close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 155. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velenebluvennekum bişey-in mine-lḣavfi velcû’i venaksin mine-l-emvâli vel-enfusi ve-śśemerât(i)(k) vebeşşiri-ssâbirîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Andolsun ki mutlaka sizi birazcık korkuyla, açlıkla, mal, can ve meyve noksanıyla sınayacağız. Müjdele sabredenleri.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Andolsun, Biz sizi; biraz korkuyla (doğal ve sosyal afetler ve düşman saldırılarıyla), açlık (ve kıtlıkla) ve bir parça da mallardan, canlardan ve semerat (ürün ve evlatlar)dan noksanlaştırmakla (hastalık ve sakatlıkla) imtihan edeceğiz. (Tedbirli ve temkinli hareket ederek) Sabır (sükûnet ve teslimiyet) gösterenleri müjdele (ki, sadece onlar sevaba ve başarıya erişeceklerdir).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Muhakkak ki, ölüm tehlikesiyle, korku ve açlıkla, mal, can ve yiyecek içecek gibi ürünlerin azaltılmasıyla sizi sınayacağız. Ama zorluklara karşı sabredip sebat ve dayanıklılık gösterenlere iyliklerin geleceğini müjdele.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İmanınızdaki sadakati ölçmek için sizi, mutlaka, korku, açlık, kıtlık ile; sahip olduğunuz servetin bir kısmını eksilterek, malları telef ederek, can kaybına, sakatlığa maruz bırakarak, mahsulünüzü âfete uğratarak imtihan ederiz. Sabrederek mücadeleye devam edenlere, dünyada yardım, zafer ve devlet, âhirette cennet müjdesini ver.
Kur’ân-ı Kerim 46/35 âyetteki “sabır” dikkate alınarak diğer âyetlerde “sabrederek mücadeleye devam” ifadesine yer verilmiştir.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Biz sizi biraz korku, biraz açlık ve biraz mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmeyle imtihan edeceğiz. Sabredenleri müjdele!
Ali Bulaç
swap_vert close
Andolsun, biz sizi biraz korku, açlık ve bir parça mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan edeceğiz. Sabır gösterenleri müjdele.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ey müminler, (itaatkârı âsi olandan ayırd etmek için) sizi biraz korku, biraz açlık, biraz da mallardan, canlardan ve mahsüllerden yana eksiltme ile, andolsun imtahan edeceğiz. (Ey Habibim) sabredenlere (lütuf ve ihsanlarımı) müjdele.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Biz, sizi bir miktar korku ve açlık ile ve mallarda, canlarda ve ürünlerde eksiltme yapmakla deneyeceğiz. (Sabredip etmeyeceğinizi ortaya çıkaracağız.) Artık sen sabredenleri müjdele!...
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Elbette sizi korku, açlık; mallar, canlar ve ürünlerden eksiltmekle deneriz. Sabredenleri müjdele!
Besim Atalay
swap_vert close
Korkuyla, açlıkla, mal, can, yemişler gibi şeyleri eksiltmekle, her halde sizleri sınıyoruz, katlananı müjdele
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Sizi mutlaka korkuyla, açlıkla, (sahip olduğunuz) mallarınızın bir kısmını eksiltmekle (ya da telef etmekle), can kaybına uğratmakla (veya sakatlığa maruz bırakmakla), mahsulünüzü afete uğratmakla (kıtlıkla) imtihan edeceğiz. Sabredenleri müjdele! 
Bkz. 2/45, 153, 14/7  
Cemil Said
swap_vert close
Biz sizi açlık ve havf ile imtihân ideceğiz emvâl ve nüfûsunızı kesr ideceğiz, Yâ Muhammed! bu mesâ’îbe sabır ile tahammül idenlere tebşîrâtda bulun.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Muhakkak sizi biraz korku, biraz açlık ve mallardan, canlardan, ürünlerden biraz eksiltmekle deneriz, sabredenleri müjdele.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla; mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle sınayacağız. Sabredenleri müjdele!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Andolsun ki sizi biraz korku ve açlık; mallardan, canlardan ve ürünlerden biraz azaltma (fakirlik) ile deneriz. (Ey Peygamber!) Sabredenleri müjdele!
Edip Yüksel
swap_vert close
Sizi korkuyla, açlıkla, para, can, ve ürün kaybıyla sınayacağız. Müjde ver sabredenlere…
Dünyadaki sınav, her koşul altında SADECE Tanrı'ya kulluk edeceğimizi kanıtlamak için düzenlenmiştir (29:2).  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Çaresiz biz sizi biraz korku, biraz açlık, biraz da mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltme ile imtihan edeceğiz. Müjdele o sabredenleri!
