi gāyet muntazam tahavvülâtlar(değişiklikler) dahi aynı O Kadîr-i zü’l-Celâl’in vücûb ve vahdetini ve kemâl-i rubûbiyetini gösterir.” (Mektûbât, 33. Mektûb, 313-314)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Şüphesiz, göklerin (uzay ve uzayda bulunan bütün gök cisimlerinin) ve yerkürenin yaratılışında, (Dünya’nın kendisinin ve Güneş’in etrafında dönmesi ile) gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde, insanlara fayda sağlamak üzere denizlerde gemilerin süzülüşünde, Allah’ın gökten (bulutlardan) indirip kendisiyle ölümünden sonra yeryüzüne hayat verdiği suda, her tür canlının yeryüzünde üremesini sağlayıp yaymasında, rüzgârları değişik yönlerden estirmesinde, sema ile yeryüzü arasında ilâhî düzene boyun eğen bulutlarda elbette aklını çalıştıran kimseler için (Allah’ın kudretini gösteren) deliller vardır.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Muhakkak ki göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün farklı oluşunda, insanların faydalanması için denizlerde akıp giden gemilerde, Allah’ın gökten su yağdırıp, ölü hale gelmiş arzın diriltilip, orada her türlü canlının çoğaltılmasın da, rüzgârların ve gökle yer arasına bekletilen bulutların kullanılmasında, aklını kullanan bir topluluk için elbette deliller vardır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten yerlerin, göklerin yaratılmasında, gece ile gündüzün birbirini kovalamasında, insanlara yarayan şeylerle yüklü olarak denizde yüzüp giden gemide, Allah’ın toprağı öldükten sonra dirilten suyu gökyüzünden indirmesinde, yeryüzüne türlü hayvanları dağıtmasında, yelleri değişik estirmesinde, yerle gök arasında baş eğen bulutlarda düşünen kimseler için apaçık belgeler vardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün birbirini tâkip etmesinde [¹] nâs/a fayda verebilir şey ile [²] deniz üzerinde akıp giden gemilerde, Allah/ın gökten indirerek onunla kurumuş toprakları diriltip üzerinde her nevi mahlûkatı dağıttığı suda, rüzgârları her taraftan estirmeden gök ile yer arasında müsahhar [³] bulunan bulutlar da akıllı olan bir kavim için hikmet ve kudretine delâlet eder alâmetler vardır.
[1] Yahut ziyade ve noksanında, uzunluk ve kısalığında, bâzı yerde gece, bâzı yerde gündüz olmasında[2] Ticaret zımnında binmek, mal yüklenmek gibi.[3] Allah'ın emir ve iradesine münkat olan.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Muhakkak ki, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ve gündüzün art arda gelişinde, insanlara faydalı şeylerle yüklü denizde yüzüp giden gemilerde, Allah’ın gökten indirdiği ve kendisiyle, ölümünden sonra yeryüzüne hayat verdiği suda, orada yaydığı her türlü canlıda, rüzgârları ve gökle yer arasında emre amade bulutları yönlendirmesinde, elbette aklını kullanan bir topluluk [kavm] için nice deliller [âyât] vardır.
Kadri Çelik
swap_vert close
Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelmesinde, insanlara yararlı şeylerle (yüklü olarak) denizde süzülen gemilerde, Allah'ın gökten indirip yeri ölümünden sonra dirilttiği suda, her türlü canlıyı orada yaymasında, rüzgârları ve yerle gök arasında emre hazır duran bulutları döndürmesinde düşünenler için deliller vardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Kuşkusuz, göklerin ve yerin o muhteşem yaratılışında, Gece ile gündüzün, mükemmel bir uyum ve âhenkle birbirini tâkip etmesinde, Allah’ın belirlediği yasalar çerçevesinde, insanlara faydalı yükler ile göllerde, nehirlerde, denizlerde kolayca akıp giden gemilerde,Allah’ın, gökten indirdiği yağmurlarla ölü toprağa hayat vererek, yeryüzünde renk renk, çeşit çeşit varlıkları üretip yaymasında, Ve gökle yer arasında görevlendirilmiş rüzgârların ve bulutların, belli güzergâhlarda düzenli olarak hareket etmesinde,İşte bütün bunlarda, aklını kullanan bir toplum için, Allah’ın varlığını, birliğini, sonsuz ilmini, kudretini, adâletini, merhametini... gözler önüne seren nice ibretler, nice mûcizeler ve ayetler vardır. Ama bütün bu delillere rağmen,
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Şüphesiz Gökler’in ve Yer’in yaratılışında, Gece ve Gündüz’ün ihtilâfında, İnsanlar’a yarar sağlayan şeyler ile Deniz’de yüzüp giden Gemiler’de, Allah’ın Gök’ten su indirerek onunla Yeryüzü’nü ölümünden sonra canlandırmasında, Orada her bir dâbbeden / hareketliden üretip yaymasında, Yer ve Gök arasında Müsahhar (Görevlendirilmiş) Bulutlar’ı ve Rüzgârlar’ı yönlendirmesinde, Akledecek bir kavim için elbette âyetler vardır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ve gündüz farkında, İnsanlık yararına denizler aşan gemilerde, Allah'ın gökten su indirmesinde, bu suyla ölü topraklara can vermesinde, her türlü canlıyı araziye yaymasında, gök ile yer arasında dolaşıp duran rüzgar ve bulutların sevk ve idaresinde, akılcı toplumlar için bir takım ipuçları vardır...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Şüphesiz! Göklerin yerin yaratılışında, geceyle gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerde, denizde seyreden gemilerde, gökyüzünden indirilip ölmüş toprağı dirilten yağmurda, yeryüzünde yayılan her çeşit canlıda, rüzgârların bulutları evirip çevirmesinde, elbette düşünen topluluklar için deliller vardır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki göklerin ve yerin yaratılmasında, [*] gecenin ve gündüzün değişmesinde (birbiri peşine gelişinde), [*] insanlara yarar sağlayan şeylerle (yüklü olarak) denizde yüzüp giden gemilerde, Allah’ın gökten indirip de kendisi sebebiyle ölümünden sonra toprağı canlandırdığı ve orada (yeryüzünde) her çeşit canlıyı yaydığı suda, rüzgârları ve gökle yer arasında emre hazır bulutları yönlendirmesinde akıl eden bir toplum için dersler vardır. [*]
Yüce Allah kâinat kitabının çeşitli konu başlıklarını bu ayette vermekte ve bildirdiği hususlar başta olmak üzere, yaratılmış olan her şeyde iman edenler için nice deliller bulunduğunu ifade etmektedir. Bu bağlamda “ilk” olarak göklerin ve yerin yaratılışına dikkat çekmekte, bir anlamda yaratılan her bir şeyin çeşitli deliller içerdiğini ifade etmiş olmaktadır.,Benzer mesajlar: Âl-i İmrân 3:190; Yûnus 10:6; Mü’minûn 23:80; Nûr 24:44; Furkân 25:62; Câsiye 45:5.,Benzer mesajlar: Âl-i İmrân 3:190; Yûnus 10:6; Câsiye 45:3-5.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Şüphesiz göklerin ve yeryüzününyaratılışında, gece ile gündüzün birbirini izlemesinde, insanların faydasına olan şeyleri denizde taşıyan gemilerde, Allah’ın gökten su indirip onunla ölmüş olan yeryüzünü diriltmesinde, her çeşit canlıyı orada yaymasında, rüzgârları estirmesinde ve gökle yer arasında emre hazır bekleyen bulutları yönlendirmesinde, akıl¹ sahipleri için kesinlikle mûcizeler vardır.
1 Akıl: Bağlamak, engel olmak, tutmak, idrak, kavrayış kabiliyeti ve zekâ demektir. Akıl, eşyanın güzellik ve çirkinlik ile ilgili sıfatını idrak eden özelliktir. İki hayırdan daha hayırlı; iki şerden daha az şerli olanını idrak etmekten ibarettir. İnsan bu özellik ile gerekli ve nazarî bilgileri elde eder. Bilgiyi elde eden güç İslâm’da insanı mükellef kılan akıl gücüdür. Bu güç insanda ana rahminde iken oluşan özelliktir. Bu ergenlik çağına gelince gelişir ve olgunlaşır. Akıl, insanoğlunun en üstün vasfıdır. Çünkü Allah’ın emanetleri, akıl sayesinde kabul edilir ve Allah’ın rızası yine akıl sayesinde elde edilir. İlmin kaynağı ve kökü akıldır. Akla nispetle ilim, ağaca nispetle meyve, göze nispetle görme gibidir. İnsanı kâinattaki diğer canlı-cansız varlıklardan ayıran ve ona üstünlük kazandıran akıldır. Aklı olmayana, değer verilmez ve onu bir takım emir ve yasaklarla sorumlu tutmak mümkün değildir. “Aklı olmayanın dini de olmaz”, hadîsinin manası da budur. Dînin ve ilaveten dünyanın insanları ilgilendiren bütün emir veya yasakları ancak akıllı insanlar için geçerlidir. Aklî dengesini kaybetmiş olanlara böyle bir sorumluluk yüklenmemiştir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Kuşkusuz, göklerin ve yerin yaratılışında; gece ile gündüzün birbirini takip edişinde; insanlara faydalı yüklerle denizlerde seyreden gemilerde; Allah’ın gökten indirerek o-nunla ölü toprağa can verdiği ve her çeşit canlının çoğalmasını sağladığı yağmurlarda; rüzgarların değişmesinde ve gökle yer arasında kendileri için tayin edilmiş belirli güzergahlarda akan bulutlarda: [bütün bunlarda] düşünüp akıllarını kullananlar için mesajlar vardır. ¹³⁰
130 Bu ayet, Kur’an’ın, “akıllarını kullananlar”a, kainatı kuşatan bilinçli, yaratıcı bir Gücün birçok tezahürü olarak tabiatın her gün gösterdiği olağanüstülükleri ve insanın kendi yeteneğinin ürünlerini (“denizlerde seyreden gemiler” gibi) gözetlemeleri için yaptığı çağrılardan biridir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ve gündüzün birbiri ardınca gelmesinde, insanlar için faydalı olan şeylerle, gemilerin denizde yüzmesinde, Allah’ın gökten su indirerek onunla ölümünden sonra yeryüzüne hayat vermesinde ve orada her türlü canlıyı yaymasında, rüzgârları dilediği yöne estirmesinde ve gökyüzü ile yeryüzü arasında emre amade bulutları yönlendirmesinde, aklını kullanan bir topluluk için alınacak nice ibretler vardır. 41/9, 45/1...9,
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Şüphe yok ki göklerin ve yerin yaratılışında, gece ve gündüzün birbirini takip edişinde, insanlara yararlı yüklerle yüklenip denize açılan gemilerde, Allah’ın gökten indirerek kendisiyle yeryüzünü ölümünden sonra tekrar dirilttiği ve her tür canlının çoğalmasını sağladığı yağmurlarda, rüzgârları dağıtmasında, gökle yer arasında kendileri için belirlenen istikamette hareket eden bulutlarda, düşünen bir toplum için mesajlar vardır.[³²⁰]
[320] Âyetin sonu, Allah’ın vahyi ithafıdır: Kur’an düşünen topluma ithaf edilmiştir. Bu iş için bahşedilen akıl, eşya ve olaylardaki âyetleri (kanunları) okuyan ruhanî bir melekedir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Şüphe yok ki, göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayan şeylerle (ticaret mallarıyle) denizde akıp giden gemilerde ve Allah’ın gökten indirip, onunla yeryüzünü ölümünden sonra dirilttiği suda, yeryüzünde her çeşit canlıyı yaymasında, rüzgarları ve yer ile gök arasında emre hazır bulutlan yönlendirmesinde elbette; aklını güzel kullanan bir topluluk için (Allah'ın varlığını, birliğini ispatlayan) bir çok ayetler (ibretler) vardır.
Osman Fırat
swap_vert close
Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden gemilerde, Allah’ın gökyüzünden indirip kendisiyle ölmüş toprağı dirilttiği yağmurda, yeryüzünde her çeşit canlıyı yaymasında, rüzgârları ve gökle yer arasındaki emre amade bulutları evirip çevirmesinde elbette düşünen bir topluluk için deliller vardır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Şüphe yok ki göklerin ve yerin yaradılışında, gece ile gündüzün ihtilâfında, nâsa faydalı olan şeyler ile denizde akıp giden gemilerde ve Allah'ın semadan indirip onunla yeryüzünü ölümünden sonra ihya eylediği suda ve yeryüzünde her nevi hayat sahibi mahlûkat yaymasında, rüzgârların değiştirilmesinde ve gök ile yer arasında musahhar olan bulutta teakkul eden bir kavm için elbette nice âyetler vardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün sürelerinin değişmesinde, insanlara fayda sağlamak üzere denizlerde gemilerin süzülüşünde, Allah'ın gökten indirip kendisiyle ölmüş yeri canlandırdığı yağmurda, Ve yeryüzünde hayat verip yaydığı canlılarda, rüzgarların yönlerini değiştirip durmasında, gökle yer arasında emre hazır bulutların duruşunda, Elbette aklını çalıştıran kimseler için Allah'ın varlığına ve birliğine nice deliller vardır.
Müşrikler Hz. Mûsa ve Hz. Îsâ (a.s.)’a verilen mûcizeleri öğrenip o kabilden olarak Safa tepesinin altın olmasını mûcize olarak istediler. Allah Teâla: “İstersen yaparım, fakat iman etmezlerse, hiç görülmedik şekilde azap gönderirim.” deyince Efendimiz: “O halde benimle halkımı baş başa bırak, onları yavaş yavaş dine dâvet edeyim.” demesi üzerine bu âyet indirildi. Demek ki bu âyette bildirilen gerçekler Safa tepesinin altın olması gibi harikalardan daha önemlidir. Bu, Kur’ân’ın din konusunda insan fikrini ne güzel eğittiğini göstermeye kâfidir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gece ve gündüzün değişmesinde, insanların faydasına olan şeyleri denizde taşıyıp giden gemilerde, Allah'ın gökten su indirip onunla ölmüş olan yeri dirilterek üzerine her çeşit canlıyı yaymasında, rüzgarlarıve yer ile gök arasında emre hazır bekleyen bulutları evirip çevirmesinde elbette düşünen bir topluluk için (Allah'ın varlığına ve birliğine) deliller vardır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Göklerin ve yerin yaradılmasında, gicenin ve gündüzün (birinin karanlık diğerinin aydınlık olması, uzanub kısalmalarrı gibi) ihtilâfında, insânlara fâideli şeylerle denizde yüzen gemide, yeri, ölümünden (kurıdığından) sonra yeniden hayâta getiren suyun yüksekden indirilmesinde, yeryüzünde her dürlü hayvânâtın yayılub dağılmasında, rüzgârların cins cins, dürlü dürlü olmasında, gök ile yer arasında mu'allak duran bulutlarda anlayan kavim içün âyetler (delîller ve 'ibretler) vardır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün art arda gelişinde, insanlara yararlı şeyleri denizde taşıyıp götüren gemilerde, Allah’ın gökten indirdiği suda, o su ile ölü toprağı diriltmesinde, kıpırdayan her canlıyı yeryüzüne yaymasında, rüzgârların farklı yönlere esmesinde, gök ile yer arasında görevli bulutlarda, aklını kullanan bir topluluk için göstergeler vardır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ve gündüzün birbiri ardınca gelmesinde, insanlar için faydalı olan şeylerde, denizde yüzen gemilerde, Allah'ın gökten indirip de kendisiyle ölümünden sonra yeryüzüne hayat verdiği ve her türlü canlıyı orada yaydığı suda, rüzgarı dilediği yöne sevk edişinde ve gökyüzü ile yeryüzü arasında emre tabi olan bulutlarda, aklını kullanan bir topluluk için ayetler vardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Göklerin ve yerin yaratılışında, gecenin ve gündüzün birbirini izlemesinde, insanlara yararlı şeylerle denizde yüzüp giden gemilerde, Allah'ın gökten indirdiği suda, o suyla ölmüş yeryüzünü diriltip üzerinde her türden canlıyı yaymasında, gökle yer arasında emre boyun eğmiş rüzgârları ve bulutları şekilden şekle çevirmesinde, aklı eren bir topluluk için âyetler vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Şu bir gerçek ki göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanların yararı için denizde yüzüp giden gemilerde, Allah'ın gökten suyu indirip onunla, ölümünden sonra toprağı dirilterek üzerine tüm canlılardan yaymasında, rüzgârların bir düzen içinde yönden yöne çevrilmesinde, gök ve yer arasında bir hizmete memur edilen bulutlarda, aklını işleten bir topluluk için sayısız izler-işaretler-ibretler vardır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ gökler yaratmaġında daħı yiri; daħı gitmeginde gelmeginde gicenüñ daħı gündüzüñ daħı gemide “ol kim revān olur deñizde, anuñ-ile kim aśśı eyler ādemįlere; daħı ol nesenede Tañrı gökden śu, pes diriltti anuñ-ile yiri, öldilginden śoñra; daħı ŧaġıtdı anuñ içinde her cañeverden; daħı döndürmekden yilleri; daħı bulıdda, ħor olınmış gög- ile yir arasında; nişānlardın bir ķavma kim anlarlar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ gökleri yaratmaḳda, daḫı yerleri yaratmaḳda, daḫı gelüp git‐mekde giceyle gündüz, daḫı ol gemilerde segirdürler deñizlerde ḫalḳamenfa‘at‐ıçun, daḫı Tañrı Ta‘ālā gökden indürdügi ṣularda pes diril[t]dianuñla yirleri, ölüp yābis olġandan ṣoñra, daḫı yaratmaḳda yirde herḥayvānları, daḫı yiller esmekde, daḫı ol bulıtlarda ki musaḫḫardur gök bileyir arasında delīller vardur Tañrınuñ birligine. Fikr iderler, bilürler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Həqiqətən, göylərin və yerin yaradılmasında, gecə ilə gündüzün bir-birini əvəz etməsində, içərisində insanlar üçün mənfəətli şeylər olan gəmilərin dənizlərdə üzməsində, quruyan yer üzünü Allahın göydən yağmur yağdıraraq yenidən diriltməsində, cins-cins heyvanları onun hər tərəfə yaymasında, göylə yer arasında ram edilmiş küləyin və buludların bir səmtdən başqa səmtə döndərilməsində, (Allahın hikmət və qüdrətinə dəlalət edən) əlamətlər vardır.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! in the creation of the heavens and the earth, and the difference of night and day, and the ships which run upon the sea with that which is of use to men, and the water which Allah sendeth down from the sky, thereby reviving the earth after its death, and dispersing all kinds of beasts therein, and (in) the ordinance of the winds, and the clouds obedient between heaven and earth: are signs (of Allah's sovereignty) for people who have sense.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Behold! in the creation of the heavens and the earth; in the alternation of the night and the day; in the sailing of the ships through the ocean for the profit of mankind; in the rain which Allah Sends down from the skies, and the life which He gives therewith to an earth that is dead; in the beasts of all kinds that He scatters through the earth; in the change of the winds, and the clouds which they Trail like their slaves between the sky and the earth;- (Here) indeed are Signs for a people that are wise.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّ
şüp- hesiz
ف۪ي خَلْقِ
yaratılımasında
السَّمٰوَاتِ
göklerin
وَالْاَرْضِ
ve yerin
وَاخْتِلَافِ
ve ard arda gelmesinde
الَّيْلِ
gece
وَالنَّهَارِ
ve gündüzün
وَالْفُلْكِ
ve gemilerde
الَّت۪ي
onlar ki
تَجْر۪ي
akıp gider
فِي الْبَحْرِ
denizde
بِمَا
o şey- lerle ki
يَنْفَعُ
fayda verir
النَّاسَ
insanlara
وَمَٓا
ve o şeyde ki
اَنْزَلَ
indirdi
اللّٰهُ
Allah
مِنَ السَّمَٓاءِ
gökten
مِنْ مَٓاءٍ
bir su
فَاَحْيَا
ve diriltti
بِهِ
onun- la
الْاَرْضَ
yeryüzünü
بَعْدَ
sonra
مَوْتِهَا
ölümün- den
وَبَثَّ
ve yaydı
ف۪يهَا
orada
مِنْ كُلِّ دَٓابَّةٍۖ
her hareketli canlıdan
وَتَصْر۪يفِ
ve yönlendir- mesinde
الرِّيَاحِ
rüzgârların
وَالسَّحَابِ
ve bulutları
الْمُسَخَّرِ
emre hazır
بَيْنَ
arasında
السَّمَٓاءِ
gök
وَالْاَرْضِ
ve yer
لَاٰيَاتٍ
elbette âyet- ler vardır
لِقَوْمٍ
bir kavim için
يَعْقِلُونَ
aklını kullanıyorlar
Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelmesinde, insanlara faydalı şeylerle (yüklü olarak) denizde akıp giden gemilerde, Allah'ın gökten bir su indirip de onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltmesinde, orada hareket eden her çeşit canlıyı yaymasında, rüzgârları ve gök ile yer arasında emre hazır bekleyen bulutları yönlendirmesinde aklını kullanan bir kavim için âyetler (ibret ve deliller) vardır.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
خَلْق
İsim
خ ل ق
Yaratılış, yaratmak, halk, mahluk
سَمَٓاء
İsim
س م و
Gök, sema
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
اِخْتِلَاف
Fiilimsi-VIII
خ ل ف
Ard arda gelmek, çelişki, muhtelif olmak
لَيْل
İsim
ل ي ل
Gece, geceleyin
نَهَار
İsim
ن ه ر
Gündüz
فُلْك
İsim
ف ل ك
Gemi, gemiler
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
جَرَي
Fiil-I
ج ر ي
Aktı, akıp gitti, alıp götürdü
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
بَحْر
İsim
ب ح ر
Deniz
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
نَفَعَ
Fiil-I
ن ف ع
Fayda verdi, fayda sağladı, faydası dokundu
نَاس
İsim
ن و س
İnsanlar
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَنْزَلَ
Fiil-IV
ن ز ل
İndirdi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
سَمَٓاء
İsim
س م و
Gök, sema
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مَٓاء
İsim
م و ه
Su
اَحْيَا
Fiil-IV
ح ي ي
Hayat verdi, diriltti, yaşattı
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
بَعْد
İsim
ب ع د
Sonra, ard, öte
مَوْت
İsim
م و ت
Ölüm
بَثَّ
Fiil-I
ب ث ث
Yaydı, saçtı, dağıttı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
دَٓابَّة
İsim
د ب ب
Hareketli, canlı, dâbbe
تَصْرِيف
Fiilimsi-II
ص ر ف
Yönlendirmek, çevirmek
رِيح
İsim
ر و ح
Rüzgâr, kasırga
سَحَاب
İsim
س ح ب
Bulut
مُسَخَّر
Edilgen fiil-II
س خ ر
Emre hazır
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
سَمَٓاء
İsim
س م و
Gök, sema
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
عَقَلَ
Fiil-I
ع ق ل
Aklını kullandı, akletti, akıl erdirdi