close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 152. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Feżkurûnî eżkurkum veşkurû lî velâ tekfurûn(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Artık siz de anın beni, anın da ben de anayım sizi. Nankörlüğü bırakın da şükredin bana.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
O halde (siz yalnız Bana itaat ve ibadet ederek devamlı) Beni zikredin ki; Ben de sizi (rahmetim ve mağfiretimle) zikredeyim. (Nimetim ve faziletimle şereflendireyim.) Bana (sürekli ve samimiyetle) şükredin, sakın nankörlük etmeyin.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Öyleyse siz, bütün zamanlarınızda ve bütün imkanlarınızla her yerde beni anın, ben de sizi her an bağışlamak ve sevap vermekle anayım. Verdiğim nimetlere karşı bana şükredin, nankörlük etmeyin.
Ahmet Tekin
swap_vert close
O halde zikirle, şükürle, ibadetle, dinimi, şeriatımı anlatarak beni anın ki, ben de size lütfumla muamele yapayım. Bana şükredin, bile bile beni inkâr ederek, ihsan ettiğim nimetlere nankörlük etmeyin.
Ahmet Varol
swap_vert close
Şu halde beni anın ki ben de sizi anayım ve bana şükredin, bana karşı nankörlük etmeyin.
Ali Bulaç
swap_vert close
Öyleyse (yalnızca) Beni anın, Ben de sizi anayım; ve (yalnızca) Bana şükredin ve (sakın) nankörlük etmeyin.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O halde siz, bana itaat ve ibadet ederek beni anın ki, ben de sizi mağfiretimle anayım. Nimetlerime şükredin de nankörlük yaparak küfre varmayın. (Beni ve nimetlerimi inkâr etmeyin.)
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Artık Beni anın. Ki Ben de sizi anayım. Bana şükredin, nimetlerimi inkâr etmeyin.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Öyleyse beni anınız ki ben de sizi anayım. Bana şükrediniz, bana nankörlük etmeyiniz.[31]
[31] Şükür kelimesi hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, I, 446-453; II, 309-313.  
Besim Atalay
swap_vert close
Siz anın beni, ben de anayım sizi, siz bana şükredin, küfretmeyiniz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
O halde (her işte ve her yerde) beni hatırlayın ki ben de sizi hatırlayayım. Bana şükredin ve asla nankörlük etmeyin!
Bkz. 40/60İnsanın Allah’ı hatırlaması genel anlamda; nerede ve hangi şartlarda olursa olsun Allah’a karşı sorumluluğun gereği olarak aklını işleterek, vahyi hayatın merkezine taşıması ve Peygamber’in rehberliğini düstur edinmesidir. Allah katında bu hatırlanma; kulunun göstereceği erdemli ve faziletli bu duruşa karşı Allah’ın sınırsız ve sonsuz nimetler sunması ve onu dünyanın da ahiretin de halifesi kılması anlamına gelir.  
Cemil Said
swap_vert close
Dâimâ beni zikr ve tahattur idiniz ki ben de sizi bırakmıyayım, şükür idiniz bana karşu küfrân-ı ni’met itmeyiniz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Artık Beni anın, Ben de sizi anayım; Bana şükredin, nankörlük etmeyin.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Öyleyse yalnız beni anın ki ben de sizi anayım. Bana şükredin, sakın nankörlük etmeyin.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Artık siz beni anın ki ben de sizi anayım. Bana şükredin, bana nankörlük etmeyin!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Öyle ise siz beni (ibadetle) anın ki ben de sizi anayım. Bana şükredin; sakın bana nankörlük etmeyin!