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
çaresiz sizleri biraz korku, biraz açlık, biraz maldan, candan ve hasılâttan eksiklik ile imtihan edeceğiz, müjdele o sabırlıları
Emrah Demiryent
swap_vert close
Kasem olsun ki (hanginizin daha güzel amel yapacağınızı sizin için ortaya çıkarmak ve böylece dünyada iken yaptıklarınıza, hesap gününde kendinizi şahit tutmak için) sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek imtihân edeceğiz. (Habibim!) Sabredenleri müjdele.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ant olsun! Biz; sizi, korku ve açlıkla; mallarınızı, canlarınızı ve ürünlerinizi kayba uğratarak belalandıracağız¹. Sabredenleri müjdele.
1- Sınava tabi tutacağız.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Andolsun, sizi biraz korku, (biraz) açlık, (biraz da) mallardan, canlardan ve mahsullerden yana eksiltme ile imtihan edeceğiz. Sabredenlere (lutf-ü keremimi) müjdele.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Sizi mutlaka biraz korku ve açlık, biraz da mallardan, canlardan ve mahsûllerden bir noksanlık ile imtihân edeceğiz. (Ey Resûlüm!) O hâlde sabredenleri (Cennetle) müjdele!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (dünya hayatında) sizi mutlaka biraz korku (doğal ve sosyal afetler ve sıkıntılarla) ve açlık, biraz da mallardan, canlardan ve mahsullardan (ürünlerden) bir noksanlık ile sınayacağız. (Resulüm!) O hâlde sabredenleri (ebedi ve mutlu bir hayatla) müjdele. *
(*) Müslümanlar Mekke’den Medine’ye göç ederek müşriklerin saldırılarından kısmen kurtulmuşlardı. Bununla birlikte hicretin ilk yıllarında hâlâ kaygı ve korkuları vardı; yeni vatanları olan Medine de putperestlerin tehdidi altındaydı. Nitekim kısa zaman sonra çatışmalar başladı. Bu arada müslümanlar ağır maddî sıkıntı çekiyorlardı; hicret edenler mallarını geride bırakmışlardı, çatışmalarda da mal ve can kaybına uğruyorlardı. İmkânlarını kardeşçe paylaşmalarına rağmen –Peygamber ailesi de dahil olmak üzere- çok zaman günlerce karınlarını doyuramıyorlardı. Âyette özellikle Medine döneminin ilk yıllarındaki bu sıkıntılara işaret edilmekle beraber, genel anlamda Allah’ın insanları bu tür sıkıntılarla imtihan etmesi her zaman mümkün olduğundan, âyetin anlamı ve amacı da mutlak ve geneldir. Buna göre Allah müslümanları o zaman denemiştir, dilediği her zaman da dener. Allah’a dayanıp sıkıntıları altında ezilmeyenler hem dinî hem de dünyevî bakımdan hep kazanmışlardır; bu Allah’ın yasasıdır. Onun için 155. âyetin sonunda “Sabredenleri müjdele” buyurularak yeniden sabra vurgu yapılmış; 156. âyette bu sabrın imanla ve teslimiyetle bütünleşmiş bir sabır olduğu özellikle belirtilmiştir. Bu âyetler bir yandan Hz. Peygamber’le ona inanan ilk müslümanların sahip oldukları kesin imanla yüksek ahlâkı ve üstün moral gücünü yansıtmakta; bir yandan da örnek müslümanın karakteristik yapısını tanımlamaktadır. Bu yapının temel taşı Allah’a sarsılmaz iman, güven ve teslimiyettir; sadece Allah’a ait olduğumuzun ve en sonunda O’na döneceğimizin bilinci içinde, başarı ve kurtuluşu da yalnız Allah’tan beklemek, bu imanın bir ürünü olarak Allah karşısında her zaman ümitli ve iyimser olmak, düşmanlar karşısında da onurlu ve kişilikli olmaktır…(Kur’an Yolu Tefsiri)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sizi korku ve açlık ile mallardan, canlardan ve kazançlardan eksiltmek suretiyle imtihan ediyoruz. Sabredenleri müjdele.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten Biz sizi korku, açlık, mal, can, ürün eksikliği gibi şeylerle sınarız. Sen bunu katlananlara müjdele.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
* Sizi biraz korku ile, açlıkla, emval ve nüfus ve mahsulât noksaniyle [²] deneriz [³]. Sen de katlananlara müjde et.
