close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 151. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kemâ erselnâ fîkum rasûlen minkum yetlû ‘aleykum âyâtinâ veyuzekkîkum veyu’allimukumu-lkitâbe velhikmete veyu’allimukum mâ lem tekûnû ta’lemûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Nasıl ki içinizden size bir Peygamber gönderdik. Size ayetlerimizi okumada, ahlakınızı temiz bir hale koymada. Size kitap ve hikmet öğretmede ve bilmediğiniz şeyler hakkında size malumat verip sizi bilgi sahibi etmede.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Nitekim kendi içinizden size ayetlerimizi okuyan (ve açıklayan), sizi temizleyen (küfür ve kötülükten arındıran) ve size Kitap ve hikmeti (Sünneti) ve ayrıca bilmediklerinizi öğretip (olgunlaştıran) bir Resul (olarak Hz. Muhammed’i) gönderdik.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Nitekim kendi içinizden size ayetlerimizi okuyacak, sizi küfür, şirk, nifak gibi pisliklerden arındıracak, size kitap ve hikmeti öğretecek, bilmediklerinizi bildirecek bir peygamber gönderdik.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Üzerinizdeki nimetimizi tamamlamak için, kendi içinizden, size âyetlerimizi okuyan, içinizi dışınızı temizleyip sizi, vicdanınızı arındıran, size okuma yazmayı, kitabına, Kur'ân'a vukufu, ilmi, hikmeti, sağlıklı ve ahlâklı yaşama bilgisini, sünnetini öğreten, size akılla ve düşünerek bilemeyeceğiniz şeyleri gösteren, özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere bir rasül, bir peygamber gönderdik.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 3/164; 14/28-29; 62/2.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Nitekim içinizde, size ayetlerimizi okuyan, sizi arındıran ve size Kitab'ı ve hikmeti öğreten, daha önceden bilmediğiniz şeyleri bildiren, sizden bir peygamber gönderdik.
Ali Bulaç
swap_vert close
Öyle ki size, kendinizden, size ayetlerimizi okuyacak, sizi arındıracak, size Kitap ve hikmeti öğretecek ve bilmediklerinizi bildirecek bir elçi gönderdik.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Nitekim nimetimin tamamlanması meyanında sizden (içinizden) size bir Rasûl gönderdik. Size âyetlerimizi okuyor, sizi şirk ve günahlardan temizliyor, size Kur'an'ı ve helâl ile haramı öğretiyor, size bilmediğiniz şeriat hükümlerini bildiriyor.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Nitekim size, sizden bir peygamber gönderdik. Size ayetlerimizi (kâinat ayetlerini) okuyor. Sizi, (manevi kirlerden) paklıyor. Size kitap (yasa) ve hikmeti (anlayışı) öğrettiği gibi, hiç bilmediğiniz şeyleri de size öğretiyor. (Kİ bu dengeli yol sayesinde başarılı olasınız.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Nitekim kendi içinizden size âyetlerimizi okuyan, sizi arındıran, size kitabı ve hikmeti talim edip bilmediklerinizi öğreten bir peygamber gönderdik.
Besim Atalay
swap_vert close
Nitekim biz size, içinizden bir peygamber yolladık, size okur bizim âyetlerimizi, temizliyor sizleri, hem kitap, hem hikmet öğretiyor sizlere, öğretir de sizin bilmediğinizi
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Nitekim kendi aranızdan, size ayetlerimizi okuyan, sizi her türlü kötülükten arındıran, size kitap ve hikmeti öğreten, ayrıca bilmediklerinizi de öğreten bir resul gönderdik.
Bkz. 3/164  
Cemil Said
swap_vert close
Size kendinizden bir rasûl gönderdik, âyâtımızı size okuyacak sizi tenzîh idecek size kitâbı ve hikmeti öğretecek, sizin bilmediğinizi size anlatacak.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Nitekim Biz size, ayetlerimizi okuyacak, sizi her kötülükten arıtacak, size kitabı ve hikmeti öğretecek ve bilmediklerinizi bildirecek aranızdan, bir Peygamber gönderdik.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Nitekim kendi aranızdan, size âyetlerimizi okuyan, sizi her kötülükten arındıran, size kitap ve hikmeti öğreten, ayrıca bilmediklerinizi de öğreten bir peygamber gönderdik.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Nitekim aranızdan size bir peygamber gönderdik: O size âyetlerimizi okuyor, sizi arıtıp temizliyor, size kitabı ve hikmeti öğretiyor; yine size daha önce bilmediklerinizi öğretiyor.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Nitekim kendi içinizden size âyetlerimizi okuyan, sizi kötülüklerden arındıran, size Kitab'ı ve hikmeti talim edip bilmediklerinizi size öğreten bir Resûl gönderdik.
