close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 154. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velâ tekûlû limen yuktelu fî sebîli(A)llâhi emvât(un)(c) bel ahyâun velâkin lâ teş’urûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Allah yolunda öldürülenlere de ölü demeyin. Onlar diridir ama siz anlamazsınız.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Allah yolunda (yani, milli savunma; halkın huzurunu, onurunu ve namusunu koruma, Hakk ve adaleti hâkim kılma uğrunda çalışıp; düşmanlar ve anarşist saldırganlarla çarpışarak) öldürülen (şehit)lere, sakın "ölüler" deyip (gaflete düşmeyin, çünkü) bilakis onlar (gerçek ve yüksek bir hayata geçmiş olarak) diridirler. Velâkin siz bunun farkında ve şuurunda değilsinizdir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah yolunda öldürülenlere “onlar öldü gitti” demeyiniz. Hayır, onlar yaşıyor, ama siz farkında değilsiniz.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah yolunda, İslâm uğrunda canlarını feda eden yiğitlere, ölüler demeyin. Hayır onlar ölü değil, ebedî hayat ile diridirler. Fakat siz onlardaki hayatın farkına varamazsınız.
Ahmet Varol
swap_vert close
Allah yolunda öldürülenlere 'ölüler' demeyin. Aksine onlar diridirler ancak siz farkedemiyorsunuz.
154.İbnu Mende`nin Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre Temim bin Hammam Bedir`de şehid edildi. Bu ayeti kerime de gerek o ve gerekse şehid edilen diğer sahabiler hakkında indirildi.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Ve sakın Allah yolunda öldürülenlere 'ölüler' demeyin; hayır onlar diridirler. Fakat siz bunun şuurunda değilsiniz.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Allah yolunda öldürülenlere: “- Onlar ölüler'dir” demeyin. Hakikatte onlar diridirler. Fakat siz anlayıp bilemezsiniz.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Allah yolunda şehit edilenlere ölüler demeyiniz. Hayır, onlar diridirler. Fakat siz idrak etmiyorsunuz.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah yolunda öldürülenlere “ölüler” demeyiniz; aksine onlar diridirler, fakat siz anlayamazsınız.
Besim Atalay
swap_vert close
Allahın yolunda öldürülmüş olanlara : «Ölüdürler» demeyiniz, onlar diridirler, siz anlamazsınız!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ve Allah yolunda hayatlarını feda eden (şehit)lere “Ölüler” demeyin. Bilakis, onlar (sizin bilmediğiniz bir biçimde Allah'ın lütfettiği nimetler içinde) yaşıyor, ama siz farkında değilsiniz. 
Bkz. 3/169  
Cemil Said
swap_vert close
Fîsebîlillah cân virenlere ölmüşdür dimeyiniz ânlar sağdırlar fakat siz anlamıyorsınız.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah yolunda öldürülenlere "Ölüler" demeyin, zira onlar diridirler, fakat siz farkında değilsiniz.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Allah yolunda öldürülenlere “ölüler” demeyin. Hayır, onlar diridirler. Ancak siz bunu bilemezsiniz.[41]
Âyette, şehitlik mertebesinin yüceliği vurgulanmaktadır. Aynı anlamda bir ifade için Âl-i İmran sûresinin 169. âyetine bakınız.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Allah yolunda öldürülenler için “ölüler” demeyin. Hayır, onlar diridirler, fakat siz bilemezsiniz.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah yolunda öldürülenlere «ölüler» demeyin. Bilakis onlar diridirler, lâkin siz anlayamazsınız.
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH yolunda öldürülenlere, "Onlar ölülerdir," demeyin. Aksine onlar diridir fakat siz farkında değilsiniz.
İnananların bu dünya ile ilişkileri kesilmesine rağmen, bir başka boyutta yaşantıları vardır. Bak 3:169.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Allah yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin. Hayır, onlar diridirler. Fakat siz sezemezsiniz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
ve Allah yolunda katlolunanlara ölüler demeyin hayır diridirler ve lâkin siz sezmezsiniz
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ve (sakın) Allah yolunda öldürülenlere, “ölüler” demeyin. Hayır, (bilakis) onlar diridirler. Fakat siz bunu anlayamazsınız.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Allah yolunda öldürülenler için, “ölüler” demeyin. Bilakis, onlar “diri”dirler,¹ ancak siz, bunu kavrayamazsınız.