[2] Düşman korkusu, kıtlık, açtık ile, helâk sebebi ile emvâl noksanı, hastalık ve ölüm sebebi ile, nüfus noksanı ile, kuraklık ile veya çalışmayarak hâliyle bırakmak ile, yahut afat ı semaviye ve arziye ile gelen mahsûl azlığı ve neslin kesilmesi ile.[3] Belâya tahammül eden ile etmeyeni, muti' ile âsiyi ayırt için.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Andolsun Biz⁹⁷ sizi korku ve açlık ile mallarınızda, canlarınızda/organlarınızda⁹⁸ ve ürünlerinizde (uğrayacağınız) bir kısım kayıplar ile sınarız. Sabredenleri müjdele.
97 Kur’an’da Cenab-ı Hak bazen “Biz” zamirini kendisi için de kullanır. Bu Arapça belâgatta sık kullanılan bir hitap şeklidir. Hükümdarların ve güçlü olanların kullandığı bir zamirdir. Kısaca buna “Hükümranlık biz’i” denir. Nitekim İngilizcede “sen” ve “siz” zamiri aynıdır. Dillerin kendilerine göre özellikleri vardır. 98 Canlarda vuku bulan bir kısım kayıp ile özürlülük hâli kastedilmektedir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Muhakkak sizi biraz korku ve açlık ve mallardan, canlardan, ürünlerden biraz eksiltmekle deneriz. Sabredenleri müjdele.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Andolsun ki, sizi bazen çetin korkularla, bazen açlık ve yoksullukla, bazen de servetinizi, sağlığınızı ve ürünlerinizi elinizden alarak imtihân edeceğim. Sabredenleri müjdele!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Sizi Mallar’dan, Canlar’dan ve Ürünler’den eksiltmek; Açlık’tan ve Korku’dan tattırmak suretiyle deneriz. Sabredenler’i müjdele!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Biz, biraz korku ve açlıkla; biraz da mal, can ve ürün kaybına uğratmak suretiyle, sizleri sınava tabi tutacağız. Sabır küplerine bu müjdeyi verebilirsin.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Andolsun! Sizleri korkuyla, açlıkla, mallarınızdan, canlarınızdan, ürünlerinizden eksilterek deneriz. İmtihanımız başlarına gelince; inançlarında sağlam olanlarla, inancında gevşeklik göstermeyenleri müjdele!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki sizi biraz korku ve açlık; (ayrıca) mallardan, canlardan ve ürünlerden azaltma (fakirlik) ile imtihan edeceğiz. Sabredenleri müjdele! [*]
Bu ayet Nisâ 4:62, 79, Kasas 28:47, Rûm 30:41, Şûrâ 42:30 ve 48. ayetlerle birlikte okunmalıdır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Biz, sizi (dünya hayatı boyunca) korku, açlık ve mal, can ve ürün eksiltmeleri ile mutlaka imtihan edeceğiz.¹ Bunu sabredenlere müjdele.
1 Bazı müfessirler, buradaki imtihan vesilesi olan şeyleri, farz ibâdetlerin sonuçlarına işaret gibi görerek: “korkuyu” Allah korkusuna, “açlığı” Ramazan orucuna, “mal eksikliğini” zekâta, “nüfus eksikliğini” cihad ve şehitliğe,“ürün eksikliğini” çocuk ve mal kayıplarına benzetmişlerdir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Muhakkak ki ölüm tehlikesiyle ve açlıkla, dünya malının, canın ve [alınteri] ürünlerinin kaybı ile ¹²⁵ sizi sınayacağız. Ama zorluklara karşı sabredenlere iyi haberler müjdele;
125 Lafzen, “bir şeylerle”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Andolsun ki sizi biraz korku, biraz açlık, mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmek suretiyle mutlaka imtihan edeceğiz. Sabredenleri müjdele! 22/35, 16/112
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Kesinlikle sizi korkuyla,[³⁰⁵] açlıkla, mal, can ve verim kaybıyla sınarız. Ama sabredenleri müjdele![³⁰⁶]
[305] Allah’tan başkasından korkan iki cezaya çarptırılır: Korkunun kendisi ve korktuğunun başa gelmesi. [306] Kısa bir süre sonra Bedir’le başlayacak zorlu sürece işaret ediliyor ve sınavı başarıyla verebilmek için nasıl bir tavır takınılması gerektiği öğretiliyor.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey iman edenler) Andolsun ki, sizi biraz korku açlık, biraz da mallardan canlardan ürünlerden azaltma (fakirlik) ile imtihan edeceğiz. (Ey Muhammed) Sabreden kullarımı müjdele (Onlar sabretmekle büyük mükafatlara ereceklerdir.)
Osman Fırat
swap_vert close
Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Vallahi Biz sizleri elbette biraz korku ile, açlık ile mallardan, canlardan, mahsulattan biraz eksiklik ile imtihan edeceğiz. Sabredenleri müjdele.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Biz mutlaka sizi biraz korku ile, biraz açlık ile, yahut mala, cana veya ürünlere gelecek noksanlıkla deneriz. Sen sabredenleri müjdele!
Süleyman Ateş
swap_vert close
Andolsun, sizi korku, açlık, mallar(ınız)dan canlar(ınız)dan ve ürünler(iniz)den eksiltmek gibi şeylerle deneriz; sabredenleri müjdele.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Sizi korku, açlık, malda, nüfûsda, meyve ve mahsûlde noksan gibi şeylerle imtihân kılacağız. (Yâ Muhammed) Bu mesâibe sabır idenleri tebşîr it.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Mallarınızdan, canlarınızdan ve ürünlerinizden eksilterek, sizi biraz korku ve biraz açlıkla yıpratıcı bir imtihandan geçireceğiz, bundan kaçış olmaz. Sen sabırlı davrananlara müjde ver.
Şaban Piriş
swap_vert close
Sizi, biraz korku, açlık, mallardan, canlardan, ürünlerden yana eksiltmekle imtihan ederiz. Sabredenleri müjdele!
Ümit Şimşek
swap_vert close
Biz sizi biraz korku ve açlıkla, biraz mal, can ve ürün eksikliğiyle sınayacağız. Müjdele o sabredenleri!
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yemin olsun ki, sizi korku, açlık; mallardan-canlardan-meyvelerden eksiltme türünden bir şeyle mutlaka imtihan edeceğiz. Sabredenlere müjdele.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı śınaruz sizi nesene-y-ile, ķorķudan daħı açlıķdan daħı eksmekden: mallardan daħı nefslerden daħı yimişlerden; daħı muştıla śabr eyleyicilere.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı sizi ṣınar‐biz bir neste‐y‐ile ḳorḳudan ve açlıḳdan, māllar eksük olmaḳbile, nefsler eksük olmaḳ bile, yemişler eksük olmaḳ bile. Daḫı muştıla cen‐neti yā Muḥammed ṣabr eyleyicilere.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Əlbəttə, Biz sizi bir az qorxu, bir az aclıq, bir az da mal, can (övlad) və məhsul qıtlığı ilə imtahan edərik. (Ya Rəsulum! Belə imtahanlara) səbr edən şəxslərə müjdə ver!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And surely We shall try you with something of fear and hunger, and loss of wealth and lives and crops; but give glad tidings to the steadfast,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Be sure we shall test you with something of fear and hunger, some loss in goods or lives or the fruits (of your toil), but give glad tidings(159) to those who patiently persevere,
159 The glad tidings are the blessings of Allah in 2:157 or (which is the same thing) the promise in 2:153 that Allah will be with them.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَنَبْلُوَنَّكُمْ
andolsun ki sizi imtihan ederiz
بِشَيْءٍ
bir şeyle
مِنَ الْخَوْفِ
korkudan
وَالْجُوعِ
ve açlıktan
وَنَقْصٍ
ve bir eksiltmeyle
مِنَ الْاَمْوَالِ
mallardan
وَالْاَنْفُسِ
ve canlardan
وَالثَّمَرَاتِۜ
ve ürünlerden
وَبَشِّرِ
ve müjdele
الصَّابِر۪ينَۙ
sabredenleri
Andolsun ki Biz, sizi biraz korku ve açlıkla, biraz da mallar(ınız)dan, canlar(ınız)dan ve ürünler(iniz)den eksilterek (fakirlikle) imtihan ederiz. (Resulüm! Bunlara) Sabredenleri müjdele!
بَلٰى
Fiil-I
ب ل و
İmtihan etti, denedi, test etti, bela verdi
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
خَوْف
İsim
خ و ف
Korku
جُوع
İsim
ج و ع
Açlık
نَقْص
İsim
ن ق ص
Eksiltme
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مَال
İsim
م و ل
Mal, sermaye
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
ثَمَرَات
İsim
ث م ر
Mahsuller, ürünler, meyveler
بَشَّرَ
Fiil-II
ب ش ر
Müjdeledi
صَابِر
Etken fiil
ص ب ر
Sabreden