Edip Yüksel
swap_vert close
Nitekim, size ayetlerimi okuyacak, sizleri temizleyecek, size kitap ve bilgeliği öğretecek, bilmediklerinizi bildirecek bir elçiyi aranızdan seçip gönderdik.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Nitekim içinizden size bir peygamber gönderdik. O size âyetlerimizi okuyor, sizi temizliyor, size kitabı ve hikmeti öğretiyor. Size bilmediğiniz şeyleri öğretiyor.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Netekim içinizde sizden bir Resul gönderdik, size âyetlerimizi okuyor, sizi tezkiye ediyor, size kitab, hikmet öğretiyor, size bilmediğiniz şeyleri öğretiyor
Emrah Demiryent
swap_vert close
Nitekim kendi aranızdan, size âyetlerimizi okuyan, (îmân ve itaat ettiğiniz takdirde) sizi (her türlü şirkten, günahtan) arındıran, size kitap (Kur’ân) ve hikmeti (fıkıh ve sünneti, O’nun hükümlerinin uygulamasını) öğreten, ayrıca bilmediklerinizi de bildiren bir peygamber gönderdik.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Nitekim içinizden, size ayetlerimizi okuyan, sizi arındıran, size Kitap'ı ve Hikmet'i¹ öğreten, size bilmediğiniz şeyleri öğreten bir Resûl gönderdik.
1- Buradaki Hikmet sözcüğü, Kur'an anlamındadır; Kur'an'ın bir niteliğidir. Tıpkı Kur'an ve Zikir, Kur'an ve Furkan gibi. Hikmet, Kur'an'ın; baskı, zulüm ve fesadı engellemek için konulmuş kanun, kural ve ilkeler ile ilgili yönünü niteleyen ismidir. Hikmet sözcüğüne, sünnet veya bilgelik gibi anlamların verilmesi doğru değildir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Nitekim içinizde kendinizden bir peygamber gönderdik ki o, size âyetlerimizi okuyor, sizi (Allaha eş tutmakdan, günâhlardan, maddî ve ma'nevî kötülüklerden kurtarıb) tertemiz yapıyor, size Kitâb (Kur'ânı) ve hikmeti (içinde bulunan hükümleri) öğretiyor, bilmediğiniz şeyleri size bildiriyor.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Nitekim içinizde sizden bir peygamber gönderdik; size âyetlerimizi okuyor, sizi (günahlardan) temizliyor, size Kitâb'ı ve hikmeti (Kitabdaki hükümleri) öğretiyor ve size bilmiyor olduğunuz şeyleri öğretiyor.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Nitekim size kendi içinizden öyle bir elçi gönderdik ki o, size (bütün) âyetlerimizi (bütün mesajlarımızı) okur, sizi (her türlü kirli ve yanlış düşüncelerden) arındırır, size kitabı (Kur’an’ı) ve hikmeti (problem çözme bilimi, bilimsel gerçekleri, doğru hüküm vermeyi ve kitapta bulunan hükümleri sebep ve amaçlarıyla birlikte) öğretir, daha başka bilmediğiniz şeyleri de öğretir. *
(*) Ayrıca kitabı öğretir, ifadesinden de Hz. Peygamberin okuma ve yazma bildiğini gösteriyor. Çünkü okuma yazma bilmeyen, yani kendisi kitaba bakarak okuyamayan başkalara kitabı nasıl öğretebilir? Herkese ezberleterek mi okutuyor, böyle bir şey mümkün mü? Ezberinden okusaydı, burada (يعلمكم الكتاب) ‘’yuâllimükümü -l kitabe’’ yerine (يذكركم الكتاب) ‘’yuzekkirükümü-l kitaba’’, yani size kitabı belletiyor, şeklinde olacaktı. Demek ki Allah Resulu okuma yazmayı biliyordu. Yani konuyla ilgili geleneksel inanış yanlıştır. (الله اعلم) Ayrıca hikmetin sünnet olmadığını, bu hikmetin diğer peygamberlere, Hz. Lokman’a ve hatta yüce Allah’ın dilediği kimselere de