Edip Yüksel
swap_vert close
Beni hatırlayın ki ben de sizi hatırlayayım. Bana teşekkür edin; nankörlük etmeyin.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O halde beni anın, ben de sizi anayım. Bana şükredin de nankörlük etmeyin.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
o halde anın beni, anayım sizi ve şükredin de bana nankörlük etmeyin
Emrah Demiryent
swap_vert close
Öyleyse siz (emirlerime itaat ederek, ibadetleriniz ile) beni zikredin ki ben de sizi (mağfiret) ederek zikredeyim. Bana şükredin, sakın nankörlük etmeyin
Erhan Aktaş
swap_vert close
Öyleyse Beni zikredin¹ ki Ben de sizi zikredeyim.² Bana şükredin, sakın nankörlük etmeyin
1- Öğütlerimi dinleyin; Bana karşı sorumluluklarınızı unutmayın, yaptığınız her şeyi gördüğümü ve bildiğimi aklınızdan çıkarmayın; sizden istemiş olduğum şeyleri yapın ki, 2- Ben de hak ettiğiniz karşılığı vereyim. Zikir kimi ayetlerde anmak, hatırlamak anlamında kullanılmış olsa da esas itibariyle “öğüt” demektir. Belli sözlerin tekrarlanarak söylenmesine zikir denmesi hurafedir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Öyle ise siz beni (taatle, ibâdetle) anın, ben de sizi (sevab ile, mağfiretle) anayım. Bir de bana şükredin, bana nankörlük etmeyin.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Öyle ise beni (ibâdetle) zikredin ki, (ben de) sizi (rahmetimle) yâd edeyim; ve bana şükredin fakat bana nankörlük etmeyin!(2)
(2)“Hâlık-ı Rahmân (rahmeti bol olan yaratıcı) ibâdından (kullarından) istediği en mühim iş şükürdür. Furkān-ı Hakîm’de (Kur’ân’da) gāyet ehemmiyetle şükre da‘vet eder. (...) Hem şükrün envâı (çeşitleri) var. O nev‘lerin en câmi‘i (genişi) ve fihriste-i umûmiyesi, namazdır. Hem şükür içinde sâfî bir îman var, hâlis bir tevhid bulunur. Çünki bir elmayı yiyen ve اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ diyen adam, o şükür ile i‘lân eder ki: ‘O elma, doğrudan doğruya dest-i kudretin yâdigârı ve doğrudan doğruya hazîne-i rahmetin hediyesidir’ demesiyle ve i‘tikād etmesiyle (inanmasıyla), herşeyi cüz’î (küçük) olsun, küllî (büyük) olsun O’nun dest-i kudretine teslîm ediyor. Ve herşeyde rahmetin cilvesini (bir parıltısını) bilir. Hakīkī bir îmânı ve hâlis bir tevhîdi, şükür ile beyân ediyor.” (Asâ-yı Mûsâ, 28. Mektûb, Şükür Risâlesi, 237-239)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Öyleyse siz beni (hamd ve senâ ile birlikte emirlerimi yerine getirmek suretiyle) zikredin ki ben de sizi (rahmetimle) yad edeyim. Bana şükredin; sakın bana nankörlük etmeyin!
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Beni hatırlayın, bende sizi hatırlayayım, bana şükredin, beni inkâr etmeyin.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Öyleyse, siz Beni anın ki Ben de sizi anayım, Bana şükredin, sakın Beni tanımazlık etmeyin.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Artık beni, nimet ve bolluk içinde, ta/atla anın ki ben de sizi şiddet-ü belâda, sevap ile anayım, bana şükredin, bana nankörlük etmeyin.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Öyleyse Ben’i anın ki, Ben de sizi anayım. Bana şükredin, nankörlük etmeyin.
Kadri Çelik
swap_vert close
O halde artık beni anın da ben de sizi anayım. Bana şükredin ve asla küfranda bulunmayın.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Öyleyse benimle gönül bağınızı hep canlı tutarak ve ayetlerimi sürekli gündeme getirerek Beni anın ki, Ben de dünya ve âhirette iyilikler bahşederek sizi anayım.Hem kalbinizle, hem de söz ve davranışlarınızla Bana şükredin ve sakın Bana karşı nankörlük etmeyin! İşte bunun için:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Beni anın ki sizi anayım! Bana şükredin; nankörlük etmeyin!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Artık hep beni düşünün, ben de sizi anayım. Bana şükredin ve de bana nankörlük etmeyin.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Öyleyse hangi işi yaparsanız yapın, ne düşünürseniz düşünün, Rabbinizi anarak, Rabbinizi düşünerek yapın! Her işinizi Rabbinizin yasalarına uygun yapın ki; Rabbiniz de sizi ansın! Rabbiniz de sizi düşünsün! Size verdiğimiz nimetler için şükredin! İnsanların şu sözüne bakmayın! “Ekmeğini, aşını biz veriyoruz.” Onlar sadece onlara verdiğimiz imkânlardan, sizin çabanızın karşılığını verirler. Çaba göstermenizi sağlayan onlar değil biziz. Onun için sakın Rabbinize karşı nankörlük etmeyin!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Siz beni (ibadetle) hatırlayın ki ben de sizi (bağışlama ile) anayım. Benim için şükredin; bana nankörlük etmeyin!