1- Kur'an'a göre her canlı ölümlüdür. Dolayısı ile şehitler de ölürler. Bu kesin bir bilgidir. Bu ayette söz konusu edilen “dirilik” ile, kastedilen şey, “Allah yolunda ölmenin karşılığında, sahip olunacak mevki, makam ve itibarın değeridir.” Bu, öyle güzel bir makamdır ki hiçbir canlılık ona denk olamaz.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Allah yolunda öldürülmüş olanlar için «ölüler» demeyin. Bil'akis onlar diridirler. Fakat siz iyice anlamazsınız.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve Allah yolunda öldürülenlere “ölüler” demeyin! Bil'akis (onlar) hayatdârdırlar, fakat (siz) anlayamazsınız.(1)
(1)“Evet şühedâ (şehîdler), hayât-ı dünyevîyelerini tarîk-ı hakta (hak yolunda) fedâ ettikleri için, Cenâb-ı Hakk kemâl-i kereminden (ikrâmının bolluğundan) onlara hayât-ı dünyeviyeye benzer, fakat kedersiz, zahmetsiz bir hayâtı, âlem-i berzahta (kabir âleminde) onlara ihsân eder. Onlar kendilerini ölmüş bilmiyorlar. Yalnız kendilerini daha iyi bir âleme gittiklerini biliyorlar. Kemâl-i saâdetle (tam bir saâdetle) mütelezziz oluyorlar (lezzet alıyorlar). Ölümdeki firak (ayrılık) acılığını hissetmiyorlar. Ehl-i kubûrun (kabir ehlinin) çendan(gerçi) ruhları bâkīdir (ölümsüzdür), fakat kendilerini ölmüş biliyorlar. Berzahta (kabir âleminde) aldıkları lezzet ve saâdet, şühedânın lezzetine yetişmez.” (Mektûbât, 1. Mektûb, 3)Ayrıca bakınız; (sahîfe 69, hâşiye 2)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve Allah yolunda (Allah’ın izin verdiği meşru müdafaa savaşında saldırganlar tarafından) öldürülenlere" ölüler "demeyin: Bilakis, onlar (mahiyetini bilmediğiniz bir şekilde gerçek ve yüksek bir hayata geçmiş olarak ruhen) yaşıyorlar, ama siz farkında değilsiniz.*
(*) Yani bunların da dünya ile ilişkileri tamamen kesilir, bedenleri de çürür gider, kıyamete kadar bedenen yok olurlar, ama bir başka boyutta tatlı ve güzel rüyaları görenler gibi ahiret gününe kadar ruhen yaşıyorlar. Zaten ölenlerinin hiçbirinin ruhu de ölmez. Yani Kur’an’a göre her canlı ölümlüdür, peygamberler ve Allah yolunda öldürülenler de buna dâhildir. Zaten ayette de onlar için (لِمَنْ يُقْتَلُ)’’ öldürülenler’’ deniliyor. Demek ki herkes gibi onlar da ölüyorlar. Bu nedenle ne bunların ne de hiçbir insanın ruhu bedenlerinde veya kabirlerinde değildir. Yani Allah yolundaki/meşru müdafaa savaşındaki/ şehitler de ölürler, bedenen ve cismen yaşamıyorlar, ruhları ise güzel ve tatlı rüyaları görenler gibi ahirette kadar uyumaya devam ediyor. Rızıkları konusuna gelince; bu, onların ruhen mutlu olduklarının bir ifadesidir, yoksa cennet nimetlerinden yiyip içiyorlar değil, çünkü bedenden ayrılan ruhların yemeğe ve içmeye (rızıklanmaya) ihtiyaçları yoktur. Özetle, onların bu durumlarının kabirle (kabir hayatıyla) hiçbir alakası yoktur, çünkü kabir hayatı diye bir şey söz konusu değil ve dolayısıyla kabir azabı da yoktur. (الله اعلم) Ayrıca milyonlarca ölen insanın cesedi yakılıp kül haline getirilmektedir. Yani bunlar kabre konulmuyor. Peki bunların cesetleri ve kabirleri yoksa, kabir azabını nasıl görecekler? Yine Kabir hayatının olduğunu iddia edenlere diyoruz ki, lütfen gitsinler herhangi bir kimsenin veya şehit bildikleri birinin mezarını açıp baksınlar bakalım! Neyi görecekler! Çürümüş kemiklerden başka bir şey görebilecekler mi? İşte Kur’an’ın bütün ayetlerinden kesin olarak anlaşılıyor ki, azap ahirettedir, başka bir yerde değil. (لله اعلم)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz. Bilakis onlar sizin bilmediğiniz bir şekilde diridirler, fakat siz bilemezsiniz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Allah yolunda öldürülenler için: « Ölüler» demeyin. Yok onlar diridirler. Ancak, siz bunu anlayamazsınız.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Allah yolunda katlolunanlara «ölüler» demeyin. Belki onlar dirilerdir. Lâkin siz farkında olmazsınız [¹]
[1] Onların hayatlarının keyfiyetini bilmezsiniz.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Allah yolunda öldürülenlere “ölüler” demeyiniz. Bilakis onlar diridirler. Fakat siz farkında değilsiniz.
Kadri Çelik
swap_vert close
Allah yolunda öldürülenlere, “Ölüler” demeyin; zira onlar diridirler, fakat siz farkında değilsiniz.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah yolunda canlarını fedâ edenleri, sıradan ölüler gibi ölü olarak nitelendirmeyin! Hayır, aslında onlar, sizin bilmediğiniz bir biçimde, hem de sonsuz nîmetler içinde yaşıyorlar fakat siz farkında değilsiniz. Onlar kurtuluşa erdiler, siz asıl kendi imtihânınızı düşünün:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Allah yolunda öldürülen kimseler için “ölüler” demeyin! Aksine diridirler; ama bilincinde olmazsınız.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah yolunda öldürülenlere: " ölü " demeyin. Onlar diridir ama, siz hissedemezsiniz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah yolunda mücadele ederken öldürülenler olursa; sakın onlar için ölüler demeyin. Hayır! Onlar verdikleri mücadele ruhuyla, azimleriyle, kararlılıklarıyla, sizlere örnektir. Örneklikleriyle aranızda diri olarak yaşarlar. Bedenen ölseler bile örneklikleri devam eder. Sizler onların örnekliğini tam olarak bilemezsiniz.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Allah yolunda öldürülenlere ‘ölüler’ demeyin! Aslında onlar diridir ancak siz anlayamazsınız. [*]
Bilinen anlamdaki “şehit” kelimesi Kur’an’da geçmez. Kur’an’da [şehid] ve [şüheda] kelimeleri, “şahit” ve “şahitler” anlamındadır. Allah yolunda öldürülenler, bedenen ölmüş olsalar da hayatlarıyla ve ölüm anlarıyla hak ve hakikate şahit olmuşlardır. İmanını hakka, hakkı da imanına şahit tutanlar Allah katında bir dirilikle varlıklarını devam ettirmektedir. Allah yolunda öldürülenlerin diğer insanlar gibi ölü olmadıkları, aksine Allah katında durumunu bizim bilemeyeceğimiz şekilde rızıklandırılmakta oldukları Âl-i İmrân 3:169-170’de ifade edilmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ve Allah yolunda öldürülenlere¹ de sakın (bildiğiniz) “ölüler”² demeyin. Aksine onlar, sizin anlayamayacağınız bir şekilde diridirler.³
1 Şehid: Kelime olarak kesin bir haberi veren, bildiğini söyleyen, şahitlik eden demektir. Terim olarak, “Allah rızası için, O’nun yolunda canını fedâ eden Müslüman”a verilen isimdir. Ona bu ismin verilmesinin sebebi, cennetlik olduğuna şahitlik edilmiş olması veya onun Allah’ın huzurunda yaşıyor olmasıdır. Şehid kelimesi Kur’an’da daha çok “Allah yolunda öldürülme” anlamında kullanılmaktadır. Şehidlik büyük bir derecedir. Şehidlerin günahlarının af olunacağı da Kur’an’da müjdelenmiştir. Şehid olan insanların kul hakkı dışındaki bütün günahları affedilir. Şehid olmada ölçü, Allah’ın rızasıdır. Allah rızası için mücadele eden, O’nun adını yüceltmek için çaba sarf eden ve bu yolda canını veren kimseler şehid olur. Bir bedevi Peygamber (s.a.v)’in huzuruna gelerek: “Ya Rasûlullah! Bir adam ganimet için, diğeri şöhret için, öbürü riya ve gösteriş için savaşırsa. Hangisi Allah yolundadır?” diye sorunca, Hz. Peygamber (s.a.v): “Kim Allah’ın adını, hükmünü yüceltmek, her şeyin üstüne çıkarmak için savaşırsa, o Allah yolundadır” cevabını vermiştir. (Buhârî, Müslim, İbnu Mace, Ahmed b. Hanbel) Hanefî âlimlerine göre şehîdler üç kısma ayırılır: 1-Dünya ve âhiretin şehîdi: Kâfirlerle savaştığı sırada, düşman tarafından öldürülen veya nefsini ve ailesini müdafaa ederken öldürülen kimse. Bunlar, yıkanmaz, cenâze namazları kılınır ve elbiseleriyle gömülürler. 2-Âhiretin şehîdi: Bir kısım şehîdler de, yalnız âhiret hükmü bakımından şehîd sayılırlar. Hata yoluyla öldürülen kimse, yanarak ölen, suda boğulan, göçük altında kalan, gibi… Bunlar diğer ölüler gibi yıkanır, kefenlenir ve namazı kılınarak gömülürler. 3-Dünya şehîdi: Allah rızası taşımayan ve riyâkâr münafıklar, Müslümanlarla beraber savaşa katıldıkları zaman, kâfirler tarafından öldürülürlerse, dünya hayatında şehîd muamelesine tabi tutulurlar. Bunların durumunu en iyi Allah bilir. Bunlar da “hükmî şehîd” sınıfından sayılır.2 Yukarıdaki tercüme, (قُتِلَ) fiilinden sonra (أَمْوَاتاً) kelimesi kullanıldığı için bu şekilde yapılmıştır. Bundan dolayı “şehitler”, bizim anladığımız anlamda ölü olmakla birlikte, bizim bilmediğimiz bir şekilde diridirler. Bk. (Âlu İmrân: 169)3 Yani siz, onların hayatını hissedemezsiniz. O akıl ile idrak olunamayan hakikî bir hayattır. Bu âyete göre şehitler bizim anladığımız anlamda ölü olmakla birlikte, bizim anlayamayacağımız bir şekilde diridirler. Onların diriliği akıl ve dünya hisleri ile idrak olunamaz, ancak hiss-i yakîn ile idrak olunur ve bilinir. Bk. (Âlu İmrân: 169) “Allah yolunda öldürülenleri sakın (bildiğin) ölülerden sanma! Aksine onlar, bizzat Rab’leri tarafından rızıklandırılan diridirler.” Benzeri âyetlerden, rûhların baki olduğu ve bir kısım şeyleri idrak edebileceği de anlaşılmaktadır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Allah yolunda öldürülenlere “ölü” demeyin: Hayır, onlar yaşıyor, ama siz farkında değilsiniz.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Allah yolunda öldürülenlere “Ölüler” demeyin. Onlar diridirler fakat siz farkında olamazsınız. 3/169, 4/74, 3/157
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Allah yolunda öldürülenler için “ölü” demeyin! Aksine onlar diridirler,[³⁰³] fakat siz farkında değilsiniz.[³⁰⁴]
[303] Râzî, Kâbî ve Ebu Müslim’e atfen “diridirler” ifadesinin “dirilecekler” anlamında kullanıldığını söyler. Bu, cennete girecekler için geçmiş zaman kipinin kullanıldığı âyetlerden kolayca çıkarılabilir (Bkz: 22:56; 83:13). Zeccâcî de benzer bir sonuca varır (İştikâku Esmâillah, Beyrut, 1406, s. 133). [304] Zımnen: Allah yolunda ölen veya öldürülen kimse, hayatını ve canını imanına şahit kılmıştır. Ancak böyleleri şehîd olarak adlandırılmayı hak ederler.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Allah yolunda öldürülmüş olanlara "ölüler" demeyin! Hayır, onlar ölü değil dilidirler, fakat siz bilemezsiniz, (o hayat, bu dünyadaki duyularla hissedilen bir hayat değildir. O, ruhani bir hayat, daha doğrusu gerçek olan bir hayattır ki, akılla idrak edilemez)
Osman Fırat
swap_vert close
Allah yolunda öldürülenlere "ölü" demeyin: Hayır, onlar yaşıyor, ama siz farkında değilsiniz.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve Allah yolunda katledilenlere «Ölülerdir,» demeyiniz. Bilakis, onlar berhayattırlar, fakat siz bilmezsiniz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Allah yolunda öldürülenler hakkında “ölü” demeyin. Bilakis, onlar diridirler, fakat siz bunun farkında değilsiniz.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Allah yolunda öldürülenlere, "ölüler" demeyin; hayır, onlar diridirler, ama siz farkında olmazsınız.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve Allâh yolunda katl olunanlara ölüler dimeyiniz. Belki onlar hayâtdadırlar ve lâkin siz bunı (onların ihrâz-ı rütbe-i şehâdetle Allâh 'indinde hayât-ı ebediyeye nâil olduklarını) bilmez ve idrâk itmezsiniz [¹]
[1] Bu âyet-i kerîme Bedir gazâsında şehîd olanlar hakkında nâzil olmuşdur. Bunlar: Altısı muhâcirlerden ve sekizi ensârdan olmak üzere ondört kişi idiler. Halk (filan kişi vefât itdi ve dünyânın lezzet ve ni'metini bırakdı gitdi yazık) didiklerinde Cenâb-ı Hak, Allâh yolunda gazâ ve cihâdda katl olunanlara ölü dinilmesini men' buyurdı. Çünki şehîd olanlar hayât-ı ebediyeye nâil olmuşlardır.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah yolunda öldürülenlere “ölüler” demeyin! Onlar diridirler, ama siz fark edemezsiniz.[*]
[*] Allah yolunda öldürülenlerin diriliği, bizim anlayabileceğimiz bir dirilik değildir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
.Allah yolunda öldürülenlere “ölüler” demeyin. Onlar, diridirler fakat siz hissedemezsiniz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Allah yolunda öldürülenler için “ölü” demeyin. Onlar diridirler; lâkin siz farkında değilsiniz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah yolunda öldürülenler için "ölüler" demeyin. Tam aksine, onlar dirilerdir ama siz farkında olmazsınız.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eyitmeñ aña kim depelenür Tañrı yolında ölülerdür belki dirilerdür velįkin bilmezsiz.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı eyitmeñüz ol kişiler ḥaḳḳına ki şehīd oldılar Tañrı Ta‘ālā yolında,ġazālıḳda ölmişlerdür. Bel ki dirilerdür, līkin bilmezsiz anlar diri olġanı.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Allah yolunda öldürülənlərə (şəhid olanlara) “ölü” deməyin. Əksinə, onlar (Allah dərgahında) diridirlər, lakin siz bunu dərk etmirsiniz.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And call not those who are slain in the way of Allah "dead." Nay, they are living, only ye perceive not.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And say not of those who are slain in the way(158) of Allah. "They are dead." Nay, they are living, though ye perceive (it) not.
158 The "patient perseverance and prayer" mentioned in the last verse is not mere passivity. It is active striving in the way of Truth, which is the way of Allah. Such striving is the spending of one's self in Allah's way, either through our property or through our own lives, or the lives of those nearest and dearest to us, or it may be the loss of all the fruits of a lifetime's labour not only in material goods but in some intellectual or moral gain, some position which seemed in our eyes to be eminently desirable in itself, but which we must cheerfully sacrifice if necessary for the Cause. With such sacrifice, our apparent loss may be our real gain; he that loses his life may really gain it; and the rewards or "fruits" that seem lost were mere impediments on our path to real inward progress. (R). (Cf. 3:169).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَا تَقُولُوا
ve demeyin
لِمَنْ
o kimse- lere ki
يُقْتَلُ
öldürülür
ف۪ي سَب۪يلِ
yolunda
اللّٰهِ
Allah
اَمْوَاتٌۜ
ölüler
بَلْ
bilakis
اَحْيَٓاءٌ
diridirler
وَلٰكِنْ
lakin
لَا تَشْعُرُونَ
anlayamazsınız
Allah yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin! Bilakis onlar diridirler; lâkin siz (bunu idrak edip) anlayamazsınız.
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
قَتَلَ
Fiil-I
ق ت ل
Öldürdü, kahrolsun, kahrolası
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
سَبِيل
İsim
س ب ل
Yol
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مَيِّت
İsim
م و ت
Ölü
بَل
Edat
بَل
Bilakis, hayır ancak, doğrusu, aksine
حَيّ
İsim
ح ي ي
Hayy (Allah'ın esması, ismidir. Diri, her şeyin kendisiyle diri olduğu zat demektir), diri, hayatta, canlı
لٰكِن
Harf-i istidrak
لٰكِن
Fakat, oysa, ama
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
شَعَرَ
Fiil-I
ش ع ر
Farkında oldu, anladı, umdu, düşündü, şuurunda oldu