verildiğini söyleyen bazı ayetler aşağıdadır. Peki bunlara da sünnet mi verilmiş? Hayır! Öyleyse hikmet, doğru hüküm verme yeteneği, problem çözme bilimi ve bilimsel gerçekleri, kitaptaki hükümlerin sebep ve amaçlarını, Kur’an’ın; baskı, zulüm ve fesadı engellemek için konulmuş kanun, kural ve ilkeler ile ilgili yönünü niteleyen geniş anlamlı bir ifadedir. (الله اعلم) Ayrıca Kur’an: (اتْلُ مَا أُوحِيَ إِلَيْكَ مِنَ الْكِتَابِ) ‘’Ey Resulüm! Sana kitaptan ne vahyedilmişse, onu mutlaka (insanlara) OKU!..’’ (Ankebüt-45), (Kehf- 27), şeklindeki ayetler ile buradaki ayet vb. ile Hz. Peygambere gelen vahyin tümü okunmuş ve insanlara aktarılmıştır. Bu nedenle iddia edilen ‘’Gayri Metluv Bir Vahiy’, yani okunmayan vahiy asla söz konusu değildir. Bir tek vahiy vardır, o da Kur’an’ı Kerim’dir. Hadisler asla vahiy değildir, eğer hadisler vahiy olsaydı, Hz. peygamberin bazı içtihat ve eylemleri Kur’an’da kınanmazdı. Öreneğin: (et- Tahrîm, 66/1); (Tevbe, 9/43), (el-Enfâl, 8/67), (Abese, 80/1-10), (el-Ahzâb, 33/37);) Eğer hadisler VAHİY olsaydı Kur’an gibi korunup kaybolmaması için Hz. Peygamber onları de mutlaka yazdıracaktı. Vahiy Kâtiplerini oluşturduğu gibi, Hadis Kâtiplerini de oluştururdu. Ama bakıyoruz ki, hadislerin yazılmasına bile izin vermemiştir. Eğer hadisler vahiy olsaydı, böyle yapar mıydı? Asla! Demek ki, yüce Allah’tan gelen vahyin tümü okunmuş ve tebliğ edilmiştir. Peki (metluv olmayan), yani okunmayan vahiy nerededir? Yoksa haşa Hz. Peygamber yüce Allah’ın bu emrini ihmal mı etmiştir? Bu nedenle ‘’Vahyi Gayri Metluv’’ iddiası insanı küfre götürecek kadar çok tehlikeli bir sözdür. ‘’Allah muhafaza!’’ Zaten nice ayetlerden anlaşılıyor ki, Hz. Peygamber kendisine gelen bütün ayetleri/ yani vahyin tümünü hem okuyor hem de öğretmeye çalışıyordu. Bu nedenle okunmayan, tilavet edilmeyen - Gayri Metluv Bir Vahiy - asla söz konusu değildir. Ayrıca hikmetın tanımı ile ilgili aşağıdaki açıklamalara bakılabilir. (الله اعلم) الحكمة: (مصطلحات) بكسر الحاء جمع حكم مصدر حكم، العلم بحقائق الأشياء {وَلَقَدْ آتَيْنَا لُقْمَانَ الْحِكْمَةَ}. يُؤْتِي الْحِكْمَةَ مَن يَشَاءُ ۚ وَمَن يُؤْتَ الْحِكْمَةَ فَقَدْ أُوتِيَ خَيْرًا كَثِيرًا ۗ وَمَا يَذَّكَّرُ إِلَّا أُولُو الْأَلْبَابِ (البقرة - 268) (فقهية)الحِكْمَةُ الإلَهِيَّةُ:مَا أظْهَرَهُ اللَّهُ فِي القُرْآنِ وَيَتَلَمَّسُهُ النَّاظِرُ فِي مَوْجُودَاتِ الكَوْنِ ( تعريف و معنى الحكمة في معجم المعاني الجامع - معجم عربي عربي) وقال النَّووي الحِكْمَة، عبارة عن العلم المتَّصف بالأحكام، المشتمل على المعرفة بالله تبارك وتعالى، المصحوب بنفاذ البصيرة، وتهذيب النَّفس، وتحقيق الحقِّ، والعمل به، والصدِّ عن اتِّباع الهوى والباطل، والحَكِيم من له ذلك». والحكيم هو شخصٌ عاقل يرجح الأمور نحو الصواب بما امتلكه من خبرات عبر تجاربه في الحياة (حكمة – ويكيبيديا) كما وتعبّر الحكمة عن المعرفة التي يكتسبها الفرد بسبب التجارب والخبرات التي مرّ بها (ما معنى الحكمة) –  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sizin içinizden sizin gibi bir insan elçi gönderdik. Sizlere ayetlerimizi okuyor, sizi (kirli ve yanlış düşüncelerden) arındıryor, kitabı, hikmeti ve size bilmediklerinizi öğretiyor.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Nasıl ki size kendi içinizden bir elçi gönderdik de size ayetlerimizi okuyor, sizi arı sili kılıyor, size Kitap’ı, doğrunun bilgilisini öğretiyor, size bilmediklerinizi bildiriyor.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Nasıl ki [⁹] size içinizden bir Peygamber gönderdim ki size âyetlerimizi okur, sizi günahlardan paklar, size Kitap ve hikmeti [¹⁰] öğretir. Size bilmediğinizi ihbar ve ahkâmı da öğretir.