Mehmet Türk
swap_vert close
O halde siz, (yalnızca) Beni anın¹ ki Ben de sizi anayım.² Bana şükredin ve sakın nankörlük etmeyin.
1 Zikir: Anmak, hatırlamak ve ezberlemek anlamına gelir. Terim olarak ise Allah’ı, kendisinin belirlediği usûl ve ifâdelerle anmak ve hatırlamak demektir. Zikir: a- Dil ile yapılan zikir: (Allah’ı isimleriyle anmak, kitabını okumak, duâ etmektir.) b- Kalp ile yapılan zikir: (Allah’ı gönülden anmaktır.) c- Beden ile yapılan zikir: (Bedenin uzuvlarından her birini Allah’ın emrettiği şeyler için kullanıp, yasakladığı şeyleri yapmaktan korumaktır.) Tasavvuf ekollerinin kendilerine göre yaptıkları zikir tanımlama ve çeşitleri ile ilgili olarak, sahih kaynaklarda herhangi bir rivâyet bulunmamaktadır. Genellikle bu rivâyetlerin kaynağı, kendilerinden menkuldür. Peygamberimizin uygulamalarında Allah, sıfatlarıyla ve kelime-i tevhit’le zikredilmiş ve bunun sayısı da yüzü geçmemiştir. Sünnette sadece “Allah” ve “hû” lafızlarıyla zikir uygulaması yoktur ve bu şekildeki zikir, câiz değildir.2 Ayetin bu bölümü şart cümlesidir. Allah’ın kullarını anması, onların Allah’ı gereği gibi anmaları şartına bağlanmıştır. Ayetin mefhum-i muhalifinden; “eğer zikrettiği halde bir kulu Allah anmıyor ve unutulmaya terk ediyorsa büyük ihtimalle o kul Allah’ı ya gereği gibi anmıyor veya uyduruk usullerle Allah’ı anıyorum diye avunuyor” hükmü çıkarılabilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Öyleyse Beni anın ki Ben de sizi anayım; Bana şükredin ve Beni inkar etmeyin.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Siz beni anınki ki ben de sizi anayım. Bana şükredin, nankörlük etmeyin. 14/7
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Şu hâlde, siz Beni anın ki Ben de sizi anayım![³⁰⁰] Ve Bana şükredin, sakın nankörlük etmeyin!
[300] İki âyetin başında yer alan edatlar gerekçe gösterilerek âyetlerin birbirinin devamı olduğu söylenmiştir (Râzî). Bu durumda mâna şöyle olur: “İçinizden, size âyetlerimi okuyacak, sizi arındıracak, size Kitab’ı ve hikmeti öğretecek bir elçi göndererek sizi andığım gibi siz de Beni anın…” Bundan farklı olarak Ferrâ, 151. âyetin, bu âyetin cevabı olarak okunabileceğini söylemiştir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Öyle ise (bu nimetimin kadrini bilin de) Beni zikredin ki, ben de sizi (rahmetimle) anayım! (Dualarınızı kabul edip, sizlere yardım edeyim) Bir de bana şükredin (bu nimetlere kulluk görevlerinizi yaparak mukabelede bulunun, sakın) Nankörlük etmeyin! (Bütün insanlara örnek olacak orta yolu turan bir ümmet olun, işte sizin ebedi selamet ve saadetiniz bununla kaimdir.)
Osman Fırat
swap_vert close
Öyle ise beni anın ki, ben de sizi anayım; bana şükredin, nankörlük etmeyin.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Artık Beni zikrediniz ki Ben de sizi zikredeyim ve Bana şükrediniz, Bana nankörlükte bulunmayınız.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Öyleyse siz Ben'i zikredin ki Ben de sizi anayım. Bana şükredin, sakın nankörlük etmeyin.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Öyle ise beni anın ki, ben de sizi anayım; bana şükredin, nankörlük etmeyin.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Bu ni'metimi ikmâle karşı) beni (tâ'atle ve emirlerime teb'iyetle) zikr idiniz ki ben de sizi (sevâb ve ihsân ve ni'am ile) zikr ideyim. Ve bana şükür idiniz ve ni'met ve ihsânıma küfür itmeyiniz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Beni aklınızdan çıkarmayın[*] ki ben de sizi çıkarmayayım! Bana karşı görevinizi yerine getirin, iyilik bilmez olmayın!
[*] Zikir, bağlantılarıyla birlikte düşünülüp öğrenilen bir bilgiyi kullanıma hazır tutmak, akla getirmek veya söylemektir. (Müfredât) Tabiat, Allah'ın yarattığı âyetlerden, Kur'ân da indirdiği âyetlerden oluşur. Her ikisinden elde edilen doğru bilgi zikirdir. İnsanı, sadece bu bilgi tatmin eder. (Ra'd 13/28)  
Şaban Piriş
swap_vert close
Beni zikredin ki ben de sizi zikredeyim. Bana şükredin, nankörlük etmeyin.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Siz Beni anın ki, Ben de sizi anayım.(67) Bana şükredin; sakın nankörlük etmeyin.
(67) Peygamberimiz, Allah’ın şöyle buyurduğunu haber vermiştir: “Kulum Beni andığı zaman Ben onunla beraberimdir. Eğer kulum Beni yalnız başına anarsa, Ben de onu kendim anarım. Eğer o Beni bir topluluk içinde anacak olursa, Ben onu daha da hayırlı bir toplulukta anarım. Kulum Bana bir karış yaklaşırsa, Ben ona bir arşın yaklaşırım; bir arşın yaklaşırsa, Ben ona bir kulaç yaklaşırım. O Bana yürüyerek gelirse, Ben ona koşarak varırım.” (Buhârî, Tevhid: 15; Müslim, Tevbe: 1.)  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Anın beni ki, anayım sizi. Şükredin bana, sakın nankörlük etmeyin!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes anuñ beni ya'nį ŧa'at-ıla, daħı şükr eyleñ baña ya'nį ŧa'at-ıla daħı nā sipās lıķ eylemeñ baña ya'nį ma'śiyet-ıla.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes beni añuñuz ṭā‘at‐ıla, ben daḫı sizi añar‐men raḥmet‐ile. Daḫı şükreyleñüz baña ve kāfir olmañuz benüm ni‘metlerüme.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Belə olduqda siz (itaətlə) Məni xatırlayın ki, Mən də sizi yada salım! Mənə şükür edin, Məni danmayın!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Therefore remember Me, I will remember you. Give thanks to Me, and reject not Me.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Then do ye remember(156) Me; I will remember you. Be grateful to Me, and reject not Faith.
156 The word "remember" is too pale a word for dh ikr, which has now acquired a large number of associations in our religious literature. In its verbal signification it implies; to remember; to praise by frequently mentioning; to rehearse; to celebrate or commemorate; to make much of; to cherish the memory of as a precious possession. (R). (Cf: 2:31 ).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَاذْكُرُون۪ٓي
öyle ise Beni zikredin
اَذْكُرْكُمْ
sizi zikredeyim
وَاشْكُرُوا
ve şükredin
ل۪ي
Bana
وَلَا تَكْفُرُونِ۟
ve nankörlerden olmayın
Öyle ise siz Beni zikredin (her anda Benim hesabımı yapın) ki Ben de sizi zikredeyim (sizin hesabınızı yapıp size rahmetimle muamele edeyim). Bana şükredin, sakın (şükürsüzlük ederek) nankörlerden olmayın!
ذَكَرَ
Fiil-I
ذ ك ر
Hatırladı, zikretti, andı, öğüt aldı, tezekkür etti
ذَكَرَ
Fiil-I
ذ ك ر
Hatırladı, zikretti, andı, öğüt aldı, tezekkür etti
شَكَرَ
Fiil-I
ش ك ر
Şükretti
ل۪ي
Zamir
ل۪ي
Bana, beni, benim, benim için
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı