close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 160. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İlle-lleżîne tâbû veaslehû vebeyyenû feulâ-ike etûbu ‘aleyhim(c) ve enâ-ttevvâbu-rrahîm(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ancak içlerinden tövbe edenler, hallerini düzeltenler ve doğruyu söyleyenler müstesna. Onların tövbesini kabul ederim. Ben tövbeleri kabul eden rahimim.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ancak tevbe edenler, (kendilerini ve çevrelerini) ıslah edip düzeltenler ve (indirilen Kur’an ayetlerini) açıklayıp (insanlara bildirenlere gelince); artık onların tevbelerini kabul ederim. Ben, tevbeleri çokça kabul edenim, Esirgeyenim.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ancak tevbe edenler, durumlarını düzeltenler ve tebliğ edilen gerçekleri önce gizledikleri halde, pişman olup tekrar insanlara duyuranlar bunun dışındadırlar: Onların tevbesini kabul edeceğim, zira yalnızca benim, tevbeleri kabul eden ve çokça acıyan.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ancak tevbe ederek, İslâmî hakikatleri ortaya koyarak Allah'a itaate yönelenlere, yaymaya devam ettikleri yanlış bilgileri düzeltenlere, Muhammed'in bütün insanlığın son hak peygamberi, Kur'ân'ın Allah'ın son mükemmel kutsal kitabı olduğunu, İslâmî hakikatleri bütün insanlığa açıklayanlara lânet edilmez. İşte onları ben bağışlarım. Ben insanları tevbeye, itaate sevkeder, tevbeleri kabul ederim. Çok merhametliyim.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ancak tevbe edip durumlarını düzelten ve (gerçeği) açıklayanların tevbelerini kabul ederim. Ben sürekli tevbeleri kabul eden ve rahmet sahibi olanım.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ancak tevbe edenler, (kendilerini) ıslah edenler ve (indirileni) açıklayanlar(a gelince); artık onların tevbelerini kabul ederim. Ben, tevbeleri kabul edenim, esirgeyenim.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ancak Peygamberin vasfını gizlemekten tevbe edenler, hallerini düzeltenler ve gizlediklerini (Peygamberin vasıflarını) açıklayanlar başka. Ben, artık onların günahlarını bağışlarım; ve ben Tevvabım= tevbeyi kabul edenim. Rahîm'im= çok merhametliyim.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlardan tevbe edenler, ıslahat yapanlar, gizlediklerini açıklayanlar ise; Ben onların tevbesini kabul ederim. Ben tevbeleri çok kabul eden ve çok rahmet edenim.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ancak, tövbe edip durumlarını düzeltenler ve bildiklerini açıklayanlar istisnadır. Ben onların tövbesini kabul ederim.
Besim Atalay
swap_vert close
Ancak, bana tövbe eden, yararlı iş gören, hakikati açıklayan kimseleri bağışlarım, ben'im bağışlayıcı, ben'im yarlıgayıcı
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ancak tövbe edip kendilerini düzeltenler ve gerçeği ortaya koyanlar müstesnadır. İşte Ben onların tövbesini kabul ederim. Zira Ben tövbeleri çokça kabul edenim, rahmeti sınırsız olanım.
Cemil Said
swap_vert close
Bana rücû’ idenlerin, tevbe iyleyenlerin ve hakîkati diğerlerine telkîn idenlerin tevbesini kabûl ideceğim tevbe idenleri severim, rahîmim.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
159,160. İndirdiğimiz belgeleri ve doğru yolu Kitab'da insanlara açıkladıktan sonra, gizleyen kimseler var ya, onlara hem Allah lanet eder, hem lanetçiler lanet eder, ancak tevbe edenler, ıslah olanlar ve gerçeği ortaya koyanlar müstesna; işte onların tevbesini kabul ederim. Ben, tevbeleri daima kabul ve merhamet edenim.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ancak tövbe edip durumlarını düzeltenler ve gerçeği açıkça ortaya koyanlar (lânetlenmekten) kurtulmuşlardır. Çünkü ben onların tövbelerini kabul ederim. Zira ben tövbeleri çok kabul edenim, çok merhamet edenim.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ancak tövbe edenler, kendilerini düzeltenler ve gerçeği açıkça ifade edenler bunun dışındadır. İşte bunların tövbesini kabul edeceğim. Doğrusu ben tövbeleri çokça kabul eden ve rahmeti bol olanım.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ancak tevbe edip durumlarını düzeltenler ve gerçeği açıkça ortaya koyanlar başkadır. Zira ben onların tevbelerini kabul ederim. Ben tevbeyi çokça kabul eden ve çokça esirgeyenim.
Edip Yüksel
swap_vert close
Ancak, yönelip kendilerini düzeltenler ve (kitabı) açıklayanlar hariç; onların tevbesini kabul ederim. Ben tevbeleri kabul edenim, Rahim'im.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ancak tevbe edip halini düzelterek gerçeği söyleyenler başka. İşte onları ben bağışlarım. Ben çok merhamet ediciyim, tevbeleri çokça kabul ederim.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
ancak tevbe edib hali düzeltib hakki söyliyenler başka, ben onlara bağışlarım, öyle rahîm tavvabım ben
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ancak tövbe edip durumlarını düzeltenler ve hakikati açıkça ortaya koyanlar (lânetlenmekten) kurtulmuşlardır. Ben onların tövbelerini kabul ederim. Hiç şüphesiz ben tövbeleri çokça kabul eden ve çok merhamet edenim.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ancak tevbe edip, kendisini düzelten ve gerçeği gizlemeyenlerin tevbelerini kabul ederim. Zira Ben, Tevbeleri Kabul Eden'im, Rahmetim Kesintisiz'dir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ancak tevbe (ve rücu) edenler, (hareketlerini) düzeltenler ve (hakıykatı gizlemeyib) iyice açıklayanlar başka. Ben artık onların günâhlarından geçerim. Ben en çok tevbeyi kabul edenim, en çok esirgeyenim.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ancak tevbe edip (hâllerini) düzeltenler ve (gizlediklerini) açıklayanlar müstesnâ; işte onlar var ya, onların tevbelerini kabûl ederim. Çünki ben, Tevvâb (tevbeleri çok kabûl eden)im, Rahîm (merhameti bol olan)ım.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ancak onlardan tövbe etmiş, hâllerini düzeltip gerçekleri açıklamış olanlara gelince: Ben onların tövbelerini kabul ederim. Zira tövbeleri kabul eden, çok merhamet eden benim.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Bundan sonra, kim vazgeçer, (tövbe ederse) hatalarını düzeltir, yaptığı hatalarını açıklayıp ilan ederse, Ben de onlara azap etmekten vazgeçerim. Zira en çok ceza vermekten vazgeçen (Tevvab) ve en merhametli olan benim.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ancak o kimseler ki tövbe ederler, düzelirler, doğruyu açıktan açığa söylerler, artık onların tövbelerini onarım. Tövbeleri onayıcı, esirgeyici olan yalnız Benim.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ancak tövbe ve ıslah-ı nefs edenler, Tevrat/ta beyân ettiğimizi gizlemeyip belli eyleyenler başka, artık ben onların tövbesini kabul ederim. Ben tövbeyi çok kabul eden, bağışlayan Zât/ım.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ancak, tevbe edenler ve kendilerini düzeltenler ve (gerçeği) açıklayanlar başka. Onların tevbesini kabul ederim. Çünkü Ben Tevvâb’ım, Rahîm’im.
Kadri Çelik
swap_vert close
Ancak (ardından) tevbe edenler, ıslah olanlar ve (gizlemiş olduklarını) açıklayanlar müstesna. İşte ben onların tevbesini kabul ederim. Şüphesiz ben tevbeleri kabullenen ve merhamet edenim.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ancak; tövbe edip kendilerini düzelten ve gizlemiş oldukları gerçekleri açıklayanlar bunun dışındadır, işte onların tövbesini kabul edeceğim. Çünkü Ben çok bağışlayıcı ve çok merhametliyim.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ancak tevbe etmiş, islah olmuş / düzelmiş ve bunu beyan etmiş (açıklamış) kimseler başka! İşte onlara tevbe kabul ederim. Ben Rahîm Tevvâb’ım.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ancak, pişman olup hatalarını tamir edenleri ve suçlarını itiraf edenleri bağışlayabilirim. Çünkü engin sevgi yükümle ben yalvarılara dayanamam.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah’ın istemediği şeyi yapanlar, pişman olup bir daha yapmayacaklarına dair tövbe edip durumlarını düzeltirse; gerçekleri ortaya çıkarmak için mücadele etmeye başlarsa, lanetten kurtulmuşlardır. Aksi halde hangi nedenle olursa olsun, hangi şekilde olursa olsun; ayetlerimizi gizleyenler lanetlenmiştir. Onun için hatalı olanlar hatalarından dönüp tövbe etsinler. Tövbe edenlerin tövbelerini kabul ederim. İnsanlara merhametli davranırım!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ancak tevbe edip kendilerini düzeltenler [*] ve (gerçeği) açıkça ortaya koyanlar başkadır. Ben onların tevbelerini kabul ederim. Ben tevbeleri çok kabul edenim; çok merhametli olanım.
Tevbe ve ıslahın cezaları düşürmesiyle ilgili bkz. Âl-i İmrân 3:89, dipnot 8.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ancak Allah’ın istediği gibi davranıp gerçekleri açıklayarak tevbe edenler, bunun dışındadır. Ben, onların tevbelerini kabul ederim. Çünkü Ben, tevbeleri kabul eden ve çok merhamet edenim.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ancak, tevbe edenler, kendilerini düzeltenler ve (tebliğ edilen) hakikati duyuranlar bunun dışındadır: Onların tevbesini kabul edeceğim; zira yalnız Benim tevbeleri kabul eden, rahmet dağıtan.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ancak tövbe ile doğru yola dönenler, durumlarını düzeltenler ve bu Kuran’da ki gerçekleri beyan edenler hariç. İşte ben onların tövbelerini kabul ederim. Zira tövbeleri çokça kabul eden ve merhamet eden sadece benim. 3/89, 20/82
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Fakat tevbe edenler, kendilerini ıslah edenler ve gizlediği gerçeği açıklayanlar hariç. İşte onların tevbelerini kabul edeceğim: Zira, sadece Benim tevbeleri çokça kabul eden, merhameti sonsuz olan.[³¹⁵]
[315] Tevbe, bir “yeniden kazanma” iradesidir. Allah’a tevbe etmek, insanın kendisini yeniden kazanması için Allah’tan yardım talebidir. Bu bir onarım faaliyetidir. Zımnen: “Allah’ım ben kendimi kaybetmişim! Fakat kendimi yeniden kazanmak istiyorum! Kendimi onarmama yardım et!” Bunu yürekten talep edenlere Allah yardım edeceğini vaad etmektedir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ancak (yaptıklarından pişman olarak) tevbe edenler, durumlarını düzeltenler, gizledikleri şeyi açıklayanlar (Peygamberlerin tümüne iman ettiklerini bildirenler) başkadır, Ben onların tevbelerini kabul ederim, çünkü Ben tevbeyi kabul eden ve çok merhamet edenim.
Osman Fırat
swap_vert close
Ancak tövbe edip durumlarını düzeltenler ve gerçeği açıkça ortaya koyanlar (lânetlenmekten) kurtulmuşlardır. Çünkü ben onlann tövbelerini kabul ederim. Zira ben tövbeleri çok kabul edenim, çok merhamet edenim.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ancak tövbe edenler, ıslahta bulunanlar ve açıklayanlar müstesna. İşte onların tövbelerini kabul ederim. Ve tevvâb, rahîm olan ancak Ben'im.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ancak onlardan tövbe edip hallerini düzelten ve gerçekleri açıklayanlara gelince: Ben onların tövbelerini kabul ederim. Zira tövbeleri kabul eden, çok merhametli olan Ben'im.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ancak tevbe edip uslananlar ve (gerçeği) açıklayanlar başka. Onları bağışlarım. Çünkü ben tevbeyi çok kabul edenim, çok esirgeyenim.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ancak şunlar ki (bu ketm-i hak günâhından) tevbe idenler ve bozub ifsâd iylediklerini düzeltdiler (yâhud) sâlih işler işlediler ve (ketm iyledikleri şeyleri) beyân ve izhâr iylediler, ben onların günâhlarını 'afv iylerim. Çünki tevbeyi kabûlde ve îsâl-i rahmetde son derece kerîmim.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Tevbe eden (hatasından tam olarak dönen), kendini düzelten ve gizlediklerini açıklayanlar başka; onların tevbesini kabul ederim. Tevbeleri kabul eden ve iyiliği bol olan Benim.
Şaban Piriş
swap_vert close
Ancak tevbe edenler, hallerini düzeltenler ve onu açıklayanlar müstesna. Bunların tevbelerini kabul ederim. Tevbeleri kabul eden, bağışlayan benim!
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ancak tevbe edip durumlarını düzelten ve sakladıkları şeyi açıklayanlar müstesnâdır; Ben onların tevbelerini kabul ederim. Çünkü Ben tevbeleri kabul eden sonsuz rahmet sahibiyim.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Tövbe edip hallerini düzeltenlerle gerçeği açıklayanlar müstesna. İşte böylelerinin tövbesini kabul ederim. Doğrusu ben tövbeleri çok çok kabul edenim, rahmeti sınırsız olanım.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
illā anlar kim tevbe eylediler, daħı eyü işlediler; daħı bellü eylediler; tevbe virürin anlara ya'nį ķabūl eylerin; daħı ben tövbe viriciyin raḥmet ķılıcı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İllā anlar kim tevbe eylediler, daḫı eylük eylediler ve beyān eylediler. Pesanlaruñ ben tevbesin ḳabūl iderin. Daḫı ben yarlıġayıcı‐men raḥmet idici‐men.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Mən ancaq tövbə edənləri, yaxşı işlər görənləri və (Tövratda buyurduqlarımı) bəlli edənləri əfv edərəm. Mən tövbələri qəbul edənəm, mərhəmətliyəm!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Except such of them as repent and amend and make manifest (the truth). These it is toward whom I relent. I am the Relenting, the Merciful.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Except those who repent and make amends and openly declare (the Truth): To them I turn; for I am Oft-returning, Most Merciful.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِلَّا
ancak
الَّذ۪ينَ
o kimse- ler ki
تَابُوا
tövbe ettiler
وَاَصْلَحُوا
ve islah ettiler
وَبَيَّنُوا
ve beyan ettiler
فَاُو۬لٰٓئِكَ
artık işte onlar
اَتُوبُ عَلَيْهِمْۚ
tövbelerini kabul ederim
وَاَنَا
ve Ben
التَّوَّابُ
Tevvâb'ım
الرَّح۪يمُ
Rahîm'im
Ancak tövbe edip (nefislerini) ıslah edenler ve (yanlış yaptıklarını) beyan ed(ip gerçeği açıkça ortaya koy)anlar başkadır; çünkü Ben onların tövbelerini kabul ederim. Zira Ben Tevvâb'ım, Rahîm'im (Bana dönenlerin dönüşünü kabul edenim, isimlerimde ve fiillerimde her zaman rahmeti tecelli edenim).
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
تَابَ
Fiil-I
ت و ب
Yöneldi, tövbe etti, tövbeleri kabul etti
اَصْلَحَ
Fiil-IV
ص ل ح
Islah etti, düzeltti, elverişli bir hâle getirdi
بَيَّنَ
Fiil-II
ب ي ن
Açıkladı, beyan etti, gösterdi
اُولٰٓئِك
İşaret zamiri
اُولٰٓئِك
İşte onlar, işte, böylece
تَابَ
Fiil-I
ت و ب
Yöneldi, tövbe etti, tövbeleri kabul etti
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
اَنَا
Zamir
اَنَا
Ben
تَوَّاب
Etken fiil
ت و ب
Tevvâb (Allah'ın esması, ismidir. Tövbeleri, kendisine dönenlerin dönüşünü kabul eden demektir), tövbe eden
رَحِيم
İsim
ر ح م
Rahîm (Allah'ın esması, ismidir. İsimlerinde ve fiillerinde her zaman rahmeti tecelli eden demektir), merhametli