[9] Yâni size nimetimi itmam ettiğim gibi.[10] Kitabı, ondaki hükümleri, yahut kitabı, sünnet-i mutahharayı, fıkhı.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Nitekim kendi içinizden, size ayetlerimizi okuyan, sizi arındıran, size Kitab’ı, hikmeti ve bilmediklerinizi öğreten bir elçi gönderdik.
Kadri Çelik
swap_vert close
Nitekim biz size aranızdan ayetlerimizi okuyacak, sizi her kötülükten arıtacak, size kitabı ve hikmeti öğretecek ve bilmediklerinizi bildirecek bir peygamber de gönderdik.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Nitekim, size kendi içinizden öyle bir Elçi gönderdik ki; size ayetlerimizi okuyup tebliğ ediyor, sizi her türlü şirk ve günah kirlerinden arındırıp tertemiz yapıyor, size Kitabı ve Kitaptaki hükümlerin sebep ve amaçlarını kavrayarak, onları hayata uygulama anlamına gelen hikmeti öğretiyor ve daha bilmediğiniz nice şeyleri öğretecek.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Nitekim sizden bir rasûlü sizin aranıza gönderdik. Size âyetlerimizi okuyor. Sizi arındırıyor. Size Kitab’ı ve Hikmet’i öğretiyor. Biliyor olmadığınız şeyleri de öğretiyor.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Nitekim size gönderdiğimiz elçi içinizden biri. O size ayetlerimi okuyacak, sizleri arıtacak, size yazı ve egemenlik sanatını öğretecek, ayrıca bilmediğiniz daha neler öğretecek.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Toplumlara kendi içlerinden birini ayetlerimizi okusun, kötülüklerden arındırsın, kitap ve hikmeti öğretsin, gönderdiğimiz ayetlerle bilmediklerinden haber versin diye Elçi gönderdik.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Nitekim size kendi içinizden, ayetlerimizi [tilavet] eden (okuyup aktaran), sizi (kötülüklerden) arındıran, size Kitabı ve [hikmet]i (doğru hüküm verme yeteneğini) bildiren, bilmediklerinizi size öğreten bir elçi gönderdik. [*]
Benzer mesajlar: Bakara 2:129; Âl-i İmrân 3:164; Cum‘a 62:2.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Nitekim Biz, içinizden size âyetlerimizi okuyan, sizi (bâtıl inançlardan) temiz leyen,¹ size kitap ve hikmeti bildiren ve daha önce bilmediğiniz şeyleri de size öğreten bir Peygamber gönderdik.²
1 Tezkiye: Temizlenmek ve temize çıkarmak anlamlarına gelir. Nefsi tezkiye ise: onu kirletecek küfür, cehâlet ve ahlâksızlıktan temizleyerek, îman, irfan ve güzel ahlâkla terbiye edip, çevresine îman ve ameliyle örnek olmak demektir.(Bk. Necm: 32)2 Yani o, hem sizin gibi bir insan hem de sizin soyunuzdan bilip tanıdığınız bir Peygamberdir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Nitekim size, mesajlarımı iletmesi, sizi arındırması, vahiy ve hikmeti bildirmesi ve bilmediklerinizi öğretmesi için içinizden bir elçi gönderdik:
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Nasıl size, kendi içinizden ayetlerimizi okuyan, sizi arındıran, size kitap ve hikmeti öğreten ve bilmediğiniz şeyleri de size öğreten bir elçi gönderdik. 2/129, 3/164, 62/2
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Nitekim,[²⁹⁸] içinizden size âyetlerimizi okuyacak, sizi arındıracak, size ilâhî mesajı ve hikmeti öğretecek ve ayrıca bilmediklerinizi size bildirecek bir elçi gönderdik.[²⁹⁹]
[298] Hitap zamirinin müteallakı için bkz: Râzî, Ebu Müslim’den nkl. [299] Bu âyet Hz. İbrahim ve İsmail’in duası olan 129. âyete bir atıftır. Ebu Müslim bu âyeti 143. âyete atıf saymıştır. Ama bunu 129’dan ayıran tek fazlalık “bilmediklerinizi size bildirecek” cümleciğidir. Allah Rasûlü’nün “Allah beni öğretmen olarak gönderdi” (İbn Hanbel III, 328) sözü, bu âyetin ışığında anlaşılmalıdır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Nitekim içinizden (kendi soyunuzdan) size; -ayetlerimizi okuyan, sizleri (Rabbinize eş koşmaktan, günahlardan, kötülüklerden kurtarıp) tertemiz yapan, sizlere Kur'an'ı ve hikmeti (Rabbinizin hüküm, emir ve yasaklarını) öğreten ve sizlere hiç bilmediğiniz şeyleri (gayba ait sırları, ahiret ile ilgili durumları vahy ile) bildiren bir peygamber (Muhammed s.a.s.) gönderdik! (oysa sizler bundan evvel apaçık bir sapıklık içinde idiniz.)
Osman Fırat
swap_vert close
Nitekim kendi içinizden, size âyetlerimizi okuyup anlatan, sizi temizleyen, size Kitabı, hikmeti ve bilmediklerinizi öğreten bir Elçi gönderdik.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Nitekim sizin içinizden sizden bir resûl gönderdik ki, size Bizim âyetlerimizi okuyor ve sizleri tezkiye ediyor ve sizlere kitap, hikmet talîm eyliyor. Ve sizlere bilmediğiniz şeyleri öğretiyor.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Nitekim, size âyetlerimizi okuması, Sizi tertemiz hale getirmesi, size kitap ve hikmeti ve bilmediğiniz nice şeyleri öğretmesi için sizden birini elçi gönderdik. [3, 164; 14, 28-29; 62, 2]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Nitekim kendi içinizden, size ayetlerimizi okuyan, sizi temizleyen, size Kitabı, hikmeti ve bilmediklerinizi öğreten bir Elçi gönderdik.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
İçinizde sizden (cinsinizden) olarak üzerinize âyetlerimi okuyan ve sizi (küfürden, günâhlardan, fenâlıklardan) temizleyen, size kitâbı ve hikmeti öğreden ve bundan evvel bilmediğiniz şeyleri ta'lîm iden rasûl göndererek size ni'metimi itmâm ve ikmâl iylediğim gibi
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Nitekim (iyiliklerimi tamamlayayım diye) içinizden size bir elçi gönderdim. O size âyetlerimizi okur, sizi geliştirir, size Kitab’ı ve hikmeti öğretir, size bilmediğinizi öğretir.[*]
[*] Bu âyet, İbrahim aleyhisselamın Mekke'de yaptığı duanın kabul edildiğini gösterir. (bkz. Bakara 2/129)  
Şaban Piriş
swap_vert close
Nitekim size, kendi içinizden ayetlerimizi okuyan, sizi arındıran, size kitap ve hikmeti öğreten ve bilmediğiniz şeyleri de belleten bir elçi gönderdik.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Nitekim size kendi içinizden bir elçi gönderdik ki size âyetlerimizi okur, sizi arındırır, size kitabı ve hikmeti(66) öğretir, daha başka bilmediğiniz şeyleri de öğretir.
(66) İmam Şafii’ye göre, “hikmet”ten kastedilen, Peygamberimizin sünnetidir. Nitekim bir hadis-i şerifte, “Şunu iyi bilin ki, bana Kur’ân ile beraber onun bir misli daha verilmiştir” buyurularak sünnetin önemi vurgulanmıştır (Ebû Davud, Sünnet: 5).  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Nitekim size aranızdan bir resul göndermişiz; size ayetlerimizi okuyor, sizi temizleyip arıtıyor, size Kitap'ı ve hikmeti öğretiyor, size, daha önce bilmediklerinizi belletiyor.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
nite kim viribidük sizüñ içüñüze yalavaç, sizden ya'nį tamām oķır sizüñ üzerüñüze āyetlerümüzi. daħı arıdur sizi daħı ügredür size kitāb’ı ya'nį ķur’ān daħı ḥikmeti daħı ögredür sizi. anı kim olmaduñuz bilürsiz.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Yine gönderdük size bir peyġamber sizüñ cinsüñüzden. Oḳur sizüñ üs‐tüñüze bizüm āyetlerümüzi, daḫı arıdur sizi küfrden ve ögredür size kitābı.Daḫı dīn ‘ilmi daḫı ögredür size, siz bilmedügüñüz nesneleri.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Həmçinin (ne’mətimizi tamamlamaq məqsədilə) sizə ayələrimizi oxumaq, sizi (günahlardan) təmizləmək, Kitabı (Qur’anı), hikməti (şəriəti, halalla haramı) və bilmədiklərinizi öyrətmək üçün sizə öz içərinizdən bir peyğəmbər göndərdik.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Even as We have sent unto you a messenger from among you, who reciteth unto you Our revelations and causeth you to grow, and teacheth you the Scripture and wisdom, and teacheth you that which ye knew not.'
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
A similar (favour have ye already received)(155) in that We have sent among you a Messenger of your own, rehearsing to you Our Signs, and sanctifying you, and instructing you in Scripture and Wisdom, and in new knowledge.
155 This verse should be read with 2:150, of which the sentence is here completed. The argument is that in the grant of the Ka'bah Qiblah, Allah was perfecting religion and fulfilling the prayer for the future made by Abraham. That prayer was threefold: (1) That Makkah should be a sacred Sanctuary (2:126): (2) that a truly believing (Muslim) nation should be raised, with places of devotion there (2:128); and (3) that a Messenger should be sent among the Arabs with certain qualities (2:129), which are set out there and again repeated here to complete the argument.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
كَمَٓا
o şey gibi ki
اَرْسَلْنَا
gönderdik
ف۪يكُمْ
içinizde
رَسُولاً
bir resul
مِنْكُمْ
sizden
يَتْلُوا
okuyor
عَلَيْكُمْ
size
اٰيَاتِنَا
âyetlerimizi
وَيُزَكّ۪يكُمْ
ve sizi temizliyor
وَيُعَلِّمُكُمُ
ve size talim ettiriyor
الْكِتَابَ
Kitâb'ı
وَالْحِكْمَةَ
ve hikmeti
وَيُعَلِّمُكُمْ
ve size öğretiyor
مَا
o şey- leri ki
لَمْ تَكُونُوا
olmadınız
تَعْلَمُونَۜ
biliyorsunuz
(Andolsun ki Biz, bu Kur'ân nimetini size) Gönderdiğimiz gibi kendi içinizden size (afaktaki ve enfüsteki) âyetlerimizi okuyan, sizi (en derin nefsani istek ve arzularınızdan) temizleyen, size (bu) Kitâb'ı ve (onun içindeki) hikmeti talim ettiren (âyetleri size yaşatıp üzerinizde ahlaka dönüştüren) ve size (manevi olarak) bilmediklerinizi (ve dünyevi ilimle hiçbir zaman da bilemeyeceklerinizi) öğreten bir resul (gönderdik).
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَرْسَلَ
Fiil-IV
ر س ل
Gönderdi
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
تَلَى
Fiil-I
ت ل و
Okudu, tilavet etti, takip etti
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
زَكّٰي
Fiil-II
ز ك و
Temizledi, temize çıkardı
عَلَّمَ
Fiil-II
ع ل م
Öğretti, talim etti
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
حِكْمَة
İsim
ح ك م
Hikmet
عَلَّمَ
Fiil-II
ع ل م
Öğretti, talim etti
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi